Trafik Sigortası Kapsamı ve Tazminat Uyuşmazlıkları

by Avukat Erdal Ersoy
Trafik Sigortası Kapsamı ve Tazminat Uyuşmazlıkları

Zorunlu Trafik Sigortasının Hukuki Niteliği ve Genel İlkeleri

Sigorta hukuku; sigorta akdinden doğan hak ve borçlar ile sigortacılık alanında faaliyet gösteren kuruluşların tabi olduğu kuralları bir arada ele alan karma yapılı bir hukuk disiplinidir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve ilgili mevzuatta düzenlenen zorunlu mali sorumluluk sigortası, sorumluluk sigortaları grubunda yer alan zorunlu bir teminattır. 2918 sayılı Kanun'un 101. maddesi gereğince bu sigorta, Türkiye'de kaza sigortası dalında ruhsatlı sigorta şirketleri tarafından yapılmakta olup bahse konu şirketler sigortayı yapmakla yükümlüdür.

2918 sayılı KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU m. 101Kaynağı aç
Madde 101 – Bu Kanunda öngörülen zorunlu mali sorumluluk sigortası Türkiye’de kaza sigortası dalında çalışmaya yetkili olan sigorta şirketleri tarafından yapılır. Bu sigorta şirketleri zorunlu mali sorumluluk sigortasını yapmakla yükümlüdürler. (Değişik: 21/5/1997-4262/4 md.) Bu madde hükmüne uymayan sigorta şirketleri, 108 000 000 lira hafif para cezası ile cezalandırılırlar. ÜÇÜNCÜ BÖLÜM Özel Durumlar Motorlu araç römorkları:

Trafik sigortası sözleşmesi kural olarak bir yıllık süre için düzenlenir ve her yıl yenilenir; sözleşmenin asgari içeriği Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ile tespit edilir. Türk Ticaret Kanunu çerçevesinde primlerin nakit olarak ödenmesi asıl kabul edilmekte, prim tutarı ise aracın modeli, hasar geçmişi ve plaka numarası gibi kriterler göz önüne alınarak hesaplanmaktadır.

2918 sayılı Kanun'un 91 ve 94. maddeleri ile Genel Şartlar hükümleri uyarınca işletenin sözleşme yapma ve prim ödeme borcunun yanı sıra, rizikoyu ağırlaştırıcı halleri bildirme, kazaları ve açılan davaları sigorta şirketine iletme ve araç işleteninin değişmesi durumunu sigortacıya bildirme yükümlülükleri mevcuttur. Belirlenen kusur ve tazminat süreçlerinde mağduriyet yaşandığında, bu uyuşmazlık idari işlem niteliği taşımadığından sigorta şirketine dava açılması gerekmektedir.

Teminat Kapsamı, Limitler ve Teminat Dışı Haller

Zorunlu mali sorumluluk sigortası ile kasko sigortası koruma sahası yönünden birbirinden farklıdır. Zorunlu trafik sigortası kazada karşı tarafın aracında meydana gelen zararlar ile üçüncü şahısların uğradığı maddi ve bedeni zararları teminat altına alır; kasko ise yalnızca sigortalının kendi aracındaki hasarları güvenceye bağlar.

Trafik sigortası teminat limitleri Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK) tarafından aracın niteliklerine göre saptanır. Kazadan kaynaklanan zararın sigorta teminat sınırını aşması halinde sigorta kuruluşu yalnızca azami limit dahilinde tazminat ifa eder; teminat sınırını aşan bakiye kısım ise sigortalı ve zarar gören üçüncü şahıs tarafından karşılanır.

2918 sayılı Kanun'un 92. maddesi uyarınca işletenin bizzat uğradığı bedensel zararlar ile kendi eşya zararları, işletenin eşinin, usul ve füruunun, evlat edinme ilişkisiyle bağlı olanların ve birlikte yaşadığı kardeşlerinin mallarına gelen zararlar teminat dışıdır. Ayrıca araçla taşınan eşyanın uğradığı hasarlar, gelir kaybı, kâr kaybı, iş durması ve kira mahrumiyeti gibi dolaylı zararlar ile manevi tazminat talepleri ve motorlu araç yarışlarındaki zararlar sigorta kapsamına girmez. 2918 sayılı Kanun'un 86. maddesi gereğince, kazanın mücbir sebepten veya zarar görenin ya da üçüncü bir kişinin ağır kusurundan kaynaklandığını ve araçta bir bozukluk bulunmadığını ispatlayan işleten veya sigortacı sorumluluktan muaf tutulur.

2918 sayılı KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU m. 86Kaynağı aç
Madde 86 – (Değişik: 17/10/1996-4199/29 md.) İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur. Sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilir. Genel hükümlerin uygulanması:
2918 sayılı KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU m. 92Kaynağı aç
Madde 92 – Aşağıdaki hususlar, zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamı dışındadırlar. a) İşletenin; bu Kanun uyarınca eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilere karşı yöneltebileceği talepler, b) İşletenin; eşinin, usul ve füruunun, kendisine evlat edinme ilişkisi ile bağlı olanların ve birlikte yaşadığı kardeşlerinin mallarına gelen zararlar nedeniyle ileri sürebilecekleri talepler, c) İşletenin; bu Kanun uyarınca sorumlu tutulmadığı şeye gelen zararlara ilişkin talepler, d) Bu Kanunun 105 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre zorunlu mali sorumluluk sigortasının teminatı altında yapılacak motorlu araç yarışlarındaki veya yarış denemelerindeki kazalardan doğan talepler, e) Motorlu araçta taşınan eşyanın uğrayacağı zararlar, f) Manevi tazminata ilişkin talepler. g) (Ek: 14/4/2016-6704/4 md.) Hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat talepleri, h) (Ek: 14/4/2016-6704/4 md.) İlgililerin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan tazminat talepleri, i) (Ek: 14/4/2016-6704/4 md.) (İptal: Anayasa Mahkemesinin 17/7/2020 tarihli ve E.:2019/40; K.:2020/40 sayılı Kararı ile) j) (Ek: 9/6/2021-7327/19 md.) Destekten yoksun kalan hak sahibinin, destek şahsının kusuruna denk gelen tazminat talepleri, k) (Ek: 9/6/2021-7327/19 md.) Gelir kaybı, kâr kaybı, iş durması ve kira mahrumiyeti gibi dolaylı zararlar, l) (Ek: 9/6/2021-7327/19 md.) Hasar sebebiyle trafikten çekme veya hurdaya çıkarılma işlemi görmüş araçların değer kaybı tazminatı talepleri, m) (Ek: 9/6/2021-7327/19 md.) 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamındaki terör eylemlerinde ve bu eylemlerden doğan sabotajda kullanılan araçların neden olduğu ve sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan tazminat talepleri ile aracın terör eylemlerinde kullanıldığını veya kullanılacağını bilerek binen kişilerin ve terör ve sabotaj eyleminde yer alan kişilerin uğradıkları zararlara ilişkin talepler. (Ek fıkra: 9/6/2021-7327/19 md.) 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu kapsamında Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yapılan gelir kaybına ilişkin ödemelerde, 5510 sayılı Kanunun 21 inci maddesi uyarınca sigortacının Sosyal Güvenlik Kurumuna karşı sorumluluğu varsa, bu sorumluluk sigortacının kendi sigortalısının kusuru oranında devam eder. En az sigorta tutarları:

Zarar Görene Karşı İleri Sürülemeyecek Haller ve Rücu Hakkı

2918 sayılı Kanun'un 95. maddesinin birinci fıkrasına göre, sigorta sözleşmesinden veya sözleşmeye ilişkin yasal düzenlemelerden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya indirilmesi sonucunu doğuran hiçbir hal zarar gören üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez. Bu doğrultuda sigorta şirketi zarar görene karşı ödeme borcunu ifa etmek durumundadır.

2918 sayılı KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU m. 95Kaynağı aç
Madde 95 – Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez. Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir. Zarar görenlerin çokluğu:

Zarar görene tazminat ödeyen sigortacı, 2918 sayılı Kanun'un 95. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını isteyebileceği oranda kendi sigorta ettirenine başvurma hakkını haizdir. Sürücünün ehliyetsiz olması, ehliyetine el konulmuş bulunması veya aracın alkollü kullanılması gibi sigorta teminat şartlarını ihlal eden durumlarda sigorta şirketi zarar gören üçüncü kişinin hasarını karşıladıktan sonra ödediği tutarı kendi sigortalısına rücu edebilmektedir.

Dava Öncesi Başvuru Şartı ve Zamanaşımı Süreleri

2918 sayılı Kanun'un 97. maddesi uyarınca zarar görenin dava açmadan önce sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması zorunludur. Dava yoluna gidilebilmesi veya tahkime başvurulabilmesi için sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde yazılı cevap vermemesi veya verilen cevabın uyuşmazlığı karşılamamış olması gerekir. Buna karşılık 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30. maddesinin 13. fıkrasında Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru yapabilmek için sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren onbeş iş günü içinde yazılı cevap vermemesi veya talebin kısmen ya da tamamen olumsuz sonuçlandığının belgelenmesi aranmaktadır.

2918 sayılı KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU m. 97Kaynağı aç
Madde 97 – (Değişik: 14/4/2016-6704/5 md.) Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir. Sağlık hizmet bedellerinin ödenmesi:[73]
5684 sayılı SİGORTACILIK KANUNU m. 30Kaynağı aç
MADDE 30 – (1) Sigorta ettiren veya sigorta sözleşmesinden menfaat sağlayan kişiler ile riski üstlenen taraf arasında sigorta sözleşmesinden veya Hesaptan faydalanacak kişiler ile Hesap arasında doğan uyuşmazlıkların çözümü amacıyla Birlik nezdinde Sigorta Tahkim Komisyonu oluşturulur. Sigortacılık yapan kuruluşlardan, sigorta tahkim sistemine üye olmak isteyenler, durumu yazılı olarak Komisyona bildirmek zorundadır. Sigorta tahkim sistemine üye olan kuruluşlarla uyuşmazlığa düşen kişi, uyuşmazlık konusu sözleşmede özel bir hüküm olmasa bile tahkim usûlünden faydalanabilir. (Ek cümle : 3/4/2013-6456/45 md.) İlgili mevzuat ile zorunlu tutulan sigortalardan kaynaklanan bu fıkra kapsamındaki uyuşmazlıklar için ilgili kuruluş sigorta tahkim sistemine üye olmasa dahi hak sahipleri bu bölüm hükümlerine göre tahkim usulünden faydalanabilir. (Ek cümle : 3/4/2013-6456/45 md.) Sigorta tahkim sistemine üye olmayan kuruluşlar bakımından Sigorta Tahkim Komisyonu giderlerine katılım Hazine Müsteşarlığınca ayrıca belirlenir.[21] (2) Komisyon, bir Müsteşarlık temsilcisi, iki Birlik temsilcisi, bir tüketici derneği temsilcisi ile Müsteşarlıkça belirlenecek bir akademisyen hukukçu temsilcinin katılımı ile oluşur. Müsteşarlık temsilcisinin asgarî on yıl kamu hizmetinde çalışmış, sigortacılık alanında deneyim sahibi ve en az daire başkanı seviyesinde olması; Birlik temsilcilerinin de 4 üncü maddede genel müdür yardımcısı için öngörülen şartlara sahip olması gerekir. Tüketici derneği temsilcisi ise Türkiye çapında en fazla üyeye sahip tüketici derneğinin önereceği üç aday arasından Müsteşarlıkça seçilir. Komisyon kendi içinden bir Başkan seçer. Komisyonda kararlar üye tamsayısının salt çoğunluğu ile alınır. İki yıl için seçilen Komisyon Başkan ve üyelerine, kamu iktisadî teşebbüsleri yönetim kurulu başkan ve üyelerine ödenen aylık ücret ve diğer ödemeler tutarında ücret ödenir. (3) Komisyon aşağıdaki görevleri yerine getirir: a) Müdür ve müdür yardımcılarını atamak. b) Birlikçe ayrı bir hesapta izlenecek olan Komisyonun bütçesini hazırlayarak Birliğe sunmak. c) Tahkim sisteminin adil, tarafsız ve etkin bir biçimde işleyişini sağlamak için gerekli önlemleri almak. ç) Komisyonun faaliyet sonuçları hakkında yıllık rapor hazırlayarak Birliğe ve Müsteşarlığa göndermek. d) Bilgi işlem alt yapısını hazırlamak. e) Kanunlarla kendisine verilen diğer görevleri yapmak. (4) Komisyon, gerekli görülen yerlerde büro açmaya yetkilidir. Büro müdürünün, Komisyon müdürü ile aynı nitelikleri taşıması zorunludur. Büro müdürüne verilecek görevler Komisyon tarafından belirlenir. (5) Komisyona bağlı çalışmak üzere bir müdür ve iki müdür yardımcısı, raportörler ile yeterli sayıda personel görevlendirilir. Müdür ve müdür yardımcıları Komisyonca, raportörler ve diğer personel ise müdürün önerisiyle Komisyon tarafından atanır. Görevden alınma, göreve atanma ile aynı usûle tâbidir. Komisyon müdürünün; a) Malî güç dışında sigorta şirketi ve reasürans şirketi kurucularında aranan nitelikleri taşıması, b) En az dört yıllık yüksek okul mezunu olması, c) Sigorta hukukunda en az iki yıl veya sigortacılıkta en az beş yıl deneyimi olması, gerekir. (6) Müdür yardımcılarının (c) bendi hariç olmak üzere beşinci fıkrada sayılan nitelikleri taşıması zorunludur. Ayrıca, müdür yardımcılarının en az birinde iki yıllık sigortacılık deneyimi aranır. (7) Uyuşmazlıklar, hayat ve hayat dışı sigorta gruplarının sadece birinde görev yapacak olan sigorta hakemleri ve raportörler aracılığıyla çözülür. (8) Sigorta hakemlerinin; a) Malî güç dışında sigorta şirketi ve reasürans şirketi kurucularında aranan nitelikleri taşıması, b) En az dört yıllık yüksek okul mezunu olması, c) Sigorta hukukunda en az beş yıl veya sigortacılıkta en az on yıl deneyimi olması, gerekir. (Ek cümle: 13/6/2012-6327/58 md.) Müsteşarlık bu fıkra uyarınca aranacak deneyim ve bu deneyime esas teşkil eden bilginin tespitine ilişkin ölçütleri belirlemeye yetkilidir. (9) Komisyon nezdinde çalışacak olan sigorta raportörleri, Komisyon müdüründe aranan niteliklere sahip olmak zorundadır. (10) Sigorta hakemi olmak isteyenlerin gerekli nitelikleri taşıdıklarını belgelemek suretiyle Komisyona başvurması gerekir. Başvurusu uygun görülenler kabul için Müsteşarlığa bildirilir. Müsteşarlığın kabul etmesi halinde ilgilinin ismi, Komisyon tarafından tutulacak ve bir örneği Adalet Bakanlığına gönderilecek olan sigorta hakemliği listesine kaydolunur ve bu listede değişiklik olması halinde de değişiklikler altı aylık dönemler itibarıyla Adalet Bakanlığına ve Müsteşarlığa bildirilir. (11) Sigorta hakeminin ismi; a) Sigorta hakemliği yapmak için gereken nitelikleri kaybetmişse veya tarafsızlık ilkesine aykırı hareket ettiği tespit edilmişse sürekli olarak, b) Kendisine ulaşan dosyaları bir yıl içinde en fazla üç kez zamanında sonuçlandırmamışsa bir yıl süreyle, Listeden silinir. (12) Tahkim sistemine üye olmak isteyenlerden katılma payı, uyuşmazlık çözümü için Komisyona başvuranlardan ise başvuru ücreti alınır. (Değişik ikinci ve üçüncü cümle: 3/4/2013-6456/45 md.) Beş bin Türk Lirasının altındaki uyuşmazlıklar hakkında verilen hakem kararları kesindir. Beş bin Türk Lirası ve daha üzerindeki uyuşmazlıklar hakkında verilen hakem kararlarına karşı kararın Komisyonca ilgiliye bildiriminden itibaren on gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere Komisyon nezdinde itiraz edilebilir. (Ek cümle: 3/4/2013-6456/45 md.) İtiraz talebinde bulunmak için bu madde uyarınca belirlenen başvuru ücretinin Komisyona yatırılması şarttır. (Ek cümle: 3/4/2013-6456/45 md.) İtiraz üzerine hakem kararının icrası durur. (Ek cümle: 3/4/2013-6456/45 md.) İtiraz talebi münhasıran bu talepleri incelemek üzere Komisyon tarafından teşkil edilen hakem heyetlerince incelenir. (Ek cümle: 3/4/2013-6456/45 md.) İtiraz talebi hakkında işin heyete intikalinden itibaren iki ay içinde karar verilir. (Ek cümle: 3/4/2013-6456/45 md.) Beşbin Türk Lirası ve daha üzerindeki uyuşmazlıklar hakkında verilen hakem kararları bu madde uyarınca süresinde itiraz başvurusunda bulunulmaması hâlinde kesinleşir. (Ek cümle: 3/4/2013-6456/45 md.) Bu uyuşmazlıklar hakkında bu madde uyarınca yapılan itiraz üzerine verilen karar kesindir. (Ek cümle: 3/4/2013-6456/45 md.) Kırk bin Türk Lirasının üzerindeki uyuşmazlıklar hakkında itiraz üzerine verilen kararlar için temyize gidilebilir. (Değişik cümle: 13/6/2012-6327/58 md.) Ancak, tahkim süresinin sona ermesinden sonra karar verilmiş olması, talep edilmemiş bir şey hakkında karar verilmiş olması, hakemlerin yetkileri dahilinde olmayan konularda karar vermesi ve hakemlerin, tarafların iddiaları hakkında karar vermemesi durumlarında her hâlükarda temyiz yolu açıktır. Temyize ilişkin usûl ve esaslar hakkında Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanunu uygulanır. (13) Komisyona gidilebilmesi için, sigortacılık yapan kuruluşla uyuşmazlığa düşen kişinin, uyuşmazlığa konu teşkil eden olay ile ilgili olarak sigortacılık yapan kuruluşa gerekli başvuruları yapmış ve talebinin kısmen ya da tamamen olumsuz sonuçlandığını belgelemiş olması gerekir. Sigortacılık yapan kuruluşun, başvuru tarihinden itibaren onbeş iş günü içinde yazılı olarak cevap vermemesi de Komisyona başvuru için yeterlidir. (14) Mahkemeye ve Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümleri uyarınca Tüketici Sorunları Hakem Heyetine intikal etmiş uyuşmazlıklar ile ilgili olarak Komisyona başvuru yapılamaz. (15) Sigortacılık yapan kuruluşla uyuşmazlığa düşen kişinin Komisyona başvurusu, öncelikle raportörler tarafından incelenir. Raportörler en geç onbeş gün içinde incelemelerini tamamlamak zorundadır. Raportörler tarafından çözümlendirilemeyen başvurular sigorta hakemine iletilir. Uyuşmazlığa hangi sigorta hakeminin bakacağı, Komisyon tarafından sigorta hakemi listesinden seçilir. Komisyon, işin niteliğine bağlı olarak en az üç sigorta hakeminden oluşan bir heyet oluşturulmasına karar verebilir. Ancak, uyuşmazlık konusu miktarın onbeşbin Türk Lirası ve üzerinde olduğu durumlarda heyet teşekkülü zorunludur. Heyet kararını çoğunlukla verir. Hakemler, sadece kendilerine verilen evrak üzerinden karar verir. Seçilen sigorta hakemi mücbir nedenler ve umulmayan haller hariç olmak üzere görevi reddedemez. Bununla birlikte, taraflar, Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanununda yer alan hâkimi ret nedenlerine dayanarak hakemi reddedebilir. Ret talebi Komisyona, durumun öğrenildiği tarihten itibaren en geç beş iş günü içinde bir dilekçeyle yapılır. Ret talebi üzerine Komisyon müdürü, iki tarafın görüşlerini dinledikten sonra bu konuda en geç beş iş günü içinde karar verir. (16) Hakemler, görevlendirildikleri tarihten itibaren en geç dört ay içinde karar vermeye mecburdur. Aksi halde, uyuşmazlık yetkili mahkemece halledilir. Ancak, bu süre tarafların açık ve yazılı muvafakatleriyle uzatılabilir. Hakem, kararını Komisyon müdürüne tevdi eder. (Değişik son cümle:22/7/2020-7251/56 md.) Komisyon Müdürünce karar en geç üç iş günü içinde taraflara bildirilir; ayrıca kararın aslı dosya ile birlikte Komisyonca saklanır. (17) (Ek: 13/6/2012-6327/58 md.) Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir. (18) Hakemlik ücreti, Komisyona başvuru ücreti ve üyeliğe katılma payı, Komisyonun görüşü alınarak Müsteşarlıkça belirlenir; hakem ücreti Komisyon tarafından ödenir. (19) Sigorta hakemleri ve raportörler tarafsız olmak zorundadır. Sigorta şirketlerinin, reasürans şirketlerinin, sigortacılık yapan diğer kuruluşların, sigorta eksperlerinin, sigorta acentelerinin ve brokerlerin ortakları, yönetim ve denetiminde bulunan kişiler ve bunlar adına imza atmaya yetkili olanlar ile tüm bu kuruluşlarda meslekî faaliyette bulunanlar ve sigorta eksperleri, sigorta acenteleri ve brokerler sigorta hakemliği yapamaz. Bu sınırlandırmalar söz konusu kimselerin eş ve çocukları için de geçerlidir. Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanununun 28 inci maddesi sigorta hakemleri hakkında da uygulanır. (20) Komisyonda görev alanlar, hakemler ve raportörler, işleri dolayısıyla öğrendikleri bilgi ve sırları ilgililerin izni olmaksızın açıklayamaz. Ancak, suç teşkil eden hallerin yetkili mercilere duyurulması zorunludur. (21) Komisyonun yapısı ve görevleri ile Komisyon müdürü ve Komisyon müdür yardımcılarının nitelikleri, çalışma usûl ve esasları, raportörlerin, sigorta hakemlerinin çalışma usûl ve esasları, kararların ne şekilde düzenleneceği, Komisyona başvuru esasları, Liste tutulmasına ve bütçeye ilişkin esaslar ile katılım ücreti gibi hususlar yönetmelikle belirlenir. (22) Müsteşarlık bu maddede yer alan maktu para miktarlarını, Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan Üretici Fiyatları Endeksi artış oranını aşmamak suretiyle artırmaya yetkilidir. (23) Bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanununun hükümleri, sigortacılıktaki tahkim hakkında da kıyasen uygulanır. (24) Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanunu çerçevesinde yapılacak tahkim için seçilecek hakemlerin de bu maddede sigorta hakemleri için aranılan nitelikleri taşıması gerekir. DOKUZUNCU BÖLÜM Çeşitli Hükümler Sigortacılık Eğitim Merkezi, destek hizmetleri ve diğer organizasyonlar[22][23]

Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, 2918 sayılı Kanun'un 109. maddesinin birinci fıkrası gereğince zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren iki yıl ve herhalde kazanın gerçekleştiği tarihten itibaren on yıl geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Fiil cezayı gerektiriyorsa ve ceza kanununda daha uzun bir ceza zamanaşımı öngörülmüşse, söz konusu uzamış ceza zamanaşımı maddi tazminat davalarında da uygulanır.

2918 sayılı KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU m. 109Kaynağı aç
Madde 109 – Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir. Zamanaşımı, tazminat yükümlüsüne karşı kesilirse, sigortacıya karşı da kesilmiş olur. Sigortacı bakımından kesilen zamanaşımı, tazminat yükümlüsü bakımından da kesilmiş sayılır. Motorlu araç kazalarında tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu hakları, kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kimseyi öğrendikleri günden başlayarak iki yılda zamanaşımına uğrar. Diğer hususlarda, genel hükümler uygulanır. Görevli ve Yetkili Mahkeme:[78]

2918 sayılı Kanun'un 109. maddesi uyarınca zamanaşımının tazminat yükümlüsüne karşı kesilmesi sigorta şirketine karşı da kesilmesini sağlar; sigorta kuruluşu bakımından kesilen zamanaşımı ise tazminat yükümlüsü bakımından da kesilmiş sayılır. Tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı yöneltecekleri rücu taleplerinde ise zamanaşımı süresi, kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kimseyi öğrendikleri günden itibaren iki yıldır.

Görevli ve Yetkili Mahkemeler

Trafik kazasından kaynaklanan tazminat uyuşmazlıklarında genel görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir. Davanın doğrudan sigorta şirketine açılması halinde Asliye Ticaret Mahkemesi görevli kabul edilmektedir. Ayrıca 2918 sayılı Kanun'un 110. maddesinin birinci fıkrası gereğince işleteni veya sahibi Devlet ve kamu kuruluşları olan araçların yol açtığı zararlar dahil olmak üzere bu Kanundan doğan tüm sorumluluk davaları adli yargıda görülür; zarar görenin kamu görevlisi olması veya kazanın hemzemin geçitte meydana gelmesi adli yargı görevini değiştirmez.

2918 sayılı KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU m. 110Kaynağı aç
Madde 110 – (Değişik: 11/1/2011-6099/14 md.) İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisi olması, bu fıkra hükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır. Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir.[79] Sorumluluğa ilişkin anlaşmalar:

Motorlu araç kazalarından doğan tazminat taleplerinde yetkili mahkeme seçenekli olarak tayin edilmiştir. Dava; davalının yerleşim yeri, kazanın meydana geldiği yer, davacının yerleşim yeri veya trafik sigortası şirketinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabilir. Ayrıca 2918 sayılı Kanun'un 110. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca sigortacının şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemesinde de dava ikame edilmesi mümkündür.

Sigorta Tahkim Komisyonu Usulü ve Kanun Yolları

5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30. maddesi gereğince, zorunlu sigortalardan kaynaklanan uyuşmazlıklarda sigorta şirketi tahkim sistemine üye olmasa dahi hak sahipleri Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurabilir. Ancak genel mahkemelere veya Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun uyarınca Tüketici Sorunları Hakem Heyetine intikal ettirilmiş uyuşmazlıklar hakkında komisyona müracaat edilemez.

Sigorta Tahkim Komisyonuna intikal eden başvurularda raportörler 15 gün içinde tetkikatı tamamlar; raportörler tarafından çözümlendirilemeyen başvurular sigorta hakemine iletilir. Hakemler görevlendirildikleri tarihten itibaren en geç 4 ay içinde karar vermekle yükümlüdür; tarafların açık ve yazılı muvafakatiyle uzatılmadığı takdirde bu sürenin aşılması halinde uyuşmazlık yetkili mahkemece çözümlenir. Kanun metninde uyuşmazlık miktarının onbeş bin Türk Lirası ve üzerinde olması halinde en az üç sigorta hakeminden oluşan heyet teşekkülü zorunlu kılınmış olup hakemler incelemeyi münhasıran kendilerine sunulan evrak üzerinden yürütür.

5684 sayılı Kanun'un 30. maddesinin 12. fıkrası uyarınca hakem kararlarına karşı itiraz üzerine verilen kararlar kural olarak kesindir; kırk bin Türk Lirasının üzerindeki uyuşmazlıklar hakkında itiraz üzerine verilen kararlar için temyiz yoluna gidilebilir. Bununla birlikte tahkim süresinin sona ermesinden sonra karar verilmesi, talep edilmemiş bir husus hakkında karar kurulması, hakemlerin yetki sınırları dışındaki konularda karar vermesi veya tarafların iddiaları hakkında hüküm tesis etmemesi durumlarında miktar sınırlaması gözetilmeksizin her hâlükarda temyiz yolu açıktır.

Trafik sigortasından tazminat talep etmeden önce sigortacıya başvuru şart mıdır?

Evet, 2918 sayılı Kanun'un 97. maddesi uyarınca dava yoluna gitmeden önce sigorta kuruluşuna yazılı başvuru yapılması kanuni bir zorunluluktur; sigorta kuruluşunun en geç 15 gün içinde cevap vermemesi veya talebi reddetmesi halinde dava açılabilir. 5684 sayılı Kanun'un 30. maddesinin 13. fıkrasında ise Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru için kuruluşun onbeş iş günü içinde cevap vermemesi veya talebin olumsuz sonuçlanması şartı düzenlenmiştir.

Zorunlu trafik sigortası tazminat taleplerinde zamanaşımı süresi ne kadardır?

Zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde kaza gününden itibaren on yıldır; eylemin suç oluşturması ve ceza kanununun bu eylem için daha uzun bir süre öngörmüş olması durumunda bu uzamış ceza zamanaşımı geçerlidir.

Sürücünün alkollü olması halinde sigorta şirketi hasarı karşılar mı?

2918 sayılı Kanun'un 95. maddesinin birinci fıkrası uyarınca sigorta şirketi sözleşmeden doğan itirazları üçüncü kişilere karşı ileri süremeyeceğinden zararı karşılar; ancak ikinci fıkra ve sözleşme hükümleri çerçevesinde alkollü araç kullanımı gibi hallerde ödediği tazminatı kendi sigortalısına rücu edebilir.

Araç sahibinin kendi aracındaki maddi hasar zorunlu trafik sigortasından istenebilir mi?

Hayır, zorunlu mali sorumluluk sigortası üçüncü kişilere verilen zararları güvence altına aldığından, araç sahibinin kendi uğradığı araç ve mal zararları trafik sigortası teminatı dışındadır; bu zararlar ancak kasko sigortası kapsamında tazmin edilebilir.

Sigorta Tahkim Komisyonu kararlarına karşı temyiz yolu açık mıdır?

5684 sayılı Kanun'un 30. maddesi uyarınca itiraz üzerine verilen hakem kararları kural olarak kesin olup yalnızca kanuni parasal sınırın üzerindeki uyuşmazlıklarda temyiz yolu açıktır; ayrıca sürenin aşılması, talep dışı karar verilmesi veya yetkisiz karar tesis edilmesi gibi usuli eksikliklerde miktar şartı aranmaksızın her hâlükarda temyize başvurulabilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu