Özel boşanma sebepleri Türk Medeni Kanunu'nda sınırlı sayıda sayılan somut vakıalara dayanırken; genel boşanma sebepleri evlilik birliğinin sürdürülmesinin eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılması veya kanunda öngörülen anlaşma ve eylemli ayrılık hallerinin gerçekleşmesi esasına dayanır. Davada dayanılan hukuki sebep, ispat koşulları ve delillerin değerlendirilmesi bakımından farklı usuli ve maddi sonuçlar doğurur.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 166Kaynağı aç
Türk Medeni Kanunu'nda Düzenlenen Özel Boşanma Sebepleri
Türk Medeni Kanunu'nda düzenlenen özel boşanma sebepleri kanunda sınırlı sayıda sayılmıştır. Kanunda açıkça yer almayan bir olguya dayanılarak özel boşanma davası açılamaz. Kanun koyucu bu sebepleri; Türk Medeni Kanunu'nun 161'inci maddesinde zina, 162'nci maddesinde hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış, 163'üncü maddesinde suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme, 164'üncü maddesinde terk ve 165'inci maddesinde akıl hastalığı olarak belirlemiştir.
Zina gerekçesiyle açılacak boşanma davasında dava hakkı, Türk Medeni Kanunu'nun 161'inci maddesi gereğince sebebin öğrenilmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde eylemin gerçekleşmesinden itibaren beş yıl geçmekle düşer; eylemi affeden eşin dava hakkı ortadan kalkar. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2014/13389 E., 2014/23684 K. sayılı kararı doğrultusunda, süreklilik gösteren zina eylemlerinde hak düşürücü süre son eylemin sona erdiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Türk Medeni Kanunu'nun 162'nci maddesinde düzenlenen hayata kast, pek kötü muamele veya ağır derecede onur kırıcı davranış halinde de dava açma hakkı öğrenmeden başlayarak altı ay ve sebebin doğumundan itibaren beş yıllık hak düşürücü süreye tabidir; affeden taraf dava yoluna başvuramaz.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 161Kaynağı aç
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 162Kaynağı aç
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2014/13389, K. 2014/23684Kaynağı aç
Türk Medeni Kanunu'nun 163'üncü maddesi uyarınca, eşlerden birinin küçük düşürücü bir suç işlemesi veya haysiyetsiz bir yaşam sürmesi sebebiyle kendisiyle birlikte yaşanması diğer eşten beklenemiyorsa, bu eş herhangi bir hak düşürücü süreye bağlı kalmaksızın her zaman boşanma davası açabilir. Akıl hastalığına dayalı boşanma davası ise Türk Medeni Kanunu'nun 165'inci maddesi gereğince, hastalığın ortak hayatı diğer eş için çekilmez kılması ve iyileşmesine imkân bulunmadığının resmî sağlık kurulu raporuyla tespit edilmesi şartına bağlıdır.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 163Kaynağı aç
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 165Kaynağı aç
Türk Medeni Kanunu'nda Düzenlenen Genel Boşanma Sebepleri
Genel boşanma sebepleri Türk Medeni Kanunu'nun 166'ncı maddesinde evlilik birliğinin temelinden sarsılması, anlaşmalı boşanma ve davanın reddinden sonra ortak hayatın kurulamaması sebebiyle eylemli ayrılık olmak üzere üç başlıkta düzenlenmiştir. Maddenin birinci fıkrasına göre ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenemeyecek derecede evlilik birliğinin sarsılması durumunda her iki eş de boşanma davası açabilir. İkinci fıkra uyarınca davacının kusuru daha ağır olduğu takdirde davalı eşin davaya karşı çıkma hakkı bulunmaktadır; ancak bu itiraz hakkın kötüye kullanılması niteliğinde ise ve birliğin devamında davalı ile müşterek çocuklar açısından korunmaya değer bir yarar kalmamışsa mahkemece boşanmaya karar verilebilir.
Evlilik ilişkisinin en az bir yıl sürmüş olması kaydıyla, tarafların mahkemeye birlikte başvurması ya da eşlerden birinin diğerinin açtığı davayı kabul etmesi halinde evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı kabul edilir. Anlaşmalı boşanmaya karar verilebilmesi için hâkimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanmanın mali sonuçları ile ortak çocukların velayet ve kişisel ilişkisine dair protokolü uygun bulması gerekir. Hâkim ilgililerin menfaatlerini gözeterek sözleşmede gereken değişiklikleri yapabilir; bu düzenlemeler taraflarca kabul edildiğinde boşanmaya hükmolunur. Bu süreçte boşanma davalarında tarafların ikrarlarının hâkimi bağlamayacağına ilişkin usul kuralı uygulanmaz.
Kanunda gösterilen herhangi bir sebebe dayanılarak açılmış boşanma davasının reddedilmesi ve bu kararın kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl geçmesi halinde, her ne sebeple olursa olsun ortak yaşam yeniden kurulamamışsa Türk Medeni Kanunu'nun 166'ncı maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca birlik temelden sarsılmış sayılır ve eşlerden birinin istemi üzerine boşanma kararı verilir. Kanunun hâkime takdir yetkisi tanıdığı veya haklı nedenleri dikkate almayı emrettiği hallerde ise Türk Medeni Kanunu'nun 4'üncü maddesi uyarınca hukuka ve hakkaniyete uygun hüküm tesis edilir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 4Kaynağı aç
Mutlak ve Nispi Boşanma Sebepleri Ayrımı
Boşanma sebepleri, kanıtlanma ve hâkime takdir alanı bırakma biçimleri bakımından mutlak ve nispi boşanma sebepleri olarak ikiye ayrılır. Mutlak boşanma sebeplerinde kanunda tanımlanan somut vakıanın gerçekleştiğinin ispatlanması halinde, ortak hayatın çekilmez hale gelip gelmediği ayrıca araştırılmaksızın boşanma kararı verilir; zina, hayata kast, pek kötü muamele, anlaşmalı boşanma ve davanın reddinden sonra bir yıllık eylemli ayrılık bu grupta yer alır. Buna karşılık nispi boşanma sebeplerinde yalnız olgunun varlığı yeterli olmayıp, bu durumun ortak hayatı diğer eş için çekilmez kıldığının ya da evlilik birliğini temelinden sarstığının da ispatı zorunludur; küçük düşürücü suç işleme, haysiyetsiz hayat sürme, akıl hastalığı ve evlilik birliğinin sarsılması nispi boşanma sebeplerindendir.
Özel boşanma sebebine dayanılarak açılan bir davada, davacının boşanmayı gerektirecek ağırlıkta bir kusuru müstakil bir taleple dava konusu yapılmamışsa, bu durum özel sebeple boşanma kararı verilmesinde ve davanın sonuçlarında dikkate alınamaz. Evlilik birliğinin sarsılmasına dayalı genel boşanma davalarında uygulanan kusur kıyaslaması kuralı, karşı tarafça usulüne uygun şekilde dava konusu edilmeyen kusurlar bakımından özel boşanma davalarında uygulanamaz.
Özel ve Genel Sebeplerin Birlikte ve Kademeli İleri Sürülmesi
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2014/13389 E., 2014/23684 K. sayılı kararı uyarınca, özel boşanma sebeplerinden biriyle karşılaşan eş; yalnızca bu özel nedene, yalnızca genel nedene veya hem özel hem de genel nedene birlikte dayanarak dava açabilir. Özel ve genel sebebe birlikte dayanılması halinde kanundaki özel boşanma sebebi ispat edilmişse ve aftan veya hak düşürücü sürenin dolmasından kaynaklanan bir engel bulunmuyorsa boşanma hükmünün özel sebebe dayandırılarak kurulması zorunludur.
Dava dilekçesinde öncelikle özel boşanma sebebine, bunun kabul edilmemesi halinde ise genel boşanma sebebine kademeli olarak dayanılması da mümkündür. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2014/1413 E., 2014/11456 K. sayılı kararında belirtildiği üzere mahkemenin delilleri öncelikle ileri sürülen özel boşanma sebebi çerçevesinde değerlendirmesi, bu sebebin kabulünün mümkün olmaması halinde genel boşanma sebebi olan evlilik birliğinin temelinden sarsılması yönünden inceleme yapması gerekir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2014/1413, K. 2014/11456Kaynağı aç
Özel boşanma sebepleri nelerdir?
Türk Medeni Kanunu'nda özel boşanma sebepleri sınırlı sayıda düzenlenmiş olup zina, hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış, suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme, terk ve akıl hastalığından oluşur.
Zina nedeniyle boşanma davası hangi sürede açılmalıdır?
Zina sebebiyle boşanma davası hakkı, sebebin öğrenilmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde eylemin gerçekleşmesinden itibaren beş yıl geçmekle düşer; süreklilik gösteren eylemlerde süre son eylemin sona erdiği tarihten başlar ve affeden eşin dava hakkı yoktur.
Nispi boşanma sebebi ile mutlak boşanma sebebi arasındaki fark nedir?
Mutlak boşanma sebeplerinde sebebin gerçekleştiği ispatlandığında evlilik birliğinin sarsılıp sarsılmadığına ayrıca bakılmazken, nispi boşanma sebeplerinde olgunun gerçekleşmesinin yanı sıra ortak hayatı çekilmez kıldığının veya birliği temelinden sarstığının da belirlenmesi gerekir.
Boşanma davasında özel ve genel sebeplere birlikte dayanılabilir mi?
Eş aynı davada hem özel hem de genel boşanma sebebine birlikte dayanabilir; özel sebep kanıtlandığında ve af veya süre engeli bulunmadığında hükmün özel sebebe dayalı kurulması gerekir.
Davanın reddinden sonra eylemli ayrılık sebebiyle boşanma süresi ne kadardır?
Açılan boşanma davasının reddine karar verilip bu hükmün kesinleşmesinden itibaren bir yıl geçmesine rağmen ortak hayat yeniden kurulamamışsa, eşlerden birinin istemi üzerine evlilik birliği temelden sarsılmış sayılarak boşanma kararı verilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

