Kapora İadesi Nasıl Alınır ve Kaporayı Geri Alma Yolları

by Avukat Erdal Ersoy
Kapora İadesi Nasıl Alınır ve Kaporayı Geri Alma Yolları

Kapora Kavramının Hukuki Niteliği: Bağlanma ve Cayma Parası Ayrımı

Halk arasında kapora olarak adlandırılan ödemenin hukuki mahiyeti, bu tutarın geri alınıp alınamayacağını belirleyen en temel ölçüttür. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 177. maddesi uyarınca, bir sözleşmenin kurulması esnasında verilen bir miktar para, taraflarca aksi kararlaştırılmadığı müddetçe cayma parası olarak değil, sözleşmenin akdedildiğine kanıt teşkil eden bağlanma parası yani pey akçesi kabul edilir. Taraflar arasında aksine bir sözleşme ya da bu yönde bir yerel âdet bulunmadığı takdirde ödenen bağlanma parası asıl alacaktan mahsup edilir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 177Kaynağı aç
MADDE 177- Sözleşme yapılırken bir kimsenin vermiş olduğu bir miktar para, cayma parası olarak değil sözleşmenin yapıldığına kanıt olarak verilmiş sayılır. Aksine sözleşme veya yerel âdet olmadıkça, bağlanma parası esas alacaktan düşülür. B. Cayma parası

Sözleşme akdedilirken teslim edilen meblağın cayma parası niteliğinde olduğu açık bir şekilde ispat edilemediği sürece ödeme kural gereği bağlanma parası sayılır. Paranın cayma akçesi olarak verildiğini ileri süren tarafın bu iddiasını usulünce ispatlaması gerekir.

Sözleşmede açık bir biçimde cayma parası kararlaştırılmışsa hukuki sonuçlar farklılık gösterir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 178. maddesi hükmü uyarınca, cayma parası belirlenen durumlarda taraflardan her biri sözleşmeden dönme yetkisine sahip olur. Böyle bir anlaşmada parayı ödemiş olan taraf sözleşmeden cayarsa verdiğini karşı tarafta bırakır; parayı kabul etmiş olan taraf cayarsa teslim aldığı miktarın iki katını geri vermekle yükümlüdür.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 178Kaynağı aç
MADDE 178- Cayma parası kararlaştırılmışsa, taraflardan her biri sözleşmeden caymaya yetkili sayılır; bu durumda parayı vermiş olan cayarsa verdiğini bırakır; almış olan cayarsa aldığının iki katını geri verir. C. Ceza koşulu I. Alacaklının hakları 1. Cezanın sözleşmenin ifası ile ilişkisi

Geçersiz Sözleşmelerde ve Taşınmaz Satışında Kaporanın Geri Alınması

Asıl sözleşmenin ileride akdedilmesine yönelik yapılan önsözleşmelerin geçerliliği kanundaki şekil kurallarına tabidir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 29. maddesi doğrultusunda, mevzuatta açıkça öngörülen istisnalar haricinde önsözleşmelerin geçerlilik şartı, ileride vücut bulacak asıl sözleşmenin bağlı olduğu şekle göre belirlenir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 29Kaynağı aç
MADDE 29- Bir sözleşmenin ileride kurulmasına ilişkin sözleşmeler geçerlidir. Kanunlarda öngörülen istisnalar dışında, önsözleşmenin geçerliliği, ileride kurulacak sözleşmenin şekline bağlıdır. G. İrade bozuklukları I. Yanılma 1. Yanılmanın hükümleri

Kanunen resmi şekilde yapılması emredilen taşınmaz satımlarının adi yazılı sözleşmeyle akdedilmesi halinde işlem geçersiz kalır. Şekil eksikliği sebebiyle geçersiz sayılan sözleşmelerde tarafların verdiklerini sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanarak geri isteme hakkı bulunduğundan, bu kapsamda ödenmiş olan kaporanın da iadesi talep edilebilir.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 82. maddesi uyarınca sebepsiz zenginleşmeden doğan istem hakkı, hak sahibinin geri isteme hakkı olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde zenginleşmenin gerçekleştiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Zenginleşmenin zenginleşenin bir alacak hakkı kazanması suretiyle gerçekleştiği hallerde diğer taraf, istem hakkı zamanaşımına uğramış olsa bile her zaman bu borcunu ifadan kaçınabilir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 82Kaynağı aç
MADDE 82- Sebepsiz zenginleşmeden doğan istem hakkı, hak sahibinin geri isteme hakkı olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde zenginleşmenin gerçekleştiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Zenginleşme, zenginleşenin bir alacak hakkı kazanması suretiyle gerçekleşmişse diğer taraf, istem hakkı zamanaşımına uğramış olsa bile, her zaman bu borcunu ifadan kaçınabilir. İKİNCİ BÖLÜM Borç İlişkisinin Hükümleri BİRİNCİ AYIRIM Borçların İfası A. Genel olarak I. Şahsen ifa zorunluluğunun olmaması

Sözleşmenin Kurulamaması, Fesih ve Kusur Halleri

Sözleşme ilişkisinde avans niteliğinde yapılan ödemelerin cayma tazminatı olarak kararlaştırılmadığı hallerde, sözleşmeyi sonlandıran tarafın haklı bir nedene dayanıp dayanmadığına bakılmaksızın 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 177. maddesi kapsamında ödenen tutarın istirdadı istenebilir.

Asıl akdin kurulamadığı durumlarda pey akçesinin geri verilmesi esastır. Borcun ifası pey akçesini teslim eden tarafın kusuru sebebiyle imkânsızlaşsa dahi kural olarak bedelin iadesi gerekir. Ancak bu ihtimalde parayı kabul eden taraf, borcun gereği gibi yerine getirilmemesi sebebiyle uğradığı tazminat miktarı kadar olan kısmı alıkoyabilir.

Aşırı İfa Güçlüğü Halinde Sözleşmenin Uyarlanması ve Sona Erdirilmesi

Sözleşmenin yapıldığı anda tarafların öngöremediği ve öngörmesi de beklenmeyen olağanüstü olaylar borçludan bağımsız gelişerek edim dengesini sarsabilir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 138. maddesi uyarınca, bu gelişmeler ifayı dürüstlük kuralına aykırı kılacak derecede güçleştirmişse ve borçlu edimini henüz ifa etmemiş veya ihtirazi kayıtla yerine getirmişse hâkimden sözleşmenin uyarlanması istenebilir. Uyarlamanın mümkün olmaması halinde sözleşmeden dönme hakkı kullanılır; sürekli edimli sözleşmelerde ise kural gereği dönme yerine fesih hakkı işletilir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 138Kaynağı aç
MADDE 138- Sözleşmenin yapıldığı sırada taraflarca öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü bir durum, borçludan kaynaklanmayan bir sebeple ortaya çıkar ve sözleşmenin yapıldığı sırada mevcut olguları, kendisinden ifanın istenmesini dürüstlük kurallarına aykırı düşecek derecede borçlu aleyhine değiştirir ve borçlu da borcunu henüz ifa etmemiş veya ifanın aşırı ölçüde güçleşmesinden doğan haklarını saklı tutarak ifa etmiş olursa borçlu, hâkimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteme, bu mümkün olmadığı takdirde sözleşmeden dönme hakkına sahiptir. Sürekli edimli sözleşmelerde borçlu, kural olarak dönme hakkının yerine fesih hakkını kullanır. Bu madde hükmü yabancı para borçlarında da uygulanır. F. Takas I. Koşulları 1. Genel olarak

Kapora Alacağında Dava Usulü

Kaporanın hukuki yollarla tahsilinde talep edilecek alacağın usul şartları önem taşır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 109. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, talep konusu alacağın niteliği gereği bölünebilir olduğu hallerde, alacağın yalnızca bir kısmı da kısmi dava açılarak ileri sürülebilir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 109Kaynağı aç
MADDE 109- (1) Talep konusunun niteliği itibarıyla bölünebilir olduğu durumlarda, sadece bir kısmı da dava yoluyla ileri sürülebilir. (2) (Mülga: 1/4/2015-6644/4 md.) (3) Dava açılırken, talep konusunun kalan kısmından açıkça feragat edilmiş olması hâli dışında, kısmi dava açılması, talep konusunun geri kalan kısmından feragat edildiği anlamına gelmez. Davaların yığılması
Kapora veren taraf işlemden vazgeçerse parasını geri alabilir mi?

Sözleşmede verilen paranın açıkça cayma parası olduğu kararlaştırılmadıkça 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 177. maddesi gereği bu meblağ bağlanma parası sayılır ve iadesi istenebilir. Ancak taraflar açıkça cayma parası kararlaştırmışlarsa Kanun'un 178. maddesi gereğince vazgeçen taraf verdiğini geri alamaz.

Geçersiz taşınmaz satışında verilen kapora nasıl geri istenir?

Resmi şekil şartına uyulmaksızın adi yazılı düzenlenen taşınmaz satım sözleşmeleri geçersiz olduğundan ödenen meblağ sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri talep edilir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 82. maddesi gereğince bu hak, öğrenmeden başlayarak iki yıl ve her hâlde zenginleşmenin gerçekleştiği tarihten başlayarak on yıl geçmesiyle zamanaşımına uğrar; zenginleşme alacak hakkı edinilmesiyle gerçekleşmişse zamanaşımına rağmen ifadan kaçınılabilir.

Sözleşme kurulamadığında veya ifa imkânsızlaştığında kaporaya ne olur?

Sözleşmenin kurulamaması halinde kural olarak pey akçesinin iadesi şarttır. İfa kaporayı verenin kusuruyla imkânsızlaşsa dahi meblağ geri verilir; parayı alan taraf yalnızca borcun ifa edilmemesinden doğan zararına karşılık gelen tazminat tutarını alıkoyabilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu