İdari İşlemlere İtiraz ve İptal Davası

by Avukat Erdal Ersoy
İdari İşlemlere İtiraz ve İptal Davası

İdari mercilerin kamu yararı amacıyla tek taraflı iradeyle tesis ettikleri işlemler idari işlem niteliğindedir. Bu işlemlerin yetki, şekil, sebep, konu ve amaç unsurlarından en az biri yönünden hukuka aykırı bulunması durumunda, menfaati ihlal edilen kişiler idari yargıda iptal davası açabilir.

İdari işlemler, yargı organlarınca iptaline karar verilinceye dek hukuka uygunluk karinesinden yararlanarak geçerliliğini korur. Mahkemece işlemin iptaline hükmedilmesi durumunda verilen karar genele etkili olur; işlem geçmişe yürüyerek hiç tesis edilmemiş sayılır ve tüm sonuçlarıyla ortadan kalkar. İptal kararına rağmen işlemin uygulanmaya devam edilmesi halinde kararı uygulamayan idare ve kamu görevlileri hakkında yaptırım tatbik edilebilir.

Dava Açma Ehliyeti ve Düzenleyici İşlemlerin Dava Edilmesi

İdari işlemin iptali talebiyle dava açılabilmesi için idarenin hukuka aykırı işlemi nedeniyle davacının meşru, güncel ve kişisel bir menfaatinin ihlal edilmiş olması gerekir. Bu nitelikte menfaat ihlali bulunan gerçek ve tüzel kişiler iptal davası açma ehliyetine sahiptir.

Genel, soyut ve kişilik dışı kurallar içeren düzenleyici işlemlere karşı da iptal davası açılabilir. Menfaati ihlal edilen kişiler düzenleyici işlemin tamamının veya bir kısmının iptalini isteyebilecekleri gibi düzenleyici işlemle birlikte o işleme dayanılarak tesis edilen birel işlemin iptalini de dava konusu edebilirler.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m. 7/4 uyarınca ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava açma süresi ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar. Bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer düzenleyici işlem, uygulanan işlem veya her ikisi aleyhine dava açabilirler. Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel oluşturmaz.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 7Kaynağı aç
Madde 7 – 1. Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür. 2. Bu süreler; a) İdari uyuşmazlıklarda; yazılı bildirimin yapıldığı, b) Vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarından doğan uyuşmazlıklarda: Tahakkuku tahsile bağlı olan vergilerde tahsilatın; tebliğ yapılan hallerde veya tebliğ yerine geçen işlemlerde tebliğin; tevkif yoluyla alınan vergilerde istihkak sahiplerine ödemenin; tescile bağlı vergilerde tescilin yapıldığı ve idarenin dava açması gereken konularda ise ilgili merci veya komisyon kararının idareye geldiği; Tarihi izleyen günden başlar. 3. Adresleri belli olmayanlara özel kanunlarındaki hükümlere göre ilan yoluyla bildirim yapılan hallerde, özel kanununda aksine bir hüküm bulunmadıkça süre, son ilan tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün sonra işlemeye başlar. 4. İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar. Ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilirler. Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmaz. Sürelerle ilgili genel esaslar

İdari İşlemin Hukuka Aykırılık Unsurları

Yetki unsuru, idarenin coğrafi sınırlar, konu ve zaman bakımından işlem yapabilme sınırlarını kapsar. İdarenin yetkili olduğu coğrafya dışında işlem tesis etmesi yer yönünden yetkisizlik oluşturur. İdarenin yetkili olduğu konular dışındaki bir alanda işlem yapması konu itibarıyla yetkisizlik, görev süresi dolan idari personelin idare adına işlem tesis etmesi ise zaman itibarıyla yetkisizlik teşkil ederek işlemi hukuka aykırı kılar.

Mevzuatta öngörülen şekil şartına uyulmaksızın tesis edilen işlemler şekil yönünden hukuka aykırı kabul edilir ve iptale konu edilebilir.

İdareyi işlem yapmaya yönelten gerekçe işlemin sebebini oluşturur. İdarece tesis edilen işlemlerin dayandığı sebebin usul ve yasaya uygun olması zorunludur; bu niteliği taşımayan işlemler sebep yönünden hukuka aykırılık gerekçesiyle iptale tabidir.

İdari işlemin doğuracağı hukuki veya fiili sonuç işlemin konusunu teşkil eder. Tesis edilen işlemin konu itibarıyla hukuka aykırı bulunması durumunda ilgililer iptal talebinde bulunabilir.

Kamu yararı bütün idari işlemlerin özünde yer alan temel ve zorunlu amaçtır. Kamu yararı koşulunu taşımayan idari işlemler amaç yönünden hukuka aykırı sayılır.

Yargısal Denetimin Kapsamı ve İdarenin Yerine Geçme Yasağı

İdari yargı hakimi yalnızca hukuka uygunluk denetimi yapmakla yetkilidir. Bu kapsamda idare mahkemesi hakimi idarenin yerine geçerek karar oluşturamaz ve yerindelik denetimi gerçekleştiremez. Yargı yeri iptal davasında sadece işlemin iptaline hükmedebilir, idare adına işlem tesis edemez.

İdari Başvuru Yolları ve Dava Açma Süreleri

2577 sayılı Kanun m. 7 uyarınca dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı bir süre gösterilmedikçe Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış, vergi mahkemelerinde ise otuz gündür. Hak düşürücü nitelikteki bu süreler, idari uyuşmazlıklarda yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden itibaren işlemeye başlar.

Vergi, resim, harç benzeri mali yükümlülükler ile bunlara bağlı zam ve cezalardan doğan uyuşmazlıklarda dava süresi; tahakkuku tahsile bağlı vergilerde tahsilatın, tebliğ yapılan hallerde veya tebliğ yerine geçen işlemlerde tebliğin, tevkifata tabi vergilerde hak sahiplerine ödemenin, tescile bağlı vergilerde tescilin yapıldığı ve idarenin dava açacağı hallerde ilgili merci veya komisyon kararının idareye ulaştığı günü izleyen tarihten itibaren işlemeye başlar. Adresleri bilinmeyen kimselere özel kanun hükümleri uyarınca ilan yoluyla bildirim yapılan durumlarda ise süre, özel kanununda aksine bir düzenleme bulunmadığı takdirde son ilan gününü takip eden tarihten itibaren on beş gün sonra başlar.

Özel kanunlardaki zorunlu başvuru yolları saklı kalmak üzere dava açmadan önce idareye başvurulması zorunlu değildir. 2577 sayılı Kanun m. 11 çerçevesinde idari dava açılmadan önce idari dava açma süresi içinde üst makama, üst makam yoksa işlemi kuran makama işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması talebiyle başvurulabilir. Bu başvuru işlemekte olan dava açma süresini durdurur.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 11Kaynağı aç
Madde 11 – 1. İlgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebilir. Bu başvurma, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur. 2. Otuz gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır.[8] 3. İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır. 4. (Mülga: 10/6/1994-4001/6 md.) İptal ve tam yargı davaları:

Yapılan başvuruya otuz gün içinde cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. İsteğin açıkça reddedilmesi veya otuz gün içinde cevap verilmeyerek reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvuru tarihine kadar geçen süre de hesaba dahil edilir. Ret kararının tebliğini izleyen günden itibaren kalan süre içinde dava açılabilir.

Yetkili Mahkeme, Temsil ve Tam Yargı Davası

İdari yargıda genel yetkili mahkeme, 2577 sayılı Kanun veya özel kanunlarda aksine bir hüküm bulunmadıkça iptali istenen işlemi tesis eden idari merciin bulunduğu yer mahkemesidir. İdare mahkemelerinde dava açarken veya takip ederken avukatla temsil zorunluluğu bulunmamaktadır.

İdarenin hukuka aykırı eylem ve işlemleri nedeniyle maddi veya manevi zarara uğrayanlar tam yargı davası açabilir. Bu dava doğrudan doğruya açılabileceği gibi idari işlemin iptali davasının akabinde de açılabilir.

Yürütmenin Durdurulması Şartları ve Usulü

2577 sayılı Kanun m. 27/1 gereğince Danıştayda veya idare mahkemelerinde dava açılması idari işlemin yürütülmesini kendiliğinden durdurmaz. Yürütmenin durdurulması için davacının ayrıca talepte bulunması şarttır. Mahkemelerce bu kararın verilebilmesi için idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi zorunludur. Dava dilekçesi ve eklerinden istemin yerinde olmadığı anlaşılırsa davalı idarenin savunması alınmaksızın istem reddedilebilir.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 27Kaynağı aç
Madde 27 – (Değişik: 10/6/1994-4001/12 md.) 1. Danıştayda veya idari mahkemelerde dava açılması dava edilen idari işlemin yürütülmesini durdurmaz. 2. (Değişik: 2/7/2012-6352/57 md.) Danıştay veya idari mahkemeler, idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda, davalı idarenin savunması alındıktan veya savunma süresi geçtikten sonra gerekçe göstererek yürütmenin durdurulmasına karar verebilirler. Uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemlerin yürütülmesi, savunma alındıktan sonra yeniden karar verilmek üzere, idarenin savunması alınmaksızın da durdurulabilir. (Ek cümle: 21/2/2014-6526/17 md.) Ancak, kamu görevlileri hakkında tesis edilen atama, naklen atama, görev ve unvan değişikliği, geçici veya sürekli görevlendirmelere ilişkin idari işlemler, uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemlerden sayılmaz. Yürütmenin durdurulması kararlarında idari işlemin hangi gerekçelerle hukuka açıkça aykırı olduğu ve işlemin uygulanması halinde doğacak telafisi güç veya imkânsız zararların neler olduğunun belirtilmesi zorunludur. Sadece ilgili kanun veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi hükmünün iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine başvurulduğu gerekçesiyle yürütmenin durdurulması kararı verilemez.[20] 3. (Ek: 2/7/2012-6352/57 md.) Dava dilekçesi ve eklerinden yürütmenin durdurulması isteminin yerinde olmadığı anlaşılırsa, davalı idarenin savunması alınmaksızın istem reddedilebilir. 4. Vergi mahkemelerinde, vergi uyuşmazlıklarından doğan davaların açılması, tarh edilen vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümlerin ve bunların zam ve cezalarının dava konusu edilen bölümünün tahsil işlemlerini durdurur. Ancak, 26 ncı maddenin 3 üncü fıkrasına göre işlemden kaldırılan vergi davası dosyalarında tahsil işlemi devam eder. Bu şekilde işlemden kaldırılan dosyanın yeniden işleme konulması ile ihtirazi kayıtla verilen beyannameler üzerine yapılan işlemlerle tahsilat işlemlerinden dolayı açılan davalar, tahsil işlemini durdurmaz. Bunlar hakkında yürütmenin durdurulması istenebilir. (Ek cümle: 19/1/2022-7351/2 md.) (İptal cümle:Anayasa Mahkemesi’nin 1/6/2022 tarihli ve E.: 2022/14, K.: 2022/70 sayılı Kararı ile.) 5. Yürütmenin durdurulması istemli davalarda 16 ncı maddede yazılı süreler kısaltılabileceği gibi, tebliğin memur eliyle yapılmasına da karar verilebilir. 6. Yürütmenin durdurulması kararları teminat karşılığında verilir; ancak, durumun gereklerine göre teminat aranmayabilir. Taraflar arasında teminata ilişkin olarak çıkan anlaşmazlıklar, yürütmenin durdurulması hakkında karar veren daire, mahkeme veya hakim tarafından çözümlenir. İdareden ve adli yardımdan faydalanan kimselerden teminat alınmaz. 7. Yürütmenin durdurulması istemleri hakkında verilen kararlar; Danıştay dava dairelerince verilmişse konusuna göre İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurullarına, bölge idare mahkemesi kararlarına karşı en yakın bölge idare mahkemesine, idare ve vergi mahkemeleri ile tek hakim tarafından verilen kararlara karşı bölge idare mahkemesine (…)[21] kararın tebliğini izleyen günden itibaren yedi gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere itiraz edilebilir. İtiraz edilen merciler, dosyanın kendisine gelişinden itibaren yedi gün içinde karar vermek zorundadır. İtiraz üzerine verilen kararlar kesindir. 8. Yürütmenin durdurulması kararı verilen dava dosyaları öncelikle incelenir ve karara bağlanır. 9. (Ek: 2/7/2012-6352/57 md.) Yürütmenin durdurulmasına dair verilen kararlar onbeş gün içinde yazılır ve imzalanır. 10. (Ek: 2/7/2012-6352/57 md.) Aynı sebeplere dayanılarak ikinci kez yürütmenin durdurulması isteminde bulunulamaz. Kararların sonuçları:[22]

Uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemlerin yürütülmesi, idarenin savunması alındıktan sonra yeniden karar verilmek üzere savunma alınmaksızın da durdurulabilir; ancak kamu görevlileri hakkında tesis edilen atama, naklen atama, görev ve unvan değişikliği ile geçici veya sürekli görevlendirmelere ilişkin işlemler bu kapsamda sayılmaz. Yalnızca ilgili kanun veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi hükmünün iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine başvurulduğu gerekçesine dayanılarak yürütmenin durdurulması kararı verilemez.

Vergi mahkemelerinde vergi uyuşmazlıklarından doğan davaların açılması tarh edilen vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümlerin ve bunların zam ve cezalarının dava konusu edilen bölümünün tahsil işlemlerini kural olarak durdurur. Buna karşılık 2577 sayılı Kanun m. 26/3 uyarınca işlemden kaldırılan vergi davası dosyalarında tahsil işlemi devam eder; işlemden kaldırılan dosyanın yeniden işleme konulması ile ihtirazi kayıtla verilen beyannameler üzerine yapılan işlemler ve tahsilat işlemlerinden dolayı açılan davalar tahsil işlemini durdurmaz.

Yürütmenin durdurulması kararları kural olarak teminat karşılığında verilir; durumun gereklerine göre teminat aranmayabileceği gibi idareden ve adli yardımdan yararlanan kişilerden teminat alınmaz. Yürütmenin durdurulması istemleri hakkında verilen kararlara karşı tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere itiraz edilebilir. İtiraz edilen merciler, dosyanın kendisine gelişinden itibaren yedi gün içinde kesin karar vermek zorundadır. Yürütmenin durdurulması kararı verilen dava dosyaları öncelikle incelenip karara bağlanır; kararlar on beş gün içinde yazılıp imzalanır ve aynı sebeplere dayanılarak ikinci kez yürütmenin durdurulması isteminde bulunulamaz.

İptal davası açıldığında idari işlemin icrası kendiliğinden durur mu?

Danıştayda veya idare mahkemelerinde iptal davası açılması idari işlemin yürütülmesini doğrudan durdurmaz; yürütmenin durdurulması için mahkemeden ayrıca talepte bulunulması gerekir.

Yürütmenin durdurulması kararı hangi koşullarda verilir?

İdari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda verilebilir.

İdareye yapılan itiraz başvurusu dava açma süresini durdurur mu?

2577 sayılı Kanun m. 11 uyarınca dava açma süresi içinde üst makama, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makama başvurulması işlemekte olan dava açma süresini durdurur.

İptal kararının hukuki sonucu nedir?

İptal kararı genele etkili sonuç doğurur; işlem geçmişe yürüyerek hiç yapılmamış sayılır ve tüm sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkar.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu