Seyir Kuralları ve Çatmada Kusurun Belirlenmesi
Deniz kazalarında iki geminin çatışması durumunda, hangi geminin diğerine fiziksel olarak çarptığı olgusu kusurun tayininde tek başına yeterli kabul edilmez. Çatmanın hemen öncesindeki seyir rotası, gemilerin yol verme zorunluluğu, etkin gözcülük yapılıp yapılmadığı, güvenli süratin korunması, radar ile diğer seyir cihazlarının doğru kullanılması, çatma riskinin zamanında fark edilmesi ve kaçınma manevrasının vaktinde gerçekleştirilmesi birlikte incelenir.
Denizde Çatışmayı Önleme Tüzüğü (COLREG) Kural 5 uyarınca her gemi, içinde bulunulan koşullara uygun biçimde görme, işitme ve eldeki tüm uygun araçlarla etkin gözcülük yapmakla yükümlüdür. Bu yükümlülüğün temel gayesi, çevredeki seyir durumunu ve çatma tehlikesini zamanında ve doğru biçimde değerlendirebilmektir.
COLREG Kural 6 doğrultusunda gemilerin mevcut şartlar altında güvenli bir süratle seyretmesi gerekir. Güvenli sürat yalnızca geminin teknik olarak ulaşabileceği en yüksek hız sınırını ifade etmez; görüş mesafesi, deniz trafiğinin yoğunluğu, geminin manevra yeteneği, rüzgar, deniz ve akıntı şartları ile radar kullanımı gibi unsurlar dikkate alınarak belirlenir.
Seyir sırasında çatma tehlikesinin varlığı değerlendirilirken COLREG Kural 7 gereği eldeki bütün uygun araçlar kullanılmalı, özellikle yetersiz radar verilerine dayanılarak varsayımlarda bulunulmamalıdır. Bir tehlike belirdiğinde COLREG Kural 8 uyarınca çatışmayı önlemek için icra edilecek manevranın yeterince erken ve açıkça belirgin olması şarttır; nitekim küçük ve tereddütlü rota değişimleri karşı gemi tarafından fark edilmeyebileceği gibi riski artırabilir.
Karşılaşma Durumları ve Manevra Kuralları
COLREG Kural 14 kapsamında baş başa veya başa yakın rotalarda karşılaşan makine ile yürütülen iki geminin her biri rotasını sancak tarafa değiştirerek diğer geminin iskele tarafından geçmesini sağlamalıdır.
İki makine gemisinin çatma riski doğuracak şekilde rotalarının kesiştiği aykırı geçiş hallerinde, COLREG Kural 15 ve Kural 16 uyarınca diğer gemiyi sancak tarafında gören gemi yol vermekle yükümlüdür. Yol vermek zorunda olan gemi, çatışmayı önleyecek manevrayı yeterince erken ve belirgin bir biçimde gerçekleştirmelidir.
Bir başka gemiye yetişen gemi, COLREG Kural 13 gereğince yetiştiği gemiyi tamamen geçip güvenli bir mesafeye ulaşıncaya kadar onun yolundan çıkmak zorundadır.
Seyir önceliğine sahip olmak veya rotasını korumakla görevli bulunmak gemiye mutlak bir kusursuzluk güvencesi sağlamaz. COLREG Kural 17 çerçevesinde, yol vermesi gereken diğer geminin uygun manevra yapmadığı anlaşıldığında, rotasını ve süratini koruyan geminin de çatmayı önlemek üzere harekete geçebileceği düzenlenmektedir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2019/1943, K. 2020/5691Kaynağı aç
Gemiler arasında telsiz (VHF) vasıtasıyla yapılan haberleşmeler ve sözlü anlaşmalar, COLREG kurallarını kendiliğinden ortadan kaldırmaz ve seyir yükümlülüklerini bertaraf etmez. Bu nedenle diğer kaptanın telsiz üzerinden geçiş izni verdiği yönündeki beyanlar seyir emniyeti kurallarını otomatik olarak geçersiz kılmaz.
Türk Ticaret Kanununa Göre Donatanın Sorumluluğu
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 1288 uyarınca çatma, gemilerden birinin donatanının veya gemi adamlarının kusurundan kaynaklanmışsa doğan zararı kusurlu geminin donatanı tazmin etmekle yükümlüdür.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 1288Kaynağı aç
Kazanın her iki geminin donatanlarının veya gemi adamlarının kusurundan ileri geldiği ortak kusurlu çatmada, Türk Ticaret Kanunu m. 1289 gereğince donatanlar karşı tarafın maruz kaldığı gemi ve eşya zararlarından kusurlarının ağırlığı oranında sorumlu tutulur. Kusur ağırlıklarının belirlenememesi veya kusurların birbirine denk bulunması halinde sorumluluk eşit olarak paylaştırılır; bu zararlar bakımından üçüncü şahıslara karşı müteselsil sorumluluk doğmaz. Ayrıca her donatan seyrüsefer esnasında risk belirdiği anda bütün kurallara riayet ederek gereken ilave tedbirleri almak zorundadır.
Ortak kusurlu çatmada gemide bulunan kişilerin ölümü, yaralanması veya sağlıklarının bozulmasından kaynaklanan bedensel zararlarda ise Türk Ticaret Kanunu m. 1290 uyarınca kusurlu gemilerin donatanları müteselsilen sorumludur.
Çatma umulmayan bir hal veya mücbir sebepten meydana gelmişse ya da kazanın hangi sebepten kaynaklandığı tespit edilemiyorsa, Türk Ticaret Kanunu m. 1287 gereğince her zarar gören kendi zararına katlanır. Bu kural demirlemiş gemiler açısından da uygulanma kabiliyetine sahiptir.
Gemi sevk edilirken meydana gelen çatmada kılavuz kullanımı sorumluluğu etkileyebilir. Türk Ticaret Kanunu m. 1291 uyarınca gemi zorunlu danışman kılavuz veya isteğe bağlı kılavuz tarafından sevk edilirken kılavuzun kusurundan doğan çatmada donatanın sorumluluğu devam eder; buna karşılık geminin zorunlu sevk kılavuzu tarafından sevk edildiği hallerde donatan bakımından farklı bir hukuki sorumluluk rejimi uygulanır.
Tazminat Kapsamı, Deniz Alacağı ve Zamanaşımı
Denizde çatmadan doğan maddi zararlar kapsamında hasar gören geminin kurtarılması, tamir limanına çekilmesi, onarım masrafları ve tamir süresince personele ödenen ücretler fiili zarar olarak talep edilebilir; tamir boyunca geminin kullanılamamasından doğan navlun kaybı ise mahrum kalınan gelir kalemi sayılır. Ayrıca Türk Ticaret Kanunu m. 1320/1 uyarınca çatmadan doğan maddi zarar deniz alacağı niteliğinde olup somut olayda geminin güvenli idaresini üstlenen teknik ve ticari işletenin de geminin kusuru oranında sorumlu tutulabileceği değerlendirilmiştir.
Zarar gören gemiye sigorta ödemesi yapılması, kazaya kusuruyla sebep olan tarafın hukuki sorumluluğunu kendiliğinden ortadan kaldırmaz; yapılan ödeme oranında halefiyet ve rücu ilişkileri gündeme gelebilir. Türk Ticaret Kanunu m. 1472 uyarınca tazminatı ödeyen sigortacı, ödediği tutar oranında sigortalısının haklarına halef olur. Çatmadan doğan alacaklar yönünden Türk Ticaret Kanunu m. 1235 ve m. 1236 kapsamındaki kanuni rehin talepleri ise somut uyuşmazlığın şartlarına göre ileri sürülebilmektedir.
Türk Ticaret Kanunu m. 1297 uyarınca çatmaya dayanan her türlü tazminat istemi, kazanın meydana geldiği tarihten itibaren iki yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Kanun, donatanların belirli rücu hakları bakımından ise ayrıca bir yıllık zamanaşımı süresi öngörmüştür.
Görevli Mahkeme ve Bilirkişi Raporlarındaki Çelişkiler
Çatma hükümlerinin uygulanacağı ve kusurun belirlenmesinin teknik uzmanlık gerektirdiği davalarda görev hususu kamu düzenine ilişkindir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 18.03.2015 tarihli ve E. 2015/2950, K. 2015/3751 sayılı ilamında, çatma uyuşmazlıklarında kusurun tespiti uzmanlık gerektirdiğinden davanın denizcilik ihtisas mahkemesinin görevi dahilinde bulunduğu belirtilmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2015/2950, K. 2015/3751Kaynağı aç
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin E. 2019/1943, K. 2020/5691 sayılı ilamı gereğince, dava dosyasındaki bilirkişi raporlarının içeriği ile sonucu arasında çelişki bulunması halinde salt son tarihli rapora dayanılarak karar verilemez. Uzmanlık gerektiren bir alanda raporlar arasındaki kusur çelişkileri giderilmeden mahkemenin kendi değerlendirmesiyle kusur tespiti yapması hukuka aykırıdır; denizde çatma konusunda uzman bilirkişi heyetinden çelişkileri gideren gerekçeli yeni bir rapor alınması zorunludur.
Deniz kazasına ilişkin ceza yargılamasında savcılık ve mahkeme aşamalarında alınan kusur raporları arasında çelişki bulunması durumunda, bu çelişkiyi giderecek yeni bir rapor alınmadan karar verilmesi somut uyuşmazlıkta bozma sebebi yapılmıştır.
Çarpan gemi her durumda tek başına kusurlu sayılır mı?
Hayır, denizde çatmada fiziki çarpma fiili tek başına kusuru göstermez; seyir rotası, yol hakkı, gözcülük, emniyetli sürat ve kaçınma manevraları birlikte değerlendirilir.
Geçiş üstünlüğü bulunan geminin çatmayı önleme yükümlülüğü var mıdır?
Evet, COLREG Kural 17 gereğince yol vermesi gereken geminin uygun manevra yapmadığı anlaşıldığında, yol hakkına sahip gemi de çatmayı önlemek için manevra yapmak zorundadır.
Telsizden yapılan anlaşmalar seyir kurallarını değiştirir mi?
Hayır, VHF üzerinden yapılan haberleşmeler ve şifahi beyanlar COLREG kurallarını otomatik olarak ortadan kaldırmaz ve gemilerin seyir yükümlülüklerini bertaraf etmez.
Denizde çatma davalarında zamanaşımı süresi ne kadardır?
Türk Ticaret Kanunu m. 1297 uyarınca çatmaya dayanan her türlü tazminat istemi kazanın gerçekleştiği tarihten itibaren iki yıllık zamanaşımına tabidir.
Bilirkişi raporları çelişkili olduğunda mahkeme re'sen kusur belirleyebilir mi?
Denizde çatma gibi uzmanlık gerektiren bir alanda raporun çelişkiler içermesine rağmen mahkemenin bu çelişkiyi gidermeden kendi değerlendirmesiyle kusur tespiti yapması Yargıtay tarafından bozma nedeni sayılmıştır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

