12. Yargı Paketi ve 7589 Sayılı Kanun Değişiklikleri

by Avukat Erdal Ersoy
12. Yargı Paketi ve 7589 Sayılı Kanun Değişiklikleri

7589 sayılı Kanun düzenlemesinde; 11, 12 ve 22. maddelerin yayımından itibaren üç ay sonra, Danıştay teşkilatına ilişkin 3. maddenin 23 Temmuz 2026 tarihinde, diğer maddelerin ise genel olarak yayımı tarihinde yürürlüğe girmesi öngörülmektedir. Düzenleme; hukuk muhakemeleri, ceza infaz ve muhakeme kuralları, icra-iflas işlemleri ile idari yargılama usulünde yargılama sürelerine, kanun yollarına ve usul güvencelerine ilişkin yeni esaslar getirmektedir.

Hukuk Muhakemelerinde Yeni Usul Kuralları ve Kısmi Dava

Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 107 kapsamında yer alan belirsiz alacak davası kaldırılarak kısmi dava sisteminde yeni bir talep artırımı yolu açılmıştır. Buna göre davanın konusunu oluşturan alacağın bir bölümü dava edilmişse, tahkikat aşaması tamamlanıncaya dek davacı tarafça sav ve savunmanın genişletilmesi yasağına takılmaksızın ve tek seferle sınırlı olmak üzere talep miktarı yükseltilebilir. Artırılan bu kısım yönünden de zamanaşımı ilk davanın açıldığı tarihte kesilmiş sayılır. Değişiklikten önce açılmış belirsiz alacak davalarında ise önceki yasal kurallar uygulanmayı sürdürür.

Hukuk mahkemelerinde duruşmalar arasındaki süre kural olarak üç aydan fazla olamaz. Bilirkişi incelemesinin uzaması veya istinabe gibi zorunlu hallerde hâkim gerekçe göstererek duruşma gününü üç aydan daha uzun bir süre sonrasına belirleyebilir. Bununla birlikte, hâkimlerin mesleğin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenebilecek konularda bilirkişiye başvurması disiplin hukuku bakımından yaptırıma bağlanmıştır.

Ses ve görüntü nakli yoluyla uzaktan duruşmaya katılan ilgililer bakımından elle atılan imzaya ilişkin usul kuralları genel olarak uygulanmaz. Ancak ikrar, yemin, davanın geri alınmasına muvafakat, feragat, kabul ve sulh gibi özel usul işlemleri bu istisnanın kapsamı dışındadır.

Aynı yargı çevresindeki aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinin birleştirme kararlarına karşı yalnızca istinaf yoluna başvurulabilir; davaların ayrılmasına ilişkin kararların kanun yolu denetimi ise ancak esas hükümle birlikte yapılabilir. Bölge adliye mahkemesinin ilk derece kararını değiştirerek yeniden esas hakkında karar vermesi halinde temyiz sınırının tayininde, nihai kararın miktarının yanında belirli durumlarda ilk derece kararı ile bölge adliye mahkemesi kararı arasındaki parasal fark da gözetilir.

Ceza Adaleti, Güvenlik Tedbirleri ve İnfaz Değişiklikleri

7589 sayılı Kanun kapsamındaki ceza düzenlemelerinde; dolandırıcılık veya nitelikli dolandırıcılık eylemlerine iştirak eden kimsenin rolünün yalnızca kendisine ya da üçüncü bir kişiye ait banka hesabı, ödeme aracı, kredi kartı, finansal kurum veya kripto varlık hesaplarına erişim sağlayan bilgi ve araçları devretmekle sınırlı kalması durumunda cezadan yarı oranında indirim yapılması öngörülmektedir. Bu kapsamda kalan ve daha önce etkin pişmanlıktan yararlanmamış olan hükümlülerin, mahkemenin bildiriminden itibaren altı aylık sürede mağdurun uğradığı maddi zararı aynen geri verme veya tazmin yoluyla eksiksiz gidermesi koşuluyla infaz aşamasında Türk Ceza Kanunu m. 168/2 etkin pişmanlık indiriminden yararlanabileceği, ancak zararın tümüyle karşılanmaması halinde infazın durdurulamayacağı kabul edilmiştir.

Ceza Muhakemesi Kanunu m. 231 uyarınca, 272. maddenin üçüncü fıkrası hükümleri saklı kalmak üzere hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına karşı usul ve esas yönünden istinaf kanun yoluna başvurulabilir; bölge adliye mahkemesince verilen bu kararlara karşı ise şartların varlığı halinde temyiz kanun yolu hükümleri tatbik edilir. Mağdurun zararının derhal telafi edilemediği hallerde denetim süresi boyunca aylık taksitlerle ödenmesi koşuluyla da geri bırakma kararı verilebilmektedir. Bu usul, Anayasa m. 174 ile korunan inkılap kanunlarında yazılı suçlar hakkında uygulanmaz. Bunun yanında 7589 sayılı Kanun çerçevesinde işkence, eziyet ve Anayasa m. 17 doğrultusunda kamu görevlisinin görevi sebebiyle gerçekleştirdiği kötü muamele eylemleri bakımından da bu kurumun uygulanamayacağı kabul edilmiştir.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 231Kaynağı aç
Madde 231 – (1) Duruşma sonunda, 232 nci maddede belirtilen esaslara göre duruşma tutanağına geçirilen hüküm fıkrası okunarak gerekçesi ana çizgileriyle anlatılır. (2) Hazır bulunan sanığa ayrıca başvurabileceği kanun yolları, mercii ve süresi bildirilir. (3) Beraat eden sanığa, tazminat isteyebileceği bir hâl varsa bu da bildirilir. (4) Hüküm fıkrası herkes tarafından ayakta dinlenir. (5) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise; mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Uzlaşmaya ilişkin hükümler saklıdır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, müsadereye ilişkin hükümler hariç, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını ifade eder. (6) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için;[77] a) Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması, b) Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması, c) Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın; aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi, gerekir. (7) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen hükümde, mahkûm olunan hapis cezası ertelenemez ve kısa süreli olması hâlinde seçenek yaptırımlara çevrilemez. (8) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi hâlinde sanık, beş yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulur. Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez. Bu süre içinde bir yıldan fazla olmamak üzere mahkemenin belirleyeceği süreyle, sanığın denetimli serbestlik tedbiri olarak; a) Bir meslek veya sanat sahibi olmaması hâlinde, meslek veya sanat sahibi olmasını sağlamak amacıyla bir eğitim programına devam etmesine, b) Bir meslek veya sanat sahibi olması hâlinde, bir kamu kurumunda veya özel olarak aynı meslek veya sanatı icra eden bir başkasının gözetimi altında ücret karşılığında çalıştırılmasına, c) Belli yerlere gitmekten yasaklanmasına, belli yerlere devam etmek hususunda yükümlü kılınmasına ya da takdir edilecek başka yükümlülüğü yerine getirmesine, karar verilebilir. Denetim süresi içinde dava zamanaşımı durur. (9) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Altıncı fıkranın (c) bendinde belirtilen koşulu derhal yerine getiremediği takdirde; sanık hakkında mağdura veya kamuya verdiği zararı denetim süresince aylık taksitler hâlinde ödemek suretiyle tamamen gidermesi koşuluyla da hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilir. (10) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde, açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak, davanın düşmesi kararı verilir. (11) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması hâlinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı hâlinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir. Açıklanan veya yeni kurulan hükme itiraz edilebilir. İtiraz mercii ancak bu fıkradaki koşullarla sınırlı olarak bir değerlendirme yapabilir. (12) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) 272 nci maddenin üçüncü fıkrası hükümleri saklı kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi tarafından verilen kararlar hakkında 286 ncı madde hükümleri uygulanır. 272 nci maddenin üçüncü fıkrası hükümleri saklı kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ilk derece mahkemesi sıfatıyla bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay tarafından verilmesi hâlinde temyiz yoluna gidilebilir. İstinaf ve temyiz yolunda karar ve hüküm, usul ve esasa ilişkin hukuka aykırılıklar yönünden incelenir. (13) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, bunlara mahsus bir sisteme kaydedilir. Bu kayıtlar, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenmesi hâlinde, bu maddede belirtilen amaç için kullanılabilir. (14) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Bu maddenin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümleri, Anayasanın 174 üncü maddesinde koruma altına alınan inkılâp kanunlarında yer alan suçlarla ilgili olarak uygulanmaz. Hükmün gerekçesi ve hüküm fıkrasının içereceği hususlar

Kaçak sanık hakkında kovuşturma yapılması mümkün olmakla birlikte, ilgilinin daha evvel sorgusu tamamlanmamışsa mahkûmiyetine yahut ceza verilmesine yer olmadığına hükmedilemez. Yargıtay ceza dairelerince verilen kararlara karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının Ceza Genel Kuruluna itiraz yetkisinde sanık lehine başvurularda herhangi bir süre sınırı aranmaz; sanık aleyhine itirazda ise Ceza Muhakemesi Kanunu m. 308/1 metninde ilamın verilmesinden itibaren bir aylık süre düzenlenmişken, 7589 sayılı Kanun kapsamında dosyanın tesliminden itibaren üç aylık itiraz süresi öngörülmüştür.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 247Kaynağı aç
Madde 247 – (1) Hakkındaki soruşturmanın veya kovuşturmanın sonuçsuz kalmasını sağlamak amacıyla yurt içinde saklanan veya yabancı ülkede bulunan ve bu nedenle Cumhuriyet savcısı veya mahkeme tarafından kendisine ulaşılamayan kişiye kaçak denir. (2) (Ek: 25/5/2005 – 5353/31 md.)[84] Hakkında, 248 inci maddenin ikinci fıkrasında belirtilen suçlardan dolayı soruşturma veya kovuşturma başlatılmış olan şüpheli veya sanığın, yetkili Cumhuriyet savcısı veya mahkemece usulüne göre yapılan tebligata uymamasından dolayı verilen zorla getirilme kararı da yerine getirilemez ise, Cumhuriyet savcısı veya mahkeme; a) Çağrının bir gazete ile şüpheli veya sanığın bilinen konutunun kapısına asılmak suretiyle ilânına karar verir; yapılacak ilânlarda, onbeş gün içinde gelmediği takdirde 248 inci maddede gösterilen tedbirlere hükmedilebileceğini ayrıca açıklar, b) Bu işlemlerin yerine getirildiğinin bir tutanak ile saptanmasından itibaren onbeş gün içinde başvurmayan şüpheli veya sanığın kaçak olduğuna karar verir.[85] (3) (İptal fıkra: Anayasa Mahkemesinin 22/3/2023 Tarihli ve E: 2022/145, K: 2023/59 Sayılı Kararı ile.) (Yeniden Düzenleme:2/3/2024-7499/16 md.) Kaçak sanık hakkında kovuşturma yapılabilir. Ancak, daha önce sorgusu yapılmamış ise, mahkûmiyet ve ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilemez.[86] (4) Duruşma yapılan hâllerde kaçak sanığın müdafii yoksa, mahkeme barodan bir avukat görevlendirilmesini ister. Zorlama amaçlı elkoyma ve teminat belgesi[87]

Ceza Muhakemesi Kanunu m. 80 kapsamında genetik verilerin kimlikten arındırılarak sisteme kaydedilmesi düzenlenirken; kovuşturmaya yer olmadığı, beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı hallerinde bu kayıtların imhası öngörülmektedir. 7589 sayılı Kanun ile yapılan düzenlemeler kapsamında ise diğer hallerde söz konusu genetik kayıtların mahkeme kararının kesinleşmesinden itibaren yirmi yıl sonra yok edileceği ve haklı neden bulunması halinde ilgililerce silinmesinin talep edilebileceği kabul edilmiştir.

İcra, İhale, Noterlik ve İdari Yargıdaki Yenilikler

7589 sayılı Kanun ile kabul edilen kurallar uyarınca, ortaklığın satış suretiyle giderilmesinde taşınmazın tüm hissedarlar tarafından miras yoluyla kazanılmış olması ve paydaşlar arasında mirasçı olmayan üçüncü bir kişinin bulunmaması halinde, birinci artırmanın muhammen kıymetin yüzde yüzü esas alınarak yalnızca malik sıfatındaki mirasçılar arasında yapılması öngörülmektedir. Bu özel usul yalnızca bir defaya mahsus tatbik edilir. Elektronik satışlarda en yüksek teklifi verenin ihale bedelini süresinde yatırmaması durumunda teminat iade edilmeyerek satış masraflarından mahsup edilir ve teklif edilen bedelin yüzde beşi oranında idari para cezası verilir.

Vesayet altındaki kişilere ait malların satışında Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi ile entegre elektronik satış usulü uygulanır; taşınmaz satış ihalesi vesayet makamının onayıyla tamamlanır ve onama kararının ihale tarihinden itibaren on gün içinde verilmesi gerekir. Mahkeme veya Cumhuriyet başsavcılığı noterlik evrakının aslını talep ettiğinde noter, aslına uygunluğunu onaylayacağı bir örnek çıkararak aslını gönderir; onaylı örnek taleplerinde ise belgenin elektronik ortamda taranarak güvenli elektronik imzayla iletilmesi mümkündür.

Düzenleyici işlemler hariç olmak üzere, konusu kanunda gösterilen parasal sınırı aşmayan idari işlemlere karşı açılan iptal ve tam yargı davaları ile kamu görevlilerinin belirli izin, lojman, geçici görevlendirme ve uyarma cezası uyuşmazlıkları tek hâkim tarafından karara bağlanabilir. Bölge idare mahkemesi ilk derece kararının sonucunu hukuka uygun bulup gerekçesini yanlış veya eksik görürse gerekçeyi değiştirerek istinaf başvurusunu reddedebilir; ayrıca bilirkişi, keşif veya duruşma eksikliğini kendisi gidererek esas hakkında hüküm kurabilir. Dosyanın ilk derece mahkemesine geri gönderilmesi ise görev, yetki ve eksik hasım gibi kanunda sınırlı sayılan durumlarla bağlıdır.

7589 sayılı Kanun kapsamında bedensel zarar ve destekten yoksun kalma tazminatlarına ilişkin olarak; kazancın bilindiği döneme ait tazminata haksız eylem veya zarar verici olayın vuku bulduğu tarihten, kazancın bilinemediği döneme ait tazminata ise karar gününden itibaren kanuni faiz işletilmesi öngörülmüştür. Faiz oranının taraflarca sözleşmeyle kararlaştırılmadığı borç ilişkilerinde ise faiz, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının önceki yılın 31 Aralık tarihindeki reeskont oranının yüzde sekseni üzerinden tespit edilir; bu oranın 30 Haziran tarihi itibarıyla en az beş puan değişmesi halinde yılın kalan yarısında güncellenen oran uygulanır.

Dolandırıcılık suçunda banka veya ödeme aracını kullandıranlar indirimden nasıl yararlanır?

7589 sayılı Kanun düzenlemesi kapsamında, dolandırıcılık fiillerine yalnızca kendisine veya başkasına ait hesap, kart veya kripto varlık bilgilerini başkasına vermek suretiyle iştirak edenler hakkında cezada yarı oranında indirim uygulanması öngörülmüştür. Bu kapsamda olup evvelce etkin pişmanlıktan yararlanmamış hükümlülerin mahkemece yapılan bildirimi izleyen altı ay içinde zararı tamamen gidermesi şartıyla infaz aşamasında etkin pişmanlık indiriminden faydalanabileceği kabul edilmiştir.

Hukuk mahkemelerinde duruşma günleri arasındaki süre sınırı nedir?

Hukuk davalarında duruşmalar arasındaki süre kural olarak üç aydan fazla olamaz; ancak bilirkişi incelemesinin uzaması veya istinabe gibi zorunlu hallerde mahkeme gerekçe göstererek daha uzun bir süre tayin edebilir.

Miras kalan taşınmazların ortaklığının giderilmesi satışında birinci artırma nasıl yapılır?

7589 sayılı Kanun ile getirilen usule göre, taşınmazın tüm paydaşlarca miras yoluyla intikal etmiş olması ve üçüncü bir ortağın yer almaması halinde ilk artırma muhammen bedelin yüzde yüzü üzerinden ve tek seferlik olmak üzere sadece mirasçılar arasında gerçekleştirilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu