Sahte Vekâletnameli Taşınmaz Devirlerinin Hukuki Niteliği
Kimlik sahteciliği veya benzeri hukuka aykırı yollarla noterlikte düzenlenen sahte vekâletnamelerde hakiki mülk sahibinin irade beyanı ve rızası bulunmamaktadır. İrade eksikliği sebebiyle bu tür vekâletnameler hukuken geçersiz ve yok hükmündedir. Geçerli bir temsil yetkisine dayanmaksızın tapuda yapılan taşınmaz satışları hukuki sonuç doğurmaz ve hükümsüz kalır. Bu şekilde elden çıkarılan mülkiyetin hakiki malik adına tekrar tescil edilebilmesi için Asliye Hukuk Mahkemesinde tapu iptal ve tescil davası açılması gerekmektedir.
Yolsuz Tescil ve İyiniyetli Kişilerin Hukuki Konumu
Türk Medeni Kanunu'nun 1024. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bağlayıcı olmayan bir hukuki işleme dayanan veya hukuki sebepten yoksun bulunan tescil yolsuzdur. Sahte vekâletname kullanılmak suretiyle gerçekleştirilen taşınmaz satışlarında ilk alıcı adına yapılan işlem, tescilin hukuki dayanağını oluşturan belgenin sahte olması nedeniyle yolsuz tescil niteliğindedir. Buna karşılık Türk Medeni Kanunu'nun 1023. maddesi uyarınca tapu kütüğündeki tescile iyiniyetle dayanarak ayni hak kazanan üçüncü kişilerin edinimi korunur; sahte vekâletnameli ilk satıştan sonra taşınmazı devralan sonraki kişilerin iyiniyetli olduğunun belirlenmesi durumunda bu kazanım hukuken geçerliliğini muhafaza eder.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 1023Kaynağı aç
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 1024Kaynağı aç
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2016/8766, K. 2019/3028Kaynağı aç
Türk Medeni Kanunu'nun 1024. maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları uyarınca, bir ayni hakkın tapuda yolsuz biçimde tescil edildiğini bilen veya bilmesi gereken üçüncü kişiler bu tescile dayanamaz. Böyle bir tescil sebebiyle mülkiyet veya diğer bir ayni hakkı ihlal edilen kimseler, tescilin yolsuzluğunu iyiniyetli bulunmayan üçüncü şahıslara karşı doğrudan doğruya ileri sürme hakkına sahiptir.
Taşınmazın Başkalarına Devrini Önlemek İçin İhtiyati Tedbir
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme yüzünden hakkın elde edilmesinin güçleşmesi, tamamen imkânsızlaşması veya gecikme sebebiyle telafisi zor bir zararın doğmasından endişe edilmesi hâlinde uyuşmazlık konusu taşınmaz hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Sahte vekâletname yoluyla mülkiyeti devralan kişinin taşınmazı zincirleme devirlerle başka şahıslara aktarmasını önlemek ve mülkiyet durumunu korumak amacıyla Asliye Hukuk Mahkemesinden tapu kaydına derhal ihtiyati tedbir şerhi konulması talep edilebilir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 389Kaynağı aç
Vekâletnamedeki Sahteliğin İspatı ve Bilirkişi İncelemesi
Sahtecilik iddialarında vekâletnamenin düzenlendiği noterlikten resmi işlem evraklarının asılları getirtilir. Getirtilen belgeler üzerinden Adli Tıp Kurumu veya Kriminal Polis Laboratuvarı bünyesindeki uzmanlar marifetiyle bilimsel imza ve parmak izi incelemesi yapılarak belgedeki imzanın ilgilisine ait olup olmadığı tespit edilir.
Tapu İptal Davasında Zamanaşımı ve Hak Düşürücü Süreler
Türk Medeni Kanunu'nun 705. maddesi uyarınca taşınmaz mülkiyetinin kazanılması kural olarak tescille gerçekleşir; ancak sahte belgelere dayalı yolsuz tescillerde hakiki malikin mülkiyet hakkı son bulmaz. Mülkiyet hakkı zamanaşımına uğramadığından sahte vekâletnameye dayalı tapu iptal ve tescil davalarında herhangi bir zamanaşımı veya hak düşürücü süre uygulanmaz.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 705Kaynağı aç
Tazminat Talepleri ve Devletin Kusursuz Sorumluluğu
Türk Medeni Kanunu'nun 1007. maddesi gereğince, tapu sicilinin tutulmasından doğan bütün zararlardan Devlet kusursuz olarak sorumludur ve Devlet, zararın doğmasında kusuru bulunan görevlilere rücu eder. Aynı madde uyarınca Devletin bu sorumluluğuna ilişkin açılacak tazminat davaları, tapu sicilinin bulunduğu yer mahkemesinde görülür.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 1007Kaynağı aç
Haksız fiilden kaynaklanan tazminat istemlerinde ise 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 72. maddesinin birinci fıkrası hükümleri uygulanır. Bu kurala göre tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği andan itibaren iki yılın ve her hâlde fiilin vuku bulduğu tarihten itibaren on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Tazminat talebi daha uzun zamanaşımına tabi olan cezayı gerektirir bir suç eyleminden kaynaklanıyorsa ceza zamanaşımı süresi tatbik edilir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 72Kaynağı aç
Sahte Belge Tanzimi ve Kullanımının Cezai Yaptırımları
Taşınmaz devirlerinde sahte vekâletname tanzim edilmesi veya kullanılması ceza hukuku kapsamında yaptırıma tabidir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 204. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, sahte bir resmi belge düzenleyen, gerçek bir resmi belgede başkalarını aldatacak değişiklik yapan veya bu tür sahte resmi belgeleri kullanan failler hakkında iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası öngörülmektedir.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 204Kaynağı aç
Taşınmazın sahte vekâletnameyle elden çıkarılmasında resmi belgelerin, noterlik kurumunun ya da bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması ve mal varlığına hileli hareketlerle zarar verilmesi durumunda 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158. maddesi kapsamında nitelikli dolandırıcılık suçu da gündeme gelebilir.
Sahte vekâletname ile satılan taşınmaz için dava açma süresi var mıdır?
Mülkiyet hakkı zamanaşımına tabi bulunmadığından ve sahte işleme dayalı devir yolsuz tescil niteliğinde olduğundan tapu iptal ve tescil davasında kanuni bir zamanaşımı veya hak düşürücü süre aranmaz. Ancak fiili hak kayıplarını ve delil güçlüklerini önlemek için davanın gecikmeksizin açılması gerekir.
Taşınmazı sahte vekilden devralan üçüncü kişinin iyi niyeti korunur mu?
Sahte vekâletnameyle gerçekleştirilen ilk satışta alıcı adına yapılan tescil yolsuz tescil niteliğinde olduğundan edinim korunmaz; ancak bu taşınmazı ilk alıcıdan sonradan devralan sonraki kişilerin iyiniyetli olması durumunda Türk Medeni Kanunu'nun 1023. maddesi uyarınca kazanımları korunur.
Taşınmazın başkalarına satılmasını önlemek için acil olarak ne yapılmalıdır?
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389. maddesi uyarınca zararın büyümesini ve taşınmazın üçüncü kişilere devredilmesini durdurmak için Asliye Hukuk Mahkemesinden tapu kaydına ihtiyati tedbir konulması istenmelidir.
Sahte vekâletnameyle taşınmaz devri hangi suçları oluşturur?
Bu fiiller Türk Ceza Kanunu'nun 204. maddesi gereğince resmi belgede sahtecilik suçunu, noterlik veya resmi belgelerin hileyle araç olarak kullanılması hâlinde ise aynı kanunun 158. maddesi kapsamında nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturabilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

