Tam Yargı Davasının Tanımı ve Niteliği
Tam yargı davası, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesi gereğince, idarenin eylem ve işlemlerinden dolayı kişisel hakları doğrudan ihlal edilen kişilerin uğradıkları zararların karşılanması amacıyla açtıkları idari dava türüdür. İdari yargılama mevzuatında bu davaların tanımı yapılmış olmakla beraber, davanın nasıl yürütüleceği, nasıl karara bağlanacağı veya meydana gelen zararların nasıl tespit edilip hüküm altına alınacağı kanun metninde ayrıntılı olarak düzenlenmemiştir. İdarenin hukuki sorumluluğuna ve tazminat yükümlülüğüne dair temel kurallar Danıştay içtihatları ve yargı kararları çerçevesinde geliştirilmektedir.
Danıştay 6. Daire, E. 2020/9725, K. 2021/4780Kaynağı aç
Danıştay 13. Daire, E. 2021/3782, K. 2023/5000Kaynağı aç
Tam yargı davaları idarenin tek yanlı idari işlemlerinden, idari eylemlerinden ya da taraflar arasında akdedilen idari sözleşmelerden kaynaklanabilir. Uyuşmazlığın özelliğine göre dava; maddi tazminat, manevi tazminat, istirdat veya vergi davası biçiminde açılabilir. İdarenin tutum veya tasarrufları ilgililerin mal varlığında bir azalmaya yol açmışsa maddi zarar, manevi değerlerinde bir eksilme meydana getirmişse manevi zarar iddiasıyla tazminat talep edilebilir.
İdarenin Sorumluluğu ve Nedensellik Bağı Şartı
Tam yargı davasında idarenin hizmet kusurunun bulunduğu veya kusursuz sorumluluk hallerinin gerçekleştiği durumlarda sebep olunan zararların tazmin edilmesi amaçlanır. Davanın kabul edilebilmesi için ilgilinin mal varlığında veya manevi alanında somut bir zararın meydana gelmiş olması gerekir.
Tazminat talebine konu edilecek zararın somut ve kesin olması gerekmekte olup ihtimallere dayalı ya da muhtemel zararlar tam yargı davasında tazminat konusu yapılamaz. Ayrıca idarenin hizmet kusuru ile davacının maruz kaldığı zarar arasında doğrudan ve somut bir nedensellik bağı kurulmalıdır. Bu bağın kurulamaması halinde idarenin tazmin sorumluluğuna gidilemez.
Görevli Mahkemeler ve Davanın Tarafları
Tam yargı davalarında genel görevli yargı yeri idare mahkemeleridir. Mevzuatta özel olarak görevlendirildikleri uyuşmazlıklarda ise Danıştay ve vergi mahkemeleri özel görevli yargı mercileri sıfatıyla davaya bakar. Davacı taraf, idari faaliyetler neticesinde doğrudan kişisel hakkı muhtel olan gerçek veya tüzel kişilerdir.
Davalı taraf kural olarak hak ihlaline sebebiyet veren idari işlem ya da eylemi tesis eden idaredir. Bununla birlikte, idari sözleşmelerin uygulanmasından doğan tam yargı davalarında sözleşmenin diğer tarafı olan gerçek kişiler ya da özel hukuk tüzel kişileri de davalı konumunda yer alabilir. Dava dilekçesinde davalı tarafın yanlış gösterilmiş olması halinde, mahkeme davalıyı re'sen tespit ederek bu hatayı kendiliğinden düzeltir.
Kamu ihale süreçlerinde ortaya çıkan uyuşmazlıklar yönünden yargı kararları çerçevesinde sözleşme öncesi ve sözleşme sonrası ayrımı benimsenmiştir. Danıştay 13. Dairesinin 2021/3782 Esas ve 2023/5000 Karar sayılı ilamına göre, yargı kararı uyarınca idareyle ihale sözleşmesi imzalanması gerekirken hukuki veya fiili imkânsızlık sebebiyle sözleşmenin imzalanamamasından kaynaklanan zararların giderilmesinde idari yargı görevlidir. Buna karşılık imzalanmış bir sözleşmenin feshedilmesi nedeniyle açılacak tazminat davalarında adli yargı mercileri görevli kabul edilmektedir.
Çözümlenmesi Danıştay, idare ve vergi mahkemelerinin görevlerine girdiği halde adli yargı yerlerine açılmış bulunan davaların görev noktasından reddi halinde, 2577 sayılı Kanun'un 9. maddesi uyarınca bu kararların kesinleşmesini izleyen günden itibaren otuz gün içinde görevli idari mahkemede dava açılabilir ve görevsiz yargı merciine başvurma tarihi idari mahkemelere başvurma tarihi olarak kabul edilir. Görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra bu otuz günlük süre geçirilmiş olsa dahi, idari dava açılması için öngörülen süre henüz dolmamış ise bu süre içinde de idari dava açılabilir.
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 9Kaynağı aç
Dilekçenin Hazırlanması ve Taleple Bağlılık
İdari yargılama usulünde mahkemeler taleple bağlılık ilkesine tabidir. Bu sebeple tam yargı davası açan tarafın dava dilekçesinde talep ettiği tazminat miktarını somut bir rakam olarak açıkça belirtmesi şarttır. İdari mahkeme, davacının dilekçesinde gösterdiği miktarı aşacak biçimde bir tazminata karar veremez.
Dava dilekçesinin kanuni usul kurallarına uygun düzenlenmesi zorunludur. Usul kurallarına aykırı hazırlanan dilekçeler hakkında ön şartlar yönünden dilekçe ret kararı verilir. Davacı, bu kararın tebliğ edilmesinden itibaren otuz gün içinde dava dilekçesindeki eksiklikleri tamamlayarak yeniden dava açma hakkına sahiptir.
İdari İşlemlerden Doğan Zararlarda Dava Açma Yolları ve Süreler
2577 sayılı Kanun'un 12. maddesi, bir idari işlem sebebiyle hakkı ihlal edilen kişilere birden fazla dava yolu tanımıştır. İlgililer haklarını ihlal eden idari işleme karşı doğrudan doğruya tam yargı davası açabilecekleri gibi iptal davası ile tam yargı davasını aynı dilekçede birlikte de açabilirler. İlgililerin önce yalnızca iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine verilecek kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliğinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açma imkânı da bulunmaktadır.
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 12Kaynağı aç
İdari işlemin doğrudan icra edilmesi dolayısıyla bir zarara uğranılmışsa, ilgililer işlemin icra edildiği tarihten itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilirler. İdari işlemlerden kaynaklanan tam yargı davalarında dava açma süresi, mevzuatta özel bir süre belirlenmemişse aksine hüküm bulunmadıkça altmış gündür.
İlgililer idari dava açmadan önce işlemin kaldırılmasını, geri alınmasını, değiştirilmesini veya yeni bir işlemin tesisini dava açma süresi içinde üst makamdan, üst makam bulunmuyorsa işlemi yapmış olan makamdan 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi uyarınca talep edebilirler. Yapılan bu başvuru işlemekte olan dava açma süresini durdurur. İdare tarafından otuz gün içinde bir cevap verilmediği takdirde başvuru reddedilmiş sayılır. İsteğin açıkça reddedilmesi veya otuz günlük süre sonunda reddedilmiş sayılması durumunda, başvuru tarihine kadar geçmiş olan süre hesaba katılarak kalan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye devam eder.
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 11Kaynağı aç
İdari Eylemlerden Kaynaklanan Zararlarda Ön Başvuru Şartı
2577 sayılı Kanun'un 13. maddesi uyarınca, idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların idari dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gerekir.
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 13Kaynağı aç
İdareye iletilen tazmin talebinin kısmen veya tamamen reddedilmesi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren dava süresi işlemeye başlar. İdare yapılan başvuruya otuz gün içinde cevap vermezse, bu sürenin bittiği tarihten itibaren yasal dava açma süresi içerisinde tam yargı davası açılabilir.
Uyuşmazlığın başlangıçta görevli olmayan adli yargı mercilerine tam yargı davası olarak açılması ve bu mercilerce davanın görev yönünden reddedilmesi durumunda, sonradan yetkili idari yargı merciinde açılacak davada idareye önceden başvurma şartı aranmaz.
İdari Sözleşmelerden Doğan Tam Yargı Davaları
İdari sözleşmelerin uygulanması aşamasında meydana gelen zararlar da tam yargı davasının konusunu oluşturabilir. İdari sözleşmenin tatbikatına ilişkin uyuşmazlıklarda dava açma süresi, ilgililerin idareye sundukları talebe verilen cevabın tebliğ edilmesini izleyen günden itibaren altmış gündür.
Tazminat Miktarının Artırılması ve Faiz Başlangıcı
2577 sayılı Kanun'un 16. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca, tam yargı davalarında davacı dava dilekçesinde belirttiği tazminat miktarını nihai karar verilinceye kadar harcını ödemek şartıyla bir defaya mahsus olmak üzere artırabilir. Süre veya diğer usul şartlarına bağlı kalmaksızın yapılabilen bu miktar artırımına ilişkin dilekçe, otuz gün içinde cevap verilmek üzere davalı tarafa tebliğ edilir.
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 16Kaynağı aç
Dava dilekçesinde faiz talebinde bulunmayıp alacağını ıslah yoluyla artırdığı dilekçede faiz işletilmesini isteyen davacılar yönünden faiz başlangıcı farklı bir usule bağlanmıştır. Danıştay 6. Dairesinin 2020/9725 Esas ve 2021/4780 Karar sayılı kararına göre, dilekçesinde faiz istemeyip ıslah dilekçesiyle faiz talebinde bulunan davacı bakımından artırılan miktar için faiz idarenin temerrüt tarihinden itibaren değil, ıslah dilekçesinin mahkemeye verildiği tarihten itibaren işletilmelidir.
Tam yargı davasında davalı taraf kimdir?
Tam yargı davalarında davalı kural olarak zarara sebep olan işlemi veya eylemi gerçekleştiren idaredir. İdari sözleşmelerden kaynaklanan uyuşmazlıklarda ise gerçek kişiler ile özel hukuk tüzel kişileri de davalı gösterilebilir; dilekçede davalının yanlış yazılması halinde mahkeme davalı tarafı re'sen düzeltir.
İdari eylemlerden kaynaklanan zararlarda dava açmadan önce idareye başvurmak gerekir mi?
İdari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların idari dava açmadan önce, bu eylemleri öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gerekir. Görevli olmayan adli yargı mercilerine açılan davanın görev yönünden reddi halinde ise sonradan idari yargı mercilerine açılacak davalarda bu başvuru şartı aranmaz.
Dava açıldıktan sonra talep edilen tazminat miktarı artırılabilir mi?
2577 sayılı Kanun'un 16. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca, tam yargı davası dilekçesinde belirtilen tazminat miktarı nihai karar verilinceye kadar harcı ödenmek koşuluyla bir defaya mahsus artırılabilir.
Sonradan artırılan tazminat miktarına faiz hangi tarihten itibaren yürütülür?
Dava dilekçesinde faiz istemeyip miktar artırım dilekçesinde faiz talep eden davacı için, artırılan kısma ilişkin faiz idarenin temerrüt tarihinden değil, ıslah dilekçesinin verildiği tarihten itibaren işletilir.
İdari işlemin icrasından doğan zararlar için dava açma süresi ne zaman başlar?
İdari işlemin icra edilmesi sebebiyle hakları ihlal edilenler, kanunda aksine özel bir süre bulunmadıkça işlemin icra edildiği tarihten itibaren altmış günlük genel dava açma süresi içinde tam yargı davası açabilirler.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

