Deniz araçlarının veya teknelerin açık denizde yahut marinada çarpışması neticesinde doğan zararların tazmini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1286 ve devamı maddelerinde düzenlenen çatma hükümleri çerçevesinde çözümlenir. Marinada bağlı duran teknelerin diğer teknelerle çarpışması da bu hukuki sorumluluk rejimine tabidir. Meydana gelen çatmada hasarın kim tarafından karşılanacağı; seyir ve emniyet kurallarının ihlali, donatanların kusur oranları ve kazanın oluşum şekline göre belirlenir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2016/12064, K. 2018/4348Kaynağı aç
Seyir Kuralları ve Çatışmayı Önleme Yükümlülükleri
Türk deniz yetki alanlarında seyreden tekneler, yürürlükteki Denizde Çatışmayı Önleme Yönetmeliği ile COLREG 72 (Denizde Çatışmanın Önlenmesine İlişkin Uluslararası Kurallar) hükümlerine uymakla yükümlüdür. Denizde Çatışmayı Önleme Tüzüğü 12 Mart 2024 tarihi itibarıyla yürürlükten kaldırılmıştır. Bu kapsamda denizde ve liman sahalarında hareket eden tekneler güncel mevzuat ve uluslararası kurallara uygun biçimde sevk ve idare edilmelidir.
COLREG Kural 5 gereğince teknelerin, çatma tehlikesini eksiksiz değerlendirebilmek adına görme, işitme ve mevcut koşullara uygun tüm imkânları kullanarak sürekli ve elverişli bir gözcülük yapması zorunludur. COLREG Kural 6 ise her teknenin görüş mesafesi, deniz trafiği yoğunluğu, teknenin manevra kabiliyeti ile hava ve deniz koşullarını gözeterek emniyetli bir hızla seyretmesini amirdir. Kısıtlı görüş şartlarında ise COLREG Kural 19 uyarınca hızın düşürülmesi, radar yardımıyla tehlikenin izlenmesi ve emniyetli seyre yönelik ek tedbirlerin alınması gerekir.
Dar kanal ve geçitlerde seyreden tekneler, COLREG Kural 9 uyarınca emniyetli ve uygulanabilir olduğu ölçüde geçidin sancak sınırına yakın seyretmeli ve dar alanda güvenle ilerleyebilen diğer teknelerin geçişini engellememelidir. Denizde aykırı geçiş durumlarında geçiş hakkı bulunan tekne kural olarak rotasını ve hızını korur. Bununla birlikte COLREG Kural 17 gereğince, yol vermesi gereken teknenin gereken tedbiri almadığı anlaşılır anlaşılmaz, geçiş hakkına sahip tekne de çatmayı önlemek adına kendi manevrasıyla gerekli sakınma hareketlerini yapmak zorundadır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2019/1943, K. 2020/5691Kaynağı aç
Çatmada Kusur Tespiti ve Karine Yasağı
Türk Ticaret Kanunu'nun 1294. maddesi uyarınca, çatmada kusurun belirlenmesinde herhangi bir karine dikkate alınmaz. Bu doğrultuda çarpan teknenin sırf hareket hâlinde olması ya da arkadan yahut bordadan temas etmiş bulunması sebebiyle peşinen tam kusurlu kabul edilmesi hukuken mümkün değildir. Kusurun varlığı ve taraflar arasındaki dağılımı somut verilerle ispatlanmalıdır.
Denizde çatışma uyuşmazlıklarında kusur oranlarının belirlenmesi özel uzmanlık gerektirir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 03.12.2020 tarihli, E. 2019/1943 ve K. 2020/5691 sayılı ilamında belirtildiği üzere, dosyada bulunan bilirkişi raporları arasında çelişki bulunması veya hükme esas alınan raporun kendi içerisinde ve sonucuyla çelişmesi hâlinde mahkeme kendi değerlendirmesiyle kusur belirleyemez. Mahkemenin, itirazları karşılayan ve denizde çatma konusunda uzman bilirkişi heyetinden çelişkileri gideren yeni bir rapor alması zorunludur.
Denizcilik ve kaptanlık kurallarına aykırı biçimde çapa atılması, demir taranması veya liman içi manevra sırasında diğer teknelere zarar verilmesi durumunda da Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 12.03.2013 tarihli, E. 2012/5008 ve K. 2013/4883 sayılı kararı doğrultusunda, zarara yol açan donatan ya da sorumlu işleten bilirkişi incelemesiyle saptanan kusur oranı nispetinde tazminat ödemekle yükümlüdür.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/5008, K. 2013/4883Kaynağı aç
Hasar Tazminatı ve Sorumluluğun Paylaştırılması
Çatmanın meydana gelmesinde yalnızca tek bir tarafın donatanı veya gemi adamları kusurlu ise, Türk Ticaret Kanunu'nun 1288. maddesi uyarınca oluşan zararın tamamını kusurlu tarafın donatanı tazmin eder. Buna karşılık çatma mücbir sebep veya umulmayan bir hâlden kaynaklanmışsa yahut kazanın sebebi belirlenemiyorsa, Türk Ticaret Kanunu'nun 1287. maddesi gereğince oluşan zarara zarar gören taraf kendisi katlanır.
Çatma her iki teknenin donatanının veya gemi adamlarının ortak kusurundan ileri gelmişse, Türk Ticaret Kanunu'nun 1289. maddesi gereğince donatanlar, gemilerin ve eşyaların maruz kaldığı zararlardan kusurlarının ağırlığı oranında sorumlu tutulur. Kusur oranları belirlenemediğinde ya da kusurlar eşit ağırlıkta olduğunda sorumluluk donatanlar arasında eşit paylaştırılır. Maddi eşya zararlarında donatanların üçüncü kişilere karşı müteselsil sorumluluğu bulunmaz; her donatan diğer geminin uğradığı maddi hasarı kendi kusur payı nispetinde gidermekle mükelleftir.
Buna karşılık Türk Ticaret Kanunu'nun 1290. maddesi uyarınca çatma sonucunda bir kimsenin ölmesi, yaralanması veya sağlığının bozulması hâlinde, bedensel zarara uğrayan kişilere karşı ortak kusurlu donatanlar müteselsilen sorumludur. Donatanların kendi aralarındaki iç ilişkide ise nihai paylaştırma kusur oranlarına göre yapılır. Ayrıca Türk Ticaret Kanunu'nun 1296. maddesi gereğince donatanın sorumluluğunun sınırlandırılmasına ilişkin kanuni hükümler saklıdır.
Kılavuz Kaptan Eşliğinde Seyir ve İşleten Sorumluluğu
Teknenin kılavuz kaptan idaresinde bulunduğu sırada çatma meydana gelirse sorumluluk kılavuzluğun türüne göre ayrışır. Türk Ticaret Kanunu'nun 1291. maddesi gereğince, tekne zorunlu danışman kılavuz veya isteğe bağlı kılavuz tarafından sevk edilirken kılavuzun kusurundan kaynaklanan zararlardan donatan sorumludur. Ancak teknenin zorunlu sevk kılavuzu tarafından sevk edildiği esnada yalnızca bu kılavuzun kusurundan doğan çatmalarda donatanın sorumluluğu doğmaz.
Türk Ticaret Kanunu'nun 1320/1. maddesi uyarınca çatmadan doğan maddi zararlar deniz alacağı niteliğindedir. Bu doğrultuda zararın tazmini bakımından geminin kusuru nispetinde hem ticari işletene hem de teknik işletene başvurulabilir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin E. 2019/1943 ve K. 2020/5691 sayılı ilamında da çatmadan doğan zararlar kapsamında ticari işletenin sorumluluğuna ve husumetine ilişkin değerlendirme usul ve yasaya uygun bulunmuştur.
Tazmin Edilebilecek Zarar Kalemleri ve Zararı Azaltma Külfeti
Çatmadan kaynaklanan maddi zararlar fiili zararlar ve mahrum kalınan gelir başlıkları altında incelenir. Hasar gören teknenin kurtarılması, tamir limanına çekilmesi, onarım ve yedek parça giderleri ile onarım süresince gemi adamlarına ödenen ücretler fiili zarar kapsamındadır. Teknenin tamirde kaldığı süre boyunca kullanılamamasından doğan navlun veya işletme geliri kayıpları ise mahrum kalınan kazanç olarak talep edilebilir.
Kazanç ve gelir kaybı istemlerinde zarar gören tarafın zararı azaltma külfeti bulunmaktadır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 07.04.2015 tarihli, E. 2014/7324 ve K. 2015/4803 sayılı ilamı uyarınca, işletilememekten doğan gelir kaybı davalarında; davacının aynı hatta kendisine ait başka teknelerle taşıma yapmaya devam edip etmediği ve tekne kiralama yoluyla zararın azaltılmasının mümkün olup olmadığı mahkemece incelenmeli ve toplanan taraf delilleri değerlendirilerek hüküm tesis edilmelidir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2014/7324, K. 2015/4803Kaynağı aç
Hasara uğrayan teknenin sigortalı olması hâlinde, sigorta şirketi tekne poliçesi kapsamında sigortalısına ödeme yaptığında, Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. maddesi uyarınca ödediği tutar nispetinde sigortalısının zarardan sorumlu olan üçüncü kişilere karşı sahip olduğu talep ve dava haklarına halef olur.
Dava Öncesi Delil Tespiti, Görevli Mahkeme ve Zamanaşımı
Türk Ticaret Kanunu'nun 1292. maddesi kapsamında kazanın ardından maddi ve teknik unsurları güvenceye almak amacıyla mahkemeden delil tespiti istenebilir. Bu aşamada düzenlenen delil tespiti raporunda tarafların kusur oranları belirtilmez. Türk Ticaret Kanunu'nun 1293. maddesi gereğince de tazminat davası açılmadan önce karşı tarafa ihtarname gönderilmesi veya başkaca bir şekil şartının tamamlanması zorunlu tutulmamıştır.
Çatma hükümlerinin uygulanacağı uyuşmazlıklarda mahkemenin görevi kamu düzenine ilişkindir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 18.03.2015 tarihli, E. 2015/2950 ve K. 2015/3751 sayılı kararı doğrultusunda, kusurun saptanması ve yargılamanın teknik boyutu uzmanlık gerektirdiğinden deniz ticaretine ilişkin çatma davaları denizcilik ihtisas mahkemelerinin görev alanına girmektedir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2015/2950, K. 2015/3751Kaynağı aç
Türk Ticaret Kanunu'nun 1297. maddesi uyarınca, çatmaya dayanan her türlü tazminat istemi çatmanın meydana geldiği tarihten itibaren iki yıllık zamanaşımına tabidir. Ortak kusurlu donatanların birbirlerine rücu hakları ise ödemenin yapıldığı tarihten itibaren bir yıllık zamanaşımına tabidir. Marinada bağlı duran teknelerin çarpışması hâlinde de iki yıllık kanuni süre uygulanır. Zamanaşımı bir def'i niteliğinde olduğundan mahkemece kendiliğinden gözetilemez. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 05.06.2018 tarihli, E. 2016/12064 ve K. 2018/4348 sayılı ilamı uyarınca, davalı tarafça zamanaşımı def'i ileri sürülmedikçe mahkemenin kendiliğinden zamanaşımı sebebiyle davayı reddetmesi hukuka aykırıdır; süresinde cevap dilekçesi vermeyen davalı yönünden uyuşmazlığın esası incelenerek karar verilmelidir.
Çarpan tekne kazada peşinen tam kusurlu kabul edilir mi?
Hayır, Türk Ticaret Kanunu m. 1294 uyarınca çatmada kusurun tespitinde hiçbir karineye dayanılamaz; çarpan tekne kendiliğinden tam kusurlu sayılmaz.
Tekne çarpışmasından doğan tazminat davası açma süresi nedir?
Çatmaya dayanan her türlü tazminat istemi Türk Ticaret Kanunu m. 1297 gereğince çatmanın gerçekleştiği tarihten itibaren iki yılda zamanaşımına uğrar; donatanların birbirine rücu süresi ise ödemeden itibaren bir yıldır.
Tazminat davası açmadan önce karşı tarafa ihtar çekmek zorunlu mudur?
Hayır, Türk Ticaret Kanunu m. 1293 uyarınca çatma tazminatı davası açılmadan önce ihtar çekilmesi veya herhangi bir şekil şartının yerine getirilmesi zorunlu değildir.
İki teknenin ortak kusurlu olduğu kazada hasar nasıl paylaştırılır?
Türk Ticaret Kanunu m. 1289 uyarınca donatanlar teknelerin ve eşyanın maruz kaldığı maddi hasarlardan kusurlarının ağırlığı oranında sorumludur; maddi zararlarda üçüncü kişilere karşı müteselsil sorumluluk uygulanmaz.
Marinada bağlı duran teknenin çarpışması çatma sayılır mı?
Evet, marinada bağlı duran bir teknenin sancağında veya iskelesinde bağlı diğer teknelerle çarpışması da denizde çatma hükümlerine ve iki yıllık kanuni zamanaşımına tabidir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

