Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması ve Boşanma Şartları
Evlilik birliğinin, ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılması hâlinde eşlerden her biri boşanma davası açabilir. Türk Medeni Kanunu'nun 166'ncı maddesi uyarınca bu nedene dayalı olarak boşanmaya hükmedilebilmesi için, ortak yaşamın çekilmez bir hâl alması, taraflar ile ortak çocuklar bakımından evliliğin devamında korunmaya değer bir yararın kalmaması ve birliğin çekilmez duruma gelmesinde davalı tarafın az da olsa kusurunun kanıtlanması gerekir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 166Kaynağı aç
Davacının kusurunun davalıdan daha ağır olduğu durumlarda davalının davaya itiraz hakkı bulunmaktadır. Ancak yapılan bu itiraz hakkın kötüye kullanılması niteliği taşıyorsa ve evlilik birliğinin sürdürülmesinde davalı eş ile çocuklar açısından hukuken korunmaya değer bir yarar kalmamışsa mahkeme boşanma kararı verebilir. Nitekim Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2011/10916 Esas ve 2012/8045 Karar sayılı ilamında da davacı taraf daha ağır kusurlu bulunsa dahi davalının evliliğin devamında korunmaya değer bir yararı kalmadığı tespit edildiğinde boşanmaya hükmedileceği vurgulanmıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2011/10916, K. 2012/8045Kaynağı aç
Evlilik Yükümlülüklerinin İhlali ve Güven Sarsıcı Tutumlar
Eşler, Türk Medeni Kanunu'nun 185'inci maddesi uyarınca evlilik birliğinin mutluluğunu elbirliğiyle sağlamak, çocukların bakım, eğitim ve gözetimine özen göstermek, birlikte yaşamak, sadakat yükümlülüğüne uymak ve birbirine yardımcı olmak zorundadır. Aynı Kanun'un 186'ncı maddesi uyarınca eşlerin oturacakları konutu birlikte seçmeleri ve evlilik birliğinin giderlerine güçleri oranında emek ve mal varlıklarıyla katılmaları gerekmektedir. Eşini ve ailesini küçük düşürücü davranışlar sergilemek, birlik görevlerini savsaklamak veya bu yükümlülükleri göz ardı etmek evlilik birliğinin sarsılmasına yol açan davranışlar arasında yer alır.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 185Kaynağı aç
Ortak yaşam alanının haksız biçimde terk edilmesi ve sadakat borcuna aykırı davranışlar sergilenmesi evlilik birliğini temelinden sarsan en ağır kusurlardan biridir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2011/22944 Esas ve 2012/17839 Karar sayılı ilamı doğrultusunda, ortak konutu terk ederek bir başka kişiyle ilişki kuran eş tam kusurlu sayılmakta; bu durum diğer eşe ayrı yaşama ve Türk Medeni Kanunu'nun 197'nci maddesi gereğince tedbir nafakası talep etme hakkı kazandırmaktadır. Ayrıca Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2011/10916 Esas ve 2012/8045 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, diğer eşin geçici olarak ailesinin yanına gitmesini fırsat bilerek evlilik öncesinde ilişki yaşanan kişiyle yeniden bir araya gelindiği algısı yaratan ve güven sarsan tutumlar içine girmek de ağır kusur teşkil etmektedir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2011/22944, K. 2012/17839Kaynağı aç
Üvey Çocuklara Karşı Gösterilmesi Gereken Özen ve İspat Şartı
Eşlerin yükümlülükleri yalnızca müşterek çocuklarla sınırlı kalmayıp diğer eşin önceki evliliğinden olan çocuklarını da kapsar. Türk Medeni Kanunu'nun 338'inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca eşler, ergin olmayan üvey çocuklarına da özen ve ilgi göstermekle yükümlüdür. Bu sorumluluğun yerine getirilmemesi, Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2011/10916 Esas ve 2012/8045 Karar sayılı kararında kabul edildiği üzere evlilik birliğini sarsan kusurlu bir davranış oluşturur.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 338Kaynağı aç
Buna karşılık, üvey çocuğa karşı özen ve ilgi borcunun ihlal edildiği iddiasının hükme esas alınabilmesi somut delillerle kanıtlanmasına bağlıdır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2011/22944 Esas ve 2012/17839 Karar sayılı ilamında açıkça belirtildiği üzere, eşin üvey çocuğuna kötü davrandığını veya özen ve ilgi yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğini kabule yeterli ve inandırıcı delil bulunmadığı takdirde bu iddia ilgili eşe kusur olarak yüklenemez.
Tazminat Talepleri ve Kusur Dereceleri
Boşanmaya neden olan olaylarda eşit veya daha fazla kusurlu bulunmayan ve evliliğin sona ermesi sebebiyle diğer eşin maddi desteğini yitiren taraf lehine Türk Medeni Kanunu'nun 174'üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince uygun bir maddi tazminat kararlaştırılır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2011/10916 Esas ve 2012/8045 Karar sayılı kararında da işaret edildiği üzere mahkemece tarafların ekonomik ve sosyal durumları ile kusur oranları hakkaniyet ilkeleri çerçevesinde tartılarak maddi zararın giderilmesi sağlanır.
Evlilik birliğinin sarsılmasına yol açan olaylar aynı zamanda eşin kişilik haklarına saldırı oluşturuyorsa, talepte bulunan eşin ağır veya eşit kusurlu olmaması kaydıyla Türk Medeni Kanunu'nun 174'üncü maddesinin ikinci fıkrası kapsamında manevi tazminat takdir edilir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2011/10916 Esas ve 2012/8045 Karar sayılı kararında vurgulandığı üzere, fiilin ağırlığı, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ve hakkaniyet ölçüleri gözetilerek kusursuz veya daha az kusurlu olan eş yararına uygun manevi tazminata hükmedilmesi gerekir.
Anlaşmalı Boşanma ve Ret Kararı Sonrası Fiili Ayrılık
Evlilik süresi en az bir yılı doldurmuşsa, tarafların mahkemeye birlikte başvurması veya bir eşin diğerinin açtığı boşanma davasını kabul etmesi hâlinde evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır. Türk Medeni Kanunu'nun 166'ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca hâkimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerini serbestçe açıkladıklarına kanaat getirmesi ve boşanmanın mali sonuçları ile müşterek çocukların durumuna ilişkin yapılan mutabakatı uygun bulması zorunludur.
Boşanma sebeplerinden herhangi biriyle daha önce açılmış bir davanın reddine karar verilip bu kararın kesinleşmesinden itibaren bir yıl geçmesi ve bu süre zarfında her ne sebeple olursa olsun ortak hayatın yeniden kurulamamış olması durumunda da evlilik birliği temelden sarsılmış kabul edilir. Türk Medeni Kanunu'nun 166'ncı maddesinin dördüncü fıkrası gereğince, bu şartın gerçekleşmesi hâlinde eşlerden birinin talebiyle boşanmaya hükmolunur.
Eşin üvey çocuğa kötü davranması boşanma sebebi midir?
Eşler ergin olmayan üvey çocuklarına özen ve ilgi göstermekle yükümlüdür. Bu yükümlülüğün ihlali evlilik birliğinin sarsılması davasında kusur sayılır; ancak bu iddianın boşanma gerekçesi yapılabilmesi için somut ve yeterli delillerle ispatlanması zorunludur.
Eşi terk etmek ve başkasıyla ilişki yaşamak nasıl sonuç doğurur?
Ortak yaşam konutunu terk edip bir başkasıyla ilişki kuran eş boşanmada tam kusurlu kabul edilir. Bu durum terk edilen eşe ayrı yaşama hakkı tanır ve lehine tedbir nafakası ile şartları oluştuğunda maddi ve manevi tazminat takdir edilmesine zemin hazırlar.
Ret kararının ardından ne kadar süre sonra boşanma davası açılabilir?
Açılan bir boşanma davasının reddedilmesi ve bu kararın kesinleşmesinden itibaren bir yıl geçmesine rağmen ortak hayat kurulamamışsa, Türk Medeni Kanunu'nun 166'ncı maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca eşlerden birinin talebi üzerine boşanmaya karar verilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

