Devlet Memurlarının Yıllık İzin Hakkı ve Kullanım Kuralları

by Avukat Erdal Ersoy
Devlet Memurlarının Yıllık İzin Hakkı ve Kullanım Kuralları

Devlet memurlarının yıllık izin hakkı 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 102. ve 103. maddelerinde düzenlenmektedir. Kanun, izin sürelerini hizmet yılına göre iki basamakta belirler; iznin ne zaman ve nasıl kullanılacağı ise amirin sınırlı takdir yetkisi çerçevesinde şekillenir. İzin hakkının tamamen engellenmesi hem kanuni hem de anayasal güvencelerle bağdaşmaz.

Yıllık İzin Süresi: Hizmet Yılına Göre 20 mi, 30 Gün mü?

657 sayılı Kanun'un 102. maddesi uyarınca hizmet süresi bir yıldan on yıla kadar olan memurlar (on yıl dahil) yirmi gün, on yıldan fazla olan memurlar ise otuz gün yıllık izne hak kazanır. Zorunlu hallerde bu sürelere gidiş ve dönüş için en çok ikişer gün eklenebilir.

Danıştay 12. Daire, E. 2020/4680, K. 2022/4057Kaynağı aç
Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2020/4680 E.  ,  2022/4057 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2020/4680 Karar No : 2022/4057 DAVACI : … Sendikası VEKİLİ : Av. … DAVALI : … Bakanlığı VEKİLİ : Hukuk Müşaviri … DAVANIN KONUSU : Davacı Sendika tarafından, Sağlık Bakanlığı Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğünce düzenlenen … tarih ve … sayılı, "Personel İşlemleri" konulu Genel Yazı'nın, üçüncü fıkrasının 7. maddesinde yer alan; "Yasal mazeret izinleri (Evlilik, ölüm, analık, hastalık ve refakat) hariç Bakanlığımız merkez ve taşra teşkilatında çalışan bütün personelin ikinci bir emre kadar yıllık izinleri durdurulmuştur" şeklindeki ibarenin iptali istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI : Davalı idarenin kanunla kendisine verilen yetkinin sınırlarını aştığı, dava konusu düzenlemenin Anayasa’nın 50. maddesinde yer alan dinlenme hakkına ve 657 sayılı Kanun’un yıllık izinleri düzenleyen 102. maddesine aykırı olduğu; 13/03/2020 tarihli Bakanlık yazısıyla kısıtlanan ve aynı yılın Haziran ayında normalleşmeye geçilmesine kadar kullandırılmayan izinlerin dava konusu düzenleme uyarınca Ekim ayı itibarıyla tekrar kısıtlandığı; sağlık personelinin yıllık iznini kullanmasının imkânsız hale geldiği, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 103. maddesi gereğince 2 yıldır kullanılamayan izin haklarının düşmesine sebebiyet verileceği, sözleşmeli personelin izinlerini sözleşme yılı içerisinde kullanması gerekmekteyken izinlerin kullanılamadığı; Danıştayın emsal kararlarında, Anayasa ile güvence altına alınan dinlenme hakkının ihlal edilemeyeceğinin belirtildiği, pandemi sürecinde özveriyle çalışan sağlık personelinin dinlenme haklarının ellerinden alınmasının hukuka aykırı olduğu, telafisi imkânsız zararlara neden olunması nedeniyle dava konusu işlemin ilgili kısmının iptali gerektiği ileri sürülmektedir. DAVALININ SAVUNMASI : Usul yönünden; Bakanlıklarının … tarih ve … sayılı Genel Yazısı'nın 1. ve 2. maddeleri ile personelin yıllık izin talepleri ile mevzuatta belirtilen her türlü iznin kamu sağlık hizmetini aksatmayacak şekilde kullandırılmasının uygun görüldüğü, dolayısıyla davacının ihlal edilen güncel bir menfaatinin bulunmaması nedeniyle davanın esasa girilmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği, Esas yönünden ise; sosyal devletin, kişilerin gerekli ve en uygun şartlarda sağlık hizmeti almalarını temin etme yükümlülüğünün bulunduğu, Anayasa’nın 56. maddesinde, Devlete, sağlık kuruluşlarının tek elden planlanması ve hizmetin düzenlenmesi görevinin, 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu’nun 3. maddesinde ise, en uygun şekilde sağlık hizmeti verilebilmesi amacıyla düzenleme yapma görevinin Bakanlıklarına verildiği, keza 1593 sayılı Umumi Hıfzısıhha Kanunu’nun 64. maddesinde, salgın bir hastalık baş gösterdiğinde her türlü tedbirin alınarak uygulanması konusunda Bakanlıklarının yetkili kılındığı, Covid-19 salgınıyla mücadelede, kamu sağlığı hizmetinin kesintisiz ve etkin yürütülebilmesi amacıyla dava konusu Genel Yazı ile düzenleme yapılmasının zaruri hale geldiği; davacı tarafından, her ne kadar izin haklarının ihlal edildiği öne sürülmekte ise de, Bakanlıklarının 10/11/2020 tarihli onayı ile, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4/A ve 4/B maddeleri kapsamında görev yapan personel ile sözleşmeli diğer personelin salgın nedeniyle kullandırılmayan izin haklarının bir sonraki yıla devredilmesi ve emekli olacakların talepleri halinde kullanılmayan izinlerinin emekliliklerinden önce kullandırılmasına yönelik düzenleme yapılarak, mağduriyet oluşmasının önüne geçildiği, dolayısıyla izin hakkının özüne dokunur şekilde işlem tesis edilmediği; Bakanlıklarının 19/01/2021 tarihli Genel Yazısı'nda, izin taleplerinin kamu sağlık hizmetini aksatmayacak şekilde kullandırılmasının öngörüldüğü, dava konusu işlemde üst hukuk normlarına ve hukuka aykırı bir yön bulunmadığı ileri sürülmektedir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Sağlık Bakanlığı Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğünce düzenlenen … tarih ve … sayılı, "Personel İşlemleri" konulu Genel Yazının, üçüncü fıkrasının 7. maddesinde yer alan ve anılan maddede sayılan personel dışında Bakanlık merkez ve taşra teşkilatında görev yapan personelin yıllık izinlerinin durdurulması yolundaki düzenlemenin, Bakanlığın … tarih ve … sayılı Genel Yazısı ile … tarih ve … sayılı Genel Yazısı ile kaldırılarak uygulanmasına son verilmesi nedeniyle, konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI : … DÜŞÜNCESİ : Davacı Sağlık ve Sosyal Hizmet Çalışanları Sendikası vekili tarafından, Sağlık Bakanlığı Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğünce düzenlenen … tarih ve … sayılı, "Personel İşlemleri" konulu Genel Yazının, üçüncü fıkrasının 7. maddesinde yer alan; "Yasal mazeret izinleri (Evlilik, ölüm, analık, hastalık ve refakat) hariç Bakanlığımız merkez ve taşra teşkilatında çalışan bütün personelin ikinci bir emre kadar yıllık izinleri durdurulmuştur" ibaresinin iptaline karar verilmesi istenilmektedir. Davalı idarenin usule ilişkin iddiaları yerinde görülmeyerek işin esasına geçildi. Sağlık Bakanlığı Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğünün dava konusu … tarih ve … sayılı Genel Yazısının iptal istemine konu üçüncü fıkrasının 7. maddesinin 1. cümlesinde; Yasal mazeret izinleri (Evlilik, Ölüm, Analık, Hastalık ve Refakat) hariç Bakanlığımız merkez ve taşra teşkilatında çalışan bütün personelin yıllık izinleri ikinci bir emre kadar durdurulmuştur. …" şeklinde açıklama yapılmıştır. Davalı idarenin 10/11/2020 tarih ve 3225 sayılı "İzinlerin Devri Hakkında" konulu Genel Yazısında, Bakanlık Makamının aynı tarih ve 3224 sayılı onayı ilgi tutulmak suretiyle; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4 (A) ve 4 (B) maddesi kapsamında görev yapan sağlık personelinin, 663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 45. maddesi kapsamında görev yapan sözleşmeli personel ile aile sağlığı hekimleri ile aile sağlığı elemanlarının, vekil ebe ve hemşirelerin, sözleşmeli il yöneticileri ile sağlık tesisi yöneticilerinin, Covid-19 salgını nedeniyle istekleri dışında kullandırılmayan yıllık izinlerinin, temel hak ve özgürlüklerden olan; adil ve elverişli çalışma koşullarından yararlanma hakkı ile dinlenme hakkı kapsamında ve söz konusu görevlilerin mağduriyetinin önlenmesi amacıyla bir sonraki yıl olan 2021 yılına devredilmesinin uygun görüldüğü, davalı idarenin … tarih ve … sayılı Genel Yazısının 4. fıkra 1. maddesinde de; yıllık izin taleplerinin kamu sağlığı hizmetini aksatmayacak şekilde değerlendirilerek, personele izin verilmesi yoluna gidileceği, aynı fıkranın 2. maddesinde; mevzuatta yerini bulan her türlü ücretsiz iznin, istemi halinde kamu sağlık hizmetini aksatmayacak şekilde kullandırılacağı, 6. maddesinde ise; yukarıda belirtilen durumlar haricinde, Bakanlık Makamının 27/10/2020 tarih ve 3137 sayılı olurları ile yürürlüğe konulan Genel Yazının 1, 4, 6, 10. ve 12. maddelerinin aynı şekilde uygulanmasına devam edileceği belirtilmiştir Bu durumda dava konusu Genel Yazının iptali istenilen üçüncü fıkrasının 7. maddesinin 1. cümlesindeki düzenlemenin, davalı İdarenin … tarih ve … sayılı, … tarih ve … sayılı Genel Yazıları ile kaldırılarak uygulanmasına son verildiği anlaşıldığından iptali istenilen düzenleme yönünden davanın konusu kalmamıştır. Belirtilen nedenle konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davalı idarenin usule ilişkin iddiaları yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Sağlık Bakanlığı Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğünce, Bakanlık merkez ve taşra teşkilatında görevli bütün personel yönünden .. tarih ve … sayılı ve "Personel İşlemleri" konulu Genel Yazı düzenlenerek, yurt çapındaki Valiliklere (İl Sağlık Müdürlüklerine) dağıtılmıştır. Söz konusu Genel Yazı'nın üçüncü fıkrasının 7. maddesinin 1. cümlesi; "Yasal mazeret izinleri (Evlilik, Ölüm, Analık, Hastalık ve Refakat) hariç Bakanlığımız merkez ve taşra teşkilatında çalışan bütün personelin ikinci bir emre kadar yıllık izinleri durdurulmuştur." şeklindedir. Davacı Sendika tarafından, söz konusu maddede yer alan düzenlemenin iptali istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT : Anayasa'nın "Çalışma şartları ve dinlenme hakkı" başlıklı 50. maddesinde, dinlenmenin, çalışanların hakkı olduğu; ücretli hafta ve bayram tatili ile ücretli yıllık izin hakları ve şartlarının kanunla düzenleneceği belirtilmiştir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun "Yıllık izin" başlıklı 102. maddesinde; "Devlet memurlarının yıllık izin süresi, hizmeti 1 yıldan on yıla kadar (On yıl dahil) olanlar için yirmi gün, hizmeti on yıldan fazla olanlar için 30 gündür. Zorunlu hallerde bu sürelere gidiş ve dönüş için en çok ikişer gün eklenebilir. " hükmüne, "Yıllık izinlerin kullanılışı" başlıklı 103. maddesinde ise; "Yıllık izinler, amirin uygun bulacağı zamanlarda, toptan veya ihtiyaca göre kısım kısım kullanılabilir. Birbirini izliyen iki yılın izni bir arada verilebilir. Cari yıl ile bir önceki yıl hariç, önceki yıllara ait kullanılmayan izin hakları düşer. Öğretmenler yaz tatili ile dinlenme tatillerinde izinli sayılırlar. Bunlara, hastalık ve diğer mazeret izinleri dışında, ayrıca yıllık izin verilmez. Hizmetleri sırasında radyoaktif ışınlarla çalışan personele, her yıl yıllık izinlerine ilaveten bir aylık sağlık izni verilir" hükmü öngörülmüştür. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bakılan uyuşmazlıkta, Sağlık Bakanlığı Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğünün yukarıda alıntısına yer verilen dava konusu … tarih ve … sayılı Genel Yazısı'nın, iptal istemine konu üçüncü fıkrasının 7. maddesinin 1. cümlesinde; evlilik, ölüm, analık, hastalık ve refakat hallerinden doğan yasal mazeret izinleri hariç olmak üzere Bakanlık merkez ve taşra teşkilatında görev yapan tüm personelin yıllık izinlerinin ikinci bir emre kadar durdurulduğu; davalı idarenin … tarih ve .. sayılı "İzinlerin Devri Hakkında" konulu Genel Yazısı'nda ise, Bakanlık makamının aynı tarih ve 3224 sayılı onayı ilgi tutulmak suretiyle; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4 (A) ve 4 (B) maddesi kapsamında görev yapan sağlık personelinin, 663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 45. maddesi kapsamında görev yapan sözleşmeli personel ile aile sağlığı hekimleri ile aile sağlığı elemanlarının, vekil ebe ve hemşirelerin, sözleşmeli il yöneticileri ile sağlık tesisi yöneticilerinin, Covid-19 salgını nedeniyle istekleri dışında kullandırılmayan yıllık izinlerinin, temel hak ve özgürlüklerden olan; adil ve elverişli çalışma koşullarından yararlanma hakkı ile dinlenme hakkı kapsamında ve söz konusu görevlilerin mağduriyetinin önlenmesi amacıyla bir sonraki yıl olan 2021 yılına devredilmesinin uygun görüldüğü yolunda düzenleme yapıldığı; diğer taraftan, davalı idarece düzenlenen … tarih ve … sayılı Genel Yazı'nın dördüncü fıkrasının 1. maddesinde; yıllık izin taleplerinin kamu sağlığı hizmetini aksatmayacak şekilde değerlendirilerek, personele izin verilmesi cihetine gidileceğinin, aynı fıkranın 2. maddesinde; mevzuatta yerini bulan her türlü ücretsiz iznin, istemi halinde kamu sağlık hizmetini aksatmayacak şekilde kullandırılacağının; 6. maddesinde ise, yukarıda belirtilen durumlar haricinde, Bakanlık makamının 27/10/2020 tarih ve 3137 sayılı olurları ile yürürlüğe konulan Genel Yazı'nın 1, 4, 6, 10. ve 12. maddelerinin aynı şekilde uygulanmasına devam edileceği hususunun belirtildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, dava konusu Genel Yazı'nın, iptal istemine konu üçüncü fıkrasının 7. maddesinin 1. cümlesinde belirtilen; Bakanlık merkez ve taşra teşkilatında görev yapan tüm personelin ilgili maddede sayılan yasal mazeret izinleri dışında yıllık izinlerinin ikinci bir emre kadar durdurulması yolundaki düzenlemenin, davalı idarenin yukarıda alıntısına yer verilen … tarih ve … sayılı ve … tarih ve … sayılı Genel Yazıları ile kaldırılarak uygulanmasına son verildiği görüldüğünden, davanın esası hakkında karar verilmesine yer bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Sağlık Bakanlığı Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğünün dava konusu … tarih ve … sayılı ve "Personel İşlemleri" konulu Genel Yazısı'nın üçüncü fıkrasının 7. maddesinin 1. cümlesinde yer alan; "Yasal mazeret izinleri (Evlilik, ölüm, analık, hastalık ve refakat) hariç Bakanlığımız merkez ve taşra teşkilatında çalışan bütün personelin ikinci bir emre kadar yıllık izinleri durdurulmuştur" ibaresinin iptali istemi hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …-TL yargılama gideri ile karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen …-TL vekâlet ücretinin davanın açılmasına sebebiyet veren davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, 3. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine, 4. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 21/06/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Danıştay 8. Daire, E. 2005/5657, K. 2007/1700Kaynağı aç
8. Daire         2005/5657 E.  ,  2007/1700 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No: 2005/5657 Karar No: 2007/1700 Davacı : … Vekili : … Davalı : Maliye Bakanlığı Davanın Özeti : Maliye Bakanlığınca 09.07.2005 gün ve 25870 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 18 Seri Nolu Yükseköğretim Kanunu ve Yükseköğretim Personel Kanunu Genel Tebliğinin 15. maddesinin iptali istenilmektedir. Savunmanın Özeti : 2547 sayılı Yasanın 58. maddesi hükmü uyarınca döner sermaye gelirinin paylaşımında katkıların esas alındığı, dava konusu Genel Tebliğde mevzuata aykırılık olmadığı davanın reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi … 'ın Düşüncesi: İstemin kabulü gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı … 'ün Düşüncesi : Davacı, Maliye Bakanlığınca 9.7.2005 gün ve 25870 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 18 Seri No'lu Yükseköğretim Kanunu ve Yükseköğretim Personel Kanunu Genel Tebliğinin 15.maddesinin iptalini istemektedir. 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 58 inci maddesinin (a) fıkrasının 4.paragrafında, Her eğitim-öğretim,araştırma veya uygulama birimi veya bölümü ile ilgili öğretim elemanlarının katkısı ile toplanan döner sermaye gayrisafi hasılatının en az % 35 i, o kuruluş veya birimin araç,gereç,araştırma ve diğer ihtiyaçlarına ayrılır,kalan kısmı ise üniversite yönetim kurulunun belirleyeceği oranlar çerçevesinde bağlı bulunduğu üniversitenin bilimsel araştırma projeleri ile döner sermaye gelirinin elde edildiği fakülte,enstitü,yüksekokul,konservatuar ile uygulama ve araştırma merkezlerinde görevli öğretim elemanları ve aynı birimlerde görevli 14.7.1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi personel (döner sermaye işletme müdürlüğü ve döner sermaye saymanlık personeli dahil) arasında katkıları da dikkate alınmak suretiyle paylaştırılır." hükmü yer almaktadır.Bu hüküm, 31.7.2003 tarihli ve 4969 sayılı Kanunun 12 nci ve 17.9.2004 tarihli ve 5234 sayılı Kanunun 2 nci maddeleriyle yapılan değişikliklerden sonra bu halini almıştır. Davalı idarenin yukarıda anılan maddede yapılan değişiklikler nedeniyle döner sermaye payının dağıtımında oluşan tereddütlerin giderilmesi ve uygulamada birliğin sağlanması amacıyla yayınladığı 18 nolu tebliğin dava konusu 15 inci maddesinde, …… döner sermaye gelirlerinden yararlandırılma katkıya dayandırıldığından, yıllık izin, şua izni ve döner sermaye faaliyetleri ile ilgili olarak yapılan geçici görevlendirilmeler ile bu Tebliğin 12 nci maddesinde belirtilen görevlendirmeler dışında görevin fiilen yapılmadığı dönemlerde ilgililere döner sermaye gelirlerinden pay ödenmeyeceği belirtilmektedir. 2547 sayılı Kanunun 58 nci maddesine göre, döner sermaye katkı payının ödenebilmesi için, personelin döner sermaye gelirinin elde edildiği birimlerde görevli olması ve gelirin toplanmasına katkısının bulunması gereklidir. Anayasanın 50 nci maddesinin 3. fıkrasında, dinlenmek, çalışanların hakkıdır. hükmüne yer verilmiştir. Yıllık izin ve radyasyonlu ortamlarda çalışanlar için bu çalışmaları karşılığı şua izni dönemlerinde görevin fiilen yapılma şartı aranmayacağı hususu dayanağını anılan Anayasa hükmünden almaktadır. Döner sermaye faaliyetleri ile ilgili olarak yapılan geçici görevlendirmelerin sonucu ilgililerin döner sermaye gelirinin toplanmasına katkısı, tebliğin 12. maddesinde belirtilen yurt içi ve yurt dışında kongre, konferans, seminer gibi toplantılarla, bilim ve meslekleriyle ilgili diğer toplantılara katılan öğretim elemanlarının döner sermaye gelirinin toplanmasına katkısı açık olup, döner sermaye katkı payı ödeneceği, ancak görevin fiilen yapılmadığı dönemlerde ilgililere döner sermaye katkı payı ödenmeyeceği hususları 2547 sayılı yasanın 58 inci maddesine dayanmaktadır. Açıklanan nedenlerle, dava konusu tebliğ hükmünde yasaya ve hukuka aykırı bir yön bulunmamaktadır. Davanın reddi gerekeceği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesince işin gereği görüşüldü: Dava, Maliye Bakanlığınca 09.07.2005 gün ve 25870 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 18 Seri Nolu Yükseköğretim Kanunu ve Yükseköğretim Personel Kanunu Genel Tebliğinin 15. maddesinin iptali istemiyle açılmıştır. 1982 Anayasasının Çalışma Şartları ve Dinlenme Hakkı Başlıklı 50. maddesinde; Kimsenin, yaşına, cinsiyetine ve gücüne uymayan işlerde çalıştırılamayacağı, küçükler ve kadınlar ile bedeni ve ruhi yetersizliği olanların çalışma şartları bakımından özel olarak korunacağı, dinlenmenin çalışanların hakkı olduğu, ücretli hafta ve bayram tatili ile ücretli yıllık izin haklarının ve şartlarının kanunla düzenleneceği, 128. maddesinde ise, memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işlerinin kanunla düzenleneceği öngörülmek suretiyle mali hakların, özlük hakları kapsamında kabul edildiği anlaşılmakla, konuya ilişkin Danıştay İçtihatlarında da bu yönde hüküm bulunmakla parasal hakların özlük hakları kapsamında mütalaa edildiği görülmektedir. 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun "Döner Sermaye" başlıklı 58. maddesinde; her eğitim-öğretim, araştırma veya uygulama birimi veya bölümü ile ilgili öğretim elemanlarının katkısıyla toplanan döner sermaye gelirlerinin en az %35'inin, o kuruluş veya birimin araç, gereç, araştırma ve diğer ihtiyaçlarına ayrılacağı, kalan kısmın ise üniversite yönetim kurulunun belirleyeceği oranlar çerçevesinde bağlı bulunduğu üniversitenin bilimsel araştırma projeleri ile döner sermaye gelirinin elde edildiği fakülte, enstitü, yüksek okul, konservatuar ile uygulama ve araştırma merkezlerinde görevli öğretim elemanları ve aynı birimde görevli 14/07/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi personel (döner sermaye işletme müdürlüğü ve döner sermaye saymanlık personeli dahil) arasında katkıları da dikkate alınmak suretiyle paylaştırılacağı, aynı Kanunun "İzinler" başlıklı 64. maddesinde, öğretim elemanlarının yıllık izinlerinin, normal olarak öğrenime ara verilen zamanlarda kullanacakları, bunların diğer izinleri ile yükseköğretim üst kuruluşları personelinin ve yükseköğretim kurumları memurlarının izin işlerinin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümlerine göre yürütüleceği belirtilmiştir. 657 sayılı Yasanın "Yıllık İzin" başlıklı 102. maddesinde, Devlet memurlarının yıllık izin süresinin, hizmeti 1 yıldan on yıla kadar (On yıl dahil) olanlar için yirmi gün, hizmeti on yıldan fazla olanlar için 30 gün olduğu, zorunlu hallerde bu sürelere gidiş ve dönüş için en çok ikişer gün eklenebileceği, "Yıllık İzinlerin Kullanılışı" Başlıklı 103. maddesinde, Yıllık izinlerin, amirin uygun bulacağı zamanlarda, toptan veya ihtiyaca göre kısım kısım kullanılabileceği, birbirini izleyen iki yılın izninin bir arada verilebileceği, cari yıl ile bir önceki yıl hariç, önceki yıllara ait kullanılmayan izin haklarının düşeceği, öğretmenlerin yaz tatili ile dinlenme tatillerinde izinli sayılacağı, bunlara, hastalık ve diğer mazeret izinlerinin dışında, ayrıca yıllık izin verilmeyeceği, hizmetleri sırasında radyoaktif ışınlarla çalışan personele, her yıl yıllık izinlerine ilaveten bir aylık sağlık izni verileceği, "Mazeret İzni" Başlıklı 104. maddesinde, Memura doğum yapmasından önce 8 hafta ve doğum yaptığı tarihten itibaren 8 hafta olmak üzere toplam 16 hafta süre ile aylıklı izin verileceği, çoğul gebelik halinde, doğumdan önceki 8 haftalık süreye 2 hafta süre ekleneceği, ancak sağlık durumu uygun olduğu takdirde, tabibin onayı ile memur isterse doğumdan önceki 3 haftaya kadar işyerinde çalışabileceği, bu durumda, memurun çalıştığı sürelerin, doğum sonrası sürelere ekleneceği, yukarıda öngörülen sürelerin memurun sağlık durumuna göre tabip raporunda belirlenecek miktarda uzatılabileceği, memurlara, bir yaşından küçük çocuklarını emzirmeleri için günde toplam bir buçuk saat süt izni verileceği, süt izninin kullanımında annenin saat seçimi hakkı olduğu, erkek memura, karısının doğum yapması sebebiyle isteği üzerine üç gün izin verileceği, memura isteği üzerine, kendisinin veya çocuğunun evlenmesi, annesinin, babasının, eşinin, çocuğunun veya kardeşinin ölümü halinde beş gün izin verileceği, yukarda belirtilen hallerden başka, merkezlerde atamaya yetkili amirler, illerde valiler, ilçelerde kaymakamlar ve yurt dışında, diplomatik misyon şefleri tarafından dairesi amirinin muvafakatiyle, bir yıl içinde toptan veya parça parça olarak, mazeretleri sebebiyle memurlara 10 gün izin verilebileceği, zaruret halinde on gün daha aynı usulle mazeret izni verilebileceği, bu takdirde ikinci defa aldığı bu iznin yıllık izninden düşüleceği, bu izinler sırasında özlük haklarına dokunulmayacağı, "Hastalık İzni" Başlıklı 105. maddesinde, Memurlara hastalıkları halinde, verilecek raporlarda gösterilecek lüzum üzerine, aylık ve özlük haklarına dokunulmaksızın on yıla kadar (on yıl dahil) hizmeti olanlara altı aya kadar, on yıldan fazla hizmeti olanlara oniki aya kadar, kanser, verem ve akıl hastalıkları gibi uzun süreli bir tedaviye ihtiyaç gösteren hastalığa yakalananlara onsekiz aya kadar izin verileceği, memurların, hastalıkları sebebiyle yataklı tedavi kurumlarında yatarak gördükleri, tedavi sürelerinin hastalık izinlerine ait sürelerin hesabında dikkate alınacağı ifade edilmiştir. Dosyanın incelenmesinden, … Üniversitesi Tıp Fakültesi Biomedikal Ünitesinde teknisyen olarak çalışan davacının, göreve başladığı 1993 yılından itibaren döner sermayeden pay aldığı ancak, Maliye Bakanlığınca çıkarılan dava konusu Genelgenin 15. maddesi ile, 2547 sayılı Kanunun 58. maddesinin (a) fıkrasının dördüncü paragrafı hükmü uyarınca, döner sermaye gelirlerinden yararlandırılma katkıya dayandırıldığından, yıllık izin, şua izni ve döner sermaye faaliyetleri ile ilgili olarak yapılan geçici görevlendirmeler ile bu Tebliğin 12 nci maddesinde belirtilen görevlendirmeler dışında görevin fiilen yapılmadığı dönemlerde ilgililere döner sermaye gelirlerinden pay ödenmeyecektir ibaresinin iptalinin istenildiği anlaşılmaktadır. Olayda, yıllık izin, şua izni ve döner sermaye faaliyetleri ile ilgili olarak yapılan geçici görevlendirmelerde döner sermaye katkı payı ödeneceği, kişilerin hastanede tedavi gördükleri ve raporlu oldukları süreler ile mazeret izni, doğum öncesi ve sonrası kullanılan izin sürelerinde, evlilik izni ve doğum izni v.b izinlerinde döner sermaye gelirinden pay alamayacakları sonucuna ulaşılmaktadır. Oysa; 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun mazeret izinlerini düzenleyen 104. maddesinde ve hastalık izinlerini düzenleyen 105. maddesinde getirilen izinler ve hastalıklar sırasında çalışanların özlük haklarına dokunulamayacağı yolundaki emredici hüküm karşısında, Genelge ile Yasayla yapılan düzenlemeden farklı bir düzenlemeye gidilmesinde normlar hiyerarşisine uyarlık bulunmadığı görülmektedir. Bu durumda, Sosyal Devlet ve Hukuk Devleti ilkelerine ve 657 sayılı Kanunun genel mantığına aykırı bir düzenlemeyle döner sermaye gelirinden pay alacak personeli kısıtlama yoluna giden dava konusu Tebliğ hükmünde hukuka uygunluk görülmemektedir. Açıklanan nedenlerle, Maliye Bakanlığınca 09.07.2005 gün ve 25870 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 18 Seri Nolu Yükseköğretim Kanunu ve Yükseköğretim Personel Kanunu Genel Tebliğinin 15. maddesinin iptaline, … YTL yargılama gideri ile davanın karara bağlandığı tarihte yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ….-YTL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, artan … YTL posta ücretinin istemi halinde davacıya iadesine 27.03.2007 gününde oyçokluğu ile karar verildi. Azlık Oyu (X) : Uyuşmazlık, yıllık izin, şua izni ve döner sermaye faaliyetleri ile ilgili olarak yapılan geçici görevlendirmeler ile dava konusu Tebliğin 12 nci maddesinde belirtilen görevlendirmeler dışında görevin fiilen yapılmadığı dönemlerde ilgililere döner sermaye gelirlerinden pay ödenmeyeceğinden kaynaklanmaktadır. 2547 sayılı Yasanın 58. maddesinde; her eğitim-öğretim, araştırma veya uygulama birimi veya bölümü ile ilgili öğretim elemanlarının katkısıyla toplanan döner sermaye gelirlerinin en az %35'i o kuruluş veya birimin araç, gereç, araştırma ve diğer ihtiyaçlarına ayrılacağı, kalan kısmın ise üniversite yönetim kurulunun belirleyeceği oranlar çerçevesinde bağlı bulunduğu üniversitenin bilimsel araştırma projeleri ile döner sermaye gelirinin el edildiği fakülte, enstitü, yüksek okul, konservatuar ile uygulama ve araştırma merkezlerinde görevli öğretim elemanları ve aynı birimde görevli 14/07/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi personel (döner sermaye işletme müdürlüğü ve döner sermaye saymanlık personeli dahil) arasında katkıları da dikkate alınmak suretiyle paylaştırılacağı hüküm altına alınmıştır. Bu yasa maddesinden anlaşılacağı üzere öğretim elemanlarının döner sermaye gelirlerinden yararlanabilmeleri döner sermayeye yaptıkları katkıya bağlı olup, izinli oldukları dönemde döner sermaye gelirlerine katkıda bulunamayacakları açık olduğundan bu gelirden faydalandırılmamaları yönünde tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Açıklanan nedenle, davanın reddi gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyoruz.

İzin süresi iş günü değil takvim günü esasına göre hesaplanır. Bu nedenle iznin başlangıç gününden son gününe kadar geçen süre içindeki Cumartesi ve Pazar günleri de izin süresine dahil sayılır. Bazı kurumların iç yönergelerinin farklı uygulama öngörebileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.

Resmi Tatil Günleri Yıllık İzin Süresinden Düşülür mü?

Yıllık izin süresi içine denk gelen resmi tatil günlerinin bu süreye dahil edilip edilmeyeceği konusunda uygulamada farklı yorumlar karşılaşılmaktadır. Bir yaklaşıma göre memur, izin döneminde mesai saatlerine denk gelen resmi tatilini amirinin uygun göreceği başka bir günde kullanabilmektedir; öte yandan hafta içine denk gelen resmi tatil günlerinin yıllık izin süresine eklenebileceği de savunulmaktadır. Bu iki yorum kesin biçimde ayrıştırılmış değildir; durum kuruma ve somut koşullara göre farklı biçimde uygulanabilir.

Amirin Takdir Yetkisi ve Sınırları

657 sayılı Kanun'un 103. maddesi yıllık izinlerin amirin uygun bulacağı zamanlarda, toptan veya ihtiyaca göre kısım kısım kullandırılabileceğini öngörür. Birbirini izleyen iki yılın izni bir arada verilebilir. Bu düzenleme amire yalnızca iznin zamanlamasını ve kullanım biçimini belirleme yetkisi tanımakta; memurun izin hakkını bütünüyle ortadan kaldırma yetkisi ise bu kapsamda yer almamaktadır.

Hizmet gerekleri gözetilerek yapılan izin planlaması sonucunda tüm personelin istediği zamanda izin kullanamaması hukuka aykırı olmayabilir. Ancak bu tür kısıtlamaların hukuka aykırı olmaması ve ilgili memurun mağduriyetine yol açmaması gerekmektedir.

Amirin memurun iznini hak düşümüne yol açacak biçimde kullandırmaması, 103. maddenin birinci fıkrasında tanınan takdir yetkisinin aşılması anlamına gelir. Anayasa'nın 50. maddesi uyarınca dinlenme çalışanların hakkı olup ücretli yıllık izin hakları ve şartları kanunla düzenlenir; kanunla tanınan izin hakkının kullandırılmaması bu güvenceyle bağdaşmayabilir ve mağduriyetlere yol açabilir.

Yıllık İzin Hakkının Düşmesi ve İptal Kuralları

657 sayılı Kanun'un 103. maddesi uyarınca cari yıl ile bir önceki yıla ait kullanılmayan izin hakları korunmaya devam eder; ancak bunların öncesindeki yıllara ait kullanılmayan izin hakları düşer. Bu kural, memurun biriktirdiği izni sınırsız devretmesine imkân vermemekte; aynı zamanda en fazla iki yılın izninin bir arada verilebileceğini ortaya koymaktadır.

İzin iptali konusunda da belirgin bir ayrım söz konusudur. Memurun kendi isteğiyle iptal ettiği yıllık izin hak düşümüne yol açıyorsa memur kalan iznini kullanamaz. Kurum tarafından tek taraflı iptal edilmek istenen iznin ise hak düşümüne neden olacaksa iptal edilemeyeceği kabul edilmektedir.

Öğretmenler İçin Özel Düzenleme

657 sayılı Kanun'un 103. maddesi öğretmenler bakımından farklı bir çerçeve çizmektedir. Öğretmenler yaz tatili ile dinlenme tatillerinde izinli sayılmakta; bu nedenle hastalık ve diğer mazeret izinleri dışında ayrıca yıllık izin verilmemektedir. Bu istisna yalnızca öğretmenlere özgüdür ve genel memur statüsündeki personeli kapsamaz. Bu düzenlemenin hangi öğretmen statülerine uygulandığına ilişkin ayrıntılar mevcut kaynaklardan netleştirilememektedir.

Yükseköğretim kurumlarındaki öğretim elemanları bakımından ise 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 64. maddesi ayrı bir çerçeve belirler. Bu düzenlemeye göre öğretim elemanlarının yıllık izinleri normal olarak öğretime ara verilen dönemlerde kullanılır; diğer izinler ile yükseköğretim kurumları memurlarının izin işleri 657 sayılı Kanun hükümlerine göre yürütülür.

Radyoaktif Işınlarla Çalışan Personele Ek İzin

657 sayılı Kanun'un 103. maddesi, hizmetleri sırasında radyoaktif ışınlarla çalışan personele her yıl yıllık izinlerine ilaveten bir aylık sağlık izni öngörmektedir.

Mazeret ve Hastalık İzinleri: Özlük Hakları Güvencesi

657 sayılı Kanun'un 104. maddesi uyarınca mazeretleri sebebiyle memurlara bir yıl içinde toptan veya parça parça on güne kadar izin verilebilir; zorunlu hallerde bu süre on gün daha uzatılabilir, ancak ikinci on günlük süre yıllık izinden düşülür. Her iki durumda da izin sırasında özlük haklarına dokunulamaz.

Hastalık izinleri 105. maddeyle ayrıca düzenlenmiş olup aylık ve özlük hakları korunmak kaydıyla şu süreler öngörülmüştür: on yıla kadar (on yıl dahil) hizmet süresine sahip memurlara altı aya kadar, on yıldan fazla hizmeti olanlara on iki aya kadar, kanser, verem ve akıl hastalıkları gibi uzun süreli tedavi gerektiren hastalık hallerinde on sekiz aya kadar hastalık izni verilebilir.

Anayasa'nın 128. maddesi memurların aylık ve ödenekleri dahil tüm özlük işlerinin kanunla düzenleneceğini ve mali hakların özlük hakları kapsamında değerlendirileceğini belirtmektedir. 657 sayılı Kanun'un 104. ve 105. maddelerindeki emredici hüküm karşısında mazeret ve hastalık izinleri sırasında özlük haklarına dokunulamayacağı açıkça öngörülmüş olup bu hükme aykırı düzenlemelerin normlar hiyerarşisiyle bağdaşmadığı, oyçokluğuyla verilmiş bir Danıştay kararında gerekçe olarak belirtilmiştir; karşı görüşler de mevcuttur.

İznin Kullandırılmaması Durumunda Başvuru Yolları

Yıllık izin talebinin amir tarafından bütünüyle reddedilmesi halinde memur, idare aleyhine manevi tazminat davası açabilir. Anayasa'nın 129. maddesinin 5. fıkrası, kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan doğan tazminat davalarının, kendilerine rücu edilmek kaydıyla ve kanunun gösterdiği şekil ve şartlara uygun olarak ancak idare aleyhine açılabileceğini öngörmektedir.

2709 sayılı TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI m. 129Kaynağı aç
Madde 129 – Memurlar ve diğer kamu görevlileri Anayasa ve kanunlara sadık kalarak faaliyette bulunmakla yükümlüdürler. Memurlar ve diğer kamu görevlileri ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve bunların üst kuruluşları mensuplarına savunma hakkı tanınmadıkça disiplin cezası verilemez. (Değişik üçüncü fıkra: 7/5/2010-5982/13 md.) Disiplin kararları yargı denetimi dışında bırakılamaz. Silahlı Kuvvetler mensupları ile hakimler ve savcılar hakkındaki hükümler saklıdır. Memurlar ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan doğan tazminat davaları, kendilerine rücu edilmek kaydıyla ve kanunun gösterdiği şekil ve şartlara uygun olarak, ancak idare aleyhine açılabilir. Memurlar ve diğer kamu görevlileri hakkında işledikleri iddia edilen suçlardan ötürü ceza kovuşturması açılması, kanunla belirlenen istisnalar dışında, kanunun gösterdiği idari merciin iznine bağlıdır. E. Yükseköğretim kurumları ve üst kuruluşları 1. Yükseköğretim kurumları

Bunun yanı sıra memur, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 257. maddesi uyarınca görevi kötüye kullanma gerekçesiyle amir hakkında savcılığa şikâyette bulunabilir. TCK'nın 257/1. fıkrası görevinin gereklerine aykırı hareket ederek kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olan ya da kişilere haksız menfaat sağlayan kamu görevlisi için altı aydan iki yıla kadar hapis cezası öngörmektedir. 257/2. fıkra ise görevinin gereklerini yapmakta ihmal veya gecikme göstererek aynı sonuçlara yol açan kamu görevlisi için üç aydan bir yıla kadar hapis cezasını düzenlemektedir. 257. maddenin üçüncü fıkrası 6352 sayılı Kanun ile mülga edilmiştir. Bu hükümlerin iznin kullandırılmaması sebebiyle somut olayda uygulanıp uygulanamayacağı yargı takdirine bağlıdır.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 257Kaynağı aç
Madde 257- (1) Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan haller dışında, görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle, kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olan ya da kişilere haksız bir menfaat sağlayan kamu görevlisi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan haller dışında, görevinin gereklerini yapmakta ihmal veya gecikme göstererek, kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olan ya da kişilere haksız bir menfaat sağlayan kamu görevlisi, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (3) (Mülga: 2/7/2012-6352/105 md.) Göreve ilişkin sırrın açıklanması

İzin talebinin reddedilmesi halinde amir, CİMER aracılığıyla da şikâyete konu edilebilir.

Sık Sorulan Sorular

Devlet memurunun yıllık izin süresi kaç gündür?

Hizmet süresi bir yıldan on yıla kadar olan memurlar (on yıl dahil) yirmi gün, on yıldan fazla olanlara ise otuz gün yıllık izin verilir. Zorunlu hallerde gidiş ve dönüş için bu sürelere en çok ikişer gün eklenebilir.

Amir, memurun yıllık iznini tamamen reddedebilir mi?

657 sayılı Kanun'un 103. maddesi amire yalnızca iznin zamanlamasını ve kullanım biçimini (toptan ya da parçalı) belirleme yetkisi tanımakta; yıllık izni bütünüyle reddetme yetkisi bu kapsamda yer almamaktadır. İznin kullandırılmaması, Anayasa'nın 50. maddesiyle güvence altına alınan dinlenme hakkıyla bağdaşmayabilir ve mağduriyetlere yol açabilir.

Kullanılmayan yıllık izin hakları ne zaman düşer?

Cari yıl ile bir önceki yıla ait kullanılmayan izin hakları korunur; bunların öncesindeki yıllara ait izin hakları düşer. Bu nedenle en fazla iki yılın izni bir arada devredilebilir.

Yıllık izin süresine Cumartesi ve Pazar günleri dahil midir?

657 sayılı Kanun'un 102. maddesi uyarınca izin süresi iş günü değil gün esasıyla hesaplanmaktadır. Bu nedenle iznin başlangıcından sonuna kadar geçen takvim süresindeki Cumartesi ve Pazar günleri izin süresine dahil sayılır; ancak bazı kurumların iç yönergelerinin farklı uygulama öngörebileceği göz önünde bulundurulmalıdır.

Öğretmenler yıllık izin kullanabilir mi?

657 sayılı Kanun'un 103. maddesi uyarınca öğretmenler yaz tatili ile dinlenme tatillerinde izinli sayıldığından, hastalık ve diğer mazeret izinleri dışında ayrıca yıllık izin verilmez. Bu istisna genel memur statüsündeki personele uygulanmaz.

İzin kullandırılmazsa memur ne yapabilir?

Memur, idare aleyhine manevi tazminat davası açabilir; ayrıca TCK'nın 257. maddesi uyarınca görevi kötüye kullanma gerekçesiyle amir hakkında savcılığa şikâyette bulunabilir ve CİMER'e başvurabilir.

Birden fazla yılın yıllık izni birleştirilebilir mi?

657 sayılı Kanun'un 103. maddesi yalnızca birbirini izleyen iki yılın izninin bir arada kullandırılmasına olanak tanımaktadır. Bunun ötesindeki yıllara ait izinler hak düşümü kuralı uyarınca düşer.

Mazeret izinlerinde özlük hakları korunur mu?

Evet. 657 sayılı Kanun'un 104. maddesi, mazeret izinleri sırasında özlük haklarına dokunulamayacağını açıkça öngörmektedir. Bir yıl içinde toptan veya parça parça on güne kadar mazeret izni verilebilir; zorunlu hallerde on gün daha eklenebilir, ancak bu ikinci dilim yıllık izinden düşülür.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu