Evlenme ehliyeti, kanunun aradığı yaş ve fiil koşullarının sağlanmasıyla doğar; bu şartları taşımayan veya kanuni evlenme engeli bulunan kişilerin evlilik akdetmesi mümkün değildir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu uyarınca erkek veya kadın onyedi yaşını doldurmadıkça evlenemez; ayırt etme gücüne sahip bulunmayanların da evlenmesi kanunen yasaktır.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 124Kaynağı aç
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 125Kaynağı aç
Evlenme Ehliyeti ve Yaş Koşulları
Evlenme yaşında temel kural onyedi yaşın ikmali olmakla birlikte, istisnai durumların varlığı halinde mahkeme kararıyla evlenmeye olanak tanınmıştır. Onaltı yaşını bitirmiş bulunan erkek veya kadının evlenmesine, olağanüstü durumların ve pek önemli bir sebebin mevcudiyeti şartıyla hâkim tarafından izin verilebilir. Yargıç bu doğrultuda bir karar vermeden önce olanak bulundukça küçüğün ana ve babasını yahut atanmış vasisini dinler.
Onyedi yaşını doldurmuş olan henüz reşit kılınmamış küçüklerin evlenebilmeleri için yasal temsilcilerinin izni zorunludur. Yasal temsilcinin haklı bir gerekçe bulunmaksızın bu rızayı vermekten imtina etmesi durumunda ise mahkeme devreye girer; hâkim haklı sebep olmaksızın izin vermeyen yasal temsilciyi dinledikten sonra müracaat eden küçük veya kısıtlının evlenmesine izin verebilir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 126Kaynağı aç
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 128Kaynağı aç
Kesin Evlenme Engelleri
4721 sayılı Kanun'un 129. maddesi gereğince belirli hısımlık bağları evliliğin kurulmasını kesin surette engeller. Üstsoy ile altsoy arasında, kardeşler arasında ve amca, dayı, hala veya teyze ile yeğenleri arasında evlenmek yasaktır. Bunun yanında kayın hısımlığı meydana getirmiş bulunan evlilik sona ermiş olsa dahi, eşlerden biri ile diğer eşin üstsoyu veya altsoyu arasında evlilik kurulamaz. Evlât edinen ile evlâtlığın yahut bunlardan biri ile diğerinin eşi ve altsoyu arasındaki evlilikler de kanunen imkansızdır.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 129Kaynağı aç
Yeniden evlenmek isteyen kişinin önceki evliliğinin hukuken nihayete erdiğini ispatlaması zorunludur. Eşi hakkında gaiplik kararı verilmiş bulunan kimse ise mahkemece evliliğin feshine hükmedilmedikçe yeniden evlenemez. Kaybolanın eşi evliliğin feshini, gaiplik başvurusuyla birlikte veya ayrıca açacağı bir dava ile isteyebilir; ayrı bir dava ile evliliğin feshi davacının yerleşim yeri mahkemesinden istenir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 130Kaynağı aç
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 131Kaynağı aç
Akıl hastalığı evlenme ehliyeti bakımından özel bir sağlık koşuluna bağlanmıştır. 4721 sayılı Kanun'un 133. maddesi doğrultusunda, akıl hastalarının evlenmelerinde tıbbi bir sakınca bulunmadığı resmi bir sağlık kurulu raporu ile tespit edilip belgelenmedikçe evlenmelerine müsaade edilmez.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 133Kaynağı aç
Kadın İçin Bekleme Süresi
Evlilik birliğinin son bulması durumunda kadın bakımından öngörülen bekleme süresi kesin olmayan bir evlenme engelidir. 4721 sayılı Kanun'un 132. maddesi gereğince evliliği sona eren kadın, sona erme tarihinden itibaren üçyüz gün geçmedikçe evlenemez; kadının doğurmasıyla bu süre nihayete erer. Kadının önceki evliliğinden gebe olmadığının anlaşılması veya evliliği sona eren eşlerin yeniden birbiriyle evlenmek istemeleri hallerinde ise mahkeme bu süreyi kaldırır.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 132Kaynağı aç
Yabancılık Unsuru Taşıyan Evliliklerde Uygulanacak Hukuk
5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 13. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, yabancılık unsuru taşıyan evliliklerde evlenme ehliyeti ve kurucu şartları, taraflardan her birinin evlenme anındaki milli hukukuna tabidir. Evlenmenin şekli yönünden ise işlemin yapıldığı ülke hukuku tatbik edilir. 5718 sayılı Kanun'un 5. maddesi uyarınca, yetkili yabancı hukukun belirli bir olaya uygulanan hükmünün Türk kamu düzenine açıkça aykırı düşmesi halinde bu yabancı kural uygulanmaz ve gerekli görülen hallerde Türk hukuku uygulanır.
5718 sayılı MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN m. 13Kaynağı aç
5718 sayılı MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN m. 5Kaynağı aç
Evliliğin genel hükümleri 5718 sayılı Kanun'un 13. maddesinin 3. fıkrası gereğince eşlerin müşterek milli hukukuna tabidir. Eşlerin farklı vatandaşlıklarda olmaları halinde müşterek mutad mesken hukuku, bunun da bulunmaması durumunda Türk hukuku tatbik olunur.
Yetkili hukukun vatandaşlık bağına göre belirlendiği ihtilaflarda birden fazla devlet vatandaşlığına sahip olan kişilerin aynı zamanda Türk vatandaşı olmaları halinde Türk hukuku esas alınır. Çok vatandaşlığa sahip olup Türk vatandaşı olmayanlar hakkında ise daha sıkı ilişki içinde bulundukları devlet hukuku dikkate alınır. Vatansızlar ve mülteciler bakımından sırasıyla yerleşim yeri, bunun yokluğunda mutad mesken, o da bulunmuyorsa dava tarihindeki bulunduğu ülke hukuku geçerlidir.
5718 sayılı MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN m. 4Kaynağı aç
Yabancıların Türkiye'de Evlenmesinde Usul ve Belge İşlemleri
Türkiye'de evlilik gerçekleştirmek isteyen yabancı uyrukluların pasaportlarında geçerli bir vize, vize muafiyeti ya da yasal ikamet veya çalışma izninin bulunması aranır; vize ihlali bulunan veya yasal kalış hakkı bulunmayan yabancıların evlenme başvuruları evlendirme memurluklarınca reddedilir. Yabancı ülkelerden yahut konsolosluklardan temin edilen doğum belgeleri ile evlenme ehliyet belgeleri düzenlenme tarihinden itibaren kural olarak altı ay (180 gün) boyunca geçerlidir. 5 Ekim 1961 tarihli Lahey Sözleşmesi'ne taraf bir ülkeden alınan evraka tatbik edilen Apostil şerhi, belgenin Türkiye'de resmi belge olarak doğrudan tanınmasını sağlar.
Aynı ülkenin vatandaşı olan iki yabancı şahsın, kendi milli hukuklarının cevaz vermesi kaydıyla Türkiye'deki diplomatik temsilcilikleri veya konsoloslukları huzurunda evlenmeleri mümkündür. Buna karşılık bir Türk vatandaşı ile bir yabancının yabancı bir devlet konsolosluğunda evlenmesi hukuken mümkün değildir. 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun 28. maddesi uyarınca Mavi Kart sahipleri ise aile hukuku işlemlerinde Türk vatandaşlarıyla eşit haklara sahiptir.
Evliliğin Türk Vatandaşlığına Etkisi
Bir Türk vatandaşı ile evlenmek yabancıya doğrudan Türk vatandaşlığı kazandırmaz. 5901 sayılı Kanun'un 16. maddesi gereğince, en az üç yıldan beri bir Türk vatandaşı ile evli bulunan ve evliliği fiilen devam eden yabancılar vatandaşlık kazanmak amacıyla müracaatta bulunabilir. Başvuru sahiplerinde aile birliği içinde yaşama, evlilik birliği ile bağdaşmayacak bir faaliyette bulunmama ve milli güvenlik ile kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir hali bulunmama koşulları birlikte aranır.
5901 sayılı TÜRK VATANDAŞLIĞI KANUNU m. 16Kaynağı aç
Vatandaşlık başvurusunun yapılmasından sonra Türk vatandaşı eşin vefatı sebebiyle evliliğin sona ermesi halinde, yabancı eş bakımından aile birliği içinde yaşama şartı aranmaz. Ayrıca evlenme yoluyla Türk vatandaşlığını kazanan yabancılar, sonradan evliliğin butlanına karar verilmesi durumunda evlenirken iyiniyetli iseler kazanmış oldukları Türk vatandaşlığını korurlar.
Türkiye'de olağan evlenme yaşı kaçtır?
Evlenme yaşı kural olarak onyedi yaşın ikmal edilmesidir; mahkeme olağanüstü durumlarda ve pek önemli bir sebeple onaltı yaşını bitirmiş kişilerin evlenmesine izin verebilir.
Eşi gaip olan kişi mahkeme kararı olmadan yeniden evlenebilir mi?
Gaipliğine karar verilen kişinin eşi, mahkemece evliliğin feshine karar verilmedikçe yeniden evlenemez.
Yabancıların evlenme ehliyeti hangi hukuka göre belirlenir?
Yabancılık unsuru taşıyan evliliklerde evlenme ehliyeti ve kurucu şartları, taraflardan her birinin evlenme anındaki kendi milli hukukuna tabidir.
Kadının üçyüz günlük bekleme süresi mahkemece hangi hallerde kaldırılır?
Kadının önceki evliliğinden gebe olmadığının anlaşılması veya evliliği sona eren eşlerin yeniden birbiriyle evlenmek istemeleri hallerinde mahkeme süreyi kaldırır.
Türk vatandaşı ile evlenen yabancı doğrudan vatandaşlık kazanır mı?
Evlenmek doğrudan vatandaşlık kazandırmaz; en az üç yıldan beri bir Türk vatandaşı ile evli olma ve kanuni koşulları sağlama kaydıyla vatandaşlığa başvuru imkanı tanır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

