Tekne ve Yat Sigortalarında Hukuki Çerçeve ve Teminat Türleri
Tekne ve yat sigortaları, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun sigorta hukukuna ilişkin genel hükümleri (m. 1401 vd.) ile zarar ve mal sigortaları hükümleri (m. 1453 vd.) uyarınca yürütülür. Eski 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda yer alan müstakil deniz sigortaları bölümünün yürürlükten kalkmasıyla birlikte, tekne sigortaları genel şartlar ve poliçelere eklenen özel klozlar çerçevesinde düzenlenmektedir. Bu kapsamda Tekne Sigortası Genel Şartları ile uygulamada yaygın biçimde tercih edilen Enstitü Yat Klozları sözleşmenin esasını oluşturur.
Tekne Sigortası Genel Şartları m. A.1 uyarınca yat, kotra, tenezzüh teknesi, deniz motosikleti ve benzeri özel amaçla kullanılan deniz araçları sigorta güvencesi altına alınabilir. Genel şartların A.3 maddesi gereğince teminat; deniz aracının maruz kaldığı ziya ve hasarları, poliçede ayrıca kararlaştırılmışsa sorumluluk tazminatını ve bunlara bağlı giderleri kapsar. Teminatın somut kapsamı poliçeye eklenen Enstitü Yat Klozları (Cl. 328) gibi özel şartlarla çizilir.
Özel kullanıma tahsis edilen tekne ve yatlar bakımından gövde ve makineleri kapsayan tekne kasko sigortası isteğe bağlı bir teminattır. Buna karşılık ticari amaçla yolcu taşıyan deniz araçları için Deniz Araçları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası kanunen zorunludur. Zorunlu sorumluluk sigortası ticari yolcu taşımacılığında üçüncü kişilerin uğradığı bedensel veya maddi zararları karşılarken, tekne kasko sigortası doğrudan deniz aracının kendi bünyesindeki hasar ve kayıpları güvenceye alır.
Teminat Kapsamındaki Haller, İstisnalar ve Bağlama Şartı
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 1409 uyarınca sigortacı, sözleşmede kararlaştırılan rizikonun gerçekleşmesinden doğan zararı tazmin etmekle yükümlüdür. Bir hasarın veya rizikonun teminat kapsamı dışında kaldığını ileri süren sigortacı, bu durumu ispatlamakla mükelleftir. Enstitü Yat Klozları çerçevesinde çatma, karaya veya sığlığa oturma, batma, yangın, infilak, fırtına, kötü hava koşulları, yıldırım, hırsızlık ve korsanlık rizikoları teminat altındadır. Ayrıca poliçede açıkça belirtilen seyrüsefer sahasında, marinada, rıhtımda veya çekek yerinde meydana gelen ziyan ve hasarlar da güvenceye dâhildir.
Tekne sigortalarında belirli hâller ise açıkça teminat harici bırakılmıştır. Tasarım ve yapım hatalarından kaynaklanan zararlar, teknenin normal aşınması, yıpranması, çürümesi, bakım eksikliği ve dıştan takma motorun düşmesi veya denize yuvarlanması teminat dışıdır. Ek teminat alınmadıkça savaş, terör, grev ve kötü niyetli hareketler ile yarış rizikoları ve sigortacının onayı alınmadan yapılan büyük tadilatlar teminat kapsamına dâhil değildir. Bununla birlikte 6102 sayılı Kanun m. 1429 uyarınca sigortalının kasten neden olduğu zararlar teminat kapsamında karşılanmaz.
Gizli kusurlara ilişkin tazminat taleplerinde ikili bir ayrım geçerlidir. Enstitü Yat Klozları (Cl. 328 kloz 9.2.2.1) uyarınca deniz aracındaki gizli bir kusurun yol açtığı nihai sonuç hasarları kural olarak teminata dâhil kabul edilir. Buna karşın kloz 10.9 hükmü gereğince, kusurlu parçanın bizzat kendisinin tamir veya değişim maliyeti ile tasarım yahut yapım hatasının düzeltilmesine dönük harcamalar teminat kapsamı dışındadır.
Poliçelerde yer alan bağlama yeri klozları, hırsızlık ve ağır hava rizikolarında koruma sağlanmasını teknenin seyir yapılmayan uzun konaklamalarda marinada veya güvenlik görevlisi bulunan ağır havaya karşı korunaklı bir mahalde bağlı olması koşuluna bağlayabilir. Bağlama yerinin değiştirilmesi hâlinde durumun sigortacıya bildirilip onay alınması aranabilir. Bu tür kayıtlar Türk Ticaret Kanunu m. 1409/2 uyarınca teminatı daraltan istisna hükmü niteliğinde olduğundan, teknenin bağlı olduğu yerin kloz şartlarına aykırı olduğunu ispat külfeti sigortacıya aittir.
Tazminatın Muacceliyeti, Avans Ödemesi ve Rücu Süreci
Rizikonun gerçekleştiğini öğrenen sigortalı, Türk Ticaret Kanunu m. 1446 uyarınca durumu gecikmeksizin sigortacıya bildirmek zorundadır. İhbar yükümlülüğünün ihlali tazminat ödemesini geciktirebileceği gibi kusurun derecesine göre tazminattan indirim yapılmasına yol açabilir. Sigortalı aynı zamanda Türk Ticaret Kanunu m. 1444 uyarınca zararı önleyici veya hafifletici makul tedbirleri almak ve rizikoyu ağırlaştırıcı davranışlardan kaçınmakla mükelleftir.
Türk Ticaret Kanunu m. 1427/2 uyarınca sigorta tazminatı, rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya teslim edilmesi ve edime ilişkin araştırmaların tamamlanmasıyla muaccel olur; araştırmalar tamamlanmamış olsa dahi her hâlde rizikonun ihbarından itibaren 45 gün geçmesiyle tazminat borcu muaccel hâle gelir. Tazminat borcunun muaccel olmasıyla birlikte Türk Ticaret Kanunu m. 1427/4 gereğince sigortacı, ayrıca bir ihtara gerek kalmaksızın kendiliğinden temerrüde düşer. Aynı maddenin beşinci fıkrası uyarınca sigortacıyı temerrüt faizi ödeme borcundan kurtaran sözleşme kayıtları tamamen geçersizdir.
Hasar ihbarının yapılmasının ardından başlatılan araştırmanın ihbardan başlayarak üç ay içinde tamamlanamaması hâlinde, sigortacı tazminattan mahsup edilmek üzere asgari bir avans ödemesi yapmak zorundadır. Türk Ticaret Kanunu m. 1427/3 hükmü uyarınca bu avans, belirlenecek hasar miktarının en az yüzde 25'i oranındadır; kısmi hasar veya eksik sigorta durumunda ise avans oranı en az yüzde 15 olarak uygulanır. Öte yandan tazminat kural olarak nakden ödenir; aynen tazmin usulü ancak poliçede açıkça kararlaştırılmışsa söz konusu olur. Zarar marina işletmecisinin kusurundan kaynaklanmışsa, sigortacı tazminatı ödedikten sonra Türk Ticaret Kanunu m. 1472 halefiyet hükmü gereğince kusurlu işletmeciye rücu edebilir.
Üçüncü Şahıs Mali Mesuliyet Talepleri
Tekne ve yat poliçelerinde yer alan Üçüncü Şahıs Mali Mesuliyet teminatı, deniz aracının işletilmesi veya sevk ve idaresi esnasında diğer deniz araçlarına ya da kişilere verilen zararları karşılar. Bu teminat türünde sigortacı ile sigortalı arasındaki poliçenin özel şartları ve iç ilişkiye dayanan defiler zarar gören üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez. Zarara uğrayan üçüncü şahıslar, poliçede belirlenen teminat limitleri dâhilinde doğrudan ilgili sigorta şirketine başvurarak zararlarının karşılanmasını isteyebilir.
Sigorta Tahkim Komisyonuna Başvuru Usulü ve Yargılama
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu m. 30 uyarınca faaliyet gösteren Sigorta Tahkim Komisyonu, sigorta uyuşmazlıklarının çözümünde ilam niteliğinde kararlar veren bir alternatif yargı yoludur. Tekne ve yat sigortası isteğe bağlı bir sigorta niteliği taşıdığından, bu yoldan istifade edilebilmesi için aleyhine başvuru yapılacak sigorta şirketinin sigorta tahkim sistemine üye olması zorunludur. Kuruluşun sisteme üye olması hâlinde poliçede özel bir tahkim şartı bulunmasa dahi uyuşmazlık tahkim usulüyle çözülebilir. Ancak genel mahkemelere veya Tüketici Sorunları Hakem Heyetine intikal ettirilmiş uyuşmazlıklar hakkında Komisyona müracaat edilemez.
5684 sayılı SİGORTACILIK KANUNU m. 30Kaynağı aç
Sigorta Tahkim Komisyonuna müracaat edebilmek için 5684 sayılı Kanun m. 30/13 uyarınca öncelikle sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunulması ve talebin kısmen ya da tamamen reddedildiğinin belgelenmesi veya kuruluşun başvuru tarihinden itibaren on beş iş günü içinde yazılı cevap vermemiş olması şarttır. Komisyona yapılan başvurular öncelikle raportörler tarafından incelenir ve raportörler incelemelerini en geç on beş gün içinde tamamlamak zorundadır. Raportörce çözümlenemeyen dosyalar sigorta hakemine iletilir. Uyuşmazlık konusu miktarın on beş bin Türk Lirası ve üzerinde olduğu durumlarda en az üç sigorta hakeminden oluşan bir heyet teşekkülü zorunludur. Hakemler görevlendirildikleri tarihten itibaren en geç dört ay içinde karar vermekle yükümlüdür; aksi takdirde uyuşmazlık yetkili mahkemece çözümlenir, ancak bu süre tarafların açık ve yazılı muvafakatleriyle uzatılabilir.
Asliye Ticaret Mahkemesinde Dava Açılması ve Yetki
Uyuşmazlıklarda yetkili mahkeme, Tekne Sigortası Genel Şartları ve genel yetki kuralları çerçevesinde sigortacının merkezinin veya sözleşmeye aracılık eden acentenin bulunduğu yer mahkemesi ya da riziko Türk karasularında meydana gelmişse rizikonun gerçekleştiği yer mahkemesidir.
Tekne kasko sigortası yaptırmak zorunlu mudur?
Özel kullanıma ayrılan tekne ve yatlar için tekne kasko sigortası yaptırılması zorunlu olmayıp isteğe bağlıdır; ancak ticari olarak yolcu taşıyan deniz araçlarının Deniz Araçları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası yaptırması kanunen zorunludur.
Sigorta tazminatı ne zaman muaccel olur ve faiz temerrüdü nasıl başlar?
Tazminat, rizikoyla ilgili belgelerin teslimi ve incelemenin tamamlanmasıyla ve her hâlde hasar ihbarından itibaren 45 gün sonra muaccel olur; borcun muaccel olmasıyla sigortacı ihtara gerek kalmaksızın kendiliğinden temerrüde düşer.
Hasar incelemesi uzarsa sigorta şirketinden avans talep edilebilir mi?
İncelemenin ihbardan itibaren üç ay içinde sonuçlandırılamaması durumunda, Türk Ticaret Kanunu m. 1427/3 gereğince hasar miktarının en az yüzde 25'i oranında avans ödenmesi zorunludur; kısmi hasar ve eksik sigortada bu asgari oran yüzde 15'tir.
Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurmadan önce sigortacıya gitmek şart mıdır?
5684 sayılı Kanun m. 30/13 uyarınca Komisyona başvurulabilmesi için öncelikle sigortacıya yazılı başvuru yapılması, talebin olumsuz sonuçlandığının tevsik edilmesi veya şirketin on beş iş günü içinde yazılı cevap vermemiş olması şarttır.
Sigorta hakemleri ne kadar sürede karar vermek zorundadır?
Sigorta hakemleri, görevlendirildikleri tarihten itibaren kural olarak en geç dört ay içinde karar vermek zorundadır; karar verilmezse yetki genel mahkemeye geçer, ancak bu süre tarafların açık ve yazılı anlaşmasıyla uzatılabilir.
Hasarın teminat harici olduğunu ispatlama yükü kime aittir?
Türk Ticaret Kanunu m. 1409 uyarınca rizikonun teminat kapsamı dışında kaldığını ve poliçedeki istisnalara (örneğin bağlama şartının ihlaline) dayandığını ispat külfeti bütünüyle sigorta şirketine aittir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

