Karayolları Trafik Kanununun Uygulama Alanı ve Araç Tanımları
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu esas olarak karayolu şebekesinde meydana gelen trafik hareketlerini düzenler. Bununla birlikte aksine bir kanun hükmü yer almadıkça karayolu haricinde kalan ve kamuya açık bulunan sahalar ile taşıt trafiği amacıyla kullanılan otopark, bahçe, garaj, terminal, servis ve akaryakıt istasyonlarında da uygulanır. Giriş ve çıkışları denetlenen erişme kontrollü karayolları, kamuya açık ücretli karayolu kesimleri ile belirli bir karayolu güzergahını bağlayan iç sulardaki kamu taşıtlarının karayolu araçlarına ayrılmış kısımları da kanunun uygulama çerçevesine dahildir.
Hukuki ilişkiler ve sorumluluk rejimi açısından işleten kavramı belirleyici öneme sahiptir. Taşıtın mülkiyetini elinde bulunduran, mülkiyeti saklı tutma sözleşmesiyle sicilde alıcı olarak kayıtlı bulunan yahut aracı uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin sözleşmesiyle devralan kişiler işleten sayılır. Ayrıca bir kimsenin aracı fiilen tasarrufunda tutarak masraf ve tehlikesi kendisine ait olacak tarzda işlettiğinin ispatlanması halinde, sicil kaydına bakılmaksızın fiili tasarruf sahibi de işleten kabul edilir. Kanun kapsamındaki temel araç türlerinden otomobil, sürücüsü dahil en çok dokuz oturma yeri bulunan ve insan taşımak üzere üretilmiş motorlu taşıttır. Sürücü dahil oturma kapasitesi dokuzun üzerinde olan yolcu taşıtları otobüs kategorisinde yer alır; bunlardan oturma yeri sürücü dahil on yediyi aşmayanlar minibüs sayılır. Yük taşımak üzere imal edilen ve azami yüklü ağırlığı 3.500 kilogram sınırını geçmeyen motorlu taşıtlar ise kamyonettir.
Trafik Güvenliği İdaresi, Kurumsal Yetkiler ve Yol Yapısı Kuralları
Karayollarında asayiş ve trafik düzenini sağlama görevi öncelikle trafik zabıtasına aittir. Trafik zabıtasının bulunmadığı veya hizmet yönünden yetersiz kaldığı alanlarda polis; polisin ve trafik teşkilatının görev sahası haricindeki mevkilerde ise özel trafik eğitimi almış jandarma personeli mevzuat çerçevesinde trafiği düzenlemeye ve trafik suçlarına el koymaya görevli ve yetkilidir. Karayolları Genel Müdürlüğü, yapım ve bakım yükümlülüğü altındaki yollarda İçişleri Bakanlığının olumlu görüşünü temin ederek yönetmelikteki hız sınırlarının altında veya üstünde yeni sınırlar tayin edip levhalandırma yapabilir. Sağlık Bakanlığı ise kazada yaralanarak sağlık kuruluşuna sevk edilenlerden kazanın sebep ve tesiriyle otuz gün içinde vefat edenlerin kayıtlarını tutmak ve takip eden ayın sonuna kadar Emniyet Genel Müdürlüğüne bildirmekle yükümlüdür.
Mahalli düzeyde trafik tedbirlerini kararlaştıran il ve ilçe trafik komisyonları oy çokluğu esasıyla karar alır; oylarda denklik oluşursa başkanın yer aldığı taraf çoğunluk sayılır. İl trafik komisyonu kararlarının yürürlüğe girmesi valinin onayına bağlıdır ve bu kararları bütün resmi ve özel kuruluşlar uygulamak zorundadır. Yol yapım ve bakımından sorumlu kuruluşlar, projelerini planlarken Karayolu Trafik Güvenliği Kurulunun teknik önerilerini kuruluş mevzuatlarına uygun şekilde değerlendirmekle yükümlüdür. Kanundaki trafik kurullarına ilişkin görev ve yetkiler Cumhurbaşkanınca belirlenen kurul veya mercie yapılmış sayılır.
Karayolu yapısında çalışma gerçekleştirecek tüm kurum, kuruluş ve şahıslar, yolun yapım ve bakımından sorumlu idareden önceden izin almalı ve trafik güvenliğini bozmayacak tedbirleri eksiksiz uygulamalıdır. Karayoluna, işaret levhalarının görünümünü kapatacak, trafiği güçleştirecek veya tehlikeye sokacak maddelerin bırakılması, atılması ile trafik işaretlerinin tahrip edilmesi veya yerinin değiştirilmesi yasaktır. Belediye sınırları haricinde yer alan yollarda, sınır çizgisinden itibaren elli metre mesafe dahilinde karayoluna bağlanacak akaryakıt istasyonu, servis alanı, garaj, eğlence mekanı, fabrika ve benzeri tesislerin geçiş yolları için ilgili karayolu kuruluşundan izin alınması zorunludur. İzin alınmaksızın inşa edilen veya işletilen tesislerin faaliyetleri durdurulur ve bağlantı yolları giderleri ilgilisine ait olmak üzere kaldırılır. Otoyollarda ve Devlet karayollarında alkollü içki satışı yasak olup konaklama tesisleri ile belediye mücavir alanları bu sınırlamanın haricindedir.
Araçların Tescil Esasları, Mülkiyet Devri ve Muayene Zorunluluğu
Motorlu araç sahipleri taşıtlarını yetkili idareye tescil ettirmek ve tescil belgesi temin etmek mecburiyetindedir. Türkiye'ye geçici müsaade ile giren tescilli yabancı araçlar, uluslararası anlaşmalarla muaf tutulanlar, araç üreticisi, ithalatçısı ve yetkili satıcılarının satış, depolama veya sergileme amacıyla ellerinde tuttukları taşıtlar ile kanunda istisna tutulan motorsuz araçlar tescil zorunluluğunun dışındadır. Tescili zorunlu ilk tescili yapılacak taşıtların iktisap veya gümrükten çekilme tarihinden başlayarak üç ay içinde tescili talep edilmelidir. Hurdaya ayrılan araçların tescil kaydı bir ay içinde sildirilmeli ve bu taşıtlar hiçbir surette karayolunda sürülmemelidir; hurdaya çıkarılan aracın trafiğe çıkarılması halinde araç trafikten menedilir, mülki amir kararıyla el konularak mülkiyeti kamuya geçer.
Tescil belgesi taşıtın mülkiyetinin nakline, hurdaya çıkarılmasına yahut araçta yönetmelikte belirtilen niteliklerin değişmesine kadar hukuki geçerliliğini muhafaza eder. Tescilli taşıtların satış ve devir işlemlerinin noterler marifetiyle yapılması şart olup noterler tarafından yapılmayan her çeşit satış ve devirler geçersizdir. Satıştan önce aracın motorlu taşıtlar vergisi borcu, fer'ileri, idari para cezaları ile devri kısıtlayıcı bir takyidatının bulunmadığı tespit edilmelidir. Noterlik devir işlemini üç işgünü içerisinde trafik tescil birimine ve vergi dairesine bildirir; alıcı adına düzenlenen geçici belge bir ay süreyle geçerlidir ve Türk Ceza Kanununun uygulanmasında resmi belge niteliğindedir. Tescil belgesinin bu bir aylık süre zarfında idarece yeni malike ulaştırılamaması durumunda yeni malike sorumluluk yüklenemez.
İcra, vergi daireleri veya milli emlak müdürlükleri gibi yetkili kamu organlarınca satılan taşıtları iktisap eden şahısların bir ay içinde adlarına tescil belgesi alması zorunludur; süresinde başvurulmaması halinde Emniyet Genel Müdürlüğü alıcılar adına re'sen kayıt ve tescil işlemi yapmaya yetkilidir. Araç tescil hizmetlerine ilişkin iş ve işlemler Türkiye Noterler Birliği koordinesinde noterliklere devredilebilir ve sicil veri tabanı Türkiye Noterler Birliğince tutulur. İstihbarat ve güvenlik hizmetlerinde kullanılan araçlar devir kapsamı dışındadır. Araç sicilleri ile dayanak belgeler gizli nitelikte olup mahkemeler ile yetkili teftiş ve denetim personeli dışındakilerin incelemesine kapalıdır. Araçlar üzerinde mevzuata uygun şekilde yapılan her türlü değişikliğin işleten tarafından otuz gün içinde araç tescil belgesine işletilmesi şarttır; aksi takdirde idari para cezası verilir ve teknik uygunluk tescil ettirilinceye kadar araç trafikten menedilir.
Nitelik ve ölçülere aykırı plaka takan veya okunmasını engelleyecek değişiklik yapan araç sahiplerine plakayı uygun hale getirmesi için yedi gün süre tanınır; süresinde aykırılık giderilmezse plaka uygun duruma getirilene kadar araç trafikten menedilir. Sahte plaka veya başka bir araca tescilli plakayı takarak kullananların araçları trafikten menedilir ve bu kişiler hakkında Türk Ceza Kanununun 204 üncü maddesi uyarınca resmi belgede sahtecilik suçundan adli işlem uygulanır. Yetkilendirilen kuruluşlarca periyodik muayene raporu düzenlenebilmesi için araç tescil veya sahiplik belgesi ile zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesinin ibrazı şarttır; sigortası bulunmayan araçlar muayeneye alınmaz. Muayenesi yapılmamış veya muayene sonucunda emniyetsiz raporu verilmiş araçların trafiğe çıkarılması yasaktır; bu araçlar menedilerek en yakın muayene istasyonuna sevk edilir.
Sürücü Belgeleri, Yaş Koşulları ve İdari Yaptırımlar
Karayolunda motorlu taşıt sevk ve idare edebilmek için geçerli bir sürücü belgesine sahip olmak zorunludur. Sürücü belgesi bulunmayan, belgesi yetkili mercilerce geçici olarak ya da tedbiren geri alınan yahut iptal edilen kişilerin motorlu taşıt sürmesi ve araç sahiplerinin bu kimselere araç kullandırması yasaktır. Sürücü belgesi aranmayan araçlardan bisiklet kullananların 11, elektrikli bisiklet ile elektrikli skuter kullananların 15, motorsuz taşıtlar ile hayvan sürücülerinin 13 yaşını bitirmiş olmaları gerekir. İlk defa sürücü belgesi alanlar en az bir yıl süreyle aday sürücü sayılır ve iptal koşulları oluştuğunda belgeleri iptal edilir. Sürücü belgeleri süreli olarak verilir ve geçerlilik süresi dolan belgeyle araç sevk eden sürücülerin belgeleri geri alınır. Motorlu taşıt sürücü sertifikaları sınıfına uygun sürücü belgesine dönüştürülmedikçe karayolunda araç kullanma yetkisi sağlamaz. Sürücüler yerleşim yeri adres değişikliklerini otuz gün içinde bildirmek ve seyrüsefer halindeyken belgelerini yanlarında bulundurmakla yükümlüdür. Sürücülüğe engel aşikar sağlık değişikliği tespit edilen kişilerin belgeleri geri alınarak muayeneye sevk edilir; sağlık şartlarını haiz olduğu raporlandığında belge iade edilir.
Karayolundan faydalananlar sırasıyla ilk olarak trafiği düzenlemekle görevli zabıtanın veya özel yetkili kişilerin işaretlerine, ardından ışıklı trafik işaretlerine, sonra trafik işaret levhaları ile yer işaretlemelerine ve nihayet yönetmelikte belirtilen kurallara uymak mecburiyetindedir. Son ihlalden geriye doğru bir yıl içinde kırmızı ışık kuralını üç defa ihlal ettiği belirlenenlerin sürücü belgeleri otuz gün, ikinci kez üç defa ihlal edenlerin kırk beş gün, üç ve daha fazla kez üç defa ihlal edenlerin belgeleri altmış gün süreyle geçici olarak geri alınır. Aynı yıl içinde bu çerçevede iki veya daha fazla kez belgesi geri alınanlar psiko-teknik değerlendirmeye ve psikiyatri uzmanı muayenesine sevk edilir; tahakkuk eden trafik idari para cezalarının tamamı tahsil edilmeden belge iadesi yapılmaz.
Trafik kuralı ihlalinin gerçekleştiği tarihten geriye doğru bir yıllık süre içinde toplam 100 ceza puanını birinci defa dolduran sürücülerin belgeleri 2 ay süreyle geri alınarak eğitime tabi tutulur. Aynı yıl içinde 100 ceza puanını ikinci kez dolduranların belgeleri 4 ay süreyle geri alınır ve psiko-teknik değerlendirme ile psikiyatri uzmanı muayenesine yönlendirilir. Bir yıl içinde 100 ceza puanının üç defa doldurulması halinde sürücü belgesi süresiz olarak iptal edilir. Ölümle sonuçlanan trafik kazalarına asli kusurlu olarak sebebiyet veren sürücülerin belgeleri ise 1 yıl süre ile geri alınır.
Alkol, Uyuşturucu Madde ve Hız Düzenlemeleri
Uyuşturucu veya uyarıcı madde almış olanlar ile belirli yasal sınırların üzerinde alkollü bulunan kişilerin trafikte araç sürmeleri yasaktır. Yaralanmalı, ölümlü veya kollukça müdahil olunan maddi hasarlı trafik kazalarında sürücülerin teknik cihazlarla alkol ve uyuşturucu denetimine tabi tutulması zorunludur. Cihazla denetime itiraz eden veya ölçüme müsaade etmeyen kimseler sağlık kuruluşlarına götürülerek kan, tükürük veya idrar örnekleri üzerinden tahlil yapılır. Kolluk personeli tarafından yapılan teknik cihazla ölçümü kabul etmeyen sürücülerin sürücü belgeleri beş yıl süreyle geri alınır.
7574 sayılı Kanun, Madde 12Kaynağı aç
Hususi otomobillerde 0.50 promilin, hususi otomobil dışındaki araçlarda ise 0.21 promilin üzerinde alkollü olarak araç kullanan sürücülerin belgeleri ilk seferde altı ay süreyle geri alınır. Geriye doğru beş yıllık zaman diliminde alkollü sürüş sebebiyle ikinci ihlalde belge iki yıl, üç veya daha fazla ihlalde ise her seferinde beşer yıl süreyle alıkonulur. Yapılan tespitte 1.00 promilin üzerinde alkollü olduğu anlaşılan sürücüler hakkında ilaveten Türk Ceza Kanununun 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrası hükümleri uygulanır. Uyuşturucu veya uyarıcı madde aldığı tespit edilen kişilerin belgeleri beş yıl süreyle geri alınır ve haklarında genel ceza hükümleri tatbik olunur.
Beş yıl içerisinde alkollü sürüş sebebiyle sürücü belgesi ikinci kez geri alınan sürücüler sürücü davranışlarını geliştirme eğitimine; üç veya daha fazla geri alınanlar ise psiko-teknik değerlendirmeye ve psikiyatri uzmanı muayenesine tabi tutulur. Belgelerin iade edilebilmesi için trafik kurallarına aykırılık dolayısıyla verilmiş olan idari para cezalarının tamamının tahsil edilmiş olması; uyuşturucu sebebiyle belgesi geri alınanlarda ise sürücülüğe engel hal bulunmadığına dair resmi sağlık kurumlarından alınmış sağlık kurulu raporunun ibrazı şarttır.
Motorlu araçların hız limitleri şehirlerarası çift yönlü karayollarında 90 km/s, bölünmüş yollarda 110 km/s ve otoyollarda 120 km/s hızı geçmemek üzere yönetmelikle belirlenir. İçişleri Bakanlığı yol standartlarını gözeterek bu sınırları otomobiller bakımından 20 km/s artırmaya yetkilidir. Hız sınırlarını yüzde otuzdan fazla aşma kuralını bir yıllık sürede beş defa ihlal eden sürücülerin belgeleri bir yıl süreyle geri alınır. Son ihlalden geriye doğru beş yıl içinde bu madde kapsamında belgesi ikinci defa geri alınanların sürücü belgeleri iptal edilir. İptal edilen belgenin yeniden alınabilmesi psiko-teknik değerlendirme ve psikiyatri muayenesi sonucunda onay belgesi ibrazı ile sürücü kursu ve sınavlarında başarılı olma koşuluna bağlıdır.
Karayolu Trafik Düzeni, Sürüş Yasakları ve Kazalarda Hareket Tarzı
Karayollarında trafik sağdan akar. Sürücüler aksine bir işaret bulunmadıkça araçlarını gidiş yönüne göre yolun sağından ve hızının gerektirdiği şeritten sürmek, emniyetle geçiş imkanı doğmadan şerit değiştirmemek ve gidişe ayrılan en sol şeridi sürekli işgal etmemekle yükümlüdür. Trafik kazası, arıza halleri, acil yardım, kurtarma, kar mücadelesi, kaza incelemesi, genel güvenlik ve asayişin sağlanması durumları dışında emniyet şeritlerinin ve banketlerin kullanılması yasaktır. Kavşak yaklaşımlarında, virajlarda, tepe üstlerinde, yaya ve hemzemin geçitlerde, tünellerde, dar köprü ve menfezlerde araç hızını azaltmak yasal zorunluluktur.
Geçme işlemi kural olarak geçilecek aracın solundaki şerit üzerinden yürütülür; araçların sağından veya banketlerden yararlanılarak geçilmesi yasaktır. Ancak başka bir yola, karayoluna bitişik bir mülke girmek veya sola yanaşıp durmak gayesiyle sola dönüş niyetini işaretle belirten araçların sağındaki şeritten geçilebilir. Görüş yetersizliği bulunan tepelerde ve dönemeçlerde, kavşaklarda, demiryolu geçitlerinde, yaya ve okul geçitlerinde ve iki yönlü dar köprü ve tünellerde öndeki aracın geçilmesi yasaktır. Dağlık ve dik yokuşlu yollarda karşılaşan taşıtlardan çıkan aracın geçişi güç veya imkânsız ise inen araç sürücüsü; varsa önceden sığınma cebine girmek, cep yoksa sağ kenara yanaşıp durmak ve gerektiğinde geri gitmek zorundadır.
Işıklı trafik işareti izin verse dahi, trafik akımı sürücüyü kavşak içinde durmaya zorlayacaksa kavşağa girilmesi yasaktır. Araçların durdurulması gidiş istikametinin en sağ kenarında yapılmalı; yolcular da iniş ve binişlerini sağ taraftan gerçekleştirmelidir. Yerleşim birimleri dışındaki karayollarında zorunlu haller dışında taşıt yolu üzerinde duraklamak veya park etmek yasaktır. Yerleşim yerleri içinde ise trafik işaretiyle müsaade edilmedikçe; kamyon, otobüs, traktör ve iş makinelerinin yükleme, boşaltma veya arıza gibi zorunlu nedenler haricinde park edilmesi menedilmiştir. Ticari amaçla yük ve yolcu taşıyan taşıt sürücülerinin kanuni taşıt kullanma sürelerine aykırı olarak araç sürmesi ve bunlara taşıt kullandırılması yasaktır.
Azami yüklü ağırlığın yüzde yirmiden fazla aşılması durumunda, fazla yük mevzuata uygun sınıra indirilmeden aracın yola devam etmesine izin verilmez. Taşıma kapasitesi üzerinde yolcu alınması halinde bütün sorumluluk ve giderler işletene ait olmak üzere fazla yolcular en yakın yerleşim biriminde tahliye edilir. Yolcu ve eşya taşımalarında kullanılan araçlar için illerin iklim şartlarına göre yılın belirli döneminde kış lastiği kullanılması zorunlu tutulabilir; kurallara uymayan taşıtların yalnızca eksikliklerini giderebilecekleri en yakın yerleşim birimine kadar gitmelerine müsaade edilir. Ağırlık ve ebatları taşıma sınırını aşan bölünemez özel yüklerin nakli Karayolları Genel Müdürlüğünün iznine bağlıdır.
Ayrı bisiklet şeridi veya yolu bulunan güzergahlarda bisiklet ve elektrikli skuterlerin taşıt yolunda sürülmesi yasaktır; bu vasıtaların yayalara ayrılmış alanlarda sevk edilmesi ve taşıt yolunun bir şeridinde ikiden fazlasının yan yana sürülmesi de menedilmiştir. Elektrikli skuter ile sırtta taşınabilen kişisel eşya haricinde yük ve ilave yolcu taşınamaz; skuterlerin otoyollarda, şehirler arası karayollarında ve azami hız sınırı 50 km/s üzerinde olan karayollarında kullanılması yasaktır. Drift yaparak veya el freni çekmek suretiyle aracın yönünü kasten değiştiren sürücülerin belgeleri alıkonulur; beş yıllık sürede bu ihlali ikinci defa tekrarlayanların sürücü belgeleri iptal edilir.
Karayolu üzerinde tek il sınırındaki koşu ve yarışlar için valilikten, birden fazla ili kapsayan yarışlar için ise Bayındırlık Bakanlığının görüşü alınarak İçişleri Bakanlığından izin alınmalıdır. Ambulans, itfaiye ve zabıta gibi araçlar geçiş üstünlüğü hakkını yalnızca fiili görev anında, can ve mal güvenliğini tehlikeye düşürmemek ve sesli-görünür işaretleri vermek şartıyla kullanabilirler. Mevzuata uygun bulunmayan ses, müzik, görüntü ve haberleşme aygıtları ile sürücünün izleme sahasındaki görüntü cihazları araçlardan söktürülür. Seyir halindeyken sürücülerin cep telefonu ve benzer haberleşme araçlarını kullanması ile araçlardan çöp atılması veya dökülmesi yasaktır. Görevli veya ışıklı işaret bulunmayan yaya veya okul geçitlerine yaklaşan sürücüler yayalara durarak öncelik vermelidir. Okul taşıtlarının DUR işareti yandığında tüm araçların durması zorunludur; bu lamba yalnızca öğrenci iniş ve binişlerinde çalıştırılabilir. Işıklı işaret ve bariyersiz demiryolu geçitlerinde sürücüler durup tren gelmediğine emin olduktan sonra geçmelidir. Taşıt yolundaki görme engelli kişilere yardımcı olunması ve görevli refakatindeki yürüyüş kolları arasından geçilmemesi emredilmiştir.
Maddi hasarla sonuçlanan kazalarda tarafların tamamı görevlinin intikalini gerekli görmezse durumu aralarında yazılı tutanakla tespit ederek kaza mahallinden ayrılabilirler; bedensel hasar yahut uzlaşmazlık halinde zabıta müsaadesi olmaksızın kaza yeri terk edilemez. Tamirhane, servis ve garaj sorumluları, tesislerine ölüm veya yaralanma ile neticelenen bir kaza geçirmiş olduğu anlaşılan veya suç izi barındıran bir araç geldiğinde durumu gecikmeksizin zabıtaya bildirmek ve deftere kaydetmekle yükümlüdür.
İşletenin Hukuki Sorumluluğu ve Sorumluluktan Kurtulma Şartları
Motorlu aracın işletilmesi ölüme, cismani zarara yahut bir şeyin hasara uğramasına sebep olursa, aracın unvanı altında işletildiği işletmeci teşebbüs sahibi ve aracın işleteni meydana gelen zararlardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar. Trafikte hareket halinde bulunmayan bir motorlu aracın neden olduğu kazalarda işletenin sorumlu kılınabilmesi için; kazanın oluşumunda işletenin veya yardımcı kişilerin kusurunun veya araçtaki bir teknik bozukluğun bulunduğunun ispatlanması gerekir. İşleten ile işletici teşebbüs sahibi, taşıt sürücüsünün ve taşıtın idaresine iştirak eden personelin kusurlarından kendi kusuru gibi sorumludur. Motorlu araç ölüme veya yaralanmaya yol açmışsa, başkalarına devri veya üzerinde hak tesisini engellemek için savcılık talimatıyla trafik kaydına şerh düşülür; bir ay içinde mahkeme kararı ibraz edilmezse bu tescil şerhi hükümsüz sayılır.
İşleten veya bağlı olduğu teşebbüs sahibi; kendisinin ve çalışanlarının kusuru bulunmaksızın ve araç arızası kazayı etkilemeksizin kazanın mücbir sebepten, zarar görenin ağır kusurundan veya üçüncü bir şahsın ağır kusurundan neşet ettiğini kanıtlarsa sorumluluktan kurtulur. Tamamen kurtulamayan işleten veya teşebbüs sahibi kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispatlarsa, hâkim somut hal ve şartlara göre tazminat miktarında indirim yapabilir. Yaralanan veya vefat eden şahıs hatır için karşılıksız taşınmakta ise yahut araç hatır için bedelsiz verilmişse işletenin sorumluluğu genel hükümlere tabidir. Zarar görenin beraberindeki bagaj haricinde araçta nakledilen eşyaların zarara uğraması durumunda da sorumluluk genel hükümler çerçevesinde tayin olunur.
Bir motorlu aracın karıştığı trafik hadisesinde üçüncü kişinin zarara uğraması sebebiyle birden fazla şahıs tazminatla mükellef olursa, bu kişilerin sorumluluğu müteselsildir. İç ilişkideki paylaşımda ise özel haller ve bilhassa işletme tehlikeleri aksini gerektirmedikçe sorumlular kusurları oranında zarara katlanırlar. Birden çok motorlu aracın karıştığı kazada işletenlerden biri cismani zarara uğrarsa, aksini haklı kılan işletme tehlikesi bulunmadıkça diğer işletenler kusurları oranında zararı karşılar. İşletenlerden birine ait eşyanın hasara uğraması halinde ise karşı işletenin veya sürücünün kusuru, geçici temyiz gücü kaybı yahut araçtaki arıza ispatlanmadıkça sorumluluk doğmaz; tazminatla mükellef olan işletenler zarar görene karşı müteselsilen sorumludur.
Motorlu araçlarla ilgili tamir, bakım, servis, gözetim veya alım-satım faaliyeti yürüten mesleki teşebbüs sahipleri, kendilerine tevdi edilen bir motorlu aracın sebep olduğu zararlardan ötürü işleten gibi sorumlu tutulur; asıl işleten ve onun sigortacısı bu zararlardan mesul değildir. Zorunlu sorumluluk sigortasını temin etmeyen bu nevi mesleki işletmelerin işyerleri mahallin en büyük mülki amirince on beş güne kadar faaliyetten menedilebilir. Bir aracı çalan veya gasbeden kişiler işleten gibi sorumlu olup taşıtın gasbedildiğini bilen sürücü de müteselsilen sorumludur. Aracın sahibi veya işleteni, çalınma veya gasbedilme hadisesinde kendisinin ya da eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusursuzluğunu kanıtlarsa sorumluluktan kurtulur.
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ve Zararın Tazmini
İşletenlerin kanundan doğan sorumluluklarını teminat altına almak üzere zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur; geçerli poliçesi bulunmayan motorlu taşıtlar trafikten menedilir. Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar Kanunda öngörülen usul ve esaslara tabidir; düzenlenmeyen hususlarda ve manevi tazminat istemlerinde Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.
Manevi tazminat talepleri, işletenin eylemlerinden sorumlu olduğu kişilere yöneltebileceği istemler ile işletenin eşinin, alt ve üstsoyunun, evlat edinme ilişkisiyle bağlı olanların ve birlikte yaşadığı kardeşlerinin mallarına gelen hasarlar zorunlu sigorta kapsamı dışındadır. Sigortalı taşıtın işleteni değiştiğinde devreden taraf on beş gün içinde vaziyeti sigortacıya bildirmelidir; sigorta şirketi bildirimin tebliğinden itibaren on beş gün içinde akdi feshedebilir ve fesih tarihinden itibaren on beş gün sonrasına kadar sigorta teminatı geçerliliğini muhafaza eder. Sigorta sözleşmesinden veya ilgili kanun hükümlerinden kaynaklanarak tazminat borcunu kaldıran veya miktarını indiren sebepler zarar görene karşı ileri sürülemez; tazminatı ifa eden sigortacı bu oranda sigorta ettirene rücu hakkını kullanabilir.
Birden çok hak sahibinin tazminat talebi poliçe teminat tutarını aştığında zarar görenlerin alacakları poliçe tutarının toplam alacağa olan oranına göre garameten indirime tabi tutulur; mevcut diğer talepleri bilmeksizin iyiniyetle tam ödeme yapan sigorta kuruluşu yaptığı ödeme nispetinde diğer alacaklılara karşı da borcundan kurtulur. Zarar görenin dava açmadan önce zorunlu mali sorumluluk sigortacısına yazılı başvuruda bulunması mecburidir; sigortacının on beş gün içinde cevap vermemesi veya uyuşmazlığın giderilememesi halinde dava açılabilir veya tahkime başvurulabilir. Sigorta şirketleri eksiksiz belgelerin iletilmesinden itibaren sekiz iş günü içinde limitler dahilindeki tazminatı ödemekle mükelleftir. Trafik kazaları sebebiyle resmi ve özel tüm sağlık kuruluşlarının sunduğu sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesine bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanır.
Zamanaşımı, Görevli Yargı Kolu ve İdari Denetim Esasları
Trafik kazalarından doğan maddi zararların tazmini talepleri; zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Fiil aynı zamanda bir ceza suçunu oluşturur ve ceza kanununda bu eylem için daha uzun bir zamanaşımı süresi kabul edilmiş bulunursa, uzamış ceza zamanaşımı maddi tazminat davalarında da tatbik edilir. Tazminat yükümlüsüne karşı zamanaşımının kesilmesi sigortacıya karşı da sirayet eder. Tazminat yükümlülerinin birbirine rücu istemleri ise kendi yükümlülüklerini ifa ettikleri ve rücu edilecek muhatabı öğrendikleri tarihten başlayarak iki yılda zamanaşımına uğrar.
İşleteni veya mülkiyet sahibi kamu kuruluşları olan taşıtların karıştığı kazalar dahil olmak üzere Karayolları Trafik Kanununa dayanan bütün hukuki sorumluluk davaları adli yargıda görülür. Kanunun 110 uncu maddesinde yer alan adli yargının görevine ilişkin kural, yürürlük öncesinde idari yargıda ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde açılmış bulunan derdest davalarda uygulanmaz. Hukuki sorumluluk davaları, sigortacının merkez veya şubesinin ya da sigorta sözleşmesini tanzim eden acentenin yerleşim yerinde açılabileceği gibi kazanın gerçekleştiği yer mahkemesinde de açılabilir. Karayolları Trafik Kanunuyla öngörülen hukuki sorumlulukları kaldıran veya daraltan sözleşmeler geçersizdir; yetersiz veya fahiş tazminat anlaşmaları yapıldıkları tarihten itibaren iki yıl içinde iptal edilebilir.
Belediyeden izin veya ruhsat almaksızın yolcu taşımacılığı yapan araçlar 60 gün; ruhsattaki faaliyet konusu dışında çalışanlar 30 gün; izinli güzergah haricinde taşımacılık yapanlar ise 15 gün süreyle trafikten menedilir. Karayolları Trafik Kanunundaki idari yaptırımlara ait maktu para cezaları her takvim yılı başında Vergi Usul Kanunu uyarınca ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılır; bir fiilin kanundaki birden çok idari para cezasını ihlal etmesi halinde faile en ağır idari para cezası verilir. Sigorta şirketleri ile birlik kuruluşları, sigortasız işletenlerin tespiti ve men işlemlerinde kullanılmak üzere İçişleri Bakanlığınca istenecek poliçe bilgilerini bildirmekle mükelleftir. Belediyelerce kurulan elektronik denetim sistemlerinin ceza tespitinde kullanılması halinde idari para cezasının yüzde otuzu belediyeye hizmet bedeli olarak ödenir. Fahri trafik müfettişleri düzenledikleri tutanakları en geç bir hafta içinde trafik kuruluşuna teslim etmek zorundadır; görevini kötüye kullanan müfettişler hakkında adli ceza uygulanarak belgeleri iptal edilir. Tutanak tanzim eden personelin suç işlemesi halinde cezaları yarı oranında artırılarak meslekle ilişiği kesilir. Trafikten menedilerek alıkonulan ve altı ay boyunca teslim alınmayan araçlar Hazinece satılarak bedelleri emanete alınır; beş yıl içinde başvuru yapılmazsa bedel Hazineye irat kaydedilir. 2918 sayılı Kanun ile önceki 6085 sayılı Karayolları Trafik Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır.
Trafik kazasında dava açmadan önce sigorta şirketine başvuru zorunlu mudur?
Zarar gören tarafın dava yoluna gitmeden veya tahkime başvurmadan önce ilgili zorunlu mali sorumluluk sigortacısına yazılı müracaatta bulunması kanunen zorunludur. Sigorta kuruluşunun on beş gün içinde yazılı cevap vermemesi yahut uyuşmazlığın giderilememesi halinde dava açılabilir veya Sigortacılık Kanunu çerçevesinde tahkime başvurulabilir.
Trafik kazasından kaynaklanan tazminat taleplerinde zamanaşımı süresi ne kadardır?
Maddi tazminat talepleri kural olarak zarar görenin zararı ve yükümlüyü öğrendiği tarihten itibaren iki yıl ve her halde kaza gününden itibaren on yılda zamanaşımına uğrar; ancak kazaya sebebiyet veren fiil suç oluşturuyorsa ve ceza kanununda daha uzun bir zamanaşımı süresi belirlenmişse uzamış ceza zamanaşımı hükümleri uygulanır.
Devlete veya kamu kurumlarına ait araçların karıştığı kazalarda hangi yargı kolu görevlidir?
İşleteni veya mülkiyeti kamu kurum ve kuruluşlarına ait olan araçların sebebiyet verdiği zararlar dahil olmak üzere Karayolları Trafik Kanunundan doğan bütün hukuki sorumluluk davaları adli yargıda görülür.
Trafik kazası nedeniyle sağlık kuruluşlarında oluşan tedavi masraflarını kim öder?
Üniversitelere bağlı hastaneler ile diğer bütün resmi ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanır.
Noter haricinde yapılan araç satış ve devir sözleşmeleri geçerli midir?
Tescil edilmiş araçların her türlü satış ve mülkiyet devir sözleşmelerinin noterler tarafından yapılması kanuni zorunluluk olup noterler tarafından yapılmayan her çeşit satış ve devirler geçersizdir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

