Ses kaydının yargı mercileri önünde delil vasfı kazanabilmesi, kaydın elde ediliş yönteminin hukuk düzeniyle bağdaşmasına bağlıdır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu sisteminde, hukuka aykırı biçimde temin edilen araçlar ispat faaliyetinde hükme esas alınamaz. Bir ses kaydının mahkemece değerlendirilmesinde tarafların rızası, eylemin ani gelişen bir suç karşısında delil kaybını önleme amacıyla sınırlı kalıp kalmadığı ve kurgusal bir delil yaratma amacı taşımaması temel ölçütler arasında yer alır.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 189Kaynağı aç
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 217Kaynağı aç
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 206Kaynağı aç
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2018/39, K. 2020/485Kaynağı aç
Hukuk ve Ceza Yargılamasında Delil Yasakları
Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 189/2 düzenlemesi uyarınca, hukuka aykırı şekilde elde edilmiş deliller bir vakıanın ispatında mahkemece dikkate alınamaz. İspat hakkını kullanan tarafların hukuk sınırları dahilinde kalması zorunlu olup kanunun meşru görmediği yöntemlerle elde edilen ses kayıtları uyuşmazlığın çözümünde temel oluşturamaz.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2019/377, K. 2019/7006Kaynağı aç
Ceza yargılamasında ise Ceza Muhakemesi Kanunu m. 217 uyarınca isnat edilen suçun ancak hukuka uygun yollardan temin edilmiş delillerle ispatı mümkündür. Hâkim, vicdani kanaatini duruşmaya getirilip huzurunda tartışılmış hukuka uygun vasıtalara dayandırır. Ceza Muhakemesi Kanunu m. 206/2-a gereğince kanuna aykırı olarak elde edilen delillerin ortaya konulması talebi reddedilir; ayrıca Ceza Muhakemesi Kanunu m. 230/1 gereğince hükmün gerekçesinde değerlendirme dışı bırakılan kanuna aykırı delillerin açıkça gösterilmesi aranır.
İzinsiz Ses Kaydı Almanın Ceza Hukuku Boyutu
Başkalarının konuşmalarının rıza dışı kaydedilmesi haberleşmenin gizliliğini ihlal suçunu gündeme getirir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 132/1 hükmüne göre, kişiler arasındaki haberleşmenin gizliliğini ihlal eden kimse bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile yaptırıma bağlanır. İhlalin haberleşme içeriklerinin ses alma cihazı veya benzeri teknik vasıtalarla kayda alınması suretiyle işlenmesi durumunda ceza bir kat artırılarak tayin edilir.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 132Kaynağı aç
Rıza olmaksızın kaydedilen konuşma içeriklerinin başkalarına iletilmesi veya alenileştirilmesi de bağımsız yaptırımlara tabi tutulmuştur. Türk Ceza Kanunu m. 132/3 uyarınca, kendisiyle yapılan haberleşmenin içeriğini muhatabının rızası hilafına hukuka aykırı biçimde alenen ifşa eden fail hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası öngörülmüş; söz konusu içeriğin basın ve yayın vasıtasıyla yayılması hâlinde de aynı müeyyidenin uygulanacağı hükme bağlanmıştır.
Haberleşme ortamı dışında gerçekleşen konuşmalar yönünden ise Türk Ceza Kanunu m. 133 hükümleri tatbik edilir. Kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaların taraflardan birinin rızası olmaksızın aletle dinlenmesi veya ses alma cihazıyla kaydedilmesi hâlinde faile iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir. Kişinin bizzat dahil olduğu ancak aleni nitelik taşımayan bir söyleşiyi diğer katılımcıların rızası bulunmaksızın ses alma cihazıyla kaydetmesi Türk Ceza Kanunu m. 133/2 kapsamında altı aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasını gerektirir. Aleni olmayan konuşmaların kaydedilmesi yoluyla sağlanan verilerin hukuka aykırı olarak ifşa edilmesi, basın ve yayın araçlarıyla yayılması da Türk Ceza Kanunu m. 133/3 çerçevesinde iki yıldan beş yıla kadar hapis ve dört bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılır.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 133Kaynağı aç
Bireylerin mahrem alanına müdahale teşkil eden fiiller bakımından Türk Ceza Kanunu m. 134 hükümleri uygulanır. Özel hayatın gizliliğini ihlal eden kişiye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası tayin olunur; bu fiilin ses veya görüntülerin kayda alınması suretiyle gerçekleştirilmesi cezayı bir kat artırır. Özel hayata ait ses veya görüntülerin hukuka aykırı şekilde ifşa edilmesi veya basın yayın araçlarıyla yayımlanması durumunda ise Türk Ceza Kanunu m. 134/2 gereğince iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmedilir.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 134Kaynağı aç
Gizli Ses Kaydının Hukuka Uygun Sayıldığı İstisnai Şartlar
Kişinin kendisine yönelen haksız bir fiil veya suç esnasında yaptığı kayıtlar belirli şartların mevcudiyeti hâlinde hukuka uygun kabul edilebilmektedir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu (E. 2018/39, K. 2020/485), failin işlediği suça karşı o anda yetkili mercilere müracaat imkânının bulunmadığı ve delillerin bir daha elde edilemeyecek biçimde kaybolma tehlikesinin doğduğu ani durumlarda, maruz kalan kişinin yaptığı konuşma kayıtlarını hukuka uygun saymaktadır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2013/1183, K. 2014/960Kaynağı aç
Bu meşruiyet alanının doğması; olayın aniden patlak vermesine, kolluk veya adli makamlara derhâl erişim olanağının bulunmamasına ve kaydın münhasıran kaybolma tehdidi altındaki delili güvence altına alıp yetkili organlara sunma amacıyla sınırlı kalmasına bağlıdır. Yetkili organlara başvurma imkânı doğduktan sonraki aşamalarda sürdürülen ya da önceden planlanmış temaslar neticesinde temin edilen kayıtlar bu istisna kapsamında yer almaz.
Delil Elde Etme ile Kurgusal Delil Yaratma Ayrımı
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu (E. 2013/1183, K. 2014/960) içtihadında bir delilin usulsüz yöntemle elde edilmesi ile usulsüz ve hukuka aykırı olarak üretilmesi açıkça birbirinden ayrılmıştır. Usulsüz biçimde temin edilen kimi deliller somut hadisenin şartlarına göre değerlendirmeye tabi tutulabilse dahi, yapay olarak kurgulanan ve hukuka aykırı biçimde üretilen vasıtaların hiçbir surette ispat aracı kabul edilmesi mümkün değildir.
Karşı tarafı yönlendirerek konuşturmak, tuzak sorular yöneltmek veya kurgulanmış bir senaryo çerçevesinde ses kaydetmek delil oluşturma niteliğindedir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu (E. 2018/39, K. 2020/485), sırf delil üretme saikiyle ve sanık yönlendirilerek alınan ses kayıtlarının Ceza Muhakemesi Kanunu m. 217 hükmüne aykırılık taşıdığını, belirleyici delil olarak kullanılamayacağını ve yargılamanın hakkaniyetini zedeleyeceğini kabul etmiştir.
Uyuşmazlık tarafları arasında geçmişe dayanan çekişmelerin bulunması, olayın ani gelişen bir mahiyet taşımaması ve ortamda tanık dinletme olanağı varken gizli ses kaydı alınması durumunda eylem hukuka aykırılık oluşturur. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu (E. 2013/1183, K. 2014/960), bu tür kurgusal kayıtların sunulmasını kişilik haklarına haksız saldırı olarak nitelendirmektedir.
Boşanma Davalarında Eşler Arası Ses Kayıtları
Aile hukuku uyuşmazlıklarında eşlerin birbirlerinin bilgisi ve rızası hilafına telefon veya ortam konuşmalarını kaydetmesi delil yasakları kapsamında incelenir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (E. 2019/377, K. 2019/7006), erkeğin haberi olmaksızın kadın tarafından alınan telefon konuşması kaydının hukuka aykırı olduğuna ve vakıanın ispatında dikkate alınamayacağına hükmetmiştir.
Anayasa m. 36 kapsamında korunan adil yargılanma ve meşru vasıtalarla iddia ve savunmada bulunma ilkesi gereğince, hukuka aykırı elde edilen kayıtlar gibi bu kayıtların varlığına dayanan tanık beyanları da geçersizdir. Kanuna aykırı vasıtalara veya bunların dinletildiği tanıkların anlatımlarına ispat gücü tanınması silahların eşitliği kuralını ihlal eder.
Buna karşılık, başkalarının huzurunda yaşanmayan, baş başa iken süreklilik gösteren hakaretlerin söz konusu olduğu ve başka bir delil vasıtasıyla ispatın imkânsız bulunduğu özel durumlarda, kaydın münhasıran maruz kalınan haksızlığı ispatlama gayesiyle alınıp üçüncü kişilerle paylaşılmaması şartıyla delil olarak gözetilebildiği değerlendirmeler de mevcuttur.
Üçüncü Kişilerin Kayıt Alması ve Ceza Kararının Hukuk Davasına Etkisi
Görüşmenin tarafı olmayan üçüncü kişilerin iletişimi dinlemesi veya kaydetmesi kural olarak hukuka aykırıdır. Ceza Muhakemesi Kanunu m. 135 uyarınca iletişimin denetlenmesi, ancak yürütülen bir soruşturma veya kovuşturma çerçevesinde yetkili mercilerce görevlendirilen teknik araçlar vasıtasıyla üçüncü bir kişi tarafından gerçekleştirilebilir; şahısların kendi inisiyatifleriyle üçüncü kişilerin haberleşmesini kaydetmesi kanunen korunmaz.
Ses kaydı fiili sebebiyle ceza mahkemesinde görülen davanın hukuk mahkemesindeki tazminat veya diğer taleplere etkisi 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 74 çerçevesinde çözümlenir. Hukuk hâkimi zarar verenin kusuru ve ayırt etme gücünü değerlendirirken ceza mahkemesinin sorumluluk hükümleri ve beraat kararıyla bağlı olmadığı gibi ceza hâkiminin kusur ve zarar takdiri de hukuk mahkemesini bağlamaz.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 74Kaynağı aç
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu (E. 2013/1183, K. 2014/960), ceza mahkemesi ilamının hukuk hâkimi bakımından bağlayıcılık taşıyabilmesi için kararın maddi olgu yönüyle kesinleşmesi gerektiğini vurgulamıştır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı bağlayıcı bir mahkûmiyet teşkil etmemekle birlikte ceza mahkemesince tespit edilen maddi vakıalar hukuk mahkemesince serbestçe takdir edilip değerlendirilebilir.
Gizlice alınan ses kaydı mahkemede delil sayılır mı?
Kural olarak hukuka aykırı şekilde rızasız alınan ses kayıtları Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 189/2 ve Ceza Muhakemesi Kanunu m. 217/2 uyarınca hükme esas alınamaz. Yalnızca ani gelişen bir suç isnadında yetkili makamlara başvurma imkânı bulunmadığı ve başka delil elde etme olanağının kalmadığı istisnai durumlarda hukuka uygunluk kabul edilebilmektedir.
Bir suçu ispatlamak amacıyla ses kaydetmek ceza gerektirir mi?
Kişiler arasındaki haberleşmenin veya aleni olmayan konuşmaların izinsiz kaydedilmesi Türk Ceza Kanunu m. 132 ve 133 uyarınca suç oluşturur. Ancak kişinin aniden maruz kaldığı bir suçu ispatlayabilmesi için başka yolun bulunmadığı ve delillerin kaybolma tehlikesi taşıdığı durumlarda meşru delil güvenceleme faaliyeti kapsamında hukuka uygunluk değerlendirmesi yapılır.
Eşin habersiz telefon konuşmasını kaydetmesi boşanma davasında geçerli midir?
Eşlerden birinin diğerinin rızası hilafına aldığı telefon ses kayıtları kural olarak hukuka aykırı delil teşkil eder ve ispatta dikkate alınmaz. Yalnızca üçüncü kişilerin bulunmadığı ortamlarda sürekli hakaret gibi durumların başka vasıtayla kanıtlanamadığı ve kaydın başka bir amaçla kullanılmadığı sınırlı hâllerde somut olayın niteliğine göre istisnai değerlendirme yapılabilmektedir.
Kurgulanarak alınan veya yönlendirilen ses kayıtları delil olur mu?
Hayır. Usulsüz ve hukuka aykırı biçimde üretilen, sırf delil oluşturmak kastıyla karşı taraf yönlendirilerek veya tuzak kurularak elde edilen kurgusal kayıtlar yargılamada hiçbir şekilde hükme esas alınamaz.
Hukuka aykırı ses kaydını dinleyen tanığın anlatımı delil sayılır mı?
Hukuka aykırı elde edilen ses kaydına veya bu kaydın varlığına dayanan tanık beyanlarına itibar edilemez. Anayasa m. 36 ve silahların eşitliği ilkesi uyarınca hukuka aykırı materyalden türetilen tanık beyanlarının ispat gücü bulunmamaktadır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

