Tedbir Nafakasının Hukuki Niteliği ve Resen Takdir Edilmesi
Tedbir nafakası, boşanma veya ayrılık davasının açılmasıyla birlikte tarafların ve müşterek çocukların mağduriyet yaşamasını önlemek gayesiyle öngörülen geçici bir hukuki himaye vasıtasıdır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 169. maddesi gereğince hâkim; davanın açılmasıyla birlikte davanın devamı süresince zorunlu olan, bilhassa eşlerin barınması, iaşesi, malların idaresi ve ergin olmayan müşterek çocukların bakım ve gözetimine dair geçici önlemleri kendiliğinden almakla yükümlüdür.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 169Kaynağı aç
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/1891, K. 2018/1577Kaynağı aç
Bu geçici tedbir, tarafların açık bir istemi bulunmasa dahi hâkim tarafından resen takdir edilir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/1891 E., 2018/1577 K. sayılı ilamında ifade olunduğu üzere hâkim, davanın açılış tarihini esas alarak tarafların sosyoekonomik durum araştırmalarının tamamlanmasının hemen akabinde gecikmeksizin tedbir nafakasına hükmetmelidir.
Ayrı Yaşama Hakkı ve Bağımsız Tedbir Nafakası Talebi
Tedbir nafakası yalnızca derdest bir boşanma ya da ayrılık davası içerisinde değil, ortak hayatın çekilmez hale geldiği durumlarda bağımsız bir dava vasıtasıyla da talep edilebilir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 197. maddesi kapsamında müşterek hayatın sürdürülmesi sebebiyle kişiliği, maddi güvenliği veya aile huzuru ağır tehlikeye maruz kalan eş, müstakil yaşama hakkını kullanabilir. Birlikte yaşamaya ara verilmesinin meşru bir sebebe dayanması durumunda mahkeme, eşlerden birinin talebi üzerine diğer eşin sunacağı parasal desteğe, mesken ile ev eşyalarının kullanımına ve eşlere ait malların idaresine yönelik tedbirleri karara bağlar.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 197Kaynağı aç
Haklı bir gerekçe mevcut olmaksızın diğer tarafın ortak yaşamı terk etmesi yahut müşterek hayatın başka bir olgudan ötürü imkânsız hale gelmesi durumunda da aynı yönde parasal katkı istenebilir. Eşlerin erginliğe ulaşmamış çocuklarının varlığı halinde ise hâkim, velayet ve çocuk hukuku ilkeleri doğrultusunda himaye edici önlemleri tesis eder.
Kusur Durumu ve Nafaka Bağlanmasını Engelleyen Haller
Boşanma veya ayrılık yargılamasında geçici tedbir niteliğinde bağlanan nafaka takdirinde, eşlerin boşanmaya sebep olan olaylardaki kusur oranları değerlendirmeye alınmaz. Evlilik bağı hukuken mevcudiyetini koruduğundan ötürü, kusurlu bulunan taraf lehine dahi yoksulluk tehlikesi altına girmesi halinde tedbir nafakası takdir olunabilir. Kusur araştırması davanın esasına ve kalıcı sonuçlarına etki eder; davanın devamı boyunca alınacak geçici tedbirlere engel oluşturmaz.
Kusur oranına bakılmaksızın nafaka bağlanması esas olmakla birlikte, bu kural mutlak değildir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/1891 E., 2018/1577 K. sayılı ilamında vurgulanan istisna gereğince, evlilik birliği devam etmekte iken bir başkasıyla evlilik dışı birliktelik sürdüren eş yararına tedbir nafakasına hükmedilemez.
Taleple Bağlılık İlkesi ve Nafaka Tutarının Belirlenmesi
Hâkim geçici önlemleri kendiliğinden almakla ödevli olsa da, nafaka talep eden tarafın dilekçesinde açıkça belirli bir nafaka miktarı göstermiş olması durumunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 26. maddesinde yer alan taleple bağlılık ilkesi devreye girer. Bu kural gereğince mahkeme, ilgilinin belirlediği talep miktarını aşacak şekilde tedbir nafakası kararı tesis edemez.
Tedbir nafakası şartlarının teşekkül edip etmediği belirlenirken taraflara dair kolluk tahkikatı verileri ile sosyoekonomik durum araştırmaları gerçeğe uygun şekilde bütünlük içinde ele alınmalıdır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2015/5219 E., 2015/18693 K. sayılı kararında benimsendiği üzere, lehine nafaka bağlanan eşin süreklilik taşımayan, arızi veya temel ihtiyaçları karşılamaya yetersiz kalan gelir durumu, nafaka kararının bütünüyle kaldırılmasına gerekçe oluşturmaz.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/5219, K. 2015/18693Kaynağı aç
Öte yandan nafaka borçlusunun işsiz kalması veya düzenli gelirinin bulunmaması da tedbir nafakasının tamamen ortadan kaldırılmasını gerektirmez. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/1891 E., 2018/1577 K. sayılı kararında belirtildiği üzere borçlunun işsizliği, nafakanın kaldırılmasına değil, yalnızca miktarının indirilmesine gerekçe yapılabilir.
Ara Karara İtiraz ve Nafakanın Değişen Şartlara Uyarlanması
Tedbir nafakasına yönelik ara karara karşı, kararı vermiş olan mahkemeye itiraz dilekçesi sunulması mümkündür. İtirazda bulunan taraf, gerekçelerini delilleriyle birlikte mahkemeye iletmelidir. Yargılama sürecinde tarafların gelir durumlarında, masraflarında veya yaşam koşullarında değişiklik meydana geldiği takdirde hâkim; takdir edilen miktarı artırabilir, azaltabilir ya da şartların tamamen ortadan kalktığı sabit olursa nafakayı büsbütün kaldırabilir.
Tedbir Nafakasının Geçerlilik Süresi ve Sona Ermesi
Tedbir nafakası kural olarak dava açılış tarihinden geçerli olmak üzere tayin edilir ve boşanma davasına ilişkin nihai karar kesinleşinceye kadar varlığını devam ettirir. Yargılama esnasında hâkimce ayrıca kaldırılmadığı takdirde, boşanma hükmünün kesinleşmesiyle birlikte tedbir nafakası kendiliğinden nihayete erer.
Boşanma kararının kesinleşmesi anında yasal koşulların mevcudiyeti aranarak, eş yararına 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesi uyarınca yoksulluk nafakası, ortak çocuk yararına ise 182. madde uyarınca iştirak nafakası tesis edilir. Geçici nafakadan kalıcı nafakaya geçiş aşamasında infazda tereddüde meydan vermeyecek şekilde hüküm fıkrasının düzenlenmesi zorunludur.
Davanın feragatle neticelenmesi, tarafların barışarak ortak hayatı yeniden tesis etmesi veya ayrı yaşama haklılığının ortadan kalkması hallerinde tedbir nafakası ileriye etkili olarak sona erer. Bu durumlarda geçmişte muaccel hale gelmiş ve fiilen ödenmiş nafaka tutarlarının iadesi talep edilemez.
Ergin Olmayan Çocuklar ve İştirak Nafakasına Geçiş
Müşterek çocuğun on sekiz yaşını doldurarak erginliğe ulaşması durumunda, velayet hakkı son bulacağından eşlerden birinin diğeri aleyhine çocuk adına nafaka talep etme ehliyeti kalmaz. Erginliğe erişen çocuk, eğitim hayatı devam ettiği takdirde kanuni şartlar dahilinde kendi adına müstakil bir yardım nafakası davası açabilir.
Hüküm kurulurken, müşterek çocuk yönünden boşanma kararının kesinleşme anına kadar tedbir nafakasına, kesinleşme anından çocuğun ergin olduğu tarihe kadar ise iştirak nafakasına hükmedilmeli; infazda karışıklığa yol açacak belirsiz ifadelerden kaçınılmalıdır.
Tedbir Nafakasının İcrası ve Tazyik Hapsi Yaptırımı
Tedbir nafakasına dair verilen ara kararlar nihai mahkeme ilamı niteliği taşımadığı gibi, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 38. maddesinde tadat edilen ilam niteliğindeki belgeler arasında da yer almaz. Bu sebeple tedbir nafakası ilamlı icra takibine konu edilemez; alacaklı tarafça ilamsız icra takibi yoluyla tahsili yoluna gidilmesi gerekir.
Nihai hükümle birlikte bağlanan tazminatların tahsili için kararın kesinleşmesi şart koşulmuşken, tedbir nafakasının infazı bakımından nihai kararın kesinleşmesi beklenmez; ara karar tesis edildiği andan itibaren icra takibine konu edilebilir.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 344. maddesi uyarınca nafakaya ilişkin kararların gereğini yerine getirmeyen borçlu hakkında, alacaklının şikâyeti üzerine üç aya kadar tazyik hapsine hükmolunur. Hapsin infazına başlandıktan sonra nafaka borcu ifa edilirse borçlu derhal tahliye edilir.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 344Kaynağı aç
Aynı kanun hükmü gereğince, nafaka borçlusunun nafakanın kaldırılması veya indirilmesi istemiyle dava açmış bulunması durumunda mahkeme, öne sürülen gerekçeleri dikkate alarak tazyik hapsi cezasının tatbikini söz konusu uyarlama davasının neticesine kadar erteleyebilir.
Tedbir nafakası almak için boşanma davasında kusursuz olmak gerekir mi?
Hayır, tedbir nafakası takdirinde kusursuzluk koşulu aranmaz; evlilik birliği hukuken devam ettiğinden kusurlu eş lehine de yoksulluğa düşecek olması halinde tedbir nafakasına hükmedilebilir.
Evlilik dışı birliktelik yaşayan eşe tedbir nafakası bağlanır mı?
Hayır, evlilik birliği hukuken devam ederken bir başkasıyla evlilik dışı birliktelik yaşayan eş lehine tedbir nafakasına hükmedilmez.
Tedbir nafakası hangi tarihten itibaren geçerli olur?
Tedbir nafakası kural olarak davanın açıldığı tarihten itibaren geçerli olmak üzere takdir edilir ve boşanma davası kesinleşinceye kadar varlığını sürdürür.
Nafaka borçlusunun işsiz kalması nafakayı tamamen kaldırır mı?
Hayır, nafaka yükümlüsünün işsiz kalması veya gelirinin bulunmaması nafakanın tamamen kaldırılmasını gerektirmez, yalnızca miktarının indirilmesine gerekçe oluşturabilir.
Ödenmeyen tedbir nafakası borcu için tazyik hapsi uygulanır mı?
Evet, nafaka kararının gereğini yerine getirmeyen borçlu hakkında alacaklının şikâyeti üzerine üç aya kadar tazyik hapsi verilebilir; ancak borcun ödenmesiyle tahliye sağlanır.
Eşlerin barışması durumunda ödenmiş tedbir nafakaları geri istenebilir mi?
Hayır, eşlerin barışması nafaka yükümlülüğünü ileriye dönük olarak sona erdirir; geçmişte muaccel olup ödenmiş nafaka bedellerinin iadesi talep edilemez.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

