Riskli Yapı Kavramı ve Tespit Usulü
Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun uyarınca riskli yapı, belirlenmiş bir riskli alan sınırında bulunup bulunmadığına bakılmaksızın, ekonomik ömrünü doldurmuş veya yıkılma yahut ağır hasar görme tehlikesi taşıdığı teknik ve bilimsel bulgularla ortaya konulmuş yapıları kapsar. Bu çerçevede gerçekleştirilen tespit faaliyeti, taşınmazın statik güvenliğinin mevzuattaki teknik kriterleri karşılayıp karşılamadığını belirlemeyi amaçlar.
6306 sayılı AFET RİSKİ ALTINDAKİ ALANLARIN DÖNÜŞTÜRÜLMESİ HAKKINDA KANUN m. 2Kaynağı aç
Yapının risk durumunun tespiti, masrafları kendilerine ait olmak üzere öncelikle yapı malikleri veya kanuni temsilcileri tarafından lisanslandırılmış kurum ve kuruluşlara yaptırılır. Lisanslı kuruluşlarca yürütülen incelemenin ardından hazırlanan tespit sonucu yetkili idari mercilere bildirilir.
6306 sayılı AFET RİSKİ ALTINDAKİ ALANLARIN DÖNÜŞTÜRÜLMESİ HAKKINDA KANUN m. 3Kaynağı aç
Lisanslı kurumların düzenlediği teknik raporlar tanzim edildikleri anda kendiliğinden nihai bir idari tasarruf doğurmaz. Hazırlanan raporun yetkili çevre, şehircilik ve iklim değişikliği il müdürlüğü ya da yetki devri yapılmış ilgili belediye tarafından usul ve fen kurallarına uygunluk yönünden denetlenerek onaylanması gerekir. İdarenin onayıyla birlikte işlem kesin idari nitelik kazanır ve taşınmazın tapu kaydına riskli yapı belirtmesi işlenir.
İdari İtiraz Süresi ve Başvuru Şartları
Onaylanan tespite karşı mülk sahiplerinin idari itirazda bulunabilmesi kanunen süreye bağlanmıştır. Riskli yapı tespit raporunun hak sahiplerine tebliğ edildiği ya da e-Devlet sistemi üzerinden resmi bildirimin ulaştığı tarihten itibaren 15 gün içinde itirazın yapılması zorunludur. Belirtilen bu 15 günlük zaman dilimi hak düşürücü nitelik taşır; sürenin geçirilmesi durumunda idari itiraz yolu tamamen kapanır.
Hak düşürücü sürenin işletilmesinde tebligatın ilgilisine ulaştığı gün hesaba katılmaz ve 15 günlük süre tebliği izleyen ilk gün işlemeye başlar. Sürenin son gününün hafta sonu veya resmî tatile rastlaması halinde itiraz süresi, tatili izleyen ilk resmî iş gününün çalışma saati sonuna kadar kendiliğinden uzar. Öte yandan tebligat işlemlerinin usulsüz yürütülmesi durumunda hak düşürücü sürenin işlemeye başlaması engellenir; böyle bir halde mülk sahibinin usulsüzlüğü bizzat öğrendiğini idareye bildirdiği tarih esas alınır.
Riskli yapı tespitine yönelik itirazlar, taşınmazın bulunduğu ildeki Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğüne yazılı bir dilekçeyle sunulabileceği gibi elektronik imza veya mobil imza yoluyla e-Devlet kapısı üzerinden de iletilebilir.
İtiraz Hakkına Sahip Kişiler ve Mirasçıların Durumu
Riskli yapı tespitlerine karşı malikler veya kanuni temsilcileri itiraz edebilir. Kat mülkiyeti veya paylı mülkiyete konu binalarda her bir malik, diğer paydaşlardan bağımsız olarak kendi bağımsız bölümü veya bina genelindeki hukuka aykırılıklar gerekçesiyle tek başına itiraz ve dava hakkını kullanabilir. Tapu malikinin vefat etmiş bulunması hâlinde ise yasal mirasçılar mirasçılık belgesi ibraz etmek suretiyle itiraz başvurusunda bulunabilir.
Kiracılar ile intifa veya sükna gibi sınırlı ayni hak sahipleri, idari itiraz aşamasında malik sıfatına sahip olmadıkları gerekçesiyle teknik heyet önünde doğrudan itiraz tarafı olamaz. Buna karşılık kentsel dönüşüm sonucu binanın yıkılması ve tahliyesi bu kişilerin hukuki durumunu doğrudan etkilediğinden, menfaatlerinin ihlal edildiği gerekçesiyle idari yargı mercilerinde dava açma ehliyetleri bulunmaktadır.
Teknik Heyet İncelemesi ve Sonuçları
Usulüne uygun yapılan itirazlar uzmanlardan oluşan Teknik Heyet tarafından dosya ve teknik veriler üzerinden incelenir. İnceleme sonucunda ilk tespit raporunun fen ve sanat kaidelerine aykırı düzenlendiği, teknik veri hataları içerdiği veya binanın gerçekte risk taşımadığı anlaşılırsa itiraz kabul edilir. İtirazın kabulü ile birlikte idarece ilgili tapu müdürlüğüne bildirimde bulunularak tapu kütüğüne işlenmiş olan riskli yapı şerhi terkin edilir.
Teknik Heyetin itirazı yerinde görmeyerek reddetmesi durumunda ise riskli yapı tespiti idari açıdan kesinleşir. Bu aşamadan sonra idare tarafından maliklere en az 60 gün süre tanınarak yapının tahliyesi ve yıktırılması talep edilir. Tanınan kanuni sürede maliklerce yıkım gerçekleştirilmezse taşınmazın elektrik, su ve doğalgaz gibi temel altyapı hizmetleri durdurulur.
Bununla birlikte riskli alan ve rezerv yapı alanı dışında kalan ve teknik olarak güçlendirilmeye elverişli olduğu tespit edilen yapılar bakımından farklı bir yasal imkan tanınmıştır. Bu nitelikteki binalar için belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde özel hesaptan güçlendirme kredisi sağlanması mümkündür.
6306 sayılı AFET RİSKİ ALTINDAKİ ALANLARIN DÖNÜŞTÜRÜLMESİ HAKKINDA KANUN m. 6Kaynağı aç
İdari Yargıda İptal Davası ve Yürütmenin Durdurulması
Riskli yapı tespit raporuna ve bu tespite karşı yapılan itirazın reddi kararına karşı yargı yolu açıktır. 6306 sayılı Kanun m. 6/9 uyarınca, tesis edilen bu idari işlemlere karşı bildirim tarihinden itibaren 30 gün içinde taşınmazın bulunduğu yerdeki idare mahkemesinde iptal davası açılabilir. İdari itiraz yoluna gidilmişse 30 günlük dava açma süresi ret kararının tebliğiyle başlar.
İdari Yargılama Usulü Kanunu m. 27/1 uyarınca Danıştayda veya idare mahkemelerinde dava açılmış olması, dava konusu edilen idari işlemin icrasını kendiliğinden durdurmaz. Bu sebeple yıkım ve tahliye işlemlerini engellemek isteyen ilgililerin mahkemeden açıkça yürütmenin durdurulmasını talep etmesi gerekir. Mahkemenin yürütmenin durdurulmasına karar verebilmesi için idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkansız zararların doğması ve işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi zorunludur.
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 27Kaynağı aç
Uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemlerin yürütülmesi, idarenin savunması alındıktan sonra yeniden karar verilmek üzere idarenin savunması alınmaksızın da durdurulabilir. 2577 sayılı Kanun uyarınca yürütmenin durdurulması kararı verilen dava dosyaları öncelikle incelenir ve karara bağlanır.
Adli Yargı ile İdari Yargı Arasındaki Görev Ayrımı
Kentsel dönüşüm uygulamalarında uyuşmazlığın niteliği görevli yargı kolunu belirler. Riskli yapı tespit raporları, il müdürlüğü onayları ve teknik heyetin ret kararları kamu gücüne dayalı idari işlemler olduğundan bu uyuşmazlıkların denetimi idare mahkemelerinin görevindedir. Buna karşılık kat malikleri kurulu kararlarının iptali, paydaşlar arasındaki sözleşme uyuşmazlıkları ile tapu iptali ve tescil davaları özel hukuk ilişkisi niteliğinde olup adli yargı mercilerinde çözümlenir.
Riskli yapı tespitine itiraz süresi kaç gündür?
Riskli yapı tespit raporunun tebliğinden veya e-Devlet üzerinden bildirilmesinden itibaren 15 gün içinde itiraz edilmelidir. Bu süre hak düşürücüdür.
Her kat maliki tek başına itiraz başvurusunda bulunabilir mi?
Her bir kat maliki diğer maliklerin onayına ihtiyaç duymaksızın kendi bağımsız bölümü veya bina geneli için tek başına itiraz edebilir ve dava açabilir.
Kiracılar riskli yapı kararına karşı idari itiraz yapabilir mi?
Kiracılar idari itiraz aşamasında malik sıfatı taşımadıklarından idareye itiraz edemez; ancak menfaat ihlali gerekçesiyle idare mahkemesinde iptal davası açabilirler.
Dava açıldığında binanın yıkımı otomatik olarak durur mu?
İdare mahkemesinde dava açılması yıkım sürecini kendiliğinden durdurmaz; tahliye ve yıkımın önlenmesi için mahkemeden yürütmenin durdurulması kararı alınmalıdır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

