Subay Sicil Yönetmeliği: Sicil, Terfi ve Kıdem Esasları

by Avukat Erdal Ersoy
Subay Sicil Yönetmeliği: Sicil, Terfi ve Kıdem Esasları

Subay Sicil Yönetmeliğinin Hukuki Dayanağı ve Kapsamı

Subay Sicil Yönetmeliği, 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu hükümlerine dayanılarak yürürlüğe konulmuştur. Bu düzenleme; subayların rütbe terfii, rütbe kıdemliliği, kademe ilerlemesi ve Türk Silahlı Kuvvetlerinden ayırma süreçlerini düzenler. Aynı zamanda bu işlemlere esas teşkil eden sicil belgelerinin biçim ve içeriğini, doldurulma ile gönderilme usullerini ve sicil değerlendirme ile denetleme kurullarının çalışma düzenini belirler.

Sicil Üstlerinin Belirlenmesi ve Değerlendirme Yetkisi

Sicil üstleri, haklarında sicil tanzim edecekleri personeli yakından tanımak ve değerlendirmelerini tarafsızlık, adalet ve vicdani kanaat ilkeleri doğrultusunda yerine getirmekle yükümlüdür. Birinci sicil üstleri, maiyetindeki subaylar hakkında kesin kanaat edinmek durumundadır. Sicil belgesindeki kimlik ve görev bilgilerinin eksiksiz ve hatasız doldurulması görevi de birinci sicil üstüne aittir.

Sicil üstlerinin astlarını değerlendirirken hür kanaat kullanmaları esastır; hiçbir makam veya amir bu değerlendirmelere yönelik emir ya da telkinde bulunamaz. Buna karşın personele uygulanan disiplin cezaları, adli ve idari yaptırımlar ile soruşturma süreçlerinin nitelik ve ağırlıklarına göre dikkate alınması telkin yasağının kapsamında değerlendirilmez.

Hiyerarşik yapılanmada ikinci sicil üstü, kuruluş bağlantısı uyarınca birinci sicil amirinin bir üst makamındaki amirdir; üçüncü sicil üstü ise ikinci sicil üstünün bağlı olduğu bir üst amirdir. Millî Savunma Bakanı ile Bakanlık teşkilatındaki şube müdürleri dahil amir yetkisine sahip sivil memurlar da teşkilat bağlantılarına göre bünyelerindeki subayların sicil üstü konumundadır.

Sicil Tanziminde Görev Süresi ve Hukuki Engeller

Bir sicil üstünün asil veya vekil olarak görev yerinde sicil düzenleyebilmesi için o sicil döneminde sicili düzenlenecek personelle fiilen en az üç ay görev yapmış olması gerekir. Bu süre hesabında personelin kurs, izin, üç aydan az süreli geçici görev, istirahat, hastane ve hava değişimi gibi yasal mazeret sürelerinin toplam bir aylık kısmı fiilî görevden sayılır. Genelkurmay Başkanı, Millî Savunma Bakanı, Kuvvet Komutanı, Millî Savunma Bakanlığı Müsteşarı ile orgeneral ve oramiral rütbesinde bulunanlar ise önceki yıllarda birlikte çalıştığı personele üç aylık süreyi doldurma şartı aranmaksızın sicil düzenleyebilir.

Sicil üstleri; kendisinden kıdemli olan veya aynı nasıplı subaylar hakkında sicil düzenleyemez. Personel ile aralarında sonradan kalksa bile evlilik bağı bulunanlar, kan veya sıhri usul ve füru hısımlığı, evlat edinme bağı ya da belirlenen derecelerde kan ve sıhri civar hısımlığı bulunanlar da sicil tanzim edemez. Sicil belgelerinin düzenleneceği tarihte açıkta veya tutuklu olan sicil üstleri sicil düzenleyemez. Sicil üstlerinden birinin sicil düzenleyememesi hâlinde yetki, kuruluş bağlantısı esasına göre bir üst görev yerindeki sicil üstüne geçer.

Yabancı silahlı kuvvetlere mensup subaylar, Türk Silahlı Kuvvetlerine mensup subayların sicil üstü olamaz. Göreve atanmadan vekâlet eden teğmenler ile rütbe ve kıdemce daha kıdemli, üst rütbeli veya aynı nasıplı subaylara emir komuta eden subaylar, bu personel hakkında herhangi bir formata bağlı kalmaksızın sicil belgesindeki niteliklerle ilgili kanaatlerini yazılı olarak sicil belgesi düzenleyecek amire bildirir.

Sicil Notunun Tespiti ve Hesaplama Yöntemi

Teğmen, üsteğmen, yüzbaşı, binbaşı, yarbay ve albaylar için sicil üstleri not takdiri yapmaz; niteliklerin bulunma derecesini niteliğe ait kıstaslardan birini işaretlemek suretiyle belirler. General ve amiraller için ise sicil üstlerince not takdiri yapılır. General ve amiral sicil belgesinde birinci sicil üstlerince personelin hâlihazırdaki görevdeki başarı durumu, bir üst rütbedeki görevlere hazır olma durumu, gelecekte üstlenebileceği görevler ve öne çıkan özelliklerine yönelik kanaat yazılması zorunludur.

Rütbe terfiine esas teşkil eden sicil notu ortalaması rütbe basamaklarına göre farklı usullerle hesaplanır. Teğmenlik terfiinde teğmenlik süresince; üsteğmenlik terfiinde ise hem teğmenlik hem üsteğmenlik dönemindeki geçerli sicil notları toplanarak geçerli not adedine bölünür. Yüzbaşı, binbaşı, yarbay ve albay rütbelerinde ise her rütbeye ait sicil notları o rütbedeki not adedine bölünerek rütbe ortalaması bulunur; bu ortalama rütbe katsayısıyla çarpılarak rütbenin terfiye katkısı elde edilir. Katsayı katkıları toplamı, rütbe katsayıları yekûnuna bölünerek genel sicil notu ortalamasına ulaşılır. Geçerli sicil notu bulunmayan rütbenin katsayısı hesaba katılmaz.

General ve amiral rütbelerinde bulunan personelin sicil notu ortalaması, o rütbedeki bekleme süresince düzenlenmiş olan muteber sicil notlarının toplamının bu notların adedine bölünmesi suretiyle belirlenir.

Rütbe Terfii Şartları ve Kadro Açığı Uygulaması

926 sayılı Kanun uyarınca subayların bir üst rütbeye terfi edebilmeleri için rütbeye mahsus yasal bekleme süresinin doldurulması zorunludur. Bunun yanında terfi için belirli oranda sicil alma koşulu aranır. Normal bekleme sürelerinde binbaşılarda en az üç yıl, albaylarda iki yıl, diğer rütbelerde ise bekleme süresinin üçte ikisi kadar yıllık sicil mecburiyeti bulunur. Kıdem alan subaylar bakımından fiili sürede binbaşılarda iki yıl, albaylar haricindeki diğer rütbelerde sürenin üçte ikisi oranında yıllık sicil aranır.

926 sayılı TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ PERSONEL KANUNU m. 38Kaynağı aç
Madde 38 – (Değişik: 29/9/1988 – 3475/3 md.) Rütbe terfi şartları aşağıda gösterilmiştir. a) (Değişik: 11/2/2014-6519/28 md.) Bu Kanunun 54 üncü maddesinde belirtilen durumlar haricinde rütbeye mahsus bekleme süresini tamamlamış olmak, b) (Değişik : 21/7/2000 – KHK – 607/6 md.; Aynen kabul: 10/5/2006-5497/5 md.) Rütbeye mahsus normal bekleme süresinin binbaşılarda üç, albaylarda iki yıllık, diğer rütbelerde üçte ikisi oranında, kıdem alanlar için fiili bekleme süresinin (albaylar hariç) binbaşılarda iki yıllık diğer rütbelerde üçte ikisi oranında yıllık sicili bulunmak, c) Subay Meslek Programları Yönetmeliğinde gösterilen kıt’a hizmetlerini yapmış olmak, d) Üst rütbe kadrosunda açık bulunmak, e) General ve amiralliğe yükselecek albaylar için üst rütbe kadrosunda 49 uncu maddede yazılı oranlar içinde açık bulunmak. (Değişik ikinci fıkra: 28/7/1998 – 4374/3 md.) Birinci fıkrada belirtilen şartlara haiz olan subayların terfileri aşağıdaki esaslara göre yapılır. a) (Değişik : 21/7/2000 – KHK – 607/6 md.; Aynen kabul: 10/5/2006-5497/5 md.) Yükselme sırasında girmiş bulunan teğmen-yarbayların sicil notu ortalamaları tespit edilir ve sınıfları içerisinde (kurmay subaylar kendi sınıflarında), branşlara ayrılan sınıflarda ise branşları içerisinde yeterlik derecesine göre sıralanırlar. Bilahare bu sıralama esas alınmak suretiyle; teğmen-binbaşılar için sicil notu ortalaması sicil tam notunun % 60 ve daha yukarısı, yarbaylar için % 70 ve daha yukarısı olanlardan bir üst rütbedeki kadro açığı kadarı en üstün yeterlik derecesinden başlanmak üzere bir üst rütbeye terfi ettirilir. Diğer terfi şartlarını haiz olduğu halde üst rütbede kadro açığı bulunmadığı için terfi edemeyenler derece ilerlemesi yaparlar. Bu Kanunun 36, 58 ve 65 inci maddelerine göre 30 Ağustos tarihinden sonra terfi etme durumunda olanların, terfi eden emsallerinin şartlarını haiz olmak kaydıyla, kadro açığı şartı aranmadan bir üst rütbeye terfi işlemleri derhal yapılır. b) (Değişik: 18/6/2003 – 4902/21 md.) Albaylar: Kuvvet Komutanlıklarınca; yükselme sırasına giren albaylardan, sicil notu ortalaması sicil tam notunun % 60 ve daha yukarısı olanlar tespit edilir. Bunlar, sicil notu ortalamasına göre kendi sınıfları içerisinde; kurmaylar, sınıflarına bakılmaksızın kendi aralarında (Hava Kuvvetlerinde pilot ve hava yer kurmayları ayrı ayrı) sıralanırlar. Bu şekilde sıralanan albaylardan, sicil notu ortalaması sicil tam notunun % 70 ve daha yukarısı olanların sicil dosyaları Yüksek Askerî Şûraya gönderilir. Yüksek Askerî Şûra bunları, 54 üncü madde esaslarına göre değerlendirmeye tâbi tutar.[30] c) (Değişik: 23/6/2016 – 6722/2 md.) Üstün başarılı yüzbaşı ve binbaşıların terfi esasları: Yüzbaşı ve binbaşıların bu rütbelerine ait bekleme sürelerinin bitiminden bir yıl önce bu rütbelere ait her yılki sicil notu, sicil tam notunun %95 ve daha yukarısında ve sicil notu ortalaması da sicil tam notunun %95 ve daha yukarısında olanlar, yönetmelikte belirlenen usul ve esaslar doğrultusunda rütbelerine göre kendi sınıfları içerisinde (kurmaylar sınıflarına bakılmaksızın kendi aralarında) ayrı ayrı sıralanırlar. Bu şekilde sıralanan subaylardan, kendi sınıfı mevcudunun veya mevcudun azlığı sebebiyle birleştirilen sınıfların toplam mevcudunun; muharip sınıflar için %8’ine kadarı, yardımcı sınıflar için %4’üne kadarı ilgisine göre Millî Savunma Bakanı veya İçişleri Bakanı tarafından bir üst rütbeye yükseltilebilir.[31] d) (Ek: 21/7/2000 – KHK – 607/6 md.; Aynen kabul: 10/5/2006-5497/5 md.) Yükselme sırasına girmiş bulunan subaylardan görev esnasında yaralanmaları nedeniyle uzun süreli tedaviye tabi tutulanların rütbe terfii ve rütbe kıdemliliği işlemleri; sicil notu ortalamasına göre, birinci fıkranın (b), (c), ve (d) bentlerindeki şartlar aranmadan yapılır. (Değişik üçüncü fıkra: 28/7/1998 – 4374/3 md.) Her yıl düzenlenecek sicil belgelerinin şekli ve muhtevası ile sınıf, rütbe ve görevlerin özelliklerine göre ne surette, kimler tarafından, hangi zamanlarda doldurulacağı, sicil notunun verilme esasları ve birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerinde belirtilen sebeplerle terfi edemeyenlerin gelecek yıldaki terfi işlemlerinin ne şekilde yapılacağı, sivil değerlendirme denetleme kurullarının kuruluş ve çalışma esasları ile görevleri (…)[32] Subay Sicil Yönetmeliğinde gösterilir. II – Terfide baraj:
Danıştay 2. Daire, E. 2021/17380, K. 2025/2139Kaynağı aç
Danıştay 2. Daire Başkanlığı         2021/17380 E.  ,  2025/2139 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/17380 Karar No : 2025/2139 DAVACI : … DAVALILAR : 1- … Bakanlığı 2- … Komutanlığı VEKİLLERİ : Av…. 3- … Bakanlığı VEKİLİ : Av. … DAVANIN KONUSU: Jandarma binbaşı olarak görev yapan davacının, albay rütbesine terfi ettirilmemesine ilişkin işlem ile bu işlemin dayanağı olan 27/12/1998 günlü, 23566 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Subay Sicil Yönetmeliği'nin 60. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendinin 2. alt bendindeki "bir" ve "bu yönetmeliğin 41'inci maddesi esaslarına göre" ibareleri ile (b) bendinin 2. alt bendindeki "bir" ve "bu yönetmeliğin 41'inci maddesi esaslarına göre" ibarelerinin iptali istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI : Davacı tarafından; yüzbaşı rütbesinde görev yapmakta iken hakkında yapılan yargılama sonucu bir kısım suçlardan beraat ettiği, bir kısım suçlara ilişkin davalarının da düşme kararı ile sonuçlanarak kesinleştiği, terfi etmesine engel bir hal kalmadığı, ancak halihazır yasal düzenlemeler nedeniyle terfi etmediği dönemler olup, rütbe-terfi yönünden emsalleriyle arasındaki farkın açıldığı, bu farkın oluşmasının sebebinin ise yargılama sürecinin uzun sürmesinden kaynaklandığı, kendisine izafe edilecek bir kusur bulunmadığından bu süre zarfında gerçekleştirilmeyen rütbe terfilerinin yapılması talebinin davalı idarece reddedildiği ve işlemin gerekçesi olan Subay Sicil Yönetmeliği 60. maddesinin iptali istenen hükümlerinin eşitlik, hakkaniyet ve hukuk devleti ilkelerine aykırı olduğu, emsal nitelikte verilmiş yargı kararı bulunduğu ileri sürülmektedir. DAVALILARIN SAVUNMASI: İçişleri Bakanlığı ve Jandarma Genel Komutanlığı tarafından; davacının terfi işlemlerinin ilgili yasal düzenleme çerçevesinde, idarenin bağlı yetkisi gereğince tesis edildiği, tüm unsurlarıyla hukuka uygun olduğu, ayrıca yasa koyucunun açığa alınanlar/tutuklananlar yönünden rütbe terfi işlemlerinin ne suretle yapılacağı hususunda öncelikle 926 sayılı Kanun'da ve müteakiben Subay Sicil Yönetmeliğinde açık atıflarda bulunduğu, dolayısıyla rütbe terfi işlemlerinde aranan sicil alma şartının da bu irade doğrultusunda düzenleme altına alındığı, terfi işleminin hedeflediği bilinçli bir sistemin söz konusu olduğu, iptali istenen hususların bu sistematiğin temelini oluşturduğu, yönetmelik hükümlerinin üst norma ve hukuka uygun olduğu savunulmaktadır. Milli Savunma Bakanlığı tarafından; davacının, hakkında sürdürülen ceza yargılaması süresince rütbe işlemlerinin yapılmadığı, ceza yargılaması sonuçlandıktan sonra emsallerinin rütbesi olan albay rütbesine terfi ettirilmesi istemiyle yaptığı başvurunun, yasal mevzuat hükümleri gereği reddedildiği, dava konusu yönetmelik hükmünde hukukun genel ilkelerine ve üst hukuk normlarına aykırı bir yön bulunmadığı yolunda savunma yapılmıştır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ:… DÜŞÜNCESİ : Dava konusu düzenleyici işlem ve bireysel işlem hakkında iptal kararı verilmesi gerektiği düşünülmüştür. DANIŞTAY SAVCISI: … DÜŞÜNCESİ : Dava, jandarma binbaşı olarak görev yapan davacı tarafından, albay rütbesine terfi ettirilmemesine ilişkin işlem ile bu işlemin dayanağı olan, 27/12/1998 tarih ve 23566 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Subay Sicil Yönetmeliği'nin 60. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendinin 2. alt bendindeki "bir" ve "bu yönetmeliğin 41'inci maddesi esaslarına göre" ibarelerinin ve (b) bendinin 2. alt bendindeki "bir" ve "bu yönetmeliğin 41'inci maddesi esaslarına göre" ibarelerinin iptali istemiyle açılmıştır. Dosyanın incelenmesinden, davacının 2008 yılında Yüzbaşı rütbesi ile Buca İlçe Jandarma Komutanı olarak görev yapmakta iken hakkında … Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında 09/07/2008-13/10/2008 tarihleri arasında tutuklu kaldığı,19/09/2009 tarihinde açığa alındığı, 21/09/2010 tarihinde açığa alma işleminin kaldırıldığı, hakkında yürütülen ceza kovuşturması sonucunda… Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla suç işlemek için örgütte yönetici olmak suçundan beraatine karar verildiği, bu kararın Yargıtay … Ceza Dairesinin … tarih ve E:…/K:… sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği,… Ağır Ceza Mahkemesinin… tarih ve K:…, K:… sayılı kararıyla üzerine atılı Görevi kötüye kullanma, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununa muhalefet, Tehdit suçları yönünden davanın düşmesine, Rüşvet suçundan ise beraatine karar verildiği, bu kararın 29/06/2018 tarihinde kesinleştiği, soruşturma ve kovuşturma sürecinde davacının rütbe terfiinin yapılmadığı, daha sonra davacının, emsallerinin 2009 yılında Binbaşı, 2014 yılında Yarbay, 2017 yılında Albay rütbelerine terfi ettiklerini belirterek rütbesinin emsallerinin rütbesi olan Albay rütbesine yükseltilmesi için 03/07/2018 tarihinde idari başvuruda bulunduğu, davalı idarenin 15/08/2018 tarih ve …/Per.Pl.Ynt.D. sayılı işlemi ile, davacının 29/08//2018 tarihinden geçerli olarak Binbaşı rütbesine yükseltildiği ve Binbaşılık nasıp tarihinin emsallerinin Binbaşılık rütbesine nasıp tarihi olan 30/08/2009 tarihine götürüldüğü, böylece davacının Albay rütbesine terfi ettirilmemek suretiyle talebinin reddedilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmıştır. 2803 sayılı Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanunu'nun "Personel, kaynakları ve uygulanacak mevzuat" başlıklı 13. maddesinde Jandarma Hizmetleri Sınıfı personeli hakkında nasıp, rütbe terfi, aylık ve diğer mali ve sosyal haklar bakımından statü ve rütbelerine göre 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir. 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu'nun "Terfi zamanı" başlıklı 33. maddesinde"(Mülga: 2/7/2018 – KHK/703/127 md.) (Ek: 21/7/2000 – KHK – 607/2 md.; Değiştirilerek kabul: 10/5/2006-5497/2 md.; Değişik: 22/1/2015 – 6586/41 md.) Kıdem alanlar, kazaî veya idari kararlarla nasıpları lehe düzeltilenler ile açığa alınmaları, tutuklanmaları, kısa süreli kaçma ve izin süresini geçirme hariç firar veya izin tecavüzünde bulunmaları nedeniyle terfi edemeyen ve rütbe kıdemliliği onanmayanlardan, haklarında kovuşturmaya yer olmadığına, kamu davasının açılmasının ertelenmesine veya düşmesine yahut ortadan kaldırılmasına, firar veya izin tecavüzü suçlarından verilecekler hariç olmak üzere hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, beraatine, kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesine veya cezanın ertelenmesine karar verilenler hakkında, emsalleri terfi etmiş veya rütbe kıdemliliği onanmış olmak şartıyla, yukarıdaki fıkra hükmü uygulanmaz. Ancak, bu durumda olanların rütbe terfi ve rütbe kıdemlilikleri, hükmün veya kararın kesinleşme tarihinden geçerli olarak yapılıp emsalleri tarihine götürülür. Bu şekilde yapılan terfi ve rütbe kıdemliliklerinde maaş farkı ödenmez. …" hükmüne, "Rütbe terfi şartları ve esasları" başlıklı 38. maddesinde "(Değişik: 29/9/1988-3475/3 md.) Rütbe terfi şartları aşağıda gösterilmiştir. a) (Değişik: 11/2/2014-6519/28 md.) Bu Kanunun 54 üncü maddesinde belirtilen durumlar haricinde rütbeye mahsus bekleme süresini tamamlamış olmak, b) (Değişik: 21/7/2000 – KHK – 607/6 md.; Aynen kabul: 10/5/2006-5497/5 md.) Rütbeye mahsus normal bekleme süresinin binbaşılarda üç, albaylarda iki yıllık, diğer rütbelerde üçte ikisi oranında, kıdem alanlar için fiili bekleme süresinin (albaylar hariç) binbaşılarda iki yıllık diğer rütbelerde üçte ikisi oranında yıllık sicili bulunmak, c) Subay Meslek Programları Yönetmeliğinde gösterilen kıt'a hizmetlerini yapmış olmak, d) Üst rütbe kadrosunda açık bulunmak, e) General ve amiralliğe yükselecek albaylar için… açık bulunmak. (Değişik ikinci fıkra: 28/7/1998 – 4374/3 md.) Birinci fıkrada belirtilen şartlara haiz olan subayların terfileri aşağıdaki esaslara göre yapılır. a) (Değişik: 21/7/2000 – KHK – 607/6 md.; Aynen kabul: 10/5/2006-5497/5 md.) Yükselme sırasına girmiş bulunan teğmen-yarbayların sicil notu ortalamaları tespit edilir… Bilahare bu sıralama esas alınmak suretiyle; teğmen-binbaşılar için sicil notu ortalaması sicil tam notunun % 60 ve daha yukarısı, yarbaylar için % 70 ve daha yukarısı olanlardan bir üst rütbedeki kadro açığı kadarı en üstün yeterlik derecesinden başlanmak üzere bir üst rütbeye terfi ettirilir. Diğer terfi şartlarını haiz olduğu halde üst rütbede kadro açığı bulunmadığı için terfi edemeyenler derece ilerlemesi yaparlar. Bu Kanunun 36, 58 ve 65 inci maddelerine göre 30 Ağustos tarihinden sonra terfi etme durumunda olanların, terfi eden emsallerinin şartlarını haiz olmak kaydıyla, kadro açığı şartı aranmadan bir üst rütbeye terfi işlemleri derhal yapılır. …." hükmüne, Aynı Kanun'un "Açığa çıkarılan, tutuklanan veya firar ve izin tecavüzünde bulunan, cezası infaz edilmekte olan subaylar hakkında yapılacak işlem" başlıklı 65. maddesinde de "Açığa alınan veya tutuklanan subay ve askerî memurlar hakkında aşağıdaki esaslara göre işlem yapılır: a) ……… e) (Değişik: 26/3/1982 – 2642/10 md.) Terfi sırasına girenlerden; 1. Açıkta bulunanların, 2. Türk Silahlı Kuvvetlerinden ilişkilerinin kesilmesini gerektirmeyecek  şekilde hürriyeti bağlayıcı bir cezaya mahkum olmaları nedeniyle veya (c) bendinin (2) numaralı alt bendine göre açıkları kaldırılmış olup da henüz hükümleri kesinleşmemiş olanların, 3. (Değişik: 29/7/1983 – 2870/6 md.) Tutuklu bulunan ya da tahliye edilmekle beraber kovuşturma veya duruşması devam eden veya hakkında verilen hüküm henüz kesinleşmemiş bulunanların, 4. Kısa süreli kaçma ve izin süresini geçirme hariç, firar veya izin tecavüzünde bulunmuş olanlar ile firar veya izin tecavüzüne devam edenlerin, Terfileri ve kademe ilerlemeleri yapılmaz. Bu gibilerin terfi ve kademe ilerlemesi işlemlerinin ne şekilde yapılacağı subay sicil yönetmeliğinde gösterilir. …" hükmüne yer verilmiştir. 926 saylı Kanun'a dayanılarak 27/12/1998 tarih ve 23566 sayılı resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe konulan Subay Sicil Yönetmeliğinin "Teğmen-yarbay rütbelerindeki subayların terfi işlemleri" başlıklı 41. maddesinde,"Teğmen, üsteğmen, yüzbaşı, binbaşı ve yarbay rütbelerindeki subayların terfileri  aşağıdaki esaslara göre yapılır. (Değişik ikinci fıkra: RG – 6/5/2002-24747) Teğmen, üsteğmen, yüzbaşı, binbaşı ve yarbay rütbelerindeki subaylar, …..yeterlik derecesine göre sıralanırlar. (Değişik üçüncü fıkra:RG-6/5/2002-24747) Bu sıralama esas alınmak suretiyle; teğmen, üsteğmen,  yüzbaşı  ve  binbaşılar  için  sicil notu ortalaması, sicil tam notunun % 60 ve daha yukarısı; yarbaylar için % 70 ve daha yukarısı olanlar…belirlenen kadrolara göre, bir üst rütbedeki kadro açığı kadarı, bir üst rütbeye terfi ettirilir. ….. Kanun'un 36, 58 ve 65 nci maddelerine göre 30 Ağustos tarihinden sonra terfi etme durumunda olanların, terfi eden emsallerinin şartlarını haiz olmak kaydıyla, kadro açığı şartı aranmadan bir üst rütbeye terfi işlemleri, derhâl yapılır. Terfi edenlerin nasıpları, emsallerinin nasıp tarihine götürülür. …." düzenlemesine, Aynı yönetmeliğin "Açığa çıkarılan, tutuklanan ve firar veya izin tecavüzünde bulunan subayların terfi usulleri" başlıklı 60. maddesinde " Rütbelerine ait bekleme süresi içinde açığa çıkarılanlar, tutuklananlar, kısa süreli  kaçma ve izin süresini geçirme hariç olmak üzere firar veya izin tecavüzünde bulunanlar hakkında,  bu durumları yokmuş gibi terfi ile ilgili hazırlıklar yürütülür. Rütbe terfi sırasına giren: a. Bu subaylardan : (1) Açığa alınanlardan; (a) Açıkları devam edenlerin, (b) Türk Silâhlı Kuvvetlerinden ilişiklerinin kesilmesini gerektirmeyecek şekilde hürriyeti bağlayıcı bir cezaya mahkûm olmaları nedeniyle açıkları kaldırılmış olup da, henüz hükümleri kesinleşmemiş olanların, (c) Soruşturmaya konu olan fiillerinin hizmetlerine devama engel olmadığı anlaşıldığı için,  haklarında karar  verilmesi beklenmeksizin açıkları kaldırılanların,terfileri yapılmaz,  yapılmış olanlar iptal edilir. (2) Haklarında kovuşturmaya yer olmadığına, beraetine, muhakemenin men’ine, kamu davasının düşmesine, ortadan  kaldırılmasına veya verilen  cezanın teciline, kısa hapis cezasına, tedbire veya para cezasına çevrilmesine karar verilmiş ve hükmü kesinleşmiş olanların, terfi eden emsallerinin şartlarını haiz olmak kaydıyla, kadro açığı şartı aranmadan bir üst rütbeye terfi işlemleri, bu Yönetmeliğin 41 nci maddesi esaslarına göre derhâl yapılır. Terfi edenlerin nasıpları, emsallerinin nasıp tarihine götürülür. (3) Kısa hapis cezasına,…… tâbi tutulurlar. Terfi edenlerin yeni rütbe nasıpları, emsallerinin nasıp tarihine götürülür. b. Bunlardan: (1) Tutuklu bulunan ya da tahliye edilmekle beraber soruşturması veya muhakemesi devam eden  veya  haklarında verilen hüküm henüz kesinleşmemiş bulunanların terfileri yapılmaz, yapılmış olanlar  iptal edilir. (2) Haklarında kovuşturmaya yer olmadığına, beraetine, muhakemenin men'ine, kamu davasının düşmesine, ortadan kaldırılmasına veya verilen cezanın teciline, tedbire veya para cezasına çevrilmesine karar verilmek suretiyle tutukluluk hâllerine son verilenler ile daha önce tutukluluk hâllerine son verilmekle beraber bilâhare haklarında yukarıda sayılan kararlardan biri veya kısa hapis cezası verilmiş ve hükmü kesinleşmiş olanların, terfi eden emsallerinin şartlarını haiz olmak kaydıyla kadro açığı şartı aranmadan bir üst rütbeye terfi işlemleri, bu Yönetmeliğin 41 nci maddesi esaslarına göre derhâl yapılır. Terfi edenlerin nasıpları, emsallerinin nasıp tarihine götürülür. (3)… c. Bu personelden: … (1)… (2)… (3) … Haklarında, ikinci fıkranın (a), (b) ve (c) bentlerinin (2) numaralı alt bentleri uyarınca işlem yapılan ve yeterli oranda sicil mecburiyetini tamamlayamadığı veya kıt’a hizmeti noksanı olduğu için terfi ettirilmeyen subaylar, emsallerinin terfi etmiş olması şartıyla, sözü edilen terfi şartlarını haiz oldukları ilk 30 Ağustos tarihinde o yıl terfi sırasına girenler ile birlikte terfi işlemine tâbi tutulurlar. Terfi edenlerin yeni rütbe nasıpları, emsallerinin nasıp tarihine götürülür." hükmüne yer verilmiştir. I- Subay Sicil Yönetmeliği'nin 60. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendinin 2. alt bendindeki "bir" ve "bu yönetmeliğin 41'inci maddesi esaslarına göre" ibarelerinin ve (b) bendinin 2. alt bendindeki "bir" ve "bu yönetmeliğin 41'inci maddesi esaslarına göre" ibarelerinin iptali istemi yönünden yapılan incelemede; 926 sayılı Kanun'un yukarıda belirtilen 65/1-e maddesinde, rütbe terfi sırasına girenlerden açıkta bulunanlar ile tutuklu bulunan ya da tahliye edilmekle beraber kovuşturma veya duruşması devam eden veya hakkında verilen hüküm henüz kesinleşmemiş bulunanların rütbe terfilerinin yapılmayacağı, 33. maddesinde açığa alınmaları, tutuklanmaları nedeniyle terfi edemeyen ve rütbe kıdemliliği onanmayanlardan, haklarında kamu davasının düşmesine veya beraatine karar verilenler hakkında, emsalleri terfi etmiş veya rütbe kıdemliliği onanmış olmak şartıyla, rütbe terfi ve rütbe kıdemliliklerinin hükmün veya kararın kesinleşme tarihinden geçerli olarak yapılıp emsalleri tarihine götürüleceği, ancak rütbe terfi şartlarını gösteren 38/1-b. maddesinde ise, bu madde de belirtilen diğer şartların yanında rütbeye mahsus normal bekleme süresinin binbaşılarda üç, albaylarda iki yıllık, diğer rütbelerde üçte ikisi oranında, yıllık sicili bulunmak, Subay Meslek Programları Yönetmeliğinde gösterilen kıt'a hizmetlerini yapmış olmak şartlarının da öngörüldüğü, 38. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendinde de, 926 sayılı Kanunun 65 inci maddesine göre 30 Ağustos tarihinden sonra terfi etme durumunda olanların, terfi eden emsallerinin şartlarını haiz olmak kaydıyla, kadro açığı şartı aranmadan bir üst rütbeye terfi işlemlerinin yapılması öngörülmüştür. 926 sayılı Kanun'un "Kadroların tespiti, muvazzaf subay kadro oranları ve albayların fiili hizmet süresinin uzatılması" başlıklı 41/1-a maddesinde "(Değişik: 22/7/1981 – 2497/1 md.) Subay hizmet kadroları aşağıdaki esaslara göre tespit olunur. a) (Değişik: 18/6/2003 – 4902/22 md.) Her yıl 30 Ağustos tarihinden sonra uygulanacak kadrolar; rütbe, sınıf (varsa branşı) belirtilerek Milli Savunma Bakanlığı tarafından hizmet ihtiyacına göre tespit edilir." hükmüne yer verilmiştir. Yukarıdaki Kanun hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, Türk Silahlı Kuvvetlerinde kadroların rütbe ve sınıf esasına göre belirlendiği, Türk Silahlı Kuvvetlerinin hizmet ihtiyacı,iç düzeni ve hiyerarşik yapısı göz önüne alınarak rütbe terfi yapılmasında her rütbede görev yapılması gereken belli sürelerin öngörüldüğü, 926 sayılı Kanunun 30. maddesinde normal bekleme süresinin Binbaşı rütbesi için beş yıl,Yarbay rütbesi için ise üç yıl olduğu, böylece her rütbede belli bir tecrübe ve bilgi birikimi kazanıldıktan sonra bir üst rütbeye terfi işlemİnin yapılmasının öngörüldüğü görülmektedir. Bu kapsamda kanun koyucu tarafından hem kamu yararı hem de kişi yararı gözetilerek, açığa alınması ve tutuklanması sebebiyle rütbe terfi işlemi yapılmayan personelden haklarında kamu davasının düşmesine veya beraatine karar verilenlerin doğrudan doğruya emsallerinin rütbesine değil bir üst rütbeye terfi işlemlerinin yapılmasının öngörüldüğü, ancak bu kişilerin zaman içinde emsallerinin rütbesine yetiştirilebilmesi için müteakip rütbelerdeki normal rütbe bekleme sürelerinin azaltıldığı, bu sürelerin Binbaşı rütbesi için üç yıl,Yarbay rütbesi için ise iki yıl olarak belirlendiği, bu rütbelerde sırasıyla üç yıl ve iki yıl terfi için yeterli sicil aldıktan ve kıta görevleri yapıldıktan sonra rütbe terfi işleminin yapılmasının mümkün olduğu anlaşılmaktadır. İptali istenen dava konusu yönetmelik hükmü incelendiğinde, Subay Sicil Yönetmeliğinin 41. maddesinde, 926 sayılı Kanun'un 65 nci maddesine göre 30 Ağustos tarihinden sonra terfi etme durumunda olanların, terfi eden emsallerinin şartlarını haiz olmak kaydıyla, kadro açığı şartı aranmadan bir üst rütbeye terfi işlemlerinin yapılarak terfi edenlerin nasıplarının (rütbeye terfi tarihinin), emsallerinin nasıp tarihine götürüleceği öngörülmüştür. Dolayısıyla Subay Sicil Yönetmeliğinin 60. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendinin 2. alt bendinde ve (b) bendinin 2. alt bendinde, açığa alınması ve tutuklanması sebebiyle rütbe terfi işlemi yapılmayan personelden haklarında kamu davasının düşmesine veya beraatine karar verilenlerin doğrudan doğruya emsallerinin rütbesine değil, bu yönetmeliğin 41'inci maddesi esaslarına göre bir üst rütbeye terfi ettirilmesini öngören düzenlemelerde yer verilen "bir" ve "bu yönetmeliğin 41'inci maddesi esaslarına göre" ibarelerinde üst hukuk normlarına ve hukuka aykırılık görülmemiştir. II- Davacının, emsallerinin rütbesi olan Albay rütbesine terfi ettirilmemesine ilişkin işlemin iptali istemi yönünden yapılan incelemede; 926 sayılı Kanun'un 33. maddesinde açığa alınmaları, tutuklanmaları, nedeniyle terfi edemeyen ve rütbe kıdemliliği onanmayanlardan, haklarında kamu davasının düşmesine beraatine, karar verilenlerin rütbe terfi ve rütbe kıdemliliklerinin, hükmün veya kararın kesinleşme tarihinden geçerli olarak yapılıp emsalleri tarihine götürüleceği öngörülmüştür. Davacı hakkında yapılan kovuşturma sonucunda davacıya atılı bir kısım suçlardan beraatine, bir kısım suçlardan ise kamu davasının düşmesine karar verilmiş,bu kararların 21/05/2012 ve 29/06/2018 tarihlerinde kesinleşmesini müteakip son hükmün kesinleşme tarihi olan 29/06/2018 tarihinden geçerli olarak davacı bir üst rütbe olan Binbaşı rütbesine terfi ettirilmiş, Binbaşı rütbesine nasbı emsallerinin nasıp tarihi olan 30/08/2009 tarihine götürülmüştür. Davacının Albay rütbesine terfi ettirilebilmesi için işlem tarihi itibariyle 926 sayılı Kanunun 38. maddesinde ve Subay Sicil Yönetmeliğinin 41 ve 60. maddelerinde öngörülen rütbeye mahsus normal bekleme süresinin binbaşılarda üç, diğer rütbelerde (Yarbay) üçte ikisi oranında (İki yıllık) yıllık sicili bulunmak şartının gerçekleşmediği, davacının binbaşı rütbesinde  üç yıl görev yapması ve   sicil notu ortalaması, sicil tam notunun en az % 60 ve daha yukarısı olması halinde 30/08/2021 tarihinde Yarbay rütbesine, Yarbay rütbesinde de iki yıl görev yapması, bu rütbede % 70 ve daha yukarısı oranında sicil alması halinde 2023 yılında Albay rütbesine terfi ettirilmesi mümkün olup, davacının dava konusu işlem tarihi itibariyle Albay rütbesine terfi ettirilmemesine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, davanın reddine karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı ile Dairemize iletilen dosyada, duruşma için belirlenen 30/04/2025 günü, davacı …'nın ve davalı idarelerden İçişleri Bakanlığı ile Jandarma Genel Komutanlığı'nı temsilen Av. …'in, Milli Savunma Bakanlığı'nı temsilen Av. …'in geldiği görülerek, Danıştay Savcısı …'un hazır bulunduğu açık duruşmaya başlanıldı. Duruşmada hazır bulunan taraflara usulüne göre söz verilip dinlenildikten ve Savcının düşüncesi alındıktan sonra duruşmaya son verildi. Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : İzmir ili, Buca İlçe Jandarma Komutanı (yüzbaşı rütbesinde) olarak görev yapmaktayken, 04/07/2008 tarihinde örgütlü olarak ihaleye fesat karıştırma suçundan gözaltına alınan ve 09/07/2008 tarihinde tutuklanan davacının, yaptığı itiraz sonucu 13/10/2008'de tahliye edildiği, ancak birden fazla suç nedeniyle hakkında yürütülen ceza soruşturmasında iddianamenin düzenlenmesiyle birlikte 18/05/2009 tarihi itibariyle açığa alındığı, bu durumun ise 21/09/2010 tarihinde sona erdiği ve davacının … Jandarma Bölge Komutanlığı emrinde yüzbaşı rütbesiyle göreve başlatıldığı, akabinde devam eden ceza yargılamaları sonucunda; davacının rüşvet almak ve vermek suçundan beraat ettiği, görevi kötüye kullanma, tehdit ve 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'na muhalefet suçlarından ise zamanaşımı sebebiyle düşme kararı verildiği, nihayetinde bu kararların 29/06/2018 tarihi itibariyle kesinleştiği, bilahare davacının yargılandığı süreçte gerçekleştirilmeyen rütbe terfiinin yapılarak emsalleri gibi albay rütbesine terfi ettirilmesi, özlük haklarının güncellenmesi, geriye yönelik rütbe ve terfi maaş farklarının hesaplanarak yasal faiziyle birlikte ödenmesi yolundaki 03/07/2018 günlü başvurusunun, yüzbaşı rütbesinde iken açığa alınan ve yargılandığı süreçte 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu'nun 65. maddesi gereğince rütbe terfii yapılmayan davacının, binbaşı ve yarbay rütbelerinde bekleme süresini doldurmadığından emsalleri gibi albay rütbesine terfi ettirilemeyeceğinden bahisle davalı idarece; davacının 926 sayılı Kanun'un 30, 33 ve 38. maddeleri ile Subay Sicil Yönetmeliğinin 37, 39, 40 ve 41. maddeleri gereğince yargı kararlarının kesinleşme tarihi olan 29/06/2018 tarihinden geçerli olarak Binbaşılığa yükseltilmesine ve Binbaşılık nasıp tarihinin emsalleri gibi 30/08/2009 tarihine götürülmek suretiyle 15/08/2018 günlü işlemle reddi üzerine, anılan işlemin ve bu işleme dayanak gösterilen Subay Sicil Yönetmeliğinin 60. maddesinin (a) bendinin 2. alt bendindeki "bir" ve "bu yönetmeliğin 41'inci maddesi esaslarına göre" ibareleri ile (b) bendinin 2. alt bendindeki "bir" ve "bu yönetmeliğin 41'inci maddesi esaslarına göre" ibarelerinin iptali istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT : Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 2. maddesinde, Hukuk Devleti ilkesine, 10. maddesinde, "Herkes, dil ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayrım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir." hükmüne; 49. maddesinde, "Çalışma, herkesin hakkı ve ödevidir. Devlet çalışanların hayat seviyesini yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek için çalışanları ve işsizleri korumak, çalışmayı desteklemek ve işsizliği önlemeye elverişli ekonomik bir ortam ve çalışma barışını sağlamak için gerekli tedbirleri alır." hükmüne, 10/03/1983 tarihli, 2803 sayılı Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanunu'nun Dördüncü Kısım Birinci Bölüm Personel, kaynakları ve uygulanacak mevzuat: Madde13- "(Değişik: 25/7/2016-KHK-668/13 md. Değiştirilerek kabul: 8/11/2016-6755/13 md.) Jandarma Hizmetleri Sınıfı personelinin her türlü özlük işlerinde, bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde, 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu uygulanır. Ancak, nasıp ve terfi, aylık ve diğer mali ve sosyal haklar bakımından statü ve rütbelerine göre 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanunu, 13/6/2001 tarihli ve 4678 sayılı Türk Silahlı Kuvvetlerinde İstihdam Edilecek Sözleşmeli Subay ve Astsubaylar Hakkında Kanun, 28/5/1988 tarihli ve 3466 sayılı Uzman Jandarma Kanunu, 18/3/1986 tarihli ve 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu ile 10/3/2011 tarihli ve 6191 sayılı Sözleşmeli Erbaş ve Er Kanununa tabi personel hakkındaki hükümler uygulanır." hükmü, 27/07/1967 tarihli, 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanunu'nun Beşinci Kısım 1. Bölüm III – 30. maddesinde bekleme süreleri düzenlenmiş olup, IV – Terfi zamanı: Madde 33 – (Mülga: 2/7/2018 – KHK/703/127 md.) "(Ek : 21/7/2000 – KHK – 607/2 md. Değiştirilerek kabul: 10/5/2006-5497/2 md.; Değişik: 22/1/2015 – 6586/41 md.) Kıdem alanlar, kazaî veya idari kararlarla nasıpları lehe düzeltilenler ile açığa alınmaları, tutuklanmaları, kısa süreli kaçma ve izin süresini geçirme hariç firar veya izin tecavüzünde bulunmaları nedeniyle terfi edemeyen ve rütbe kıdemliliği onanmayanlardan, haklarında kovuşturmaya yer olmadığına, kamu davasının açılmasının ertelenmesine veya düşmesine yahut ortadan kaldırılmasına, firar veya izin tecavüzü suçlarından verilecekler hariç olmak üzere hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, beraatine, kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesine veya cezanın ertelenmesine karar verilenler hakkında, emsalleri terfi etmiş veya rütbe kıdemliliği onanmış olmak şartıyla, yukarıdaki fıkra hükmü uygulanmaz. Ancak, bu durumda olanların rütbe terfi ve rütbe kıdemlilikleri, hükmün veya kararın kesinleşme tarihinden geçerli olarak yapılıp emsalleri tarihine götürülür. Bu şekilde yapılan terfi ve rütbe kıdemliliklerinde maaş farkı ödenmez." hükmü, Dördüncü Bölüm Terfi Esas ve Şartları I – Rütbe terfi şartları ve esasları: Madde 38 – (Değişik: 29/9/1988 – 3475/3 md.) Rütbe terfi şartları aşağıda gösterilmiştir. a) (Değişik: 11/2/2014-6519/28 md.) Bu Kanunun 54 üncü maddesinde belirtilen durumlar haricinde rütbeye mahsus bekleme süresini tamamlamış olmak, b) (Değişik : 21/7/2000 – KHK – 607/6 md.; Aynen kabul: 10/5/2006-5497/5 md.) Rütbeye mahsus normal bekleme süresinin binbaşılarda üç, albaylarda iki yıllık, diğer rütbelerde üçte ikisi oranında, kıdem alanlar için fiili bekleme süresinin (albaylar hariç) binbaşılarda iki yıllık diğer rütbelerde üçte ikisi oranında yıllık sicili bulunmak, c) Subay Meslek Programları Yönetmeliğinde gösterilen kıt'a hizmetlerini yapmış olmak, d) Üst rütbe kadrosunda açık bulunmak, e) General ve amiralliğe yükselecek albaylar için üst rütbe kadrosunda 49 uncu maddede yazılı oranlar içinde açık bulunmak. (Değişik ikinci fıkra: 28/7/1998 – 4374/3 md.) Birinci fıkrada belirtilen şartlara haiz olan subayların terfileri aşağıdaki esaslara göre yapılır. a) (Değişik : 21/7/2000 – KHK – 607/6 md.; Aynen kabul: 10/5/2006-5497/5 md.) Yükselme sırasında girmiş bulunan teğmen-yarbayların sicil notu ortalamaları tespit edilir ve sınıfları içerisinde (kurmay subaylar kendi sınıflarında), branşlara ayrılan sınıflarda ise branşları içerisinde yeterlik derecesine göre sıralanırlar. Bilahare bu sıralama esas alınmak suretiyle; teğmen-binbaşılar için sicil notu ortalaması sicil tam notunun % 60 ve daha yukarısı, yarbaylar için % 70 ve daha yukarısı olanlardan bir üst rütbedeki kadro açığı kadarı en üstün yeterlik derecesinden başlanmak üzere bir üst rütbeye terfi ettirilir. Diğer terfi şartlarını haiz olduğu halde üst rütbede kadro açığı bulunmadığı için terfi edemeyenler derece ilerlemesi yaparlar. Bu Kanunun 36, 58 ve 65 inci maddelerine göre 30 Ağustos tarihinden sonra terfi etme durumunda olanların, terfi eden emsallerinin şartlarını haiz olmak kaydıyla, kadro açığı şartı aranmadan bir üst rütbeye terfi işlemleri derhal yapılır. Sekizinci Bölüm VIII – Açığa çıkarılan, tutuklanan veya firar ve izin tecavüzünde bulunan, cezası infaz edilmekte olan subaylar hakkında yapılacak işlem: Madde 65 – Açığa alınan veya tutuklanan subay ve askerî memurlar hakkında aşağıdaki esaslara göre işlem yapılır: a) (Değişik: 20/11/2017-KHK-696/20 md. Aynen kabul: 1/2/2018-7079/19 md.) Haklarında taksirli suçlar hariç bir suçtan kamu davası açılanlara ilişkin iddianameler, kabulünü müteakip mahkeme tarafından sanığın mensubu bulunduğu kuvvet komutanlığına ve Milli Savunma Bakanlığına gönderilir. Ağırlaştırılmış müebbet hapis, müebbet hapis, taksirli suçlar hariç olmak üzere beş yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektiren bir suçtan veya yüz kızartıcı bir suçtan yahut emre itaatsizlikte ısrar, üste veya amire fiilen taarruz, üste veya amire hakaret, mukavemet suçlarından dolayı haklarında kamu davası açılanlar, ilgili kuvvet komutanlığının teklifi üzerine veya resen Milli Savunma Bakanlığı tarafından açığa alınabilirler. Milli Savunma Bakanlığınca askeri suçlar yönünden resen açığa alma işlemi tesis edilmeden önce fiilin işleniş şekli, niteliği ve disiplini ihlal derecesi bakımından açığa alınmayı gerektirip gerektirmediği hakkındaki görüşü ilgili kuvvet komutanlığından sorulabilir. b) (Değişik: 26/3/1982 – 2642/10 md.) (a) bendi gereğince açığa çıkarılanlar yapmakta oldukları görevden alıkonulurlar ve kendilerine başka görev verilmez. c) (Değişik: 22/1/2015 – 6586/45 md.) Bunlardan; 1. Yargılama sonunda beraatlerine, haklarındaki kamu davasının her ne sebeple olursa olsun ortadan kaldırılmasına veya duruşmanın tatiline veya davanın düşmesine veya kamu davasının reddine veya Türk Silâhlı Kuvvetlerinden ilişkilerinin kesilmesini gerektirmeyecek şekilde hükümlülüklerine yahut haklarında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilenlerin açıkları, haklarındaki kararın kesinleşmesi beklenmeksizin kaldırılır. 2. Soruşturmaya konu olan fiillerin hizmetlerine devama engel olmadığı anlaşılanların açıkları, haklarında karar verilmesi beklenmeksizin kaldırılabilir. 3. Açıkta bulunanlar hakkında her üç ayda bir yapılacak değerlendirme sonucunda veya diğer nedenlerle açıklarının kalkması gerektiği değerlendirilenlerin açıkları kaldırılır. d) (Değişik: 28/6/2001 – 4699/9 md.) Hükmün aleyhe bozulması ve mahkemece bu bozulmaya uyulması veya duruşmanın tatiline dair kararın ortadan kalkması veya Türk Silahlı Kuvvetlerinden ilişkilerinin kesilmesini gerektirecek şekilde hükümlülüklerine karar verilmesi hallerinde de (a) bendi hükmü uygulanır. e) (Değişik: 26/3/1982 – 2642/10 md.) Terfi sırasına girenlerden; 1. Açıkta bulunanların, 2. Türk Silahlı Kuvvetlerinden ilişkilerinin kesilmesini gerektirmeyecek şekilde hürriyeti bağlayıcı bir cezaya mahkum olmaları nedeniyle veya (c) bendinin (2) numaralı alt bendine göre açıkları kaldırılmış olup da henüz hükümleri kesinleşmemiş olanların, 3. (Değişik: 29/7/1983 – 2870/6 md.) Tutuklu bulunan ya da tahliye edilmekle beraber kovuşturma veya duruşması devam eden veya hakkında verilen hüküm henüz kesinleşmemiş bulunanların, 4. Kısa süreli kaçma ve izin süresini geçirme hariç, firar veya izin tecavüzünde bulunmuş olanlar ile firar veya izin tecavüzüne devam edenlerin, Terfileri ve kademe ilerlemeleri yapılmaz. Bu gibilerin terfi ve kademe ilerlemesi işlemlerinin ne şekilde yapılacağı subay sicil yönetmeliğinde gösterilir." hükmü, 27/12/1998 günlü, 23567 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Subay Sicil Yönetmeliği'nin Dördüncü Kısım 1. Bölüm 37. maddesinde terfi esas ve şartları, 39. maddesinde, yeterliğin saptanması, 40. maddesinde de, sicil notu ortalamasının bulunmasına ilişkin hükümler düzenlenmiş olup, Teğmen-yarbay rütbelerindeki subayların terfi işlemleri Madde 41- "Teğmen, üsteğmen, yüzbaşı, binbaşı ve yarbay rütbelerindeki subayların terfileri aşağıdaki esaslara göre yapılır. (Değişik ikinci fıkra: RG – 6/5/2002-24747) Teğmen, üsteğmen, yüzbaşı, binbaşı ve yarbay rütbelerindeki subaylar, her sınıf kendi arasında (kurmay subaylar kendi sınıflarında), branşlara ayrılan sınıflarda ise branşları içerisinde sicil notu ortalaması en yüksek olandan başlanmak üzere yeterlik derecesine göre sıralanırlar. (Değişik üçüncü fıkra:RG-6/5/2002-24747) Bu sıralama esas alınmak suretiyle; teğmen, üsteğmen, yüzbaşı ve binbaşılar için sicil notu ortalaması, sicil tam notunun % 60 ve daha yukarısı; yarbaylar için % 70 ve daha yukarısı olanlar ve Kanunun 38 inci maddesinde belirtilen terfi şartlarını haiz bulunanlardan, en üstün yeterlik derecesinden başlanmak üzere, Kanunun 41 inci maddesine göre her sınıf veya branşlara ayrılan sınıflarda ise her branş için belirlenen kadrolara göre, bir üst rütbedeki kadro açığı kadarı, bir üst rütbeye terfi ettirilir. (Değişik dördüncü fıkra:RG-7/3/2006-26101) Diğer terfi şartlarını haiz olduğu hâlde, üst rütbede kadro açığı bulunmadığı için terfi edemeyenler, derece ilerlemesi yaparlar. Derece ilerlemesi onay işlemleri, Kuvvet Komutanlıkları (Mülga ibare:RG-23/2/2017-29988) (…) Personel Başkanlıklarınca yapılır. Kanunun 36, 58 ve 65 nci maddelerine göre 30 Ağustos tarihinden sonra terfi etme durumunda olanların, terfi eden emsallerinin şartlarını haiz olmak kaydıyla, kadro açığı şartı aranmadan bir üst rütbeye terfi işlemleri, derhâl yapılır. Terfi edenlerin nasıpları, emsallerinin nasıp tarihine götürülür. (Değişik altıncı fıkra:RG-7/3/2006-26101) Kuvvet Komutanlıkları (Mülga ibare:RG-23/2/2017-29988) (…) Personel Başkanlıklarınca; teğmen, üsteğmen, yüzbaşı, binbaşı ve yarbay rütbesindeki subayların terfi işlemlerine 1 Temmuz tarihinde başlanır." hükmü, Üçüncü Bölüm Açığa çıkarılan, tutuklanan ve firar veya izin tecavüzünde bulunan subayların terfi usulleri Madde 60- "Rütbelerine ait bekleme süresi içinde açığa çıkarılanlar, tutuklananlar, kısa süreli kaçma ve izin süresini geçirme hariç olmak üzere firar veya izin tecavüzünde bulunanlar hakkında, bu durumları yokmuş gibi terfi ile ilgili hazırlıklar yürütülür. Rütbe terfi sırasına giren: a. Bu subaylardan : (1) Açığa alınanlardan; (a) Açıkları devam edenlerin, (b) Türk Silâhlı Kuvvetlerinden ilişiklerinin kesilmesini gerektirmeyecek şekilde hürriyeti bağlayıcı bir cezaya mahkûm olmaları nedeniyle açıkları kaldırılmış olup da, henüz hükümleri kesinleşmemiş olanların, (c) Soruşturmaya konu olan fiillerinin hizmetlerine devama engel olmadığı anlaşıldığı için, haklarında karar verilmesi beklenmeksizin açıkları kaldırılanların, terfileri yapılmaz, yapılmış olanlar iptal edilir. (2) Haklarında kovuşturmaya yer olmadığına, beraetine, muhakemenin men’ine, kamu davasının düşmesine, ortadan kaldırılmasına veya verilen cezanın teciline, kısa hapis cezasına, tedbire veya para cezasına çevrilmesine karar verilmiş ve hükmü kesinleşmiş olanların, terfi eden emsallerinin şartlarını haiz olmak kaydıyla, kadro açığı şartı aranmadan bir üst rütbeye terfi işlemleri, bu Yönetmeliğin 41 nci maddesi esaslarına göre derhâl yapılır. Terfi edenlerin nasıpları, emsallerinin nasıp tarihine götürülür. (3) Kısa hapis cezasına, tedbire, para cezasına çevrilen ve tecil edilen mahkûmiyet hükümleri hariç olmak üzere, Türk Silâhlı Kuvvetlerinden ilişiğinin kesilmesini gerektirmeyecek şekilde hürriyeti bağlayıcı cezaya mahkûm olmaları nedeniyle açığı kaldırılanların, haklarında mahkûmiyet hükmünün kesinleşmesini ve cezanın infazını müteakip nasıpları düzeltilerek, yeni nasıpları saptanır. Bulunan yeni nasıplarına göre emsalleri terfi etmiş olanlar, terfii şartlarını haiz iseler ilk 30 Ağustos tarihinde o yıl terfi sırasına girenler ile birlikte terfi işlemine tâbi tutulurlar. Terfi edenlerin yeni rütbe nasıpları, emsallerinin nasıp tarihine götürülür. b. Bunlardan: (1) Tutuklu bulunan ya da tahliye edilmekle beraber soruşturması veya muhakemesi devam eden veya haklarında verilen hüküm henüz kesinleşmemiş bulunanların terfileri yapılmaz, yapılmış olanlar iptal edilir. (2) Haklarında kovuşturmaya yer olmadığına, beraetine, muhakemenin men'ine, kamu davasının düşmesine, ortadan kaldırılmasına veya verilen cezanın teciline, tedbire veya para cezasına çevrilmesine karar verilmek suretiyle tutukluluk hâllerine son verilenler ile daha önce tutukluluk hâllerine son verilmekle beraber bilâhare haklarında yukarıda sayılan kararlardan biri veya kısa hapis cezası verilmiş ve hükmü kesinleşmiş olanların, terfi eden emsallerinin şartlarını haiz olmak kaydıyla kadro açığı şartı aranmadan bir üst rütbeye terfi işlemleri, bu Yönetmeliğin 41 nci maddesi esaslarına göre derhâl yapılır. Terfi edenlerin nasıpları, emsallerinin nasıp tarihine götürülür. (3) Kısa hapis cezasına, tedbire, para cezasına çevrilen ve tecil edilen mahkûmiyet hükümleri hariç olmak üzere, haklarında verilen mahkûmiyet hükmü kesinleşenlerin, cezanın infazını müteakip nasıpları düzeltilerek yeni nasıpları saptanır. Bulunan yeni nasıplarına göre emsalleri terfi etmiş bulunanlar, terfi şartlarını haiz iseler ilk 30 Ağustos tarihinde o yıl terfi sırasına girenler ile birlikte terfi işlemine tâbi tutulurlar. Terfi edenlerin yeni rütbe nasıpları, emsallerinin nasıp tarihine götürülür. c. Bu personelden: (1) Firar veya izin tecavüzleri devam edenlerle, kısa süreli kaçma ve izin süresini geçirme hariç olmak üzere, firar veya izin tecavüzünde bulunmuş olup da haklarındaki soruşturma veya duruşmaları devam eden yahut firar veya izin tecavüzü suçundan haklarında verilen mahkûmiyet hükmü henüz kesinleşmemiş olanların terfileri yapılmaz, yapılmış olanlar iptal edilir. (2) Firar veya izin tecavüzü suçları nedeniyle haklarında; kovuşturmaya yer olmadığına, beraetine, muhakemenin men’ine, kamu davasının düşmesine veya ortadan kaldırılmasına karar verilmiş ve hükmü kesinleşmiş bulunanlar, emsalleri terfi etmiş olmak şartıyla terfi şartlarını haiz iseler, derhâl terfi ettirilirler. Terfi edenlerin nasıpları, emsallerinin nasıp tarihine götürülür. (3) (Değişik:RG-18/8/2000-24144) Kısa süreli kaçma ve izin süresini geçirenler hariç olmak üzere, firar veya izin tecavüzü suçundan haklarında verilen mahkûmiyet hükmü kesinleşenlerin nasıpları, cezanın infazını müteakip düzeltilerek, yeni nasıpları saptanır. Bulunan yeni nasıplarına göre emsal olduğu subaylar terfi etmiş iseler, şartları haiz oldukları takdirde ilk 30 Ağustos tarihinde o yıl terfi sırasına girenler ile birlikte terfi işlemine tâbi tutulurlar. Terfi edenlerin yeni rütbe nasıpları, emsallerinin nasıp tarihine götürülür. Haklarında, ikinci fıkranın (a), (b) ve (c) bentlerinin (2) numaralı alt bentleri uyarınca işlem yapılan ve yeterli oranda sicil mecburiyetini tamamlayamadığı veya kıt’a hizmeti noksanı olduğu için terfi ettirilmeyen subaylar, emsallerinin terfi etmiş olması şartıyla, sözü edilen terfi şartlarını haiz oldukları ilk 30 Ağustos tarihinde o yıl terfi sırasına girenler ile birlikte terfi işlemine tâbi tutulurlar. Terfi edenlerin yeni rütbe nasıpları, emsallerinin nasıp tarihine götürülür." hükmü, yer almaktadır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Dava konusu düzenlemenin incelenmesi: Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın -dava konusu Yönetmeliğin yayımlandığı tarihte yürürlükte olan haliyle- 124. maddesinde, (mülga) Başbakanlık, bakanlıklar ve kamu tüzel kişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla yönetmelikler çıkarabileceği hüküm altına alınmıştır. Bir hiyerarşik normlar sistemi olan hukuk düzeninde, alt düzeydeki normların, yürürlüklerini üst düzeydeki normlardan aldığı kuşkusuzdur. Normlar hiyerarşisinin en üstünde evrensel hukuk ilkeleri ve Anayasa bulunmakta ve daha sonra gelen kanunlar yürürlüğünü Anayasa'dan, yönetmelikler ise yürürlüğünü kanunlardan almaktadır. Dolayısıyla; bir normun, kendisinden daha üst konumda bulunan ve dayanağını oluşturan bir norma aykırı veya bunu değiştirici nitelikte bir hüküm getirmesi mümkün bulunmamaktadır. Anayasa'nın "Kanun önünde eşitlik'" başlıklı 10. maddesinde; herkesin, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşit olduğu, hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamayacağı, Devlet organları ve idare makamlarının bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorunda oldukları hükmüne yer verilmiştir. Bu kuralın, aynı durumda olanlara ayrı kuralların uygulanmasını, ayrıcalıklı kişi ve toplulukların oluşturulmasını engellediği, aynı durumda olanlar için farklı düzenleme yapılmasının eşitliğe aykırılık oluşturacağı, Anayasa'nın amaçladığı eşitliğin, mutlak ve eylemli eşitlik değil hukuksal eşitlik olduğu, bir diğer anlatımla aynı hukuki durumda olanlar için aynı, ayrı hukuki durumda olanlar için ayrı kurallar öngörülmesinin Anayasa'nın öngördüğü eşitlik ilkesine aykırılık teşkil etmeyeceği anlaşılmaktadır. Hukuk devleti ilkesinin ön koşullarından biri olan "hukuk güvenliği" ile kişilerin hukuki güvenliğinin sağlanması amaçlanmaktadır. Hukuk güvenliği ilkesi ile hukuk normlarının öngörülebilir olması, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesi, devletin de yasal düzenlemelerinde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılmaktadır. Dava konusu edilen düzenlemelerde, rütbe terfi sırasına giren subaylardan açığa çıkarılan/tutuklananlar yönünden, haklarında beraetine, kamu davasının düşmesine, ortadan kaldırılmasına karar verilmiş ve hükmü kesinleşmiş olanların, terfi eden emsallerinin şartlarını haiz olmak kaydıyla, kadro açığı şartı aranmadan bir üst rütbeye terfi işlemlerinin, bu Yönetmeliğin 41 nci maddesi esaslarına göre derhâl yapılacağı, terfi edenlerin nasıplarının, emsallerinin nasıp tarihine götürüleceği öngörülmüş, 41. maddede de rütbe-terfii işlemlerinin usulleri belirtilmiştir. 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu'nun 65. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinin (3) numaralı alt bendi uyarınca, açığa alınan veya tutuklanan subay ve askeri memurlar hakkında terfi sırasına girenlerden tutuklu bulunan ya da tahliye edilmekle beraber kovuşturma veya duruşması devam eden veya hakkında verilen hüküm henüz kesinleşmemiş bulunanların terfileri ve kademe ilerlemelerinin yapılmayacağı kurala bağlanmış, anılan Kanun'un 33. maddesinin 2. fıkrasında yer alan hüküm uyarınca haklarında kamu davasının düşmesi yahut ortadan kaldırılması/beraat kararları verilenlerin rütbe terfi ve rütbe kıdemliliklerinin hükmün veya kararın kesinleşme tarihinden geçerli olarak yapılıp, emsalleri tarihine götürüleceği düzenlenmiştir. 926 sayılı Kanun'un yukarıda yer verilen hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; haklarında hürriyeti bağlayıcı bir ceza dışında hüküm verilenlerin, yargılamalarının devam ettiği süre zarfında yapılmayan rütbe-terfi işlemlerinin, haklarında verilen hükmün kesinleştiği tarihten itibaren yapılacağı ve emsalleri tarihine götürüleceğinin açıkça belirtilmesine rağmen, dava konusu edilen düzenlemede, kişilerin yargılandıkları süre boyunca mevcut rütbeleri ile görev almaya devam ettikleri, haklarında verilen ve kesinleşen mahkumiyet dışındaki karara rağmen yargılama süresi ve bu süre zarfında ilerleyebileceği rütbeler dikkate alınmadan rütbe – terfilerinin yalnızca bir üst rütbeye terfi edecek şekilde planlandığı ve bu şekilde uygulandığı anlaşılmaktadır. Yargılama süresince bilfiil emsalleriyle aynı şart ve koşullarda görev yapan, haklarında yapılan yargılama sonunda mahkumiyet dışında bir karar verilen ve yargı kararıyla suçsuz olduğu kesinleşen personelin durumunun emsalleriyle eşitlendiği ve bu zamana dek yapılmayan rütbe terfilerinin mevcut hukuki durumuna uygun olarak yeniden düzenlenerek durumunun emsalleriyle eşitlenmesinin, hem Anayasada yer alan eşitlik ilkesine hem de Anayasa Mahkemesinin 07/05/2021 günlü, 31477 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 04/02/2021 günlü, E:2019/89, K:2021/10 sayılı kararında ve istikrar kazanmış birçok kararında yer verdiği; "…Anayasa’nın 10. maddesinde …belirtilen kanun önünde eşitlik ilkesi hukuksal durumları aynı olanlar için söz konusudur. Bu ilke ile eylemli değil hukuksal eşitlik öngörülmüştür. Eşitlik ilkesinin amacı; aynı durumda bulunan kişilerin kanunlar karşısında aynı işleme bağlı tutulmalarını sağlamak, kişilere ayrım yapılmasını ve ayrıcalık tanınmasını önlemektir. Bu ilkeyle, aynı durumda bulunan kimi kişi ve topluluklara ayrı kurallar uygulanarak kanun karşısında eşitliğin ihlali yasaklanmıştır. Kanun önünde eşitlik, herkesin her yönden aynı kurallara bağlı tutulacağı anlamına gelmez. Durumlarındaki özellikler, kimi kişiler ya da topluluklar için değişik kuralları ve uygulamaları gerektirebilir. Aynı hukuksal durumlar aynı, ayrı hukuksal durumlar farklı kurallara bağlı tutulursa Anayasa’da öngörülen eşitlik ilkesi zedelenmez…" görüşüyle uyum sağlayacaktır. Bununla birlikte Anayasa'nın 128. maddesinin 2. fıkrasında; memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işlerinin kanunla düzenleneceği hükme bağlanmıştır. Davacının rütbe-terfiinin yapılması yolundaki talebinin, özlük haklarına yönelik bir istem olduğuna da kuşku bulunmamaktadır. Bu halde; özlük haklara ilişkin olduğu anlaşılan düzenlemenin Anayasa'nın 128. maddesinin 2. fıkrası gereğince kanunla düzenlenmesi; özlük haklarının yasa ile belirlenmesi gerektiğine dair Anayasa Mahkemesince verilen iptal kararları da bu yöndedir. Dava konusu bireysel işlemin incelenmesi: Yüzbaşı rütbesinde görev yapmaktayken 04/07/2008 tarihinde gözaltına alınan ve 09/07/2008 – 13/10/2008 tarihleri arasında tutuklu olan davacının, 18/05/2009 tarihi itibariyle açığa alındığı, açığa alınma durumunun 21/09/2010 tarihinde sona ermesi üzerine, … Jandarma Bölge Komutanlığı emrinde yüzbaşı rütbesiyle göreve başlatıldığı, hakkında yapılan yargılamalar sonucu verilen beraat ve düşme kararlarının kesinleştiği 29/06/2018 tarihinden itibaren Binbaşılığa yükseltilerek, Binbaşılık nasıp tarihinin emsallerine (30/08/2009) götürüldüğü, ancak rütbe itibariyle emsallerinin gerisinde kaldığı görülmekte olup, davacının rütbe terfiinin emsallerine göre yapılmayarak, mevcut hukuki durumunun düzeltilmemesi yönündeki işlemin, yukarıda aktarılan Kanun hükümlerine aykırı olması, ayrıca bunun davacı hakkında verilen ve kesinleşen beraat/düşme kararlarının da anlam ve sonuçlarının ortadan kalkmasına yol açacak nitelikte olması, hakkında yürütülen yargılama süresince aynı rütbede görev yapan davacının, beraat ve düşme kararları kesinleştiği halde sadece bir üst rütbeye terfiinin yapılmasının hakkaniyete de aykırılık teşkil ettiği hususları dikkate alındığında, davacının rütbe-terfiinin emsallerine göre belirlenerek albay rütbesine terfi ettirilmesi, özlük haklarının güncellenmesi, geriye yönelik rütbe ve terfi maaş farklarının hesaplanarak yasal faiziyle birlikte ödenmesi talebiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 27/12/1998 tarih ve 23566 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Subay Sicil Yönetmeliği'nin 60. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendinin 2. alt bendindeki "bir" ve "bu yönetmeliğin 41'inci maddesi esaslarına göre" ibareleri ile (b) bendinin 2. alt bendindeki "bir" ve "bu yönetmeliğin 41'inci maddesi esaslarına göre" ibarelerinin ve albay rütbesine terfi ettirilmemesine ilişkin 15/08/2018 günlü bireysel işlemin İPTALİNE; 2. Aşağıda dökümü yapılan …- TL yargılama giderinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine, artan posta ücretinin kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, 3. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 30/04/2025 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : Dava dosyasının incelenmesinden, davacının 09/07/2008-13/10/2008 tarihleri arasında tutuklu kaldığı ve ceza yargılamasının devam ettiği süreçte rütbe-terfii işlemlerinin 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu'nun 65/1-e maddesi uyarınca gerçekleştirilmediği, anılan maddenin yoruma yer bırakmayacak şekilde açık olduğu, davacı hakkında sürdürülen ceza yargılamasının sonuçlanıp, beraat ve düşme kararlarının kesinleşmesi üzerine, davacının 29/06/2018 tarihinden geçerli olarak binbaşı rütbesine yükseltilerek, binbaşılık nasıp tarihinin emsallerinin nasıp tarihi olan 30/08/2009 tarihine götürüldüğü anlaşılmaktadır. Davacının takip eden rütbelere terfii için 926 sayılı Kanun ile Subay Sicil Yönetmeliğinde yer alan rütbelerde bekleme süresini tamamlamadığı, her rütbe için gereken sicilleri almadığı, dolayısıyla rütbe-terfii için aranan şartlara sahip olmayan davacının, emsallerine uygun olarak terfii ettirilmesinin hukuken mümkün olmadığı, tüm bu sebeplerle; 926 sayılı Kanun hükümleri doğrultusunda hazırlanarak 27/12/1998 günlü, 23566 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Subay Sicil Yönetmeliği'nin 60. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendinin 2. alt bendindeki "bir" ve "bu yönetmeliğin 41'inci maddesi esaslarına göre" ibareleri ile (b) bendinin 2. alt bendindeki "bir" ve "bu yönetmeliğin 41'inci maddesi esaslarına göre" ibarelerinde ve davacının albay rütbesine terfiinin yapılmamasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından, davanın reddine karar verilmesi gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyoruz.

Yeterlik sıralamasında teğmen, üsteğmen, yüzbaşı ve binbaşı rütbelerindeki personelin sicil notu ortalamasının tam notun en az yüzde 60'ı; yarbayların ise en az yüzde 70'i düzeyinde olması kanuni şarttır. Asteğmenler için terfi şartı bekleme süresini ikmal etmek ve sicil tam notunun yüzde 60 ve yukarısında not almaktır. Bu yeterlik eşiğini sağlayan personelden üst rütbedeki kadro açığı kadarı başarı sırasına göre terfi ettirilir.

Yasal terfi şartlarını taşımasına rağmen üst kadroda açık bulunmaması sebebiyle terfi edemeyen subaylar derece ilerlemesi haklarını korur. Bu derece ilerlemesi işlemleri kuvvet komutanlıklarının personel başkanlıklarınca onaylanır. Terfi inceleme ve işlemlerine her yıl 1 Temmuz tarihinde başlanmaktadır.

926 sayılı Kanun'un 36, 58 ve 65. maddeleri kapsamında 30 Ağustos tarihinden sonraki dönemde terfi hakkı doğan subaylar, emsallerinin şartlarını taşımaları kaydıyla kadro açığı koşulu aranmadan terfi ettirilir ve nasıpları geriye dönük olarak emsallerinin tarihine taşınır. Görev sırasında yaralanarak uzun süreli tedaviye alınan personelin işlemleri ise kıta görevi ve kadro açığı şartları aranmaksızın sicil ortalamalarına göre tesis edilir.

Albay ve Generallerin Terfi ve Emeklilik Esasları

Subay hizmet kadroları her yıl 30 Ağustos tarihinden itibaren geçerli olmak üzere sınıf ve branş bazında Millî Savunma Bakanlığı tarafından hizmet ihtiyaçlarına göre belirlenir. Albayların tuğgeneral veya tuğamiral rütbesine terfi değerlendirmesine girebilmesi için sicil notu ortalamasının tam notun en az yüzde 70'i olması şarttır. Bu şartı sağlayan albayların dosyaları Yüksek Askerî Şûraya iletilir.

926 sayılı TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ PERSONEL KANUNU m. 41Kaynağı aç
Madde 41 – (Değişik: 22/7/1981 – 2497/1 md.) Subay hizmet kadroları aşağıdaki esaslara göre tespit olunur. a) (Değişik: 18/6/2003 – 4902/22 md.) Her yıl 30 Ağustos tarihinden sonra uygulanacak kadrolar; rütbe, sınıf (varsa branşı) belirtilerek Milli Savunma Bakanlığı tarafından hizmet ihtiyacına göre tespit edilir. [34][35] b) (Değişik: 29/7/1983 – 2870/2 md.) Tespit edilen bu kadrolar içindeki albay miktarı her yıl Yüksek Askerî Şuranın tasvibine sunulur ve Yüksek Askerî Şuraca miktar ile ilgili karar alınır. (Özel kanunları gereğince tespit edilen albay kadroları bu miktarlar dışında tutulur.) c) (Değişik: 23/6/2016 – 6722/3 md.) Albaylardan Yüksek Askerî Şura tarafından o yıl için hizmet kadrosu fazlası olduğu tespit edilen miktar kadarı 50 nci maddenin birinci fıkrasının (a) bendine göre kadrosuzluktan emekliye sevk edilirler. Ancak bunlardan, aşağıdaki esaslara göre tefrik edilenler, kadrosuzluktan emekliye sevk edilmezler ve (b) bendine göre tespit edilen miktarın dışına çıkarılarak fiili hizmet süreleri iki yıl uzatılır. Bunların müteakip yıllarda da aynı esaslarla hizmet sürelerinin uzatılması için 50 nci maddenin birinci fıkrasının (b) ve (d) bentleri saklı kalmak şartıyla bu bentteki esaslara göre ayrıca Yüksek Askerî Şura kararı alınır. Her yıl 30 Ağustos tarihi itibarıyla hizmet ihtiyacı sebebiyle kadrosuzluktan emekliye sevk edilmesi uygun görülmeyen toplam albay miktarı ile bunların yıllara, neşetlere, sınıflara, branşlara veya ihtisaslara göre kontenjanları, aşağıda belirtilen oranları aşmamak üzere ve neşet mevcutlarına göre dengeli dağılım çerçevesinde Yüksek Askerî Şura kararı ile tespit edilir. Kuvvet komutanlıkları (…)34 için ayrı ayrı olmak üzere; I- İlk defa fiili hizmet süresi uzatılacak albay miktarı, o yıl hizmet kadrosu fazlalığı sebebiyle kadrosuzluktan emekliye sevk edilecek toplam albay miktarının %25’ini; bunlar arasından müteakip dönemlerde uzatılacakların miktarı ise bir önceki dönemde uzatma kararı alınmış olanların miktarının %75’ini geçemez. II- (I) numaralı alt bentte belirlenmiş orana göre hesaplanacak ilk defa fiili hizmet süresi uzatılacak albay miktarı, Milli Savunma Bakanlığı tarafından Türk Silahlı Kuvvetleri insan gücü planında belirlenmiş yıllık subay yetiştirme miktarının %3’ünün altında olması hâlinde bu sayıya kadar artırılabilir.[36] III- (I) ve (II) numaralı alt bentlerde belirlenmiş oranlara göre bulunacak sayıların küsuratlı değerleri yarıma eşit veya yarımdan büyükse bu küsuratlı değerler tama iblağ edilir. Yüksek Askerî Şura (I) ve (II) numaralı alt bentlerde belirtilen oranları artırmaya yetkilidir. Her yıl Yüksek Askerî Şura tarafından, hizmet kadrosu fazlası olarak belirlenen albaylar ile daha önceki yıllarda fiili hizmet süresi uzatılmış albaylara 54 üncü maddede belirtilen esaslara göre değerlendirme notu verilir. Sicil notu ortalaması, sicil tam notunun %90’ının (dâhil) üzerinde olması ve ilgilinin talep etmesi kaydıyla hizmet ihtiyacı, yeterlik notu ve Yüksek Askerî Şuraca belirlenmiş kontenjanlar esas alınarak tefrik edilecek albayların fiili hizmet süreleri Yüksek Askerî Şura kararı ile bu bentteki esaslara göre yaş haddine kadar uzatılabilir. Görev süresi uzatılmayanlar ise 50 nci maddenin birinci fıkrasının (a) bendine göre kadrosuzluktan emekliye sevk edilirler. Bu bent hükümlerine göre hizmete devam ettirilen albaylardan kendi isteği üzerine emekliye ayrılmak isteyenler 50 nci maddenin birinci fıkrasının (a) bendine göre kadrosuzluktan emekliye sevk edilirler. V – Çok sınıflı kadrolar:
926 sayılı TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ PERSONEL KANUNU m. 54Kaynağı aç
Madde 54 – (Değişik birinci fıkra: 18/6/2003 – 4902/23 md.) Yüksek Askerî Şûra; kuvvet komutanlıklarından  (…)[52] 38 inci maddenin ikinci fıkrasının (b) bendi gereğince gönderilen ve o yıl tuğgeneral-tuğamiral yıl kontenjanı tespit edilen sınıflardan olan albaylar ile terfi sırasındaki general ve amirallerin şahsî dosyalarını ve rütbedeki sicil belgelerini (albayların, teğmenlikten itibaren; general ve amirallerin, generallik ve amirallik sicil belgelerini) inceleyerek, Yüksek Askerî Şûra Yönetmeliğinde gösterilen esaslara göre değerlendirme notu verir. Tespit edilen yeterlik notuna göre en yüksek yeterlik notu alanlardan başlanmak üzere yeterlik sıralaması yapılır. Yeterlik notu, yeterlik tam notunun % 85 ve daha yukarısı olan albay, general ve amirallerden yeterlik notu en yüksek olandan itibaren kadro ihtiyacı kadar bir üst rütbeye terfi ettirilir.[53] (Değişik: 22/7/1981 – 2497/5 md.) Ancak, bir üst rütbeye yükselecek Tuğgeneral – Tuğ-amiral, Tümgeneral – Tümamiral ile Korgeneral – Koramiral sayısı, yükselecekleri rütbenin birinci yıl kontenjanına eşit veya az ise, bunların üst rütbeye yükseltilme durumları Yüksek Askerî Şura üyelerinin üçte ikisinin kabulüne bağlıdır. (Ek fıkra: 11/2/2014-6519/32 md.) Rütbe bekleme süresini tamamlamaya bir yıl kalanlar da Yüksek Askerî Şûra değerlendirmesine alınırlar. Bunlardan terfi ettirilenler ile kadrosuzluktan emekli edilenler rütbe bekleme sürelerini tamamlamış sayılır. (Ek cümle: 25/7/2016-KHK-668/4 md.; Aynen kabul: 8/11/2016-6755/4 md.; Değişik üçüncü cümle: 15/8/2017-KHK-694/32 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7078/32 md.)  Ancak albaylar ile rütbe bekleme süresi üç yıldan az olan general ve amiraller, rütbe bekleme süresine bakılmaksızın ve sicil şartı aranmaksızın Yüksek Askerî Şûra Başkanının kararıyla Yüksek Askerî Şûra değerlendirmesine alınabilirler. (Ek cümle: 15/8/2017-KHK-694/32 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7078/32 md.) Bunlardan terfi ettirilenler ile kadrosuzluktan emekli edilenler rütbe bekleme sürelerini tamamlamış sayılır. (Ek: 3/7/1975 – 1923/23 md.; Mülga dördüncü fıkra: 2/1/2017-KHK-681/22 md., Aynen kabul: 1/2/2018-7073/22 md.) (…) V – Değerlendirme kurullarının çalışmaları:

Yüksek Askerî Şûra değerlendirmesinde, yeterlik notu tam notun yüzde 85 ve yukarısı olan albay, general ve amirallerden notu en yüksek olandan başlanarak kadro ihtiyacı kadar bir üst rütbeye terfi yapılır. Bir üst rütbeye yükselecek tuğgeneral-tuğamiral, tümgeneral-tümamiral ile korgeneral-koramiral sayısı, yükselecekleri rütbenin birinci yıl kontenjanına eşit veya az ise üst rütbeye terfileri Şûra üyelerinin üçte ikisinin kabulüne bağlıdır. Rütbe bekleme süresini tamamlamaya bir yıl kalanlar da değerlendirmeye alınabilir; albaylar ile bekleme süresi üç yıldan az olan general ve amiraller ise bekleme süresi ve sicil şartı aranmaksızın Şûra Başkanının kararıyla değerlendirmeye tabi tutulabilir.

Yüksek Askerî Şûra tarafından belirlenen kadro fazlası albaylar kadrosuzluk gerekçesiyle emekliye sevk edilir. Hizmet ihtiyacı doğrultusunda hizmet süreleri uzatılan albaylar bu uygulamanın dışında tutulur; bu personelden kendi isteğiyle ayrılmak isteyenler de kadrosuzluk nedeniyle emeklilik hükümlerine tabi kılınır.

Kıdem Sıralaması Kuralları

Aynı sınıf, rütbe ve nasıptaki subaylar arasındaki kıdem sırası yıllık yeterlik derecesine göre tespit edilir. Farklı sınıflara mensup subayların eşitliğinde sırasıyla kadrodaki sınıf esas alınarak yeterlik derecesi, hizmet süresi ve bir önceki rütbenin son yılındaki yeterlik notu dikkate alınır. Değişik kaynaklardan yetişen ve yeterlikleri kıyaslanamayan personelde ise öncelik harp okulu mezunları ile Silahlı Kuvvetler namına fakülte bitirenlere tanınır.

5879 sayılı SUBAY SİCİL YÖNETMELİĞİ m. 93Kaynağı aç
Madde 93- Kıdem ve kıdem sırası aşağıdaki esaslara göre düzenlenir : a. Aynı günde subaylığa nasbedilenlerin kıdem sırası : (1) Harp okullarını bitirenler için, harp okullarında kazanılan not ortalamasına, (2) Fakülte veya yüksek okulları bitirenler için, fakülte veya yüksek okullarda kazanılan not ortalamasına, göre saptanır. Ancak, değişik fakülte ve yüksek okullardan mezun olmaları ve  bu fakülte ve yüksek okulların  Yönetmeliklerindeki  farklılık  nedeniyle kıdem sıraları saptanamayan durumlarda kıdem sıraları, askerlik eğitimindeki başarı  derecelerine  göre  saptanır. Bu  derecelerde eşitlik hâlinde, fakülte ve yüksek okulu bitiriş tarihi esas alınır. b. Aynı sınıf ve rütbede aynı nasıplı teğmen, üsteğmen, yüzbaşı, binbaşı, yarbay ve albaylar arasındaki kıdem sırası; her yıl tespit edilen  yeterlik derecesine göre saptanır. c.General ve amirallerin  kıdem  sırası : (1) Aynı rütbe ve nasıplı general ve amirallerin kıdem sırası, muharip ve yardımcı sınıflar kendi aralarında olmak üzere bulunduğu rütbeye yükselirken bulunan yeterlik sıralamasına göre saptanır. Ancak, yeterlik sıralamasındaki durumları ne olursa olsun, muharip sınıf general ve amiraller, aynı nasıplı yardımcı sınıf general ve amirallerden  kıdemli sayılır. (2) Görev süresi uzatılan general ve amirallerin kıdem sıraları, Yüksek Askerî Şûra sonundaki yeterlik notuna göre kendi nasıpları arasında yeniden düzenlenir. d. Aynı rütbede ve aynı nasıplı olup, değişik kaynaklardan yetiştiğinden yeterlik derecesi kıyaslanamayan subaylar arasında kıdem sırası, aşağıdaki önceliğe göredir : (1) Harp okullarından mezun olan subaylar, (2) Silâhlı Kuvvetler adına fakülte ve yüksek okullardan yetiştirilen subaylar, (3) (Değişik:RG-6/5/2002-24747) 1111 sayılı Askerlik Kanunu veya 1076 sayılı Yedek Subaylar ve Yedek Askeri Memurlar Kanunu hükümleri gereğince icra edilen muvazzaf askerlik hizmeti sırasında veya bu hizmeti müteakip muvazzaf subaylığa geçirilenler, (4) Sözleşmeli subaylıktan muvazzaf subaylığa geçirilenler, (5) Kanunun 14 ve 110 ncu maddelerine göre astsubaylıktan muvazzaf subaylığa geçirilenler, (6) Sivil kaynaktan muvazzaf subaylığa geçirilenler, (7) Sözleşmeli subaylar, (8) Yedek subaylar, (9) Kanunun 109 ncu maddesine göre astsubaylıktan muvazzaf subaylığa geçirilenler. e. Çeşitli sınıflara mensup aynı rütbe ve  aynı nasıplı subaylar  arasında kıdem sırası : Kadrodaki sınıfı esas alınmak üzere bunların dahil bulundukları yeterlik derecelerine, yeterlik dereceleri aynı olanların hizmet sürelerine göre saptanır. Hizmet süreleri de aynı olanların bir evvelki rütbenin son yılında tespit edilen yeterlik dereceleri esas alınır. Bu durumda da eşitlik varsa, eşitlik bozuluncaya kadar sıra ile bir önceki rütbenin son yılında tespit edilen yeterlik derecelerine bakılır. Eşitliğin bozulmaması hâlinde, bu maddenin birinci fıkrasının (a) ve (d) bentleri hükümleri uygulanır. f.Her ne sebeple olursa olsun sınıfı değiştirilenlerin kıdem sırası : Yeni sınıflarında yeterlik dereceleri saptanıncaya kadar, yeni onay  tarihine göre sıralanırlar. Onay tarihleri aynı  olduğu takdirde, eski sınıfları aynı  ise eski sınıflarındaki  kıdem sırasına göre; değişik sınıflardan gelmişlerse, bulundukları rütbeye yükselirken girmiş bulundukları yeterlik derecelerine göre saptanır. g. Herhangi bir sebeple nasıpları lehe düzeltilenlerin ve üstün başarı kıdemi  alanların kıdem  sıraları : O yıl için yeni nasıplarına göre aynı nasıplıların sonunda; o yıl için nasıpları aleyhine düzeltilenlerin yeni nasıplarına göre aynı nasıplı subayların başında sıralanırlar. Müteakip yıl alacakları sicil notu dikkate alınarak hesaplanacak yeterliklerine göre sıralanırlar. h. Kuvvetleri ayrı olan aynı rütbe ve aynı nasıplı subaylar : (1) Aynı yıl terfi edenlerden kıdem almadan yükselenler, (2) Her ikisi de kıdem alarak yükselmiş iseler, bir önceki rütbeye yükselme tarihi önce olanlar, (3) (Değişik:RG-7/3/2006-26101) Bütün şartların aynı olması hâlinde mensup bulunduğu kuvvete göre sıra ile; kara, deniz, hava, (Mülga ibare:RG-23/2/2017-29988) (…) Üst rütbe kadrosunda görev yapmanın  terfi için bir hak teşkil etmeyeceği

Aynı rütbe ve nasıptaki generaller bakımından muharip sınıf mensupları, yeterlik sırasına bakılmaksızın yardımcı sınıf personelden kıdemli sayılır. Süresi uzatılan generallerin kıdemi Şûra değerlendirmesi sonrası yeniden düzenlenir. Sınıfı değişen personelin kıdemi onay tarihine göre belirlenirken nasıpları lehe veya aleyhe düzeltilenlerin kıdem sıraları yeni nasıp grubunun sonuna veya başına kaydedilir.

Açıkta ve Tutuklu Bulunan Personelin Durumu ve Yargı Kararları

926 sayılı Kanun'un 65. maddesi uyarınca açıkta olanlar ile firar veya izin tecavüzünde bulunan subayların terfileri durdurulur. Subay Sicil Yönetmeliği uyarınca açığı devam eden, mahkûmiyet kararı kesinleşmeyen veya tutukluluğu süren subayların terfi işlemleri askıda tutulur veya daha önce yapılmışsa iptal edilir.

Danıştay 2. Dairesi, E. 2021/17380, K. 2025/2139 sayılı kararında; beraat eden veya kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilen personelin doğrudan emsallerinin rütbesine yükseltilmesini engelleyen ve yalnızca bir üst rütbeye intibak öngören Subay Sicil Yönetmeliği'nin 60. maddesindeki sınırlayıcı ibareleri oyçokluğuyla hukuka aykırı bularak iptal etmiştir. İlgili kararda karşı oy bulunmakta olup düzenlemenin üst normlara uygun olduğu yönünde görüş de kaydedilmiştir.

2803 sayılı Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanunu'nun 13. maddesi uyarınca Jandarma personelinin nasıp ve terfi işlemlerinde statü ve rütbelerine göre 926 sayılı Kanun hükümleri esas alınmakta; İçişleri Bakanlığı dışındaki mercilere tanınan inha ve seçim yetkileri uygulanmamaktadır. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, E. 2025/4, K. 2025/8 sayılı kararında anılan maddedeki atıf uyarınca özel yönetmelik çıkarılmamış olsa dahi sicil değerlendirmesinin terfinin asli unsuru olması sebebiyle işlem tesis edilebileceğini oyçokluğuyla kabul etmiştir. Danıştay 12. Dairesi ise E. 2023/1244, K. 2023/5230 sayılı ilamında; 2803 sayılı Kanun'un 13. maddesi kapsamındaki resen emekliye sevk yetkisinin idarenin takdirinde olduğunu, idarenin personel belirlemede yargı kararıyla zorlanamayacağını, bununla birlikte işlemin kamu yararı ve hizmet gerekleri yönünden yargı denetimine tabi bulunduğunu belirtmiştir.

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2025/4, K. 2025/8Kaynağı aç
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2025/4 E.  ,  2025/8 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2025/4 Karar No : 2025/8 BÖLGE İDARE MAHKEMESİ KARARLARI ARASINDAKİ AYKIRILIĞIN GİDERİLMESİ İSTEMİ HAKKINDA KARAR Adana Bölge İdare Mahkemesi Başkanlar Kurulunun 18/12/2024 tarih ve E:2024/66, K:2024/47 sayılı kararıyla; Adana Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesinin 20/03/2024 tarih ve E:2023/639, K:2024/229 sayılı ve 04/12/2024 tarih ve E:2024/819, K:2024/990 sayılı kararları ile Bursa Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesinin 16/10/2024 tarih ve E:2023/2099, K:2024/1427 sayılı, Konya Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesinin 13/11/2024 tarih ve E:2024/1652, K:2024/1849 sayılı kararı arasındaki aykırılığın giderilmesinin istenmesi nedeniyle, "Aykırılığın, Adana Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesi kararı doğrultusunda giderilmesi gerektiği" görüşüyle, 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun'un 3/C maddesinin 4. fıkrasının (c) bendi uyarınca dosyanın Danıştaya gönderilmesi üzerine, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkimi Muhammed Enes Yılmaz'ın açıklamaları dinlendikten sonra konu ile ilgili kararlar ve yasal düzenlemeler incelenerek gereği görüşüldü: I-AYKIRILIĞIN GİDERİLMESİ İSTEMİNE KONU BÖLGE İDARE MAHKEMESİ KARARLARI : A- ADANA BÖLGE İDARE MAHKEMESİ 4. İDARİ DAVA DAİRESİNİN E:2023/639 SAYILI DOSYASINA KONU YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istemin özeti: Osmaniye İl Jandarma Komutanlığı emrinde astsubay olarak görev yapan davacı tarafından, 2021 yılı sicil değerlendirme işleminin iptali istenilmiştir. Adana 2. İdare Mahkemesinin 28/04/2022 tarih ve E:2021/1632, K:2022/548 sayılı kararının özeti: Davacı tarafından, "2021 yılı sicil değerlendirme işleminin" iptali istenilmekte ise de; davacı hakkında düzenlenen 2020 yılı sicil değerlendirme belgesinde davacının ortalama 85,66 puan ile "başarılı" sicil notu aldığı, sicil üstlerince olumsuz kanaat belirtilmediği, davacı hakkında 7068 sayılı Kanunun 8/3-13 maddesi uyarınca disiplin amiri tarafından 12/11/2020 tarih ve 2020/3 işlemle "aylıktan kesme" cezası verilmesi gerekmekte ise de, bir alt ceza uygulanmak suretiyle "kınama" cezası verildiği ve bahse konu cezanın itiraz edilmeyerek 29/11/2020 tarihinde kesinleştiği, dava konusu sicil değerlendirme dönemi içerisinde davacının disiplin cezası almış olduğu, idarenin takdir hakkı kapsamında başarılı sicil değerlendirme puanı verilen davacı hakkında tanzim edilen dava konusu 2021 yılı sicil değerlendirme işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Adana Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesinin 20/03/2024 tarih ve E:2023/639, K:2024/229 sayılı kararının özeti: Astsubay Sicil Yönetmeliği'nin "Kapsam" başlıklı 2. maddesinde; "Bu Yönetmelik, Türk Silâhlı Kuvvetlerine mensup astsubayların; sicil üstlerini, rütbe terfii, rütbe kademeliliği, kademe ilerlemesi işlemleri ile görevli personeli ve sicil değerlendirme ve denetleme kurulları üyelerini kapsar." hükmünü ihtiva ettiği görülmekle birlikte, 23/02/2017 tarih ve 29988 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Astsubay Sicil Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile Astsubay Sicil Yönetmeliği'nin değişik maddelerinde yer verilen Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı ibarelerinin yürürlükten kaldırıldığı, 2803 sayılı Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanunu'nun 24. maddesinde; "Jandarma personelinin terfi işleri, değerlendirme, ödüllendirme, kılık ve kıyafet ve Kanunun uygulanmasına ilişkin diğer hususların Cumhurbaşkanınca yürürlüğe konulan yönetmelikle düzenleneceğinin belirtildiği, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı Personel Yönetmeliği'nin 45. maddesinde; "… Değerlendirme sistemine ilişkin hususlar Bakanlıkça yürürlüğe konulan yönetmelik ile belirlenir." hükümlerine yer verildiği, ancak bu konuda herhangi bir yönetmelik düzenlenmesinin yapılmadığı hususları nazara alındığında, Jandarma Genel Komutanlığı bünyesinde görev yapan Astsubaylar için 23/02/2017 tarihinden sonra Astsubay Sicil Yönetmeliği'ne göre sicil değerlendirmesi yapılmasının hukuken mümkün olmadığı anlaşıldığından, davacı hakkında tanzim edilen 2021 yılı sicil işlemlerinde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle, istinaf başvurusunun kabulüne, dava konusu işlemin iptaline, kesin olarak karar verilmiştir. Adana Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesinin 04/12/2024 tarih ve E:2024/819, K:2024/990 sayılı kararı da aynı doğrultuda kesinleşmiştir. B- BURSA BÖLGE İDARE MAHKEMESİ 4. İDARİ DAVA DAİRESİNİN E:2023/2099 SAYILI DOSYASINA KONU YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istemin özeti: Balıkesir ili, Marmara İlçe Jandarma Komutanlığı Merkez J.Krk. Komutanlığı emrinde Jandarma Astsubay Kıdemli Çavuş olarak görev yapan davacı tarafından, 2021 yılı birinci ve ikinci sicil amirince verilen sicil notunun iptali istenilmiştir. Balıkesir 1. İdare Mahkemesinin 25/10/2023 tarih ve E:2023/628, K:2023/1041 sayılı kararının özeti: Astsubay Sicil Yönetmeliği'nin "Kapsam" başlıklı 2. maddesinde; "Bu Yönetmelik, Türk Silâhlı Kuvvetlerine mensup astsubayların; sicil üstlerini, rütbe terfii, rütbe kademeliliği, kademe ilerlemesi işlemleri ile görevli personeli ve sicil değerlendirme ve denetleme kurulları üyelerini kapsar." hükmünü ihtiva ettiği görülmekle birlikte, 23/02/2017 tarih ve 29988 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Astsubay Sicil Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile Astsubay Sicil Yönetmeliği'nin değişik maddelerinde yer verilen Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı ibarelerinin yürürlükten kaldırıldığı, 2803 sayılı Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanunu'nun 24. maddesinde; "Jandarma personelinin terfi işleri, değerlendirme, ödüllendirme, kılık ve kıyafet ve Kanunun uygulanmasına ilişkin diğer hususların Cumhurbaşkanınca yürürlüğe konulan yönetmelikle düzenleneceğinin belirtildiği, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı Personel Yönetmeliği'nin 45. maddesinde; "… Değerlendirme sistemine ilişkin hususlar Bakanlıkça yürürlüğe konulan yönetmelik ile belirlenir." hükümlerine yer verildiği, ancak bu konuda herhangi bir yönetmelik düzenlenmesinin yapılmadığı hususları nazara alındığında, Jandarma Genel Komutanlığı bünyesinde görev yapan Astsubaylar için 23/02/2017 tarihinden sonra Astsubay Sicil Yönetmeliği'ne göre sicil değerlendirmesi yapılmasının hukuken mümkün olmadığı anlaşıldığından, davacı hakkında tanzim edilen 2021 yılı sicil işlemlerinde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bursa Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesinin 16/10/2024 tarih ve E:2023/2099, K:2024/1427 sayılı kararının özeti: 2803 sayılı Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanunu'nun amaç başlıklı 1.maddesinde, bu Kanun'un Türkiye Cumhuriyeti Jandarma Teşkilatının görev, yetki ve sorumluluklarına, hizmetin gerektirdiği bağlılık ve ilişkilere, teşkilat ve konuşa ait esas ve usullerinin düzenlendiği, 13. maddesinde Jandarma Hizmetleri Sınıfı personelinin her türlü özlük işlerinde bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde 14/07/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun uygulanacağı, 24. maddesinde bu Kanunla münhasıran yönetmelik çıkarılması öngörülen hususların yanısıra Jandarmanın teşkilat, görev, yetki ve sorumluluklarının, personelin terfi işlerinin, değerlendirme, ödüllendirme, kılık kıyafet ve Kanunun uygulanmasına ilişkin diğer hususların Cumhurbaşkanınca yürürlüğe konulan yönetmelikle düzenleneceğinin kurala bağlandığı, Jandarma personelinin sicil işlemleri hakkında anılan Kanun'da ve söz konusu Kanun'un 13. maddesi ile gönderme yapılan 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nda açık bir düzenleme bulunmadığı, keza Kanun'un 24. maddesinde öngörülen hususlarda henüz bir yönetmelik de çıkarılmadığı, Bununla birlikte 2803 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesinde, bu Kanun'un 24. maddesiyle çıkarılması öngörülen yönetmelikler yürürlüğe girinceye kadar 1 Aralık 1937 tarih ve 2/7765 sayılı Kararname ile yürürlüğe konulmuş olan "Jandarma Teşkilat ve Vazife Tüzüğü" ile ek ve değişikliklerinin bu kanuna aykırı olmayan hükümlerinin uygulanmasına devam edileceğinin kurala bağlandığı, bu durumda 24. maddede düzenlenmesi öngörülen yönetmelikler yürürlüğe girinceye kadar Jandarma Teşkilat ve Vazife Tüzüğü'nün bu kanuna aykırı olmayan hükümlerinin uygulanmasına devam edilmesi gerektiği, Jandarma sınıfında bulunan Subay ve Astsubayların sicil işlemlerinin başlangıçta 1937 yılında yürürlüğe giren Jandarma Sicil Talimatnamesine göre yürütüldüğü, 1963 yılında 25/04/1963 tarih ve 6/1578 sayılı kararla Jandarma Sicil Talimatnamesinin ilga edilip Jandarma Sicil Yönetmeliği'nin yürürlüğe konulması üzerine sicil işlemlerinin 1968 yılına kadar bu yönetmeliğe göre; 1968 yılında Subay Sicil Yönetmeliği ve Astsubay Sicil Yönetmeliğinin yürürlüğe girmesi üzerine de bu yönetmeliklere göre yürütüldüğü, ancak 1998 yılında yayımlanan ve halen yürürlükte olan bu yönetmeliklerde 2017 yılında yapılan değişiklikler sonrasında jandarma sınıfı subay ve astsubaylara yer verilmediğinin görüldüğü, Bu durumda, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununda sicil düzenlenmesi hakkında bir hüküm bulunmadığından ve yönetmelikler yürürlüğe girene kadar 2803 sayılı yasanın geçici 1. maddesi ile atıfda bulunulan Jandarma Teşkilat ve Vazifeleri Tüzüğü'nün uygulanacağı açıkça hükme bağlandığından ve jandarmanın sicile ilişkin işlemlerinde aynı Tüzük'ün 43. maddesiyle göndermede bulunulan Jandarma Sicil Talimatnamesi'nin uygulanması belirtildiğinden, sözü edilen Talimatname'nin ilga edilip 1963 tarihinde Jandarma Subay Sicil Yönetmeliği ve Jandarma Astsubay Sicil Yönetmeliği'nin, 1968 tarihinde de Subay ve Astsubay Sicil Yönetmeliği'nin yürürlüğe girdiği ve nihai olarak 1998 yılında yayınlanan Yönetmeliklerin yürürlükte olduğu ve Tüzük'ün 43. maddesi ile gönderme yapılan Jandarma Sicil Talimatnamesi yürürlükten kaldırılmış ise de 1998 tarihli Astsubay Sicil Yönetmeliği'nin ve Subay Sicil Yönetmeliği'nin Jandarma Sicil Talimatnamesi'nin yerine kaim olduğu, dolayısıyla uyuşmazlığın çözümünde Astsubay Sicil Yönetmeliği'nin uygulanması gerektiği sonucuna varılarak işin esasına geçildiği, Sicil, performans değerlendirme notu ve benzeri nitelikteki idari işlemlerin tesisinde ilgili amirlerin gözlem ve kanaatinin önem arz ettiği, bu nedenle idarenin takdir yetkisinin disiplinel nitelikte yaptırım içeren idari işlemlerden daha fazla olduğu, davacıya verilen 93,00 sicil notunun ilgilisini "Üstün Başarılı" olarak değerlendiren bir not olduğu, söz konusu yıla ait sicil belgesinin 'Sicil Üstleri Kanaatleri' bölümünde davacı ile ilgili olarak herhangi bir menfi kanaatin belirtilmediği, davacı ile ilgili yapılan diğer değerlendirmeler de göz önünde bulundurulduğunda, takdir edilen nottan daha yüksek bir not verilmemesinin objektiflikten uzaklaşıldığı intibasını uyandıracak bir yön içermediği, aksi yönde herhangi bir delilin de mevcut olmadığı dikkate alındığında, dava konusu 2021 yılı sicil işleminde hukuka aykırı bir yön bulunmadığı sonuç ve kanaatine varıldığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun kabulüne, davanın reddine kesin olarak karar verilmiştir. Konya Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesinin 13/11/2024 tarih ve E:2024/1652, K:2024/1849 sayılı kararı da benzer yöndedir. II-İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY: Aykırılık, Jandarma Genel Komutanlığı emrinde görev yapan astsubaylar tarafından, sicil değerlendirme işlemlerinin (sicil notlarının) iptali istemiyle açılan davalarda, sicil değerlendirmesinin 23/02/2017 tarihinden sonra Astsubay Sicil Yönetmeliği hükümlerine göre yapılıp yapılamayacağı hususundan kaynaklanmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT: 1- 2803 sayılı Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanunu Amaç: Madde 1 – Bu Kanun, Türkiye Cumhuriyeti Jandarma Teşkilatının görev, yetki ve sorumluluklarına, hizmetin gerektirdiği bağlılık ve ilişkilere, teşkilat ve konuşa ait esas ve usulleri düzenler. Kapsam: Madde 2 – Bu Kanun, Jandarma Teşkilatındaki karargah, birlik ve kurumlar ile buralarda hizmet gören personeli ve bunlarla ilgili faaliyet ve esasları kapsar. Personel, kaynakları ve uygulanacak mevzuat: Madde 13 – (Değişik: 25/7/2016-KHK-668/13 md.; Değiştirilerek kabul: 8/11/2016-6755/13 md.) Jandarma Hizmetleri Sınıfı personelinin her türlü özlük işlerinde, bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde, 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu uygulanır. (Değişik cümle:18/10/2018-7148/11 md.) Ancak, nasıp ve terfi, aylık ve diğer mali ve sosyal haklar bakımından statü ve rütbelerine göre 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanunu, 13/6/2001 tarihli ve 4678 sayılı Türk Silahlı Kuvvetlerinde İstihdam Edilecek Sözleşmeli Subay ve Astsubaylar Hakkında Kanun, 28/5/1988 tarihli ve 3466 sayılı Uzman Jandarma Kanunu, 18/3/1986 tarihli ve 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu ile 10/3/2011 tarihli ve 6191 sayılı Sözleşmeli Erbaş ve Er Kanununa tabi personel hakkındaki hükümler uygulanır. Jandarma Hizmetleri Sınıfı hariç olmak üzere Jandarma Genel Komutanlığının diğer hizmet sınıflarındaki kadrolarında bulunan Devlet memurları, Türk Silahlı Kuvvetleri kadrolarındaki emsallerinin yararlandığı mali ve sosyal haklardan aynı şekilde yararlanırlar. (…) Yönetmelik: Madde 24 – (Değişik: 27/5/2016-KHK-668/17 md.; Aynen kabul: 8/11/2016-6755/17 md.) Bu Kanunla münhasıran yönetmelik çıkarılması öngörülen hususların yanısıra jandarmanın teşkilat, görev, yetki ve sorumlulukları, diğer makamlarla ilişkileri, birlikte çalışma ve işbirliği esasları dahil komuta ve kontrol ilişkileri ile Jandarma (…) personelinin terfi işleri, değerlendirme, ödüllendirme, kılık ve kıyafet ve Kanunun uygulanmasına ilişkin diğer hususlar; Cumhurbaşkanınca yürürlüğe konulan yönetmelikle düzenlenir. 2- 28/12/1998 tarih ve 23567 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Astsubay Sicil Yönetmeliği Amaç Madde 1- Bu Yönetmelik; astsubayların rütbe terfii, rütbe kademeliliği, kademe ilerlemesi ve Silâhlı Kuvvetlerden ayırma işlemleri ile bu işlemlere esas olacak sicil belgelerinin şekil ve muhtevasını, düzenlenme ve gönderilme usulünü, sicil değerlendirme ve denetleme kurullarının çalışma esaslarını ve astsubaylar hakkında diğer hususlarda yapılacak işlemleri düzenler. Kapsam Madde 2- Bu Yönetmelik, Türk Silâhlı Kuvvetlerine mensup astsubayların; sicil üstlerini, rütbe terfii, rütbe kademeliliği, kademe ilerlemesi işlemleri ile görevli personeli ve sicil değerlendirme ve denetleme kurulları üyelerini kapsar. 3- 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun: Bölge idare mahkemesi başkanlar kurulu: Madde 3/C- … 4. Bölge idare mahkemesi başkanlar kurulunun görevleri şunlardır: … c) Benzer olaylarda, bölge idare mahkemesi dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında veya farklı bölge idare mahkemeleri dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında aykırılık veya uyuşmazlık bulunması hâlinde; resen veya ilgili bölge idare mahkemesi dairelerinin ya da istinaf yoluna başvurma hakkı bulunanların bu aykırılığın veya uyuşmazlığın giderilmesini gerekçeli olarak istemeleri üzerine, istemin uygun görülmesi hâlinde kendi görüşlerini de ekleyerek Danıştaydan bu konuda karar verilmesini istemek. … 5. Dördüncü fıkranın (c) bendine göre yapılacak istemler, konusuna göre İdari veya Vergi Dava Daireleri Kuruluna iletilir. İlgili dava daireleri kurulunca üç ay içinde karar verilir. Aykırılık veya uyuşmazlığın giderilmesine ilişkin olarak bu fıkra uyarınca verilen kararlar kesindir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME : İncelemeye konu başvuruda giderilmesi istenen aykırılığı; Jandarma Genel Komutanlığı emrinde görev yapan astsubayların sicil değerlendirmesinin, 23/02/2017 tarihinden sonra Astsubay Sicil Yönetmeliği hükümlerine göre yapılıp yapılamayacağı hususu oluşturmaktadır. 27/07/2016 tarih ve 29783 sayılı 2. mükerrer Resmi Gazete'de yayımlanan 668 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (6755 sayılı Kanun'un) 6. maddesiyle değiştirilen 2803 sayılı Kanun'un 4. maddesinde, Jandarma Genel Komutanlığının İçişleri Bakanlığına bağlı olduğu, aynı Kanun Hükmünde Kararname'nin 13. maddesiyle değiştirilen Kanun'un 13. maddesinde, Jandarma Hizmetleri Sınıfı personelinin her türlü özlük işlerinde, bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu uygulanacağı, ancak, nasıp ve terfi, aylık ve diğer mali ve sosyal haklar bakımından statü ve rütbelerine göre 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanunu, 13/6/2001 tarihli ve 4678 sayılı Türk Silahlı Kuvvetlerinde İstihdam Edilecek Sözleşmeli Subay ve Astsubaylar Hakkında Kanun, 28/5/1988 tarihli ve 3466 sayılı Uzman Jandarma Kanunu, 18/3/1986 tarihli ve 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu ile 10/3/2011 tarihli ve 6191 sayılı Sözleşmeli Erbaş ve Er Kanununa tabi personel hakkındaki hükümlerin uygulanacağı belirtilmiştir. Ayrıca, 668 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 17. maddesiyle değiştirilen 2803 sayılı Kanun'un 24. maddesinde, Jandarma personelinin; terfi işleri, değerlendirme, ödüllendirme, kılık ve kıyafet ve Kanunun uygulanmasına ilişkin diğer hususların Cumhurbaşkanınca yürürlüğe konulan yönetmelikle düzenleneceği belirtilmiş, 23/02/2017 tarih ve 29988 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Astsubay Sicil Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile Astsubay Sicil Yönetmeliği'nin değişik maddelerinde yer verilen Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı ibareleri yürürlükten kaldırılmıştır. Öte yandan, 2803 sayılı Kanun'un 24. maddesinde, Jandarma personelinin terfi işleri, değerlendirme, ödüllendirme, kılık ve kıyafet ve Kanunun uygulanmasına ilişkin diğer hususların düzenlenmesi öngörülen yönetmeliğin çıkarılmadığı görülmektedir. Buna göre, mevzuat hükümlerinde Jandarma Genel Komutanlığı emrinde görev yapan astsubayların sicil değerlendirmesinin, 23/02/2017 tarihinden sonra nasıl yapılacağı hususunda doğrudan bir düzenleme bulunmamaktadır. Bununla birlikte, 2803 sayılı Kanun'un 13. maddesinde, jandarma personelinin; nasıp ve terfi, aylık ve diğer mali ve sosyal haklar bakımından statü ve rütbelerine göre 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanunu hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir. Bu kapsamda, sicil değerlendirme işleminin, astsubaylarda terfi ve nasbın temel unsuru olduğu dikkate alındığında, 2803 sayılı Kanun'un 13. maddesinde nasıp ve terfi konusunda 926 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağı konusunda yapılan atıf uyarınca anılan Kanun'a dayanılarak çıkarılan Astsubay Sicil Yönetmeliği hükümlerine göre astsubaylar hakkında 23/02/2017 tarihinden sonra da sicil değerlendirme işleminin tesis edilebileceği sonucuna ulaşılmıştır. III- SONUÇ: Açıklanan nedenlerle; Bölge İdare Mahkemesi kararları arasındaki aykırılığın, Jandarma Genel Komutanlığı emrinde görev yapan astsubaylar hakkında sicil değerlendirmesinin 23/02/2017 tarihinden sonra da Astsubay Sicil Yönetmeliği hükümlerine göre yapılması gerektiği doğrultusunda giderilmesine, kesin olarak, 06/03/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY : X- Aykırılığa konu uyuşmazlıklar; Jandarma Genel Komutanlığı emrinde görev yapan astsubaylar tarafından, sicil değerlendirme işlemlerinin (sicil notlarının) iptali istemiyle açılan davalarda, sicil değerlendirmesinin 23/02/2017 tarihinden sonra Astsubay Sicil Yönetmeliği hükümlerine göre yapılıp yapılamayacağı hususundan kaynaklanmaktadır. İlgili mevzuat hükümleri uyarınca, 2803 sayılı Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanunu'nun 4. maddesinde; Jandarma Genel Komutanlığının İçişleri Bakanlığına bağlı olduğu, 13. maddesinde; Jandarma Hizmetleri Sınıfı personelinin her türlü özlük işlerinde, bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu uygulanacağı, ancak, nasıp ve terfi, aylık ve diğer mali ve sosyal haklar bakımından statü ve rütbelerine göre 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanunu hükümlerinin uygulanacağı, 24. maddesinde; Jandarma personelinin terfi işleri, değerlendirme, ödüllendirme, kılık ve kıyafet ve Kanunun uygulanmasına ilişkin diğer hususların Cumhurbaşkanınca yürürlüğe konulan yönetmelikle düzenleneceği belirtilmiş, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı Personel Yönetmeliğinin Değerlendirme başlıklı 45. maddesinde de, değerlendirme sistemine ilişkin hususların Bakanlıkça yürürlüğe konulan yönetmelik ile belirleneceği kuralına yer verildiği görülmüştür. Öte yandan, Astsubay Sicil Yönetmeliği'nin 2. maddesinde, Yönetmelik'in, Türk Silâhlı Kuvvetlerine mensup astsubayların; sicil üstlerini, rütbe terfii, rütbe kademeliliği, kademe ilerlemesi işlemleri ile görevli personeli ve sicil değerlendirme ve denetleme kurulları üyelerini kapsadığı belirtilmiş, 23/02/2017 tarih ve 29988 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Astsubay Sicil Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile Astsubay Sicil Yönetmeliği'nin değişik maddelerinde yer verilen Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı ibareleri yürürlükten kaldırılmıştır. Buna göre, Jandarma Genel Komutanlığı emrinde görev yapan astsubayların sicil değerlendirmesinin, Cumhurbaşkanınca yürürlüğe konulan yönetmelik hükümleri uyarınca yapılması gerektiği açıktır. Bununla birlikte, 2803 sayılı Kanun'un 13. maddesinde, jandarma personelinin; nasıp ve terfi, aylık ve diğer mali ve sosyal haklar bakımından statü ve rütbelerine göre 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanunu hükümlerinin uygulanacağı belirtilmekle birlikte, jandarma personeli bakımından atıf yapılan konular arasında açıkça sicil değerlendirmesine yer verilmemesi nedeniyle, 926 sayılı Kanun ve anılan Kanun'a dayanılarak çıkarılan Astsubay Sicil Yönetmeliği'nin, Jandarma Genel Komutanlığı emrinde görev yapan astsubayların sicil değerlendirmesinde uygulanmasına hukuken olanak bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, aykırılığın; Jandarma Genel Komutanlığı emrinde görev yapan astsubaylar hakkında sicil değerlendirmesinde, 23/02/2017 tarihinden sonra Astsubay Sicil Yönetmeliği hükümlerinin uygulanamayacağı doğrultusunda giderilmesi gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.
Danıştay 12. Daire, E. 2023/1244, K. 2023/5230Kaynağı aç
Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2023/1244 E.  ,  2023/5230 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2023/1244 Karar No : 2023/5230 TEMYİZ EDEN (DAVALILAR): 1- … VEKİLİ: Hukuk ve Mevzuat Genel Müdürü … 2- … Bakanlığı 3- … Genel Komutanlığı VEKİLLERİ: Av. … KARŞI TARAF (DAVACI): … VEKİLİ: Av. … İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Ardahan İl Jandarma Komutanlığında albay rütbesinde görev yapan davacı tarafından, 28/07/2020 tarih ve 31199 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 27/07/2020 tarih ve 2020/373 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararıyla, 15/09/2020 tarihinden geçerli olmak üzere resen emekliye sevk edilmesine ilişkin işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve emekliye sevk işlemine dayanak gösterilen 2803 sayılı Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanunu'nun 13. maddesinde yer alan "…İlgili personel, personel kaynağı planlaması, iç güvenlik politikaları ve gelişen güvenlik ihtiyaçlarına göre albay ve üstü rütbelerde bekleme süreleri dolmadan kadrosuzluk tazminatı ödenmek suretiyle Cumhurbaşkanı onayı ile emekliye sevk edilebilir…" şeklindeki düzenlemenin Anayasa'ya aykırı olduğundan bahisle, somut norm denetimi için Anayasa Mahkemesine başvurulmasına karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; uyuşmazlık konusu olayda, 2017 nasıplı 121 jandarma albayın sicil not ortalamasının 97,77 olduğu, davacının sicil ortalamasının ise 99 olduğu, davacının 121 albay içerisinde sicil notu ortalaması bakımından 41. sırada yer aldığı, yine bahsi geçen 121 jandarma albayın ödül sayısı ortalamasının 69,70 olduğu, davacı açısından ise bu sayının 86 olduğu, kurs sayısı ortalamasının 10,7 olmasına karşın davacının bitirdiği kurs sayısının 15 olduğu; hakkında devam eden herhangi bir adli soruşturma veya kovuşturmanın da olmadığı, sicil amirlerinin davacıyı "liderlik vasfı mükemmel" olarak nitelendirdiği ve kanaatlerinin çok iyi olduğu; dava konusu işlemin tesis edildiği tarih (2020 yılı) itibarıyla bekleme süresi dolup da görev süresi uzatılan personelin rütbeye terfi tarihi, disiplin ceza, sicil not, ödül, adli ve idari soruşturma, bekleme süreleri bilgilerini gösteren ve tüm jandarma albay/kıdemli albayların yer aldığı listenin incelenmesinden, sicil not ortalaması ile ödül sayısı davacıdan daha düşük ve 8 adet disiplin cezası ile 10 adet adli/disiplin soruşturması mevcut olan 115. sıradaki personel dahil olmak üzere hakkında çok sayıda disiplin cezası ve adli/idari soruşturma olan personelin görev süresinin uzatıldığının anlaşıldığı; bu durumda; davacı hakkında 2005 yılında verilen disiplin cezası dışında başkaca herhangi bir adli veya idari ceza, herhangi bir adli veya idari soruşturma ya da şikayet, ihbar vs. bulunmaması, davacının sicil notları, ödül sayıları, disiplin cezaları, bitirdiği kurslar gibi resen emekliye sevk etme işleminin hukuki denetiminde dikkate alınabilecek kıstaslar birlikte değerlendirildiğinde, takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleri ile eşitlik ilkesine uygun kullanılmadığı ve davacının emekliye sevk edilmesine ilişkin işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihinden (17/09/2020) itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idareler tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: Davalı Cumhurbaşkanlığı tarafından; 2809 sayılı Kanun'un 13. maddesinin üçüncü fıkrasında, idareye personel kaynağı planlaması, iç güvenlik politikaları ve gelişen güvenlik ihtiyaçlarına göre albay ve üstü rütbelerde bekleme süreleri dolmayan personeli kadrosuzluk tazminatı ödenmek suretiyle emekliye sevk etme yetkisinin tanındığı; emekliye sevk edilecek personelin seçiminde tek veya belirli kriterlere göre bir değerlendirme yapılmasının söz konusu olmadığı; personelin geçmişte yaptığı görevler, bu görevlerdeki performansı, sicil notları, aldığı cezalar, rütbesine ve kıdemine göre atanabileceği yeni görevler, bu görevleri arzu edilen seviyede yerine getirebilme kabiliyetinin emsalleri ile karşılaştırılarak seviyesinin tespiti ve amiri olarak çalışacak personelin durumunun bir bütün içerisinde ele alındığı; ayrıca, yasal düzenlemede, emekliye sevk edilen personele kadrosuzluk tazminatının da ödenmesi öngörüldüğünden, personelin hak kaybına uğramadığı, dava konusu işlemin mevzuata uygun olduğu ileri sürülmektedir. Davalı İçişleri Bakanlığı ve Jandarma Genel Komutanlığı tarafından; 2809 sayılı Kanun'un 13. maddesinin üçüncü fıkrasında, rütbe bekleme süresi dolmayan personelin, kadrosuzluk tazminatı ödenmek suretiyle emekliye sevk edilebileceği düzenlemesine yer verildiği; 30/08/2017 tarihinde albay rütbesine terfi eden ve rütbe bekleme süresini (5 yıl) tamamlamayan davacının 15/09/2020 tarihinden geçerli olmak üzere emekliye sevk edildiği; 2016 yılında Jandarma Genel Komutanlığının tamamen İçişleri Bakanlığına bağlanması sebebiyle teşkilatın görev çeşitleri, hiyerarşik yapısı, kadro düzenlemesi ve personel yönetiminde güncel ihtiyaçlara göre değişiklik yapılması zorunluluğunun doğduğu, yeni sistemine uygun olarak kamu/kişi yararı dengesi gözeterek personel planlamasına gidildiği, üst kadrolarda yer alan albay rütbesindeki personel sayısının azaltılmaya çalışıldığı; personelin geçmişte yaptığı görevler, bu görevlerdeki performansı, sicil notları, aldığı cezalar, amirleri, astları ve hizmet götürülen vatandaşlarla olan ilişkileri, Jandarma Genel Komutanlığını temsil kabiliyeti, rütbesine ve kıdemine göre atanabileceği yeni görevler, bu görevleri arzu edilen seviyede yerine getirebilme kabiliyetinin emsalleri ile karşılaştırılarak seviyesinin tespiti ve amiri olarak çalışacak personelin durumunun bir bütün içerisinde ele alındığı; albay ve üstü rütbede personelin atanabileceği kadronun nitelik ve sayı olarak sınırlı olduğu; dava konusu işlemin mevzuata ve hukuka uygun olduğu belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: 2803 sayılı Kanun'un 13. maddesinde, personel kaynağı planlaması, iç güvenlik politikaları ve gelişen güvenlik ihtiyaçlarına göre resen emeklilik işlemlerinin belirlenmesi gerektiği halde, hangi kriterlere göre değerlendirme yapıldığının davalı idarelerce somut bilgi ve belgeye dayalı olarak ortaya konulmadığı; albay kadrosunda açık bulunmasına rağmen resen emekliye sevk edildiği; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 05/03/2020 tarih ve YD İtiraz:2020/58 sayılı kararında, resen emekliye sevk edilecek personelin belirlenmesinde ihtiyaç, mevcut kadro durumu, sicil not ortalaması, ödül ve takdirnameler, eğitim ve öğrenimle kazanılan bilgi ve beceri, personelin geçirdiği soruşturmalar ve aldığı cezalar gibi kriterlerin tüm personel yönünden eşit ve objektif bir biçimde uygulanıp uygulanmadığı hususlarının davalı idarelerce ortaya konulamadığı; idareye tanınan takdir yetkisinin mutlak ve sınırsız olmadığı, bu yetkinin kamu yararına ve hizmet gereklerine uygun olarak eşit ve objektif bir şekilde kullanılmadığı; dava konusu işlemde mevzuata ve hukuka uygunluk bulunmadığı belirtilerek, temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: … DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacının, Jandarma Genel Komutanlığında kurmay kıdemli albay rütbesiyle görev yapmakta iken, 2803 sayılı Kanun'un 13. maddesinin üçüncü fıkrasındaki "İlgili personel, personel kaynağı planlaması, iç güvenlik politikaları ve gelişen güvenlik ihtiyaçlarına göre albay ve üstü rütbelerde bekleme süreleri dolmadan kadrosuzluk tazminatı ödenmek suretiyle Cumhurbaşkanı onayı ile emekliye sevk edilebilir." hükmü uyarınca, 28/07/2020 tarih ve 31199 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2020/373 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile resen emekliye sevk edilmesi üzerine temyizen incelenmekte olan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 2803 sayılı Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanunu'nun 13. maddesinin üçüncü fıkrasında, "Subaylığa ve astsubaylığa nasıp işlemleri, İçişleri Bakanlığının onayıyla yapılır. Rütbelerindeki bekleme süresinin dolması ya da kadrosuzluk nedenleri ile emekliliğe sevk edilme durumunda olan, ancak hizmetlerine ihtiyaç duyulan albaylar 60 yaşına, generaller ise 65 yaşına kadar İçişleri Bakanının onayıyla görevde bırakılabilirler. İlgili personel, personel kaynağı planlaması, iç güvenlik politikaları ve gelişen güvenlik ihtiyaçlarına göre albay ve üstü rütbelerde bekleme süreleri dolmadan kadrosuzluk tazminatı ödenmek suretiyle Cumhurbaşkanı onayı ile emekliye sevk edilebilir. Nasıp ve terfi yetkilerinin kullanılmasıyla ilgili olan; 926 sayılı Kanun ve diğer kanunlarla, İçişleri Bakanlığı dışında, başka mercilere verilmiş inha, seçim, görüş alma ve benzeri yetkilere dair hükümler Jandarma Genel Komutanlığı personeli bakımından uygulanmaz. Uzman jandarma ve uzman erbaşların nasıp ve terfileri Jandarma Genel Komutanlığınca özel kanunlarına göre yapılır." kuralına yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda yer verilen Kanun hükmü değerlendirildiğinde, Kanun'un amacının; personel kaynağı planlaması, iç güvenlik politikaları ve gelişen güvenlik ihtiyaçlarının gerekli kıldığı hallerde ilgili personelin bekleme süreleri dolmadan resen emekli edilmelerine olanak sağlayarak, bu sayede emniyet ve asayiş hizmetlerinin hizmet gereklerine uygun olarak yürütülebilmesi için her bir rütbede ihtiyaç duyulan kadro sayılarının belirlenmesi ve belirlenen bu kadrolara atamalarda liyakat ilkesi çerçevesinde bir değerlendirmeye ve seçmeye imkan sağlanması olduğu anlaşılmaktadır. Bu kapsamda, resen emekliye sevk edilenler hakkında kadrosuzluk tazminatının ödenmesine ilişkin hükümlerin uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. Anılan Kanun hükmü ile idareye, resen emekliye sevk edeceği personeli belirleme konusunda takdir yetkisi tanındığı açık olmakla birlikte, idareye tanınan takdir yetkisinin kullanımının mutlak ve sınırsız olmayıp, kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olduğu ve bu açıdan yargı denetimine tabi bulunduğu idare hukukunun bilinen ilkelerindendir. Dosyanın incelenmesinden; davacının 30/08/2017 tarihinde albay rütbesine terfi ettiği, 30/08/2020 tarihi itibarıyla rütbe bekleme süresini (5 yıl) tamamlamadığı, dava konusu işlem ile de 15/09/2020 tarihinden geçerli olmak üzere emekliye sevk edildiği; idarenin resen emekliye sevk edilecek personelin belirlenmesinde kamu yararı amacına aykırı olarak ve hizmet gerekleri dışında, subjektif sebeplerle hareket ettiğine ilişkin bir bilgi veya belgenin bulunmadığı, hangi personelin emekliye sevk edileceğinin belirlenmesi konusunda idarenin yargı kararı ile zorlanmasının hukuken mümkün olmadığı da dikkate alındığında; dava konusu işlemin, davalı idarelere Kanun hükmü uyarınca tanınan takdir yetkisi doğrultusunda, hukuka uygun olarak tesis edildiği anlaşılmaktadır. Bu duruma göre; davacının resen emekliye sevkedilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık, dava konusu işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davalı idarelerin temyiz istemlerinin kabulüne, 2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihinden (17/09/2020) itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 23/10/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
2803 sayılı JANDARMA TEŞKİLAT, GÖREV VE YETKİLERİ KANUNU m. 13Kaynağı aç
Madde 13 – (Değişik: 25/7/2016-KHK-668/13 md.; Değiştirilerek kabul: 8/11/2016-6755/13 md.) Jandarma Hizmetleri Sınıfı personelinin her türlü özlük işlerinde, bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde, 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu uygulanır. (Değişik cümle:18/10/2018-7148/11 md.) Ancak, nasıp ve terfi, aylık ve diğer mali ve sosyal haklar bakımından statü ve rütbelerine göre 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanunu, 13/6/2001 tarihli ve 4678 sayılı Türk Silahlı Kuvvetlerinde İstihdam Edilecek Sözleşmeli Subay ve Astsubaylar Hakkında Kanun, 28/5/1988 tarihli ve 3466 sayılı Uzman Jandarma Kanunu, 18/3/1986 tarihli ve 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu ile 10/3/2011 tarihli ve 6191 sayılı Sözleşmeli Erbaş ve Er Kanununa tabi personel hakkındaki hükümler uygulanır. Jandarma Hizmetleri Sınıfı hariç olmak üzere Jandarma Genel Komutanlığının diğer hizmet sınıflarındaki kadrolarında bulunan Devlet memurları, Türk Silahlı Kuvvetleri kadrolarındaki emsallerinin yararlandığı mali ve sosyal haklardan aynı şekilde yararlanırlar. (Ek ikinci fıkra: 11/6/2020-7245/15 md.) Jandarma Hizmetleri Sınıfında yer alan çarşı ve mahalle bekçileri hakkında, Emniyet Hizmetleri Sınıfında yer alan emsali çarşı ve mahalle bekçilerinin mali ve sosyal hakları aynı usul ve esaslar çerçevesinde uygulanır. Bunlar hakkında birinci fıkranın ikinci cümlesi uygulanmaz. Subaylığa ve astsubaylığa nasıp (…)[8] işlemleri, İçişleri Bakanlığının onayıyla yapılır. (Mülga ikinci cümle: 2/7/2018 – KHK/703/128 md.) Rütbelerindeki bekleme süresinin dolması ya da kadrosuzluk nedenleri ile emekliliğe sevk edilme durumunda olan, ancak hizmetlerine ihtiyaç duyulan albaylar 60 yaşına, generaller ise 65 yaşına kadar İçişleri Bakanının onayıyla görevde bırakılabilirler. (Ek cümle: 15/8/2017/KHK-694/53 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7078/50 md.) İlgili personel, personel kaynağı planlaması, iç güvenlik politikaları ve gelişen güvenlik ihtiyaçlarına göre albay ve üstü rütbelerde bekleme süreleri dolmadan kadrosuzluk tazminatı ödenmek suretiyle Cumhurbaşkanı onayı ile emekliye sevk edilebilir. Nasıp ve terfi yetkilerinin kullanılmasıyla ilgili olan; 926 sayılı Kanun ve diğer kanunlarla, İçişleri Bakanlığı dışında, başka mercilere verilmiş inha, seçim, görüş alma ve benzeri yetkilere dair hükümler Jandarma Genel Komutanlığı personeli bakımından uygulanmaz. Uzman jandarma ve uzman erbaşların nasıp ve terfileri Jandarma Genel Komutanlığınca özel kanunlarına göre yapılır.8 (Ek fıkra: 2/7/2018 – KHK/703/128 md.) (İptal dördüncü fıkra: Anayasa Mahkemesinin 7/12/2023 Tarihli ve E: 2018/117, K: 2023/212 Sayılı Kararı ile.) Jandarma Genel Komutanlığı personeli hakkında, Türk Silahlı Kuvvetlerinde karşılığı olan rütbe ve kıdem üzerinden aynı şartlarla, 3/1/1961 tarihli ve 205 sayılı Ordu Yardımlaşma Kurumu Kanunu uygulanır. İşçilerin işe alınma, işyeri değişikliği, yükselme, izin, sicil, ödül ve hizmet akdinin feshi işlemleri 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunu ile varsa geçerli bulunan toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre yapılır. (Ek fıkra: 7/4/2021-7315/13 md.) Jandarma Genel Komutanlığı nam ve hesabına eğitim-öğrenim görecekler ile Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi ve buna bağlı eğitim-öğretim kurumlarında eğitim-öğrenim görecekler hakkında Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanununa göre güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılır. Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi

Sık Sorulan Sorular

Sicil üstünün değerlendirme yapabilmesi için gereken asgari fiili mesai süresi nedir?

Sicil üstünün değerlendirmede bulunabilmesi için sicil döneminde personelle fiilen en az üç ay birlikte görev yapmış olması gerekir; bu sürenin bir ayı yasal mazeretlerden sayılabilir.

Subayların terfi edebilmesi için gereken asgari sicil notu ortalaması kaçtır?

Teğmenden binbaşıya kadar olan rütbelerde sicil tam notunun en az yüzde 60'ı, yarbaylarda ise en az yüzde 70'i oranında sicil notu ortalaması aranmaktadır.

Terfi şartlarını taşıdığı halde kadro açığı bulunmayan subay terfi edebilir mi?

Kadro açığı olmaması sebebiyle rütbe alamayan subaylar, diğer terfi şartlarını sağlamaları kaydıyla derece ilerlemesi hakkından yararlandırılır.

Tutukluluğu beraat veya takipsizlikle neticelenen personelin terfi tarihi nasıl belirlenir?

Hakkındaki kovuşturma beraat veya takipsizlikle sonuçlanan personelin terfileri kadro açığı koşuluna bakılmaksızın yapılır ve nasıpları emsallerinin tarihine götürülür.

Aynı rütbedeki muharip ve yardımcı sınıf generaller arasında kıdem önceliği nasıldır?

Aynı rütbe ve nasıptaki generaller arasında, yeterlik notu durumuna bakılmaksızın muharip sınıf personeli yardımcı sınıf personeline göre kıdemli sayılır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu