Sözleşmeden Dönme, Tapu İptali ve Zararın Tazmini Davası

by Avukat Erdal Ersoy
Sözleşmeden Dönme, Tapu İptali ve Zararın Tazmini Davası

Karşılıklı edim içeren sözleşmelerde borçlunun temerrüde düşmesi üzerine alacaklı taraf, borcun yerine getirilmesi amacıyla uygun bir süre tanıyabilir veya mahkemeden mühlet belirlenmesini isteyebilir. Belirlenen sürede borç yerine getirilmezse yahut süre tanınmasını gerektirmeyen durumlar mevcutsa, alacaklı ifadan ve gecikme tazminatından vazgeçtiğini derhal bildirerek sözleşmeden dönebilir; bu durumda taraflar daha önce verdiklerini geri isteyebileceği gibi borçlunun kusursuz olduğunu kanıtlayamaması halinde sözleşmenin hükümsüz kalmasından doğan zararın tazmini de istenebilir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 123Kaynağı aç
MADDE 123- Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde, taraflardan biri temerrüde düştüğü takdirde diğeri, borcun ifa edilmesi için uygun bir süre verebilir veya uygun bir süre verilmesini hâkimden isteyebilir. b. Süre verilmesini gerektirmeyen durumlar
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 125Kaynağı aç
MADDE 125- Temerrüde düşen borçlu, verilen süre içinde, borcunu ifa etmemişse veya süre verilmesini gerektirmeyen bir durum söz konusu ise alacaklı, her zaman borcun ifasını ve gecikme sebebiyle tazminat isteme hakkına sahiptir. Alacaklı, ayrıca borcun ifasından ve gecikme tazminatı isteme hakkından vazgeçtiğini hemen bildirerek, borcun ifa edilmemesinden doğan zararın giderilmesini isteyebilir veya sözleşmeden dönebilir. Sözleşmeden dönme hâlinde taraflar, karşılıklı olarak ifa yükümlülüğünden kurtulurlar ve daha önce ifa ettikleri edimleri geri isteyebilirler. Bu durumda borçlu, temerrüde düşmekte kusuru olmadığını ispat edemezse alacaklı, sözleşmenin hükümsüz kalması sebebiyle uğradığı zararın giderilmesini de isteyebilir. d. Sürekli edimli sözleşmelerde

Borçlunun Temerrüdü ve Süre Verilmesi Koşulu

Türk Borçlar Kanunu m. 123 gereğince, iki tarafa borç yükleyen ilişkilerde borçlunun temerrüt durumuna düşmesi üzerine alacaklı, edimin sağlanması adına makul bir süre tanıma ya da bu sürenin hâkim tarafından takdir edilmesini talep etme hakkına sahiptir.

Türk Borçlar Kanunu m. 124 uyarınca borçlunun sergilediği tutum veya içinde yer aldığı vaziyet mühlet verilmesini sonuçsuz bırakacak nitelikteyse, gecikme neticesinde edimin yerine getirilmesi alacaklı bakımından faydasız kalmışsa ya da sözleşme şartlarına göre borcun tayin olunan vakitte ifa edilmemesi halinde kabul edilmeyeceği anlaşılıyorsa mehil tanınması aranmaz.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 124Kaynağı aç
MADDE 124- Aşağıdaki durumlarda süre verilmesine gerek yoktur: 1. Borçlunun içinde bulunduğu durumdan veya tutumundan süre verilmesinin etkisiz olacağı anlaşılıyorsa. 2. Borçlunun temerrüdü sonucunda borcun ifası alacaklı için yararsız kalmışsa. 3. Borcun ifasının, belirli bir zamanda veya belirli bir süre içinde gerçekleşmemesi üzerine, ifanın artık kabul edilmeyeceği sözleşmeden anlaşılıyorsa. c. Seçimlik haklar

Temerrüt Halinde Alacaklının Hakları ve Sözleşmeden Dönme

Türk Borçlar Kanunu m. 125/1-2 çerçevesinde, borcun kendisine tanınan mühlette yerine getirilmemesi veya süre verilmesini gerektirmeyen bir halin varlığı halinde alacaklı, borcun ifasını ve gecikmeden kaynaklı tazminatı talep edebilir. Alacaklı ayrıca ifayı ve gecikme tazminatını istemekten vazgeçtiğini derhal beyan ederek ifa edilmeme neticesinde doğan zararının tazminini isteyebileceği gibi sözleşmeyi dönme yoluyla sona erdirebilir.

Türk Borçlar Kanunu m. 125/3 gereğince sözleşmeden dönüldüğünde tarafların edimleri yerine getirme borcu ortadan kalkar ve ifa edilmiş edimlerin karşılıklı iadesi istenebilir; borçlu temerrüde düşmesinde kusurlu olmadığını kanıtlayamadığı takdirde alacaklı, sözleşmenin hükümsüz kalmasından kaynaklanan zararının giderilmesini talep edebilir.

Teslim Vadesinden Önce Sözleşmeden Dönme Şartları

Türk Borçlar Kanunu m. 473/1 uyarınca yüklenicinin işe zamanında başlamaması veya sözleşme hükümlerine aykırı olarak işi geciktirmesi ya da iş sahibine yüklenemeyecek bir sebeple ortaya çıkan gecikme yüzünden bütün tahminlere göre yüklenicinin işi kararlaştırılan zamanda bitiremeyeceği açıkça anlaşılırsa, iş sahibi teslim için belirlenen günü beklemek zorunda olmaksızın sözleşmeden dönebilir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 473Kaynağı aç
MADDE 473- Yüklenicinin işe zamanında başlamaması veya sözleşme hükümlerine aykırı olarak işi geciktirmesi ya da işsahibine yüklenemeyecek bir sebeple ortaya çıkan gecikme yüzünden bütün tahminlere göre yüklenicinin işi kararlaştırılan zamanda bitiremeyeceği açıkça anlaşılırsa, işsahibi teslim için belirlenen günü beklemek zorunda olmaksızın sözleşmeden dönebilir. Meydana getirilmesi sırasında, eserin yüklenicinin kusuru yüzünden ayıplı veya sözleşmeye aykırı olarak meydana getirileceği açıkça görülüyorsa, işsahibi bunu önlemek üzere vereceği veya verdireceği uygun bir süre içinde yükleniciye, ayıbın veya aykırılığın giderilmesi; aksi takdirde hasar ve masrafları kendisine ait olmak üzere, onarımın veya işe devamın bir üçüncü kişiye verileceği konusunda ihtarda bulunabilir. 4. Ayıp sebebiyle sorumluluk a. Ayıbın belirlenmesi

Eserin Ayıplı veya Sözleşmeye Aykırı Olmasını Önleme Yetkisi

Türk Borçlar Kanunu m. 473/2 uyarınca eserin imalatı esnasında, yükleniciye yüklenebilecek bir kusur sebebiyle işin eksik, bozuk yahut kararlaştırılan niteliklere aykırı üretileceği görülürse iş sahibi, tanınacak uygun mehil zarfında bu durumun düzeltilmesini, aksi halde masraf ve hasarı yükleniciye ait olmak üzere onarımın veya işin sürdürülmesinin bir başkasına devredileceğini bildirme imkânına sahiptir.

Uyuşmazlık Konusu Hakkında İhtiyati Tedbir Talebi

Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 389/1 uyarınca mevcut koşulların değişmesi neticesinde bir hakkın elde edilmesinin güçleşmesi, tamamen imkânsız hale gelmesi veya gecikme sebebiyle sakınca yahut ağır bir zararın doğması tehlikesi bulunuyorsa, çekişmeli konu hakkında geçici hukuki koruma niteliğinde ihtiyati tedbir kararı verilebilir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 389Kaynağı aç
MADDE 389- (1) Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. (2) Birinci fıkra hükmü niteliğine uygun düştüğü ölçüde çekişmesiz yargı işlerinde de uygulanır. İhtiyati tedbir talebi
Borçluya süre verilmesine hangi hallerde gerek yoktur?

Borçlunun içinde bulunduğu durum yahut sergilediği tutumdan süre tanınmasının sonuçsuz kalacağının anlaşılması, temerrüt neticesinde ifanın alacaklı için yararsız hale gelmesi veya sözleşmeye göre borcun belirli vadede yerine getirilmemesi halinde kabul görmeyeceğinin öngörülmesi durumlarında mehil verilmesine gerek bulunmaz.

Sözleşmeden dönüldüğünde zararın giderilmesi nasıl talep edilir?

Sözleşmeden dönüldüğünde taraflar karşılıklı edimleri ifa borcundan kurtulur ve verdikleri şeyleri geri isteyebilir; temerrüde düşen taraf kusursuzluğunu ispat edemediği takdirde, diğer taraf sözleşmenin hükümsüz kalmasından kaynaklanan zararının giderilmesini isteyebilir.

Yükleniciye karşı teslim tarihi beklenmeden dönme hakkı ne zaman doğar?

Yüklenicinin işe zamanında başlamaması, sözleşme hükümlerine aykırı şekilde işi geciktirmesi veya iş sahibine yüklenemeyen gecikmeler sebebiyle bütün tahminlere göre işi belirlenen günde bitiremeyeceğinin açıkça anlaşılması halinde iş sahibi teslim tarihini beklemeksizin sözleşmeden dönebilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu