Tehlikeli Yapılarda Yıkım Tebligatı: Süreç ve Haklar

by Avukat Erdal Ersoy
Tehlikeli Yapılarda Yıkım Tebligatı: Süreç ve Haklar

Yıkılacak derecede tehlikeli yapılarda tebligat süreci, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 39. maddesiyle düzenlenmiştir. Belediye veya valilik, tehlikeli gördüğü yapıyı tespit ettikten sonra mal sahibine adrese dayalı nüfus kayıt sistemindeki adresine tehlike derecesine göre üç gün içinde tebligat yaparak durumu bildirmek ve önlem alınması için süre tanımak zorundadır.

3194 sayılı İMAR KANUNU m. 39Kaynağı aç
Madde 39 – (Değişik fıkra:4/7/2019-7181/12 md.) Genel güvenlik ve asayiş bakımından tehlike arz ettiği valilikçe tespit edilen metruk yapılar ile bir kısmı veya tamamının yıkılacak derecede tehlikeli olduğu belediye veya valilik tarafından tespit edilen yapıların sahiplerinin adrese dayalı nüfus kayıt sistemindeki adreslerine tehlike derecesine göre bunun izalesi için belediye veya valilikçe üç gün içinde tebligat yapılır. Yapı sahibine bu şekilde tebligat yapılamaması hâlinde bu durum tebligat yapan idarenin internet sayfasında 30 gün süre ile ilan edilir ve tebligat varakası tebliğ yerine kaim olmak üzere tehlikeli yapıya asılır ve keyfiyet muhtarla birlikte bir zabıtla tespit edilir. Malik dışında binada ikamet amacıyla oturanlara da ayrıca tahliye için tebligat yapılır. (Değişik fıkra:4/7/2019-7181/12 md.) Tebligatı veya ilanı müteakip 30 günü geçmemek üzere ilgili idarece belirlenen süre içinde yapı sahibi tarafından tehlikeli durumun ortadan kaldırılmaması hâlinde, tehlikenin giderilmesi veya yıkım işleri belediye veya valilikçe yapılır ve masrafı % 20 fazlası ile yapı sahibinden tahsil edilir. Alakalının fakruhali tevsik olunursa masraf belediye veya valilikçe bütçesinden karşılanır. Tehlike durumu o yapı ve civarının boşaltılmasını icabettiriyorsa mahkeme kararına lüzum kalmaksızın zabıta marifetiyle derhal tahliye ettirilir. Kamunun selameti için alınması gereken tedbirler:

Tehlikeli Yapı Tespiti Kimin Tarafından Yapılır

3194 sayılı İmar Kanunu'nun 39. maddesi iki ayrı yapı kategorisini farklı tespit mercileriyle düzenlemektedir. Genel güvenlik ve asayiş bakımından tehlike arz ettiği tespit edilen metruk yapılarda tespit yetkisi yalnızca valiliğe aittir. Bir kısmı veya tamamı yıkılacak derecede tehlikeli bulunan yapılarda ise hem belediye hem valilik yetkilidir.

Mal Sahibine Tebligat Nasıl Yapılır

Tespitin ardından belediye veya valilik, yapı sahibine tehlikenin giderilmesi için adrese dayalı nüfus kayıt sistemindeki adresine tehlike derecesine göre üç gün içinde tebligat yapmakla yükümlüdür. Bu tebligatta yapının tehlikeli durumu ve belirlenen süre içinde önlem alınması gerektiği bildirilir. İmar Kanunu m. 39, tebligat yapılması gerektiğini kural olarak öngörmektedir.

Yalnız mal sahibi değil, binada ikamet amacıyla oturan kiracılar ve diğer kişiler de tahliye için ayrıca tebligata muhatap olur. Bu düzenleme, yapıyı fiilen kullananların da süreçten haberdar edilmesini güvence altına almaktadır.

Adrese Tebligat Yapılamazsa Uygulanan İlan Usulü

Yapı sahibine adrese dayalı nüfus kayıt sistemi üzerinden tebligat yapılamaması hâlinde durum, tebligat yapan idarenin internet sayfasında 30 gün süre ile ilan edilir; ayrıca tebligat varakası tebliğ yerine kaim olmak üzere tehlikeli yapıya asılır ve keyfiyet muhtarla birlikte bir zabıtla tespit edilir.

İdare Hangi Süre İçinde Harekete Geçer

Tebligat veya ilanın ardından yapı sahibine tehlikeli durumu ortadan kaldırması için süre tanınır. Bu süre 30 günü geçemez; fiili uzunluğunu ilgili idare belirler. Verilen süre içinde herhangi bir işlem yapılmazsa belediye veya valilik, tehlikenin giderilmesi ya da yıkım işlerini doğrudan yürütür.

Resen Yıkım ve Masraf Tahsili

İdarece gerçekleştirilen yıkım veya tehlike giderme işleminin masrafı, yapı sahibinden yüzde yirmi fazlasıyla tahsil edilir. Yapı sahibinin fakruhalinin usulüne uygun şekilde tevsik olunması hâlinde ise masraf belediye veya valilik bütçesinden karşılanır.

Mahkeme Kararı Olmaksızın Tahliye

İmar Kanunu m. 39 uyarınca, tehlike durumu yapının ve civarının boşaltılmasını icap ettiriyorsa mahkeme kararına lüzum kalmaksızın zabıta marifetiyle derhal tahliye ettirilir. Bu yetki yıkım işleminden bağımsız olarak doğrudan tahliyeye ilişkindir.

Yıkım Kararına İtiraz

Yıkım kararı da dahil olmak üzere tehlikeli yapıya ilişkin idari işlemlere karşı idare mahkemesinde iptal davası yoluna başvurulabilir. Bu süreçte binanın güvenli olduğunu ya da derhal yıkılmasının gerekmediğini teknik raporlarla ortaya koymak belirleyici olabilir. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, E. 2022/3746, K. 2023/649 sayılı kararında, ilk derece mahkemesinin —yıkıma esas raporun yalnızca gözlemsel tespitler içerdiğini, statik hesap ile somut ölçüm ve araştırma içermediğini saptayan— gerekçesiyle verdiği kısmi kabul kararını onamıştır. Bu karar, tehlikeli yapı tespitinin teknik ve bilimsel incelemeye dayanması gerektiğini somut bir uyuşmazlıkta değerlendiren içtihada örnek gösterilebilir.

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2022/3746, K. 2023/649Kaynağı aç
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2022/3746 E.  ,  2023/649 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2022/3746 Karar No : 2023/649 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACILAR) : (… mirasçıları) 1-… 2-… 3-… 4-… 5-… 6-… 7-… VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacılar murisinin hissedarı olduğu Kayseri ili, Melikgazi ilçesi, … Mahallesi, … pafta, … ada, … parsel sayılı taşınmaz üzerindeki evin maili inhidam arz ettiğinden bahisle 3194 sayılı Kanun'un 39. maddesi uyarınca yıkımına ilişkin … tarih ve … sayılı Melikgazi Belediye Encümeni kararının iptali ile evin yıkımı nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zarara karşılık fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 12.000,00-TL maddi tazminatın 20/12/2010 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; Mahkemelerinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, Danıştay Altıncı Dairesinin 26/06/2019 tarih ve E:2019/3448, K:2019/6498 sayılı kararı ile, encümen kararına yönelik davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin kısmının onanması, maddi tazminat istemine ilişkin kısmının bozulması üzerine, bozma kararına uyularak dava dosyasının davacıların maddi tazminat talepleri yönünden yeniden incelendiği, Dosyanın, aynı yapının yıkımı nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen maddi zararın tazmini istemiyle açılan … İdare Mahkemesinin E:…, K:… sayılı dosyası ile birlikte incelenmesinden; Kayseri ili, Melikgazi ilçesi, … Mahallesi, … pafta, … ada, … parsel sayılı taşınmaz üzerindeki hissedarı olduğu evin hukuka aykırı olarak yıkıldığından bahisle davacıların murisi … ve diğer hissedarlar tarafından … Asliye Hukuk Mahkemesinin E:… sayılı dosyasında dava açıldığı, … Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açılırken söz konusu parselde ayrı iki ev olduğu, bu evlerden birinin …'a (muris … da …'ın eşi), diğerinin de davacılar murisi …'a ait olduğu iddia edildiğinden, … Asliye Hukuk Mahkemesinin … tarih ve E:… K:… sayılı kararıyla anılan encümen kararının … ve mirasçılarına ait yapıya ilişkin olduğu gerekçesiyle diğer hissedarlar yönünden dava konusunun, idari işlem olması gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine karar verilerek, davacılar murisi tarafından açılan davanın tefrikine karar verildiği, bu karar sonrasında diğer hissedarlar tarafından … İdare Mahkemesinin E:… sayılı dosyasında dava açıldığı, davacılar murisi … yönünden ise yargılamanın devam ettiği … Asliye Hukuk Mahkemesinin E:… sayılı dosyası kapsamında, mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırıldığı ve yargılama sonucunda … ile … tarafından, iki ayrı yapı varmış gibi emlak beyannameleri verilmişse de, taşınmaz üzerinde tek bir yapı olduğu, yapının bir bütün olarak kullanıldığının anlaşıldığı, davalı idare tarafından söz konusu taşınmazın bulunduğu alanda imar uygulaması yapılmadan önceki ilk tapu kaydında, bir kargir evin olduğunun yazılı olduğu ve … ile …'a ve başka bir şahsa ait hisse oranlarının belirtildiğinin anlaşıldığı; uyuşmazlığın kaynağının aynı yapıya ilişkin idari işlem olduğu gerekçesiyle diğer hissedarlar yönünden davanın görev yönünden reddi yolundaki karara atıfta bulunularak, davacılar murisi … yönünden de davanın görev yönünden reddine karar verildiği, bunun üzerine bakılan davanın açıldığı, Olayda, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 39. maddesi uyarınca yıkımına karar verilen davacılar murisi …'ın hissedarı bulunduğu yapı hakkında düzenlenen 15/08/2005 tarihli maili inhidam raporunda "iki katlı tuğladan yığma üzeri beton binanın taşıyıcı duvarlarında deformasyonlar ve kılcal çatlaklar oluştuğu, taşıyıcı duvarların görevini yerine getiremez halde olduğu tespit edilmiştir" ifadelerine yer verildiği, teknik raporun ekinde ise kapı ve pencereleri sökülmüş, iki katlı bir binaya ilişkin fotoğraf sunulduğu, aynı tarihli ihtarnamede ise, … ve hissedarlarına ait evin görüntü kirliliği ve tehlike arzettiğinden verilen sürede gerekli tebdirlerin alınması, aksi halde 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 39. maddesine göre işlem yapılacağının belirtildiğinin görüldüğü, Mevzuatın değerlendirilmesinden, yapıların bir kısmının veya tamamının yıkılacak derecede tehlike arzettiği sonucuna ulaşılabilmesi ve bu durumdaki yapılar için yıkım kararı verilmesi için, yapının bütünü ve özellikle taşıyıcı unsurları üzerinde yapılacak teknik ve bilimsel incelemeyle ayrıntılı bir biçimde ortaya konulması gerektiği; bu şekilde tespit edilen yapıların maliklerine, tehlikenin giderilmesi için maddede yazılan usule uygun bir şekilde tebligat yapılacağı, yapı sahibinin bulunmaması ya da yapıda oturan kimse olmaması halinde tebligatın yapı yerine asılarak bir nüshasının da mahalle muhtarına bırakılması suretiyle yapılabileceğinin anlaşıldığı, Uyuşmazlıkta, yıkım işlemine esas alınan raporun, yapının tehlikelilik derecesini ortaya koymaktan uzak ve sadece gözlemsel tespitler içerdiği, yapıya ilişkin herhangi bir statik hesaba yer verilmediği, yapının dayanıklılığı konusunda somut ölçüm ve araştırma yapılmadığı, ayrıca, maili inhidam raporunun ekinde davalı idare tarafından dosyaya sunulan iki katlı bina fotoğrafının, davacılar murisinin hissedarı bulunduğu yıkılan tek katlı, müstakil binaya ait olmadığı hususu da, Asliye Hukuk Mahkemesinde yapılan yargılama sırasında anlaşıldığından, yıkım işlemine dayanak maili inhidam raporunun 3194 sayılı Kanun'un 39. maddesi kapsamında usulune uygun olarak düzenlenmediği sonucuna varıldığı, Bu durumda, davacılar murisinin hissedarı olduğu yapının, eksik ve yetersiz olarak düzenlendiği anlaşılan maili inhidam raporu dayanak alınarak yıkılmış olması nedeniyle, davalı idarenin sözü edilen hukuka aykırı eyleminden doğan zararı tazmin etmesi gerektiği, Uyuşmazlık konusu yapının yıkılmış olması nedeniyle, bu safhada bina değerinin tespiti mümkün olamayacağından, … Asliye Hukuk Mahkemesince E:… sayılı dava dosyası kapsamında yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda, söz konusu tek katlı, müstakil, bir adet ev için tespit edilen 28.393,07-TL bedel dikkate alınarak, davacıların tazminat isteminin kabulüne karar verilmesi gerektiği, Öte yandan; davacılar vekili tarafından, …'a, eşi …'dan gelen miras hissesi yönünden de talepte bulunulduğu belirtilmiş ise de, …'ın 08/02/1988 tarihinde vefatı üzerine düzenlenen, … Sulh Hukuk Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı veraset ilamına göre, …'ın 743 sayılı Medeni Kanun'un 444/1. maddesi uyarınca mirasın yarısının intifa hakkını tercih ettiği, sonrasında 03/12/2014 tarihinde vefat ettiği anlaşılmış olup, intifa hakkı, hak sahibinin ölümüyle sona ereceğinden, …'ın eşi …'ın terekesinde bir hakkının kalmadığı, dolayısıyla dava konusu evdeki kendi hissesi üzerinden tazminat miktarının belirlenmesi gerektiği, Bu kapsamda; dava konusu ev için tespit edilen bedel 28.393,07-TL olup, tapu kaydına göre de …'ın evdeki hissesi 71/200 olduğundan, hükmedilecek tazminat miktarı 28.393,07-TL X 71/200 = 10.079,54-TL olarak hesaplanmış olup, bu tutarın tekerrüre sebebiyet verilmeksizin ve miras hisseleri oranında davacılara ödenmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 10.079,54-TL maddi tazminatın davalı idareden alınarak, adli yargıda dava açma tarihi olan 20/12/2010 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte, tekerrüre sebebiyet verilmeksizin ve miras hisseleri oranında davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 28/04/2022 tarih ve E:2020/7705, K:2022/5250 sayılı kararıyla; Aynı taşınmazın maliki …'ın mirasçıları tarafından, hukuka aykırı olarak yıkıldığı anlaşılan aynı ev için 25.000,00-TL maddi zararın tazmini istemiyle açılan diğer davada, (Dairelerinin E:2020/2120, K:2022/5249 sayılı dosyası), davanın kabulü ile 25.000.00-TL maddi tazminatın davalı idareden alınarak davacılara miras hisseleri oranında ödenmesine karar verildiği, (… İdare Mahkemesinin … tarih, E:…, K:… sayılı kararı) anılan davadaki davacılar ile bakılan davadaki davacıların aynı kimseler olduğu, dolayısıyla, dava dosyaları arasında irtibat kurulmaksızın verilen iki farklı İdare Mahkemesi kararı sonucunda, davalı idare tarafından haksız olarak yıkıldığı anlaşılan ve 28.393,07-TL bedel takdir edilen müstakil bir adet ev için toplamda 35.079,54-TL tazminata hükmedildiğinin anlaşıldığından, İdare Mahkemesince yer verilen hususlar dikkate alınarak ve bakılan dava ile aralarında maddi ve hukuki yönden bağlantı bulunan, … İdare Mahkemesinin E:… sayılı dava dosyasının birlikte incelenip değerlendirilmesi suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, bu durum dikkate alınmaksızın davanın kısmen kabulü, kısmen reddi yolunda verilen temyize konu İdare Mahkemesi kararının temyiz edilen kısmında hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle, … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının kabule ilişkin kısmının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi ısrar kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; tazminat isteminin kısmen kabulü yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davanın süresinde açılmadığı; maili inhidam raporunun usul ve yasaya uygun olup olmadığı hususunda yeterli inceleme yapılmadığı, dava konusu parsel üzerinde bulunan yapı ile ilgili yapılmış bir başka tespit bulunmadığı, idarelerince tesis edilen işlemlerin konusunda uzman memurlar tarafından, yasaların aradığı şartlar çerçevesinde tesis edildiği; anılan maili inhidam raporunu sakatlayıcı nitelikte hiçbir bilgi ve belge ortaya konulmadan alınan raporun usulsüz olduğu gerekçesiyle, süresinde dahi olmayan davanın kabul edilerek tazminata hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davacılar tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile ısrar kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davalı idarenin temyiz isteminin reddine, 2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen kabulüne ilişkin … İdare Mahkemesinin temyize konu … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının ONANMASINA, 3.Kullanılmayan …-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davalı idareye iadesine, 4.Bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 03/04/2023 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY X- … İdare Mahkemesinin temyize konu … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının Danıştay Altıncı Dairesinin 28/04/2022 tarih ve E:2020/7705, K:2022/5250 sayılı kararında yer alan gerekçe doğrultusunda bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyorum.

Sık Sorulan Sorular

Belediye, beni uyarmadan binamı yıkabilir mi?

Hayır. 3194 sayılı İmar Kanunu m. 39 uyarınca belediye veya valilik, yapı sahibine tehlike derecesine göre üç gün içinde tebligat yapmakla yükümlüdür. Tebligat veya ilanın ardından idarece tanınan 30 günü geçmeyecek süre içinde yapı sahibi tehlikeli durumu ortadan kaldırmazsa idare yıkımı resen yapabilir.

Tebligata ulaşamıyorsam süreç nasıl işler?

Adrese dayalı nüfus kayıt sistemi üzerinden tebligat yapılamaması hâlinde durum, tebligat yapan idarenin internet sayfasında 30 gün süre ile ilan edilir; ayrıca tebligat varakası tebliğ yerine kaim olmak üzere tehlikeli yapıya asılır ve muhtarla birlikte zabıtla tespit edilir.

Belediye yıkım yaptıysa masrafı kim öder?

Tebligat veya ilanı takiben belirlenen sürede yapı sahibi tehlikeyi gidermezse idarece yapılan yıkımın masrafı yüzde 20 fazlasıyla yapı sahibinden tahsil edilir. İlgilinin fakruhalinin usulüne uygun belgelenmesi durumunda masraf ilgili belediye veya valilik bütçesinden karşılanır.

Kiracı olarak oturuyorum; bana da tebligat yapılır mı?

Evet. İmar Kanunu m. 39, malik dışında binada ikamet amacıyla oturanların da tahliye için ayrıca tebligata muhatap olmasını zorunlu kılmaktadır.

Tehlikeli yapı tespitine itiraz edebilir miyim?

Hakkında yıkım kararı alınan yapının sahipleri, idari işlemin iptali talebiyle idare mahkemesinde dava açabilir. Bu süreçte yapının güvenli olduğu ya da hemen yıkılmasının gerekmediği teknik raporlarla ispatlanmalıdır.

Yapı boşaltılacaksa mahkeme kararı gerekir mi?

Hayır. 3194 sayılı İmar Kanunu m. 39 uyarınca tehlike durumu o yapının ve civarının boşaltılmasını icap ettiriyorsa, mahkeme kararına lüzum kalmaksızın zabıta marifetiyle derhal tahliye ettirilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu