Eser Sözleşmesinin Niteliği ve Tarafların Borçları
Eser sözleşmesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 470 uyarınca yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. Bu ilişkide ortaya çıkan eser bina, tadilat, makine veya mobilya gibi maddi nitelik taşıyabileceği gibi yazılım, tasarım, rapor veya proje gibi gayri maddi de olabilir. Sözleşmenin ayırt edici unsurlarını yüklenicinin belirli bir sonucu ortaya koymasını ifade eden sonuç borcu, iş sahibinin işçisi olmaksızın bağımsız hareket etmesi ve üstlenilen iş karşılığında bir bedelin ödenmesi oluşturur.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 470Kaynağı aç
Sözleşme ilişkisinde yüklenicinin başlıca borçları; eseri kararlaştırıldığı gibi meydana getirme, işi bizzat veya kendi gözetimi altında yaptırma, gerekli mesleki dikkat ve özeni gösterme, eseri teslim etme, ayıplardan sorumlu olma ve süreç hakkında iş sahibini bilgilendirmedir.
Eserde Ayıp Kavramı ve Ayıp Türleri
Eser sözleşmesinde ayıplı ifa; yüklenicinin meydana getirdiği eserin sözleşmede kararlaştırılan niteliklere aykırı olması, iş sahibinin haklı olarak beklediği kullanım amacına uygun bulunmaması ya da eserde eksiklik, bozukluk, kusur veya sözleşmeye aykırılık yer alması hâlidir. Ayıp yalnızca fizikî bozuklukla sınırlı değildir.
Eserdeki ayıplar farklı kategorilerde değerlendirilir. Teslim anında normal bir incelemeyle fark edilebilen eksiklikler açık ayıp sayılırken; olağan gözden geçirmeyle anlaşılamayan ve ancak kullanımla ortaya çıkan kusurlar gizli ayıp teşkil eder. Bunun yanında eserin amacına uygun kullanılmasını ciddi şekilde engelleyen durumlar önemli ayıp, eserin esas işlevini bozmayan fakat görsellik gibi alanlarda rahatsızlık veren aksaklıklar ise önemsiz ayıp niteliğindedir.
Muayene ve İhbar Yükümlülüğü ile İspat Koşulları
İş sahibinin ayıplı ifa iddiasında bulunabilmesi için geçerli bir eser sözleşmesinin varlığı, kural olarak eserin teslim edilmiş bulunması, eserde sözleşmeye aykırı bir kusur veya eksikliğin yer alması, muayene ve ihbar yükümlülüklerinin süresinde yapılması ve kanuni zamanaşımı sürelerinin geçirilmemiş olması gerekir. Bununla birlikte bazı durumlarda ayıp teslimden önce de fark edilebilir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 474/1 gereğince iş sahibi, eserin tesliminden sonra işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve tespit ettiği ayıpları uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmekle yükümlüdür. Açık ayıpların gecikmeksizin bildirilmemesi eserin kabul edilmiş sayılması sonucunu doğurabilir; gizli ayıplar ise ortaya çıkar çıkmaz hemen ihbar edilmelidir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 474Kaynağı aç
Muayene ve ayıp tespiti sürecinde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 474/2 hükmü uyarınca taraflardan her biri, masrafını üstlenmek kaydıyla eserin bilirkişi tarafından gözden geçirilmesini ve sonucun bir raporla tespit edilmesini talep edebilir.
İmalat Sırasında İşi Geciktirme ve Aykırılıkların Önlenmesi
Yüklenicinin borcuna aykırı davranışları teslim vadesinden önce de iş sahibine hukuki koruma sağlar. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 473/1 gereğince, yüklenicinin işe zamanında başlamaması, sözleşme hükümlerine aykırı olarak işi geciktirmesi ya da iş sahibine yüklenemeyecek bir sebeple ortaya çıkan gecikme yüzünden bütün tahminlere göre eseri kararlaştırılan zamanda bitiremeyeceğinin açıkça anlaşılması durumunda; iş sahibi teslim gününü beklemek zorunda kalmaksızın sözleşmeden dönebilir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 473Kaynağı aç
Eserin meydana getirilmesi sırasında yüklenicinin kusuru sebebiyle eserin ayıplı veya sözleşmeye aykırı biçimde ilerleyeceği açıkça görülüyorsa, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 473/2 uyarınca iş sahibi bunu önlemek adına yükleniciye vereceği veya verdireceği uygun bir süre tanıyabilir. Bu ihtarda, belirlenen sürede ayıbın veya aykırılığın giderilmemesi durumunda hasar ve masrafları yükleniciye ait olmak üzere onarımın ya da işe devamın üçüncü bir kişiye devredileceği bildirilebilir.
Yüklenicinin Temerrüdü Durumunda İş Sahibinin Seçenekleri
Yüklenicinin temerrüde düşmesi hâlinde iş sahibi genel hükümler doğrultusunda ifayı talep edip gecikme tazminatı isteyebilir, sözleşmeden dönerek olumlu veya olumsuz zararının karşılanmasını talep edebilir ya da bazı hâllerde ifa yerine tazminat yolunu seçebilir. İş sahibi gecikme sebebiyle işi üçüncü bir kişiye yaptırıp aradaki mali farkı yükleniciden isteyebileceği gibi, sözleşmede kararlaştırılmışsa cezai şart veya gecikme cezası da talep edebilir.
Ayıplı İfa Halinde Seçimlik Haklar ve Zararların Tazmini
Eser ayıplı teslim edildiğinde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 475/1 kapsamında iş sahibine seçimlik haklar tanınmıştır. Eser, iş sahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı derecede ayıplı ya da sözleşmeye aykırı ise iş sahibi sözleşmeden dönebilir. Ayıp eserin tamamen reddini gerektirecek ağırlıkta bulunmuyorsa iş sahibi eseri alıkoyarak ayıp oranında bedelden indirim yapılmasını isteyebilir. Aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde ise bütün giderleri yükleniciye ait olmak üzere eserin makul sürede ücretsiz onarılması istenebilir. Ücretsiz onarım hakkının kullanımında onarımın mümkün olup olmadığı, eseri güvenli ve kullanılır kılıp kılmayacağı ve iş sahibine beklenmeyecek bir külfet yüklemeyeceği değerlendirilir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 475Kaynağı aç
Seçimlik haklardan sözleşmeden dönme hakkına kanuni bir sınırlama getirilmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 475/son uyarınca eser, iş sahibinin taşınmazı üzerinde yapılmış olup sökülüp kaldırılması aşırı zarar doğuracaksa iş sahibi sözleşmeden dönme hakkını kullanamaz. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 475/2 uyarınca iş sahibinin genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır. Ayıplı ifa sebebiyle iş sahibi doğrudan ve dolaylı zararlarının tazminini talep edebilir; bu kapsamda yüklenicinin kusuru ve ayıbın ağırlığı dikkate alınır.
Zamanaşımı Süreleri, Garanti Taahhütleri ve Tüketici İşlemleri
Yüklenicinin ayıplı eser meydana getirmesi sebebiyle açılacak davalar, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 478 gereğince teslim tarihinden başlayarak taşınmaz yapılar dışındaki eserlerde 2 yıl, taşınmaz yapılarda 5 yıl ve yüklenicinin ağır kusuru varsa ayıplı eserin niteliğine bakılmaksızın 20 yıllık zamanaşımına tabidir. Sözleşmede bir garanti süresinin kararlaştırılmış olması kanunda düzenlenen zamanaşımı sürelerini daraltmaz, iş sahibine ek koruma sağlar.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 478Kaynağı aç
Eser sözleşmesinin tüketici işlemi niteliğinde kurulduğu durumlarda Türk Borçlar Kanunu hükümlerinin yanı sıra tüketiciyi koruyucu özel düzenlemeler tatbik edilir. Bu kapsamda iş sahibi, tüketici mevzuatındaki koruyucu hükümlere dayanarak tüketici hakem heyetleri ve tüketici mahkemeleri nezdinde haklarını ileri sürebilir.
Eserde ayıp bulunması halinde iş sahibi doğrudan sözleşmeden dönebilir mi?
Eser iş sahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı düzeyde ayıplı ise sözleşmeden dönülebilir; ancak eser iş sahibinin taşınmazı üzerinde yapılmış ve sökülmesi aşırı zarar doğuracaksa Türk Borçlar Kanunu m. 475/son uyarınca dönme hakkı kullanılamaz.
Eserdeki açık ve gizli ayıpların bildirim süreleri nasıldır?
İş sahibi, eserin tesliminden sonra olağan akışa göre imkân bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve tespit ettiği ayıpları uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmekle yükümlüdür. Açık ayıpların gecikmeksizin bildirilmesi gerekirken, normal incelemeyle fark edilemeyen gizli ayıplar ortaya çıkar çıkmaz hemen yükleniciye ihbar edilmelidir.
Yüklenicinin işi geciktirmesi halinde teslim tarihi beklenmek zorunda mıdır?
Yüklenicinin işe zamanında başlamaması, sözleşmeye aykırı biçimde geciktirmesi ya da iş sahibine yüklenemeyecek gecikmeler nedeniyle süresinde bitiremeyeceğinin açıkça anlaşılması durumunda iş sahibi Türk Borçlar Kanunu m. 473/1 gereğince teslim gününü beklemeksizin sözleşmeden dönebilir.
Ayıplı eser davalarında zamanaşımı süresi ne kadardır?
Ayıplı eser nedeniyle açılacak davalar Türk Borçlar Kanunu m. 478 gereğince teslimden itibaren taşınmaz dışındaki eserlerde 2 yıl, taşınmaz yapılarda 5 yıl ve yüklenicinin ağır kusuru bulunduğu hâllerde eserin niteliğine bakılmaksızın 20 yıllık zamanaşımına tabidir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

