Sağlık Özrü Nedeniyle Atama ve Yer Değişikliği

by Avukat Erdal Ersoy
Sağlık Özrü Nedeniyle Atama ve Yer Değişikliği

Sağlık Mazeretine Dayalı Yer Değişikliği Şartları

Devlet memurlarının sağlık mazeretine dayanarak görev yeri değişikliği isteyebilmesi, belirli aile bireylerinin tedavi gereksinimlerinin karşılanması şartına bağlanmıştır. Memurun kendisi, eşi, anne ve babası, bakmakla yükümlü olduğu çocukları ile mahkeme kararıyla vasisi olduğu kardeşinin mevcut görev yerinde tedavisinin mümkün olmadığını veya oradaki koşulların ilgililerin sağlığını tehlikeye sokacağını yetkili sağlık kurulu raporuyla belgelemesi zorunludur.

Sağlık mazeretine dayalı olarak yapılacak yer değişikliğinde memur, aynı hizmet bölgesi içinde başka bir hizmet alanına atanabilir. Mazeretin bu şekilde karşılanamaması halinde ise başka bir hizmet bölgesinde kurumca ihtiyaç duyulan ve mazeretinin karşılanabileceği bir hizmet alanına atanması mümkündür.

Engellilik Durumundan Kaynaklanan Atama Esasları

Sağlık kurulu raporu doğrultusunda en az yüzde kırk oranında engeli bulunan kamu görevlileri ya da ağır engelli eşi veya bakmakla yükümlü olduğu birinci derece kan hısımları olan memurlar, engellilik gerekçesiyle tayin talebinde bulunabilmektedir. İlgili yönetmelikte öngörülen kısıtlamalara bağlı kalmaksızın değerlendirilen bu başvurular, idarelerin teşkilat yapıları ve kadro olanakları çerçevesinde karara bağlanır.

Memurun kendisinin veya birlikte yaşadığı eşi ve bakmakla yükümlü olduğu çocuklarının engellilik durumunun tedavisi sebebiyle yer değişikliği istemesi halinde, yer değiştirme suretiyle atama yapılacak yerin memurun ve anılan yakınlarının engellilik durumuna uygun olması esastır. Engellilik durumu devam ettiği sürece kurumlarca memurun yeri isteği dışında değiştirilemez; engellilik durumu ortadan kalkan memurlar hakkında ise ilgili Yönetmelikte yer alan diğer hükümler tatbik edilir.

İptal Davası Açma Süresi ve Düzenleyici İşlemler

Sağlık mazereti gerekçesiyle yapılan atama başvurusunun idarece reddedilmesi durumunda bu işleme karşı iptal davası açılabilir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesi uyarınca özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde dava açma süresi altmış gündür. İdari uyuşmazlıklarda bu süre, yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden itibaren başlar.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 7Kaynağı aç
Madde 7 – 1. Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür. 2. Bu süreler; a) İdari uyuşmazlıklarda; yazılı bildirimin yapıldığı, b) Vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarından doğan uyuşmazlıklarda: Tahakkuku tahsile bağlı olan vergilerde tahsilatın; tebliğ yapılan hallerde veya tebliğ yerine geçen işlemlerde tebliğin; tevkif yoluyla alınan vergilerde istihkak sahiplerine ödemenin; tescile bağlı vergilerde tescilin yapıldığı ve idarenin dava açması gereken konularda ise ilgili merci veya komisyon kararının idareye geldiği; Tarihi izleyen günden başlar. 3. Adresleri belli olmayanlara özel kanunlarındaki hükümlere göre ilan yoluyla bildirim yapılan hallerde, özel kanununda aksine bir hüküm bulunmadıkça süre, son ilan tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün sonra işlemeye başlar. 4. İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar. Ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilirler. Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmaz. Sürelerle ilgili genel esaslar

İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlar. Bununla birlikte ilgililer, düzenleyici işlemin uygulanması üzerine düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilir. Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması, söz konusu düzenlemeye dayanılarak tesis edilen bireysel işlemin iptaline engel oluşturmaz.

Atama İşleminde Yolluk İstemi ve Başvuru Usulü

Atama onayında işlemin yolluksuz tesis edildiğine dair bir ibareye yer verilmemişse, ilgilinin sonradan yapacağı harcırah istemi 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 10. maddesi kapsamında idari başvuru olarak nitelendirilebilmektedir. Bu tür uyuşmazlıklarda dava açma süresi kural olarak göreve başlama esas alınarak belirlenmemekte; 6245 sayılı Harcırah Kanunu'nun 59. maddesinde öngörülen bir aylık süre ise bir dava açma süresi olmayıp avansın mahsubuna yönelik beyanname verme süresi kabul edilmektedir.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 10Kaynağı aç
Madde 10 – 1. İlgililer, haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurabilirler. 2. (Değişik: 10/6/1994-4001/5 md.) Otuz gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. İlgililer otuz günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde, konusuna göre Danıştaya, idare ve vergi mahkemelerine dava açabilirler. Otuz günlük süre içinde idarece verilen cevap kesin değilse ilgili bu cevabı, isteminin reddi sayarak dava açabileceği gibi, kesin cevabı da bekleyebilir. Bu takdirde dava açma süresi işlemez. Ancak, bekleme süresi başvuru tarihinden itibaren dört ayı geçemez. Dava açılmaması veya davanın süreden reddi hallerinde, otuz günlük sürenin bitmesinden sonra yetkili idari makamlarca cevap verilirse, cevabın tebliğinden itibaren altmış gün içinde dava açabilirler.[7] 3. (Mülga: 10/6/1994-4001/5 md.) Üst makamlara başvurma:
6245 sayılı HARCIRAH KANUNU m. 59Kaynağı aç
Madde 59 – (Değişik birinci fıkra: 16/6/1983 – 2851/8 md.) Harcırah, memur ve hizmetlinin gidişinde ve ailenin nakli sırasında peşin olarak verilir. Harcırahın tam miktarının önceden tayin ve tespitinin mümkün olmadığı hallerde yetecek miktarda para avans olarak verilir. Harcırahını kati olarak veya avans suretiyle alanlardan zati sebepler yüzünden daimi veya muvakkat vazife mahallerine 15 gün içinde hareket etmeyenler (…)50 aldıkları parayı derhal iade etmeye mecburdurlar. Aile için harcırah itasında ilgililerin verecekleri beyan kağıtları esas tutulur. Bu beyan kağıdında harcırahın tahakkuk ettirilebilmesi için lüzumlu malümat gösterilir. Daimi memuriyetle bir yere gönderilenler gidecekleri mahalle varış tarihinden ve muvakkat vazife ile gönderilenler de memuriyetleri mahalline dönüş tarihlerinden itibaren bir ay zarfında harcırah beyannamelerini, evrakı müspiteleri ile birlikte dairesi amirine tevdi ederler. Memurun kendisinden evvel veya sonra hareket eden ailesi için avans para verildiği takdirde bu bir aylık müddet, ailenin evvel gitmesi halinde memur veya hizmetlinin yeni vazifesi mahalline varış tarihinden ve sonra gitmesi halinde de bunların memur veya hizmetli nezdine muvasalatları tarihinden itibaren hesap olunur. Beyannameyi alan daire amirleri bunu vize ettikten sonra taşrada mahallin en büyük malmemuruna ve merkezde de alakadar mali mercie vermekle mükelleftirler. Vakı masraf verilen avans paradan ziyade ise fazlası tesviye ve az ise farkı re'sen istirdat olunur. Evrakı müspite tedariki mümkün olmıyan hallerde bu imkansızlığın sebepleri ile vakı masrafın hesabı alakadar tarafından mensup olduğu daire amirine yazılı olarak bildirilir. İmkansızlık sebepleri dairesince varit ve muhik görüldüğü ve masrafın hesabında bir fazlalık bulunmadığı neticesine varıldığı takdirde avans bu hesaba göre mahsup olunur. Alındıkları tarihten itibaren tahakkuk ettirilecek faizleri de dahil olmak üzere birinci fıkra gereğince derhal iade edilmiyen paralarla harcırahlarını avans olarak alıp da bu zimmetlerinin mahsubu için muktazi evrakı üçüncü fıkrada yazılı müddetler zarfında teslim etmiyenlerin bu borçları bu evrakı verdikleri zaman harcırah istihkakları ayrıca tahakkuk ettirilip ödenmek üzere aylık, ücret veya kabili haciz sair istihkaklarının yarısı bu borçları tamamen kapanıncaya kadar ve hüküm alınmaya hacet kalmaksızın re'sen istirdat olunmak suretiyle tahsil olunur. Harcırah itası ve avansların mahsubu muamelelerinde aksi sabit oluncaya kadar memurun beyanına itibar olunur. Hilafı hakikat beyanname verenler:
Sağlık mazereti atamasında hangi yakınların sağlık durumu esas alınır?

Memurun kendisi, eşi, annesi, babası, bakmakla yükümlü olduğu çocukları ve yargı kararıyla vasi tayin edildiği kardeşinin sağlık durumu dikkate alınır.

Engellilik mazeretine dayalı yer değişikliği talepleri nasıl yerine getirilir?

Bu talepler, ilgili Yönetmelikteki kısıtlayıcı hükümlere tabi olmaksızın kurumların kadro imkânları ve teşkilat yapıları dikkate alınarak karşılanır.

Engelli memurun görev yeri rızası hilafına değiştirilebilir mi?

Engellilik hali devam ettiği sürece idare tarafından memurun görev yeri isteği dışında değiştirilemez.

Atama talebinin reddine karşı dava açma süresi ne zaman başlar?

Özel kanunlarda ayrı bir süre öngörülmedikçe dava açma süresi Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış gün, vergi mahkemelerinde ise otuz gündür. Atama işlemlerine ilişkin idari uyuşmazlıklarda bu süre, ret kararının yazılı bildirimini izleyen günden itibaren hesaplanır.

Atamada yolluksuz ibaresi yoksa harcırah başvurusu nasıl işler?

Atama belgesinde yolluksuz olduğuna ilişkin kayıt bulunmadığında harcırah talebi 2577 sayılı Kanun'un 10. maddesi uyarınca idareye iletilebilir; Harcırah Kanunu'ndaki bir aylık beyanname süresi ise doğrudan dava açma süresi olarak uygulanmaz.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu