Tekne ve Yat Sigortası Tazminatı ve Dava Süreci

by Avukat Erdal Ersoy
Tekne ve Yat Sigortası Tazminatı ve Dava Süreci

Tekne ve Yat Sigortalarında Hukuki Çerçeve ve Teminat Türleri

Tekne ve yat sigortaları, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun sigorta hukukuna ilişkin genel hükümleri (m. 1401 vd.) ile zarar ve mal sigortaları hükümleri (m. 1453 vd.) uyarınca yürütülür. Eski 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda yer alan müstakil deniz sigortaları bölümünün yürürlükten kalkmasıyla birlikte, tekne sigortaları genel şartlar ve poliçelere eklenen özel klozlar çerçevesinde düzenlenmektedir. Bu kapsamda Tekne Sigortası Genel Şartları ile uygulamada yaygın biçimde tercih edilen Enstitü Yat Klozları sözleşmenin esasını oluşturur.

Tekne Sigortası Genel Şartları m. A.1 uyarınca yat, kotra, tenezzüh teknesi, deniz motosikleti ve benzeri özel amaçla kullanılan deniz araçları sigorta güvencesi altına alınabilir. Genel şartların A.3 maddesi gereğince teminat; deniz aracının maruz kaldığı ziya ve hasarları, poliçede ayrıca kararlaştırılmışsa sorumluluk tazminatını ve bunlara bağlı giderleri kapsar. Teminatın somut kapsamı poliçeye eklenen Enstitü Yat Klozları (Cl. 328) gibi özel şartlarla çizilir.

Özel kullanıma tahsis edilen tekne ve yatlar bakımından gövde ve makineleri kapsayan tekne kasko sigortası isteğe bağlı bir teminattır. Buna karşılık ticari amaçla yolcu taşıyan deniz araçları için Deniz Araçları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası kanunen zorunludur. Zorunlu sorumluluk sigortası ticari yolcu taşımacılığında üçüncü kişilerin uğradığı bedensel veya maddi zararları karşılarken, tekne kasko sigortası doğrudan deniz aracının kendi bünyesindeki hasar ve kayıpları güvenceye alır.

Teminat Kapsamındaki Haller, İstisnalar ve Bağlama Şartı

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 1409 uyarınca sigortacı, sözleşmede kararlaştırılan rizikonun gerçekleşmesinden doğan zararı tazmin etmekle yükümlüdür. Bir hasarın veya rizikonun teminat kapsamı dışında kaldığını ileri süren sigortacı, bu durumu ispatlamakla mükelleftir. Enstitü Yat Klozları çerçevesinde çatma, karaya veya sığlığa oturma, batma, yangın, infilak, fırtına, kötü hava koşulları, yıldırım, hırsızlık ve korsanlık rizikoları teminat altındadır. Ayrıca poliçede açıkça belirtilen seyrüsefer sahasında, marinada, rıhtımda veya çekek yerinde meydana gelen ziyan ve hasarlar da güvenceye dâhildir.

Tekne sigortalarında belirli hâller ise açıkça teminat harici bırakılmıştır. Tasarım ve yapım hatalarından kaynaklanan zararlar, teknenin normal aşınması, yıpranması, çürümesi, bakım eksikliği ve dıştan takma motorun düşmesi veya denize yuvarlanması teminat dışıdır. Ek teminat alınmadıkça savaş, terör, grev ve kötü niyetli hareketler ile yarış rizikoları ve sigortacının onayı alınmadan yapılan büyük tadilatlar teminat kapsamına dâhil değildir. Bununla birlikte 6102 sayılı Kanun m. 1429 uyarınca sigortalının kasten neden olduğu zararlar teminat kapsamında karşılanmaz.

Gizli kusurlara ilişkin tazminat taleplerinde ikili bir ayrım geçerlidir. Enstitü Yat Klozları (Cl. 328 kloz 9.2.2.1) uyarınca deniz aracındaki gizli bir kusurun yol açtığı nihai sonuç hasarları kural olarak teminata dâhil kabul edilir. Buna karşın kloz 10.9 hükmü gereğince, kusurlu parçanın bizzat kendisinin tamir veya değişim maliyeti ile tasarım yahut yapım hatasının düzeltilmesine dönük harcamalar teminat kapsamı dışındadır.

Poliçelerde yer alan bağlama yeri klozları, hırsızlık ve ağır hava rizikolarında koruma sağlanmasını teknenin seyir yapılmayan uzun konaklamalarda marinada veya güvenlik görevlisi bulunan ağır havaya karşı korunaklı bir mahalde bağlı olması koşuluna bağlayabilir. Bağlama yerinin değiştirilmesi hâlinde durumun sigortacıya bildirilip onay alınması aranabilir. Bu tür kayıtlar Türk Ticaret Kanunu m. 1409/2 uyarınca teminatı daraltan istisna hükmü niteliğinde olduğundan, teknenin bağlı olduğu yerin kloz şartlarına aykırı olduğunu ispat külfeti sigortacıya aittir.

Tazminatın Muacceliyeti, Avans Ödemesi ve Rücu Süreci

Rizikonun gerçekleştiğini öğrenen sigortalı, Türk Ticaret Kanunu m. 1446 uyarınca durumu gecikmeksizin sigortacıya bildirmek zorundadır. İhbar yükümlülüğünün ihlali tazminat ödemesini geciktirebileceği gibi kusurun derecesine göre tazminattan indirim yapılmasına yol açabilir. Sigortalı aynı zamanda Türk Ticaret Kanunu m. 1444 uyarınca zararı önleyici veya hafifletici makul tedbirleri almak ve rizikoyu ağırlaştırıcı davranışlardan kaçınmakla mükelleftir.

Türk Ticaret Kanunu m. 1427/2 uyarınca sigorta tazminatı, rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya teslim edilmesi ve edime ilişkin araştırmaların tamamlanmasıyla muaccel olur; araştırmalar tamamlanmamış olsa dahi her hâlde rizikonun ihbarından itibaren 45 gün geçmesiyle tazminat borcu muaccel hâle gelir. Tazminat borcunun muaccel olmasıyla birlikte Türk Ticaret Kanunu m. 1427/4 gereğince sigortacı, ayrıca bir ihtara gerek kalmaksızın kendiliğinden temerrüde düşer. Aynı maddenin beşinci fıkrası uyarınca sigortacıyı temerrüt faizi ödeme borcundan kurtaran sözleşme kayıtları tamamen geçersizdir.

Hasar ihbarının yapılmasının ardından başlatılan araştırmanın ihbardan başlayarak üç ay içinde tamamlanamaması hâlinde, sigortacı tazminattan mahsup edilmek üzere asgari bir avans ödemesi yapmak zorundadır. Türk Ticaret Kanunu m. 1427/3 hükmü uyarınca bu avans, belirlenecek hasar miktarının en az yüzde 25'i oranındadır; kısmi hasar veya eksik sigorta durumunda ise avans oranı en az yüzde 15 olarak uygulanır. Öte yandan tazminat kural olarak nakden ödenir; aynen tazmin usulü ancak poliçede açıkça kararlaştırılmışsa söz konusu olur. Zarar marina işletmecisinin kusurundan kaynaklanmışsa, sigortacı tazminatı ödedikten sonra Türk Ticaret Kanunu m. 1472 halefiyet hükmü gereğince kusurlu işletmeciye rücu edebilir.

Üçüncü Şahıs Mali Mesuliyet Talepleri

Tekne ve yat poliçelerinde yer alan Üçüncü Şahıs Mali Mesuliyet teminatı, deniz aracının işletilmesi veya sevk ve idaresi esnasında diğer deniz araçlarına ya da kişilere verilen zararları karşılar. Bu teminat türünde sigortacı ile sigortalı arasındaki poliçenin özel şartları ve iç ilişkiye dayanan defiler zarar gören üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez. Zarara uğrayan üçüncü şahıslar, poliçede belirlenen teminat limitleri dâhilinde doğrudan ilgili sigorta şirketine başvurarak zararlarının karşılanmasını isteyebilir.

Sigorta Tahkim Komisyonuna Başvuru Usulü ve Yargılama

5684 sayılı Sigortacılık Kanunu m. 30 uyarınca faaliyet gösteren Sigorta Tahkim Komisyonu, sigorta uyuşmazlıklarının çözümünde ilam niteliğinde kararlar veren bir alternatif yargı yoludur. Tekne ve yat sigortası isteğe bağlı bir sigorta niteliği taşıdığından, bu yoldan istifade edilebilmesi için aleyhine başvuru yapılacak sigorta şirketinin sigorta tahkim sistemine üye olması zorunludur. Kuruluşun sisteme üye olması hâlinde poliçede özel bir tahkim şartı bulunmasa dahi uyuşmazlık tahkim usulüyle çözülebilir. Ancak genel mahkemelere veya Tüketici Sorunları Hakem Heyetine intikal ettirilmiş uyuşmazlıklar hakkında Komisyona müracaat edilemez.

5684 sayılı SİGORTACILIK KANUNU m. 30Kaynağı aç
MADDE 30 – (1) Sigorta ettiren veya sigorta sözleşmesinden menfaat sağlayan kişiler ile riski üstlenen taraf arasında sigorta sözleşmesinden veya Hesaptan faydalanacak kişiler ile Hesap arasında doğan uyuşmazlıkların çözümü amacıyla Birlik nezdinde Sigorta Tahkim Komisyonu oluşturulur. Sigortacılık yapan kuruluşlardan, sigorta tahkim sistemine üye olmak isteyenler, durumu yazılı olarak Komisyona bildirmek zorundadır. Sigorta tahkim sistemine üye olan kuruluşlarla uyuşmazlığa düşen kişi, uyuşmazlık konusu sözleşmede özel bir hüküm olmasa bile tahkim usûlünden faydalanabilir. (Ek cümle : 3/4/2013-6456/45 md.) İlgili mevzuat ile zorunlu tutulan sigortalardan kaynaklanan bu fıkra kapsamındaki uyuşmazlıklar için ilgili kuruluş sigorta tahkim sistemine üye olmasa dahi hak sahipleri bu bölüm hükümlerine göre tahkim usulünden faydalanabilir. (Ek cümle : 3/4/2013-6456/45 md.) Sigorta tahkim sistemine üye olmayan kuruluşlar bakımından Sigorta Tahkim Komisyonu giderlerine katılım Hazine Müsteşarlığınca ayrıca belirlenir.[21] (2) Komisyon, bir Müsteşarlık temsilcisi, iki Birlik temsilcisi, bir tüketici derneği temsilcisi ile Müsteşarlıkça belirlenecek bir akademisyen hukukçu temsilcinin katılımı ile oluşur. Müsteşarlık temsilcisinin asgarî on yıl kamu hizmetinde çalışmış, sigortacılık alanında deneyim sahibi ve en az daire başkanı seviyesinde olması; Birlik temsilcilerinin de 4 üncü maddede genel müdür yardımcısı için öngörülen şartlara sahip olması gerekir. Tüketici derneği temsilcisi ise Türkiye çapında en fazla üyeye sahip tüketici derneğinin önereceği üç aday arasından Müsteşarlıkça seçilir. Komisyon kendi içinden bir Başkan seçer. Komisyonda kararlar üye tamsayısının salt çoğunluğu ile alınır. İki yıl için seçilen Komisyon Başkan ve üyelerine, kamu iktisadî teşebbüsleri yönetim kurulu başkan ve üyelerine ödenen aylık ücret ve diğer ödemeler tutarında ücret ödenir. (3) Komisyon aşağıdaki görevleri yerine getirir: a) Müdür ve müdür yardımcılarını atamak. b) Birlikçe ayrı bir hesapta izlenecek olan Komisyonun bütçesini hazırlayarak Birliğe sunmak. c) Tahkim sisteminin adil, tarafsız ve etkin bir biçimde işleyişini sağlamak için gerekli önlemleri almak. ç) Komisyonun faaliyet sonuçları hakkında yıllık rapor hazırlayarak Birliğe ve Müsteşarlığa göndermek. d) Bilgi işlem alt yapısını hazırlamak. e) Kanunlarla kendisine verilen diğer görevleri yapmak. (4) Komisyon, gerekli görülen yerlerde büro açmaya yetkilidir. Büro müdürünün, Komisyon müdürü ile aynı nitelikleri taşıması zorunludur. Büro müdürüne verilecek görevler Komisyon tarafından belirlenir. (5) Komisyona bağlı çalışmak üzere bir müdür ve iki müdür yardımcısı, raportörler ile yeterli sayıda personel görevlendirilir. Müdür ve müdür yardımcıları Komisyonca, raportörler ve diğer personel ise müdürün önerisiyle Komisyon tarafından atanır. Görevden alınma, göreve atanma ile aynı usûle tâbidir. Komisyon müdürünün; a) Malî güç dışında sigorta şirketi ve reasürans şirketi kurucularında aranan nitelikleri taşıması, b) En az dört yıllık yüksek okul mezunu olması, c) Sigorta hukukunda en az iki yıl veya sigortacılıkta en az beş yıl deneyimi olması, gerekir. (6) Müdür yardımcılarının (c) bendi hariç olmak üzere beşinci fıkrada sayılan nitelikleri taşıması zorunludur. Ayrıca, müdür yardımcılarının en az birinde iki yıllık sigortacılık deneyimi aranır. (7) Uyuşmazlıklar, hayat ve hayat dışı sigorta gruplarının sadece birinde görev yapacak olan sigorta hakemleri ve raportörler aracılığıyla çözülür. (8) Sigorta hakemlerinin; a) Malî güç dışında sigorta şirketi ve reasürans şirketi kurucularında aranan nitelikleri taşıması, b) En az dört yıllık yüksek okul mezunu olması, c) Sigorta hukukunda en az beş yıl veya sigortacılıkta en az on yıl deneyimi olması, gerekir. (Ek cümle: 13/6/2012-6327/58 md.) Müsteşarlık bu fıkra uyarınca aranacak deneyim ve bu deneyime esas teşkil eden bilginin tespitine ilişkin ölçütleri belirlemeye yetkilidir. (9) Komisyon nezdinde çalışacak olan sigorta raportörleri, Komisyon müdüründe aranan niteliklere sahip olmak zorundadır. (10) Sigorta hakemi olmak isteyenlerin gerekli nitelikleri taşıdıklarını belgelemek suretiyle Komisyona başvurması gerekir. Başvurusu uygun görülenler kabul için Müsteşarlığa bildirilir. Müsteşarlığın kabul etmesi halinde ilgilinin ismi, Komisyon tarafından tutulacak ve bir örneği Adalet Bakanlığına gönderilecek olan sigorta hakemliği listesine kaydolunur ve bu listede değişiklik olması halinde de değişiklikler altı aylık dönemler itibarıyla Adalet Bakanlığına ve Müsteşarlığa bildirilir. (11) Sigorta hakeminin ismi; a) Sigorta hakemliği yapmak için gereken nitelikleri kaybetmişse veya tarafsızlık ilkesine aykırı hareket ettiği tespit edilmişse sürekli olarak, b) Kendisine ulaşan dosyaları bir yıl içinde en fazla üç kez zamanında sonuçlandırmamışsa bir yıl süreyle, Listeden silinir. (12) Tahkim sistemine üye olmak isteyenlerden katılma payı, uyuşmazlık çözümü için Komisyona başvuranlardan ise başvuru ücreti alınır. (Değişik ikinci ve üçüncü cümle: 3/4/2013-6456/45 md.) Beş bin Türk Lirasının altındaki uyuşmazlıklar hakkında verilen hakem kararları kesindir. Beş bin Türk Lirası ve daha üzerindeki uyuşmazlıklar hakkında verilen hakem kararlarına karşı kararın Komisyonca ilgiliye bildiriminden itibaren on gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere Komisyon nezdinde itiraz edilebilir. (Ek cümle: 3/4/2013-6456/45 md.) İtiraz talebinde bulunmak için bu madde uyarınca belirlenen başvuru ücretinin Komisyona yatırılması şarttır. (Ek cümle: 3/4/2013-6456/45 md.) İtiraz üzerine hakem kararının icrası durur. (Ek cümle: 3/4/2013-6456/45 md.) İtiraz talebi münhasıran bu talepleri incelemek üzere Komisyon tarafından teşkil edilen hakem heyetlerince incelenir. (Ek cümle: 3/4/2013-6456/45 md.) İtiraz talebi hakkında işin heyete intikalinden itibaren iki ay içinde karar verilir. (Ek cümle: 3/4/2013-6456/45 md.) Beşbin Türk Lirası ve daha üzerindeki uyuşmazlıklar hakkında verilen hakem kararları bu madde uyarınca süresinde itiraz başvurusunda bulunulmaması hâlinde kesinleşir. (Ek cümle: 3/4/2013-6456/45 md.) Bu uyuşmazlıklar hakkında bu madde uyarınca yapılan itiraz üzerine verilen karar kesindir. (Ek cümle: 3/4/2013-6456/45 md.) Kırk bin Türk Lirasının üzerindeki uyuşmazlıklar hakkında itiraz üzerine verilen kararlar için temyize gidilebilir. (Değişik cümle: 13/6/2012-6327/58 md.) Ancak, tahkim süresinin sona ermesinden sonra karar verilmiş olması, talep edilmemiş bir şey hakkında karar verilmiş olması, hakemlerin yetkileri dahilinde olmayan konularda karar vermesi ve hakemlerin, tarafların iddiaları hakkında karar vermemesi durumlarında her hâlükarda temyiz yolu açıktır. Temyize ilişkin usûl ve esaslar hakkında Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanunu uygulanır. (13) Komisyona gidilebilmesi için, sigortacılık yapan kuruluşla uyuşmazlığa düşen kişinin, uyuşmazlığa konu teşkil eden olay ile ilgili olarak sigortacılık yapan kuruluşa gerekli başvuruları yapmış ve talebinin kısmen ya da tamamen olumsuz sonuçlandığını belgelemiş olması gerekir. Sigortacılık yapan kuruluşun, başvuru tarihinden itibaren onbeş iş günü içinde yazılı olarak cevap vermemesi de Komisyona başvuru için yeterlidir. (14) Mahkemeye ve Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümleri uyarınca Tüketici Sorunları Hakem Heyetine intikal etmiş uyuşmazlıklar ile ilgili olarak Komisyona başvuru yapılamaz. (15) Sigortacılık yapan kuruluşla uyuşmazlığa düşen kişinin Komisyona başvurusu, öncelikle raportörler tarafından incelenir. Raportörler en geç onbeş gün içinde incelemelerini tamamlamak zorundadır. Raportörler tarafından çözümlendirilemeyen başvurular sigorta hakemine iletilir. Uyuşmazlığa hangi sigorta hakeminin bakacağı, Komisyon tarafından sigorta hakemi listesinden seçilir. Komisyon, işin niteliğine bağlı olarak en az üç sigorta hakeminden oluşan bir heyet oluşturulmasına karar verebilir. Ancak, uyuşmazlık konusu miktarın onbeşbin Türk Lirası ve üzerinde olduğu durumlarda heyet teşekkülü zorunludur. Heyet kararını çoğunlukla verir. Hakemler, sadece kendilerine verilen evrak üzerinden karar verir. Seçilen sigorta hakemi mücbir nedenler ve umulmayan haller hariç olmak üzere görevi reddedemez. Bununla birlikte, taraflar, Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanununda yer alan hâkimi ret nedenlerine dayanarak hakemi reddedebilir. Ret talebi Komisyona, durumun öğrenildiği tarihten itibaren en geç beş iş günü içinde bir dilekçeyle yapılır. Ret talebi üzerine Komisyon müdürü, iki tarafın görüşlerini dinledikten sonra bu konuda en geç beş iş günü içinde karar verir. (16) Hakemler, görevlendirildikleri tarihten itibaren en geç dört ay içinde karar vermeye mecburdur. Aksi halde, uyuşmazlık yetkili mahkemece halledilir. Ancak, bu süre tarafların açık ve yazılı muvafakatleriyle uzatılabilir. Hakem, kararını Komisyon müdürüne tevdi eder. (Değişik son cümle:22/7/2020-7251/56 md.) Komisyon Müdürünce karar en geç üç iş günü içinde taraflara bildirilir; ayrıca kararın aslı dosya ile birlikte Komisyonca saklanır. (17) (Ek: 13/6/2012-6327/58 md.) Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir. (18) Hakemlik ücreti, Komisyona başvuru ücreti ve üyeliğe katılma payı, Komisyonun görüşü alınarak Müsteşarlıkça belirlenir; hakem ücreti Komisyon tarafından ödenir. (19) Sigorta hakemleri ve raportörler tarafsız olmak zorundadır. Sigorta şirketlerinin, reasürans şirketlerinin, sigortacılık yapan diğer kuruluşların, sigorta eksperlerinin, sigorta acentelerinin ve brokerlerin ortakları, yönetim ve denetiminde bulunan kişiler ve bunlar adına imza atmaya yetkili olanlar ile tüm bu kuruluşlarda meslekî faaliyette bulunanlar ve sigorta eksperleri, sigorta acenteleri ve brokerler sigorta hakemliği yapamaz. Bu sınırlandırmalar söz konusu kimselerin eş ve çocukları için de geçerlidir. Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanununun 28 inci maddesi sigorta hakemleri hakkında da uygulanır. (20) Komisyonda görev alanlar, hakemler ve raportörler, işleri dolayısıyla öğrendikleri bilgi ve sırları ilgililerin izni olmaksızın açıklayamaz. Ancak, suç teşkil eden hallerin yetkili mercilere duyurulması zorunludur. (21) Komisyonun yapısı ve görevleri ile Komisyon müdürü ve Komisyon müdür yardımcılarının nitelikleri, çalışma usûl ve esasları, raportörlerin, sigorta hakemlerinin çalışma usûl ve esasları, kararların ne şekilde düzenleneceği, Komisyona başvuru esasları, Liste tutulmasına ve bütçeye ilişkin esaslar ile katılım ücreti gibi hususlar yönetmelikle belirlenir. (22) Müsteşarlık bu maddede yer alan maktu para miktarlarını, Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan Üretici Fiyatları Endeksi artış oranını aşmamak suretiyle artırmaya yetkilidir. (23) Bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanununun hükümleri, sigortacılıktaki tahkim hakkında da kıyasen uygulanır. (24) Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanunu çerçevesinde yapılacak tahkim için seçilecek hakemlerin de bu maddede sigorta hakemleri için aranılan nitelikleri taşıması gerekir. DOKUZUNCU BÖLÜM Çeşitli Hükümler Sigortacılık Eğitim Merkezi, destek hizmetleri ve diğer organizasyonlar[22][23]

Sigorta Tahkim Komisyonuna müracaat edebilmek için 5684 sayılı Kanun m. 30/13 uyarınca öncelikle sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunulması ve talebin kısmen ya da tamamen reddedildiğinin belgelenmesi veya kuruluşun başvuru tarihinden itibaren on beş iş günü içinde yazılı cevap vermemiş olması şarttır. Komisyona yapılan başvurular öncelikle raportörler tarafından incelenir ve raportörler incelemelerini en geç on beş gün içinde tamamlamak zorundadır. Raportörce çözümlenemeyen dosyalar sigorta hakemine iletilir. Uyuşmazlık konusu miktarın on beş bin Türk Lirası ve üzerinde olduğu durumlarda en az üç sigorta hakeminden oluşan bir heyet teşekkülü zorunludur. Hakemler görevlendirildikleri tarihten itibaren en geç dört ay içinde karar vermekle yükümlüdür; aksi takdirde uyuşmazlık yetkili mahkemece çözümlenir, ancak bu süre tarafların açık ve yazılı muvafakatleriyle uzatılabilir.

Asliye Ticaret Mahkemesinde Dava Açılması ve Yetki

Uyuşmazlıklarda yetkili mahkeme, Tekne Sigortası Genel Şartları ve genel yetki kuralları çerçevesinde sigortacının merkezinin veya sözleşmeye aracılık eden acentenin bulunduğu yer mahkemesi ya da riziko Türk karasularında meydana gelmişse rizikonun gerçekleştiği yer mahkemesidir.

Tekne kasko sigortası yaptırmak zorunlu mudur?

Özel kullanıma ayrılan tekne ve yatlar için tekne kasko sigortası yaptırılması zorunlu olmayıp isteğe bağlıdır; ancak ticari olarak yolcu taşıyan deniz araçlarının Deniz Araçları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası yaptırması kanunen zorunludur.

Sigorta tazminatı ne zaman muaccel olur ve faiz temerrüdü nasıl başlar?

Tazminat, rizikoyla ilgili belgelerin teslimi ve incelemenin tamamlanmasıyla ve her hâlde hasar ihbarından itibaren 45 gün sonra muaccel olur; borcun muaccel olmasıyla sigortacı ihtara gerek kalmaksızın kendiliğinden temerrüde düşer.

Hasar incelemesi uzarsa sigorta şirketinden avans talep edilebilir mi?

İncelemenin ihbardan itibaren üç ay içinde sonuçlandırılamaması durumunda, Türk Ticaret Kanunu m. 1427/3 gereğince hasar miktarının en az yüzde 25'i oranında avans ödenmesi zorunludur; kısmi hasar ve eksik sigortada bu asgari oran yüzde 15'tir.

Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurmadan önce sigortacıya gitmek şart mıdır?

5684 sayılı Kanun m. 30/13 uyarınca Komisyona başvurulabilmesi için öncelikle sigortacıya yazılı başvuru yapılması, talebin olumsuz sonuçlandığının tevsik edilmesi veya şirketin on beş iş günü içinde yazılı cevap vermemiş olması şarttır.

Sigorta hakemleri ne kadar sürede karar vermek zorundadır?

Sigorta hakemleri, görevlendirildikleri tarihten itibaren kural olarak en geç dört ay içinde karar vermek zorundadır; karar verilmezse yetki genel mahkemeye geçer, ancak bu süre tarafların açık ve yazılı anlaşmasıyla uzatılabilir.

Hasarın teminat harici olduğunu ispatlama yükü kime aittir?

Türk Ticaret Kanunu m. 1409 uyarınca rizikonun teminat kapsamı dışında kaldığını ve poliçedeki istisnalara (örneğin bağlama şartının ihlaline) dayandığını ispat külfeti bütünüyle sigorta şirketine aittir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu