Tapu Tahsis Belgesinin Hukuki Niteliği ve Tapuya Dönüşümü

by Avukat Erdal Ersoy
Tapu Tahsis Belgesinin Hukuki Niteliği ve Tapuya Dönüşümü

Tapu Tahsis Belgesinin Niteliği ve Kapsamı

2981 sayılı Kanun’un 10/a maddesi uyarınca Hazine, belediye, il özel idaresine ait veya Vakıflar Genel Müdürlüğünce idare edilen taşınmazlar üzerindeki gecekondular tespit ettirildikten sonra tapu sicilinin beyanlar hanesinde gösterilir ve ilgilisine tapu tahsis belgesi verilir. Bu belge, ıslah imar planı veya kadastro planları yapıldıktan sonra hak sahiplerine verilecek tapuya esas teşkil eder. Kanun koyucu, ıslah imar planı veya kadastro planları ile belirlenen alanlarda tapu tahsis belgesi düzenlenmesi yerine hak sahiplerine doğrudan tapularının verilebileceğini de hükme bağlamıştır.

2981 sayılı İMAR VE GECEKONDU MEVZUATINA AYKIRI YAPILARA UYGULANACAK BAZI İŞLEMLER VE 6785 SAYILI İMAR KANUNUNUN BİR MADDESİNİN DEĞİŞTİRİLMESİ HAKKINDA KANUN m. 10Kaynağı aç
Madde 10 – (Değişik : 22/5/1986 – 3290/4 md.) a) Bu Kanun hükümlerine göre hazine, belediye, il özel idaresine ait veya Vakıflar Genel Müdürlüğünün idare ettiği arsa veya araziler üzerinde, gecekondu sahiplerince yapılmış yapılar, 12 nci madde hükümlerine göre tespit ettirildikten sonra, kayıt maliki kamu kuruluşunca bu yer hak sahibine tahsis edilir ve bu tahsisin yapıldığı tapu sicilinin beyanlar hanesinde gösterilerek ilgilisine "Tapu Tahsis Belgesi" verilir. Tapu tahsis belgesi, ıslah imar planı veya kadastro planları yapıldıktan sonra hak sahiplerine verilecek tapuya esas teşkil eder. (Ek : 18/5/1987 – 3366/4 md.) Ancak islah imar planı veya kadastro planları ile belirlenen alanlarda tapu tahsis belgesi yerine hak sahiplerine doğrudan tapuları verilebilir. b) Üzerinde imar mavzuatına aykırı olarak toplu binalar inşa edilmiş hisseli veya özel parselasyona dayalı arsa veya arazilerde, kişilerin hisse miktarları ve fiili kullanma durumları dikkate alınarak valilik veya belediyelerin talebi üzerine: 1. Henüz kadastrosu yapılmamış yerlerde, kadastro müdürlüklerince bu Kanunda belirtilen mülkiyet tespitine dair hükümler de uygulanarak, 2. Kadastrosu veya tapulaması tamamlanmış yerlerde ise bu Kanunla verilen yetkiler kadastro müdürlüklerince kullanılarak, Islah imar planlarının yapılıp yapılmadığına bakılmaksızın: onayların alınmasına ve ilanların yapılmasına (askı ilanları hariç), komisyonların kurulmasına lüzum kalmaksızın 2613 sayılı Kadastro ve Tapu Tahriri veya 766 sayılı Tapulama Kanunu hükümlerine göre hak sahipleri tespit veya yeniden tayin edilerek adlarına tescil edilir. Bu tespit sırasında özel parselasyon planında görülen veya hisseli satışlar sonucu fiilen oluşan yol, meydan, otopark, çocuk bahçesi, yeşil saha vs hizmetlere ayrılan yerler ile bunlara ilişkin hisseler bedelsiz olarak resen tapudan terkin; okul, ibadet yeri ve benzer kamu hizmetlerine ayrılan yerler ise, bedelsiz olarak ilgili idareler adına tespit ve tescil edilir. Hazine, belediye veya il özel idarelerine ait veya Vakıflar Genel Müdürlüğünün idare ettiği arsa veya arazileri üzerinde yapıldığı tespit edilen gecekondular hakkında da yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanır. (Ek : 18/5/1987 – 3366/4 md.) Belediye, hazine, özel idare veya Vakıflar Genel Müdürlüğünün idare ettiği arsa ve araziler üzerine gecekondu yapıldıktan sonra tespit edilerek kira kontratı düzenlenmiş gecekondu hak sahiplerine tapu tahsis belgesi ve tapuları verilir. Hak sahibi olmadığı halde tapu verilen kişilerin tapuları resen iptal edilir. c) İmar mevzuatına aykırı bina yapılmış, hisseli arsa ve araziler veya özel parselasyona dayalı arazilerde, imar adası veya parseli olabilecek büyüklükteki alanlarda, binalı veya binasız arsa ve arazileri birbirleriyle, yol fazlalarıyla veya Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerle birleştirmeye bunları yeniden ada ve parsellere ayırmaya, yapılara yeniden doğan imar ada veya parseli içinde kalanları —————————— (1) Bu hükmün uygulanmasında ek 3 üncü maddeye bakınız. 6357 yapı sahiplerine, yapı olmayanları diğer hisse sahiplerine müstakil veya hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre vermeye, bunlar adına tescil ettirmeye ve tescil işlemi dışında kalanların hisselerini 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununa göre tespit edilecek bedeli peşin ödenmek veya parsel sahipleri aleyhine kanuni ipotek tesis edilerek, tapu sicilinden terkin ettirmeye belediye veya valilikler resen yetkilidir. Belediye veya valiliklerin talebi halinde bu yetkiler kadastro müdürlüklerince de kullanılır. Bu gibi arazilerde hisse sahiplerinin malik olduğu hisse üzerindeki temliki tasurruflar ve bunlarla ilgili takyitler 11/6/1945 tarih ve 4753, 19/7/1943 tarih ve 4486 sayılı Kanunlar, 775 sayılı Gecekondu Kanunundaki hükümler dahil, uygulamayı durdurmaz. Bu gibİ işlemlerde takyitler hisse sahibine isabet edecek müstakil parsele aynen nakledilir ve yapılan işlem Medeni Kanunun 927 nci maddesine göre hak sahibine bildirilir. Islah imar planı ile düzenlemeye tabi tutulan arsa ve arazilerin yeni sahiplerine verilmesinde valilik veya belediyelerce arsa ve arazilerin durumuna göre düzenleme ortaklık payı alınabilir. Bu gibi yerlere ait yapılmış olan özel parselasyon planı, ıslah imar planı olabilecek nitelikte olduğu belediye veya valiliklerce uygun görüldüğü takdirde aynen kabul edilerek tescil edilir. Üzerinde yapılanma bulunan Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerler valiliğin talebi üzerine, belediye veya özel idareler adına resen tapuya tescil edilir. Islah imar planlarında genel bütçeye dahil dairelerin ihtiyaçlarını karşılamak üzere ayrılan veya ayrılacak olan veya bir kamu hizmeti için lüzumlu görülen arsa veya araziler eski sahibi kamu idarelerine veya o işe tahsil edilmek üzere hazineye aynı şartlarla geri verilir. Islah imar planı yapılmış ve yapılacak bölgelerde bu Kanun kapsamına giren ve tapu tahsis belgesi verilen hazine arsa ve arazileri, iktisap tarihine bakılmaksızın aynı amaçta kullanılmak üzere ilgili belediyelere devredilir. ÜÇÜNCÜ BÖLÜM Değerlendirme Esasları Muhafazası mümkün yapılara ruhsat ve kullanma izni verilmesi:

Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 2016/14825 Esas, 2020/2045 Karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere, tapu tahsis belgesi bir mülkiyet belgesi olmayıp yalnızca fiili kullanımı belirleyen ve ilgilisine kişisel hak sağlayan bir zilyetlik belgesidir. Hak sahibi olmadığı halde kendilerine tapu verilen kişilerin tapu kayıtları ise 2981 sayılı Kanun’un 10/b maddesi gereğince resen iptal edilir.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2016/14825, K. 2020/2045Kaynağı aç
14. Hukuk Dairesi         2016/14825 E.  ,  2020/2045 K. "İçtihat Metni" 14. Hukuk Dairesi MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 17/12/2014 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 28/04/2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: _ K A R A R _ Davacılar vekili, davacıların murisi…'e dava konusu 5243 ada 12 parselde 71 m2'lik bölüm için 06/11/1984 tarihinde verilen tapu tahsis belgesine istinaden anılan parselde 71 m2'lik hissenin tapu kaydının iptali ile davacılar adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili; davanın açılabilmesi için gerekli şartların oluşmadığını, davacının ödediği meblağın taşınmazın gerçek değeri olmadığını, idarece tespit edilen bedelin ödenmesi gerektiğini ve Düzenleme Ortaklık Payına ilişkin kesinti yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulüne 5243 ada 12 parselin davalı adına mevcut tapu kaydının iptali ile taşınmazın tamamı 4 pay kabul edilerek birer paylarla davacılar adına tesciline karar verilmiştir. Hükmü, davalı vekili temyiz etmiş. Dava, tapu tahsis belgesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 04.12.1996 tarihli ve 1996/14-763- 864 sayılı kararında da belirtildiği gibi, tapu tahsis belgesi bir mülkiyet belgesi olmayıp yalnızca fiili kullanmayı belirleyen ve ilgilisine kişisel hak sağlayan bir zilyetlik belgesidir. Tapu tahsis belgesinin varlığı tahsis edilen yerin adına tahsis yapılan kişi veya mirasçıları adına tescili için yeterli değildir. Tahsis kapsamındaki yerin hak sahibi adına tescil edilebilmesi için; -Hukuki yönden geçerliliğini koruyan bir tapu tahsis belgesinin bulunması, -Tahsise konu yerde 3194 sayılı Yasanın 18.maddesi uyarınca imar planı veya 3290 sayılı yasa ile değişik 2981 sayılı yasa uyarınca ıslah-imar planlarının yapılmış olması, -İlgilisine, tapu tahsis belgesi gereğince bir başka yerden tahsis yapılmamış olması, -Tahsise konu yerin kamu hizmetine ayrılmamış ve imar planına göre konut alanında kalmış olması, Tahsise konu yer ile tescili istenilen taşınmazın aynı yer olup olmadığı ve taşınmazın niteliklerinin belirlenmesi amacıyla mahallinde uzman bilirkişiler aracılığı ile keşif yapılması, -Tahsise konu arsa bedelinin ödenmiş olması, ödenmemiş ise taşınmazın dava tarihindeki rayiç değerinin uzman bilirkişiler aracılığı ile saptanarak hükümden önce mahkeme veznesine veya belirlenecek tevdi mahalline depo edilmiş olması. -İmar parsellerinin oluşturulması sırasında, şuyulandırmaya tabi tutulan parselden 3290 sayılı yasa ile değişik 2981 sayılı yasanın 18/b-c maddesi uyarınca düzenleme ortaklık payı kesilip kesilmediğinin, kesilmiş ise uygulanan oranın saptanması gerekir, -Mahkemece, yukarıda belirtilen koşullar doğrultusunda yapılacak inceleme sonucunda, tescil isteğinin kabulü için yasal koşulların oluştuğu kabul edildiği takdirde, 3290 sayılı yasa ile değişik 2981 sayılı yasanın 10/C-2 maddesi gereğince tahsise konu yerde uygulanan düzenleme ortaklık payının (DOP) davacıyı da bağlayıcı nitelikte olduğu dikkate alınarak tahsis miktarından bu oranda yapılacak indirimden sonra kalan miktarın tesciline karar verilmelidir. Bu ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında; Davacıların miras bırakanı … adına verilen tapu tahsis belgesindeki miktar 71 m2'dir. Dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede ve dava konusu parselde imar uygulaması sonucu %35 oranında DOP kesintisi yapılmıştır. Tapu tahsis belgesinde yazılı 71 m2'den %35 oranında DOP kesintisi yapılarak, dava konusu taşınmazda hisselendirme suretiyle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, taşınmazın tamamının tapu kaydının iptali doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 20/02/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Tapuya Dönüştürme İçin Aranan Şartlar

Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 2016/14825 Esas, 2020/2045 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, tapu tahsis belgesine dayalı tescil isteminin kabulü belirli şartların varlığına bağlıdır. Öncelikle hukuki geçerliliğini muhafaza eden bir tapu tahsis belgesinin bulunması gerekir. Bunun yanı sıra taşınmazın yer aldığı sahada 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 18. maddesi veya 2981 sayılı Kanun kapsamında imar ya da ıslah imar planının yapılmış olması, tahsis belgesi dolayısıyla hak sahibine başka bir yerden taşınmaz tahsis edilmemiş bulunması ve yerin imar planında konut alanında kalarak kamu hizmetine ayrılmamış olması zorunludur.

Mahkemece tescil talebi incelenirken tahsise konu yer ile tescili talep edilen taşınmazın aynı yer olup olmadığının ve taşınmazın hukuki ile fiili niteliklerinin tespiti gayesiyle mahallinde uzman bilirkişiler refakatinde keşif icra edilmesi gerekir. Ayrıca tahsise konu arsa bedelinin önceden ödenmiş olması, ödenmemişse taşınmazın dava tarihindeki rayiç bedelinin bilirkişiler vasıtasıyla belirlenerek hüküm tesisinden önce mahkeme veznesine veya tespit edilecek tevdi mahalline depo ettirilmesi şarttır.

Düzenleme Ortaklık Payı ve Tescil Kapsamı

2981 sayılı Kanun’un 10. maddesi uyarınca ıslah imar planı ile düzenlemeye tabi tutulan arsa ve arazilerin yeni sahiplerine verilmesinde valilik veya belediyelerce bunların durumuna göre düzenleme ortaklık payı alınabilir. Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 2016/4183 Esas, 2018/6796 Karar ile 2016/14825 Esas, 2020/2045 Karar sayılı ilamlarında belirtildiği üzere, tescil talebinin kabulü için yasal koşulların oluştuğu kabul edildiği takdirde, tahsise konu yerde uygulanan düzenleme ortaklık payının davacıyı da bağlayıcı nitelikte olduğu dikkate alınarak tahsis miktarından bu oranda yapılacak indirimden sonra kalan miktarın tesciline karar verilmelidir.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2016/4183, K. 2018/6796Kaynağı aç
14. Hukuk Dairesi         2016/4183 E.  ,  2018/6796 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 22.05.2014 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 24.06.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, tapu tahsis belgesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkili … adına 03.01.1994 tarihli tapu tahsis belgesi düzenlendiğini ileri sürerek 175 ada 3 parsel sayılı taşınmazın tapusunun iptali ve davacı adına tescili talebinde bulunmuş, yargılama sırasında davacının davayı …'ye devrettiğini, tescilin … adına yapılmasını talep etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulü ile 175 ada 3 parsel sayılı taşınmazın tapusunun iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir. Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir. Bilindiği üzere, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 04.12.1996 tarihli ve 1996/14-763-864 sayılı Kararında da belirtildiği gibi, tapu tahsis belgesi bir mülkiyet belgesi olmayıp yalnızca fiili kullanmayı belirleyen ve ilgilisine kişisel hak sağlayan bir zilyetlik belgesidir. Tapu tahsis belgesinin varlığı tahsis edilen yerin adına tahsis yapılan kişi veya mirasçıları adına tescili için yeterli değildir. Tahsis kapsamındaki yerin hak sahibi adına tescil edilebilmesi için; -Hukuki yönden geçerliliğini koruyan bir tapu tahsis belgesinin bulunması, -Tahsise konu yerde 3194 sayılı Yasanın 18. maddesi uyarınca imar planı veya 3290 sayılı Yasa ile değişik 2981 sayılı Yasa uyarınca ıslah-imar planlarının yapılmış olması, -İlgilisine, tapu tahsis belgesi gereğince bir başka yerden tahsis yapılmamış olması, -Tahsise konu yerin kamu hizmetine ayrılmamış ve imar planına göre konut alanında kalmış olması, -Tahsise konu yer ile tescili istenilen taşınmazın aynı yer olup olmadığı ve taşınmazın niteliklerinin belirlenmesi amacıyla mahallinde uzman bilirkişiler aracılığı ile keşif yapılması, -Tahsise konu arsa bedelinin ödenmiş olması, ödenmemiş ise taşınmazın dava tarihindeki rayiç değerinin uzman bilirkişiler aracılığı ile saptanarak hükümden önce mahkeme veznesine veya belirlenecek tevdi mahalline depo edilmiş olması. -İmar parsellerinin oluşturulması sırasında, şuyulandırmaya tabi tutulan parselden 3290 sayılı yasa ile değişik 2981 sayılı yasanın 18/b-c maddesi uyarınca düzenleme ortaklık payı kesilip kesilmediğinin, kesilmiş ise uygulanan oranın saptanması gerekir, -Mahkemece, yukarıda belirtilen koşullar doğrultusunda yapılacak inceleme sonucunda, tescil isteğinin kabulü için yasal koşulların oluştuğu kabul edildiği takdirde, 3290 sayılı yasa ile değişik 2981 sayılı yasanın 10/C-2 maddesi gereğince tahsise konu yerde uygulanan düzenleme ortaklık payının (DOP) davacıyı da bağlayıcı nitelikte olduğu dikkate alınarak tahsis miktarından bu oranda yapılacak indirimden sonra kalan miktarın tesciline karar verilmelidir. Somut olayda; mahkemece davanın kabulüne karar verilmişse de yapılan araştırma ve incelemeler hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir. 1-Davasını devreden … adına tahsis belgesi bulunsa da davayı devralan davacı … yönünden tapu tahsis belgesi verilmesi için gerekli şartları yerine getirip getirmediğinin araştırılması gerekir. 2- Mahkemece tahsise dayalı tescil isteğine ilişkin yasal koşulların oluşup oluşmadığının kuşkuya yer bırakmayacak biçimde belirlenmediği anlaşılmaktadır. Bu nedenle mahkemece Dairemizin yukarıda sözü edilen ilkeleri dikkate alınarak araştırma yapılarak, tapu tahsis belgesinin hukuki anlamda geçerli olup olmadığı, tapu tahsis belgesi geçerliliğini koruyorsa dava konusu taşınmazın imar ıslah planı yapılıp yapılmadığı, imar planındaysa hangi alanda kaldığı, DOP oranı kesilip kesilmediği, kesildiyse hangi oranda kesildiği ve bu oranın alınacak bilirkişi raporunda tapu tahsis belgesindeki alana da oranlanması yapılmalıdır. Son olarak bedelin ödenip ödenmediği de kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenmeli, ödenmediğinin anlaşılması halinde rayiç bedel depo ettirildikten sonra diğer tüm koşullar da oluştuğu takdirde davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda yazılı nedenlerle hükmün BOZULMASINA, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17.10.2018 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 2016/14825 Esas, 2020/2045 Karar sayılı ilamına göre, tapu tahsis belgesinde yazılı miktar üzerinden düzenleme ortaklık payı kesintisi uygulanarak hisselendirme yoluyla davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken parselin tamamının tapu kaydının iptali ve tesciline hükmedilmesi bozma sebebidir.

Tahsis Hakkının Devri ve Miras Yoluyla İntikali

Tapu tahsis belgesinden doğan hakların devrinde, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 183. maddesi çerçevesinde alacağın temliki esaslarına göre yazılı şeklin yeterli görüldüğü durumlar bulunmakla birlikte; Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 2016/4183 Esas, 2018/6796 Karar sayılı kararında davanın veya tahsis hakkının devredilmesi halinde, davayı devralan kişi yönünden de tapu tahsis belgesi verilmesi için gerekli şartların yerine getirilip getirilmediğinin mahkemece araştırılması gerektiği belirtilmiştir.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 716. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, mülkiyetin kazanılmasına esas olacak bir hukuki sebebe dayanarak malikten mülkiyetin kendi adına tescilini istemek hususunda kişisel hakka sahip olan kimse, malikin kaçınması hâlinde hâkimden mülkiyetin hükmen geçirilmesini isteyebilir. Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 2017/1594 Esas, 2017/5015 Karar sayılı kararında, tek mirasçının hukuken geçerli tapu tahsis belgesine dayanarak adına tescil talebinde bulunduğu somut uyuşmazlıkta, taşınmazın dava tarihindeki rayiç değerinin hükümden önce mahkeme veznesine veya belirlenecek tevdi mahalline depo ettirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği ifade edilmiştir.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2017/1594, K. 2017/5015Kaynağı aç
14. Hukuk Dairesi         2017/1594 E.  ,  2017/5015 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 07.04.2011 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 01.07.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma talebinin değerden reddine karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, tapu tahsis belgesine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Davacı vekili murisi olan babası … verilen 25.06.1985 tarihli tahsis belgelerine istinaden revizyon gördüğü 3272 ada 13 parsel sayılı 154,70 m2'lik taşınmazın tapusunun iptali ile mirasçılık belgesine göre tek mirasçı olarak adına tescilini talep etmiştir. Davalı … Belediyesi vekili, tapunun üzerindeki şerh ile birlikte 31.12.2012 tarihinde İstanbul Belediyesine yasalar çerçevesinde üzerinde binası bulunan vatandaşlara daire verilmesi koşuluyla takas suretiyle devredildiğini; ayrıca, tapu tahsis belgeli hak sahiplerine bedeli mukabilinde devir yapıldığını, husumet yönünden davanın reddini savunmuştur. Davalı … vekili öncelikle, taşınmazın tapuda yenileme alanı içerisinde kalması nedeniyle davanın reddini; ayrıca, 14.06.2013 tarih 1336 sayılı İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi Kararı ile dava konusu taşınmazın konut ve ticaret alanında kalmış olması, davacıya haber verilerek satışına karar verilmesi; ancak, görülmekte olan dava sebebiyle ihalenin geri çekilmiş olması karşısında, 2981 sayılı Yasa şartlarının yerine getirilip arsa bedelinin ödenmesi gerektiğini bildirmiştir. Mahkemece, dava konusu 3272 ada 13 parsel sayılı taşınmazın … Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/207-368 sayılı tescil hükmü ile 2981 sayılı Yasa uyarınca hak sahipleri lehine işlem yapılmak üzere … adına 01.02.2012 tarihinde yine yargılama sırasında davalı … adına 31.12.2012 tarihinde tescil edilmiş olduğu, davacı adına tescilin yapılması için gerekli işlemlerin yapılmadığı, bu sebeple davanın yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar karar verilmiştir. Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 04.12.1996 tarihli ve 1996/14-763-864 sayılı kararında da belirtildiği gibi, tapu tahsis belgesi bir mülkiyet belgesi olmayıp yalnızca fiili kullanmayı belirleyen ve ilgilisine kişisel hak sağlayan bir zilyetlik belgesidir. Tapu tahsis belgesinin varlığı tahsis edilen yerin adına tahsis yapılan kişi veya mirasçıları adına tescili için yeterli değildir. Tahsis kapsamındaki yerin hak sahibi adına tescil edilebilmesi için; -Hukuki yönden geçerliliğini koruyan bir tapu tahsis belgesinin bulunması, -Tahsise konu yerde 3194 sayılı Yasanın 18. maddesi uyarınca imar planı veya 3290 sayılı yasa ile değişik 2981 sayılı yasa uyarınca ıslah-imar planlarının yapılmış olması, -İlgilisine, tapu tahsis belgesi gereğince bir başka yerden tahsis yapılmamış olması, -Tahsise konu yerin kamu hizmetine ayrılmamış ve imar planına göre konut alanında kalmış olması, -Tahsise konu yer ile tescili istenilen taşınmazın aynı yer olup olmadığı ve taşınmazın niteliklerinin belirlenmesi amacıyla mahallinde uzman bilirkişiler aracılığı ile keşif yapılması, -Tahsise konu arsa bedelinin ödenmiş olması, ödenmemiş ise taşınmazın dava tarihindeki rayiç değerinin uzman bilirkişiler aracılığı ile saptanarak hükümden önce mahkeme veznesine veya belirlenecek tevdi mahalline depo edilmiş olması. -İmar parsellerinin oluşturulması sırasında, şuyulandırmaya tabi tutulan parselden 3290 sayılı yasa ile değişik 2981 sayılı yasanın 18/b-c maddesi uyarınca düzenleme ortaklık payı kesilip kesilmediğinin, kesilmiş ise uygulanan oranın saptanması gerekir, -Mahkemece, yukarıda belirtilen koşullar doğrultusunda yapılacak inceleme sonucunda, tescil isteğinin kabulü için yasal koşulların oluştuğu kabul edildiği takdirde, 3290 sayılı yasa ile değişik 2981 sayılı yasanın 10/C-2 maddesi gereğince tahsise konu yerde uygulanan düzenleme ortaklık payının (DOP) davacıyı da bağlayıcı nitelikte olduğu dikkate alınarak tahsis miktarından bu oranda yapılacak indirimden sonra kalan miktarın tesciline karar verilmelidir. Bu ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında; dava konusu 2965 ada 9 parsel sayılı taşınmazın imar uygulaması ile 3772 ada 13 parsel sayılı taşınmaz olarak tescil edilip 25.06.1985 tarihli 168 m2'lik tapu tahsis belgesine konu gecekondunun 3772 ada 13 parsel sayılı taşınmaz içerisinde kaldığı, davacının murisi adına halen tapuda 25.06.1985 tarih 2320 yevmiye nosu ile tahsis şerhi bulunduğu, tapu maliki İstanbul Belediyesinin 04.02.2014 tarihli cevabi yazısında taşınmazın konut+ticaret alanında kalmakta olduğunu beyan etmiş olup Belediyenin 13.01.2017 tarihli cevabi yazısına göre davacıya belediyece yapılmış olan konutlardan yasalar çerçevesinde daire tahsis edilmemiş olduğundan davacı tek mirasçı olarak hukuken geçerli olan tapu tahsis belgesine dayanarak TMK’nın 716. maddesi uyarınca taşınmazın adına tescilini istemiş olmakla mahkemece, yukarıdaki ilkelere uygun olarak inceleme ve araştırma yapılarak taşınmazın dava tarihindeki rayiç değerinin hükümden önce mahkeme veznesine veya belirlenecek tevdi mahalline depo ettirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir. Noksan inceleme ve araştırmayla yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13.06.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 716Kaynağı aç
Madde 716- Mülkiyetin kazanılmasına esas olacak bir hukukî sebebe dayanarak malikten mülkiyetin kendi adına tescilini istemek hususunda kişisel hakka sahip olan kimse, malikin kaçınması hâlinde hâkimden, mülkiyetin hükmen geçirilmesini isteyebilir. Bir taşınmazın mülkiyetini işgal, miras, kamulaştırma, cebrî icra veya mahkeme kararına dayanarak kazanan kişi tescili doğrudan doğruya yaptırabilir. Bir taşınmazın mülkiyetinde eşler arasındaki mal rejimi dolayısıyla meydana gelen değişiklikler, eşlerden birinin istemiyle tapu kütüğüne doğrudan tescil olunur. C. Taşınmaz mülkiyetinin kaybı

Yetkili Mahkeme ve Yargılama Usulü

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 12. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, taşınmaz üzerindeki ayni hakka ilişkin veya ayni hak sahipliğinde değişikliğe yol açabilecek davalar ile taşınmazın zilyetliğine yahut alıkoyma hakkına ilişkin davalarda taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir. Tescil talepleri bakımından kanunda özel bir hak düşürücü süre öngörülmediği, taşınmazın tescil edilebilir hale gelmesi ve yasal koşulların bulunması halinde davanın açılabileceği yönünde değerlendirmeler bulunmaktadır.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 12Kaynağı aç
MADDE 12- (1) Taşınmaz üzerindeki ayni hakka ilişkin veya ayni hak sahipliğinde değişikliğe yol açabilecek davalar ile taşınmazın zilyetliğine yahut alıkoyma hakkına ilişkin davalarda, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir. (2) İrtifak haklarına ilişkin davalar, üzerinde irtifak hakkı kurulan taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde açılır. (3) Bu davalar, birden fazla taşınmaza ilişkinse, taşınmazlardan birinin bulunduğu yerde, diğerleri hakkında da açılabilir. Karşı davada yetki

Mülkiyetin tescili talebi 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 716. maddesinde düzenlenen kişisel hakka dayalı hükmen geçirme kuralına dayanır. Mahkemece aranan koşulların oluştuğu tespit edildiğinde mevcut tapu kaydının iptali ile hak sahibi adına tescile karar verilir ve bu kararın yenilik doğurucu niteliği ile tescil mülkiyet hakkı sağlar.

Tapu tahsis belgesi doğrudan mülkiyet hakkı sağlar mı?

Tapu tahsis belgesi bir mülkiyet belgesi olmayıp yalnızca fiili kullanımı belirleyen ve ilgilisine kişisel hak sağlayan bir zilyetlik belgesidir. Bu belge tek başına mülkiyetin hak sahibi veya mirasçıları adına tescili için yeterli değildir.

Tapu tahsis belgesine dayalı tescil davasında hak düşürücü süre var mıdır?

Kanunda tapu tahsis belgesine dayalı tescil davaları için özel bir hak düşürücü süre düzenlenmemiştir. İmar planlarının tamamlanmasıyla taşınmaz tescile elverişli hale geldiği ve diğer şartlar varlığını sürdürdüğü sürece tescil davası açılabilir.

Tahsis edilen taşınmazdan düzenleme ortaklık payı kesilir mi?

Islah imar planı düzenlemelerinde arsa ve arazilerin durumuna göre düzenleme ortaklık payı alınabilir; tescil koşullarının oluştuğu kabul edildiğinde tahsise konu alandaki düzenleme ortaklık payı dikkate alınarak tahsis miktarından bu oranda yapılacak indirimden sonra kalan miktarın tesciline karar verilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu