Kamu Görevlilerinin Sosyal Medya Kullanımı ve Disiplin Sorumluluğu
Devlet memurları, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 8. maddesinin birinci fıkrası uyarınca resmi sıfatlarının gerektirdiği itibar ve güvene layık olduklarını hizmet içindeki ve dışındaki davranışlarıyla göstermek mecburiyetindedir. Kamu görevlilerinin sosyal medya platformlarındaki paylaşımları, idare tarafından memur vakarına yakışmayan tutum ve davranışta bulunmak kapsamında değerlendirilerek 657 sayılı Kanun'un 125/A-(e) maddesi çerçevesinde uyarma cezasına konu edilebilmektedir.
Disiplin cezaları kamu hizmetlerinden sürekli uzaklaştırmaya kadar uzanan ağır yaptırımlar doğurabildiğinden, Danıştay 12. Dairesinin E. 2003/3174, K. 2006/6690 sayılı kararında belirtildiği üzere Anayasa'nın 38. maddesinde düzenlenen suç ve cezalara ilişkin kurallara ile kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesine tabidir. Bu doğrultuda kamu görevlilerine eylemlerinin kamu hizmetindeki ağırlığıyla orantılı yaptırımlar uygulanmalı, eylemin niteliğinden daha ağır bir disiplin cezası tesis edilmemelidir. Eylem ile ceza arasındaki adil denge; elverişlilik, zorunluluk ve orantılılık unsurlarını bünyesinde barındıran ölçülülük ilkesiyle temin edilir.
Danıştay 12. Daire, E. 2003/3174, K. 2006/6690Kaynağı aç
İfade Özgürlüğü Güvencesi ve Yargısal Denetim Sınırları
Kamu görevlisinin yürüttüğü kamu göreviyle ilgisi bulunmayan ve Anayasal ifade özgürlüğü sınırları içinde kalan bireysel düşünce açıklamaları izin alma yükümlülüğüne tabi tutulamaz ve disiplin cezasına dayanak yapılamaz. Bir düşünce açıklamasının kamu görevlisine duyulan güven ve saygıyı sarstığı veya memuriyet vakarına aykırılık oluşturduğu kanaatine varılabilmesi için açıklamanın siyasal meselelerle ilgili olması tek başına yeterli kabul edilmez. Kamu görevlisinin statüsünün getirdiği itibar ve güvene veya vakara aykırılık teşkil ettiği yönünde haklı ve objektif bir kanaat uyandıran haller ile kamu hizmetine etkisi somut olarak değerlendirilmelidir.
Danıştay 2. Dairesinin E. 2021/6997, K. 2024/2326 sayılı kararında, kolluk personelinin amir konumundaki kişiyi eleştiren sosyal medya paylaşımının ifade özgürlüğü kapsamında kaldığı kabul edilerek disiplin cezası hukuka aykırı bulunmuş; karara karşı oy gerekçesinde ise söz konusu paylaşımın ifade özgürlüğü sınırını aştığı belirtilmiştir. Amir veya üstlerin eylem ya da işlemlerini eleştirmeyi, kurumun hiyerarşik düzenine veya işleyişine zarar verip vermediğine bakılmaksızın toptan disiplin suçu sayan düzenlemeler demokratik toplum düzeninin gerekleriyle bağdaşmamaktadır. Anayasa Mahkemesince Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilen bir kuralın Anayasa'nın 152 ve 153. maddeleri uyarınca yargı yerlerince uygulanması mümkün olmadığından, yasal dayanaktan yoksun kalan işlemler Danıştay 2. Dairesinin E. 2021/2991, K. 2023/6223 sayılı kararında belirtildiği üzere iptal edilmektedir. İptal kararının ardından 7068 sayılı Kanun'un 8. maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin 5 numaralı alt bendi yeniden düzenlenmiştir.
Danıştay 2. Daire, E. 2021/6997, K. 2024/2326Kaynağı aç
Danıştay 2. Daire, E. 2021/2991, K. 2023/6223Kaynağı aç
7068 sayılı GENEL KOLLUK DİSİPLİN HÜKÜMLERİ HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMENİN KABUL EDİLMESİNE DAİR KANUN m. 8Kaynağı aç
Özel Hayatın Gizliliği ve Hizmet Dışı Değerlendirmeler
Kamu görevlilerinin hizmet dışındaki özel yaşam alanına giren eylemlerinin disiplin hukukunun alanına dahil edilebilmesi için kamu hizmetinin iyi, objektif ve düzenli yürütülmesini olumsuz etkilediğinin ya da personele duyulan saygınlık ve güven duygusunu sarstığının somut olarak ortaya konulması gerekir. Danıştay 2. Dairesinin E. 2023/7248, K. 2024/1571 sayılı kararıyla onanan ilk derece mahkemesi kararında belirtildiği üzere, kamu göreviyle ilgisi bulunmayan ve disiplin hukukunu ilgilendiren yönü açıkça ortaya konulmayan hizmet dışı özel yaşama ilişkin fiillerin disiplin suçu sayılarak cezalandırılması Anayasa'nın 20. maddesinde korunan özel hayata ve aile hayatına saygı hakkının ihlali sonucunu doğurmaktadır.
Danıştay 2. Daire, E. 2023/7248, K. 2024/1571Kaynağı aç
Danıştay 2. Dairesinin E. 2021/17848, K. 2021/4779 sayılı kararıyla onanan ilk derece mahkemesi gerekçesinde, kamu görevlisinin disiplin hukukunu ilgilendiren bir yönü bulunmayan ve disiplin suçu oluşturmayan hizmet dışında meslektaşlarıyla yapmış olduğu kişisel ve özel telefon görüşmelerindeki beyanlarının disiplin suçu sayılarak cezalandırılmasının, Anayasa'nın 20. maddesi ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 8. maddesi uyarınca özel hayata ve aile hayatına saygı hakkının ihlali sonucunu doğuracağı tespit edilmiştir.
Danıştay 2. Daire, E. 2021/17848, K. 2021/4779Kaynağı aç
7068 Sayılı Kanun Kapsamında Kolluk Personeline Yönelik Yaptırımlar
Genel kolluk personelinin iletişim kanalları vasıtasıyla gerçekleştirdiği fiiller 7068 sayılı Kanun'un 8. maddesinde yaptırıma bağlanmıştır. Kanun'un 8. maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin 5 numaralı alt bendi gereğince, görev başında veya haricinde kurumun hiyerarşik yapısını sarsacak yahut amirlerin otoritesine zarar verecek tarzda onların işlem ve eylemlerine yönelik olumsuz eleştiride bulunmak altı ay kısa süreli durdurma cezasını gerektirir. Aynı fıkranın (c) bendinin 2 numaralı alt bendinde yetkisiz olarak basın, yayın organları veya diğer iletişim araçlarıyla kamuoyuna bilgi ya da demeç verilmesi on ay kısa süreli durdurma yaptırımına bağlanmış; 8. maddenin beşinci fıkrasının (ç) bendinin 8 numaralı alt bendinde ise amir veya üstlerin söz, yazı, tutum veya davranışlarla küçümsenmesi yirmidört ay uzun süreli durdurma cezası olarak düzenlenmiştir.
Kolluk personelinin mesleğin onur ve saygınlığını zedeleyici ya da amir veya üstlerinin eylem ve işlemlerini olumsuz yönde eleştirici nitelikte basın, yayın organları ve diğer iletişim kanalları vasıtasıyla kamuoyuna yönelik bilgi, yazı ve demeç vermesi 7068 sayılı Kanun'un 8/6-ü maddesi kapsamında meslekten çıkarma yaptırımına tabidir. Bunun yanında görevi gereği öğrenilen veya edinilen kişisel bilgi veya belgelerin yetkisiz kişilerle paylaşılması ya da basın kuruluşlarına veya diğer iletişim kanallarına aktarılması da Kanun'un 8/6-bb maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezasını gerektirmektedir.
Ceza Yargılaması ile Disiplin Soruşturması İlişkisi ve Etik İlkeler
Danıştay 8. Dairesinin E. 2021/3948, K. 2023/1265 sayılı kararında, kamu görevlisinin kurum dışındaki eyleminin suç unsurlarını taşıyıp taşımadığının tespitinin ceza yargılamasına bağlı olduğu somut uyuşmazlıkta, disiplin hukuku açısından ceza mahkemesi kararının kesinleştiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuat uyarınca işlem yapılması gerektiği sonucuna varılmıştır. Öte yandan Kamu Görevlileri Etik Kurulunun 20.09.2021 tarihli ve 2021/81 sayılı ilke kararı ile kamu görevlilerinin sosyal medya kullanımında tarafsızlık, kurum itibarını koruma, çıkar çatışmasından kaçınma ve yöneticilerin sorumluluğu dahil olmak üzere sekiz temel etik ilke belirlenmiştir.
Danıştay 8. Daire, E. 2021/3948, K. 2023/1265Kaynağı aç
İdari Yargıda İptal Davası Açma Süresi
Sosyal medya paylaşımları sebebiyle disiplin cezası uygulanan kamu görevlileri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesi uyarınca özel kanunlarında ayrı bir süre belirtilmeyen hallerde 60 günlük hak düşürücü süre içerisinde idare mahkemelerinde yürütmenin durdurulması istemli iptal davası açabilirler. Kanuni dava açma süresinin geçirilmesi halinde dava açma hakkı ortadan kalkar.
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 7Kaynağı aç
Sosyal medya paylaşımı sebebiyle verilen disiplin cezasına karşı hangi sürede dava açılmalıdır?
Özel kanunlarında ayrı bir süre bulunmayan hallerde, 2577 sayılı Kanun uyarınca idare mahkemelerinde dava açma süresi altmış gündür; disiplin cezasına muhatap olan kamu görevlisi bu süre içerisinde iptal davası açabilir.
Amir veya üstlerin sosyal medyada eleştirilmesi her durumda disiplin cezası gerektirir mi?
Eleştirinin kurumun hiyerarşik düzenine veya işleyişine somut zarar verip vermediği gözetilmeli; Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile korunan ifade özgürlüğü sınırları içinde kalan değerlendirmeler disiplin cezasına dayanak yapılamaz.
Kamu görevlisinin hizmet dışındaki kişisel görüşmeleri disiplin cezasına konu edilebilir mi?
Kamu göreviyle ilgisi bulunmayan, kamu hizmetinin iyi ve düzenli sunumunu olumsuz etkilediği veya personele duyulan saygınlık ve güven duygusunu sarstığı somut biçimde ortaya konulamayan hizmet dışı özel yaşam fiilleri ile meslektaşlarla yapılan kişisel görüşmeler, Anayasa'nın 20. maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 8. maddesinde korunan özel hayata saygı hakkı kapsamında değerlendirilmektedir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

