Kamulaştırma Nedir? Şartları ve Hukuki Süreci

by Avukat Erdal Ersoy
Kamulaştırma Nedir? Şartları ve Hukuki Süreci

Kamulaştırmanın Tanımı ve Anayasal Dayanağı

Kamulaştırma, kamu yararının gerektirdiği durumlarda özel mülkiyette bulunan bir taşınmazın tamamının veya bir kısmının mülkiyetinin ya da bunlar üzerinde tesis edilecek idari irtifak haklarının idareye geçirilmesini sağlayan yetkidir. Anayasa'nın 46. maddesi gereğince devlet ve kamu tüzel kişileri, kamu yararının bulunması ve gerçek karşılığın peşin ödenmesi kaydıyla, kanunda gösterilen esas ve usuller çerçevesinde özel mülkiyetteki taşınmazları kamulaştırma yetkisine sahiptir. Bu işlem, taşınmaz mülkiyetinin idare tarafından kamu amaçları doğrultusunda edinilmesini düzenler.

Kamulaştırmanın Temel Şartları

2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu kapsamında bir kamulaştırma işleminin hukuka uygun kabul edilebilmesi belirli kurucu koşullara bağlanmıştır. Öncelikle işlem devlet veya kamu tüzel kişileri tarafından gerçekleştirilmelidir. İkinci olarak işlemin temelinde somut bir kamu yararının bulunması şarttır. Kamulaştırmanın konusu yalnızca özel mülkiyete tabi olan taşınmaz mallardır. Son olarak kamulaştırılan taşınmazın gerçek karşılığı peşin olarak ödenir; kanunun istisnai olarak izin verdiği hallerde ise taksitle ödeme imkânı tanınmıştır.

Kamu Yararı Kararı ve Onay Mercileri

Kamulaştırma işlemlerine başlanabilmesi için yetkili organlar tarafından usulüne uygun bir kamu yararı kararı alınması zorunludur. 2942 sayılı Kanun'un 5. maddesinde bu kararı almaya yetkili merciler tek tek sayılmıştır. Köy yararına kamulaştırmalarda köy ihtiyar kurulu, belediye yararına belediye encümeni, il özel idaresi yararına il daimi encümeni, Devlet yararına ise il idare kurulu yetkilidir. Ayrı illere bağlı birden çok kamu tüzel kişisi yararına veya birden çok il sınırını kapsayan Devlet yararına kamulaştırmalarda karar Cumhurbaşkanı tarafından verilir. Gerçek veya özel hukuk tüzel kişileri yararına yapılacak işlemlerde ise ilgililerin başvurusu üzerine denetimlerine tabi oldukları köy, belediye, özel idare ya da bakanlık kamu yararı kararı alabilir.

2942 sayılı KAMULAŞTIRMA KANUNU m. 5Kaynağı aç
Madde 5 – Kamu yararı kararı verecek merciler şunlardır: a) Kamu idareleri ve kamu tüzelkişileri; 1. 3 üncü maddenin ikinci fıkrasında sayılan amaçlarla yapılacak kamulaştırmalarda ilgili bakanlık, 2. Köy yararına kamulaştırmalarda köy ihtiyar kurulu, 3. Belediye yararına kamulaştırmalarda belediye encümeni, 4. İl özel idaresi yararına kamulaştırmalarda il daimi encümeni, 5. Devlet yararına kamulaştırmalarda il idare kurulu, 6. Yükseköğretim Kurulu yararına kamulaştırmalarda Yükseköğretim Kurulu, 7. Üniversite, Türkiye Radyo – Televizyon Kurumu, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu yararına kamulaştırmalarda yönetim kurulları, 8. Aynı ilçe sınırları içinde birden çok köy ve belediye yararına kamulaştırmalarda ilçe idare kurulu, 9. Bir il sınırları içindeki birden çok ilçeye bağlı köyler ve belediyeler yararına kamulaştırmalarda il idare kurulu, 10. Ayrı illere bağlı birden çok kamu tüzelkişileri yararına kamulaştırmalarda Cumhurbaşkanı,[4] 11. Birden çok il sınırları içindeki Devlet yararına kamulaştırmalarda Cumhurbaşkanı.4 b) Kamu kurumları yararına kamulaştırmalarda yönetim kurulu veya idare meclisi, bunların olmaması halinde yetkili idare organları, c) Gerçek kişiler yararına kamulaştırmalarda bu kişilerin, özel hukuk tüzelkişileri yararına kamulaştırmalarda ise; yönetim kurulları veya idare meclislerinin, yoksa yetkili yönetim organlarının başvuruları üzerine gördükleri hizmet bakımından denetimine bağlı oldukları köy, belediye, özel idare veya bakanlık. Onay mercii

2942 sayılı Kanun'un 6. maddesi uyarınca kamu yararı kararlarının kesinlik kazanması yetkili makamların onayına bağlıdır. Köy ihtiyar kurulu ile belediye encümeni kararları ilçede kaymakam, il merkezinde vali tarafından onaylanır. İl idare kurulu, ilçe idare kurulu ve il daimi encümeni kararları valinin; üniversite yönetim kurulu kararları rektörün, Yükseköğretim Kurulu kararları Kurul başkanının; TRT kararları genel müdürün, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu kararları Yüksek Kurum Başkanının onayına tabidir. Kamu kurumlarının yönetim organlarınca alınan kararlar bağlı oldukları bakanın onayına sunulurken; gerçek kişiler veya özel hukuk tüzel kişileri yararına köy, belediye yahut özel idare tarafından alınan kamu yararı kararları valinin onayı ile kesinleşir.

2942 sayılı KAMULAŞTIRMA KANUNU m. 6Kaynağı aç
Madde 6 – Kamu yararı kararı; a) Köy ihtiyar kurulları ve belediye encümenleri kararları, ilçelerde kaymakamın, il merkezlerinde valinin, b) İlçe idare kurulları, il daimi encümenleri ve il idare kurulları kararları, valinin, c) Üniversite yönetim kurulu kararları, rektörün, d) Yükseköğretim Kurulu kararları, Kurul başkanının, e) Türkiye Radyo – Televizyon Kurumu yönetim kurulu kararları, genel müdürün, f) Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Yönetim Kurulu kararları, Yüksek Kurum Başkanının, g) Kamu kurumları yönetim kurulu veya idare meclisleri veya yetkili idare organları kararları, denetimine bağlı oldukları bakanın, h) Gerçek kişiler veya özel hukuk tüzelkişileri yararına; köy, belediye veya özel idarece verilen kararlar, valinin, Onayı ile tamamlanır. Cumhurbaşkanı veya bakanlıklar tarafından verilen kamu yararı kararlarının ayrıca onaylanması gerekmez.[5] Onaylı imar planına veya ilgili bakanlıklarca onaylı özel plan ve projesine göre yapılacak hizmetler için ayrıca kamu yararı kararı alınmasına ve onaylanmasına gerek yoktur. Bu durumlarda yetkili icra organınca kamulaştırma işlemine başlanıldığını gösteren bir karar alınır. Kamulaştırmada önce yapılacak işlemler ve idari şerh

Kamu yararı kararlarının onaylanması kuralına Kanun'un 6. maddesinde istisnalar tanınmıştır. Cumhurbaşkanı veya bakanlıklar tarafından verilen kamu yararı kararlarının ayrıca onaylanması gerekmez. Bunun yanında onaylı imar planına ya da ilgili bakanlıklarca onaylı özel plan ve projeye göre yapılacak hizmetler için ayrıca kamu yararı kararı alınmasına ve bu kararın onaylanmasına gerek bulunmamaktadır. Bu tür durumlarda yalnızca yetkili icra organı tarafından kamulaştırma işlemine başlanıldığını gösteren bir karar alınması yeterlidir.

Hazırlık İşlemleri ve Tapu Siciline Şerh

Kamulaştırmayı yürütecek idare, taşınmazın veya kurulacak irtifak hakkının sınırını, yüzölçümünü ve cinsini gösteren ölçekli planı hazırlar ya da hazırlatır. Taşınmaz sahipleri, tapu kaydı yoksa zilyetleri ve bunların adresleri tapu, vergi ve nüfus kayıtları incelenerek veya harici araştırmalarla tespit edilip belgelendirilir. İdare kamulaştırma kararını aldıktan sonra tapu siciline kamulaştırma şerhi verilmesini talep eder. 2942 sayılı Kanun'un 7. maddesi gereğince bu şerh ancak kamulaştırma kararı verildikten sonra kütüğe işlenebilir. Taşınmazın tapu kütüğüne kamulaştırma şerhi konulmuş olması malikin taşınmazı başkasına devretmesine engel değildir. Bildirim tarihinden itibaren tapu kütüğünde meydana gelen tüm değişiklikleri tapu idaresinin kamulaştırmayı yapan idareye bildirmesi zorunludur.

2942 sayılı KAMULAŞTIRMA KANUNU m. 7Kaynağı aç
Madde 7 – Kamulaştırmayı yapacak idare, kamulaştırma veya kamulaştırma yolu ile üzerinde irtifak hakkı kurulacak taşınmaz malların veya kaynakların sınırını, yüzölçümünü ve cinsini gösterir ölçekli planını yapar veya yaptırır; kamulaştırılan taşınmaz malın sahiplerini, tapu kaydı yoksa zilyetlerini ve bunların adreslerini, tapu, vergi ve nüfus kayıtları üzerinden veya ayrıca haricen yaptıracağı araştırma ile belgelere bağlamak suretiyle tespit ettirir. İlgili vergi dairesi idarenin isteği üzerine taşınmaz mal ve kaynakların vergi beyan ve değerlerini, vergi beyanı bulunmadığı hallerde beyan yerine geçecek takdir edilecek değeri en geç bir ay içerisinde verir. İdare kamulaştırma kararı verdikten sonra kamulaştırmanın tapu siciline şerh verilmesini kamulaştırmaya konu taşınmaz malın kayıtlı bulunduğu tapu idaresine bildirir. Bildirim tarihinden itibaren malik değiştiği takdirde, mülkiyette veya mülkiyetten gayri ayni haklarda meydana gelecek değişiklikleri tapu idaresi kamulaştırmayı yapan idareye bildirmek zorundadır. (Değişik cümle: 24/4/2001 – 4650/2 md.) İdare tarafından, şerh tarihinden itibaren altı ay içinde 10 uncu maddeye göre kamulaştırma bedelinin tespitiyle idare adına tescili isteğinde bulunulduğuna dair mahkemeden alınacak belge tapu idaresine ibraz edilmediği takdirde, bu şerh tapu idaresince resen sicilden silinir. Satın alma usulü

Kamulaştırma şerhinin tapu kütüğüne işlendiği tarihten itibaren idarenin altı ay içinde Kanun'un 10. maddesi uyarınca mahkemeye başvurup bedel tespiti ve tescil davası açtığına dair belgeyi tapu dairesine ibraz etmesi zorunludur. Mahkemeden alınan bu belgenin altı aylık yasal süre içinde ibraz edilmemesi durumunda kamulaştırma şerhi tapu idaresince resen sicilden silinir.

Öncelikli Satın Alma Usulü ve Uzlaşma

2942 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca idarelerin tapuda kayıtlı taşınmazlar hakkında yapacakları kamulaştırmalarda öncelikle satın alma usulünü uygulamaları esastır. İdare bu amaçla kendi bünyesinden en az üç kişiden oluşan kıymet takdir komisyonu kurarak taşınmazın tahmini bedelini tespit ettirir. Ayrıca bu tahmin üzerinden pazarlıkla satın alma veya trampa işlemlerini yürütmek ve neticelendirmek amacıyla yine bünyesinden en az üç üyeli uzlaşma komisyonu görevlendirir.

2942 sayılı KAMULAŞTIRMA KANUNU m. 8Kaynağı aç
Madde 8 – (Değişik: 24/4/2001 – 4650/3 md.) İdarelerin, bu Kanuna göre, tapuda kayıtlı olan taşınmaz mallar hakkında yapacağı kamulaştırmalarda satın alma usulünü öncelikle uygulamaları esastır. Kamulaştırma kararının alınmasından sonra kamulaştırmayı yapacak idare, bu Kanunun 11 inci maddesindeki esaslara göre ve konuyla ilgili uzman kişi, kurum veya kuruluşlardan da rapor alarak, gerektiğinde Sanayi ve Ticaret Odalarından ve mahalli emlak alım satım bürolarından alacağı bilgilerden de faydalanarak taşınmaz malın tahmini bedelini tespit etmek üzere kendi bünyesi içinden en az üç kişiden teşekkül eden bir veya birden fazla kıymet takdir komisyonunu görevlendirir. Ayrıca idare, tahmin edilen bedel üzerinden pazarlıkla satın alma ve trampa işlemlerini yürütmek ve sonuçlandırmak üzere kendi bünyesi içinden en az üç kişiden teşekkül eden bir veya birden fazla uzlaşma komisyonunu görevlendirir. İdare, kıymet takdir komisyonunca tespit edilen tahmini bedeli belirtmeksizin, kamulaştırılması kararlaştırılan taşınmaz mal, kaynak veya bunların üzerindeki irtifak haklarının bedelinin peşin veya bu Kanunun 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasına göre yapılıyor ise, bu fıkradaki usullere göre taksitle ödenmesi suretiyle ve pazarlıkla satın almak veya idareye ait bir başka taşınmaz malla trampa yoluyla devralmak istediğini resmi taahhütlü bir yazıyla malike bildirir. (Değişik beşinci fıkra: 20/8/2016-6745/31 md.) Malik veya yetkili temsilcisi tarafından, bu yazının tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde, kamulaştırmaya konu taşınmaz malı pazarlıkla ve anlaşarak satmak veya trampa isteği ile birlikte idareye başvurulması hâlinde; komisyonca tayin edilen tarihte pazarlık görüşmeleri yapılır, tespit edilen tahminî değeri geçmemek üzere bedelde veya trampada anlaşmaya varılması hâlinde, yapılan bu anlaşmaya ilişkin bir tutanak düzenlenir ve anlaşma konusu taşınmaz malın tüm hukuki ve fiili vasıfları ile kamulaştırma bedelini, malikin kimlik bilgilerini ve taşınmazların tapuda tesciline veya terkinine dair kabul beyanlarını da ihtiva eden tutanak, malik veya yetkili temsilcisi ve komisyon üyeleri tarafından imzalanır. Bu tutanak malikin ferağ beyanı ve tapuda idare adına yapılacak tescilin hukuki sebebi sayılır. (Değişik altıncı fıkra:20/8/2016-6745/31 md.) İdarece, anlaşma tutanağının tanzim tarihinden itibaren en geç kırk beş gün içinde, tutanakta belirtilen bedel hazır edilerek, idarenin anlaşma tutanağı ve kamulaştırma öncesi taşınmaz üzerindeki tüm takyidat ve haklardan arındırıldığını bildiren yazıya istinaden idare adına tapuya resen tescil veya terkin edilir. Tapuya resen tescil veya terkinden sonra kamulaştırma bedeli kendilerine ödenir. Bu madde uyarınca satın alınan veya trampa edilen taşınmaz mal, kaynak veya irtifak hakkı, sahibinden kamulaştırma yolu ile alınmış sayılır ve bu şekilde yapılan kamulaştırmaya veya bedeline karşı itiraz davaları açılamaz. Anlaşma olmaması veya ferağ verilmemesi halinde bu Kanunun 10 uncu maddesine göre işlem yapılır. Kadastro görmemiş yerlerde tespit işlemi

Uzlaşma komisyonunun davet tebligatı kendisine ulaşan taşınmaz maliki, tebliğden itibaren 15 gün içinde idareye başvurarak pazarlık görüşmesi yapmayı talep edebilir. Tarafların anlaşması halinde takdir komisyonunca belirlenen miktarı aşmamak kaydıyla satın alma veya trampa hususunda uzlaşma tutanağı düzenlenir. Malik veya yetkili temsilcisi ile komisyon üyelerince imzalanan bu tutanak, malikin ferağ beyanı ve tapuda idare adına yapılacak tescilin hukuki sebebi sayılır. Anlaşma tutanağının tanzim tarihinden itibaren en geç 45 gün içinde tutanakta belirtilen bedel hazır edilerek idarenin bildirimiyle taşınmaz tapuda idare adına resen tescil veya terkin edilir ve tescilden sonra kamulaştırma bedeli ödenir. Bu usulle satın alınan ya da trampa edilen taşınmaz kamulaştırma yoluyla edinilmiş sayılır ve bu şekilde yapılan kamulaştırma işlemine veya bedeline karşı sonradan itiraz davası açılamaz.

Bedel Tespiti ve Tescil Davası

Kamulaştırma işleminin satın alma usulüyle sonuçlandırılamaması ve uzlaşmanın sağlanamaması durumunda idare, taşınmazın bulunduğu yer Asliye Hukuk Mahkemesine başvurarak bedel tespiti ve tescil davası açar. 2942 sayılı Kanun'un 10. maddesi uyarınca idare; topladığı bilgi ve belgeler, takdir komisyonu raporu ve uzlaşmazlık tutanaklarını başvuru dilekçesine ekleyerek kamulaştırma bedelinin tespiti ile taşınmazın idare adına tescilini talep eder. Davada görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi, yetkili mahkeme ise taşınmazın yer aldığı yer mahkemesidir. Davacı idare, davalı ise taşınmaz malikidir.

2942 sayılı KAMULAŞTIRMA KANUNU m. 10Kaynağı aç
Madde 10 – (Değişik: 24/4/2001 – 4650/5 md.) Kamulaştırmanın satın alma usulü ile yapılamaması halinde idare, 7 nci maddeye göre topladığı bilgi ve belgelerle 8 inci madde uyarınca yaptırmış olduğu bedel tespiti ve bu husustaki diğer bilgi ve belgeleri bir dilekçeye ekleyerek taşınmaz malın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesine müracaat eder ve taşınmaz malın kamulaştırma bedelinin tespitiyle, bu bedelin, peşin veya kamulaştırma 3 üncü maddenin ikinci fıkrasına göre yapılmış ise taksitle ödenmesi karşılığında, idare adına tesciline karar verilmesini ister. Mahkeme, idarenin başvuru tarihinden itibaren en geç otuz gün sonrası için belirlediği duruşma gününü, dava dilekçesi ve idare tarafından verilen belgelerin birer örneği de eklenerek taşınmaz malın malikine meşruhatlı davetiye ile veya idarece yapılan araştırmalar sonucunda adresleri bulunamayanlara, 11.2.1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanununun 28 inci maddesi gereğince ilan yoluyla tebligat suretiyle bildirerek duruşmaya katılmaya çağırır. Duruşma günü idareye de tebliğ olunur. Mahkemece malike doğrudan çıkarılacak meşruhatlı davetiyede veya ilan yolu ile yapılacak tebligatta; a) Kamulaştırılacak taşınmaz malın tapuda kayıtlı bulunduğu yer, mevkii, pafta, ada, parsel numarası, vasfı, yüzölçümü. b) Malik veya maliklerin ad ve soyadları, c) Kamulaştırmayı yapan idarenin adı, d) 14 üncü maddede öngörülen süre içerisinde, tebligat veya ilan tarihinden itibaren kamulaştırma işlemine idari yargıda iptal veya adli yargıda maddi hatalara karşı düzeltim davası açabilecekleri, e) Açılacak davalarda husumetin kime yöneltileceği, f) 14 üncü maddede öngörülen süre içerisinde, kamulaştırma işlemine karşı idari yargıda iptal davası açanların, dava açtıklarını (…)[9] belgelendirmedikleri takdirde, kamulaştırma işleminin kesinleşeceği ve mahkemece tespit edilen kamulaştırma bedeli üzerinden taşınmaz malın kamulaştırma yapan idare adına tescil edileceği, g) Mahkemece tespit edilen kamulaştırma bedelinin hak sahibi adına hangi bankaya yatırılacağı, h) Konuya ve taşınmaz malın değerine ilişkin tüm savunma ve delilleri, tebliğ tarihinden itibaren on gün içinde mahkemeye yazılı olarak bildirmeleri gerektiği, Belirtilir. Mahkemece, kamulaştırılacak taşınmaz malın bulunduğu yerde çıkan bir gazete ve bir internet haber sitesi ile Türkiye genelinde yayımlanan gazetelerin birisinde kamulaştırmanın ve belgelerin özeti en az birer defa yayımlanır.[10] Mahkemece belirlenen günde yapılacak duruşmada hakim, taşınmaz malın bedeli konusunda tarafları anlaşmaya davet eder. Tarafların bedelde anlaşması halinde hakim, taraflarca anlaşılan bu bedeli kamulaştırma bedeli olarak kabul eder ve sekizinci fıkranın ikinci ve devamı cümleleri uyarınca işlem yapar. Mahkemece yapılan duruşmada tarafların bedelde anlaşamamaları halinde hakim, en geç on gün içinde keşif ve otuz gün sonrası için de duruşma günü tayin ederek, 15 inci maddede sayılan bilirkişiler marifetiyle ve tüm ilgililerin huzurunda taşınmaz malın değerini tespit için mahallinde keşif yapar. Yapılacak keşifte, taşınmaz malın bulunduğu yerin bağlı olduğu köy veya mahalle muhtarının da hazır bulunması amacıyla, muhtara da davetiye çıkartılır ve keşifte hazır bulunması temin edilerek, muhtarın beyanı da alınır. Bilirkişiler, taraflar ve diğer ilgililerin beyanını da dikkate alarak, 11 inci maddedeki esaslar doğrultusunda taşınmaz malın değerini belirten raporlarını onbeş gün içinde mahkemeye verirler. Mahkeme bu raporu, duruşma günü beklenmeksizin taraflara tebliğ eder. Yapılacak duruşmaya hakim, taraflar veya vekillerini ve bilirkişileri çağırır. Bu duruşmada tarafların bilirkişi raporlarına varsa itirazları dinlenir ve bilirkişilerin bu itirazlara karşı beyanları alınır. (Değişik sekizinci fıkra: 19/4/2018-7139/26 md.) Tarafların bedelde anlaşamamaları halinde gerektiğinde hâkim tarafından onbeş gün içinde sonuçlandırılmak üzere yeni bir bilirkişi kurulu tayin edilir ve hâkim, tarafların ve bilirkişilerin rapor veya raporları ile beyanlarından yararlanarak adil ve hakkaniyete uygun bir kamulaştırma bedeli tespit eder. Mahkemece tespit edilen bu bedel, taşınmaz mal, kaynak veya irtifak hakkının kamulaştırılma bedelidir. Tarafların anlaşması halinde kamulaştırma bedeli olarak anlaşılan miktar peşin ve nakit olarak, hak sahibi adına bankaya yatırılır. Tarafların anlaşamaması halinde hâkim tarafından kamulaştırma bedeli olarak tespit edilen bedelin (…) mahkemece belirlenecek banka hesabına yatırılması ve yatırıldığına dair makbuzun ibraz edilmesi için idareye onbeş gün süre verilir. Kamulaştırma bu Kanunun 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasına göre yapılmış ise ilk taksitin yine peşin ve nakit olarak hak sahibi adına, hak sahibi tespit edilememiş ise ileride ortaya çıkacak hak sahibine verilmek üzere 10 uncu maddeye göre mahkemece yapılacak davetiye ve ilanda belirtilen bankaya yatırılması ve yatırıldığına dair makbuzun ibraz edilmesi için idareye onbeş gün süre verilir. Gereken hallerde bu süre bir defaya mahsus olmak üzere mahkemece uzatılabilir. İdarece, kamulaştırma bedelinin hak sahibi adına yatırıldığına, hâkim tarafından kamulaştırma bedeli olarak tespit edilen bedelin (…)[11] veya hak sahibinin tespit edilemediği durumlarda ise ileride ortaya çıkacak hak sahibine verilmek üzere bloke edildiğine dair makbuzun ibrazı halinde mahkemece, taşınmaz malın idare adına tesciline ve kamulaştırma bedelinin hak sahibine ödenmesine karar verilir ve bu karar, tapu dairesine ve paranın yatırıldığı bankaya bildirilir. Tescil hükmü kesin olup, tarafların bedele ilişkin istinaf veya temyiz hakları saklıdır. İstinaf veya temyiz incelemesi sonucunda kesinleşen kamulaştırma bedeli, hak sahibine peşin ve nakit olarak ödenen tutardan daha az olması durumunda aradaki fark ilgilisinden talep edilir. İdare tarafından hak sahibi adına yapılan ödeme tarihi ile geri ödemeye ilişkin yazının ilgilisine tebliğ edildiği tarih arasındaki süre için faiz alınmaz. (Ek fıkra: 11/4/2013-6459/6 md.) (İptal fıkra: Anayasa Mahkemesinin 5/4/2023 tarihli ve E: 2022/83, K: 2023/69 sayılı Kararı ile.) (…) Bu maddede öngörülen işlemler, mahkemenin davetine uymayanlar olduğu takdirde ilgilinin yokluğunda yapılır. Hak sahibinin tespit edilemediği durumlarda mahkemece, kamulaştırma bedelinin üçer aylık vadeli hesaba dönüştürülerek nemalandırılması amacıyla gerekli tedbirler alınır. Kamulaştırılması yapılan taşınmaz mal, tahsis edildiği kamu hizmeti itibariyle sicile kaydı gerekmeyen bir niteliğe dönüşmüş ise, istek halinde mahkemece sicil kaydının terkinine karar verilir. Bu tescil ve terkin işlemi sırasında mal sahiplerinin bu taşınmaz mal nedeniyle vergi ilişkisi aranmaz. Ancak, tapu dairesi durumu ilgili vergi dairesine bildirir. (İptal ondördüncü fıkra: Anayasa Mahkemesinin 25/12/2024 Tarihli ve E: 2024/101, K: 2024/232 Sayılı Kararı ile.) Kamulaştırma işlemine karşı idari yargıda iptal veya maddi hatalara karşı adli mahkemelerde açılacak düzeltim davalarında hangi idareye husumet yöneltileceğinin davetiye ve ilanda açıkça belirtilmemiş veya yanlış gösterilmiş olması nedeniyle davada husumet yanlış yöneltilmiş ise, gerçek hasma tebligat yapılmak suretiyle davaya devam olunur. Kamulaştırma bedelinin tespiti esasları:[12][13]

Asliye Hukuk Mahkemesi başvuru tarihinden itibaren en geç 30 gün sonrasına duruşma günü belirleyerek tarafları çağırır. Adresi tespit edilemeyenlere ilanen tebligat yapılır. Ayrıca taşınmazın bulunduğu yerde çıkan bir gazete ve bir internet haber sitesi ile ülke genelinde dağıtılan gazetelerin birinde kamulaştırma özeti ve belgeleri ilan edilir. İlk duruşmada taraflar bedelde anlaşamazsa hâkim en geç 10 gün içinde keşif ve 30 gün sonrası için yeni bir duruşma günü tayin eder. Taşınmazın bulunduğu yer muhtarı hazır bulundurularak bilirkişiler refakatinde mahallinde keşif gerçekleştirilir.

Keşfe katılan bilirkişiler, Kanun'un 11. maddesindeki değerleme esaslarını gözeterek taşınmazın değerini belirten raporlarını 15 gün içinde mahkemeye sunar. Mahkemece kamulaştırma bedeli tespit edildikten sonra bu bedelin belirlenecek banka hesabına yatırılması ve dekontun dosyaya ibrazı için idareye 15 gün süre tanınır. Yatırılan bedel karşılığında taşınmazın idare adına tesciline karar verilir. Bu tescil ve terkin işlemleri sırasında mal sahiplerinin taşınmaz sebebiyle vergi ilişkisi aranmaz; tapu dairesi tescil durumunu doğrudan ilgili vergi dairesine bildirir.

Asliye Hukuk Mahkemesince verilen tescil hükmü kesin nitelikte olup tescil kararına karşı istinaf veya temyiz yoluna başvurulamaz. Ancak tarafların mahkemece hüküm altına alınan kamulaştırma bedeline yönelik istinaf ve temyiz kanun yolu hakları saklıdır. Yapılan inceleme sonucunda kesinleşen bedelin hak sahibine peşin ödenen tutardan daha düşük olması halinde oluşan fark ilgiliden geri istenir. İdare tarafından yapılan ödeme tarihi ile iade yazısının ilgilisine tebliğ edildiği tarih arasında geçen süre için fark bedeline faiz işletilmez.

Kamulaştırma İşlemine Karşı İptal ve Düzeltim Davaları

Kamulaştırmaya tabi tutulan taşınmazın maliki, Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan tebligat gününden veya tebligat yapılamayanlar açısından tebligat yerine geçen gazete ilanı tarihinden itibaren 30 gün içinde kamulaştırma işlemine karşı idari yargıda iptal davası açabilir. Aynı 30 günlük yasal süre içinde maddi hatalara karşı adli yargıda düzeltim davası açılması da mümkündür. İdare de belgeleri mahkemeye verdiği tarihten itibaren 30 gün içinde adli yargıda maddi hata düzeltim davası açma yetkisine sahiptir. İdari yargıda açılan iptal davaları Kanun gereği öncelikle görülür. Elbirliği mülkiyetinde veya paylı mülkiyette her bir paydaş tek başına dava açma hakkına sahiptir. Taşınmaz malikleri tarafından açılan davaların sonuçları dava açmayan diğer paydaşları veya hak sahiplerini etkilemez.

2942 sayılı KAMULAŞTIRMA KANUNU m. 14Kaynağı aç
Madde 14 – (Değişik: 24/4/2001 – 4650/7 md.) Kamulaştırmaya konu taşınmaz malın maliki tarafından 10 uncu madde gereğince mahkemece yapılan tebligat gününden, kendilerine tebligat yapılamayanlara tebligat yerine geçmek üzere mahkemece gazete ile yapılan ilan tarihinden itibaren otuz gün içinde, kamulaştırma işlemine karşı idari yargıda iptal ve maddi hatalara karşı da adli yargıda düzeltim davası açılabilir. İdari yargıda açılan davalar öncelikle görülür. İştirak halinde veya müşterek mülkiyette, paydaşların tek başına dava hakları vardır. İdare, kamulaştırma belgelerinin mahkemeye verildiği günden itibaren otuz gün içinde maddi hatalara karşı adli yargıda düzeltim davası açabilir. İdare tarafından, bu Kanun hükümlerine göre tespit olunan malike ve zilyede karşı açılan davaların görülmesi sırasında, taşınmaz malın gerçek malikinin başka bir şahıs olduğu anlaşıldığı takdirde, davaya bu gerçek malik, tapu malikinin daha önce öldüğü sabit olursa mirasçıları da dahil edilmek suretiyle devam olunur. (İptal altıncı fıkra: Anayasa Mahkemesinin 25/12/2024 Tarihli ve E: 2024/101, K: 2024/232 Sayılı Kararı ile.) Bilirkişiler
Kamulaştırma şerhi bulunan taşınmazın satışı veya devri mümkün müdür?

Evet, 2942 sayılı Kanun'un 7. maddesi gereğince tapu kütüğüne kamulaştırma şerhi verilmiş olması taşınmaz malikinin tasarruf yetkisini ortadan kaldırmaz ve taşınmazın başkasına devredilmesine yasal bir engel oluşturmaz.

Kamulaştırma uzlaşma davetine ne kadar sürede cevap verilmelidir?

Uzlaşma komisyonundan davet tebligatı alan taşınmaz maliki, tebligatın kendisine ulaştığı tarihten itibaren 15 gün içinde pazarlık görüşmesi yapmak üzere idareye başvurmalıdır.

Satın alma usulüyle kamulaştırılan taşınmazın bedeline dava açılabilir mi?

Hayır, 2942 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca satın alma veya trampa usulüyle anlaşmaya varılarak devredilen taşınmazlarda kamulaştırma işlemine veya bedeline karşı itiraz davası açılamaz.

Mahkemenin verdiği kamulaştırma tescil kararına karşı temyize gidilebilir mi?

Mahkemenin taşınmazın idare adına tesciline ilişkin hükmü kesindir; taraflar bu karara karşı istinaf veya temyize başvuramaz ancak mahkemece belirlenen kamulaştırma bedeline karşı kanun yoluna başvurma hakkı saklıdır.

Kamulaştırma iptal davası açma süresi ne kadardır?

Taşınmaz maliki, Asliye Hukuk Mahkemesince çıkarılan tebligatın kendisine ulaştığı tarihten veya tebligat yerine geçen gazete ilanından itibaren 30 gün içinde idari yargıda iptal davası açabilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu