Tanımanın iptali davası; tanıma beyanında bulunan kişinin iradesinin yanılma, aldatma veya korkutma sebebiyle sakatlanması ya da çocuk ile tanıyan arasında gerçek bir soybağının bulunmaması durumunda açılan ve kurulmuş olan soybağını ortadan kaldırmayı amaçlayan bir davadır.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 297Kaynağı aç
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 299Kaynağı aç
Tanıma İşleminin Hukuki Niteliği ve Şartları
Türk Medeni Kanunu m. 295/I-II uyarınca tanıma; babanın nüfus memuruna veya mahkemeye yazılı başvurusu ya da resmî senette veya vasiyetnamesinde yapacağı beyanla gerçekleşir. Tanıma beyanında bulunan kimse küçük veya kısıtlı ise, veli veya vasisinin de rızası gereklidir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 295Kaynağı aç
Tanıma işleminin geçerliliği için çocuğun bir başka erkekle soybağının bulunmaması şarttır. Türk Medeni Kanunu m. 295/III gereğince, başka bir erkek ile soybağı bulunan çocuk bakımından bu bağ geçersiz kılınmadıkça tanıma yapılamaz.
Tanıma beyanını alan noter, sulh hâkimi, nüfus memuru ya da vasiyetnameyi açan hâkim, durumu baba ile çocuğun kayıtlı olduğu nüfus idarelerine iletmekle yükümlüdür. Türk Medeni Kanunu m. 296 gereğince çocuğun bağlı olduğu nüfus müdürlüğü de tanımayı çocuğun kendisine, annesine ve vesayet durumu mevcutsa vesayet makamına bildirir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 296Kaynağı aç
Tanıyan Tarafından Açılan İptal Davası ve İrade Sakatlıkları
Tanıma beyanında bulunan babanın dava açma hakkı kanunda belirli sebeplerle sınırlandırılmıştır. Türk Medeni Kanunu m. 297/I uyarınca tanıyan; ancak yanılma, aldatma veya korkutma sebebiyle tanımanın iptalini dava edebilir. Bu sebepler ileri sürülmeksizin açılan tanımanın iptali davası reddedilir.
Birlikte yaşanılan dönemde kadının yanıltması sonucu çocuğun kendisinden olduğuna inanarak tanıma işlemi yapan ve sonrasında biyolojik baba olmadığını ileri süren kişinin iddiaları hakkında gerekli inceleme ve araştırmalar yapılarak hüküm kurulur.
Tanıyan tarafından açılan iptal davasında husumet anaya ve çocuğa yöneltilir. Türk Medeni Kanunu m. 297/II gereğince dava anaya ve çocuğa karşı açılır; bu davada davalılar olan ana ve çocuk arasında şekli bakımdan zorunlu dava arkadaşlığı bulunur.
Diğer İlgililerin Dava Hakkı ve Aktif Husumet Ehliyeti
Türk Medeni Kanunu m. 298 gereğince tanıma işleminin iptali; anne, çocuk, çocuğun vefat etmiş olması durumunda altsoyu, Hazine, Cumhuriyet savcısı ve diğer ilgililer tarafından dava konusu yapılabilir. Bu dava hayatta olan tanıyana, tanıyanın vefatı hâlinde ise onun mirasçılarına yöneltilir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 298Kaynağı aç
Dava hakkına sahip diğer ilgililer kavramı somut hukuki menfaatin varlığını gerektirir. Örneğin evlat edinme davasında feri müdahil sıfatıyla yer alan bir kurum, tanıma işleminden hukuki menfaati etkilenen ilgililer kapsamında değerlendirilemeyeceğinden aktif dava ehliyetine sahip değildir.
Tanımanın İptali Davasında İspat Yükü
Tanımanın iptali davasında temel ispat kuralı Türk Medeni Kanunu m. 299/I hükmünde düzenlenmiştir. Buna göre davacı, tanıyanın çocuğun biyolojik babası olmadığını ispatla yükümlüdür.
Davanın anne veya çocuk tarafından açılması durumunda ispat yükü özel bir aşamaya bağlanmıştır. Türk Medeni Kanunu m. 299/II gereğince davacıların tanıyanın biyolojik baba olmadığını ispatlama zorunluluğu, ancak tanıyan erkeğin çocuğun ana rahmine düştüğü dönemde anne ile cinsel beraberlik yaşadığına dair inandırıcı kanıtlar sunmasının ardından başlar.
Dava Açma Süreleri ve Hak Düşürücü Sürelerin Hesabı
Tanıyanın dava hakkı, Türk Medeni Kanunu m. 300/I uyarınca iptal sebebinin öğrenildiği veya korkunun etkisinin ortadan kalktığı tarihten başlayarak 1 yıl ve her hâlde tanımanın üzerinden 5 yıl geçmekle düşer.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 300Kaynağı aç
İlgililerin dava açma hakkı; Türk Medeni Kanunu m. 300/II uyarınca davacının tanımayı ve tanıyanın çocuğun babası olamayacağını öğrendiği tarihten başlayarak 1 yıl ve her hâlde tanımanın üzerinden 5 yıl geçmekle düşer. Çocuğun dava hakkı ise Türk Medeni Kanunu m. 300/III uyarınca ergin olmasından başlayarak 1 yıl geçmekle düşer.
Kanuni süreler geçirilmiş olsa dahi gecikmeyi haklı kılan durumlar gözetilir. Türk Medeni Kanunu m. 300/IV uyarınca süreler geçtiği hâlde gecikmeyi haklı kılan bir sebep varsa, bu sebebin ortadan kalkmasından başlayarak 1 ay içinde dava açılabilir.
Görevli ve Yetkili Mahkeme
Tanımanın iptali davasında görevli mahkeme Aile Mahkemesidir. Aile Mahkemesinin kurulmadığı yargı çevrelerinde dava Asliye Hukuk Mahkemesinde Aile Mahkemesi sıfatıyla görülür.
Yetkili mahkeme Türk Medeni Kanunu m. 283 çerçevesinde tayin edilir. Bu hüküm uyarınca soybağına ilişkin davalar, taraflardan birinin dava veya doğum sırasındaki yerleşim yeri mahkemesinde açılır.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 283Kaynağı aç
Tanımanın İptali Kararının Hukuki Sonuçları ve Nüfus Tescili
Tanımanın iptali kararının kesinleşmesiyle tanıma işlemi geçmişe etkili olarak ortadan kalkar ve tanıyan ile çocuk arasındaki soybağı ilişkisi sona erer. Buna bağlı olarak kişisel ilişki kurma hakkı, bakım ve nafaka yükümlülüğü ile mirasçılık ilişkisi tamamen ortadan kalkar.
Kesinleşen iptal kararı nüfus kütüğüne tescil edilir. Nüfus Hizmetleri Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik m. 110/II-b uyarınca; tanınması iptal edilen kişi tanıyan babasının hanesinde kayıtlı ise baba hanesindeki kaydı kapatılarak anasının bekârlık hanesine anasının bekârlık soyadıyla taşınır ve anasının ile tanıyan babasının kayıtlarına tanımanın iptali tescil edilir.
Tanıyan kişi hiçbir gerekçe ileri sürmeden tanımanın iptalini isteyebilir mi?
Hayır, tanıyan babanın iptal davası açma hakkı Türk Medeni Kanunu m. 297 uyarınca yalnızca yanılma, aldatma veya korkutma sebepleriyle sınırlıdır; bu sebepler ileri sürülmeksizin açılan dava reddedilir.
Çocuk tanımanın iptali davasını hangi süre içinde açmalıdır?
Çocuğun dava hakkı, ergin olmasından başlayarak 1 yıl geçmekle düşer; kanuni süre geçirilmiş olsa bile gecikmeyi haklı kılan bir nedenin bulunması durumunda bu sebebin kalkmasından itibaren 1 ay içinde dava açılabilir.
Tanımanın iptali sonrasında çocuğun soyadı ve nüfus kütüğü nasıl düzenlenir?
Tanımanın iptali kararı kesinleştiğinde çocuk babanın hanesinden çıkarılarak kaydı kapatılır; anasının bekârlık hanesine anasının bekârlık soyadıyla taşınır ve tanımanın iptali nüfus kütüğüne tescil edilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

