İdarenin Tazminat Sorumluluğunun Temeli ve Şartları
Anayasa m. 125 gereğince idare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlüdür. Bu temel ilke uyarınca idarenin hukuka aykırı işlemleri nedeniyle zarara uğrayan kişiler, zararlarının giderilmesi amacıyla idari yargıda tam yargı davası açabilirler.
İdarenin tazmin borcunun doğabilmesi için hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri çerçevesinde belirli şartların varlığı aranır. Bu doğrultuda bir zararın bulunması, zarara yol açan eylem veya işlemin idareye yüklenebilir nitelikte olması ve ortaya çıkan zarar ile idari eylem veya işlem arasında illiyet bağının bulunması gerekir.
İdari İşlemlere Karşı Tam Yargı Davası Açma Yöntemleri
Hukuka aykırı bir idari işlemden zarar gören ilgililer, iptal davası ile tam yargı davasını aynı dava dilekçesinde birlikte açabilirler. Bu usul, işlemin iptali talep edilirken aynı zamanda uğranılan zararın tespit edilerek giderilmesine imkân sağlar.
İlgililer, iptal davası açmaksızın doğrudan ve yalnızca tam yargı davası açma yoluna da gidebilirler. Bu durumda mahkeme idari işlemin iptaline karar vermez; ancak tazminat talebini karara bağlayabilmek amacıyla idari işlemin hukuka aykırı olup olmadığını ön sorun olarak inceler.
İdari işlemin icrası sebebiyle zarara uğrayan kişiler, işlemin icra edildiği tarihten itibaren altmış gün içinde tam yargı davası açabilirler.
İptal Davası Sonrasında Tam Yargı Davası Açılması
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m. 12 gereğince, iptal davasının sonuçlanmasından sonra kararın tebliğ tarihinden veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliğinden itibaren altmış gün içinde tam yargı davası açılabilir.
İptal davasının kazanılması halinde, kararın kesinleşmesi beklenmeksizin tebliğ tarihinden itibaren tam yargı davası açılması mümkündür. Davalı idarenin iptal kararını istinaf kanun yoluna taşımış olması, açılan tam yargı davasına olumsuz bir etki yapmaz.
Dava Öncesi İdari Başvurular ve Süre Kuralları
2577 sayılı Kanun'un 11. ve 12. maddeleri uyarınca ilgililer, idari dava açma süresi içerisinde işlemi tesis eden makama ya da varsa üst makama başvurarak idari kararın geri alınmasını, kaldırılmasını, değiştirilmesini veya yeni bir karar tesisini talep edebilirler. Bu başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini kendiliğinden durdurur. İdarenin bu talebe otuz gün içinde cevap vermemesi halinde talep zımnen reddedilmiş sayılır. İsteğin açıkça veya zımnen reddedilmesi üzerine duran süre kaldığı yerden yeniden işlemeye başlar ve müracaat tarihine kadar geçen süre de hesaba dahil edilir.
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 12Kaynağı aç
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 11Kaynağı aç
İdari eylem kaynaklı zararlar yönünden ise 2577 sayılı Kanun'un 13. maddesi uyarınca doğrudan dava ikame edilemez; ilgililerin eylemi öğrendikleri tarihten başlayarak bir yıl ve her halükarda gerçekleşme tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye ön tazminat başvurusunda bulunması gerekir. İdarenin istemi kısmen veya tamamen reddetmesi yahut otuz gün boyunca sessiz kalarak zımni ret oluşturması halinde, ret bildirimini izleyen günden ya da otuz günlük sürenin dolmasından itibaren dava açma süresinde yargı yoluna başvurulabilir. Görevli olmayan adli yargıda açılan davanın görev yönünden reddi akabinde idari yargıda dava açılması halindeyse bu ön başvuru şartı aranmamaktadır.
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 13Kaynağı aç
20 Temmuz ile 31 Ağustos tarihleri arasındaki adli tatil süresince biten dava açma süreleri, tatilin bitiminden itibaren yedi gün uzar.
Kanun Yolları ve Tazminat Kararlarının İcrası
İdare mahkemesi kararlarına karşı, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde Bölge İdare Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurulabilir.
İlk derece idare mahkemesi tarafından hükmedilen tazminat kararına karşı istinaf veya temyiz yoluna başvurulması, kararın uygulanmasını kural olarak durdurmaz. Yetkili üst mahkemece yürütmenin durdurulması yönünde bir karar tesis edilmediği sürece idarenin yargı kararını yerine getirme yükümlülüğü devam eder. 2577 sayılı Kanun'un 28. maddesinin birinci fıkrası uyarınca idare, esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin yargı kararlarının gereklerini derhal yerine getirmek mecburiyetinde olup bu yükümlülüğün ifası kararın idareye bildirilmesinden itibaren azami otuz günlük süreyle sınırlıdır.
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 28Kaynağı aç
2577 sayılı Kanun'un 28. maddesinin ikinci fıkrası kapsamında, parasal ödeme içeren ilamlardaki tazminat tutarı ile yargılama gideri ve avukatlık ücreti, hak sahibinin idareye yazılı olarak sunacağı banka hesabına aktarılır. Ödemenin bu bildirimden itibaren kanunda öngörülen otuz günlük zaman diliminde gerçekleştirilmemesi durumunda, alacak genel hükümler uyarınca ilamlı icra takibine konu edilebilir.
Tazminat ve vergi davalarında, mahkeme kararının tebliğ tarihi ile ödeme tarihi arasındaki süre için 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 48. maddesine göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanacak faiz ödenir. Bununla birlikte mahkeme kararının davacıya tebliği ile banka hesap numarasının idareye bildirildiği tarih arasında geçecek süre için faiz işletilmez.
Yargı kararlarına uygun hareket edilmeyerek işlem tesis edilmemesi ya da eylemde bulunulmaması hallerinde, 2577 sayılı Kanun'un 28. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca idareye karşı Danıştay veya yetkili idare mahkemesinde maddi ve manevi tazminat davası açılabilir. Aynı maddenin dördüncü fıkrasındaki açık kural gereğince, kararların yasal sürede yerine getirilmemesinden kaynaklanan tazminat davası kamu görevlisine değil, ancak ilgili idare aleyhine açılabilmektedir.
İptal davası açılmadan doğrudan tam yargı davası açılabilir mi?
Evet, hukuka aykırı idari işlemden zarar görenler doğrudan doğruya tam yargı davası açabilirler. Bu durumda mahkeme işlemin iptaline hükmetmez; tazminat talebini karara bağlamak amacıyla idari işlemin hukuka aykırı olup olmadığını ön sorun olarak inceler.
İptal kararı sonrasında tam yargı davası açma süresi ne kadardır?
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m. 12 uyarınca, iptal davasının sonuçlanmasından sonra kararın tebliğinden veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliğinden itibaren altmış gün içinde tam yargı davası açılabilir. İptal kararının kesinleşmesi beklenmek zorunda değildir.
İdare, aleyhine hükmedilen tazminatı ne kadar sürede ödemek zorundadır?
2577 sayılı Kanun m. 28/1 ve m. 28/2 hükümleri uyarınca idare, kararın icaplarına göre gecikmeksizin işlem tesis etmek veya eylemde bulunmakla yükümlü olup bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden itibaren otuz günü geçemez. Parasal ödemeyi gerektiren ilamlarda tutar, bildirilen banka hesabına bu süreler içinde yatırılmazsa genel hükümler çerçevesinde icra takibine konu edilebilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

