Miras Ortaklığı ve Elbirliği Mülkiyetinin Hukuki Niteliği
Birden çok mirasçının bulunması durumunda mirasın geçmesiyle birlikte paylaşmaya kadar mirasçılar arasında terekedeki bütün hak ve borçları kapsayan bir ortaklık meydana gelir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 640. maddesi uyarınca mirasçılar terekeye elbirliğiyle sahip olur ve sözleşme veya kanundan doğan temsil ya da yönetim yetkisi saklı kalmak üzere terekedeki tüm haklar üzerinde kural olarak birlikte tasarruf ederler. Mirasçılardan her biri terekedeki hakların korunmasını isteyebilir ve sağlanan bu korumadan bütün mirasçılar yararlanır. Bir mirasçının ödemeden aciz hâlinde bulunması durumunda ise diğer mirasçılar haklarının korunması adına gerekli önlemlerin gecikmeksizin alınmasını sulh mahkemesinden talep edebilir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 640Kaynağı aç
4721 sayılı Kanun'un 702. maddesi uyarınca ortakların hak ve yükümlülükleri topluluğu doğuran kanun veya sözleşme hükümleriyle belirlenir. Kanunda veya sözleşmede aksine bir hüküm yer almadıkça, gerek yönetim gerekse tasarruf işlemleri için ortakların oybirliğiyle karar vermesi zorunludur. Sözleşmeden doğan topluluk devam ettiği sürece paylaşma talep edilemez ve münferit bir pay üzerinde tasarruf gerçekleştirilemez. Buna karşılık paylı mülkiyette, 4721 sayılı Kanun'un 688. maddesi gereğince birden çok kimse maddi olarak bölünmemiş bir şeyin tamamına belirli paylarla maliktir ve aksi belirlenmedikçe paylar eşit sayılır. Paylı mülkiyette her paydaş kendi payı bakımından malik hak ve yükümlülüklerine sahip olup payını serbestçe devredebilir, rehnedebilir veya alacaklılar bu payı haczettirebilir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 688Kaynağı aç
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 702Kaynağı aç
Riskli Yapılarda Mirasçıların Tasarruf Yetkisi ve Sözleşme Şartları
Miras ortaklığına tabi gayrimenkullerde mirasçılar bağımsız ve devredilebilir müstakil bir paya sahip olmadıklarından, malvarlığı üzerinde tek başlarına tasarruf işlemi kuramazlar. Bir mirasçının diğer hak sahiplerinin rızasını almadan ya da geçerli bir temsil belgesine dayanmaksızın yükleniciyle kat karşılığı inşaat sözleşmesi akdetmesi veya pay devrinde bulunması hukuki çekişmelere neden olur. Bu tür taşınmazlarda akdedilecek inşaat sözleşmelerinin geçerlilik taşıması ve uygulanabilmesi, ortakların tümünün işleme iştirak etmesine ya da özel tasarruf yetkisini içeren geçerli vekaletnamelerle temsil edilmesine dayanır.
Tapu intikali gerçekleştirilmeden riskli yapı tespiti yapılmış olması süreci tek başına geçersiz kılmaz. Ancak yeniden yapım, sözleşme, pay devri ve satış aşamalarında mirasçıların belirlenmesi ve tapu intikal işlemlerinin ikmal edilmesi zorunludur.
6306 Sayılı Kanun Kapsamında Karar Alma ve Yönetmelik Hükümleri
6306 sayılı Kanun'un 6. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, riskli binaların yer aldığı parsellerde tevhit, ifraz, terk, tescil işlemleri ile yeni bina yapımı, arsa payı devri, kat karşılığı ya da hasılat paylaşımı gibi yeniden değerlendirme kararları, paydaşlık durumuna bakılmaksızın maliklerin sahip oldukları hisseleri oranında salt çoğunlukla alınır. İkincil idari metinlerde çoğunluğun hisselerin yanı sıra yüzölçümü üzerinden hesaplanabileceği yönünde açıklamalar bulunsa da, kanuni düzenlemede esas alınan temel ölçüt paydaşların hisseleri oranındaki salt çoğunluğudur. Bununla birlikte 4 Şubat 2026 tarihli ve 33158 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan yönetmelik değişiklikleriyle karar alma, bildirim ve pay satışı aşamalarına dair idari düzenlemeler getirilmiştir.
6306 sayılı AFET RİSKİ ALTINDAKİ ALANLARIN DÖNÜŞTÜRÜLMESİ HAKKINDA KANUN m. 6Kaynağı aç
Riskli yapının yıkımı sonrasında arsa niteliğini kazanan gayrimenkullerdeki mevcut kat mülkiyeti veya kat irtifakı kayıtları, hak sahiplerinin ayrıca onayı aranmadan idarenin talebiyle tapu müdürlüğünce terkin edilerek malikler adına payları nispetinde tescil edilir; taşınmaz kütüğündeki ayni ve şahsi haklar ile şerhler de ilgililerin hisselerine yansıtılır. Hisseleri nispetinde salt çoğunlukla varılan uzlaşmaya iştirak etmeyen ortaklara ise kararın içeriğini ve sözleşme koşullarını kapsayan teklif tebliğ edilmekte, teklifin benimsenmemesi durumunda ilgili payların açık artırmayla devri gündeme gelmektedir.
Tebligat Usulü, İdarenin Yetkileri ve Arsa Payı Satışı
Mirasbırakanın vefat etmiş olması hâlinde tebligatların doğrudan muris adına çıkarılması mümkün olmayıp hak sahibi mirasçıların adresleriyle birlikte tespit edilerek bildirimlerin ilgililere yöneltilmesi gerekir. Karara katılmayan mirasçılara usulüne uygun bildirim yapılmaması, sonradan gerçekleştirilecek pay satışı işlemlerini hukuka aykırı hâle getirebilir. Mülkiyet hanesi belirsiz, mirasçısı saptanamayan, kayyım atanmış veya uyuşmazlıklı taşınmazlarda ise 6306 sayılı Kanun'un 6. maddesinin ikinci fıkrası kapsamında yetkili idare; veraset ilamı temin etmeye, kayyım tayin ettirmeye, kütükteki son malik üzerinden işlem tesis etmeye ve lüzumu hâlinde sicildeki kaydın düzeltilmesini idari müracaat ya da dava yoluyla istemeye yetkilidir.
6306 sayılı Kanun'un 6. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, hisseleri oranında salt çoğunluk ile karar alan malikler tarafından alınan karar ve anlaşma şartlarını içeren teklif veya teklifin incelenebileceği yer, karara katılmayan maliklere noter vasıtasıyla veya ilgili muhtarlıkta on beş gün süre ile ilan edilmek suretiyle bildirilir. Muhtarlıkta ilan yoluyla yapılan bildirimde ilanın son günü bildirim yapılmış sayılır; yapılan bildirimde bildirimin yapıldığı veya yapılmış sayıldığı tarihten itibaren on beş gün içinde teklifin incelenmemesi veya kabul edilmemesi hâlinde arsa paylarının satılacağı belirtilir. Teklifin kabul edilmemesi durumunda paylar, idarece rayiç değeri tespit ettirilerek bu değerden az olmamak üzere anlaşma sağlayan diğer paydaşlara açık artırma usulü ile satılır; riskli yapılarda satış gerçekleşene kadar süreç işletilir.
Ortaklığın Giderilmesi, Paylı Mülkiyete Dönüşüm ve Temsilci Tayini
4721 sayılı Kanun'un 644. maddesi gereğince, bir mirasçı terekeye dahil malların tamamı veya bir kısmı üzerindeki elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesini talep ettiğinde sulh hâkimi diğer mirasçılara çağrıda bulunarak belirleyeceği süre içinde itirazlarını bildirmeye davet eder. Elbirliği mülkiyetinin devamını haklı kılacak bir itiraz ileri sürülmezse veya mirasçılardan biri belirlenen sürede paylaşma davası açmazsa, sulh hâkimince elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesine karar verilir; bu usul terekeye dahil diğer hak ve alacakların paylar oranında bölünmesinde de uygulanır.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 644Kaynağı aç
Ortaklar gayrimenkulün kullanımı veya dönüşümü hususunda mutabakata varamadığında, taşınmazın durumuna göre aynen taksim ya da açık artırma suretiyle nakde çevrilmesi amacıyla ortaklığın giderilmesi yoluna başvurulabilir. 6306 sayılı Kanun'un 6. maddesinin 16. fıkrası, riskli yapının yıktırılmasıyla arsaya dönüşen taşınmazlarda Türk Medenî Kanunu çerçevesinde ortaklığın giderilmesi davası ikame edilmesine imkân tanımaktadır. Bununla birlikte mahkemede ortaklığın giderilmesi davasının derdest bulunması, kentsel dönüşüm mevzuatı uyarınca maliklerin hisseleri oranında salt çoğunlukla karar almasını ve bu doğrultuda idari ya da inşai tasarrufları yürütmesini durdurmaz.
Miras ortaklığında uyuşmazlık yaşandığında 4721 sayılı Kanun'un 640. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca mirasçılardan birinin istemiyle sulh mahkemesi miras ortaklığına paylaşmaya kadar bir temsilci atayabilir. Temsilcinin yetki sınırlarının mahkeme kararında açıkça belirlenmesi gerekir; temsilcinin yalnızca koruma ve yönetim işlemleri için mi yetkilendirildiği, yoksa kentsel dönüşüm sözleşmesi imzalama, pay devri veya satış işlemlerinde de yetkili kılınıp kılınmadığının açık olması zorunludur.
Tahliye, Kira Yardımı ve Yargı Yolları
Miras ortaklığına konu bağımsız bölümlerin boşaltılması neticesinde ödenen kira yardımları, ayni hakkın veya miras paylarının tasfiyesi hükmünde değildir. Mirasçılardan yalnızca birinin fiilen ikamet ettiği gerekçesiyle söz konusu yardımdan istifade etmesi, o kimseye taşınmazın tek maliki olma sıfatını kazandırmaz.
Kentsel dönüşüm sürecinde idari işlemlere karşı riskli yapı tespiti, arsa payı satışı, değerleme, tahliye ve yıkım işlemlerinin hukuka aykırılığı ileri sürülerek iptal davası açılabilir. Bunun yanında müteahhide karşı sözleşmeye dayalı olarak sözleşmenin geçersizliği, tapu iptal ve tescil talepleri ile gecikme tazminatı davaları açılabilir.
Elbirliği mülkiyetinde tek bir mirasçı müteahhitle sözleşme imzalayabilir mi?
Tek bir mirasçı, diğer mirasçıların açık rızası veya geçerli temsil yetkisi bulunmadan terekeyi bağlayacak şekilde müteahhitle kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalayamaz.
Ortaklığın giderilmesi davası kentsel dönüşüm sürecini durdurur mu?
Arsa haline gelen taşınmazda ortaklığın giderilmesi davası açılmış olması, 6306 sayılı Kanun kapsamında paydaşların hisseleri oranında salt çoğunlukla karar almasını ve işlem yapmasını engellemez.
Çoğunluk kararına katılmayan mirasçıların payları nasıl satılır?
Alınan karar ve teklif noter veya muhtarlık ilanıyla bildirilir; 15 gün içinde kabul edilmezse paylar rayiç bedelden az olmamak üzere öncelikle anlaşan diğer paydaşlara açık artırmayla satılır.
Miras ortaklığı temsilcisi kentsel dönüşüm sözleşmesi yapabilir mi?
Temsilcinin kentsel dönüşüm sözleşmesi veya pay devri yapabilmesi için sulh mahkemesi kararında bu tasarruf yetkilerinin açıkça belirtilmiş olması gerekir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

