Satış Sözleşmesinin Tanımı, Şekli ve Ayıp Hakları

by Avukat Erdal Ersoy
Satış Sözleşmesinin Tanımı, Şekli ve Ayıp Hakları

Satış sözleşmesi, satıcının satılanın zilyetliğini ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşmedir. Sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa veya aksine bir âdet yoksa satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa eder.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 207Kaynağı aç
MADDE 207- Satış sözleşmesi, satıcının, satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşmedir. Sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine bir âdet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdürler. Durum ve koşullara göre belirlenmesi mümkün olan bedel, kararlaştırılmış bedel hükmündedir. B. Yarar ve hasar

Satışın temel unsurları

Satışta satıcının borcu, satılanın zilyetliğini ve mülkiyetini alıcıya devretmektir. Alıcının borcu ise buna karşılık bir bedel ödemektir. Durum ve koşullara göre belirlenmesi mümkün olan bedel, kararlaştırılmış bedel hükmündedir.

Satışın konusu yalnızca fiziksel eşyalarla sınırlı anlatılmaz. Ev, araç, arsa, elektronik ürün, makine, ticari ürünler ve bazı haklar satışa konu olabilir. Bu örnekler, her hakkın satışa elverişli olduğu anlamına gelmez.

İfa zamanı

Satıcı ve alıcı, kural olarak borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdür. Bu genel kural, sözleşmede aksi kararlaştırılarak veya aksine bir âdet bulunarak değişebilir.

Satıcının borçları

Satıcının temel yükümlülüğü, satış konusu malı alıcıya teslim etmek ve mülkiyetini devretmektir. Araç satışında yalnızca anahtarın verilmesi yeterli değildir. Satıcının malı kararlaştırılan özelliklerde teslim etmesi de bu yükümlülükler arasında sayılır.

İkinci el bir araçta, araç üzerinde üçüncü kişinin hakkı bulunması veya satıştan önce bilinmesi gereken önemli bir hukuki sorunun gizlenmesi halinde satıcının sorumluluğu gündeme gelebilir. Bu örnek, her ikinci el satışta sorumluluğun doğduğu biçiminde genel bir sonuca dönüşmez.

Alıcının borçları

Alıcının temel yükümlülüğü satış bedelini ödemektir. Bunun yanında alıcı, malı teslim almak, kararlaştırılan şartlara uygun hareket etmek ve gerekli incelemeleri yapmak durumundadır.

Mal değişim sözleşmesinden ayrım

Mal değişim sözleşmesinde taraflardan her biri, diğer tarafa bir veya birden çok şeyin zilyetliğini ve mülkiyetini devretmeyi üstlenir. Karşı edim de başka bir veya birden çok şeyin zilyetliğinin ve mülkiyetinin devridir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 282Kaynağı aç
MADDE 282- Mal değişim sözleşmesi, taraflardan birinin diğer tarafa bir veya birden çok şeyin zilyetlik ve mülkiyetini, diğer tarafın da karşı edim olarak başka bir veya birden çok şeyin zilyetlik ve mülkiyetini devretmeyi üstlendiği sözleşmedir. B. Tabi olduğu hükümler

Ayıpta alıcının seçimlik hakları

Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, seçimlik haklardan birini kullanabilir. Alıcı, satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönebilir. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteyebilir. Aşırı bir masraf gerekmiyorsa bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere ücretsiz onarım isteyebilir. İmkân varsa satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini de isteyebilir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 227Kaynağı aç
MADDE 227- Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir: 1. Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme. 2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme. 3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme. 4. İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme. Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır. Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir. Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir. Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise alıcı, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabilir. b. Satılanın yok olması veya ağır biçimde zarara uğraması

Seçimlik haklar, alıcının genel hükümler çerçevesinde tazminat istemesine engel oluşturmaz. Satıcı bu hakların kullanılmasını, aynı malın ayıpsız benzerini derhâl verip uğranılan zararın tümünü gidermesi halinde önleyebilir. Bu sonuç, iki şartın birlikte gerçekleşmesine bağlıdır.

Alıcı sözleşmeden dönme hakkını kullanırsa ve durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir. Bu, her dönme talebinin kendiliğinden onarıma veya indirime dönüşeceği anlamına gelmez. Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakınsa alıcı yalnızca sözleşmeden dönme veya ayıpsız benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabilir.

Şekil

Her satış sözleşmesi için yazılı şekil şartı bulunmaz. Taşınmaz satışının geçerli olabilmesi ise sözleşmenin resmî şekilde düzenlenmesine bağlıdır. Tarafların kendi arasında yaptığı basit bir yazılı anlaşma her zaman mülkiyet devrini sağlamaz.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 237Kaynağı aç
MADDE 237- Taşınmaz satışının geçerli olabilmesi için, sözleşmenin resmî şekilde düzenlenmesi şarttır. Taşınmaz satışı vaadi, geri alım ve alım sözleşmeleri, resmî şekilde düzenlenmedikçe geçerli olmaz. Önalım sözleşmesinin geçerliliği, yazılı şekilde yapılmış olmasına bağlıdır. B. Satış ilişkisi doğuran haklar I. Süresi ve şerhi

Taşınmaz satışı vaadi ile geri alım ve alım sözleşmeleri, resmî şekilde düzenlenmedikçe geçerli olmaz. Önalım sözleşmesinin geçerliliği ise yazılı şekilde yapılmış olmasına bağlıdır.

Teslim

Teslim şekli satışın konusuna göre değişebilir. Satıcının borcu, konuya uygun biçimde zilyetliği ve mülkiyeti devretmeyi de kapsar. Araçta yalnız anahtar verilmesi, teslim ve mülkiyet devri için yeterli görülmez.

İnternet üzerinden yapılan satış

İnternet alışverişlerinde de tüketicilerin belirli hakları bulunur. Mesafeli satış sözleşmeleri, cayma hakkı ve ayıplı ürün sorumluluğu bu alanda önem taşır.

Sözleşmenin sona ermesi

Satış sözleşmesinin sona ermesi veya iptali her durumda mümkün değildir. Taraflardan birinin sözleşmeye aykırı davranması, ayıplı mal teslim edilmesi, aldatma veya irade bozukluğu bulunması ya da kanundan doğan özel sebeplerin oluşması halinde hukuki yollar gündeme gelebilir. İptal veya dönmenin kendiliğinden sonuç doğurduğu söylenemez.

Satış başlıklı belgenin niteliği

Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 2016/23460 esas ve 2019/3603 karar sayılı kararında, 20.08.2013 tarihli ve satış sözleşmesi başlıklı belgenin üçüncü maddesinde komisyoncunun alacağı düzenlenmiştir. Belgenin komisyonculuk sözleşmesinin unsurlarını içerdiği ve bu şekilde geçerli olduğu değerlendirilerek yerel mahkemenin ret hükmü bozulmuştur. Bozma, komisyon alacağının kesin kabulü değildir; yerel mahkemenin sonucuna göre yeniden karar vermesi gerekir.

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/23460, K. 2019/3603Kaynağı aç
13. Hukuk Dairesi         2016/23460 E.  ,  2019/3603 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, emlak komisyonculuğu işi ile iştigal ettiğini, davalı ile 20/08/2013 tarihinde yapılan mukavele ile mülkiyeti davalıya ait taşınmazın alıcısına satışı hususunda sözleşme imzalandığını, sözleşme gereğince alıcının bulunduğunu, sözleşmenin yapıldığını, sözleşmenin 3. maddesine göre satış bedelinin %3'ü oranında komisyonun emlak komisyoncusuna ödenmesinin kararlaştırıldığını, satışın 04/09/2013 tarihinde gerçekleşmesine rağmen davalının ödemesi gereken 47.400TL emlak komisyonculuğu ücretini ödemediğini, bunun üzerine başlatılan icra takibine de haksız itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına ve davalının %20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın reddine, şartlar oluşmadığından davalı vekilinin tazminat talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, icra takibine konu 20.08.2013 tarihli "Satış sözleşmesi" başlıklı sözleşmeye göre, davalı taraftan komisyonculuk ücreti alacağı olduğunu iddia etmiş; davalı, davacıdan böyle bir hizmet almadığını, davacının sözleşmeyi şahit olarak imzaladığını, davanın reddi gerektiğini savunmuş; mahkeme ise, davacı tarafın icra takip dayanağının satış sözleşmesi olduğu, bu sözleşmede davacının şahit olarak isminin geçtiği ve davacı tarafından şahit sıfatıyla belgenin imzalandığı, bu belgenin satış sözleşmesi mahiyetinde olup komisyon sözleşmesi niteliğinde olmadığı, zira belgenin üstüne kaşe basıldığı, alt kısmında da şahit olarak imza atıldığı görülmekle sözleşmenin komisyon sözleşmesi olarak düzenlenmediği değerlendirilmek suretiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Oysa davaya konu, 20.08.2013 tarihli "Satış sözleşmesi" başlıklı sözleşme incelendiğinde, davacının şahit olarak imzası bulunmakta ise de, beraberinde komisyoncu kaşesinin vurulduğu ve üzerinde yine davacının imzasının olduğu, sözleşmenin 3. maddesinde komisyoncunun alacağının düzenlendiği görülmekle, komisyonculuk sözleşmesinin unsurlarını içerdiği, sözleşmenin bu şekilde geçerli olduğu değerlendirilmiştir. O halde, mahkemece, 20.08.2013 tarihli "Satış sözleşmesi" başlıklı sözleşmenin komisyon sözleşmesi niteliğinde olduğu değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 20/03/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Aynı kararda, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu m. 440/I uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık bırakılmış ve 20.03.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verilmiştir. Bu süre, anılan kararın sonuç bölümüne aittir.

Sık sorulan sorular

Satış sözleşmesinde taraflar neyi üstlenir?

Satıcı satılanın zilyetliğini ve mülkiyetini alıcıya devretmeyi, alıcı ise buna karşılık bir bedel ödemeyi üstlenir. Aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine âdet yoksa borçlar aynı anda ifa edilir.

Mal karşılığı mal vermek satış mıdır?

Tarafların karşılıklı olarak bir veya birden çok şeyin zilyetliğini ve mülkiyetini devretmeyi üstlendiği sözleşme mal değişim sözleşmesidir. Satışta alıcının karşı borcu ise bedel ödemektir.

Taşınmaz satışı hangi şekilde geçerlidir?

Taşınmaz satışının geçerli olabilmesi, sözleşmenin resmî şekilde düzenlenmesine bağlıdır. Basit bir yazılı anlaşma her zaman mülkiyet devri sağlamaz.

Ayıplı malda alıcı hangi hakları kullanabilir?

Satıcı ayıptan sorumluysa alıcı, satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönebilir. Satılanı alıkoyup ayıp oranında bedel indirimi isteyebilir; aşırı masraf gerekmiyorsa masrafları satıcıya ait olmak üzere ücretsiz onarım veya imkân varsa ayıpsız benzeriyle değiştirme de isteyebilir. Bu seçenekler, genel hükümler uyarınca tazminat istenmesine engel sayılmaz.

Satıcı alıcının seçimlik haklarını önleyebilir mi?

Satıcı, aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğranılan zararın tamamını gidererek seçimlik hakların kullanılmasını önleyebilir. Yalnızca birinin yerine getirilmesi bu sonucu doğurmaz.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu