Tapu Hukuku ve Taşınmaz Mülkiyetinin Yasal Esasları

by Avukat Erdal Ersoy
Tapu Hukuku ve Taşınmaz Mülkiyetinin Yasal Esasları

Tapu Hukukunun Kapsamı ve Taşınmaz Mülkiyetinin Konusu

Tapu hukuku, taşınmazların mülkiyetini, devrini ve bunlar üzerindeki ayni hakları düzenleyen hukuk dalıdır. Taşınmazın kime ait olduğunu gösteren tapu senedi, hukuki güvenliğin sağlanması amacıyla devlet tarafından resmi olarak tescil ve kayıt altına alınır. Türkiye sınırları içerisindeki tapu ve sicil işlemleri Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü tarafından yürütülmektedir.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 704. maddesi uyarınca taşınmaz mülkiyetinin konusunu arazi, tapu kütüğünde ayrı sayfaya kaydedilen bağımsız ve sürekli haklar ile kat mülkiyeti kütüğüne kayıtlı bağımsız bölümler oluşturur. Aynı Kanun'un 998. maddesi gereğince tapu siciline taşınmaz olarak arazi, taşınmazlar üzerindeki bağımsız ve sürekli haklar ile kat mülkiyetine konu olan bağımsız bölümler kaydedilir. Arazinin ve kat mülkiyetine konu olan bağımsız bölümlerin tapu siciline kaydı özel kanun hükümlerine tâbidir. Bağımsız ve sürekli hakların taşınmaz olarak kaydedilmesinde ise süreklilik koşulunun gerçekleşmesi için hakkın süresiz veya en az otuz yıl süreli olması gerekir; bu hakların kaydedilmesine ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 704Kaynağı aç
Madde 704- Taşınmaz mülkiyetinin konusu şunlardır: 1. Arazi, 2. Tapu kütüğünde ayrı sayfaya kaydedilen bağımsız ve sürekli haklar, 3. Kat mülkiyeti kütüğüne kayıtlı bağımsız bölümler. B. Taşınmaz mülkiyetinin kazanılması I. Tescil
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 998Kaynağı aç
Madde 998- Tapu siciline taşınmaz olarak şunlar kaydedilir: 1. Arazi, 2. Taşınmazlar üzerindeki bağımsız ve sürekli haklar, 3. Kat mülkiyetine konu olan bağımsız bölümler. Arazinin tapu siciline kaydı, özel kanun hükümlerine tâbidir. Bağımsız ve sürekli hakların kaydedilmesi için gerekli koşullar ve usul Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikle belirlenir. Süreklilik koşulunun gerçekleşmesi için hakkın süresiz veya en az otuz yıl süreli olması gerekir.[42] Kat mülkiyetine konu olan bağımsız bölümlerin taşınmaz olarak kaydı, özel kanun hükümlerine tâbidir. b. Kaydedilmeyecek taşınmazlar

Taşınmaz mülkiyetinin getirdiği hak ve yükümlülükler komşuluk ilişkilerini de kapsar. Türk Medeni Kanunu'nun 753. maddesi gereğince, bir kimsenin kendisini veya başkasını tehdit eden bir zararı ya da mevcut bir tehlikeyi başkasının taşınmazına müdahale ederek önleyebileceği durumlarda, önlenecek zarar veya tehlike taşınmaza verilecek zarardan açıkça büyükse malik bu müdahaleye katlanmak zorundadır. Ancak bu zorunluluk hali kapsamında taşınmazına müdahale edilen malik, uğradığı zararın telafisi için hakkaniyete uygun bir denkleştirme bedeli talep etme hakkına sahiptir.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 753Kaynağı aç
Madde 753- Bir kimse kendisini veya başkasını tehdit eden bir zararı veya o anda mevcut bir tehlikeyi ancak başkasının taşınmazına müdahale ile önleyebilecek ve bu zarar ya da tehlike taşınmaza müdahaleden doğacak zarardan önemli ölçüde büyük ise, malik buna katlanmak zorundadır. Malik, bu yüzden uğradığı zarar için hakkaniyete uygun bir denkleştirme bedeli isteyebilir. V. Kamu hukuku kısıtlamaları 1. Genel olarak

Taşınmaz Devri ve Resmi Senet Düzenleme Usulü

Taşınmaz mülkiyetinin nakli ve devri, tarafların tapu devir sözleşmesini imzalaması ve tapu sicil müdürlüğündeki işlemlerin tamamlanmasıyla gerçekleşir. 2644 sayılı Tapu Kanunu'nun 26. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, mülkiyete, mülkiyet dışındaki ayni haklara ve müşterek bir arzın hissedarları veya birbirine muttasıl gayrimenkullerin sahipleri arasında muayyen bir bölümden munhasıran istifadeyi temin gayesiyle irtifak hakkı tesisine veya vaadine ilişkin resmi senetler tapu sicil müdürü veya tapu sicil görevlileri tarafından tanzim edilir.

2644 sayılı TAPU KANUNU m. 26Kaynağı aç
Madde 26 – (Değişik: 6/1/1954 – 6217/1 md.)[3] Mülkiyete, mülkiyetin gayrı ayni haklara ve müşterek bir arzın hissedarları veya birbirine muttasıl gayrimenkullerin sahipleri arasında bunlardan birinin veya bir kaçının o gayrimenkul üzerinde mevcut veya inşa edilecek binanın, muayyen bir katından veya dairesinden yahut müstakillen istimale elverişli bir bölümünden munhasıran istifadesini temin gayesiyle Medeni Kanunun 753 üncü maddesi hükümlerine göre irtifak hakkı tesisine veya tesisi vadine mütedair resmi senetler tapu sicil müdürü veya tapu sicil görevlileri tarafından tanzim edilir. (Ek fıkra:4/7/2019-7181/1 md.) Taşınmaz mülkiyetinin devrini amaçlayan sözleşmelerde, tarafların farklı tapu müdürlükleri veya yurt dışı teşkilatında bulunmaları hâlinde, taraf iradeleri resmî görevliler tarafından ayrı ayrı alınarak sözleşme tamamlanabilir. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir. (Ek fıkra: 15/1/2009-5831/1 md.) İllerde bulunan tapu sicil müdürlükleri dışındaki müdürlüklerden akitli ve akitsiz işlemleri yıllık 500'ün altında olan yerlerde işleri yapmak üzere, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünce yakın il veya ilçelerde görevli tapu sicil müdürü veya görevlendirilen yetkili memura belirli günlerde yetki verilebilir. (Ek fıkra: 15/1/2009-5831/1 md.) Resmi senetlerin düzenlenmesine ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir. Alakalıların isteği halinde resmi senedi tanzim için memurlar ikametgahlara giderler, bu sırada gelecek haciz ve tahdit kararları resmi senedi yapmak için ikametgaha gitmiş olan memura tebliğ olunur. (Ek hüküm: 2/4/1998 – 4358/3 md.) Resmi senede tarafların kimlik bilgileri ile birlikte vergi kimlik numaraları da kaydedilir.(Değişik:6/3/1981-2421/1 md.) Resmi senedi, taraflar ile hazırlayan tapu sicil müdürlüğü görevlileri imzalar, tapu sicil müdürü veya görevlendirilen memur onaylar.Tarafların kimliklerinde şüpheye düşülen hallerde tanık getirilmesi istenebilir. Kanunların tanık bulundurulmasını zorunlu kıldığı hükümler saklıdır.11 Ocak 1926 tarihli ve 711 sayılı Kanun gereğince yapılacak akitlerde de aynı usul uygulanır. Birinci fıkrada beyan olunan irtifak hakkı tesisi vaitleri tapu siciline re'sen şerh verilir. Bunlardan irtifak hakkı tesisi vadine mütedair resmi senetler tapuya şerh verilmekle, taallük ettiği gayrimenkulün sonraki maliklerini de ilzam eder. Noterlik Kanununun 44 üncü maddesinin (B) bendi mucibince noterler tarafından tanzim edilen gayrimenkul satış vadi sözleşmeleri  ile arsa payı karşılığı inşaat sözleşmeleri de taraflardan biri isterse gayrimenkul siciline şerh verilir. Şerhten itibaren beş yıl içinde satış yapılmaz veya irtifak hakkı tesis ve tapuya tescil edilmezse işbu şerh tapu sicil müdürü veya tapu sicil görevlileri tarafından re'sen terkin olunur. (Ek : 26/4/1984 – 3000/1 md.; Değişik: 15/2/2018-7099/1 md.) Kamu kurum ve kuruluşları, kredi kuruluşları, bankalar, esnaf ve sanatkârlar kredi ve kefalet kooperatifleri ile tarım kredi kooperatiflerince açılmış veya açılacak tüm borç ve kredilere karşılık teminat gösterilen taşınmazların ipotek işlemleri, tarafların istemi halinde, taraflarınca imzalanan kredi veya borç sözleşmesine istinaden tapu müdürlüklerinde tapuya tescil olunur. (Ek: 12/3/1985 – 3163/1 md.; Mülga son fıkra: 15/1/2009-5831/1 md.) (Ek fıkra:4/3/2021-7292/19 md.) 21/11/2012 tarihli ve 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu kapsamındaki tasarruf finansman şirketleri tarafından müşterilere sağlanan veya sağlanacak finansmana karşılık teminat gösterilen taşınmazların ipotek işlemleri, tarafların istemi hâlinde, imzalanan tasarruf finansman sözleşmesine istinaden tapu müdürlüklerinde tapuya tescil olunur.

Taşınmaz mülkiyetinin devrini öngören sözleşmelerde, tarafların farklı tapu müdürlüklerinde veya yurt dışı teşkilatında yer almaları halinde, taraf iradeleri yetkili resmi görevlilerce ayrı ayrı alınarak devir sözleşmesi ikmal edilebilir. Tanzim edilen resmi senet üzerine ilgililerin kimlik bilgileri ile vergi kimlik numaraları yazılır. Senet, taraflar ile işlemi hazırlayan görevlilerce imzalandıktan sonra müdür veya yetkili memurca onaylanır; tarafların kimliğinde tereddüde düşülmesi halinde ilgililerden tanık getirmeleri istenebilir.

Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmelerinin Şerhi

Noterlik Kanunu'nun 44. maddesinin (B) bendi uyarınca noterler tarafından tanzim edilen gayrimenkul satış vaadi sözleşmeleri ile arsa payı karşılığı inşaat sözleşmeleri, taraflardan birinin istemesi halinde taşınmaz siciline şerh verilebilir. 2644 sayılı Tapu Kanunu'nun 26. maddesi gereğince, şerhten itibaren beş yıl içinde satış yapılmaz veya irtifak hakkı tesis ve tapuya tescil edilmezse söz konusu şerh tapu sicil müdürü veya tapu sicil görevlileri tarafından re'sen terkin edilir.

Yabancı Gerçek ve Tüzel Kişilerin Taşınmaz Edinimi

2644 sayılı Tapu Kanunu'nun 35. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, kanuni sınırlamalara uyulmak kaydıyla, uluslararası ikili ilişkiler yönünden ve ülke menfaatlerinin gerektirdiği hallerde Cumhurbaşkanı tarafından belirlenen ülkelerin vatandaşı olan yabancı uyruklu gerçek kişiler Türkiye'de taşınmaz ve sınırlı ayni hak edinebilir. Bu kişilerin edindikleri taşınmazlar ile bağımsız ve sürekli nitelikteki sınırlı ayni hakların toplam alanı, özel mülkiyete konu ilçe yüzölçümünün yüzde onunu ve kişi başına ülke genelinde otuz hektarı geçemez. Cumhurbaşkanı, kişi başına ülke genelinde edinilebilecek bu miktarı iki katına kadar artırmaya yetkilidir.

2644 sayılı TAPU KANUNU m. 35Kaynağı aç
Madde 35 – (Yeniden Düzenleme: 29/12/2005-5444/1 md.; Değişik: 3/5/2012-6302/1 md.) Kanuni sınırlamalara uyulmak kaydıyla, uluslararası ikili ilişkiler yönünden ve ülke menfaatlerinin gerektirdiği hallerde Cumhurbaşkanı tarafından belirlenen ülkelerin vatandaşı olan yabancı uyruklu gerçek kişiler Türkiye’de taşınmaz ve sınırlı ayni hak edinebilirler. Yabancı uyruklu gerçek kişilerin edindikleri taşınmazlar ile bağımsız ve sürekli nitelikteki sınırlı ayni hakların toplam alanı, özel mülkiyete konu ilçe yüz ölçümünün yüzde onunu ve kişi başına ülke genelinde otuz hektarı geçemez. Cumhurbaşkanı kişi başına ülke genelinde edinilebilecek miktarı iki katına kadar artırmaya yetkilidir.[4] Yabancı ülkelerde kendi ülkelerinin kanunlarına göre kurulan tüzel kişiliğe sahip ticaret şirketleri ancak özel kanun hükümleri çerçevesinde taşınmaz ve sınırlı ayni hak edinebilirler. Bu ticaret şirketleri dışındakiler taşınmaz edinemez ve lehlerine sınırlı ayni hak tesis edilemez. Bu ticaret şirketleri ile yabancı uyruklu gerçek kişiler lehine taşınmaz rehni tesisinde bu maddede yer alan sınırlamalar uygulanmaz. Cumhurbaşkanı, ülke menfaatlerinin gerektiği hallerde yabancı uyruklu gerçek kişiler ile yabancı ülkelerde kendi ülkelerinin kanunlarına göre kurulan tüzel kişiliğe sahip ticaret şirketlerinin taşınmaz ve sınırlı ayni hak edinimlerini; ülke, kişi, coğrafi bölge, süre, sayı, oran, tür, nitelik, yüzölçüm ve miktar olarak belirleyebilir, sınırlandırabilir, kısmen veya tamamen durdurabilir veya yasaklayabilir.[5] Yabancı uyruklu gerçek kişiler ve yabancı ülkelerde kendi ülkelerinin kanunlarına göre kurulan tüzel kişiliğe sahip ticaret şirketleri, satın aldıkları yapısız taşınmazda geliştireceği projeyi iki yıl içinde ilgili Bakanlığın onayına sunmak zorundadır. İlgili Bakanlıkça başlama ve bitirilme süresi belirlenerek onaylanan proje tapu kütüğünün beyanlar hanesine kaydedilmek üzere taşınmazın bulunduğu tapu müdürlüğüne gönderilir. Onaylanan projenin süresi içinde gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği ilgili Bakanlıkça takip edilir. Askeri yasak bölgeler, askeri güvenlik bölgeleri ile stratejik bölgelere ait harita ve koordinat değerleri bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren en geç bir yıl içinde ve bu yerlere ait değişiklik kararlarına ait harita ve koordinat değerleri değişikliklerin yapıldığı tarihten itibaren bir ay içinde Millî Savunma Bakanlığınca, özel güvenlik bölgeleri ve değişiklik kararlarına ait harita ve koordinat değerleri ise İçişleri Bakanlığınca aynı sürede Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün bağlı olduğu Bakanlığa verilir. Bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren bir yıl sonra bu fıkra uyarınca gönderilen belge ve bilgilere göre tapu işlemleri yürütülür. Bu madde hükümlerine aykırı olarak edinilen, edinim amacına aykırı kullanıldığı ilgili Bakanlık ve idarelerce tespit edilen, süresi içinde ilgili Bakanlığa başvurulmayan veya süresi içinde projeleri gerçekleştirilmeyenler ile bu maddenin birinci fıkrası kapsamındaki sınırlamalar dışında miras yoluyla edinilen taşınmazlar ve sınırlı ayni haklar, Maliye Bakanlığınca verilecek bir yılı geçmeyen süre içinde maliki tarafından tasfiye edilmediği takdirde tasfiye edilerek bedele çevrilir ve bedeli hak sahibine ödenir.

Ülke menfaatlerinin zorunlu kıldığı hallerde Cumhurbaşkanı, yabancı gerçek kişiler ile yabancı ticaret şirketlerinin taşınmaz ve sınırlı ayni hak edinim yetkilerini ülke, kişi, coğrafi bölge, süre, sayı, oran, tür, nitelik, yüzölçümü ve miktar kriterlerine göre tayin edebilir; bu edinimleri sınırlandırabilir, geçici ya da sürekli olarak durdurabilir veya tamamen yasaklayabilir. Öte yandan ulusal güvenlik bakımından stratejik veya hassas kabul edilen alanlarda mülk edinimi kısıtlamalara tabi tutulmakta olup belirli bölgelerdeki edinimlerde mülkün güvenliğe engel oluşturmadığının tespiti amacıyla askeri makamların onayı aranabilmektedir.

Yabancı ülkelerde kendi mevzuatlarına göre kurulmuş tüzel kişiliğe sahip ticaret şirketleri Türkiye'de yalnızca özel kanun hükümleri çerçevesinde taşınmaz ve sınırlı ayni hak edinebilir; bu ticaret şirketleri haricindeki yabancı tüzel kişilerin taşınmaz edinmesi veya lehlerine sınırlı ayni hak kurulması hukuken mümkün değildir. Buna karşılık, yabancı uyruklu gerçek kişiler ile bu yabancı ticaret şirketleri lehine taşınmaz rehni tesis edilmesinde maddedeki miktar ve izin sınırlamaları uygulanmaz.

Yabancı uyruklu gerçek kişiler ile yabancı ticaret şirketleri, satın aldıkları yapısız taşınmazlarda geliştirecekleri projeleri iki yıl içinde ilgili bakanlığın onayına sunmak zorundadır. Bakanlıkça başlama ve bitirilme süresi tayin edilerek onaylanan proje, tapu kütüğünün beyanlar hanesine kaydedilmek üzere ilgili tapu müdürlüğüne bildirilir. Tapu Kanunu'nun 35. maddesi hükümlerine aykırı edinilen, amacına aykırı kullanıldığı saptanan, yasal süresi içinde projeleri sunulmayan veya gerçekleştirilmeyen ya da kanuni sınırlamalar dışında miras yoluyla iktisap edilen taşınmazlar ile sınırlı ayni haklar, Maliye Bakanlığınca verilecek bir yılı geçmeyen süre içinde maliki tarafından tasfiye edilmediğinde idarece tasfiye edilerek bedele çevrilir ve bedeli hak sahibine ödenir.

Taşınmaz Uyuşmazlıkları ve Kamulaştırma Prosedürü

Taşınmaz mülkiyetine ilişkin uyuşmazlıklarda görev ve yargı yolu uyuşmazlığın hukuki mahiyetine göre tayin edilir. Bir taşınmazın haksız işgali halinde taşınmazın gerçek maliki tarafından haksız zilyetlere karşı istihkak davası açılabilir. Taşınmazın mülkiyetine veya ayni hak iddialarına dayanan tapu iptali ve tescil davaları ile istihkak davaları genel kural olarak taşınmazın bulunduğu yer Asliye Hukuk Mahkemesinde karara bağlanır.

Kamulaştırma sürecinde idari işlem ile bedel ve tescil uyuşmazlıkları farklı yargı kollarına tabidir. Taşınmaz maliki, kendisine yapılan tebligattan veya tebligat yerine geçen gazete ilanından itibaren otuz gün içinde idarenin kamulaştırma işlemine karşı idari yargıda iptal davası açabilir; idari yargıda açılan davalar öncelikle incelenir. Buna karşılık, kamulaştırmada satın alma usulünün işletilememesi durumunda bedelin tespiti ve tescil adli yargının görev alanına girer. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 10. maddesi uyarınca idare, taşınmazın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesine başvurarak kamulaştırma bedelinin tespiti ile taşınmazın idare adına tesciline karar verilmesini talep eder.

2942 sayılı KAMULAŞTIRMA KANUNU m. 10Kaynağı aç
Madde 10 – (Değişik: 24/4/2001 – 4650/5 md.) Kamulaştırmanın satın alma usulü ile yapılamaması halinde idare, 7 nci maddeye göre topladığı bilgi ve belgelerle 8 inci madde uyarınca yaptırmış olduğu bedel tespiti ve bu husustaki diğer bilgi ve belgeleri bir dilekçeye ekleyerek taşınmaz malın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesine müracaat eder ve taşınmaz malın kamulaştırma bedelinin tespitiyle, bu bedelin, peşin veya kamulaştırma 3 üncü maddenin ikinci fıkrasına göre yapılmış ise taksitle ödenmesi karşılığında, idare adına tesciline karar verilmesini ister. Mahkeme, idarenin başvuru tarihinden itibaren en geç otuz gün sonrası için belirlediği duruşma gününü, dava dilekçesi ve idare tarafından verilen belgelerin birer örneği de eklenerek taşınmaz malın malikine meşruhatlı davetiye ile veya idarece yapılan araştırmalar sonucunda adresleri bulunamayanlara, 11.2.1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanununun 28 inci maddesi gereğince ilan yoluyla tebligat suretiyle bildirerek duruşmaya katılmaya çağırır. Duruşma günü idareye de tebliğ olunur. Mahkemece malike doğrudan çıkarılacak meşruhatlı davetiyede veya ilan yolu ile yapılacak tebligatta; a) Kamulaştırılacak taşınmaz malın tapuda kayıtlı bulunduğu yer, mevkii, pafta, ada, parsel numarası, vasfı, yüzölçümü. b) Malik veya maliklerin ad ve soyadları, c) Kamulaştırmayı yapan idarenin adı, d) 14 üncü maddede öngörülen süre içerisinde, tebligat veya ilan tarihinden itibaren kamulaştırma işlemine idari yargıda iptal veya adli yargıda maddi hatalara karşı düzeltim davası açabilecekleri, e) Açılacak davalarda husumetin kime yöneltileceği, f) 14 üncü maddede öngörülen süre içerisinde, kamulaştırma işlemine karşı idari yargıda iptal davası açanların, dava açtıklarını (…)[9] belgelendirmedikleri takdirde, kamulaştırma işleminin kesinleşeceği ve mahkemece tespit edilen kamulaştırma bedeli üzerinden taşınmaz malın kamulaştırma yapan idare adına tescil edileceği, g) Mahkemece tespit edilen kamulaştırma bedelinin hak sahibi adına hangi bankaya yatırılacağı, h) Konuya ve taşınmaz malın değerine ilişkin tüm savunma ve delilleri, tebliğ tarihinden itibaren on gün içinde mahkemeye yazılı olarak bildirmeleri gerektiği, Belirtilir. Mahkemece, kamulaştırılacak taşınmaz malın bulunduğu yerde çıkan bir gazete ve bir internet haber sitesi ile Türkiye genelinde yayımlanan gazetelerin birisinde kamulaştırmanın ve belgelerin özeti en az birer defa yayımlanır.[10] Mahkemece belirlenen günde yapılacak duruşmada hakim, taşınmaz malın bedeli konusunda tarafları anlaşmaya davet eder. Tarafların bedelde anlaşması halinde hakim, taraflarca anlaşılan bu bedeli kamulaştırma bedeli olarak kabul eder ve sekizinci fıkranın ikinci ve devamı cümleleri uyarınca işlem yapar. Mahkemece yapılan duruşmada tarafların bedelde anlaşamamaları halinde hakim, en geç on gün içinde keşif ve otuz gün sonrası için de duruşma günü tayin ederek, 15 inci maddede sayılan bilirkişiler marifetiyle ve tüm ilgililerin huzurunda taşınmaz malın değerini tespit için mahallinde keşif yapar. Yapılacak keşifte, taşınmaz malın bulunduğu yerin bağlı olduğu köy veya mahalle muhtarının da hazır bulunması amacıyla, muhtara da davetiye çıkartılır ve keşifte hazır bulunması temin edilerek, muhtarın beyanı da alınır. Bilirkişiler, taraflar ve diğer ilgililerin beyanını da dikkate alarak, 11 inci maddedeki esaslar doğrultusunda taşınmaz malın değerini belirten raporlarını onbeş gün içinde mahkemeye verirler. Mahkeme bu raporu, duruşma günü beklenmeksizin taraflara tebliğ eder. Yapılacak duruşmaya hakim, taraflar veya vekillerini ve bilirkişileri çağırır. Bu duruşmada tarafların bilirkişi raporlarına varsa itirazları dinlenir ve bilirkişilerin bu itirazlara karşı beyanları alınır. (Değişik sekizinci fıkra: 19/4/2018-7139/26 md.) Tarafların bedelde anlaşamamaları halinde gerektiğinde hâkim tarafından onbeş gün içinde sonuçlandırılmak üzere yeni bir bilirkişi kurulu tayin edilir ve hâkim, tarafların ve bilirkişilerin rapor veya raporları ile beyanlarından yararlanarak adil ve hakkaniyete uygun bir kamulaştırma bedeli tespit eder. Mahkemece tespit edilen bu bedel, taşınmaz mal, kaynak veya irtifak hakkının kamulaştırılma bedelidir. Tarafların anlaşması halinde kamulaştırma bedeli olarak anlaşılan miktar peşin ve nakit olarak, hak sahibi adına bankaya yatırılır. Tarafların anlaşamaması halinde hâkim tarafından kamulaştırma bedeli olarak tespit edilen bedelin (…) mahkemece belirlenecek banka hesabına yatırılması ve yatırıldığına dair makbuzun ibraz edilmesi için idareye onbeş gün süre verilir. Kamulaştırma bu Kanunun 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasına göre yapılmış ise ilk taksitin yine peşin ve nakit olarak hak sahibi adına, hak sahibi tespit edilememiş ise ileride ortaya çıkacak hak sahibine verilmek üzere 10 uncu maddeye göre mahkemece yapılacak davetiye ve ilanda belirtilen bankaya yatırılması ve yatırıldığına dair makbuzun ibraz edilmesi için idareye onbeş gün süre verilir. Gereken hallerde bu süre bir defaya mahsus olmak üzere mahkemece uzatılabilir. İdarece, kamulaştırma bedelinin hak sahibi adına yatırıldığına, hâkim tarafından kamulaştırma bedeli olarak tespit edilen bedelin (…)[11] veya hak sahibinin tespit edilemediği durumlarda ise ileride ortaya çıkacak hak sahibine verilmek üzere bloke edildiğine dair makbuzun ibrazı halinde mahkemece, taşınmaz malın idare adına tesciline ve kamulaştırma bedelinin hak sahibine ödenmesine karar verilir ve bu karar, tapu dairesine ve paranın yatırıldığı bankaya bildirilir. Tescil hükmü kesin olup, tarafların bedele ilişkin istinaf veya temyiz hakları saklıdır. İstinaf veya temyiz incelemesi sonucunda kesinleşen kamulaştırma bedeli, hak sahibine peşin ve nakit olarak ödenen tutardan daha az olması durumunda aradaki fark ilgilisinden talep edilir. İdare tarafından hak sahibi adına yapılan ödeme tarihi ile geri ödemeye ilişkin yazının ilgilisine tebliğ edildiği tarih arasındaki süre için faiz alınmaz. (Ek fıkra: 11/4/2013-6459/6 md.) (İptal fıkra: Anayasa Mahkemesinin 5/4/2023 tarihli ve E: 2022/83, K: 2023/69 sayılı Kararı ile.) (…) Bu maddede öngörülen işlemler, mahkemenin davetine uymayanlar olduğu takdirde ilgilinin yokluğunda yapılır. Hak sahibinin tespit edilemediği durumlarda mahkemece, kamulaştırma bedelinin üçer aylık vadeli hesaba dönüştürülerek nemalandırılması amacıyla gerekli tedbirler alınır. Kamulaştırılması yapılan taşınmaz mal, tahsis edildiği kamu hizmeti itibariyle sicile kaydı gerekmeyen bir niteliğe dönüşmüş ise, istek halinde mahkemece sicil kaydının terkinine karar verilir. Bu tescil ve terkin işlemi sırasında mal sahiplerinin bu taşınmaz mal nedeniyle vergi ilişkisi aranmaz. Ancak, tapu dairesi durumu ilgili vergi dairesine bildirir. (İptal ondördüncü fıkra: Anayasa Mahkemesinin 25/12/2024 Tarihli ve E: 2024/101, K: 2024/232 Sayılı Kararı ile.) Kamulaştırma işlemine karşı idari yargıda iptal veya maddi hatalara karşı adli mahkemelerde açılacak düzeltim davalarında hangi idareye husumet yöneltileceğinin davetiye ve ilanda açıkça belirtilmemiş veya yanlış gösterilmiş olması nedeniyle davada husumet yanlış yöneltilmiş ise, gerçek hasma tebligat yapılmak suretiyle davaya devam olunur. Kamulaştırma bedelinin tespiti esasları:[12][13]
2942 sayılı KAMULAŞTIRMA KANUNU m. 14Kaynağı aç
Madde 14 – (Değişik: 24/4/2001 – 4650/7 md.) Kamulaştırmaya konu taşınmaz malın maliki tarafından 10 uncu madde gereğince mahkemece yapılan tebligat gününden, kendilerine tebligat yapılamayanlara tebligat yerine geçmek üzere mahkemece gazete ile yapılan ilan tarihinden itibaren otuz gün içinde, kamulaştırma işlemine karşı idari yargıda iptal ve maddi hatalara karşı da adli yargıda düzeltim davası açılabilir. İdari yargıda açılan davalar öncelikle görülür. İştirak halinde veya müşterek mülkiyette, paydaşların tek başına dava hakları vardır. İdare, kamulaştırma belgelerinin mahkemeye verildiği günden itibaren otuz gün içinde maddi hatalara karşı adli yargıda düzeltim davası açabilir. İdare tarafından, bu Kanun hükümlerine göre tespit olunan malike ve zilyede karşı açılan davaların görülmesi sırasında, taşınmaz malın gerçek malikinin başka bir şahıs olduğu anlaşıldığı takdirde, davaya bu gerçek malik, tapu malikinin daha önce öldüğü sabit olursa mirasçıları da dahil edilmek suretiyle devam olunur. (İptal altıncı fıkra: Anayasa Mahkemesinin 25/12/2024 Tarihli ve E: 2024/101, K: 2024/232 Sayılı Kararı ile.) Bilirkişiler

Mahkemece tespit edilen kamulaştırma bedelinin hak sahibi adına yatırıldığına veya hak sahibinin saptanamadığı hallerde ileride ortaya çıkacak hak sahibine verilmek üzere bloke edildiğine dair belgenin sunulması üzerine taşınmazın idare adına tesciline ve bedelin hak sahibine ödenmesine karar verilir. Mahkemenin verdiği tescil hükmü kesin olup tarafların istinaf veya temyiz hakları münhasıran bedele ilişkindir. İstinaf veya temyiz incelemesi sonucunda kesinleşen kamulaştırma bedeli, hak sahibine peşin ve nakit olarak ödenen tutardan daha az olursa aradaki fark ilgilisinden geri talep edilir; ödeme tarihi ile geri ödeme yazısının tebliğ tarihi arasındaki süre için faiz alınmaz.

Kamulaştırılan taşınmazın tahsis edildiği kamu hizmeti dolayısıyla tapu kütüğüne tescili gerekmeyen bir kamu malı niteliğine dönüşmesi halinde, talep üzerine mahkemece tapu kaydının terkinine karar verilir. Kamulaştırma sonucu gerçekleştirilen tescil ve terkin işlemlerinde maliklerin söz konusu taşınmazdan doğan vergi ilişkisi aranmaz; tapu dairesi işlem sonucunu ilgili vergi dairesine bildirir.

Farklı şehirlerde veya yurt dışında bulunan taraflar tapu devrini nasıl gerçekleştirir?

2644 sayılı Tapu Kanunu m. 26/2 uyarınca taraflar farklı tapu müdürlüklerinde veya yurt dışı temsilciliklerinde bulunuyorsa, yetkili resmi görevlilerce iradeleri ayrı ayrı alınarak devir sözleşmesi tamamlanabilir.

Tapu kütüğüne şerh edilen gayrimenkul satış vaadi ve arsa payı inşaat sözleşmesi ne zaman terkin edilir?

2644 sayılı Tapu Kanunu m. 26 uyarınca şerh tarihinden itibaren beş yıl içinde satış yapılmaz veya irtifak hakkı tesis ve tapuya tescil edilmezse söz konusu şerh tapu görevlileri tarafından re'sen terkin olunur.

Yabancı uyruklu kişilerin Türkiye'de taşınmaz ediniminde uygulanan yasal yüzölçümü sınırları nelerdir?

Yabancı gerçek kişiler özel mülkiyete konu ilçe yüzölçümünün yüzde onuna ve ülke genelinde kişi başına azami otuz hektara kadar taşınmaz veya sınırlı ayni hak edinebilir; Cumhurbaşkanı bu miktarı iki katına kadar artırabilir.

Kamulaştırma bedel tespiti ve tescil davasında verilen tescil hükmüne karşı kanun yoluna gidilebilir mi?

2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu m. 10/8 uyarınca mahkemenin verdiği tescil hükmü kesin olup bu kısma karşı üst mahkemeye başvurulamaz; tarafların istinaf ve temyiz hakkı yalnızca tespit edilen kamulaştırma bedeline ilişkindir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu