Hakaret Nedeniyle Manevi Tazminat Davası ve Cezası

by Avukat Erdal Ersoy
Hakaret Nedeniyle Manevi Tazminat Davası ve Cezası

Hakaret oluşturan eylemler, bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığını hedef alarak hem ceza hukuku anlamında suç teşkil eder hem de medeni hukuk kapsamında kişilik haklarına hukuka aykırı bir saldırı oluşturur. Bu fiille karşılaşan kişi, ceza kovuşturması yapılması için yetkili mercilere başvurabileceği gibi uğradığı manevi zararın tazmini amacıyla hukuk mahkemesinde dava açabilir. Haksız fiilden doğan zararın giderilmesi talebi, ceza yaptırımından bağımsız bir hukuki koruma sağlar.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 24Kaynağı aç
Madde 24- Hukuka aykırı olarak kişilik hakkına saldırılan kimse, hâkimden, saldırıda bulunanlara karşı korunmasını isteyebilir. Kişilik hakkı zedelenen kimsenin rızası, daha üstün nitelikte özel veya kamusal yarar ya da kanunun verdiği yetkinin kullanılması sebeplerinden biriyle haklı kılınmadıkça, kişilik haklarına yapılan her saldırı hukuka aykırıdır. 2. Davalar
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 125Kaynağı aç
Madde 125- (1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden (…)[56] veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilat ederek işlenmesi gerekir. (2) Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur. (3) Hakaret suçunun; a) Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı, b) Dini, siyasi, sosyal, felsefi inanç, düşünce ve kanaatlerini açıklamasından, değiştirmesinden, yaymaya çalışmasından, mensup olduğu dinin emir ve yasaklarına uygun davranmasından dolayı, c) Kişinin mensup bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle, İşlenmesi halinde, cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz. (4) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/15 md.) Hakaretin alenen işlenmesi halinde ceza altıda biri oranında artırılır. (5) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/15 md.) Kurul hâlinde çalışan kamu görevlilerine görevlerinden dolayı hakaret edilmesi hâlinde suç, kurulu oluşturan üyelere karşı işlenmiş sayılır. Ancak, bu durumda zincirleme suça ilişkin madde hükümleri uygulanır. Mağdurun belirlenmesi
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 49Kaynağı aç
MADDE 49- Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür. II. Zararın ve kusurun ispatı
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 58Kaynağı aç
MADDE 58- Kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir. Hâkim, bu tazminatın ödenmesi yerine, diğer bir giderim biçimi kararlaştırabilir veya bu tazminata ekleyebilir; özellikle saldırıyı kınayan bir karar verebilir ve bu kararın yayımlanmasına hükmedebilir. 4. Ayırt etme gücünün geçici kaybı

Hakaret Suçunun Unsurları ve Kanuni Cezası

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125. maddesinin 1. fıkrası gereğince, bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden ya da sövmek suretiyle saldıran kişi üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır. Fiilin mağdurun gıyabında işlenmesi durumunda ceza yaptırımı uygulanabilmesi için eylemin en az üç kişiyle ihtilat ederek gerçekleşmesi şarttır. Aynı maddenin 2. fıkrasına göre fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde de temel hakaret cezasına hükmolunur.

Hakaret suçunun kamu görevlisine karşı görevinden dolayı, dini, siyasi, sosyal veya felsefi inanç, düşünce ve kanaatlerin açıklanmasından, değiştirilmesinden veya yayılmasından dolayı ya da kişinin mensup bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle işlenmesi halinde verilecek hapis cezasının alt sınırı bir yıldan az olamaz. Eylemin alenen işlenmesi durumunda ceza altıda biri oranında artırılır. Kurul halinde çalışan kamu görevlilerine görevlerinden dolayı hakaret edilmesi halinde suç, kurulu oluşturan üyelerin tamamına karşı işlenmiş sayılır ve zincirleme suça ilişkin hükümler tatbik edilir.

Hakaret suçu kural olarak şikayete bağlı olup şikayet hakkının failin öğrenildiği tarihten itibaren altı ay içinde kullanılması gerekir. Ancak kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçu bu kuralın istisnasıdır ve takibi şikayete bağlı tutulmamıştır. Mağdurun vefat etmesi halinde veya kişinin hatırasına hakaret edilmesi durumunda şikayet hakkı, ölenin ikinci dereceye kadar alt ve üstsoyu ile eşi ve kardeşlerine aittir. 5237 sayılı Kanun'un 66. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendi uyarınca, beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlarda kamu davası sekiz yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 66Kaynağı aç
Madde 66- (1) Kanunda başka türlü yazılmış olan haller dışında kamu davası; a) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda otuz yıl, b) Müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmibeş yıl, c) Yirmi yıldan aşağı olmamak üzere hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmi yıl, d) Beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda onbeş yıl, e) Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlarda sekiz yıl, geçmesiyle düşer. (2) Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını doldurmamış olanlar hakkında, bu sürelerin yarısının; onbeş yaşını doldurmuş olup da onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında ise, üçte ikisinin geçmesiyle kamu davası düşer. (3) Dava zamanaşımı süresinin belirlenmesinde dosyadaki mevcut deliller itibarıyla suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli halleri de göz önünde bulundurulur. (4) Yukarıdaki fıkralarda yer alan sürelerin belirlenmesinde suçun kanunda yer alan cezasının yukarı sınırı göz önünde bulundurulur; seçimlik cezaları gerektiren suçlarda zamanaşımı bakımından hapis cezası esas alınır. (5) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/8 md.) Aynı fiilden dolayı tekrar yargılamayı gerektiren hallerde, mahkemece bu husustaki talebin kabul edildiği tarihten itibaren fiile ilişkin zamanaşımı süresi yeni baştan işlemeye başlar. (6) Zamanaşımı, tamamlanmış suçlarda suçun işlendiği günden, teşebbüs halinde kalan suçlarda son hareketin yapıldığı günden, kesintisiz suçlarda kesintinin gerçekleştiği ve zincirleme suçlarda son suçun işlendiği günden, çocuklara karşı üstsoy veya bunlar üzerinde hüküm ve nüfuzu olan kimseler tarafından işlenen suçlarda çocuğun onsekiz yaşını bitirdiği günden itibaren işlemeye başlar. (7) Bu Kanunun İkinci Kitabının Dördüncü Kısmında yazılı ağırlaştırılmış müebbet veya müebbet veya on yıldan fazla hapis cezalarını gerektiren suçların yurt dışında işlenmesi halinde dava zamanaşımı uygulanmaz. Dava zamanaşımı süresinin durması veya kesilmesi

Kişilik Haklarının Korunması ve Manevi Tazminat Talebi

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 24. maddesi uyarınca, kişilik hakkı hukuka aykırı müdahaleye uğrayan kişi mahkemeden korunma isteyebilir. Zarar görenin rızası, üstün nitelikteki kamusal veya özel bir menfaat yahut yasanın tanıdığı yetkinin icrası gibi haklılık nedenleri mevcut olmadıkça kişilik değerlerine yönelen eylemler hukuka aykırı sayılır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca kusurlu ve hukuka aykırı fiiliyle zarara yol açan fail, söz konusu zararı gidermekle yükümlü olduğu gibi, eylemi yasaklayan bir hüküm bulunmasa dahi ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren kişi de meydana gelen zararı karşılamak zorundadır.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 58. maddesine göre kişilik hakları ihlal edilen kişi, maruz kaldığı manevi zararın karşılanması amacıyla parasal bir tazminat talebinde bulunabilir. Mahkeme, bu meblağın ödenmesi yerine veya buna ilave olarak farklı bir telafi yoluna da karar verebilir; bu çerçevede haksız saldırıyı kınayan bir hüküm kurabilir ve söz konusu hükmün ilan edilmesini kararlaştırabilir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 25. maddesi uyarınca davacı ayrıca gerçekleşmesi muhtemel saldırı tehlikesinin engellenmesini, devam eden ihlalin durdurulmasını, eylem tamamlanmış olsa da tesiri süren saldırının hukuka aykırı olduğunun tespit edilmesini ve verilen kararın ilgililere duyurulmasını veya yayımlanmasını talep edebilir.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 25Kaynağı aç
Madde 25- Davacı, hâkimden saldırı tehlikesinin önlenmesini, sürmekte olan saldırıya son verilmesini, sona ermiş olsa bile etkileri devam eden saldırının hukuka aykırılığının tespitini isteyebilir. Davacı bunlarla birlikte, düzeltmenin veya kararın üçüncü kişilere bildirilmesi ya da yayımlanması isteminde de bulunabilir. Davacının, maddî ve manevî tazminat istemleri ile hukuka aykırı saldırı dolayısıyla elde edilmiş olan kazancın vekâletsiz iş görme hükümlerine göre kendisine verilmesine ilişkin istemde bulunma hakkı saklıdır. Manevî tazminat istemi, karşı tarafça kabul edilmiş olmadıkça devredilemez; miras bırakan tarafından ileri sürülmüş olmadıkça mirasçılara geçmez. Davacı, kişilik haklarının korunması için kendi yerleşim yeri veya davalının yerleşim yeri mahkemesinde dava açabilir. III. Ad üzerindeki hak 1. Adın korunması

Manevi tazminat istemi, 4721 sayılı Kanun'un 25. maddesinin 4. fıkrası uyarınca karşı tarafça kabul edilmiş olmadıkça devredilemez. Söz konusu istem, mirasbırakan tarafından sağlığında ileri sürülmüş olmadıkça mirasçılara geçmez.

Ceza Yargılaması ile Tazminat Davası İlişkisi

Ceza soruşturması yürütülmesi veya kamu davası açılması, manevi tazminata kendiliğinden hükmedileceği anlamına gelmez. Ceza yargılaması failin cezalandırılmasına, hukuk mahkemesindeki dava ise kişilik hakkı ihlali nedeniyle oluşan manevi zararın giderilmesine yöneliktir. Hakaret nedeniyle tazminat elde etmek isteyen kimsenin hukuk mahkemesinde ayrıca talepte bulunması şarttır.

Hakaret fiili neticesinde ceza davasında suçun unsurları eksik kaldığı için mahkûmiyet kararı verilmese dahi mağdur hukuk mahkemesinde manevi tazminat isteyebilir. Örneğin mağdurun bulunmadığı ortamda gerçekleşen hakaret eyleminin en az üç kişiyle ihtilat etmemesi durumunda ceza hukuku bakımından suçun unsuru oluşmasa bile, failin kişilik haklarını zedeleyen ahlaka aykırı eylemleri borçlar hukuku kapsamında manevi tazminat sorumluluğu doğurur.

Manevi Tazminat Miktarının Belirlenmesi Ölçütleri

Manevi tazminat tutarının hesaplanması için mevzuatta maktu bir tarife veya formül bulunmamaktadır. Hâkim, miktarı belirlerken hakaret eyleminin ağırlığını, eylemin ne şekilde gerçekleştirildiğini, aleniyet durumunu ve sözlerin kimler tarafından duyulduğunu değerlendirir. Tazminat tutarı takdir edilirken tarafların ekonomik ve sosyal durumları ile hakkaniyet ölçüsü gözetilir; belirlenen miktarın davacı bakımından haksız bir zenginleşme doğurmayacak ve davalıyı yoksulluğa düşürmeyecek dengede olması hedeflenir.

Görevli ve Yetkili Mahkeme ile Zamanaşımı Süreleri

Hakaret sebebiyle açılan manevi tazminat davalarında görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir. Yetkili mahkeme bakımından 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 25. maddesinin 5. fıkrası uyarınca davacı kendi yerleşim yeri veya davalının yerleşim yeri mahkemesinde dava açabilir. Haksız fiil sorumluluğuna dayanan bu taleplerde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 16. maddesi uyarınca haksız fiilin işlendiği yer, zararın ortaya çıktığı yer veya muhtemel zararın meydana geleceği yer mahkemesi de yetkilidir.

Hakaret eylemi suç teşkil etmeyip yalnızca haksız fiil sorumluluğu doğurduğunda zamanaşımı süresi, tazminat yükümlüsünün öğrenildiği tarihten itibaren iki yıl ve her halde fiilin işlendiği tarihten itibaren on yıldır. Eylemin aynı zamanda suç oluşturması halinde 5237 sayılı Kanun'un 66. maddesi devreye girer. Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adli para cezasını gerektiren hakaret suçunda dava zamanaşımı sekiz yıl olduğundan, suç teşkil eden eylemlerde manevi tazminat talepleri için de sekiz yıllık uzamış ceza zamanaşımı süresi tatbik edilir.

Hakaret nedeniyle manevi tazminat davası hangi mahkemede açılır?

Hakaret nedeniyle açılacak manevi tazminat davalarında görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir. Yetkili mahkeme ise davacının veya davalının yerleşim yeri mahkemesi olabileceği gibi, haksız fiilin işlendiği yer veya zararın ortaya çıktığı yer mahkemesidir.

Ceza davasında mahkûmiyet verilmezse tazminat davası açılabilir mi?

Ceza davasında mahkûmiyet hükmü kurulmasa dahi mağdur hukuk davası yoluyla manevi tazminat isteyebilir; eylemin suç teşkil etmemesi borçlar hukuku kapsamında kişilik hakkını zedeleyen ahlaka aykırı fiilden doğan tazminat sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.

Manevi tazminat talebi mirasçılara devredilebilir mi?

Manevi tazminat istemi karşı tarafça kabul edilmiş olmadıkça devredilemez; mirasbırakan tarafından sağlığında ileri sürülmüş olmadıkça da mirasçılara geçmez.

Hakaret suçunda şikayet ve dava zamanaşımı süresi nedir?

Hakaret suçunda şikayet süresi failin öğrenildiği andan itibaren altı aydır; kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret hariç şikayete tabi olan bu fiilde kamu davası zamanaşımı süresi ise sekiz yıldır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu