Hakaret oluşturan eylemler, bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığını hedef alarak hem ceza hukuku anlamında suç teşkil eder hem de medeni hukuk kapsamında kişilik haklarına hukuka aykırı bir saldırı oluşturur. Bu fiille karşılaşan kişi, ceza kovuşturması yapılması için yetkili mercilere başvurabileceği gibi uğradığı manevi zararın tazmini amacıyla hukuk mahkemesinde dava açabilir. Haksız fiilden doğan zararın giderilmesi talebi, ceza yaptırımından bağımsız bir hukuki koruma sağlar.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 24Kaynağı aç
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 125Kaynağı aç
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 49Kaynağı aç
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 58Kaynağı aç
Hakaret Suçunun Unsurları ve Kanuni Cezası
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125. maddesinin 1. fıkrası gereğince, bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden ya da sövmek suretiyle saldıran kişi üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır. Fiilin mağdurun gıyabında işlenmesi durumunda ceza yaptırımı uygulanabilmesi için eylemin en az üç kişiyle ihtilat ederek gerçekleşmesi şarttır. Aynı maddenin 2. fıkrasına göre fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde de temel hakaret cezasına hükmolunur.
Hakaret suçunun kamu görevlisine karşı görevinden dolayı, dini, siyasi, sosyal veya felsefi inanç, düşünce ve kanaatlerin açıklanmasından, değiştirilmesinden veya yayılmasından dolayı ya da kişinin mensup bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle işlenmesi halinde verilecek hapis cezasının alt sınırı bir yıldan az olamaz. Eylemin alenen işlenmesi durumunda ceza altıda biri oranında artırılır. Kurul halinde çalışan kamu görevlilerine görevlerinden dolayı hakaret edilmesi halinde suç, kurulu oluşturan üyelerin tamamına karşı işlenmiş sayılır ve zincirleme suça ilişkin hükümler tatbik edilir.
Hakaret suçu kural olarak şikayete bağlı olup şikayet hakkının failin öğrenildiği tarihten itibaren altı ay içinde kullanılması gerekir. Ancak kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçu bu kuralın istisnasıdır ve takibi şikayete bağlı tutulmamıştır. Mağdurun vefat etmesi halinde veya kişinin hatırasına hakaret edilmesi durumunda şikayet hakkı, ölenin ikinci dereceye kadar alt ve üstsoyu ile eşi ve kardeşlerine aittir. 5237 sayılı Kanun'un 66. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendi uyarınca, beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlarda kamu davası sekiz yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 66Kaynağı aç
Kişilik Haklarının Korunması ve Manevi Tazminat Talebi
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 24. maddesi uyarınca, kişilik hakkı hukuka aykırı müdahaleye uğrayan kişi mahkemeden korunma isteyebilir. Zarar görenin rızası, üstün nitelikteki kamusal veya özel bir menfaat yahut yasanın tanıdığı yetkinin icrası gibi haklılık nedenleri mevcut olmadıkça kişilik değerlerine yönelen eylemler hukuka aykırı sayılır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca kusurlu ve hukuka aykırı fiiliyle zarara yol açan fail, söz konusu zararı gidermekle yükümlü olduğu gibi, eylemi yasaklayan bir hüküm bulunmasa dahi ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren kişi de meydana gelen zararı karşılamak zorundadır.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 58. maddesine göre kişilik hakları ihlal edilen kişi, maruz kaldığı manevi zararın karşılanması amacıyla parasal bir tazminat talebinde bulunabilir. Mahkeme, bu meblağın ödenmesi yerine veya buna ilave olarak farklı bir telafi yoluna da karar verebilir; bu çerçevede haksız saldırıyı kınayan bir hüküm kurabilir ve söz konusu hükmün ilan edilmesini kararlaştırabilir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 25. maddesi uyarınca davacı ayrıca gerçekleşmesi muhtemel saldırı tehlikesinin engellenmesini, devam eden ihlalin durdurulmasını, eylem tamamlanmış olsa da tesiri süren saldırının hukuka aykırı olduğunun tespit edilmesini ve verilen kararın ilgililere duyurulmasını veya yayımlanmasını talep edebilir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 25Kaynağı aç
Manevi tazminat istemi, 4721 sayılı Kanun'un 25. maddesinin 4. fıkrası uyarınca karşı tarafça kabul edilmiş olmadıkça devredilemez. Söz konusu istem, mirasbırakan tarafından sağlığında ileri sürülmüş olmadıkça mirasçılara geçmez.
Ceza Yargılaması ile Tazminat Davası İlişkisi
Ceza soruşturması yürütülmesi veya kamu davası açılması, manevi tazminata kendiliğinden hükmedileceği anlamına gelmez. Ceza yargılaması failin cezalandırılmasına, hukuk mahkemesindeki dava ise kişilik hakkı ihlali nedeniyle oluşan manevi zararın giderilmesine yöneliktir. Hakaret nedeniyle tazminat elde etmek isteyen kimsenin hukuk mahkemesinde ayrıca talepte bulunması şarttır.
Hakaret fiili neticesinde ceza davasında suçun unsurları eksik kaldığı için mahkûmiyet kararı verilmese dahi mağdur hukuk mahkemesinde manevi tazminat isteyebilir. Örneğin mağdurun bulunmadığı ortamda gerçekleşen hakaret eyleminin en az üç kişiyle ihtilat etmemesi durumunda ceza hukuku bakımından suçun unsuru oluşmasa bile, failin kişilik haklarını zedeleyen ahlaka aykırı eylemleri borçlar hukuku kapsamında manevi tazminat sorumluluğu doğurur.
Manevi Tazminat Miktarının Belirlenmesi Ölçütleri
Manevi tazminat tutarının hesaplanması için mevzuatta maktu bir tarife veya formül bulunmamaktadır. Hâkim, miktarı belirlerken hakaret eyleminin ağırlığını, eylemin ne şekilde gerçekleştirildiğini, aleniyet durumunu ve sözlerin kimler tarafından duyulduğunu değerlendirir. Tazminat tutarı takdir edilirken tarafların ekonomik ve sosyal durumları ile hakkaniyet ölçüsü gözetilir; belirlenen miktarın davacı bakımından haksız bir zenginleşme doğurmayacak ve davalıyı yoksulluğa düşürmeyecek dengede olması hedeflenir.
Görevli ve Yetkili Mahkeme ile Zamanaşımı Süreleri
Hakaret sebebiyle açılan manevi tazminat davalarında görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir. Yetkili mahkeme bakımından 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 25. maddesinin 5. fıkrası uyarınca davacı kendi yerleşim yeri veya davalının yerleşim yeri mahkemesinde dava açabilir. Haksız fiil sorumluluğuna dayanan bu taleplerde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 16. maddesi uyarınca haksız fiilin işlendiği yer, zararın ortaya çıktığı yer veya muhtemel zararın meydana geleceği yer mahkemesi de yetkilidir.
Hakaret eylemi suç teşkil etmeyip yalnızca haksız fiil sorumluluğu doğurduğunda zamanaşımı süresi, tazminat yükümlüsünün öğrenildiği tarihten itibaren iki yıl ve her halde fiilin işlendiği tarihten itibaren on yıldır. Eylemin aynı zamanda suç oluşturması halinde 5237 sayılı Kanun'un 66. maddesi devreye girer. Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adli para cezasını gerektiren hakaret suçunda dava zamanaşımı sekiz yıl olduğundan, suç teşkil eden eylemlerde manevi tazminat talepleri için de sekiz yıllık uzamış ceza zamanaşımı süresi tatbik edilir.
Hakaret nedeniyle manevi tazminat davası hangi mahkemede açılır?
Hakaret nedeniyle açılacak manevi tazminat davalarında görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir. Yetkili mahkeme ise davacının veya davalının yerleşim yeri mahkemesi olabileceği gibi, haksız fiilin işlendiği yer veya zararın ortaya çıktığı yer mahkemesidir.
Ceza davasında mahkûmiyet verilmezse tazminat davası açılabilir mi?
Ceza davasında mahkûmiyet hükmü kurulmasa dahi mağdur hukuk davası yoluyla manevi tazminat isteyebilir; eylemin suç teşkil etmemesi borçlar hukuku kapsamında kişilik hakkını zedeleyen ahlaka aykırı fiilden doğan tazminat sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Manevi tazminat talebi mirasçılara devredilebilir mi?
Manevi tazminat istemi karşı tarafça kabul edilmiş olmadıkça devredilemez; mirasbırakan tarafından sağlığında ileri sürülmüş olmadıkça da mirasçılara geçmez.
Hakaret suçunda şikayet ve dava zamanaşımı süresi nedir?
Hakaret suçunda şikayet süresi failin öğrenildiği andan itibaren altı aydır; kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret hariç şikayete tabi olan bu fiilde kamu davası zamanaşımı süresi ise sekiz yıldır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

