Tazminat Davalarında Görevli ve Yetkili Mahkemenin Belirlenmesi
Tazminat taleplerinde görevli yargı yeri belirlenirken uyuşmazlığın hukuki dayanağı ve tarafların niteliği önem taşır. Ticari uyuşmazlıklar dışındaki genel tazminat istemlerinde asliye hukuk mahkemeleri görevli olabilmekte; idarenin işlem veya eylemlerinden doğan zararlara ilişkin tazminat talepleri ise idari yargı yerlerinde tam yargı davası olarak ileri sürülebilmektedir.
Genel yetkili mahkeme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 6 uyarınca davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir ve yerleşim yeri 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu hükümlerine göre belirlenir. Davalı taraf birden fazla ise dava 6100 sayılı Kanunun 7. maddesi gereğince bu davalılardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir; ancak kanunda davalıların tamamı hakkında ortak yetkili mahkeme öngörülmüşse uyuşmazlığa o yer mahkemesinde bakılır. Buna karşılık davanın, davalılardan birini sırf kendi yerleşim yeri mahkemesinden başka bir mahkemeye getirmek amacıyla açıldığı delil veya belirtilerle anlaşılırsa, mahkeme ilgili davalının itirazı üzerine onun hakkındaki davayı ayırarak yetkisizlik kararı verir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 6Kaynağı aç
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 7Kaynağı aç
Zararın kaynağına göre özel yetki kuralları da gündeme gelir. 6100 sayılı Kanunun 10. maddesi uyarınca sözleşmeden doğan tazminat davaları sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir. Haksız fiilden doğan tazminat davalarında ise 6100 sayılı Kanunun 16. maddesi gereğince genel yetkili yerleşim yeri mahkemesinin yanında haksız fiilin işlendiği yer, zararın meydana geldiği yer, zararın meydana gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 10Kaynağı aç
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 16Kaynağı aç
Tazminat Taleplerinde Zamanaşımı ve Hak Düşürücü Süreler
Haksız fiilden kaynaklanan tazminat istemlerinde zamanaşımı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 72/1 kapsamında iki kademeli olarak düzenlenmiştir. Buna göre zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak 10 yılın geçmesiyle tazminat istemi zamanaşımına uğrar. Tazminat, ceza kanunlarının daha uzun zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa hukuk davasında da bu ceza zamanaşımı süresi uygulanır.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 72Kaynağı aç
Haksız fiil dolayısıyla zarar gören bakımından bir borç doğmuş olması hâlinde, 6098 sayılı Kanunun 72. maddesi doğrultusunda zarar gören, tazminat istemi zamanaşımına uğramış bulunsa dahi bu borcu ifadan kaçınma imkânına sahiptir.
Sözleşmeye aykırılıktan doğan tazminat alacaklarında 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 146 hükmü uyarınca kanunda aksine bir düzenleme bulunmadıkça 10 yıllık genel zamanaşımı uygulanır. Bu sürenin dolmasıyla birlikte sözleşmesel tazminat alacakları zamanaşımına uğrar.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 146Kaynağı aç
Evliliğin boşanmayla sona ermesinden doğan maddi ve manevi tazminat istemleri, 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu m. 178 gereğince boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren 1 yıl geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Özel bir boşanma sebebi olan zina olgusunda ise 4721 sayılı Kanunun 161. maddesi doğrultusunda dava hakkı bulunan eşin sebebi öğrenmesinden itibaren 6 ay ve her hâlde zina eyleminin üzerinden 5 yıl geçmesiyle dava hakkı düşer; zina fiilini affeden eşin dava hakkı bulunmaz.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 161Kaynağı aç
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 178Kaynağı aç
Kira İlişkisinden Doğan Özel Tazminat Sorumlulukları
Kiraya veren, gereksinim amacıyla kiralananın boşaltılmasını sağladığında haklı bir sebep olmaksızın taşınmazı 3 yıl geçmedikçe eski kiracısından başkasına kiralayamaz. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 355/1 hükmü kapsamındaki bu yeniden kiralama yasağına aykırı davranılması hâlinde kiraya veren, eski kiracısına son kira yılında ödenmiş olan bir yıllık kira bedelinden az olmamak üzere tazminat ödemekle yükümlü olur.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 355Kaynağı aç
Taşınmazın yeniden inşa ve imarı amacıyla boşaltılması durumunda ise 6098 sayılı Kanunun 355/2 maddesi uyarınca eski kiracının yapının yeni durumu ve yeni kira bedeliyle taşınmazı kiralama konusunda öncelik hakkı mevcuttur. Bu hakkın kiraya verenin yapacağı yazılı bildirimi izleyen 1 ay içinde kullanılması gerekir. Öncelik hakkı sona erdirilmedikçe taşınmaz 3 yıl geçmeden bir başkasına kiralanamaz.
Tazminat Miktarının Belirlenmesi ve Arabuluculuk Usulü
Maddi tazminat miktarının takdirinde doğrudan uğranılan maddi zarar, maluliyet durumunda maluliyet oranı, tarafların kusur durumu ve ölüm hâlinde ölen ile destek olunan kişilerin yaşları değerlendirilebilir. Manevi tazminat miktarının belirlenmesinde ise somut durumun özellikleri, tarafların kusur oranları, mali durumları ile meydana gelen manevi zararın etkisi ve büyüklüğü gibi kriterler dikkate alınabilmektedir.
Tazminat davası açılmadan önce her uyuşmazlık türü için arabuluculuk dava şartı değildir. Alacak ve belirli ticari uyuşmazlıklarda arabuluculuk bir dava şartı olarak öngörülebilirken, iş kazası, trafik kazası ve kişilik haklarının ihlalinden kaynaklanan tazminat taleplerinde kural olarak zorunlu arabuluculuk aranmayabilir. Bu doğrultuda arabuluculuğun dava şartı olup olmadığı uyuşmazlığın niteliğine göre somut dosyada ayrıca tespit edilir.
Haksız fiilden doğan tazminat istemlerinde zamanaşımı süresi ne kadardır?
Haksız fiilden doğan tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak 10 yıl geçmesiyle zamanaşımına uğrar; fiil daha uzun süreli bir ceza zamanaşımını gerektiriyorsa bu süre uygulanır.
Tazminat alacağı zamanaşımına uğrasa bile borç ifasından kaçınmak mümkün müdür?
Haksız fiil dolayısıyla zarar gören bakımından bir borç doğmuşsa, haksız fiilden doğan tazminat istemi zamanaşımına uğramış bulunsa dahi zarar gören bu borcu ifadan kaçınabilir.
Boşanma hükmünden sonra tazminat davası açmak için tanınan süre nedir?
Evliliğin boşanma sebebiyle sona ermesinden doğan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin dava hakları, boşanma hükmünün kesinleştiği andan itibaren 1 yıl geçmesiyle zamanaşımına uğrar.
Tazminat davalarında dava şartı arabuluculuk zorunlu mudur?
Her tazminat davasında arabuluculuk zorunlu değildir; alacak ve belirli ticari uyuşmazlıklarda arabuluculuk dava şartı olabilmekte, iş kazası veya kişilik hakkı ihlali gibi uyuşmazlıklarda ise kural olarak zorunlu arabuluculuk bulunmayabilmektedir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

