Tarım Arazisine Ev Yapma Şartları ve Yaptırımları

by Avukat Erdal Ersoy
Tarım Arazisine Ev Yapma Şartları ve Yaptırımları

Tarım arazilerinde temel ilke tarımsal üretimin korunmasıdır. Mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri, dikili ve sulu tarım arazileri kural olarak tarım dışı amaçla kullanılamaz. 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun 13 üncü maddesi uyarınca bu nitelikteki arazilerin tarım dışı amaçla kullanımı; alternatif alan bulunmaması, Toprak Koruma Kurulunun uygun görmesi ve kanunda sayılan zorunlu hallerin mevcudiyeti halinde, toprak koruma projelerine uyulması kaydıyla izin verilmesine bağlıdır.

5403 sayılı TOPRAK KORUMA VE ARAZİ KULLANIMI KANUNU m. 13Kaynağı aç
Madde 13 – Mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri, dikili tarım arazileri ile sulu tarım arazileri tarımsal üretim amacı dışında kullanılamaz. Ancak, alternatif alan bulunmaması ve Kurulun uygun görmesi şartıyla; a) Savunmaya yönelik stratejik ihtiyaçlar, b) Doğal afet sonrası ortaya çıkan geçici yerleşim yeri ihtiyacı, c) Petrol ve doğal gaz arama ve işletme faaliyetleri, ç) İlgili bakanlık tarafından kamu yararı kararı alınmış madencilik faaliyetleri, d) Bakanlıklarca kamu yararı kararı alınmış plân ve yatırımlar, e) (Ek: 31/1/2007-5578/3 md.) Kamu yararı gözetilerek yol altyapı ve üstyapısı faaliyetlerinde bulunacak yatırımlar, f) (Ek: 26/3/2008-5751/1 md.) Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun talebi üzerine 20/2/2001 tarihli ve 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu uyarınca yenilenebilir enerji kaynak alanlarının kullanımı ile ilgili yatırımları, g) (Ek: 26/3/2008-5751/1 md.) Jeotermal kaynaklı teknolojik sera yatırımları, İçin bu arazilerin amaç dışı kullanım taleplerine, toprak koruma projelerine uyulması kaydı ile Bakanlık tarafından izin verilebilir. (Ek cümle: 31/1/2007-5578/3 md.) Bakanlık bu yetkisini valiliklere devredebilir. Mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri, dikili tarım arazileri ile sulu tarım arazileri dışında kalan tarım arazileri; toprak koruma projelerine uyulması kaydı ile valilikler tarafından tarım dışı kullanımlara tahsis edilebilir. Tarımsal amaçlı yapılar için, projesine uyulması şartıyla ihtiyaç duyulan miktarda her sınıf ve özellikteki tarım arazisi valilik izni ile kullanılır. (Ek fıkra: 28/10/2020-7255/21 md.) İmar planlarında tarımsal niteliği korunacak alan olarak ayrılan yerler ile kamu yararı kararı alınarak tarım dışı amaçla kullanım izni verilen yerler, yeniden izin alınmaksızın bu amaç dışında kullanılamaz ve planlanamaz. (İptal ikinci cümle: Anayasa Mahkemesinin 5/4/2023 Tarihli ve E: 2020/103, K: 2023/68 Sayılı Kararı ile.) Birinci fıkranın (c) ve (ç) bentleri kapsamında izin alan işletmeciler, faaliyetlerini çevre ve tarım arazilerine zarar vermeyecek şekilde yürütmekle ve kendilerine tahsis edilen yerleri tahsis süresi bitiminde eski vasfına getirmekle yükümlüdürler. Bu madde kapsamında valiliklerce verilen kararlara yapılan itirazlar, Bakanlık tarafından değerlendirilerek karara bağlanır. Tarım arazilerinin korunması ve amaç dışı kullanımına dair uygulamaların usûl ve esasları yönetmelikle düzenlenir.[7] Tarımsal potansiyeli yüksek büyük ovaların belirlenmesi ve korunması

Tarım Arazilerinin Sınıflarına Göre Kullanım ve Tahsis Esasları

Mutlak, özel ürün, dikili ve sulu tarım arazileri haricinde kalan tarım arazileri, toprak koruma projelerine riayet edilmesi koşuluyla valilikler tarafından tarım dışı kullanımlara tahsis edilebilir. Tarımsal amaçlı yapılar bakımından ise projesine uyulması şartıyla, ihtiyaç duyulan miktardaki her sınıf ve özellikteki tarım arazisi valilik izni ile kullanılabilir.

İmar planlarında tarımsal niteliği korunacak alan olarak ayrılmış bulunan yerler ile kamu yararı kararı alınarak tarım dışı kullanım izni verilen sahalar, yeniden izin alınmaksızın bu amaç dışında kullanılamaz ve planlanamaz.

Tarım arazilerinde izin verilen tarımsal amaçlı yapıların onaylı projesine uygun inşa edilmesi kanuni zorunluluktur. Bu yapılar sonradan farklı bir gayeyle kullanılamaz, ifraz edilemez ve arsaya dönüştürülemez.

Bağ Evi Niteliği ve Kırsal Yapılaşma Ölçütleri

Mevzuat düzenlemelerinde bağ evi, tarımsal faaliyetin icrası için ihtiyaç duyulan ve tarımsal üretimi artırıcı etkiye sahip yapı olarak tanımlanmaktadır. Tarımsal üretimle fiili bir bağı bulunmayan, yalnızca dinlenme, yazlık veya hafta sonu ikameti amacıyla kullanılan konutlar bu kapsamda değerlendirilmemektedir.

Tarım arazisinde yapı inşa edilebilmesi bakımından taşınmazın en az beş bin metrekare büyüklüğe sahip olması, kadastral bir yola en az yirmi beş metre cephe barındırması, inşaat alanının toplam parselin en fazla yüzde beşi kadar olması ve yapı büyüklüğünün azami iki yüz elli metrekareyi geçmemesi yönündeki ölçütler dikkate alınmaktadır.

Konteyner, Taşınabilir Yapılar ve Hisseli Zilyetlik Devirleri

Tarım arazisine konteyner veya taşınabilir nitelikte yapı yerleştirilmesinde idare biçimsel özellikten ziyade fiili kullanıma bakar. Tarımsal faaliyetle bağlantısı bulunmayan ve konut benzeri barınma amacıyla izinsiz konulan yapılarda durdurma, idari para cezası ve yıkım yaptırımları tatbik edilebilir. Konteynerlerin de tarımsal depolama veya ekipman muhafazası gibi mevzuata uygun bir gayeyle kullanılmaması ve izinsiz yerleştirilmesi halinde izinsiz yapı veya amaç dışı kullanım hükümleri gündeme gelebilir.

Tarım arazisinin tescili mümkün olmayan fiili hisselere ayrılarak zilyetliğinin devredilmesi yahut bu sürece aracılık edilmesi suretiyle arazi bütünlüğünün bozulması ve amaç dışı kullanıma yol açılması, idari para cezası yaptırımının yanı sıra Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasını gerektirir.

Büyük Ova Koruma Alanlarındaki Kısıtlamalar

Büyük ova koruma alanlarında yer alan tarım arazilerinin kural olarak amaç dışı kullanımı kanunen engellenmiştir. Bu sahalarda yalnızca tarımsal amaçlı yapılar ile kamu yararı kararı alınmış belirli faaliyetler istisnai olarak izin kapsamına dahil edilebilir.

İzin ve İtiraz Başvuru Usulü

Tarım arazilerinde kullanım ve yapılaşma izin başvuruları; taşınmaz belediye ve mücavir alan sınırları içindeyse belediyeye, bu sınırlar dışındaysa il özel idaresine veya yetkili kuruma yapılır. Bu müracaatlar ilgili portal sistemi üzerinden il tarım ve orman müdürlüklerine ulaştırılır.

Tarım arazilerinin korunması ve kullanımına ilişkin kararlara veya etüt raporuyla belirlenen arazi sınıflarına karşı valiliğe bir defaya mahsus itiraz yöneltilebilir. 5403 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi dairesinde valiliklerce tesis edilen kararlara yönelik itirazlar Bakanlık tarafından değerlendirilerek karara bağlanır.

Bakanlık, tarım arazilerinin korunması, kullanılması ve planlanmasına dair düzenlemelerin tatbik edilmesini temin etmek amacıyla her türlü alt mevzuat düzenlemesini yapmaya yetkilidir.

24153 sayılı TARIM ARAZİLERİNİN KORUNMASI, KULLANILMASI VE PLANLANMASINA DAİR YÖNETMELİK m. 23Kaynağı aç
MADDE 23 – (1) Bakanlık, bu Yönetmeliğin uygulanmasını sağlamak üzere her türlü alt düzenlemeyi yapmaya yetkilidir. Yürürlükten kaldırılan yönetmelik

5403 Sayılı Kanun Kapsamında İdari Yaptırımlar ve Yıkım Prosedürü

Tarımsal amaçlı arazi kullanım plan ve projelerine aykırı hareket edilmesi halinde valilikçe resen inceleme yaptırılarak sorumlulara kanuni asgari tutardan az olmamak üzere tahrip edilen arazinin yüzölçümü üzerinden metrekare başına idari para cezası tatbik edilir ve projeye uygunluk sağlanması için azami iki ay süre tanınır. Aykırılığın büyük ova koruma alanlarında vuku bulması halinde bu idari para cezaları iki katı olarak uygulanır.

5403 sayılı TOPRAK KORUMA VE ARAZİ KULLANIMI KANUNU m. 20Kaynağı aç
Madde 20 – (Başlığı ile Birlikte Değişik: 28/10/2020-7255/24 md.) Tarımsal amaçlı arazi kullanımlarında, tarımsal amaçlı arazi kullanım plân ve projelerine uyulması zorunludur. Bu plân veya projelere aykırı hareket edilmesi halinde valilikçe resen tespit yaptırılarak sorumlulara; bin Türk Lirasından az olmamak kaydıyla bozulan arazinin her metrekaresi için on Türk Lirası idarî para cezası uygulanarak projeye uygunluk sağlanması için azami iki ay süre verilir. Büyük ova koruma alanlarındaki bu cezalar iki katı olarak uygulanır. Bu sürenin sonunda aykırı kullanımların devam etmesi durumunda; valilikçe faaliyet durdurulur ve birinci cümlede belirtilen idarî para cezası üç katı olarak uygulanır. İzinsiz bütün yapılar, masrafları Bakanlıkça karşılanmak kaydıyla, bir ay içinde belediyeler veya il özel idarelerince yıkılır ve taşınmazlar tarımsal üretime uygun hale getirilir. Arazinin tarımsal üretime uygun hale getirilmesi için yıkım ve temizleme masrafları sorumlulardan Bakanlıkça genel hükümlere göre tahsil edilir. Hakkında yıkım kararı alınmış olmasına rağmen bir ay içinde belediye veya il özel idarelerince yıkılmayan yapılar, yıkım masrafları Bakanlıkça karşılanmak üzere Bakanlıkça yıkılabilir veya yıktırılabilir. Yıkım masrafları %100 fazlası ile ilgili belediye veya il özel idaresinden tahsil edilir. Bu şekilde tahsil edilememesi halinde ilgisine göre Hazine ve Maliye Bakanlığı veya İller Bankası Anonim Şirketi tarafından belediye veya il özel idaresinin 2/7/2008 tarihli ve 5779 sayılı İl Özel İdarelerine ve Belediyelere Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden Pay Verilmesi Hakkında Kanun gereğince aktarılan paylarından kesilerek, genel bütçeye gelir kaydedilmek üzere takip eden ayın sonuna kadar Bakanlık merkez muhasebe birimi hesabına aktarılır. Verilen iki aylık süre sonunda valiliğin yaptıracağı tespitlerle plân veya projelere uyulduğu ve arazi tahribatının durduğu ve tarımsal üretime uygun hale getirildiği belirlenirse sınırlama ve hak mahrumiyetleri ortadan kalkar. Tarım arazilerinin amacı dışında kullanılmasına ve toprak koruma projelerine uyulmamasına ilişkin cezalar ve yükümlülükler

Verilen azami iki aylık mühlet sonunda valilikçe yapılacak tespitlerde plan veya projelere uyulduğu, arazi tahribatının sonlandırıldığı ve taşınmazın tarımsal üretime uygun hale getirildiği tespit edilirse sınırlama ve hak mahrumiyetleri ortadan kalkar.

Tanınan sürenin hitamında aykırı kullanımların sürmesi durumunda valilikçe faaliyet durdurulur ve idari para cezası üç katı olarak tahsil edilir. İzinsiz imal edilen bütün yapılar, masrafları Bakanlıkça karşılanmak suretiyle bir ay içinde belediyeler veya il özel idarelerince yıkılır ve taşınmazlar tarımsal üretime uygun hale getirilir.

Hakkında yıkım kararı alınmasına rağmen bir ay içinde belediye veya il özel idarelerince yıkılmayan yapılar, yıkım masrafları Bakanlıkça karşılanmak üzere Bakanlıkça yıkılabilir veya yıktırılabilir. Bu yıkım masrafları yüzde yüz fazlasıyla ilgili belediye veya il özel idaresinden tahsil edilir. Arazinin tarımsal üretime uygun hale getirilmesi için yapılan yıkım ve temizleme masrafları ise genel hükümlere göre sorumlulardan tahsil olunur.

Tarım arazisinde izinsiz inşaat faaliyetine başlanması halinde valilik inşaatı durdurur, yapı tamamlanmışsa kullanımına müsaade etmez ve idari yaptırım tatbik eder. İdari para cezasının tebliğinden itibaren bir ay içinde gerekli izinler için başvurulmaması veya yapılan başvurunun reddedilmesi halinde arazinin eski hale getirilmesi ve yıkım süreci işletilir. Verilen süre içinde izinsiz yapı kaldırılmaz ve arazi yeniden tarımsal üretime uygun hale getirilmezse faaliyet durdurularak ilgili idari para cezası üç kat olarak uygulanır; tarım arazilerinin korunmasına dair yönetmelik kurallarına aykırı davrananlar hakkında 5403 sayılı Kanun'un 20, 21 ve 22 nci maddesi hükümleri uygulanır.

24153 sayılı TARIM ARAZİLERİNİN KORUNMASI, KULLANILMASI VE PLANLANMASINA DAİR YÖNETMELİK m. 22Kaynağı aç
MADDE 22 – (1) Bu Yönetmelik hükümlerine aykırı davrananlar hakkında 5403 sayılı Kanunun 20, 21 ve 22 nci maddesi hükümleri uygulanır. Düzenleme yetkisi

Denetim, şikâyet veya resen yapılan kontroller sonucunda tarım arazisinde aykırılık belirlenmesi halinde taşınmazın tapu kütüğünün beyanlar hanesine 5403 sayılı Kanun kapsamında amacı dışında kullanıldığına dair belirtme yapılabilir ve söz konusu kayıt aykırılık giderilmeden terkin edilmez.

İmar Mevzuatı Kapsamındaki Yıkım ve Para Cezası Süreci

3194 sayılı İmar Kanunu'nun 32 nci maddesi hükümlerine göre ruhsatsız veya ruhsata aykırı inşa edilen yapılar mühürlenerek inşaat durdurulur ve Kanun'un 42 nci maddesi uyarınca yapı sahibine idari para cezası verilir. İdare tarafından yapının ruhsata bağlanamayacağı veya aykırılıkların giderilemeyeceği tespit edilirse, ilgilisine tanınan bir aylık süre beklenmeksizin ruhsat iptal edilir ve mevzuata aykırı imalatlar hakkında kanunda öngörülen yıkım hükümleri uygulanır.

3194 sayılı İMAR KANUNU m. 32Kaynağı aç
Madde 32 – Bu Kanun hükümlerine göre; ruhsat alınmadan yapıya başlandığı veya ruhsat ve eklerine veya ruhsat alınmadan yapılabilecek yapılarda projelerine ve ilgili mevzuatına aykırı yapı yapıldığı ilgili idarece tespiti, fenni mesulce (…)[36] tespiti ve ihbarı veya herhangi bir şekilde bu duruma muttali olunması üzerine, belediye veya valiliklerce o andaki inşaat durumu tespit edilir. Yapı mühürlenerek inşaat derhal durdurulur. (Ek cümleler:14/2/2020-7221/10 md.) Yapının imar mevzuatına aykırı olduğuna dair bilgi, tapu kayıtlarının beyanlar hanesine kaydedilmek üzere ilgili idaresince tapu dairesine en geç yedi gün içinde yazılı olarak bildirilir. Aykırılığın giderildiğine dair ilgili idaresince tapu dairesine bildirim yapılmadan beyanlar hanesindeki kayıt kaldırılamaz.[37] Durdurma, yapı tatil zaptının yapı yerine asılmasıyla yapı sahibine tebliğ edilmiş sayılır. (Değişik cümle:14/2/2020-7221/10 md.) Bu tebligatın bir nüshası muhtara bırakılır, bir nüshası da Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne gönderilir. Bu tarihten itibaren en çok bir ay içinde yapı sahibi, yapısını ruhsata uygun hale getirerek veya ruhsat alarak, belediyeden veya valilikten mühürün kaldırılmasını ister. Ruhsata aykırılık olan yapıda, bu aykırılığın giderilmiş olduğu veya ruhsat alındığı ve yapının bu ruhsata uygunluğu, inceleme sonunda anlaşılırsa, mühür, belediye veya valilikçe kaldırılır ve inşaatın devamına izin verilir. Aksi takdirde, ruhsat iptal edilir, ruhsata aykırı veya ruhsatsız yapılan bina, belediye encümeni veya il idare kurulu kararını müteakip, belediye veya valilikçe yıktırılır ve masrafı yapı sahibinden tahsil edilir. (Ek cümleler:14/2/2020-7221/10 md.) Yapı tatil tutanağının düzenlendiği tarihten itibaren bir ay içinde yapı sahibi tarafından yapının ruhsata uygun hale getirilmediğinin veya ruhsat alınmadığının ilgili idaresince tespit edilmesine rağmen iki ay içinde hakkında yıkım kararı alınmayan yapılar ile hakkında yıkım kararı alınmış olmasına rağmen altı ay içinde ilgili idaresince yıkılmayan yapılar, yıkım maliyetleri döner sermaye işletmesi gelirlerinden karşılanmak üzere Bakanlıkça yıkılabilir veya yıktırılabilir. Yıkım maliyetleri %100 fazlası ile ilgili idaresinden tahsil edilir. Bu şekilde tahsil edilememesi halinde ilgili idarenin 5779 sayılı Kanun gereğince aktarılan paylarından kesilerek tahsil olunur. Tahsil olunan tutarlar, Bakanlığın döner sermaye işletmesi hesabına gelir olarak kaydedilir. (Ek fıkra:29/11/2018-7153/15 md.) İdare tarafından ruhsata bağlanamayacağı veya aykırılıkların giderilemeyeceği tespit edilen yapıların ruhsatı üçüncü fıkrada düzenlenen bir aylık süre beklenmeden iptal edilir ve mevzuata aykırı imalatlar hakkında beşinci fıkra hükümleri uygulanır. Umumi hizmetlere ayrılan yerlerde muvakkat yapılar:

İmar mevzuatına aykırılığa konu olan alan ile bu taşınmazın emlak vergisine esas asgari metrekare birim değerinin çarpımı neticesinde tespit edilen tutar kadar ek idari para cezası sorumlulara ilave edilir. Tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde aykırılığın giderilmesi ve yapının mevzuata uygun duruma getirilmesi halinde tahakkuk ettirilen bu ilave para cezası tahsil edilmez.

3194 sayılı İMAR KANUNU m. 42Kaynağı aç
Madde 42 – (Değişik: 9/12/2009-5940/2 md.) Bu maddede belirtilen ve imar mevzuatına aykırılık teşkil eden fiil ve hallerin tespit edildiği tarihten itibaren on iş günü içinde ilgili idare encümenince sorumlular hakkında, üstlenilen her bir sorumluluk için ayrı ayrı olarak bu maddede belirtilen idari müeyyideler uygulanır. (Değişik cümle:14/2/2020-7221/11 md.) Ruhsat alınmaksızın veya ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere ve imar mevzuatına aykırı olarak yapılan ya da 27 nci madde kapsamında ruhsat alınmadan yapılabilen yapılardan aynı maddede belirtilen koşullar sağlanmadan yapılanların sahibine, yapı müteahhidine ve aykırılığı altı iş günü içinde idareye bildirmeyen ilgili fenni mesullere, yapının mülkiyet durumuna, bulunduğu alanın özelliğine, durumuna, niteliğine ve sınıfına, yerleşmeye ve çevreye etkisine, can ve mal emniyetini tehdit edip etmediğine ve aykırılığın büyüklüğüne göre, bin Türk lirasından az olmamak üzere, aşağıdaki şekilde hesaplanan idari para cezaları uygulanır: a) Bakanlıkça belirlenen yapı sınıflarına ve gruplarına göre yapının inşaat alanı üzerinden hesaplanmak üzere, mevzuata aykırılığın her bir metrekaresi için; 1) I. sınıf A grubu yapılara üç, B grubu yapılara beş Türk Lirası, 2) II. sınıf A grubu yapılara sekiz, B grubu yapılara onbir Türk Lirası, 3) III. sınıf A grubu yapılara onsekiz, B grubu yapılara yirmi Türk Lirası, 4) IV. sınıf A grubu yapılara yirmiüç, B grubu yapılara yirmibeş, C grubu yapılara otuzbir Türk Lirası, 5) V. sınıf A grubu yapılara otuzsekiz, B grubu yapılara kırkaltı, C grubu yapılara elliiki, D grubu yapılara altmışüç Türk Lirası, idari para cezası verilir. Bu miktarlar her takvim yılı başından geçerli olmak üzere o yıl için 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında bir Türk Lirasının küsuru da dikkate alınmak suretiyle artırılarak uygulanır. (Ek cümle:14/2/2020-7221/11 md.) (Mülga cümle:25/3/2020-7226/39 md.) (…) b) Mevzuata aykırılığı yapı inşaat alanı üzerinden hesaplanması mümkün olmayan, yapının cephelerini ve diğer yapı elemanlarını değiştiren veya yapı malzemesi için öngörülen gereklere aykırı bulunan uygulamalar için, Bakanlıkça yayımlanan ve aykırılığa konu imalatın tespiti tarihinde yürürlükte bulunan birim fiyat listesine göre ilgili idarece belirlenen bedelin % 20’si kadar idari para cezası verilir. c) (a) ve (b) bentlerine göre cezalandırmayı gerektiren aykırılığa konu yapı; 1) Hisseli parselde diğer maliklerin muvafakati alınmaksızın yapılmış ise cezanın % 30’u, 2) Kamuya veya başkasına ait bir parselde yapılmış ise cezanın % 40’ı, 3) Uygulama imar planında veya parselasyon planında “Kamu Tesisi Alanı veya Umumî Hizmet Alanı” olarak belirlenmiş bir alanda yapılmış ise cezanın % 60’ı, 4) Mevcut haliyle veya öngörülen bir afet tehlikesi karşısında can ve mal emniyetini tehdit ediyor ise cezanın % 100’ü, 5) Uygulama imar planı bulunan bir alanda yapılmış ise cezanın % 20’si, 6) Yapılaşmaya yasaklanmış bir alanda yapılmış ise cezanın % 80’i, 7) Özel kanunlar ile belirlenmiş özel imar rejimine tabi bir alanda yapılmış ise cezanın % 50’si, 8) Ruhsatsız ise cezanın % 180’i, 9) Ruhsatı hükümsüz hale gelmesine rağmen inşaatı sürdürülüyor ise cezanın % 50’si, 10) Yapı kullanma izin belgesi alınmış olmakla birlikte, ruhsat alınmaksızın yeni inşaî faaliyete konu ise cezanın % 100’ü, 11) İnşaî faaliyetleri tamamlanmış ve kullanılmıyor ise cezanın % 10’u, 12) İnşaî faaliyetleri tamamlanmış ve kullanılıyor ise cezanın % 20’si, 13) Çevre ve görüntü kirliliğine sebebiyet veriyor ise cezanın % 20’si, (a) ve (b) bentlerinde belirtilen şekilde tespit edilen para cezalarının miktarına göre ayrı ayrı hesap edilerek ilave olunur. Para cezalarına konu olan alanın hesaplanmasında, aykırılıktan etkilenen alan dikkate alınır. ç) (Ek:25/3/2020-7226/39 md.) Bu fıkra uyarınca idari para cezası verilmesini gerektiren aykırılığa konu alan ile bu alanın bulunduğu arsa veya arazinin emlak vergisine esas asgari metrekare birim değerinin çarpımı ile bulunan bedel kadar idari para cezası yukarıdaki bentlere göre aykırılıktan sorumlu olan yapı sahibine ve yapı müteahhidine verilen para cezalarına ayrıca ilave edilir. Bu fıkraya göre verilen idari para cezasının ilgilisine tebliğinden itibaren bir ay içinde aykırılığın giderilmesi ve yapının mevzuata uygun hale getirilmesi halinde bu bent uyarınca ilave edilen para cezası tahsil edilmez.[39] 18, 28, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 40 ve 41 inci maddelerde belirtilen mükellefiyetleri yerine getirmeyen veya bu maddelere aykırı davranan yapı veya parsel sahibine, harita, plan, etüt ve proje müelliflerine ve gözetmenlerine, fenni mesullere, yapı müteahhidine ve şantiye şefine, ilgisine göre ayrı ayrı olmak üzere ikibin Türk Lirası, bu fiillerin çevre ve sağlık şartlarına aykırı olması halinde dörtbin Türk Lirası, can ve mal emniyetini tehdit etmesi halinde altıbin Türk Lirası idari para cezası verilir.[40] Yapıldığı tarih itibarıyla plana ve mevzuata uygun olmakla beraber, mevcut haliyle veya öngörülen bir afet tehlikesi karşısında can ve mal emniyetini tehdit ettiği veya edeceği ilgili idare veya mahkeme kararı ile tespit olunan yapılara, ilgili idarenin yazılı ikazına rağmen idarece tanınan süre içinde takviyede bulunmayan veya bu yapıları 39 uncu madde uyarınca yıkmayan yapı sahibine onbin Türk Lirası idari para cezası verilir. 27 nci maddeye göre (…)41 belirlenmiş köy yerleşik alanı ve civarı sınırları içinde köyün nüfusuna kayıtlı olan ve köyde sürekli oturanlar tarafından, projeleri (…)41 (…)41 fen, sanat ve sağlık şartlarına uygun olmasına rağmen valilik onayı alınmadan ve muhtarlığa bildirim yapılmadan konut ve zatî maksatlı tarım ve hayvancılık yapısı inşa edilmesi halinde yapı sahibine bin Türk Lirası idari para cezası verilir. Bu yapılardaki diğer aykırılıklar ve ruhsata tabi tarım ve hayvancılık maksatlı yapılardaki aykırılıklar için verilecek olan idari para cezası, bin Türk Lirasından az olmamak üzere, ikinci fıkraya göre hesaplanan toplam ceza miktarı uygulanır. [41] Yukarıdaki fıkralarda belirtilen fiil ve hallerin, yapının inşa edilmesi süreci içinde tekrarı halinde, idari para cezaları bir kat artırılarak uygulanır. Yukarıdaki fıkralar uyarınca tahsil olunan idari para cezaları, aynı fiil nedeniyle 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 184 üncü maddesine göre mahkûm olanlara faizsiz olarak iade edilir. Yapının bu Kanuna, ilgili diğer mevzuata, plana, ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere uygun hale getirilmesi için idarenin yazılı izni dahilinde yapılan iş ve işlemler mühür bozma suçu teşkil etmez. Müelliflerin, fenni mesul mimar ve mühendislerin, yapı müteahhitlerinin, şantiye şefi mimar ve mühendislerin, imar mevzuatına aykırı fiillerinden dolayı verilen cezaları ve haklarındaki kesinleşmiş mahkeme kararları, kendi kayıtlarına işlenmek ve ilgili mevzuata göre cezai işlem yapılmak üzere, üyesi bulundukları meslek odasına ve Bakanlığa ilgili idarece bildirilir. Bu kişiler, verilen ceza süresi içinde yeni bir iş üstlenemez. Yapı müteahhidinin yetki belgesi; a) Yapım işinin ruhsata ve ruhsat eki etüt ve projelere aykırı olarak gerçekleştirilmesi ve 32 nci maddeye göre verilen süre içinde aykırılığın giderilmemesi halinde beş yıl, b) Yapım işinde ruhsat eki etüt ve projelere aykırı olarak gerçekleştirilen imalatın can ve mal güvenliğini tehdit etmesi halinde on yıl, c) Bakanlıkça olumsuz kayıt değerlendirmesi yapılan hallerde bir yıl, süreyle Bakanlıkça iptal edilir. Yapı müteahhidinin, yapım işlerinden doğan vergi ve sigorta primi borçlarını ödememesi ve diğer sorumluluklarını yerine getirmemesi hallerinde yetki belgesi bir yıldan az olmamak üzere Bakanlıkça iptal edilir ve bunlara sorumluluklarını yerine getirinceye kadar yeni yetki belgesi düzenlenmez. Yetki belgesi iptal edilen yapı müteahhidi yeni yetki belgesi düzenleninceye kadar yeni iş üstlenemez, ancak mevcut işlerini tamamlar. Yetki belgeli yapı müteahhidi olmaksızın başlanılan yapının ruhsatı iptal edilir ve yapı mühürlenir. Yürürlükten kaldırılan hükümler:

3194 sayılı Kanun'un 42 nci maddesi çerçevesinde tahsil edilen idari para cezaları, aynı eylem sebebiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 184 üncü maddesi uyarınca mahkûm edilen kişilere faiz işletilmeksizin iade edilmektedir.

İdari Yaptırımlara Karşı Dava Açma Süresi

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7 nci maddesi uyarınca, özel kanunlarında ayrı bir süre tayin edilmeyen hallerde idare mahkemelerinde genel dava açma süresi altmış gündür. Tarım arazilerine yönelik tesis edilen durdurma, idari para cezası ve yıkım işlemlerine karşı, işlemin tebliğinden itibaren altmış gün içinde taşınmazın bulunduğu yer idare mahkemesinde iptal davası açılabilir. İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava açma süresi ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar; ilgililer bu işlemlerin uygulanması üzerine tek başına düzenleyici işlem, uygulanan bireysel işlem veya her ikisi aleyhine birlikte dava açabilir.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 7Kaynağı aç
Madde 7 – 1. Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür. 2. Bu süreler; a) İdari uyuşmazlıklarda; yazılı bildirimin yapıldığı, b) Vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarından doğan uyuşmazlıklarda: Tahakkuku tahsile bağlı olan vergilerde tahsilatın; tebliğ yapılan hallerde veya tebliğ yerine geçen işlemlerde tebliğin; tevkif yoluyla alınan vergilerde istihkak sahiplerine ödemenin; tescile bağlı vergilerde tescilin yapıldığı ve idarenin dava açması gereken konularda ise ilgili merci veya komisyon kararının idareye geldiği; Tarihi izleyen günden başlar. 3. Adresleri belli olmayanlara özel kanunlarındaki hükümlere göre ilan yoluyla bildirim yapılan hallerde, özel kanununda aksine bir hüküm bulunmadıkça süre, son ilan tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün sonra işlemeye başlar. 4. İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar. Ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilirler. Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmaz. Sürelerle ilgili genel esaslar
Tarla veya tarım arazisine konteyner ya da taşınabilir yapı koymak serbest midir?

Tarım arazilerine taşınabilir yapı veya konteyner yerleştirilmesi serbest olmayıp yetkili idare yapının taşınabilirliğinden çok fiili kullanım amacını esas alır. Tarımsal üretimle ilişkisi kurulmayan ve barınma amacıyla izinsiz konulan yapılar sebebiyle durdurma, idari para cezası ve yıkım süreci işletilebilir.

Büyük ova koruma alanlarında tarım arazisine ev yapılabilir mi?

Büyük ova koruma alanlarındaki tarım arazileri kural olarak amaç dışı kullanıma kapalıdır. Bu alanlarda yalnızca mevzuata uygun tarımsal amaçlı yapılar ile kamu yararı kararı bulunan sınırlı faaliyetler istisna kapsamında izin alabilir.

Tarım arazisinde aykırılık giderildiğinde hak mahrumiyetleri sona erer mi?

5403 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi gereğince, tanınan azami iki aylık mühlet içinde projeye uyulduğu, tahribatın durduğu ve taşınmazın tarımsal üretime uygun hale getirildiği tespit edilirse sınırlama ve hak mahrumiyetleri kalkar.

Tarım arazisindeki izinsiz yapıların yıkım masrafı kimden karşılanır?

Yıkım işlemi masrafları Bakanlıkça karşılanarak belediye veya il özel idaresince gerçekleştirilir; yerel idare bir ay içinde yıkımı yapmazsa Bakanlık yıkımı gerçekleştirebilir ve yıkım masraflarını yüzde yüz fazlasıyla yerel idareden, arazinin eski hale getirilmesi masraflarını ise sorumlulardan tahsil eder.

Tarım arazisinde kaçak yapı yapıldığında tapu kütüğüne şerh konulur mu?

Evet, denetim veya incelemelerde aykırılık saptandığında tapu kütüğünün beyanlar hanesine arazinin 5403 sayılı Kanun kapsamında amacı dışında kullanıldığı şerh edilir ve aykırılık usulünce giderilmeden bu kayıt silinmez.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu