Riskli Yapı Tespiti İptal Davasının Niteliği ve Görevli Mahkeme
Riskli yapı tespiti iptal davası, 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun uyarınca bir yapının riskli yapı olarak belirlenmesine karşı idari yargıda açılan bir iptal davasıdır. Riskli yapı tespiti idari işlem niteliğinde olduğundan, buna karşı açılacak dava özel hukuk mahkemelerinde değil, idare mahkemesinde açılmalıdır. Dava kurgulanırken binanın sağlam olduğunun tespiti yerine, riskli yapı tespit işleminin iptali talep edilmelidir.
Uyuşmazlıkta görevli mahkemenin coğrafi yetkisi, taşınmazın yer aldığı mahaldeki idare mahkemesine aittir. Husumetin yöneltileceği taraf belirlenirken işlemi kuran idarenin niteliği gözetilir; bu kapsamda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Kentsel Dönüşüm Başkanlığı, ilgili müdürlük, belediye veya devredilen yetkiyi kullanan kamu tüzel kişisi davalı gösterilebilir.
İdari sürecin ardından taraflar arasında arsa payının devri, yükleniciyle kurulan yapım sözleşmesi, bağımsız kısımların taksimi yahut gecikmeden kaynaklanan alacak iddiaları gibi çekişmeler doğarsa, bu tür talepler adli yargı mercilerinin önüne taşınabilir.
İdari İtiraz Süreci ve Dava Açma Süresi
Muhtarlık ilanının bitimini takip eden on beş günlük zaman zarfında taşınmaz sahipleri veya kanuni temsilcileri idari itiraz yoluna başvurabilir. Başvurunun ardından devreye giren teknik kurul, düzenlenen risk tespit raporunu fen kuralları ile ilgili mevzuat çerçevesinde tetkik eder.
Riskli yapı tespitine süresinde itiraz edilmemesi veya itirazın reddedilmesi durumunda tespit kesinleşir ve riskli yapıların tahliyesi ile yıktırılması sürecine geçilir. 6306 sayılı Kanun uyarınca tesis edilen idari işlemlere karşı dava açma süresi tebliğ tarihinden itibaren otuz gündür ve dava 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu hükümlerine göre açılır.
Dava Açma Ehliyeti ve Tebligat Esasları
Riskli yapı tespiti iptal davası, tapu kaydında mülkiyet hakkı bulunan malikler tarafından açılabilir. Kat mülkiyeti veya kat irtifakı kurulmuş yapılarda bağımsız bölüm malikleri, arsa paylı yapılarda ise arsa payı sahipleri davacı olabilir.
Nüfus kayıtlarında vefat ettiği anlaşılan ve tapuda henüz mirasçıları adına tescili yapılmamış kişilerin mirasçıları belirlenebiliyorsa, bildirimlerin bu kişilere yöneltilmesi ve itiraz imkânının mirasçılara tanınması aranır.
Riskli yapı tespitine karşı özel itiraz hakkı kural olarak maliklere tanınmıştır. Kiracılar tahliye, kira sözleşmesi, depozito, işyeri faaliyeti, taşınma yardımı ve ticari zararlar bakımından süreçten etkilenebilmekle birlikte, kiracının doğrudan riskli yapı tespitinin iptalini isteme ehliyeti somut menfaat ilişkisine göre ayrıca tartışılabilir.
Tespit Raporunun Teknik ve Hukuki İncelemesi
Riskli yapı tespitinin lisanslı kurum ve kuruluşlar tarafından yapılması ve ilgili idarece incelenmesi gerekir. Bu çerçevede tespit işlemini gerçekleştiren kuruluşun yetki belgesi, lisansının geçerlilik süresi, inceleme heyetinin imzaları ve kaydın usulüne uygun sisteme aktarılıp aktarılmadığı incelenir.
Aynı parsel üzerinde birden fazla yapı bulunması halinde riskli yapı belirtmesi bütün yapılar için değil, yalnızca riskli olduğu tespit edilen yapılar için tapu kütüğüne işlenir.
Yürütmenin Durdurulması ve Kararın Hukuki Sonuçları
Riskli yapı tespit işlemine veya yıkım kararına karşı dava açılmış olması, mahkemece yürütmenin durdurulması veya iptal kararı verilmedikçe idari işlemlerin yürütülmesini kendiliğinden durdurmaz. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu kapsamında yürütmenin durdurulması kararı verilebilmesi için işlemin açıkça hukuka aykırı olması ve uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zarar doğması şartlarının birlikte gerçekleşmesi aranır.
İdare mahkemesince işlemin mevzuata aykırı bulunarak iptal edilmesiyle birlikte dayanak işlem geçerliliğini yitirir. İptal hükmünün varlığı, tespitten kaynaklanan tapu şerhi ile tahliye ve yıkıma dair işlemlerin yanı sıra sonraki idari tasarrufların da tekrar ele alınmasını gerektirir.
Yargılama aşamasında yürütmenin durdurulması yönünde karar verilmeden yapının fiilen yıkılması durumu, verilecek kararın uygulama alanını değiştirir. Bu ihtimalde zarara uğrayan taşınmaz malikleri tarafından idari tazminat veya tam yargı davası gibi hukuki yollar gündeme gelebilir.
Mahkemenin riskli yapı tespit işlemini hukuka uygun bularak davayı reddetmesi durumunda riskli yapı tespiti geçerliliğini korur ve tahliye ile yıkım süreci devam eder. Davanın reddi halinde kararın niteliğine göre istinaf kanun yoluna başvurulabilir.
Riskli yapı tespitine dava açıldığında yıkım süreci kendiliğinden durur mu?
Riskli yapı tespit işlemine veya yıkım kararına karşı dava açılmış olması idari işlemleri kendiliğinden durdurmaz; sürecin durması için mahkemece yürütmenin durdurulması veya iptal kararı verilmesi gerekir.
Riskli yapı tespitine idari itiraz süresi kaç gündür?
Muhtarlıkta yapılan ilanın son gününden itibaren on beş gün içinde yapı malikleri veya kanuni temsilcileri tarafından tespit işlemine itiraz edilebilir.
Riskli yapı tespit davası hangi mahkemede açılır?
Riskli yapı tespitine karşı açılacak iptal davasında yetkili mahkeme, kural olarak riskli yapının bulunduğu yer idare mahkemesidir.
Riskli yapı tespitine karşı dava açma süresi ne kadardır?
6306 sayılı Kanun uyarınca tesis edilen idari işlemlere karşı tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde dava açılabilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

