Satım Sözleşmesinde Ayıp ve Satıcının Hukuki Sorumluluğu

by Avukat Erdal Ersoy
Satım Sözleşmesinde Ayıp ve Satıcının Hukuki Sorumluluğu

Satım sözleşmelerinde ayıptan doğan sorumluluk; satıcının alıcıya bildirdiği niteliklerin satılanda yer almaması ya da malın kullanım amacı bakımından değerini veya alıcının beklediği faydaları ortadan kaldıran yahut önemli ölçüde azaltan niteliklerin bulunmamasından doğar. Ulusal hukukta bu sorumluluk 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu ve ticari nitelikteki satımlar bakımından 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümleriyle düzenlenirken, milletlerarası nitelik taşıyan satım sözleşmelerinde Birleşmiş Milletler Viyana Satım Sözleşmesi (CISG) hükümleri uygulama alanı bulur. Satıcı, satılandaki ayıpların varlığını bilmese dahi bunlardan ötürü sorumluluk taşır.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 219Kaynağı aç
MADDE 219- Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur. b. Hayvan satışında

Ayıp Kavramı ve Satıcının Sorumluluk Alanı

Türk Borçlar Kanunu'nun 219. maddesi uyarınca satıcı, alıcıya bildirdiği özelliklerin devredilen malda bulunmamasından mesuldür. Bunun yanı sıra malın niteliğine yahut niteliği etkileyen niceliğine aykırılık teşkil eden; kullanım gayesi bakımından değerini ve alıcının beklediği faydaları kaldıran ya da önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ve ekonomik ayıplar da satıcının sorumluluk kapsamındadır. Satıcı, söz konusu ayıpların mevcudiyetini bilmese dahi bu sorumluluk altındadır.

Satılan maldaki miktar eksikliği kural olarak ayıp sayılmayıp gereği gibi ifa etmeme sorumluluğuna sebebiyet verir. Bununla beraber niceliğin niteliği etkilediği istisnai durumlarda miktar eksikliği de ayıp olarak nitelendirilir.

Satıcının Sorumluluktan Kurtulduğu Haller ve Sorumsuzluk Kayıtları

Satıcı, satış sözleşmesinin kurulduğu sırada alıcı tarafından bilinen ayıplardan sorumlu değildir. Alıcının satılanı yeterince gözden geçirmekle görebileceği ayıplardan da ancak böyle bir ayıbın bulunmadığını ayrıca üstlenmişse sorumlu tutulabilir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 222Kaynağı aç
MADDE 222- Satıcı, satış sözleşmesinin kurulduğu sırada alıcı tarafından bilinen ayıplardan sorumlu değildir. Satıcı, alıcının satılanı yeterince gözden geçirmekle görebileceği ayıplardan da, ancak böyle bir ayıbın bulunmadığını ayrıca üstlenmişse sorumlu olur. 4. Gözden geçirme ve satıcıya bildirme a. Genel olarak

Ayıptan doğan sorumluluğu düzenleyen Türk Borçlar Kanunu hükümleri düzenleyici nitelikte olduğundan, satıcının mesuliyetini daraltan veya tamamen kaldıran sorumsuzluk kayıtları kararlaştırılabilir. Bu tür anlaşmaların dar yorumlanması esastır. Türk Borçlar Kanunu'nun 221. maddesi uyarınca satıcının satılanı ayıplı biçimde devretmekte ağır kusuru bulunmaktaysa, sorumluluğu kaldıran veya sınırlayan her türlü sözleşme kaydı kesin olarak hükümsüzdür.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 221Kaynağı aç
MADDE 221- Satıcı satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise, ayıptan sorumluluğunu kaldıran veya sınırlayan her anlaşma kesin olarak hükümsüzdür. 3. Alıcının bildiği ayıplar

Alıcının Gözden Geçirme ve Bildirim Külfetleri

Türk Borçlar Kanunu'nun 223. maddesi gereğince alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve bir ayıp saptarsa bunu uygun bir sürede satıcıya bildirmek zorundadır; bu külfetlerin ihmali halinde satılan kabul edilmiş sayılır. Buna karşılık olağan gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak gizli ayıplarda bu kural uygulanmaz. Söz konusu gizli ayıbın mevcudiyeti sonradan anlaşılır anlaşılmaz gecikmeksizin satıcıya bildirilmeli; bildirilmediği takdirde mal bu ayıbıyla kabul edilmiş sayılır.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 223Kaynağı aç
MADDE 223- Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır. b. Hayvan satışında

Tacirler arasındaki satışlarda 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 23. maddesindeki özel süreler uygulanır. Malın ayıplı olduğu teslim anında açıkça belliyse alıcı durumu iki gün içinde satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli olmayan ayıplarda ise alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme neticesinde ayıp tespit edilirse haklarını korumak adına aynı süre içinde satıcıya ihbarda bulunmakla mükelleftir. Anılan maddedeki özel hükümler saklı kalmak üzere tacirler arasındaki satışlarda da Türk Borçlar Kanunu'nun satış sözleşmesine ilişkin hükümleri tatbik olunur.

6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 23Kaynağı aç
MADDE 23- (1) Bu maddedeki özel hükümler saklı kalmak şartıyla, tacirler arasındaki satış ve mal değişimlerinde de Türk Borçlar Kanununun satış sözleşmesi ile mal değişim sözleşmesine ilişkin hükümleri uygulanır. a) Sözleşmenin niteliğine, tarafların amacına ve malın cinsine göre, satış sözleşmesinin kısım kısım yerine getirilmesi mümkün ise veya bu şartların bulunmamasına rağmen alıcı, çekince ileri sürmeksizin kısmi teslimi kabul etmişse; sözleşmenin bir kısmının yerine getirilmemesi durumunda alıcı haklarını sadece teslim edilmemiş olan kısım hakkında kullanabilir. Ancak, o kısmın teslim edilmemesi dolayısıyla sözleşmeden beklenen yararın elde edilmesi veya izlenen amaca ulaşılması imkânı ortadan kalkıyor veya zayıflıyorsa ya da durumdan ve şartlardan, sözleşmenin kalan kısmının tam veya gereği gibi yerine getirilemeyeceği anlaşılıyorsa alıcı sözleşmeyi feshedebilir. b) Alıcı mütemerrit olduğu takdirde satıcı, malın satışına izin verilmesini mahkemeden isteyebilir. Mahkeme, satışın açık artırma yoluyla veya bu işle yetkilendirilen bir kişi aracılığıyla yapılmasına karar verir. Satıcı isterse satış için yetkilendirilen kişi, satışa çıkarılacak malın niteliklerini bir uzmana tespit ettirir. Satış giderleri satış bedelinden çıkarıldıktan sonra artan para, satıcının takas hakkı saklı kalmak şartıyla, satıcı tarafından alıcı adına bir bankaya ve banka bulunmadığı takdirde notere bırakılır ve durum hemen alıcıya ihbar edilir. c) Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır. İKİNCİ KISIM Ticaret Sicili A) Kuruluş I – Genel olarak[10][11]

Türk Borçlar Kanunu'nun 225. maddesi uyarınca ağır kusurlu olan satıcı, satılandaki ayıbın süresinde bildirilmediği savunmasını ileri sürerek sorumluluktan kısmen dahi kurtulamaz. Aynı kural, satıcılığı meslek edinmiş kişilerin bilmesi gereken ayıplar yönünden de geçerlidir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 225Kaynağı aç
MADDE 225- Ağır kusurlu olan satıcı, satılandaki ayıbın kendisine süresinde bildirilmemiş olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kısmen de olsa kurtulamaz. Satıcılığı meslek edinmiş kişilerin bilmesi gereken ayıplar bakımından da aynı hüküm geçerlidir. 6. Satılanın başka yerden gönderilmesi

Ayıp Halinde Alıcının Seçimlik Hakları

Satıcının ayıptan sorumlu olduğu hâllerde Türk Borçlar Kanunu'nun 227. maddesi uyarınca alıcı; satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme, aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme veya imkân varsa satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme seçimlik haklarından birini kullanabilir. Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 227Kaynağı aç
MADDE 227- Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir: 1. Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme. 2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme. 3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme. 4. İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme. Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır. Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir. Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir. Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise alıcı, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabilir. b. Satılanın yok olması veya ağır biçimde zarara uğraması

Satıcı, aynı malın ayıptan ari bir benzerini alıcıya gecikmeksizin vererek ve alıcının uğradığı zararın tamamını karşılayarak seçimlik hakların kullanılmasının önüne geçebilir.

Alıcının sözleşmeden dönme hakkını seçtiği durumlarda olayın koşulları bunu haklı kılmıyorsa hâkim, satılanın tamirine veya satış bedelinin tenziline hükmedebilir. Satılandaki değer kaybının satış bedeline çok yakın olduğu hallerde ise alıcı yalnızca akitten dönme ya da ayıpsız benzeriyle değişim haklarından birini talep edebilir.

Ayıpsız benzeriyle değiştirilme hakkı kural olarak çeşit borçlarında söz konusu olabilir. Parça borçlarında ise bu hakkın kullanımı ancak tarafların mutabakatı kaydıyla gerçekleşebilir.

Sözleşmeden Dönmenin Hukuki Sonuçları

Satış akdinden dönen alıcı, satılanı ve ondan elde ettiği menfaatleri satıcıya geri vermekle mükelleftir. Alıcı ise satıcıdan ödediği satış bedelinin faiziyle iadesini, zapt hükümlerinde olduğu gibi yargılama giderleri ile satılan için yaptığı masrafların ödenmesini ve ayıplı ifadan kaynaklanan doğrudan zararının giderilmesini isteyebilir. Satıcı, kendisine kusur isnat edilemeyeceğini ispatlamadıkça alıcının diğer zararlarını da tazmin etmek zorundadır.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 229Kaynağı aç
MADDE 229- Satış sözleşmesinden dönen alıcı, satılanı, ondan elde ettiği yararları ile birlikte satıcıya geri vermekle yükümlüdür. Buna karşılık alıcı da, satıcıdan aşağıdaki istemlerde bulunabilir: 1. Ödemiş olduğu satış bedelinin, faiziyle birlikte geri verilmesi. 2. Satılanın tamamen zaptında olduğu gibi, yargılama giderleri ile satılan için yapmış olduğu giderlerin ödenmesi. 3. Ayıplı maldan doğan doğrudan zararının giderilmesi. Satıcı, kendisine hiçbir kusur yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alıcının diğer zararlarını da gidermekle yükümlüdür. b. Birden çok mal satışında

Milletlerarası Satım Sözleşmelerinde Ayıp Rejimi (CISG)

Birleşmiş Milletler Viyana Satım Sözleşmesi (CISG) m. 35/2 uyarınca teslim edilen malların aynı türden malların mutat olarak tahsis edildiği kullanım amacına ve sözleşmenin kurulması sırasında açıkça veya örtülü olarak bildirilen özel kullanım amacına uygun olması şarttır. CISG m. 35/3 gereğince malların kullanıma elverişsizliğinden ötürü satıcının sorumluluğuna başvurulabilmesi için alıcının bu elverişsizliği bilerek veya bilmemesi imkânsız olarak sözleşmeyi kurmamış olması gerekir.

CISG m. 38 uyarınca alıcı malları koşulların izin verdiği ölçüde kısa bir süre içerisinde muayene etmek veya ettirmek zorundadır; sözleşme malların taşınmasını gerektiriyorsa muayene malların varma yerine ulaşması sonrasına ertelenebilir. CISG m. 39 uyarınca alıcı aykırılığı saptadığı veya saptaması gerektiği tarihten itibaren makul bir süre içinde ve her halde malların fiilen kendisine verildiği tarihten itibaren en geç iki yıllık bir süre içinde satıcıya aykırılığı türünü belirterek bildirmezse sözleşmeye aykırılığa dayanma hakkını kaybeder.

Satıcı maldaki ayıbı bilmediğini belirterek sorumluluktan kurtulabilir mi?

Hayır, Türk Borçlar Kanunu'nun 219. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca satıcı, satılandaki ayıpların varlığını bilmese dahi bu ayıplardan sorumludur.

Ticari satışlarda ayıbın ihbar edilmesi için tanınan süreler nelerdir?

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 23. maddesi gereğince malın ayıplı olduğu teslim anında açıkça belli ise iki gün içinde, açıkça belli değilse teslimden sonra sekiz gün içinde incelenip ayıp tespit edilirse yine bu süre zarfında satıcıya ihbar edilmelidir.

Satıcının ayıptan sorumlu tutulamayacağına dair anlaşmalar geçerli midir?

Türk Borçlar Kanunu hükümleri düzenleyici nitelikte olduğundan sorumsuzluk anlaşması yapılabilir; ancak satıcının satılanı ayıplı devretmekte ağır kusuru bulunuyorsa Türk Borçlar Kanunu'nun 221. maddesi uyarınca bu anlaşmalar kesin olarak hükümsüzdür.

Miktar eksikliği satım sözleşmesinde doğrudan ayıp sayılır mı?

Satılandaki miktar eksikliği kural olarak ayıp sayılmayıp gereği gibi ifa etmeme sorumluluğuna yol açar; fakat niceliğin niteliği etkilediği istisnai durumlarda ayıp kapsamında değerlendirilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu