Basın Özgürlüğü ile Kişilik Hakları Arasındaki Hukuki Denge
Türk Medeni Kanunu'nun 24. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, kişilik hakkına hukuka aykırı biçimde müdahale edilen kimse, mahkemeden bu saldırıya karşı korunma isteme yetkisine sahiptir. Aynı maddenin ikinci fıkrasına göre; zedelenen kişinin rızası, daha üstün nitelikte kamusal ya da özel yarar yahut kanunun tanıdığı yetkinin kullanımı gibi hukuka uygunluk nedenleri bulunmadıkça kişilik haklarına yönelen her fiil hukuka aykırılık teşkil eder. Basın özgürlüğü ile kişilik değerlerinin karşı karşıya geldiği uyuşmazlıklarda temel değerlendirme ölçütü kamu yararıdır. Bir olayın haber değeri taşıması ve hukuka uygunluk alanında kalması; yayının gerçek ve güncel bulunmasına, aktarılmasında kamu ilgi ve yararının bulunmasına, konu ile aktarım biçimi arasında fikri bir irtibat kurulmasına ve özle biçim arasındaki dengenin muhafaza edilmesine bağlıdır. Konunun aktarımıyla ilgisi bulunmayan, gerekli ve faydalı olmayan ifadelerin kullanılması ya da bireylerin onurunu zedeleyen niteleme ve isnatlara yer verilmesi hâlinde hakkın sınırları objektif açıdan aşılmış sayılır.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 24Kaynağı aç
Kişilik Haklarına Saldırı Hâlinde Talep Edilebilecek Koruma Önlemleri
Türk Medeni Kanunu'nun 25. maddesinin birinci fıkrası gereğince kişilik hakları ihlal edilen kimse; hâkimden mevcut tehlikenin engellenmesini, süregelen müdahalenin durdurulmasını ve sona ermiş olsa dahi tesiri devam eden saldırının hukuka aykırılığının tespitini talep edebilir. Davacı, bu taleplerin yanında haksız fiilin düzeltilmesinin yahut verilen mahkeme hükmünün üçüncü kişilere iletilmesi veya yayımlanması talebini de ileri sürebilir. Maddenin üçüncü fıkrası doğrultusunda, ilgilinin maddi ve manevi tazminat davası açma hakkı ile ihlal dolayısıyla elde edilen kazancın vekâletsiz iş görme esaslarına göre kendisine ödenmesini isteme yetkisi saklı tutulmuştur.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 25Kaynağı aç
Manevi Tazminat ve Alternatif Giderim Biçimleri
Düşünce ve kanaat özgürlüğü sınırının aşılarak şahsiyet hakkına saldırı boyutuna ulaşması durumunda Türk Borçlar Kanunu'nun 58. ve Türk Medeni Kanunu'nun 24. maddeleri uyarınca manevi tazminat talep edilebilir. Türk Borçlar Kanunu'nun 58. maddesinin birinci fıkrasına göre şahsiyet hakkı zedelenen kişi, uğradığı manevi kayba karşılık manevi tazminat olarak belirli bir para ödenmesini isteyebilir. Hâkim, parasal tazminat yerine ya da bu tutara ilave olarak başka bir telafi yolu belirleyebilir; bu kapsamda gerçekleşen haksız fiilin kınanmasına ve kınama hükmünün ilan edilmesine karar verebilir. Zararın giderilmesinde benimsenebilecek yöntemler yalnızca bunlarla sınırlı olmayıp hâkimin takdiri çerçevesinde özür beyanı veya isnadın geri alınması gibi giderim biçimlerine de hükmedilebilir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 58Kaynağı aç
Manevi Tazminat Talebinin Devri ve Mirasçılara Geçişi
Manevi tazminat talebinin başkalarına devredilmesi ve miras yoluyla intikali kanunda özel sınırlamalara bağlanmıştır. Türk Medeni Kanunu'nun 25. maddesinin dördüncü fıkrası hükmü uyarınca, manevi tazminat istemi karşı tarafça kabul edilmiş olmadıkça devredilemez. Aynı hüküm gereğince manevi tazminat istemi, mirasbırakan tarafından ileri sürülmüş olmadıkça mirasçılara geçmez.
İnternet Haber Siteleri ve Dijital Yayınlara İlişkin Düzenlemeler
5187 sayılı Basın Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kanunun amacı; basın özgürlüğü ve bu özgürlüğün kullanımı ile basın kartına ilişkin usul ve esasları düzenlemektir. Kanunun 1. maddesi kapsamı basılmış eserlerin basımı ve yayımı ile internet haber siteleri olarak belirlemiştir. Basın kartı düzenlenmesi açısından kart talep eden medya çalışanları ile enformasyon görevlileri de anılan kanunun kapsamı dâhilindedir. İnternet haber sitelerinde cevap ve düzeltme kararı verildiğinde yayım durdurma müeyyidesi uygulanmaz; savcılıkça eksikliklerin giderilmesi istenir ve bu gereklilik yerine getirilmezse internet haber sitesi vasfının tespiti asliye ceza mahkemesinden talep edilir. İnternet ortamındaki yayınlar yönünden 5651 sayılı Kanun'un 9. maddesinde kişilik haklarının ihlali durumunda sulh ceza hâkimliğine erişimin engellenmesi veya içeriğin çıkarılması başvurusu düzenlenmiş olmakla birlikte, bu madde Anayasa Mahkemesi'nin 11/10/2023 tarihli ve E.: 2020/76, K.: 2023/172 sayılı kararı ile iptal edilmiştir.
5187 sayılı BASIN KANUNU m. 1Kaynağı aç
5651 sayılı İNTERNET ORTAMINDA YAPILAN YAYINLARIN DÜZENLENMESİ VE BU YAYINLAR YOLUYLA İŞLENEN SUÇLARLA MÜCADELE EDİLMESİ HAKKINDA KANUN m. 9Kaynağı aç
Görevli ve Yetkili Mahkemenin Belirlenmesi
Kişilik haklarının korunması amacıyla açılacak davalarda yetkili mahkeme Türk Medeni Kanunu'nun 25. maddesinin beşinci fıkrasında açıkça düzenlenmiştir. Buna göre davacı, kendi yerleşim yeri veya davalının yerleşim yeri mahkemesinde dava açabilir. Basın yoluyla kişilik haklarına saldırı davalarında görev kural olarak asliye hukuk mahkemesindedir; yetki belirlenirken davacı ve davalının yerleşim yeri yanında haksız fiilin işlendiği yer ölçütü de dikkate alınabilmektedir.
Basın yoluyla kişilik hakkı ihlal edilen kişi davasını nerede açabilir?
Türk Medeni Kanunu m. 25/5 uyarınca dava davacının kendi yerleşim yeri veya davalının yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir; davalarda asliye hukuk mahkemesi görevli olup haksız fiilin işlendiği yer mahkemesi de yetki kapsamında değerlendirilmektedir.
Bir haberin hukuka uygun sayılması için hangi unsurlar aranır?
Haberin gerçek ve güncel olması, açıklanmasında kamu ilgi ve yararının bulunması, konu ile konunun açıklanış biçimi arasında düşünsel bir bağ bulunması ve öz ile biçim dengesinin korunması aranır.
Manevi tazminat talebi mirasçılara geçer mi?
Türk Medeni Kanunu m. 25/4 gereğince manevi tazminat istemi, mirasbırakan tarafından ileri sürülmüş olmadıkça mirasçılara geçmez ve karşı tarafça kabul edilmiş olmadıkça devredilemez.
İnternet haber içeriklerine karşı hangi yollara başvurulabilir?
İnternet haber sitelerinde cevap ve düzeltme süreçleri işletilebilir; eksikliklerin giderilmemesi hâlinde asliye ceza mahkemesine başvurulabilir. 5651 sayılı Kanun m. 9 kapsamındaki başvuru kuralı ise Anayasa Mahkemesi kararıyla iptal edilmiştir.
Manevi tazminat davasında para dışında bir telafi kararlaştırılabilir mi?
Türk Borçlar Kanunu m. 58/2 uyarınca hâkim, para yerine veya paraya ek olarak saldırıyı kınayan bir karar verebilir ve bu kararın yayımlanmasına hükmedebilir; ayrıca isnadın geri alınması veya özür beyanı gibi yöntemler de takdir edilebilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

