Tahkimde Hakem Seçimi: Nitelikler, Usul ve Tarafsızlık

by Avukat Erdal Ersoy
Tahkimde Hakem Seçimi: Nitelikler, Usul ve Tarafsızlık

Tahkimde hakem seçimi, yargılamanın sağlıklı yürümesi bakımından belirleyici bir aşamadır. Türk iç tahkiminde temel çerçeveyi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 416. ve 417. maddeleri çizer. Hakem olabilmek için gerçek kişi olmak zorunludur; HMK m. 416/1-a bu koşulu açıkça öngörmektedir. Taraflarca aksi kararlaştırılmamışsa hakem seçiminde HMK m. 416/1'deki usul uygulanır.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 416Kaynağı aç
MADDE 416- (1) Taraflar, hakem veya hakemlerin seçim usulünü kararlaştırmakta serbesttir. Taraflarca aksi kararlaştırılmamışsa hakem seçiminde aşağıdaki usul uygulanır: a) Ancak gerçek kişiler hakem seçilebilir. b) Tek hakem seçilecek ise ve taraflar hakem seçiminde anlaşamazlarsa hakem, taraflardan birinin talebi üzerine mahkeme tarafından seçilir. c) Üç hakem seçilecek ise taraflardan her biri bir hakem seçer; bu şekilde seçilen iki hakem üçüncü hakemi belirler. Taraflardan biri, diğer tarafın bu yoldaki talebinin kendisine ulaşmasından itibaren bir ay içinde hakemini seçmezse veya tarafların seçtiği iki hakem seçilmelerinden sonraki bir ay içinde üçüncü hakemi belirlemezlerse, taraflardan birinin talebi üzerine mahkeme tarafından hakem seçimi yapılır. Üçüncü hakem, başkan olarak görev yapar. ç) Üçten fazla hakem seçilecek ise son hakemi seçecek olan hakemler yukarıdaki bentte belirtilen usule göre taraflarca eşit sayıda belirlenir. d) Hakemin birden fazla kişiden oluşması hâlinde en az birinin kendi alanında beş yıl ve daha fazla kıdeme sahip bir hukukçu olması şarttır. (2) Hakemlerin seçim usulünü kararlaştırmış olmalarına rağmen; a) Taraflardan biri sözleşmeye uymazsa, b) Kararlaştırılmış olan usule göre tarafların veya taraflarca seçilen hakemlerin hakem seçimi konusunda birlikte karar vermeleri gerektiği hâlde, taraflar ya da hakemler bu konuda anlaşamazlarsa, c) Hakem seçimi ile yetkilendirilen üçüncü kişi, kurum veya kuruluş, hakemi ya da hakem kurulunu seçmezse, hakem veya hakem kurulunun seçimi, taraflardan birinin talebi üzerine mahkeme tarafından yapılır. Mahkemenin, gerektiğinde tarafları dinledikten sonra bu fıkra hükümlerine göre verdiği kararlara karşı kanun yoluna başvurulamaz. Mahkeme, hakem seçiminde tarafların sözleşmesini ve hakemlerin bağımsız ve tarafsız olması ilkelerini göz önünde bulundurur. Üçten fazla hakem seçilecek hâllerde de aynı usul uygulanır.[67] Ret sebepleri

Hakemlerde Aranan Temel Nitelikler

HMK m. 416/1-a'ya göre yalnızca gerçek kişiler hakem seçilebilir. Hakem kurulunun birden fazla kişiden oluşması durumunda ise HMK m. 416/1-d, kurulun en az bir üyesinin kendi alanında beş yıl ve daha fazla kıdeme sahip bir hukukçu olmasını şart koşmaktadır.

Görev yapan hâkim ve savcıların hakem olarak atanması ayrı bir kısıtlama doğurmaktadır. 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 48. maddesi, hâkim ve savcıların kanunlarda belirlenenler dışında resmî veya özel hiçbir görev alamayacaklarını ve kazanç getirici faaliyetlerde bulunamayacaklarını düzenlemektedir. Bu hüküm, hâkimlerin hakem olamayacağını açık biçimde belirtmemektedir; bu sonuç genel görev ve kazanç yasağının kapsamından çıkarılmaktadır.

2802 sayılı HAKİMLER VE SAVCILAR KANUNU m. 48Kaynağı aç
Madde 48 – (Değişik birinci fıkra: 22/12/2005 – 5435/21 md.) Hâkim ve savcılar, bilimsel araştırma ve yayınlarda bulunabilirler. Davet edildikleri veya yetkili makamlarınca görevlendirildikleri, ulusal ve uluslararası kurul, kongre, konferans ve benzeri bilimsel toplantılarla meslekleri ile ilgili diğer toplantılara, görevlerini aksatmamak koşulu ile katılabilirler. Mesai gün ve saatlerinde bu tür toplantılara katılmak izne tâbidir. Bu konuda Devlet memurları hakkındaki hükümler uygulanır. Hakim ve savcılar, Adalet Bakanının izin vermesi koşuluyla adalet yüksekokulları ile hizmet öncesi, hizmet içi ve bir üst göreve hazırlama kurslarında meslek ile ilgili konularda ders ve konferans verebilirler. Hakim ve savcılar, kanunlarda belirlenenlerden başka, resmi ve özel hiçbir görev alamazlar, kazanç getirici faaliyetlerde bulunamazlar. Eşlerinin, reşit olmayan veya kısıtlanmış çocuklarının kazanç getiren sürekli faaliyetlerini Adalet Bakanlığına onbeş gün içinde bildirmekle yükümlüdürler. Yurtdışında eğitim ve malî haklar:[50]

Taraflar, tahkim anlaşmasında hakemde aranacak ek nitelikler kararlaştırabilir. Ancak vatandaşlık, yaş, cinsiyet, meslek ve dil gibi çok sayıda kıstas belirlenmesi uygulamada nitelikli aday bulmayı güçleştirebilmekte ve seçim sürecini karmaşık hale getirebilmektedir. HMK m. 417/2 uyarınca hakem, taraflarca kararlaştırılan niteliklere sahip olmadığında reddedilebileceğinden kıstasların gerçekçi biçimde belirlenmesi önem taşır.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 417Kaynağı aç
MADDE 417- (1) Kendisine hakemlik önerilen kimse, bu görevi kabul etmeden önce tarafsızlık ve bağımsızlığından şüphe edilmeyi haklı gösteren durum ve koşulları açıklamak zorundadır. Taraflar önceden bilgilendirilmemiş oldukları takdirde hakem, daha sonra ortaya çıkan durumları da gecikmeksizin taraflara bildirir. (2) Hakem, taraflarca kararlaştırılan niteliklere sahip olmadığı, taraflarca kararlaştırılan tahkim usulünde öngörülen bir ret sebebi mevcut bulunduğu veya tarafsızlığından şüphe edilmeyi haklı gösteren durum ve koşullar gerçekleştiği takdirde reddedilebilir. Taraflardan birisinin kendisinin atadığı veya atanmasına katıldığı hakemi reddetmesi, yalnızca hakemin atanma tarihinden sonra öğrenilen ret sebeplerine dayanılarak yapılabilir. Hakemin reddi usulü

Hakem Seçim Usulü: Taraf Önceliği ve Mahkemenin Devreye Girmesi

HMK m. 416/1 uyarınca, taraflarca aksi kararlaştırılmamışsa hakem seçiminde kanundaki usul uygulanır; tarafların kendi aralarında belirlediği seçim yöntemi öncelik taşır. Tek hakemin taraflarca seçilememesi halinde taraflardan birinin talebiyle mahkeme hakem atar. Üç hakemli kurullarda ise taraflardan biri, karşı tarafın talebinin kendisine ulaşmasından itibaren bir ay içinde hakemini seçmezse ya da seçilen iki hakem kendi aralarında üçüncü hakemi bir ay içinde belirleyemezlerse, yine mahkeme devreye girer. Üçüncü hakem, HMK m. 416/1-c uyarınca başkan olarak görev yapar.

HMK m. 416/2, kararlaştırılmış usule rağmen taraflardan birinin sözleşmeye uymaması, tarafların veya hakemlerin anlaşamaması ya da yetkili üçüncü kişinin hakem seçmemesi hallerinde de mahkemenin görevlendirme yapacağını öngörmektedir. Mahkeme hakem seçiminde tarafların sözleşmesini ve hakemlerin bağımsız ile tarafsız olması ilkelerini göz önünde bulundurur. Bu fıkra kapsamında verilen kararlara karşı kanun yoluna başvurulamaz.

Tarafsızlık ve Bağımsızlık Yükümlülüğü

HMK m. 417/1 uyarınca kendisine hakemlik önerilen kişi, görevi kabul etmeden önce tarafsızlığından ve bağımsızlığından şüphe edilmeyi haklı kılan durum ve koşulları taraflara açıklamak zorundadır. Bu yükümlülük atama öncesiyle sınırlı kalmaz; hakem atandıktan sonra ortaya çıkan ve taraflara önceden bildirilmemiş olan yeni durumları da gecikmeksizin taraflara bildirmek gerekir.

Tarafsız ve bağımsız olmadığı anlaşılan hakemlerin dahil olduğu süreçler ciddi riskler doğurabilir: bu hakemlerce verilen kararlar iptal davası veya tenfiz engeli ile karşılaşabilir.

Hakemin Reddi: Sebepler ve Sınırlar

HMK m. 417/2'ye göre hakem; taraflarca kararlaştırılan niteliklere sahip olmadığında, tahkim usulünde öngörülen bir ret sebebi bulunduğunda ya da tarafsızlığından şüphe edilmeyi haklı gösteren koşullar gerçekleştiğinde reddedilebilir. Bir tarafın bizzat atadığı veya atanmasına katıldığı hakemi reddetmesi ise yalnızca hakemin atanma tarihinden sonra öğrenilen ret sebeplerine dayanılarak yapılabilir.

Kurumsal Tahkimde Hakem Seçimi

Taraflarca bir kurumsal tahkim kuralı seçilmişse, tarafların ayrık düzenleme yapmadığı hâllerde bu kurallar hakem seçimi ve nitelikleri bakımından da uygulanır. Aynı kaynakta tahkim kurallarının anlaşmadaki hükme bakılmaksızın etkili olacağı da belirtilmekle birlikte bu iki ifade birlikte ve ihtiyatla değerlendirilmelidir.

ICC Tahkim Kuralları'nda tüm hakemlerin atanması, taraflarca veya hakemlerce önerilmiş olsalar dahi ICC Tahkim Divanı'nın onayına bağlıdır. Bunun yanı sıra, hakem kurulunun oluşturulma yöntemine ilişkin taraflar arasında bir anlaşma mevcut olsa dahi, istisnai hallerde Divan, kararın geçerliliğini etkileyebilecek önemli ölçüde eşitsiz muamele ve adaletsizlik riskinden kaçınmak için kurulun her üyesini atayabilir.

Baş hakem veya tek hakemin taraflardan farklı bir vatandaşlığa sahip olması zorunluluğu konusunda kurumsal kurallar arasında farklılıklar bulunmaktadır. ISTAC, Swiss, VIAC, SIAC ve CIETAC tahkim kurallarında bu zorunluluk öngörülmemektedir. Öte yandan bazı ulusal kanunlar tek hakem veya hakem kurulu başkanının seçiminde farklı vatandaşlık koşulu öngörebilmektedir. Pek çok modern tahkim kanununda yabancıların da hakem olarak atanmasına izin verilmektedir.

Çok hakemli kurullarda taraf hakemleri, baş hakemin kim olacağı konusunda taraflardan veya vekillerden talimat alamaz. Baş hakem seçiminde son söz taraf hakemlerine aittir. Uygulamada taraf hakemlerinin taraflara veya vekillerine danışması yaygın olmakla birlikte bu konuda farklı görüşler mevcuttur; danışma ile talimat alma birbirinden ayrı tutulmaktadır.

Sık Sorulan Sorular

Hakem kurulunda mutlaka hukukçu bulunması gerekiyor mu?

HMK m. 416/1-d uyarınca hakem kurulunun birden fazla kişiden oluşması halinde kurulun en az bir üyesinin kendi alanında beş yıl ve daha fazla kıdeme sahip bir hukukçu olması zorunludur.

Taraflardan biri hakem seçmekten kaçınırsa ne olur?

HMK m. 416/1-c uyarınca, taraflardan biri süresi içinde hakemini seçmezse diğer tarafın talebiyle mahkeme hakem seçimini yapar. HMK m. 416/2 kapsamında verilen bu tür kararlara karşı kanun yoluna başvurulamaz.

Hakem atandıktan sonra tarafsızlığını zedeleyecek bir durum ortaya çıkarsa ne yapılmalıdır?

HMK m. 417/1 gereği hakem, taraflar önceden bilgilendirilmemişse atandıktan sonra öğrendiği yeni durumları gecikmeksizin taraflara bildirmek zorundadır. HMK m. 417/2 uyarınca tarafın bizzat atadığı hakemi reddetmesi, yalnızca hakemin atanma tarihinden sonra öğrenilen ret sebeplerine dayanılarak yapılabilir; sonradan ortaya çıkan ve bildirilen bir durum bu kapsamda ret gerekçesi oluşturabilir.

Görevdeki bir hâkim hakem olabilir mi?

2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 48. maddesi, hâkim ve savcıların kanunlarda belirlenenler dışında resmî veya özel görev alamayacaklarını ve kazanç getirici faaliyetlerde bulunamayacaklarını öngörmektedir. Bu genel görev ve kazanç yasağı, görevdeki hâkimlerin hakem görevini üstlenmesinin önünde bir engel oluşturmaktadır. Madde, hâkimlerin hakem olamayacağını açıkça ifade etmemekte; bu sonuç yasağın kapsamından çıkarılmaktadır.

Tahkim anlaşmasına hakem için ne kadar ayrıntılı kıstas eklenebilir?

Taraflar vatandaşlık, dil, meslek, yaş gibi çeşitli nitelikler kararlaştırabilir; ancak bu kıstasların çok ayrıntılı belirlenmesi uygulamada nitelikli aday bulmayı güçleştirebilir. Belirlenen nitelikler HMK m. 417/2 kapsamında ret sebebi olarak da gündeme gelebileceğinden kıstaslar gerçekçi biçimde kaleme alınmalıdır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu