Tahkim Anlaşmasının Halefiyet İlkesiyle Sigortacıya Teşmili

by Avukat Erdal Ersoy
Tahkim Anlaşmasının Halefiyet İlkesiyle Sigortacıya Teşmili

Tahkim Anlaşmalarında Nispilik İlkesi ve Sigortacının Halefiyeti

Tahkim anlaşmaları nispilik prensibi gereğince kural olarak yalnızca sözleşmenin tarafları bakımından bağlayıcıdır. Tahkim şartına taraf olmayan kişilerin tahkim yargılamasına taraf olarak katılması veya sözleşmede yer alan tahkim anlaşmasına dayanması genel kural olarak mümkün değildir. Buna karşılık Türk Ticaret Kanunu m. 1472 uyarınca, sigorta teminatı kapsamındaki rizikonun gerçekleşmesiyle doğan zarar sebebiyle sigortacı sigorta tazminatını ödediğinde kanun gereği sigorta ettirenin yerine geçer. Sigorta ettirenin gerçekleşen zarardan ötürü sorumlulara karşı dava hakkı varsa, bu hak ödenen tazminat tutarı kadar kanuni temlik niteliğinde sigortacıya intikal eder. Bu doğrultuda halefiyetin konusunu, sigortalının üçüncü kişiye karşı sahip olduğu talep hakkı oluşturur.

Halefiyet ilkesi uyarınca sigortacının, sigortalısının taraf olduğu taşıma sözleşmesindeki tahkim şartı ile bağlı olduğu kabul edilmektedir. Buna karşın doktrinde, taraflar arasında tahkime gitme yönündeki iradenin açık ve tereddütsüz şekilde ortaya konulması gerektiği, böyle bir irade bulunmadıkça sırf halefiyet esasına dayanılarak tahkim anlaşmasının sigortacıya teşmil edilmesinin yerinde olmadığı savunulmaktadır. Ağırlıklı yaklaşım halefiyet esası gereği tahkim klozunun sigortacı bakımından bağlayıcılığını esas alırken, tarafların tahkime gitme yönündeki iradesinin varlığını arayan eleştirel yaklaşım doktrinde ileri sürülmektedir.

Konşimentoda Tahkim Şartı ve Çarter Partiye Yapılan Atıflar

Türk Ticaret Kanunu m. 1110 uyarınca taşıyan ile gönderilen arasındaki hukuki ilişkide konşimento, taşıyan ile taşıtan arasındaki ilişkide ise navlun sözleşmesi hükümleri bağlayıcıdır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2015/12971 E., 2017/240 K. sayılı kararında belirtildiği üzere, konşimentoda çarter parti ile birlikte kullanılacağı kaydı ile navlunun belirli tarihli çarter sözleşmesi uyarınca ödeneceği kaydının yer alması ve taşıma şartlarında çarter partideki tahkim klozunun geçerli kılındığının düzenlenmesi durumunda, taşıma sözleşmesindeki tahkim şartı gözetilerek davanın görev yönünden reddine karar verilmesi gerekir.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2015/12971, K. 2017/240Kaynağı aç
11. Hukuk Dairesi         2015/12971 E.  ,  2017/240 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada … 17. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25/06/2015 tarih ve 2014/1074-2015/289 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 10/01/2017 günü hazır bulunan davacı vekili Av. … ile davalı vekili … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, dava dışı … Demir Çelik San. A.Ş’nin … …’dan … …’ye ihraç edilen çelik emtiasını geniş teminat (all risks) bakımından sigortaladığını, sigortalı emtianın …. … gemisine 30/10/2010 tarihinde hasardan ari olarak yüklenip yüklemeye ilişkin olarak gemi kaptanı tarafından konişmento düzenlendiğini, 19/11/2010 tarihinde tahliye limanındaki tahliye esnasında sigortalı emtianın deniz suyu ile ıslanarak paslandığını sigortalı tarafından durum hemen donatana ihbar edildiğini ardından da gemi kaptanı, … kulüp temsilcileri huzurunda eksperler tarafından tespit yapıldığını, zararın deniz suyu nedeniyle meydana geldiğinin tespit edildiğini, zararın 55.000 Sterlin tutarında olduğunu ve müvekkilince dava dışı sigortalıya ödendiğini, bu nedenle müvekkilinin eTK m. 1301 uyarınca halef sıfatını kazandığını, halef sıfatı ile davalıya karşı … 1. İcra Müdürlüğü’nün 2011/18166, 2011/18167, 2011/18168 ve 2011/18169 sayılı dosyalarından icra takibi başlatıldığını ancak davalının takiplere itiraz ettiğini, itirazların haksız olduğunu, ayrıca dava konusu alacağın müvekkiline eTK m. 1235/7 uyarınca gemi alacaklısı hakkı verdiğini beyanla itirazın iptalini ve müvekkili lehine %40’tan az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, tahkim itirazında bulunarak uyuşmazlığın …’da tahkimde görülmesi gerektiğini, yetki itirazında bulunarak müvekkilinin …’da mukim olması nedeniyle …/… Mahkemelerinin yetkili olduğunu, eTK m. 1067 uyarınca davacının 1 yıl içinde dava açmadığından bahisle zamanaşımı itirazını ileri sürdüğünü, uyuşmazlıkta yabancılık unsuru olmakla uyuşmazlığa … Hukuku uygulanması gerektiğini, davacının aktif husumet ehliyetinin olmadığını, konişmentoda emtianın miktarının, durumunun, kalitesinin vs hususların bilinmediğine dair şerhin bulunması nedeniyle donatanın sorumluluğuna gidilemeyeceğini, geminin eTK m. 817 uyarınca denize, yola ve yüke elverişli olduğunu, bu nedenle sefer sırasında yükte hasar meydana geldiği iddiası karşısında yolculuğun başında ve devamında geminin tekne ya da makinesinde herhangi bir elverişsizlik mevcut değilse zarar ya kaptanın ve/veya gemi adamlarının geminin sevk ve başkaca teknik idaresine ait hareketin neticesi olarak ya da eTK m. 1063 ile yedi bent halinde sayılan denizciliğin tipik bazı zarar verici olaylarından meydana gelebildiğini, bu durumlarda donatanın sorumluluğuna gidilemeyeceğini, müvekkilinin kusuru olmadığını, yükteki hasarın varlığı kabul edilse bile bunun yük ilgililerinin kusur ve/veya ihmallerinden kaynaklandığının kabulünün gerektiğini, sefer sırasında havanın kötü olduğunu, davacı tarafından eTK m. 1066 uyarınca usulüne uygun ve süresi içinde bildirim ile eTK m. 1065 uyarınca muayene yapılmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkilinin sorumlu olması halinde eTK m. 1114 uyarınca sorumluluğunun parça başı sorumluluk kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, davaya konu taşımanın yabancılık unsuru taşıdığı, özel hukuka ait olan ve yabancılık unsuru barındıran uyuşmazlığı MÖHUK m.1 uyarınca Milletler arası Özel Hukukun uygulanması gerektiği, MÖHUK'un milletler arası yetkiye ilişkin genel kuralı olan m. 40 uyarınca Türk Mahkemelerinin milletler arası yetkisini iç hukukun yer itibariyle yetki kuralları tayin ettiği, e-TTK m. 119 uyarınca yabancı tacirler adına acentelik yapanların aracılıkta bulunduğu veya yaptığı sözleşmelerden doğan davaların acentelere karşı açılması mümkün olduğu konşimentonun kaptan namına … Denizcilik ve Tic. Ltd Şti tarafından imza ve kaşe edildiği, acente olarak gösterilen … Denizcilik davalının acentesi olduğundan davalı vekilinin TTK 119 madde uyarınca yetki itirazının reddine, dava konusu konşimentoda taşıyanın gösterilmediği, 6762 Sayılı TTK 1099'a göre konşimentoda taşıyanın adı bulunmadığından donatanın aynı zamanda taşıyan sayıldığı donatan ile gönderilenin alacağını temlik alan yükletene ödemeyi gerçekleştiren sigortacı arasındaki ilişkinin çarter partiye göre değil konşimentoya göre tayin olunması gerektiği çarter parti veya fixture recap şartları çarter üstlenen ve çarterer arasında geçerli olacağı, tahkim şartının da çarteri üstelen ile çarterer arasında geçerli olduğundan gönderilenin çarter partideki tahkim klozuna tabi olması beklenemeyeceği gerekçesi ile tahkim itirazının reddine, davaya konu taşımanın 30/10/2010 tarihinde gerçekleştirildiği ve icra takiplerinin 1 yıllık süre içerisinde açıldığı, davacı … şirketi tarafından sigortalısına emtia bedellerinin ödenmesi nedeniyle aktif husumet ehliyetinin bulunduğu, davalının ise davaya konu taşımayı gerçekleştiren geminin donatanı ve taşıyanı olduğundan dava konusu navlun ücreti taşıyana peşin olarak ödendiğinden davalının husumet ehliyetinin bulunduğu, geminin sefer yaptığı bölge ve mevsimin dikkate alındığında kasım ayında Türkiye'den …'ye yapılacak seferde Akdeniz'de veya … ve …'nın batı kısmında okyanusa çıkıldığından kötü havaya maruz kalınacağı ihtimalinin çok yüksek olduğu, bu nedenle ambar kapaklarının ramneck (Ziftli Yapışkanlı bant) ile kapatılması gerekeceği, çartererde ramneck yapılmasının talep edildiği ancak donatan tarafından ambarlara ramneck uygulanmadığı ve davalı tarafından sözleşmenin ihlal edildiği gerekçesi ile davanın kabulü ile muhtelif icra dosyalarına vaki itirazların iptaline, … (İMO No: 9363508) üzerine toplam asıl alacak bedeli olan 55.000 İngiliz Sterlini ile sınırlı olmak kaydıyla eTTK 1235/7 ve 1361 maddesi gereği kanuni rehin hakkı tesisine karar verilmiştir. Kararı davalı vekili temyiz etmiştir. (1) Dava, deniz taşımasından kaynaklanan zarara yönelik rücuen alacağının tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir. TTK 1110. maddesi hükmüne göre taşıyan ile gönderilen arasındaki hukuki ilişkide konşimento, taşıyan ile taşıtan arasındaki hukuki ilişkide ise navlun sözleşmesi hükümleri bağlayıcı olup, konşimentoda "çarter parti ile birlikte kullanılacağı" (To be used with charter parties.) kaydı ile "navlun 25/10/2010 tarihli çarter sözleşmesi uyarınca ödenecektir" kaydının yer aldığı, dosyaya sunulmuş olan konşimento formunun arka yüzünde yer alan taşıma şartlarının 1.maddesinde ''önyüzde tarihi belirtilmiş olan çarter partinin tüm hüküm ve şartları, hak ve istisnaları, tabi olunan hukuk ve tahkim klozu da dahil olmak üzere bu suretle geçerli kılınmıştır'' şeklinde belirtildiği, taşıma sözleşmesinin 42. maddesinde tahkim şartının kararlaştırıldığı gözetilerek, davanın görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile tahkim itirazının reddi doğru olmamış, hükmün temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir. (2) Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, (2) bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, takdir olunan 1.480,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12/01/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2013/15039 E., 2014/17925 K. sayılı kararında vurgulandığı üzere, konşimentoda kesin, açık ve tereddütsüz bir tahkim şartı bulunmaması ve açık ve kesin şekilde tarihi belirtilmek suretiyle çarter partiye yapılan bir atfın yer almaması durumunda tahkim itirazına itibar edilmemektedir. Dolayısıyla konşimentodaki tahkim klozunun geçerli kabul edilmesi, klozun açıklığına veya atıf yapılan çarter partinin tarihinin tereddütsüz gösterilmesine bağlıdır.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/15039, K. 2014/17925Kaynağı aç
11. Hukuk Dairesi         2013/15039 E.  ,  2014/17925 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İSTANBUL(KAPATILAN) 51. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18/04/2013 NUMARASI : 2010/308-2013/106 Taraflar arasında görülen davada İstanbul (Kapatılan) 51. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18/04/2013 tarih ve 2010/308-2013/106 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı M/V … Gemisi Taşıyanı … B.V vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 17.220 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK'nın 3156 sayılı Kanun'la değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, dava dışı …. Çelik Boru San. A.Ş. tarafından, Almanya/ Bremen’de ticari faaliyette bulunan …. Stahlhandel GmbH firması'na 200 adet spiral kaynaklı çelik boru satıldığını, bu emtiaların 3642671 sayılı poliçe ile müvekkili tarafından sigortalandığını, ihraç edilen malzemelerin Limaş Limanı'na sevk edildiğini, Limaş sorumluluğunda liman işçileri tarafından M/V … isimli gemi ambarına istiflendiğini, boruların istif hatası nedeniyle gemi ile nakliyesi sırasında hasarlandığını, diğer davalı taşıyanın, Limaş’la birlikte yükleme ve istifleme işlemleri sırasında gerekli dikkat ve özenin gösterilmemesi nedeniyle sorumlu olduğunu, geminin tahliye limanı olan Bremen’e ulaştığında alıcı tarafından görevlendirilen gözetim firması olan Mund+Bruns Marine and Cargo Surveyors tarafından yapılan tespiti sonucunda oluşan hasarlarla ilgili rapor tanzim edildiğini, bu durumun taşıyıcı ve kaptana da ihbar edildiğini, meydana gelen zararın tanzimi için ekspertiz yapıldığını, yapılan inceleme sonucu hazırlanan ekspertiz raporuna göre 20/01/2010 tarihinde sigortalıya 17.385,00 TL tazminat ödendiğini, yapılan ödemeler sonucunda davalılara ihtar edilerek faizi ile birlikte ödenmesinin talep edildiğini, bu güne dek olumlu yanıt alamadıklarını, M/V … Gemisi Donatanı …..V ALKMAAR’ın acentesi olan …. GEMİ KİRALAMA HİZMETLERİ LTD. ŞTİ'nce taşıyanın hasardan sorumlu olduğuna dair yanıt verildiğini, yapılan ödemeler nedeniyle sigorta şirketinin sigortalısının haklarına halef olduğunu, bu nedenle 20/01/2010 tarihinde sigortalısına ödenen 17.385,00 TL hasar bedelinin ödeme tarihinden itibaren Merkez Bankası reeskont faiz oranı üzerinden hesap edilecek faizi ile birlikte hüküm altına alınarak davalılardan müteselsilen tahsili ile ödenmesini talep ve dava etmiştir. Davalı M/V … Gemisi Donatanı … B.V. vekili, taşıma sözleşmesine göre söz konusu uyuşmazlığın çözümünde Londra’da kurulacak hakem heyetinin görevli olması gerektiği ve davacının aktif husumet yönünden ehliyeti olmadığını, taraflarının pasif husumet ehliyetinin olmadığını, taşıma sözleşmesindeki fios şartı ile yükleme; boşaltma, istif faaliyetleriyle ilgili olarak masraf ve sorumluluğun mülk ilgililerine aktarıldığını, hasar ihbarının yapılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı …Liman İşletmeciği A.Ş. vekili; dava dışı …. Çelik Boru San. A.Ş. ye ait emtiaların sadece kamyonlardan vinç yardımı ile gemiye yükletilmesi hususunda anlaşıldığını, hasardan dolayı sorumlu olmadıklarını, yapılan anlaşmanın gereğini yerine getirerek emtiaların vinç yardımı ile hasarsız olarak gemiye yüklendiğini, emtiaların gemiye hasarsız olarak yüklendiği hususunun konşimentoda şerh olarak bildirildiğini, oluşan hasarın dava dışı şirketin kendi temin ettiği ….LASHİNG/AYDIN HASMEDEN Şirketi tarafından meydana getirildiğini, malların uğramış olduğu ziya veya hasarın, navlun sözleşmesi gereğince en geç bunları teslim almaya yetkili olan kimseye teslimi sırasında taşıyana veya boşaltma limanındaki temsilcisine yazılı olarak bildirim yapıldığına ilişkin bir belge dosyaya ibraz edilmediğini, iki tarafın tayin ettiği eksperler tarafından yapılan bir tespitin söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece iddia, savunma, kısmen benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı üzerinde yapılan inceleme sonunda; emtiayı sigorta ettirmekte korunabilir menfaati olan sigortalı Erciyas' ın satış bedeli olarak sigorta poliçesinden doğan tazminat talep hakkını malın alıcısına temlik etmesi karşısında davacının aktif dava ehliyetinin bulunduğu, 1 nolu davalı tarafından taşımaya konu 19/06/2009 tarihli konişmento ve atıf yaptığı 11/06/2009 tarihli taşıma sözleşmesi çerçevesinde uyuşmazlığın çözümünde Londra'da kurulacak hakem heyetinin görevli olduğu belirtilerek tahkim itirazında bulunulmuş ise de konişmentoda kesin, açık ve tereddütsüz bir tahkim şartı bulunmadığı gibi konişmentoda açık ve kesin şekilde tarihi belirtilmek suretiyle çarter partiye yapılan bir atfın bulunmaması karşısında tahkim itirazına itibar edilmediği, 1 nolu davalı taşıyan … B.V'nin dava konusu 200 adet çelik boru emtiasını deniz yolu ile taşımayı taaahhüt ettiği, teslim aldığı yükü teslim aldığı andan teslim ettiği ana kadar muhafaza etmekle yükümlü olan taşıyanın konişmentodaki "temiz ve hasarsız" (Clean on board) kaydına göre emtiayı temiz ve hasarsız olarak teslim almış olduğu, taşımaya konu emtianın niteliğine göre hasarın istifleme, seyir sırasındaki boş alma işleminin yapılmamış olması sebebiyle doğmuş olduğunun kabulü gerektiği, davalı M/V … Gemisi Donatanı … B.V'nin, davacının güvertede taşınan yük için yapılan tamir masrafı düşülmek suretiyle talep ettiği ve bilirkişi kurulunca kadri maruf bulunan 8.345,69 Euro zarardan sorumlu olduğu, her ne kadar bilirkişi kurulunca kusurun davalı taşıyan ile davacıya eşit şekilde dağıtılmasının uygun olduğu yönünde görüş bildirilmiş ise de meydana gelen hasar ve taşınan emtianın niteliğine göre hasarın taşımadan kaynaklanmış olduğu açık iken davacıya da kusur izafesi gerektiği yönündeki görüşün isabetli olmadığı, davalı L.. A.. hakkında yapılan değerlendirmede ise, dava konusu taşımada bu davalının emtianın vinç yardımı ile gemiye yüklenmesi işini yerine getirdiği, istif ve sabitleme işlerinin dava dışı ASD Lashing/Aydın Hasmeden tarafından yerine getirilmiş olduğunun sunulan delillerle ispatlanmış olması karşısında bu davalının hasardan sorumlu tutulamayacağı gerekçesi ile davalı M/V … Gemisi Donatanı Saffıer B.V. hakkındaki davanın kabulüne, davalı ….Liman İşletmeciği A.Ş. hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili ve davalı M/V … Gemisi Donatanı … B.V vekili temyiz etmiştir. 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Dava, emtia nakliyat sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkin olup,mahkemece yazılı gerekçe ile karar verilmiştir. Ancak; TTK’nın 1061. maddesi “taşıyan malların yükletilmesi, istifi, taşınması, elden geçirilmesi ve boşaltılmasında tedbirli bir taşıyanın dikkat ve özenini göstermekle yükümlüdür” derken yüke özen borcunun kapsamına giren faaliyetlerin ancak bir kısmını belirtmektedir. Gerçekte yükün iyi bir halde muhafazası ve gideceği yere salimen varabilmesi için gerekli bütün tedbirler buna dahildir. (Çağa/Kender, Deniz Ticaret Hukuku II, Navlun Sözleşmesi Sayfa 135). Sözleşmeye konulacak “fio” veya “fios” şartı ile TTK’nın 1061. maddesinde sayılan faaliyetlerin ve yükümlülüklerin bir kısmı ve netice olarak bunların kötü yapılmasından doğan sorumluluk yük ilgililerine aktarılabilir. Ancak böyle bir şart, kaptanın nezaret görevinin, yükleme ve boşaltma işçilerini gözetmek yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz (a.g.e sayfa 135-136). Somut olayda, dosyaya sunulan konişmentoda “fios” şartı bulunmakla birlikte , mahkemece malın yükleme, boşaltma ve istif işlerinin de davacı sigortalısına ait olduğu tespit edilmiştir. Yükleme, boşaltma ve istif işlerinin yük ilgililerine bırakıldığı durumlarda dahi TTK’nın 975. maddesi uyarınca kaptanın yükleme ve istifin denizcilik örf ve usullerine uygun tarzda yapılmasına nezaret etmek görev ve sorumluluğu vardır. Bu durumda, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davalının seyir sırasında boş alma işleminin yapılmaması ve istife nezaret yükümlülüğü nedeniyle hasardan sorumluluğu bulunmakla birlikte, fios kaydına ve istif işlerinin davacının sorumluluğunda yürütülmesine istinaden davacı yanın da müterafik kusurunun değerlendirilerek, yapılacak değerlendirme sonucunda hasıl olacak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme neticesinde davalının hasardan tamamen sorumlu tutulması yönünde yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı M/V … Gemisi Donatanı … B.V'ye iadesine, 19.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Halef Sıfatıyla Açılan Davalarda Tahkim İtirazı ve Görev Yönünden Ret

Taşıyan tarafından düzenlenen konişmentoda yer alan tahkim şartı gönderilen için bağlayıcı olduğu gibi, tazminat ödeyerek sigortalısının yerine geçen sigortacı açısından da halefiyet esası uyarınca bağlayıcı kabul edilir. Sigortalısına tazminat ödeyerek onun haklarına halef olan sigortacı, sigortalısının haklarına sahip olduğundan uyuşmazlığa dayanak konşimento ve ekindeki tahkim klozuna tabi olur.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2016/3454, K. 2017/7240Kaynağı aç
11. Hukuk Dairesi         2016/3454 E.  ,  2017/7240 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada … . Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23/11/2015 tarih ve 2015/54-2015/449 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili 19/11/2008 tarihli çarter (navlun) sözleşmesine göre dava dışı …'in mülkiyetinde bulunan … Akdeniz isimli gemiyle …'ye ait malların … Limanından Dammam, … ve … Limanlarına, … Limanından …'ye taşınması işini taahhüt edildiğini müvekkilinin …’in sahibi ve tek ortağı olduğunu,… Akdeniz isimli geminin yükünü aldıktan sonra sefere çıktığını ancak kötü hava koşulları sebebiyle iki defa karaya oturduğunu bir römorkörle … … Limanına çekildiğini ve tüm yüklerin … … Gümrük alanına 09/03/2008 tarihinde boşaltıldığını, müşterek avarya ilanı sonucu yük alıcısı dahil davalı sigortacı … A.Ş'nin yükleri teslim almadığını, yüklerin korunması ve bakımı konusunda üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmediğini, 19/01/2009 tarihinde müşterek avarya ilan edildiğini, dispeç raporuna göre müvekkiline ait … adına müşterek avarya garame alacağı doğduğunu, müşterek avarya ilanından sonra davalı … şirketi … A.Ş, alıcı ve gönderilen sıfatını haiz …'e sigorta tazminatı ödediğini, böylece yük alıcısının halefi haline geldiğini, ileri sürerek davalıdan garame payı alacağının müşterek avarya olayının meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı …Ş.'den tahsiline, yargılama harç ve giderleriyle avukatlık ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili söz konusu yükün sigortacısının dava dışı … unvanlı şirket olduğunu, müvekkili şirketin … … faaliyet gösteren The … & … & … unvanlı şirketin düzenlediği sigorta poliçesi ile hiçbir ilgisinin bulunmadığını, müvekkili şirketin huzurdaki dava bakımından taraf sıfatının bulunmadığını, uyuşmazlığın tahkim yoluyla çözümlenmesi gerektiğini, Türk Mahkemelerinin milletlerarası yetkisinin bulunmadığını, müşterek avarya garame payı alacaklarının bir yılda zamanaşımına uğradığını, geminin karaya oturduğu tarihin 24/12/2008 olduğu dikkate alındığında bir yıllık sürenin uzun süre önce dolduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davalı … şirketinin sigortalısı olan … … … … … Ltd. şirketine ödeme yaparak halefiyet gereği yerine geçtiği müşterek avarya garame payına yönelik talep açısından … eki … … 40.maddesinde müşterek avarya ve tahkim yerinin … olduğu ve … yasalarının geçerli olduğunun belirtildiği, TTK'nin 1237.maddesinde taşıyan ile konişmento hamili arasındaki hukuki ilişkilerde konişmento esas alınır hükmüne yer verilmiş olduğu davalı sigortalısının yerine geçmekle onun haklarına sahip olması nedeniyle tahkim itirazının süresinde olduğu gerekçeleriyle davalının tahkim itirazının kabulü ile dava dilekçesinin usulden reddi ile mahkemenin görevsizliğine karar verilmiştir. Kararı, davacı temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara kararın dayandığı deliller ile gerektirici sebeplere göre, davacının bütün temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacının bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,20 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 13/12/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Konşimentoda yer alan tahkim şartı Türk Ticaret Kanunu m. 1237 kapsamındaki müşterek avarya alacağı bakımından da geçerli kabul edildiğinde, sigortalısına ödeme yaparak halefiyet kazanan sigortacıya karşı açılan davalarda süresinde ileri sürülen tahkim itirazı kabul edilmektedir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2016/3454 E., 2017/7240 K. sayılı ilamında, davalı sigortacının sigortalısının yerine geçmekle onun haklarına sahip olması sebebiyle tahkim itirazı yerinde görülmüş, dava dilekçesinin usulden reddi ile mahkemenin görevsizliğine dair verilen karar onanmıştır.

Benzer şekilde Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2016/8058 E., 2016/7446 K. sayılı kararında, taşıyan ile sigortalı arasındaki taşıma ilişkisi ve buna bağlı konşimentoda yer alan atıf sebebiyle uyuşmazlığın tahkim şartı ile çözülmesi gerektiği durumlarda, sigortalısına ödeme yaparak halef olan sigortacının başlattığı takibe vaki itirazın iptali istemiyle açtığı davanın görev yönünden reddine karar verilmesi hukuka uygun bulunmuştur.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2016/8058, K. 2016/7446Kaynağı aç
11. Hukuk Dairesi         2016/8058 E.  ,  2016/7446 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada … Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04/04/2016 tarih ve 2016/220-2016/383 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili; müvekkili şirket tarafından nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalanan ve …’dan …’ya M/V Hartura gemisi ile taşınan kütük demir yükü emtiasında varma limanındaki kontrollerde noksanlık tespit edildiğini, bu kapsamda müvekkili tarafından sigortalısına 35.266,76 USD ödeme yapıldığını, müvekkili şirketin yaptığı ödeme ile TTK’nın 1481. maddesi kapsamında sigortalının haklarına halef olduğunu, zararın ödenmemesi üzerine başlatılan takibe davalı tarafından haksız itiraz edildiğini ileri sürerek davalının icra takibine vaki itirazının iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; konşimentoda yer alan atıf nedeniyle taraflar arasındaki uyuşmazlıklarda tahkim şartının bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı donatanın taşıyan olarak davacının sigortalısı ile yapmış olduğu … ve buna bağlı konşimentoda yer alan atıf nedeniyle uyuşmazlığın tahkim şartı ile çözülmesi gerektiği gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 26/09/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Sigortacı sigortalısının tabi olduğu tahkim şartıyla bağlı mıdır?

Genel kural tahkim anlaşmalarının nispiliği gereği yalnızca tarafları bağlaması olsa da Türk Ticaret Kanunu m. 1472 uyarınca sigorta tazminatını ödeyerek sigortalının yerine geçen sigortacı, halefiyet ilkesi uyarınca konşimentodaki geçerli tahkim şartına tabi tutulmaktadır.

Konşimentodaki tahkim şartının veya çarter parti atfının geçerli sayılması için ne gerekir?

Konşimentoda kesin, açık ve tereddütsüz bir tahkim şartının yer alması veya tarihi açık ve kesin şekilde belirtilmek suretiyle tahkim klozu içeren çarter partiye atıf yapılması gerekir.

Tahkim şartına tabi bir uyuşmazlıkta mahkemede dava açılırsa ne karar verilir?

Süresinde ileri sürülen tahkim itirazı üzerine mahkeme, konşimentodaki tahkim şartını veya geçerli atfı dikkate alarak davanın görev yönünden usulden reddine karar verir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu