Tapu tahsis belgesi, gecekondu mevzuatı kapsamında hak sahipliğini gösteren ve çoğunlukla 2981 sayılı Kanun çerçevesinde düzenlenen idari bir belgedir. Bu belge doğrudan bir tapu senedi niteliğinde değildir ve taşınmaz üzerinde ilgilisine kesin mülkiyet hakkı kazandırmaz. Tapu tahsis belgesinin varlığı taşınmazın doğrudan hak sahibi adına tescil edileceği anlamına da gelmemektedir. Taşınmazın hak sahibi adına tapuya tescil edilebilmesi için bölgedeki imar uygulamalarının tamamlanması, taşınmazın tapuda devre elverişli duruma gelmesi ve kanunlarda aranan şartların gerçekleşmesi aranır.
İdarenin Geri Alma Yetkisi ve İptal Nedenleri
İdarenin düzenlenmiş bir tapu tahsis belgesini sınırsız ve her zaman geri alma yetkisi bulunmamaktadır. Hukuki güvenlik, idari istikrar ve kazanılmış hak ilkeleri gereğince tahsis belgesinin geri alınmasına veya iptaline yönelik idari işlemler yargısal denetime tabidir.
Belgenin düzenlenmesi aşamasında gerçeğe aykırı beyanda bulunulduğunun sonradan saptanması idarece iptale yol açabilmektedir. Taşınmazın fiilen kullanılmadığının gizlenmesi, hak sahipliği koşullarının varmış gibi gösterilmesi veya yetkili mercilere yanıltıcı bilgi verilmesi ile sahte evrak sunulması bu kapsamda iptal gerekçesi yapılabilmektedir.
Tapu tahsis belgeleri çoğunlukla fiili kullanım esasına dayanmaktadır. Fiili kullanımın hiç gerçekleşmediğinin ya da gerçeğe aykırı yansıtıldığının tespiti halinde idarece iptal işlemi tesis edilebilmektedir. Taşınmazın başkaları tarafından kullanılması veya kullanımın tamamen sona ermiş olması da idare ile ilgililer arasında uyuşmazlıklara yol açabilmektedir.
Tahsis belgesinden yararlanma şartlarının gerçekte bulunmadığının sonradan anlaşılması durumunda da işlem idare tarafından iptal edilebilmektedir. Aynı kişi adına birden çok hak sahipliğinin tespit edilmesi, mevzuattaki yararlanma koşullarının taşınmaması veya hak iddiası için gerekli yasal koşulların oluşmaması iptal sebepleri arasında değerlendirilmektedir. Ayrıca yetkisiz işlem tesis edilmesi, zorunlu incelemelerin noksan bırakılması, kayıt ve değerlendirme hataları gibi mevzuata aykırı usulsüz düzenlemeler de işlemin geri alınmasını veya iptalini gerektirebilmektedir.
Taşınmazın mülkiyet ve imar durumu ile planlama süreçleri de belgenin geçerliliğini etkileyebilmektedir. İmar planı değişiklikleri ve kamu yararı kararları sonrasında taşınmazın yol, park, okul veya hastane gibi kamusal hizmet alanlarına ayrılması sebebiyle tahsis belgesinin hukuki dayanağı ortadan kalkabilmektedir. Bunun yanı sıra taşınmazın Hazine mülkiyetinde yer almaması veya tapuya devrini engelleyen özel bir hukuki statüye tabi bulunması durumunda da iptal işlemleri gündeme gelebilmektedir.
İptal Davası, Görevli Mahkeme ve Dava Açma Süresi
Tapu tahsis belgesinin iptaline yönelik idari işlemlere karşı açılacak iptal davalarında kural olarak görevli yargı yeri idare mahkemeleridir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m. 7/1 uyarınca özel kanunlarında ayrı bir süre gösterilmedikçe idare mahkemelerinde dava açma süresi altmış gündür ve m. 7/2 gereğince idari uyuşmazlıklarda bu süre yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlar. Bu sürenin kaçırılması halinde dava açma hakkı kaybedilebilmektedir.
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 7Kaynağı aç
2577 sayılı Kanun m. 7/3 gereğince, adresleri belli olmayan kişilere özel kanunlarındaki hükümlere göre ilan yoluyla bildirim yapılan durumlarda, özel kanununda aksine bir kural bulunmadıkça dava süresi son ilan tarihini izleyen günden itibaren on beş gün sonra işlemeye başlamaktadır. Aynı Kanun'un 7/4 maddesi kapsamında, ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi ilan tarihini izleyen günden başlar; bu tür düzenlemelerin uygulanması üzerine ilgililer düzenleyici işlem, uygulanan işlem veya her ikisi aleyhine dava açabilir ve düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması dayalı işlemin iptaline engel teşkil etmez.
Yürütmenin Durdurulması ve Yargılama Usulü
2577 sayılı Kanun m. 27/1 uyarınca Danıştayda veya idari mahkemelerde dava açılması dava edilen idari işlemin yürütülmesini durdurmaz. Mahkemelerce idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda, davalı idarenin savunması alındıktan veya savunma süresi geçtikten sonra gerekçe gösterilerek yürütmenin durdurulmasına karar verilebilir. Uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemlerin yürütülmesi ise savunma alındıktan sonra yeniden karar verilmek üzere idarenin savunması alınmaksızın da durdurulabilir. Dava dilekçesi ve eklerinden yürütmenin durdurulması isteminin yerinde olmadığı anlaşıldığı takdirde, davalı idarenin savunması alınmaksızın istem reddedilebilir.
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 27Kaynağı aç
2577 sayılı Kanun m. 27 gereğince yürütmenin durdurulması kararlarında idari işlemin hangi gerekçelerle hukuka açıkça aykırı olduğu ve işlemin uygulanması halinde doğacak telafisi güç veya imkânsız zararların neler olduğunun belirtilmesi kanunen zorunludur; sadece ilgili kanun veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi hükmünün iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine başvurulduğu gerekçesiyle yürütmenin durdurulması kararı verilemez. Yürütmenin durdurulması kararları teminat karşılığında verilir; ancak durumun gereklerine göre teminat aranmayabileceği gibi idareden ve adli yardımdan faydalanan kimselerden teminat alınmaz. Yürütmenin durdurulması kararı verilen dava dosyaları öncelikle incelenip karara bağlanır ve yürütmenin durdurulmasına dair verilen kararlar on beş gün içinde yazılıp imzalanır. Aynı sebeplere dayanılarak ikinci kez yürütmenin durdurulması isteminde bulunulamaz. Yürütmenin durdurulması istemleri hakkında verilen kararlara karşı kararın tebliğini izleyen günden itibaren yedi gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere itiraz edilebilir ve itiraz edilen merci dosyanın kendisine gelişinden itibaren yedi gün içinde kesin karar vermek zorundadır.
İspat Araçları ve Yargılama Sonuçları
Tahsis belgesinin iptaline karşı yürütülen davada tapu tahsis belgeleri, belediye ve idare kayıtları, kadastro verileri, tanık beyanları ile keşif ve bilirkişi incelemesi delil olarak incelenir. Taşınmazın fiili kullanım durumu ve hak sahipliği şartlarının varlığı çoğu zaman mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi ve keşif aracılığıyla tespit edilir.
İptal davasında mahkemenin iptal kararı vermesi durumunda, bu kararlar kural olarak işlemin tesis edildiği tarihe kadar geriye etkili sonuç doğurabildiğinden hukuka aykırı işlem baştan itibaren ortadan kalkmış sayılabilmektedir. Davanın reddine karar verilmesi halinde ise idarenin tahsis belgesini iptal eden işlemi geçerliliğini korur; hak sahipliği statüsü ortadan kalkabilir ve ilgilinin tapuya dönüşüm beklentisi sona erer.
Tapu tahsis belgesi doğrudan mülkiyet hakkı sağlar mı?
Hayır, tapu tahsis belgesi kesin mülkiyet sağlayan bir tapu senedi değildir; taşınmazın tapuya devri için imar uygulamalarının tamamlanması ve kanundaki koşulların gerçekleşmesi gerekir.
Tapu tahsis belgesinin iptaline karşı dava açma süresi kaç gündür?
Özel kanunlarda ayrı süre gösterilmeyen hallerde idare mahkemesinde dava açma süresi altmış gündür ve idari uyuşmazlıklarda bu süre yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlar.
İptal davası açılması iptal işleminin uygulanmasını kendiliğinden durdurur mu?
Hayır, 2577 sayılı Kanun m. 27/1 uyarınca dava açılması idari işlemin yürütülmesini kendiliğinden durdurmaz; bunun için mahkemeden yürütmenin durdurulması kararı alınması gerekir.
Yürütmenin durdurulması kararına karşı itiraz süresi ne kadardır?
Yürütmenin durdurulması istemi hakkında verilen kararlara karşı tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere itiraz edilebilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

