Zorunlu Trafik Sigortasının Hukuki Niteliği ve Genel İlkeleri
Sigorta hukuku; sigorta akdinden doğan hak ve borçlar ile sigortacılık alanında faaliyet gösteren kuruluşların tabi olduğu kuralları bir arada ele alan karma yapılı bir hukuk disiplinidir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve ilgili mevzuatta düzenlenen zorunlu mali sorumluluk sigortası, sorumluluk sigortaları grubunda yer alan zorunlu bir teminattır. 2918 sayılı Kanun'un 101. maddesi gereğince bu sigorta, Türkiye'de kaza sigortası dalında ruhsatlı sigorta şirketleri tarafından yapılmakta olup bahse konu şirketler sigortayı yapmakla yükümlüdür.
2918 sayılı KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU m. 101Kaynağı aç
Trafik sigortası sözleşmesi kural olarak bir yıllık süre için düzenlenir ve her yıl yenilenir; sözleşmenin asgari içeriği Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ile tespit edilir. Türk Ticaret Kanunu çerçevesinde primlerin nakit olarak ödenmesi asıl kabul edilmekte, prim tutarı ise aracın modeli, hasar geçmişi ve plaka numarası gibi kriterler göz önüne alınarak hesaplanmaktadır.
2918 sayılı Kanun'un 91 ve 94. maddeleri ile Genel Şartlar hükümleri uyarınca işletenin sözleşme yapma ve prim ödeme borcunun yanı sıra, rizikoyu ağırlaştırıcı halleri bildirme, kazaları ve açılan davaları sigorta şirketine iletme ve araç işleteninin değişmesi durumunu sigortacıya bildirme yükümlülükleri mevcuttur. Belirlenen kusur ve tazminat süreçlerinde mağduriyet yaşandığında, bu uyuşmazlık idari işlem niteliği taşımadığından sigorta şirketine dava açılması gerekmektedir.
Teminat Kapsamı, Limitler ve Teminat Dışı Haller
Zorunlu mali sorumluluk sigortası ile kasko sigortası koruma sahası yönünden birbirinden farklıdır. Zorunlu trafik sigortası kazada karşı tarafın aracında meydana gelen zararlar ile üçüncü şahısların uğradığı maddi ve bedeni zararları teminat altına alır; kasko ise yalnızca sigortalının kendi aracındaki hasarları güvenceye bağlar.
Trafik sigortası teminat limitleri Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK) tarafından aracın niteliklerine göre saptanır. Kazadan kaynaklanan zararın sigorta teminat sınırını aşması halinde sigorta kuruluşu yalnızca azami limit dahilinde tazminat ifa eder; teminat sınırını aşan bakiye kısım ise sigortalı ve zarar gören üçüncü şahıs tarafından karşılanır.
2918 sayılı Kanun'un 92. maddesi uyarınca işletenin bizzat uğradığı bedensel zararlar ile kendi eşya zararları, işletenin eşinin, usul ve füruunun, evlat edinme ilişkisiyle bağlı olanların ve birlikte yaşadığı kardeşlerinin mallarına gelen zararlar teminat dışıdır. Ayrıca araçla taşınan eşyanın uğradığı hasarlar, gelir kaybı, kâr kaybı, iş durması ve kira mahrumiyeti gibi dolaylı zararlar ile manevi tazminat talepleri ve motorlu araç yarışlarındaki zararlar sigorta kapsamına girmez. 2918 sayılı Kanun'un 86. maddesi gereğince, kazanın mücbir sebepten veya zarar görenin ya da üçüncü bir kişinin ağır kusurundan kaynaklandığını ve araçta bir bozukluk bulunmadığını ispatlayan işleten veya sigortacı sorumluluktan muaf tutulur.
2918 sayılı KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU m. 86Kaynağı aç
2918 sayılı KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU m. 92Kaynağı aç
Zarar Görene Karşı İleri Sürülemeyecek Haller ve Rücu Hakkı
2918 sayılı Kanun'un 95. maddesinin birinci fıkrasına göre, sigorta sözleşmesinden veya sözleşmeye ilişkin yasal düzenlemelerden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya indirilmesi sonucunu doğuran hiçbir hal zarar gören üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez. Bu doğrultuda sigorta şirketi zarar görene karşı ödeme borcunu ifa etmek durumundadır.
2918 sayılı KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU m. 95Kaynağı aç
Zarar görene tazminat ödeyen sigortacı, 2918 sayılı Kanun'un 95. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını isteyebileceği oranda kendi sigorta ettirenine başvurma hakkını haizdir. Sürücünün ehliyetsiz olması, ehliyetine el konulmuş bulunması veya aracın alkollü kullanılması gibi sigorta teminat şartlarını ihlal eden durumlarda sigorta şirketi zarar gören üçüncü kişinin hasarını karşıladıktan sonra ödediği tutarı kendi sigortalısına rücu edebilmektedir.
Dava Öncesi Başvuru Şartı ve Zamanaşımı Süreleri
2918 sayılı Kanun'un 97. maddesi uyarınca zarar görenin dava açmadan önce sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması zorunludur. Dava yoluna gidilebilmesi veya tahkime başvurulabilmesi için sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde yazılı cevap vermemesi veya verilen cevabın uyuşmazlığı karşılamamış olması gerekir. Buna karşılık 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30. maddesinin 13. fıkrasında Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru yapabilmek için sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren onbeş iş günü içinde yazılı cevap vermemesi veya talebin kısmen ya da tamamen olumsuz sonuçlandığının belgelenmesi aranmaktadır.
2918 sayılı KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU m. 97Kaynağı aç
5684 sayılı SİGORTACILIK KANUNU m. 30Kaynağı aç
Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, 2918 sayılı Kanun'un 109. maddesinin birinci fıkrası gereğince zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren iki yıl ve herhalde kazanın gerçekleştiği tarihten itibaren on yıl geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Fiil cezayı gerektiriyorsa ve ceza kanununda daha uzun bir ceza zamanaşımı öngörülmüşse, söz konusu uzamış ceza zamanaşımı maddi tazminat davalarında da uygulanır.
2918 sayılı KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU m. 109Kaynağı aç
2918 sayılı Kanun'un 109. maddesi uyarınca zamanaşımının tazminat yükümlüsüne karşı kesilmesi sigorta şirketine karşı da kesilmesini sağlar; sigorta kuruluşu bakımından kesilen zamanaşımı ise tazminat yükümlüsü bakımından da kesilmiş sayılır. Tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı yöneltecekleri rücu taleplerinde ise zamanaşımı süresi, kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kimseyi öğrendikleri günden itibaren iki yıldır.
Görevli ve Yetkili Mahkemeler
Trafik kazasından kaynaklanan tazminat uyuşmazlıklarında genel görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir. Davanın doğrudan sigorta şirketine açılması halinde Asliye Ticaret Mahkemesi görevli kabul edilmektedir. Ayrıca 2918 sayılı Kanun'un 110. maddesinin birinci fıkrası gereğince işleteni veya sahibi Devlet ve kamu kuruluşları olan araçların yol açtığı zararlar dahil olmak üzere bu Kanundan doğan tüm sorumluluk davaları adli yargıda görülür; zarar görenin kamu görevlisi olması veya kazanın hemzemin geçitte meydana gelmesi adli yargı görevini değiştirmez.
2918 sayılı KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU m. 110Kaynağı aç
Motorlu araç kazalarından doğan tazminat taleplerinde yetkili mahkeme seçenekli olarak tayin edilmiştir. Dava; davalının yerleşim yeri, kazanın meydana geldiği yer, davacının yerleşim yeri veya trafik sigortası şirketinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabilir. Ayrıca 2918 sayılı Kanun'un 110. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca sigortacının şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemesinde de dava ikame edilmesi mümkündür.
Sigorta Tahkim Komisyonu Usulü ve Kanun Yolları
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30. maddesi gereğince, zorunlu sigortalardan kaynaklanan uyuşmazlıklarda sigorta şirketi tahkim sistemine üye olmasa dahi hak sahipleri Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurabilir. Ancak genel mahkemelere veya Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun uyarınca Tüketici Sorunları Hakem Heyetine intikal ettirilmiş uyuşmazlıklar hakkında komisyona müracaat edilemez.
Sigorta Tahkim Komisyonuna intikal eden başvurularda raportörler 15 gün içinde tetkikatı tamamlar; raportörler tarafından çözümlendirilemeyen başvurular sigorta hakemine iletilir. Hakemler görevlendirildikleri tarihten itibaren en geç 4 ay içinde karar vermekle yükümlüdür; tarafların açık ve yazılı muvafakatiyle uzatılmadığı takdirde bu sürenin aşılması halinde uyuşmazlık yetkili mahkemece çözümlenir. Kanun metninde uyuşmazlık miktarının onbeş bin Türk Lirası ve üzerinde olması halinde en az üç sigorta hakeminden oluşan heyet teşekkülü zorunlu kılınmış olup hakemler incelemeyi münhasıran kendilerine sunulan evrak üzerinden yürütür.
5684 sayılı Kanun'un 30. maddesinin 12. fıkrası uyarınca hakem kararlarına karşı itiraz üzerine verilen kararlar kural olarak kesindir; kırk bin Türk Lirasının üzerindeki uyuşmazlıklar hakkında itiraz üzerine verilen kararlar için temyiz yoluna gidilebilir. Bununla birlikte tahkim süresinin sona ermesinden sonra karar verilmesi, talep edilmemiş bir husus hakkında karar kurulması, hakemlerin yetki sınırları dışındaki konularda karar vermesi veya tarafların iddiaları hakkında hüküm tesis etmemesi durumlarında miktar sınırlaması gözetilmeksizin her hâlükarda temyiz yolu açıktır.
Trafik sigortasından tazminat talep etmeden önce sigortacıya başvuru şart mıdır?
Evet, 2918 sayılı Kanun'un 97. maddesi uyarınca dava yoluna gitmeden önce sigorta kuruluşuna yazılı başvuru yapılması kanuni bir zorunluluktur; sigorta kuruluşunun en geç 15 gün içinde cevap vermemesi veya talebi reddetmesi halinde dava açılabilir. 5684 sayılı Kanun'un 30. maddesinin 13. fıkrasında ise Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru için kuruluşun onbeş iş günü içinde cevap vermemesi veya talebin olumsuz sonuçlanması şartı düzenlenmiştir.
Zorunlu trafik sigortası tazminat taleplerinde zamanaşımı süresi ne kadardır?
Zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde kaza gününden itibaren on yıldır; eylemin suç oluşturması ve ceza kanununun bu eylem için daha uzun bir süre öngörmüş olması durumunda bu uzamış ceza zamanaşımı geçerlidir.
Sürücünün alkollü olması halinde sigorta şirketi hasarı karşılar mı?
2918 sayılı Kanun'un 95. maddesinin birinci fıkrası uyarınca sigorta şirketi sözleşmeden doğan itirazları üçüncü kişilere karşı ileri süremeyeceğinden zararı karşılar; ancak ikinci fıkra ve sözleşme hükümleri çerçevesinde alkollü araç kullanımı gibi hallerde ödediği tazminatı kendi sigortalısına rücu edebilir.
Araç sahibinin kendi aracındaki maddi hasar zorunlu trafik sigortasından istenebilir mi?
Hayır, zorunlu mali sorumluluk sigortası üçüncü kişilere verilen zararları güvence altına aldığından, araç sahibinin kendi uğradığı araç ve mal zararları trafik sigortası teminatı dışındadır; bu zararlar ancak kasko sigortası kapsamında tazmin edilebilir.
Sigorta Tahkim Komisyonu kararlarına karşı temyiz yolu açık mıdır?
5684 sayılı Kanun'un 30. maddesi uyarınca itiraz üzerine verilen hakem kararları kural olarak kesin olup yalnızca kanuni parasal sınırın üzerindeki uyuşmazlıklarda temyiz yolu açıktır; ayrıca sürenin aşılması, talep dışı karar verilmesi veya yetkisiz karar tesis edilmesi gibi usuli eksikliklerde miktar şartı aranmaksızın her hâlükarda temyize başvurulabilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

