Babalık Tanıması ve Tanımanın İptali Davası Şartları

by Avukat Erdal Ersoy
Babalık Tanıması ve Tanımanın İptali Davası Şartları

Çocuk ile ana arasındaki soybağı doğumla kurulur. Çocuk ile baba arasındaki soybağı ise ana ile evlilik, tanıma veya hâkim hükmüyle kurulur. Soybağı ayrıca evlât edinme yoluyla da kurulabilir; evlât edinme, tanımanın iptalinden ayrı bir yoldur. Tanıma, babanın nüfus memuruna veya mahkemeye yazılı başvurusu ya da resmî senette veya vasiyetnamede yapacağı beyanla olur.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 282Kaynağı aç
Madde 282- Çocuk ile ana arasında soybağı doğumla kurulur. Çocuk ile baba arasında soybağı, ana ile evlilik, tanıma veya hâkim hükmüyle kurulur. Soybağı ayrıca evlât edinme yoluyla da kurulur. B. Davada yetki ve yargılama usulü I. Yetki
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 295Kaynağı aç
Madde 295- Tanıma, babanın, nüfus memuruna veya mahkemeye yazılı başvurusu ya da resmî senette veya vasiyetnamesinde yapacağı beyanla olur. Tanıma beyanında bulunan kimse küçük veya kısıtlı ise, veli veya vasisinin de rızası gereklidir. Başka bir erkek ile soybağı bulunan çocuk, bu bağ geçersiz kılınmadıkça tanınamaz. II. Bildirim

Tanıma beyanının şekli ve sınırları

Türk Medeni Kanunu’nun 295. maddesi tanımayı belirli beyan biçimlerine bağlar. Baba, nüfus memuruna ya da mahkemeye yazılı olarak başvurabilir. Tanıma, resmî bir senette veya vasiyetnamede yer alan beyanla da yapılabilir. Beyanda bulunan kişi küçük veya kısıtlı ise veli ya da vasinin rızası da aranır.

Başka bir erkek ile soybağı bulunan çocuk, bu bağ geçersiz kılınmadıkça tanınamaz. Türk Medeni Kanunu’nun 295. maddesindeki bu sınır, mevcut soybağı dururken çocuğun tanınmasına engel olur.

Tanımanın iptalini kimler dava edebilir

Türk Medeni Kanunu’nun 298. maddesine göre ana, çocuk ve çocuğun ölümü hâlinde altsoyu, Cumhuriyet savcısı, Hazine ve diğer ilgililer tanımanın iptalini dava edebilir.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 298Kaynağı aç
Madde 298- Ana, çocuk ve çocuğun ölümü hâlinde altsoyu, Cumhuriyet savcısı, Hazine ve diğer ilgililer tanımanın iptalini dava edebilirler. Dava tanıyana, tanıyan ölmüşse mirasçılarına karşı açılır. b. İspat yükü

Bu kişilerin açacağı dava tanıyana yöneltilir. Tanıyan ölmüşse dava mirasçılarına karşı açılır. Tanıyan ise yanılma, aldatma veya korkutma sebebiyle tanımanın iptalini dava edebilir. Tanıyanın bu davası anaya ve çocuğa karşı açılır.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 297Kaynağı aç
Madde 297- Tanıyan, yanılma, aldatma veya korkutma sebebiyle tanımanın iptalini dava edebilir. İptal davası anaya ve çocuğa karşı açılır. 2. İlgililerin dava hakkı a. Genel olarak

Hak düşürücü süreler

Türk Medeni Kanunu’nun 300. maddesi, tanımanın iptali için davacıya göre değişen hak düşürücü süreler koyar. Tanıyan, iptal sebebini öğrendiği tarihten veya korkunun etkisinin kalktığı tarihten itibaren bir yıl içinde dava açabilir. Bu hak, her hâlde tanımanın üzerinden beş yıl geçmesiyle de sona erer.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 300Kaynağı aç
Madde 300- Tanıyanın dava hakkı, iptal sebebinin öğrenildiği veya korkunun etkisinin ortadan kalktığı tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde tanımanın üzerinden beş yıl geçmekle düşer. İlgililerin dava hakkı, davacının tanımayı ve tanıyanın çocuğun babası olamayacağını öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde tanımanın üzerinden beş yıl geçmekle düşer. Çocuğun dava hakkı, ergin olmasından başlayarak bir yıl geçmekle düşer. Yukarıdaki süreler geçtiği hâlde gecikmeyi haklı kılan sebep varsa, sebebin ortadan kalkmasından başlayarak bir ay içinde dava açılabilir. B. Babalık hükmü I. Dava hakkı

İlgililer bakımından bir yıllık süre, davacının hem tanımayı hem de tanıyanın çocuğun babası olamayacağını öğrendiği tarihte işlemeye başlar. Bu hak da her hâlde tanımanın üzerinden beş yıl geçmekle düşer. Çocuğun dava hakkı ise ergin olduğu tarihten başlayarak bir yıl geçmekle sona erer.

Öngörülen süreler geçmiş olsa bile gecikmeyi haklı kılan bir sebep varsa dava, bu sebebin ortadan kalkmasından başlayarak bir ay içinde açılabilir. Bir aylık süre, haklı gecikme sebebinin kalkmasına bağlıdır.

İspat yükü

Türk Medeni Kanunu’nun 299. maddesine göre davacı, tanıyanın baba olmadığını ispatla yükümlüdür. Ana veya çocuk, tanıyanın baba olmadığı iddiasıyla iptal davası açmışsa ispat yükünün doğması ayrıca bir şarta bağlanmıştır. Bu davada ispat yükü, tanıyanın gebe kalma döneminde ana ile cinsel ilişkide bulunduğuna ilişkin inandırıcı kanıtları göstermesinden sonra doğar.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 299Kaynağı aç
Madde 299- Davacı, tanıyanın baba olmadığını ispatla yükümlüdür. Ana veya çocuk tarafından tanıyanın baba olmadığı iddiasıyla açılan iptal davasında ispat yükü, tanıyanın, gebe kalma döneminde ana ile cinsel ilişkide bulunduğuna ilişkin inandırıcı kanıtları göstermesinden sonra doğar. 3. Hak düşürücü süreler

İnandırıcı kanıtların gösterilmesinden sonraki ispat düzeni, ana veya çocuğun tanıyanın baba olmadığı iddiasıyla açtığı iptal davası için öngörülmüştür.

Soybağı davasında yetkili mahkeme

Türk Medeni Kanunu’nun 283. maddesi, soybağına ilişkin davaların taraflardan birinin dava sırasındaki veya doğum sırasındaki yerleşim yeri mahkemesinde açılacağını düzenler. Hüküm, yetkili yer mahkemesini bu iki yerleşim yerine bağlar.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 283Kaynağı aç
Madde 283 – Soybağına ilişkin davalar, taraflardan birinin dava veya doğum sırasındaki yerleşim yeri mahkemesinde açılır. II. Yargılama usulü

Hâkim hükmüyle kurulan soybağı ve yargılamanın iadesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 2018/12274 esas ve 2018/19104 karar sayılı kararında, soybağının tanıma yoluyla değil hâkim hükmüyle kurulduğu olayda mevcut soybağının tanımanın iptali davasıyla ortadan kaldırılamayacağı kabul edilmiştir. Bu sonuç, karara konu olaya bağlıdır.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2018/12274, K. 2018/19104Kaynağı aç
8. Hukuk Dairesi         2018/12274 E.  ,  2018/19104 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :…… Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tanımanın İptali Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Dava dilekçesinde, davacı …'nın davalı …'ın …… ……sı olduğu inancıyla tanıma yoluyla ……a tescil edildiğini, tanımanın yapıldığı tarihte teknik ve tıbbi şartlar uygun olmadığı için … testinin yapılamadığını ancak davacı …'nın, davalı …'nin …… ……sı olmadığı hususunda güçlü şüphelerinin olduğu ileri sürülerek tanımanın butlanı yolu ile iptali istenmiş, mahkemece davanın süresinde açılmadığı gerekçesi ile reddine karar verilmiştir. 04.06.1958 tarihli ve 15/6 Sayılı Yargıtay …… kararı gereğince, maddi olayları açıklamak taraflara ve ileri sürülen olayları hukuken nitelemek ve uygulanacak kanun hükümlerini tespit etmek ve uygulamak görevi hakime aittir. Eldeki dava yönünden öncelikle çözümlenmesi gereken husus; davacının iddiası ve mahkemenin kabulünde olduğu üzere davanın 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 297 ve devamı maddelerinde düzenlenen …… tarafından …… ve anne aleyhine açılan tanımanın iptali davası olup olmadığıdır. Bilindiği üzere, …… birbirinin soyundan gelen kişiler arasındaki ilişkiyi ifade ettiğinden bu kavram içerisinde kan bağının yanında hukuki münasebetin de bulunması, diğer bir ifadeyle kan bağının hukuk düzeninin aradığı koşullar içerisinde oluşması zorunludur. Türk Medeni Kanunu'nun 282. maddesi uyarınca, …… ile ana arasında …… doğumla, …… ile arasında …… ise ana ile evlilik, tanıma veya hakim hükmüyle kurulur. …… ayrıca evlat edinme yoluyla da kurulur, ayrıca, kısaca af kanunları olarak nitelendirilen bir evlenme aktine dayanmayan birleşmelerden doğan ……ların neseplerinin düzeltilmesine ilişkin kanunlara göre de …… düzeltilebilir. (HGK'nin 30.01.2008 tarihli ve 2008/2-36-47 sayılı kararı) 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 295. maddeside '' Tanıma, ……nın, …… memuruna veya mahkemeye yazılı başvurusu ya da resmî senette veya vasiyetnamesinde yapacağı beyanla olur. Tanıma beyanında bulunan kimse küçük veya kısıtlı ise, veli veya vasisinin de rızası gereklidir.'', 297. maddesinde de ''Tanıyan, yanılma, aldatma veya korkutma sebebiyle tanımanın iptalini dava edebilir. İptal davası anaya ve çocuğa karşı açılır,'' 300. maddesinde ise ''Tanıyanın dava hakkı, iptal sebebinin öğrenildiği veya korkunun etkisinin ortadan kalktığı tarihtenbaşlayarak bir yıl ve her hâlde tanımanın üzerinden beş yıl geçmekle düşer. İlgililerin dava hakkı, davacının tanımayı ve tanıyanın çocuğun ……sı olamayacağını öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde tanımanın üzerinden beş yıl geçmekle düşer. Çocuğun dava hakkı, ergin olmasından başlayarak bir yıl geçmekle düşer. Yukarıdaki süreler geçtiği hâlde gecikmeyi haklı kılan sebep varsa, sebebin ortadan kalkmasından başlayarak bir ay içinde dava açılabilir.'' hükümleri düzenlenmiştir. Buna göre tanımanın iptali davası ancak ve ancak evlilik dışı doğan bir çocuğun …… tarafından TMK'nin 295.maddesinde belirtilen şekilde tanınarak ……a tescil edilmesi halinde mümkündür. Somut olay yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda değerlendirildiğinde; davalı …'ın, davacının iddia ettiği gibi tanıma sonucu değil, geri çevirme kararı sonrası …… müdürlüğü tarafından gönderilen tescile dayanak belgelere göre, diğer davalı … (………'ın annesi) tarafından davacı … aleyhine açılan (… 4.Asliye Hukuk Mahkemesinin 10.07.1964 tarihli ve 1960/323 sayılı kararı Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin denetiminden de geçerek 19.04.1965 tarihinde kesinleşmiş.) ……lık davası sonucu ……a tescil edildiği yani davacı … ile davalı … arasındaki …… iddia edildiği üzere tanıma yolu ile değil hakim hükmü ile kurulmuş olduğundan mevcut …… tanımanın iptali davası ile ortadan kaldırılamaz. Davacının iddiaları ……lık hükmüne esas … 4.Asliye Hukuk Mahkemesinin 10.07.1964 tarih ve 1960/323 sayılı kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 374 ve devamı maddeleri kapsamında yargılamanın iadesi davasına konu olabileceğinden davanın bu gerekçe ile reddine karar verilmesi gerekirken, uyuşmazlığın deliller toplanmadan eksik araştırmayla tanımanın iptali davası olarak nitelenip hak düşürücü süreden reddine karar verilmesi doğru değil ise de, bu husus yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden ve hükmün redde ilişkin bölümü sonucu itibari ile doğru görüldüğünden, HUMK'un 438/son maddesi uyarınca, hükmün gerekçesinin açıklanan şekilde değiştirilerek kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile, yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün gerekçesi düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme talebinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 22.11.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Aynı kararda, ileri sürülen iddiaların 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 374 ve devamı maddeleri kapsamında yargılamanın iadesi davasına konu olabileceği belirtilmiştir. Uyuşmazlığın tanımanın iptali sayılıp bu gerekçeyle reddedilmesi hatalı görülmüştür. Bu değerlendirme, yargılamanın iadesi şartlarının o olayda gerçekleştiği anlamına gelmez. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 374. maddesi, yargılamanın iadesinin kesin olarak verilen veya kesinleşmiş hükümlere karşı istenebileceğini düzenler.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 374Kaynağı aç
MADDE 374- (1) Yargılamanın iadesi, kesin olarak verilen veya kesinleşmiş olan hükümlere karşı istenebilir. Yargılamanın iadesi sebepleri

Daire, yeniden yargılamayı gerektirmediğini ve ret bölümünün sonucu itibarıyla doğru görüldüğünü belirterek hükmün gerekçesini değiştirip düzelterek onamıştır. Bu onama, ilk derece mahkemesinin hukuki nitelemesinin doğru bulunduğu anlamına gelmez.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 2017/7142 esas ve 2018/9420 karar sayılı kararında dava 2 Eylül 2013 tarihinde açıldığı için ret gerekçesi yerinde görülmüş ve mahkeme kararı onanmıştır. Karar, ret gerekçesini ayrıca bir nitelemeye bağlamaz ve sonucu somut olaya bağlıdır.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2017/7142, K. 2018/9420Kaynağı aç
8. Hukuk Dairesi         2017/7142 E.  ,  2018/9420 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tanımanın İptali Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili ile davalı …'un evlilik dışı ilişkisinden davalı diğer davalı 10.09.1999 doğumlu …'un dünyaya geldiğini, davalı …'un çocuğun davacıdan olduğunu beyan etmesi üzerine davacının davalı …'yi… 3. Noterliğinin 14.09.1999 tarih ve 08960 yevmiye numaralı tanıma senedi ile tanıdığını,…tarafından müvekkili aleyhine… Aile Mahkemesi'nin 2012/655 esas sayılı dosyasında tanımanın iptali ve babalık davası açıldığını, davacı müvekkilinin, davalı …'nin kendi kızı olmadığını bahsedilen davadaki dava dilekçesinin kendisine tebliğ edilmesi ile öğrendiğini ileri sürerek tanımanın iptalini istemiş, Mahkemece, tanımanın iptali için öngörülen hak düşürücü sürelerin geçtiğinden bahisle davanın reddine karar verilmiştir. Dava, 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 297 ve devamı maddelerinde düzenlenen baba tarafından çocuk ve anne aleyhine açılan tanımanın iptali davasıdır. TMK'nun 300. maddesine göre, Tanıyanın dava hakkı, iptal sebebinin öğrenildiği veya korkunun etkisinin ortadan kalktığı tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde tanımanın üzerinden beş yıl geçmekle düşer. İlgililerin dava hakkı, davacının tanımayı ve tanıyanın çocuğun babası olamayacağını öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde tanımanın üzerinden beş yıl geçmekle düşer. Çocuğun dava hakkı, ergin olmasından başlayarak bir yıl geçmekle düşer. Yukarıdaki süreler geçtiği hâlde gecikmeyi haklı kılan sebep varsa, sebebin ortadan kalkmasından başlayarak bir ay içinde dava açılabilir. Somut olayda; dava dilekçesinde,…adlı kişi tarafından davacı baba … aleyhine açılan tanımanın iptali ve babalık davası dilekçesinin tebliğ edildiği tarih olan 25/09/2012 tarihinde baba olmadığını öğrendiği beyan edilmiştir. Bahsedilen… Aile Mahkemesi'nin 2012/655 Esas sayılı davasında, Mahkemece yapılan 19/03/2013 tarihli oturuma bizzat katılan …'in imzalı açık beyanıyla, tanıdığı çocuğun kendisinden olmadığını öğrendiğini, beyan ettiğine ve eldeki dava 02/09/2013 tarihinde açıldığına göre, red gerekçesi yerinde olmakla mahkeme kararının onanması gerekmiştir. SONUÇ: Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile mahkeme kararının yukarıda açıklanan gerekçe doğrultusunda ONANMASINA, taraflarca HUMK'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 29,20 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 6,70 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, 15.03.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Sık sorulan sorular

Tanıma hangi yollarla yapılır?

Tanıma, babanın nüfus memuruna veya mahkemeye yazılı başvurusu ya da resmî senette veya vasiyetnamedeki beyanıyla olur. Beyanda bulunan kişi küçük veya kısıtlıysa veli ya da vasinin rızası da gerekir.

Başka bir erkekle soybağı olan çocuk tanınabilir mi?

Başka bir erkek ile soybağı bulunan çocuk, bu bağ geçersiz kılınmadıkça tanınamaz.

Tanımanın iptali davası kime karşı açılır?

Ana, çocuk, çocuğun ölümü hâlinde altsoyu, Cumhuriyet savcısı, Hazine ve diğer ilgililerin açacağı dava tanıyana, tanıyan ölmüşse mirasçılarına karşı açılır. Tanıyanın yanılma, aldatma veya korkutmaya dayanan iptal davası ise anaya ve çocuğa karşı açılır.

Tanımanın iptali hangi süreye bağlıdır?

Tanıyan, iptal sebebini öğrendiği veya korkunun etkisi kalktığı tarihten başlayarak bir yıl içinde ve her hâlde tanımadan itibaren beş yıl içinde dava açabilir. İlgililer, tanımayı ve tanıyanın çocuğun babası olamayacağını öğrendikleri tarihten başlayarak bir yıl içinde; her hâlde de tanımadan itibaren beş yıl içinde dava açabilir. Çocuğun hakkı ergin olmasından başlayarak bir yıl geçmekle düşer. Gecikmeyi haklı kılan sebep varsa, sebebin kalkmasından itibaren bir ay içinde dava açılabilir.

Tanıyanın baba olmadığını kim ispatlar?

Davacı, tanıyanın baba olmadığını ispatla yükümlüdür. Ana veya çocuğun bu iddiayla açtığı davada ispat yükü, tanıyanın gebe kalma döneminde ana ile cinsel ilişkide bulunduğuna dair inandırıcı kanıtları göstermesinden sonra doğar.

Soybağı davası hangi yer mahkemesinde açılır?

Soybağına ilişkin davalar, taraflardan birinin dava sırasındaki veya doğum sırasındaki yerleşim yeri mahkemesinde açılır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu