Sigara Şirketlerine Karşı Tazminat Davası ve Şartları

by Avukat Erdal Ersoy
Sigara Şirketlerine Karşı Tazminat Davası ve Şartları

Tütün mamullerine ilişkin zararlardan doğan tazminat istemlerinde, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un ayıplı mal hükümleri ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun haksız fiil zamanaşımı düzenlemeleri uyuşmazlığın niteliğine göre ele alınabilmektedir. Henüz gerçekleşmemiş bir zarar için zamanaşımı süresi başlamamakta; davanın kime yöneltildiği ve sürelere uyulup uyulmadığı incelemenin seyrini belirlemektedir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 72Kaynağı aç
MADDE 72- Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Ancak, tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır. Haksız fiil dolayısıyla zarar gören bakımından bir borç doğmuşsa zarar gören, haksız fiilden doğan tazminat istemi zamanaşımına uğramış olsa bile, her zaman bu borcu ifadan kaçınabilir. II. Rücu isteminde
6502 sayılı TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 8Kaynağı aç
MADDE 8- (1) Ayıplı mal, tüketiciye teslimi anında, taraflarca kararlaştırılmış olan örnek ya da modele uygun olmaması ya da objektif olarak sahip olması gereken özellikleri taşımaması nedeniyle sözleşmeye aykırı olan maldır. (2) Ambalajında, etiketinde, tanıtma ve kullanma kılavuzunda, internet portalında ya da reklam ve ilanlarında yer alan özelliklerinden bir veya birden fazlasını taşımayan; satıcı tarafından bildirilen veya teknik düzenlemesinde tespit edilen niteliğe aykırı olan; muadili olan malların kullanım amacını karşılamayan, tüketicinin makul olarak beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran maddi, hukuki veya ekonomik eksiklikler içeren mallar da ayıplı olarak kabul edilir. (3) Sözleşmeye konu olan malın, sözleşmede kararlaştırılan süre içinde teslim edilmemesi veya montajının satıcı tarafından veya onun sorumluluğu altında gerçekleştirildiği durumlarda gereği gibi monte edilmemesi sözleşmeye aykırı ifa olarak değerlendirilir. Malın montajının tüketici tarafından yapılmasının öngörüldüğü hâllerde, montaj talimatındaki yanlışlık veya eksiklik nedeniyle montaj hatalı yapılmışsa, sözleşmeye aykırı ifa söz konusu olur. Ayıplı maldan sorumluluk

Tüketici Mevzuatında Ayıplı Mal Kapsamı

6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 8. maddesinin ilk fıkrasına göre bir malın tüketiciye verildiği sırada kararlaştırılan modele uymaması yahut barındırması gereken objektif niteliklerden yoksun bulunması sözleşmeye aykırılık teşkil eder ve malı ayıplı kılar. Maddenin ikinci fıkrası kapsamında; ambalaj, etiket, tanıtma ve kullanma kılavuzu, internet portalı ya da reklamlarda belirtilen nitelikleri taşımayan, satıcının bildirdiği veya teknik düzenlemesinde yer alan vasıflara aykırılık taşıyan, benzer ürünlerin kullanım amacını karşılamayan veya tüketicinin makul fayda beklentisini düşüren maddi, hukuki yahut iktisadi eksiklikler barındıran ürünler de ayıplı sayılır.

Dava konusu uyuşmazlıkta mahkeme; sigaranın insan sağlığını tehdit eden zararlı maddeler barındırması ve kullanıcılarda bağımlılığı tetikleyen yapısı nedeniyle 6502 sayılı Kanun'un 8. maddesi çerçevesinde ayıplı bir ürün niteliğinde olduğunu değerlendirmiştir.

Kusur Değerlendirmesinde Bağımlılık ve Katkı Maddeleri

İncelenen somut uyuşmazlıkta mahkeme, sigarada bulunan nikotinin beynin kimyasal yapısını etkileyerek bırakma iradesini zayıflattığı yönündeki dernek raporunu ve ürüne tatlandırıcı gibi katkı maddeleri eklenerek bırakmanın güçleştirildiğine ilişkin uluslararası sağlık verilerini kusur değerlendirmesinde dikkate almıştır.

Tazminat Davasında Husumet ve Taraf Sıfatı

Somut olayda mahkeme, sunulan belgeler ve tanık beyanları doğrultusunda dava konusu sigara markasını ürettiği ve pazarladığı belirlenen şirket bakımından taraf sıfatının ve husumetin mevcut olduğunu kabul ederek yargılamanın bu şirket yönünden devamına hükmetmiştir.

Buna karşılık yerli tütün işletmelerine ait varlıkları devralmakla birlikte, dava konusu sigaranın ithalat veya üretimiyle bir ilgisi bulunmadığı tespit edilen diğer şirket bakımından husumet yokluğu sebebiyle davanın reddi kararlaştırılmıştır.

Zamanaşımı Süreleri ve Başlangıcı

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 72. maddesine göre haksız eyleme dayanan tazminat talepleri, zarar gören tarafın hem uğradığı zararı hem de tazminatla yükümlü olan şahsı öğrendiği andan itibaren iki yılda ve her koşulda fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren on yılda zamanaşımına uğrar. Henüz doğmamış veya gerçekleşmemiş bir zarar söz konusu olduğunda zamanaşımı süresinin başlamayacağı kabul edilmektedir.

Tütün tüketimine bağlı ölüm olgusunun gerçekleştiği durumlarda zamanaşımı hesabında ölüm anı esas alınmakla birlikte, kanuni düzenleme gereği sorumlunun da bilinmesi aranır. Bununla beraber tazminat talebine yol açan eylemin ceza kanunlarında daha uzun bir zamanaşımına bağlanmış bir suç niteliği taşıması halinde, 6098 sayılı Kanun'un 72. maddesi uyarınca bu uzun ceza zamanaşımı süresi geçerli olur.

Manevi Tazminatın Hukuki Niteliği

Dava konusu olayda mahkeme, hükmedilecek manevi tazminatın zarara uğrayan kişi bakımından tatmin temin edecek seviyede tutulması ve aynı zamanda davacı taraf için zenginleşmeye sebebiyet vermemesi gerektiğini gözetmiştir.

Sigara üreticisine karşı tazminat davası açma süresi ne kadardır?

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 72. maddesine göre tazminat davası zararın ve sorumlunun öğrenilmesinden itibaren iki yıl ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten itibaren on yıl içinde açılmalıdır; fiil daha uzun süreli ceza zamanaşımına tabi bir suç oluşturuyorsa ceza zamanaşımı süresi uygulanır.

Ölüm gerçekleşmeden sigara zararlarına ilişkin zamanaşımı başlar mı?

Henüz gerçekleşmeyen bir zarar için zamanaşımı süresi başlamaz; sigara kullanımına bağlı ölümlerde öğrenmeye dayalı iki yıllık süre ölüm tarihiyle işlemeye başlar.

Dava konusu sigarayla bağı olmayan şirkete dava açılabilir mi?

Somut yargılamada, yerli tesisleri devralmış olsa bile dava konusu markanın üretimi veya ithalatıyla bağlantısı bulunmayan şirket yönünden davanın husumet yokluğu gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu