Rent A Car Aracı Kazasında Kazanç Kaybı Tazminatı

by Avukat Erdal Ersoy
Rent A Car Aracı Kazasında Kazanç Kaybı Tazminatı

Bir rent a car aracının trafik kazası nedeniyle onarımda beklemesi, şirketi hem tamir bedeliyle hem de o süre boyunca yitirilen kira geliriyle karşı karşıya bırakır. Bu ticari kazanç kaybı haksız fiil sorumluluğu çerçevesinde tazminat konusu olabilir. Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren kişi, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Talebin kime yöneltileceği, nasıl hesaplanacağı ve zorunlu trafik sigortasının bu kalem karşısındaki konumu birbirinden ayrı ele alınması gereken sorulardır.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 49Kaynağı aç
MADDE 49- Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür. II. Zararın ve kusurun ispatı

Tazminat Kime Karşı İleri Sürülür

Kazanç kaybı talebi kural olarak kusurlu araç sürücüsüne ve kazaya neden olan aracın işletenine yöneltilir. Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi uyarınca araç bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında ya da bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletiliyorsa, işleten ile teşebbüs sahibi doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olur. Aynı madde, işleteni aracı kullanan sürücünün kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu saymaktadır. İşletenin tescil malikinden farklı bir kişi olup olmadığı somut olayda ayrıca incelenir.

2918 sayılı KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU m. 85Kaynağı aç
Madde 85 – (Değişik birinci fıkra: 17/10/1996-4199/28 md.) Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar. (Ek: 17/10/1996-4199/28 md.) Motorlu araç ölüme veya yaralanmaya sebebiyet vermiş ise, kazaya karışan aracın başkalarına devir ve temliki veya üzerinde bir hak tesisini önlemek amacıyla olaya el koyan Cumhuriyet Savcılıklarınca, aracın tescilli olduğu tescil kuruluşuna trafik kaydı üzerine şerh düşülmesi için talimat verilir. Kaza anı ile Cumhuriyet Savcılığınca trafik kaydı üzerine şerh düşülmesi arasında geçen süreler içinde kötü niyetle yapılan araç tescilleri hükümsüz sayılır. Şerhin konulduğu tarihten itibaren bir ay içerisinde, şerhin kaldırıldığına veya devamına ilişkin mahkeme kararı ibraz edilmediği takdirde bu şerh hükümsüz sayılır. İşletilme halinde olmayan bir motorlu aracın sebep olduğu trafik kazasından dolayı işletenin sorumlu tutulabilmesi için, zarar görenin, kazanın oluşumunda işleten veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilere ilişkin bir kusurun varlığını veya araçtaki bozukluğun kazaya sebep olduğunu ispat etmesi gerekir. (Değişik: 17/10/1996-4199/28 md.) İşleten ve araç işleticisi teşebbüs sahibi, hakimin takdirine göre kendi aracının katıldığı bir kazadan sonra yapılan yardım çalışmalarından dolayı yardım edenin maruz kaldığı zarardan da sorumlu tutulabilir. Ancak, bu durumda işletici teşebbüs sahibinin sorumlu kılınabilmesi için kazadan kendisinin sorumlu olması veya yardımın doğrudan doğruya kendisine veya araçta bulunanlara yahut kazaya taraf olan üçüncü kişilere yapılması gerekir. (Değişik: 17/10/1996-4199/28 md.) İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur. İşletenin veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin, sorumluluktan kurtulması veya sorumluluğun azaltılması:[70]

Kazanın rent a car müşterisinin kusuru veya sözleşmeye aykırı kullanımı nedeniyle meydana gelmesi hâlinde araç kiralama sözleşmesinden doğan sorumluluk da gündeme gelebilir. Bu durumda şirket kiracıya karşı sözleşmeden doğan talebi değerlendirebilir; ancak kusur, sözleşme içeriği ve genel işlem koşullarının geçerliliği her somut olayda ayrıca incelenmelidir.

Zorunlu Trafik Sigortacısının Konumu

Kazanç kaybı, araç hasarlanması nedeniyle uğranılan dolaylı bir zarar niteliği taşıdığından zorunlu trafik sigortası poliçe teminatına dahil değildir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin E. 2016/13822, K. 2017/10397 sayılı kararında, kazaya neden olan aracın zorunlu trafik sigortacısının gerçek zarardan sorumlu olduğu; buna karşın kazanç kaybının dolaylı zarar niteliği taşıdığı ve poliçe teminatına dahil bulunmadığı gerekçesiyle sigortacının bu kalem yönünden sorumlu tutulamayacağı sonucuna varılmıştır. Aynı kararın bozma gerekçesinde, trafik sigortası genel şartlarında dolaylı zararlar nedeniyle yöneltilen tazminat taleplerinin teminat dışında bırakıldığı da belirtilmektedir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin E. 2016/14377, K. 2017/7982 sayılı kararında da sigortacının kazanç kaybından sorumluluğunun bulunmadığı saptanmıştır. Araç mahrumiyeti talebinin trafik sigortası genel şartları ve poliçe özel şartları uyarınca dolaylı zarar sayılarak teminat dışında kalabileceği Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin E. 2016/3933, K. 2019/796 sayılı kararında bozma gerekçesi olarak yer almaktadır. Güncel Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın somut poliçeye uygulanacak versiyonu ayrıca değerlendirilmelidir.

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2016/13822, K. 2017/10397Kaynağı aç
17. Hukuk Dairesi         2016/13822 E.  ,  2017/10397 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili; 11.09.2011 tarihinde davalıların işleteni, sürücüsü ve trafik sigortacısı oldukları aracın davacıya ait araca çarpması sonucu davacının aracının ağır hasar gördüğünü ve 70 gün serviste kaldığını belirterek oluşan değer kaybı ve kazanç kaybı için fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere şimdilik 10.000,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen (… şirketi yalnızca değer kaybından poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olmak kaydıyla) tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 27.03.2014 tarihli dilekçe ile dava değerini 30.761,10 TL olarak ıslah etmiştir. Davalı … vekili; kazanın oluşumunda kusuru bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı … vekili; davalı sürücünün kusurunu kabul etmediklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı …. vekili; kazanç kaybı ve değer kaybından sorumlu olmadıklarını, kusura itiraz ettiklerini ve sorumluluklarının limitle sınırlı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 23.070,82-TL'nin kaza tarihi olan 11/09/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen davalı … şirketi … bakımından limitle sınırlı olmak üzere alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre; davalı … vekilinin tüm, davalı … vekilinin ve davalı …. Vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine reddine karar vermek gerekmiştir 2-Dava, trafik kazası nedeniyle araçta meydana gelen değer kaybı ve kazanç kaybı bedelinin tazmini istemine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkiline ait aracın çekici ve dorse olduğunu, aracın kullanılamadığı süre içinde davacının gelir kaybı olduğunu belirterek gelir kaybı zararı ve ayrıca hasar nedeniyle araçta oluşan değer kaybının tahsilini talep etmiştir. Haksız eylemlerde zarar sorumluları, gerçek zarardan sorumlu olurlar. Gerçek zararın HMK'nın 266.maddesi gereğince konusunda uzman bilirkişi marifetiyle tespiti ve bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olması gerekir. Somut olayda hükme esas alınan 17.03.2014 tarihli makina mühendisi bilirkişi raporunda, Hazine müsteşarlığı tarafından hazırlanan taslak değer kaybı hesaplamalarındaki matematiksel yöntem olan Baz-Toplam Değer Kaybı yöntemine göre araçta oluşan değer kaybının 8.625,00 TL olduğu kabul edilmiştir. Ne var ki bilirkişi raporunda uygulanan bu yöntem Dairemizin yerleşik uygulamalarına uygun değildir. Araçta meydana gelen değer kaybının; aracın serbest piyasa koşullarına göre kaza tarihi itibariyle hasarsız haldeki ikinci el rayiç değeri ile aracın yaşı, özellikleri, hasar miktarı ve hasarlı kısımların özelliği dikkate alınarak kazadan sonraki hasarlı halinin rayiç değeri tespit edilip bu iki miktar arasındaki azalmaya (farka) göre hesaplanması gerekir. Yine kazanç kaybı bedeli konusunda hükme esas alınan 03.02.2014 tarihli uzman hukukçu hesap raporunda "… … ve Havalisi Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifinin 21.10.2013 tarihli yazısında, kooperatifleri bünyesinde çalışan bir çekicinin dorse ile birlikte aylık 10.500,00 TL net kazanç elde ettiği ve … A.Ş.'nin 05.11.2013 tarihli yazısında şirketleri bünyesinde çalışan ve dosyada belirtilen araç emsali ile aynı özelliklere sahip bir aracın aylık net kazancının 8.474,00 TL olduğu" anlaşılmakla, her iki yazıdaki aylık net kazançlar ortalaması alınarak (aylık 9.487, 00 TL), dava konusu çekici ile dorsenin 12.09.2011 tarihinde servise geldiği, 21.11.2011 tarihinde servisten ayrıldığı, anılan aracın 70 günlük bu süre boyunca emsal araştırmalara göre belirlenen 70 günlük kazanç kaybının 22.136,10 TL olduğu belirtilmiştir. Davacı aracının hasarlandığı ve tamir gördüğü süre zarfında davacı yanca kullanılamadığı sabittir. Bu durumda aracın tamir süresi içinde oluşacak gelir kaybı değil, makina mühendisi bilirkişice, davaya konu kaza sebebiyle araçtaki hasarın giderilmesi için gereken makul onarım süresinin belirlenerek kazanç kaybının belirlenmesi gerekirken serviste kaldığı 70 gün üzerinden kazanç kaybının belirlenmesi doğru olmamıştır. Davacının gelir kaybının hesaplanması yönünden, günlük net kazancının tespiti hususunda seçilecek uzman bilirkişi marifetiyle davacının yaptığı işle ilgili ticari defter, belge, faturalar ile vergi kayıtları üzerinde inceleme yaptırılarak davacının yapmak zorunda olduğu zorunlu giderler dışında aracın çalıştırılmasından kaynaklı amortisman, yakıt vb. giderler de düşüldükten sonra günlük net kazancının ne kadar olacağı hususunda tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek gerekçeli, ayrıntılı, denetime elverişli bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Bu durumda mahkemece, davacının talepleri açısından yukarıda açıklanan ilkeler ışığında, ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli şekilde araçtaki değer kaybının ve kazanç kaybı bedelinin tespiti hususunda tarafların itirazlarının da değerlendirildiği bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir. 3-Davalı … şirketi, hasar gören davacı şirkete ait aracın kasko sigortacısı olan şirket için … 32. … Müdürlüğü 2014/9689 E. Sayılı dosyasına Trafik … Poliçe teminatının tamamı olan 17.500,00 TL ödendiğini, bu nedenle bakiye teminat kalmadığından iş bu davanın reddine karar verilmesini talep etmekle, yapıldığı iddia edilen bu ödemenin araştırılarak … şirketinin sorumlu olduğu limiti aşıp aşmadığı hususunun değerlendirilmemesi doğru görülmemiştir. 4-Davalı … şirketinin … poliçesinden kaynaklanan sorumluluğu azami poliçe teminat limiti dahilinde sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı ve gerçek zarar ile sınırlıdır. … Genel Şartlarının A.3 maddesinde "Teminat Dışı Kalan Haller" başlığında (m) bendinde; dolaylı zararlar nedeniyle yöneltilecek tazminat taleplerinin teminat dışı kaldığı açıkça belirtilmiştir. Kazanç kaybı, gerçek zarar dışında aracın hasarlanması nedeniyle uğranılan dolaylı bir zarar olması sebebiyle poliçe teminatına dahil değildir. kazaya neden olan aracın zorunlu trafik … poliçesi ile sigortacısı olduğu davalı … şirketi gerçek zarardan sorumlu olup, kazanç kaybı gideri teminat kapsamında olmadığından sorumlu tutulamayacaktır. Genel Şartlardaki hükümlerin gözönüne alınmadan karar verilmesi isabetli değildir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin tüm, davalı … vekilinin ve davalı …. Vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2), (3) ve (4) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin ve davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …'na geri verilmesine, aşağıda dökümü yazılı 1.182,00 TL kalan harcın temyiz eden davalı …'den alınmasına 13.11.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2016/14377, K. 2017/7982Kaynağı aç
17. Hukuk Dairesi         2016/14377 E.  ,  2017/7982 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar…Ltd. Şti. ve … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, davalı …'ın, 07.07.2014 tarihinde sevk ve idaresindeki … plakalı aracı ile seyir halinde iken, önünde duran müvekkili şirkete ait …plakalı araca çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkil şirkete ait … plakalı araçta … 7. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/82 D. İş sayılı dosyası ile alınan bilirkişi raporunda araçta 3.901,00 TL hasar bedeli, 2.500,00 TL değer kaybı ve aracın rent-a car aracı olması nedeni ile günlük 100,00 TL kiralama bedelinden 5 gün için 500,00 TL kazanç kaybı olacağının tespit edildiğini, … plakalı aracın, diğer davalı …Ş.'ye zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalandığını, araçta oluşan hasar, değer ve kazanç kaybının ödenmesi hususunda … 28. İcra Müdürlüğünün 2014/9543 Sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalıların takibe itiraz etmeleri üzerine takibin durdurulduğunu, bu nedenlerle davalılar tarafından yapılan haksız ve hukuka aykırı itirazın iptali ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile takibin 6.900,00 TL üzerinden devamı ile alacağın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini dava etmiştir. Davalılar… Ltd. Şti ve … vekili ile davalı …Ş. vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davalı tarafın kazada %100 kusurlu olduğu, bu kaza nedeniyle davacı aracında 3.682,74 TL hasar, 2.200,00 TL değerinde azalma, 500,00 TL kazanç kaybı olduğu, davalı … şirketinin kazanç kaybından sorumluluğunun olmadığı belirtilerek, davanın kısmen kabulü ile, davalı …Ş. yönünden davanın 5.682,74 TL ile sınırlı, diğer davalılar yönünden 6.182,74 TL üzerinden kabulüne, davalıların bu miktarlara yapmış oldukları itirazlarının iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; hüküm, davalılar… Ltd. Şti ve … vekili tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranına ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre davalılar …Ltd. Şti ve … vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 316,76 TL kalan onama harcının temyiz eden davalılar … Ltd. Şti ve …'dan alınmasına 20.9.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2016/3933, K. 2019/796Kaynağı aç
17. Hukuk Dairesi         2016/3933 E.  ,  2019/796 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki, trafik kazası nedeniyle maddi tazminat davası üzerine yapılan yargılama sonunda, kararda yazılı nedenlerle, davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen hüküm, davacılar vekili ve davalı … …Sigorta A.Ş. vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacılar vekili, davalıların işleten/ sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu aracın, davacıların mirasen sahip oldukları araca tam kusurlu olarak çarpmasıyla oluşan kazada aracın hasar gördüğünü, kaza nedeniyle oluşan zararların tespit dosyasında alınan raporla saptandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 12.000,00 TL. maddi tazminatın kaza tarihinden işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini, tespitteki giderlerin de yargılama giderleri içinde hüküm altına alınmasını talep etmiştir. Davalı …, davacı tarafın zararından araç sigortacısı olan diğer davalının sorumlu olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı … vekili, poliçe limiti ile sınırlı biçimde ve sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında zarardan sorumlu olduklarını, dolaylı zarar mahiyetindeki ikame araç bedeli zararının teminat dışı olduğunu, kaza tarihinden ve ticari faiz isteminin yersiz olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; davanın kısmen kabulü ile hasar bedeli ve değer kaybı zararı olarak 8.100,00 TL'nin davalı … için dava ve diğer davalı için kaza tarihinden işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline; ikame araç bedeli olarak 750,00 TL'nin dava tarihinden işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, fazla isteğin reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili ve davalı … …Sigorta A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; ikame araç bedeli yönünden yapılan belirlemenin dosya kapsamına uygun bulunmasına; davanın kısmen reddi nedeniyle, yargılama giderlerinin kabul red oranlarına göre belirlenmesinde ve reddedilen kısım üzerinden davalı taraf yararına vekalet ücretine hükmedilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre; davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan araç hasar bedeli, değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeli istemine ilişkindir. Davalı …, diğer davalıya ait aracın trafik sigortacısı olup, … poliçesi gereği davacının aracında meydana gelen gerçek zarar miktarı ile sınırlı olarak zarardan sorumludur. Davacı vekili, araç değer kaybı yanında araç mahrumiyeti zararının da davalılardan tahsilini istemiş; mahkeme tarafından her iki zarar kaleminden tüm davalıların sorumluluğuna ilişkin hüküm tesis edilmiştir. Davacının araç mahrumiyetine ilişkin tazminat talebi, …Şartlar ve poliçe özel şartları uyarınca teminat kapsamında bulunmamaktadır. Bu itibarla; dolaylı zarar mahiyetinde olan araç mahrumiyetine yönelik davacı isteminin davalı … yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu biçimde kabulüne hükmedilmesi doğru görülmemiştir. 3-Davacı tarafça, araç hasarı ve araçtan mahrum kalma bedeli ile birlikte, kaza nedeniyle davacı aracında oluşan değer kaybı da istenmiştir. Mahkemece benimsenen 22.07.2015 tarihli bilirkişi heyeti raporu doğrultusunda, davacıya ait araç için 1.500,00 TL değer kaybı tazminatına hükmolunmuş ise de, mahkemenin hükme esas aldığı bilirkişi raporunda araç değer kaybı hesaplaması doğru yapılmamıştır. Eksik inceleme ve hüküm kurmaya elverişli olmayan bilirkişi raporuna göre karar verilemez. 4-Davacı tarafın aracında davaya konu kaza nedeniyle oluşan hasar bedeli bakımından da 22.07.2015 tarihli rapor hükme esas alınmıştır. Mahkemenin hükme esas aldığı bilirkişi heyeti raporu incelendiğinde; davalı … tarafından alınan eksper raporundaki bedellerin uygun bulunduğu belirtilip, anılan raporda saptanan bedellerden hurda tenzili ile kıymet kazanma tenzili uygulanmak suretiyle sonuç zararın belirlendiği; kazada hasar gören ve onarımı gereken parça bedelleri ile yapılacak işçiliğe ilişkin bedellerin tek tek gösterilmediği görülmektedir. Davacının dava açmadan önce yaptırdığı tespitte alınan 01.07.2014 tarihli makine mühendisi bilirkişinin raporunda, 16.109,17 TL. parça bedeli ile 5.010,00 TL. işçilik bedeli hesaplandığı halde, mahkemenin hükme esas aldığı raporda anılan her iki kalem için saptanan bedel 6.600,00 TL'dir. Mahkemenin hükme esas aldığı bilirkişi raporu ile davacının yaptırdığı tespitte alınan uzman bilirkişi raporundaki hesaplamalar arasında fahiş fark bulunmakta olup, raporda bu farkın neden kaynaklandığı açıklanmamış, tespit raporundaki belirlemeler irdelenmemiştir. Esas alınan rapor, bu yönden de elverişli bir rapor değildir. Bu durum karşısında mahkemece; İTÜ veya Karayolları …Müdürlüğü Fen Heyeti gibi kurum ve kuruluşlardan seçilecek, konusunda uzman (makine mühendisi) bilirkişi veya bilirkişi heyetinden, davacının aracında oluşan değer kaybının, aracın marka ve modeli, kaza tarihindeki yaşı, kilometresi, hasarının nitelik ve niceliği vs. gibi hususları gözetip, kaza tarihi itibariyle serbest piyasadaki hasarsız 2. el piyasa rayiç değeri ile aracın hasarı onarıldıktan sonraki haline göre serbest piyasadaki 2. el piyasa değeri arasındaki fark şeklinde hesaplanması; tespit raporundaki hasar bedeli ve araç değer kaybı hesaplamalarının da irdelenmesiyle, 22.07.2015 tarihli rapor ile tespit raporu arasındaki çelişkiyi gidererek hasar bedelinin ve araç değer kaybının belirlenmesi için ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle, yazılı şekilde hüküm kurulması da doğru görülmemiştir. SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE; hükmün, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı … …Sigorta A.Ş. yararına; (3) ve (4) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle, davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılar ve davalı … …Sigorta A.Ş.'ye geri verilmesine 04/02/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Kazanç Kaybının Hesaplanması

Haksız eylemlerde zarar sorumlularının gerçek zarardan sorumlu oldukları ilkesi gereği kazanç kaybı, uzman bilirkişi aracılığıyla somut ve denetime elverişli biçimde tespit edilmelidir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin E. 2016/13822, K. 2017/10397 sayılı kararında, günlük net kazancın belirlenmesinde şirketin ticari defterleri, belgeleri, faturaları ve vergi kayıtları üzerinde uzman bilirkişi incelemesi yapılması, aracın çalıştırılmasından kaynaklanan amortisman, yakıt ve benzeri giderler brüt gelirden düşüldükten sonra net kazancın hesaplanması, bilirkişi raporunun gerekçeli, ayrıntılı ve denetime elverişli olması gerektiği; bu gerekliliklere uyulmamasının bozma nedeni sayıldığı görülmektedir.

Kazanç kaybının hesaplandığı süre bakımından aracın fiilen serviste kaldığı gün sayısı değil, hasarın giderilmesi için gereken makul onarım süresi esas alınır. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin E. 2016/13822, K. 2017/10397 sayılı kararında serviste geçirilen fiilî süre üzerinden hesaplama yapılmış olması hatalı bulunmuş; makul onarım süresinin ayrıca belirlenmesi gerektiği bozma gerekçesinde yer almıştır. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin E. 2020/1587, K. 2020/4597 sayılı kararında da araç mahrumiyet zararının belirlenmesinde aracın hasar durumuna göre onarımı için gereken makul sürenin bilirkişi görüşüyle saptanması gerektiği, bu hesaplamanın teknik bilgi gerektirdiği belirtilmiştir.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2020/1587, K. 2020/4597Kaynağı aç
4. Hukuk Dairesi         2020/1587 E.  ,  2020/4597 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı … Operasyonel Taşıt Kiralama ve Turizm Anonim Şirketi vekili Avukat … tarafından, davalı … aleyhine 03/07/2015 gününde verilen dilekçe ile itirazın iptali istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 09/07/2019 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1)Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2)Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince; Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili, davacı şirketin araç kiralama işi ile iştigal eden bir şirket olduğunu, davalının sevk ve idaresindeki araç ile davacı şirkete ait olup dava dışı kişiye kiralanan araca çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, meydana gelen olayda davalının asli ve tam kusurlu olduğunu, bu kaza nedeniyle davacı şirkete ait araçta değer kaybı ve şirket nezdinde de kazanç kaybı meydana geldiğini, davacı şirket tarafından kiralayana kazaya uğrayan aracın yerine muadil bir araç vermek zorunda kaldığını, oluşan değer kaybı ve kazanç kaybının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptalini ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, yetki itirazında bulunarak davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, olay tarihinde davalının davacıya ait araca tam kusurlu şekilde çarpması sonucu aracın hasara uğradığı, davacının ticari defter kayıtlarının incelenmesi sonucunda icra takibinde haklı olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosyanın incelenmesinde; davacı tarafından kazaya karışan aracın yerine muadil bir aracın 81 günlüğüne kiralayana verildiği, icra takibinde de 81 gün üzerinden kazanç kaybı ve dolayısıyla araç mahrumiyet zararı talep edildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeline ilişkin olarak alınan 04/07/2018 tarihli bilirkişi kurulu raporunda; araçtaki hasar seviyesi dikkate alındığında aracın 20 iş günü içerisinde tamir edilebileceği, muadil bir aracın günlük kira bedelinin 256 TL olduğu yönünde görüş bildirilmiş ve 20 gün için araç mahrumiyet zararı 5.120,00 TL olarak hesaplanmıştır. Bilirkişi raporuna itiraz edilmesi üzerine mahkemece davacının ticari defterleri üzerinde inceleme yetkisi verilerek aynı bilirkişi kurulundan ek rapor alınmıştır. Bilirkişi kurulu 11/12/2018 tarihli ek raporunda; davacının ticari defterlerinde araç mahrumiyet zararının 81 gün ve günlüğü 260 TL üzerinden hesaplandığı, defter kayıtlarına göre hesaplama yapılması halinde davacının talep edebileceği araç mahrumiyet zararı miktarının 21.060,00 TL olduğunu, ancak kök raporda 20 iş günü olarak belirlenen tamir süresinin makul olduğu ve kök raporda belirlenen araç mahrumiyet zararı yönünden görüşlerinde değişiklik olmadığını, takdirin mahkemeye ait olduğunu bildirmişlerdir. Mahkemece de 11/12/2018 tarihli ek bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir. Trafik kazalarında araç mahrumiyeti nedeniyle zarar belirlenirken aracın hasar durumuna göre onarımı için gereken makul sürenin belirlenmesi ve belirlenen bu süre üzerinden zarar hesabının yapılması gerekir. Bu hesaplama ise çözümü hukuk dışında özel ve teknik bilgiyi gerektiren bir husus olup mahkemece bilirkişi görüşüne başvurulmalıdır. Mahkemece alınan 04/07/2018 tarihli bilirkişi raporunda davacının aracının onarımı için gereken makul süre 20 iş günü olarak belirlenmiştir. Davacıdan kaynaklanan sebeplerle aracın geç onarıma verilmesi, servis yoğunluğu nedeniyle onarımda geçen süre, aracın kiralayana geç teslim edilmesi vb. hususlar davalıya yüklenemez. Şu durumda mahkemece, davacının araç mahrumiyet zararına yönelik olarak zararın hesaplanması yöntemi itibarıyla Yargıtay içtihatlarına uygun, gerekçeli ve denetime elverişli olan 04/07/2018 tarihli bilirkişi raporunun hükme esas alınması ve bu rapora istinaden hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, davalının diğer temyiz itirazlarının ilk bentte gösterilen nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 23/12/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Davacıdan kaynaklanan gecikmeler —aracın geç onarıma verilmesi, servis yoğunluğu nedeniyle uzayan bekleme, aracın kiralayana geç teslimi gibi hâller— davalıya yüklenemez. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin E. 2020/1587, K. 2020/4597 sayılı kararı bu ayrımı ortaya koymaktadır.

Araç Pert Olduğunda Süre Nasıl Belirlenir

Aracın tamiri mümkün olmayıp pert olduğunun kesinleşmesi hâlinde süre hesabı farklı bir temele oturur. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin E. 2016/7867, K. 2017/1668 ve E. 2015/14277, K. 2016/2393 sayılı kararlarında, her iki bozma gerekçesinde de aynı ilke benimsenmiştir: kaza tarihi ile sigortacının ödeme yaptığı tarih arasındaki süre esas alınamaz; bunun yerine şirketin aynı vasıfta ikame bir araç satın alması için gereken makul süre üzerinden kazanç kaybı hesabı yapılmalıdır.

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2016/7867, K. 2017/1668Kaynağı aç
17. Hukuk Dairesi         2016/7867 E.  ,  2017/1668 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabul kısmen reddine dair verilen hükmün süresi içinde davalı ….. Otomotiv Nak.Turz. Yat. İşletmeci İth.İhr. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, davalıların işleteni ve zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu çekici ve yarı römork araçların, müvekkiline ait araca çarparak hasara sebebiyet verdiğini ve aracın pert olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla kasko sigortası tarafından piyasa değerinin tam ödenmediği ve ayrıca karşılanmayan aksesuarların bedeli olarak 3.000,00 TL ve araç yoksunluk zararı 4.000,00 TL olmak üzere toplam 7.000,00 TL nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir. Davalı …Ş. vekili, trafik sigortası genel şartları uyarınca sigorta kapsamının üçüncü şahıslara verilen maddi ve bedeni zararları karşılamaktan ibaret olduğunu, ticari kazanç kaybının buna dahil olmadığını, kasko tarafından karşılanan maddi zarar ile birlikte ilgili sigorta şirketinin ibra edildiğini, kasko tarafından ödenen bedelin şirketlerine rücu edileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı …. Şti vekili, somut zararın davacı tarafından ispatlanması gerektiğini, daha az prim ödemek için aracın değerinin düşük gösterilmesinin şirketlerinin sorunu olmadığını, aksesuar iddiasının da kabul edilemez olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, dosya kapsamı ve hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre, kazanç kaybının poliçe teminat kapsamına girmediği, aksesuarların ise teminat kapsamına alınmadığı ve sigorta şirketinin ibra edildiği gerekçesi ile davalılardan sigorta şirketi yönünden davanın reddine, davalı şirket yönünden davanın kabulü ile 3.729,00 TL değer kaybı ve 4.200,00 TL kazanç kaybı tespit edilmekle birlikte taleple bağlılık ilkesi gereğince 7.000,00 TL. nin kaza tarihinden itibaren davalı şirketten tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı ….. İşletmeci İth.İhr. Tic.San.Ltd.Şti. vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, trafik kazası nedeniyle davacı aracında oluşan bakiye hasar bedeli ile aracın kullanılamamasından doğan mahrumiyet bedelinin tahsili istemine ilişkindir. 1-Davacı tarafın, kaza nedeniyle hasar gören aracın kasko sigortası tarafından piyasa değerinin tam ödenmediği ve karşılanmayan aksesuarlar bedeli olarak 3.000,00 TL tazminat bedelinin tahsili yönünde talepte bulunduğu, eksik hesaplandığı ileri sürülen miktarın bakiye araç hasar ve aksesuar bedeline ilişkin olduğu, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı yana ait araçta 3.729,00 TL değer kaybı olduğu, taleple bağlılık ilkesi gereği 3.000,00 TL.nin tahsiline karar verildiği, davacı talebinin değer kaybına ilişkin olmadığı, talep aşılarak pert total kabul edilen araçta değer kaybına hükmedildiği anlaşılmakla, pert olan araçta değer kaybı oluşmasının mümkün bulunmadığı hususu dikkate alınmaksızın karar verilmesi isabetsiz bulunmuştur. 2-Davacı şirket, kaza nedeniyle hasar gören aracını kullanamamasından doğan mahrumiyet bedeli olarak 4.000,00 TL'nin de tahsilini talep etmiş; mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda 4.200,00 TL olarak tespit edilen kazanç kaybı yönünden taleple bağlılık ilkesi gereği 4.000,00 TL.nin davalı şirketten tahsiline karar verilmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporu, araç mahrumiyet bedeli hesaplaması yönünden yeterli değildir. Zira anılan raporda, davacının araçtan mahrumiyetine ilişkin süre belirlenirken, kaza tarihi ile kasko sigortacısı tarafından davacıya ödemenin yapıldığı tarihe kadar geçen 28 gün üzerinden hesaplama yapılmıştır. Yeterli olmayan bilirkişi raporuna dayalı olarak hüküm kurulamaz. Mahkemece, davacı şirket aracının kazada ağır hasarlanması nedeniyle perte ayrıldığı gözetilerek, davacının mahrumiyet bedeline ilişkin talebinin değerlendirilmesinde, davacı aracıyla aynı vasıfta ikame aracın satın alınması için geçecek makul süre üzerinden kazanç kaybı hesabının yapılması gerekirken kaza tarihi ile kasko sigortacısı tarafından davacıya ödemenin yapıldığı tarihe kadar geçen süre üzerinden hesaplama yapılarak, yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) ve (2) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle, davalı…..Şti. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı…. Şti'ye geri verilmesine 20.02.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2015/14277, K. 2016/2393Kaynağı aç
17. Hukuk Dairesi         2015/14277 E.  ,  2016/2393 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :……….Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davası üzerine yapılan yargılama sonunda, kararda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen hüküm, davalı …….. vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu aracın tam kusurlu olarak çarptığı davacı aracının pert olduğunu, sigortadan 12.500,00 TL. hasar bedeli alınarak araç hurdasının sigortacıya bırakıldığını, davacı aracının piyasa değeri 16.000,00 TL. olduğundan sigortanın ödediği bedelin zararı karşılamadığını, kaza tarihinden 70 gün sonra sigorta tarafından ödeme yapıldığından davacının bu süre zarfında aracından mahrum kaldığını, değer kaybı bedeli olarak 3.000,00 TL. ve mahrumiyet bedeli olarak 800,00 TL'nin kaza tarihinden işleyecek faiziyle davalılardan tahsilini talep etmiştir. Davalı…….. vekili, davacı aracının kazada pert olduğunu ve aracın rayiç değeri 12.500 TL'nin zorunlu trafik sigortacıları Mapfre Sigorta tarafından davacıya ödendiğini, davacının pert araç için değer kaybı talep edemeyeceğini, bedelini tahsil ettiği araçtan mahrum kalmaya dayalı zararının da oluşmayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, kararda yazılı gerekçelerle ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kısmen kabulü ile 2.500,00 TL. maddi zarar ve 800,00 TL. araç mahrumiyet bedelinin olay tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, fazla isteğin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı ………. vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dava, trafik kazası nedeniyle davacı aracında oluşan bakiye hasar bedeli ile aracın kullanılamamasından doğan mahrumiyet bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Her ne kadar davacı taraf, dava dilekçesinde, kaza nedeniyle hasar gören aracın hurdasının sigortaya bırakılması karşılığı belirlenen tazminat bedelinin davacı zararını karşılamadığı, davacı aracının rayiç bedelinin altında satılması nedeniyle değer kaybı zararının oluştuğunu ifade edip 3.000,00 TL. değer kaybının tahsili yönünde talepte bulunmuş ise de; davacının değer kaybı olarak ifade ettiği zararı, esasen eksik hesaplandığını ileri sürdüğü bakiye araç hasar bedeline ilişkindir. Zira davacı, davalının zorunlu trafik sigortacısı tarafından hasar bedeli hesaplaması sırasında, araç hurda bedeli düşüldükten sonra belirlenen tazminatın, davacı zararının altında olduğunu ileri sürmektedir. Bu itibarla davacı tarafın talebinin bakiye zarara ilişkin olup araç değer kaybına ilişkin olmadığı, hukuki nitelendirmenin hakime ait olduğu ve mahkeme tarafından da davacının bakiye zarara ilişkin talebinin usulünce alınmış bilirkişi raporu ile belirlenen miktar oranında hüküm altına alındığı gözetildiğinde; davalı ………. vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Davacı, kaza nedeniyle aracının hasar görmesi sonrasında aracını kullanamamasından doğan mahrumiyet bedeli olarak 800,00 TL'nin de tahsilini talep etmiş; mahkemece hükme esas alınan 09.12.2014 tarihli bilirkişi raporuna göre talebin kabulüne karar verilmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporu, araç mahrumiyet bedeli hesaplaması yönünden yeterli değildir. Zira anılan raporda, davacının araçtan mahrumiyetine ilişkin süre belirlenirken, kaza tarihi ile davalının trafik sigortacısı tarafından davacıya ödemenin yapıldığı tarihe kadar geçen 72 günlük süre üzerinden hesaplama yapılmıştır. Yeterli olmayan bilirkişi raporuna dayalı olarak hüküm kurulamaz. Mahkemece, davacı aracının kazada ağır hasarlanması nedeniyle perte ayrıldığı, davacının mahrumiyet bedeline ilişkin talebinin değerlendirilmesinde, davacı aracıyla aynı vasıfta ikame aracın satın alınması için geçecek makul süre üzerinden kazanç kaybı hesabının yapılması gerektiği göz önünde bulundurularak; anılan değerlendirmelerin yapıldığı, yeterli, bilimsel verilere dayalı ve denetime açık olan 06.03.2015 tarihli heyet raporunda belirlenen 400,00 TL. mahrumiyet bedeline hükmedilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı …….. vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı …… vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 29.2.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

İspat Yükü ve Deliller

Türk Borçlar Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak miktarı hakkaniyete uygun belirleyebilir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 50Kaynağı aç
MADDE 50- Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler. III. Tazminat 1. Belirlenmesi

Tazminatın kapsamı ve ödenme biçimi belirlenirken TBK m.51 uyarınca hâkim, durumun gereklerini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önünde bulundurur. Talep sürecinde kullanılabilecek belgeler arasında aracın ruhsatı, kazadan önceki kiralama sözleşmeleri, e-fatura ve e-arşiv faturaları, şirket ticari defterleri, banka ve POS kayıtları, rezervasyon ve iptal kayıtları, filo doluluk oranları, servis giriş-çıkış belgeleri, ekspertiz raporu, parça sipariş tarihleri, vergi beyannameleri ve makul onarım süresine ilişkin teknik değerlendirme yer almaktadır. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin E. 2020/1587, K. 2020/4597 sayılı kararında ilgili davada şirketin ticari defterleri bilirkişi incelemesine açılarak ek rapor alındığı görülmektedir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 51Kaynağı aç
MADDE 51- Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler. Tazminatın irat biçiminde ödenmesine hükmedilirse, borçlu güvence göstermekle yükümlüdür. 2. İndirilmesi

Filoda Boş Araç Bulunması Talebi Etkiler mi

Hasarlı araç yerine filodaki başka bir boş araçla müşteri talebi karşılanmışsa şirketin toplam kira gelirinde gerçek bir eksilme meydana gelmemiş olabileceğinden kazanç kaybı talebi zayıflayabilir. Bu değerlendirme somut delile dayanan olgusal bir sorundur ve her davada ayrıca ele alınması gerekir.

Hasar, Değer Kaybı ve Kazanç Kaybı Aynı Davada İstenebilir mi

Araç onarım bedeli, değer kaybı ve kazanç kaybı talepleri aynı davada bir arada ileri sürülebilir; mahkeme her kalemi ayrı ayrı değerlendirerek sonuca ulaşır. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin E. 2016/14377, K. 2017/7982 sayılı kararında tam kusurlu araç sürücüsü ve işletenine karşı açılan davada bu üç kalemin birlikte incelendiği ve her biri için ayrı değerlendirme yapıldığı görülmektedir.

Zamanaşımı Süreleri

Motorlu araç kazasından doğan maddi tazminat talepleri, Karayolları Trafik Kanunu'nun 109. maddesi uyarınca zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren iki yıl, her hâlükârda kaza gününden itibaren on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Kaza aynı zamanda cezayı gerektiren bir fiil oluşturuyorsa ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörüyorsa, o uzun süre maddi tazminat talepleri bakımından da geçerli olur. Tazminat yükümlüsüne karşı zamanaşımının kesilmesi sigortacıya karşı da kesilmiş sayılır; sigortacı bakımından kesilen zamanaşımı ise tazminat yükümlüsü bakımından da kesilmiş olur. Tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu hakları, kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kişiyi öğrendikleri günden itibaren iki yılda zamanaşımına uğrar. Maddede düzenlenmeyen diğer hususlarda genel hükümler uygulanır.

2918 sayılı KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU m. 109Kaynağı aç
Madde 109 – Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir. Zamanaşımı, tazminat yükümlüsüne karşı kesilirse, sigortacıya karşı da kesilmiş olur. Sigortacı bakımından kesilen zamanaşımı, tazminat yükümlüsü bakımından da kesilmiş sayılır. Motorlu araç kazalarında tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu hakları, kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kimseyi öğrendikleri günden başlayarak iki yılda zamanaşımına uğrar. Diğer hususlarda, genel hükümler uygulanır. Görevli ve Yetkili Mahkeme:[78]

Dava Açmadan Önce Arabuluculuk Gerekli midir

Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesi, bu kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasını dava şartı olarak öngörmektedir. Arabulucu, başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır; bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir. Uyuşmazlığın bu kapsama girip girmediği, somut tarafların sıfatına ve davanın ticari dava niteliği taşıyıp taşımadığına göre değerlendirilmelidir. Görevli mahkeme konusunda TTK m.5/1, aksine hüküm bulunmadıkça davanın değerine bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesini görevli kılmaktadır; ancak trafik kazasından doğan davalarda KTK'nın özel görev hükümlerinin de gözetilmesi gerekebilir.

6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 5/AKaynağı aç
MADDE 5/A- (Ek:6/12/2018-7155/20 md.) (1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.[8] (2) Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir. B) Çeşitli hükümler I – Zamanaşımı
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 5Kaynağı aç
MADDE 5- (1) Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir.[7] (2) Bir yerde asliye ticaret mahkemesi varsa, asliye hukuk mahkemesinin görevi içinde bulunan ve 4 üncü madde hükmünce ticari sayılan davalarla özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer işlere asliye ticaret mahkemesinde bakılır. Bir yerde ticaret davalarına bakan birden çok asliye ticaret mahkemesi varsa, iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca, asliye ticaret mahkemelerinden biri veya birkaçı münhasıran bu Kanundan ve diğer kanunlardan doğan deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilebilir. (3) (Değişik: 26/6/2012-6335/2 md.) Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır. (4) (Değişik: 26/6/2012-6335/2 md.) Asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yargı çevresindeki bir ticari davada görev kuralına dayanılmamış olması, görevsizlik kararı verilmesini gerektirmez; asliye hukuk mahkemesi, davaya devam eder. 3. Dava şartı olarak arabuluculuk

Sık Sorulan Sorular

Kazanç kaybı tazminatını kimden isteyebilirim?

Kural olarak kusurlu araç sürücüsünden ve kazaya neden olan aracın işleteninden talep edilir. Araç bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında ya da bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletiliyorsa işleten ile teşebbüs sahibi müştereken ve müteselsilen sorumlu olur. Kaza rent a car müşterisinin kusurundan kaynaklanıyorsa kiralama sözleşmesine dayalı talep de gündeme gelebilir. Zorunlu trafik sigortacısına karşı ise bu kalem ileri sürülemez; kazanç kaybı dolaylı zarar niteliği taşıdığından poliçe teminatına dahil değildir.

Araç serviste kaç gün bekledi diye hesaplama yapılır mı?

Hayır. Fiilî servis süresi değil, hasarın giderilmesi için gereken makul onarım süresi esas alınır. Bu makul süre teknik bilgi gerektirdiğinden bilirkişi görüşüyle belirlenir. Aracın geç onarıma verilmesi veya servis yoğunluğu gibi davacıdan kaynaklanan gecikmeler davalıya yüklenemez.

Araç pert olduysa kazanç kaybı nasıl hesaplanır?

Pert araçta makul onarım süresi yerine, aynı vasıfta ikame aracın satın alınması için gereken makul süre esas alınır. Sigortacının ödeme yaptığı tarihe kadar geçen süre bu hesaplamada belirleyici değildir.

Günlük net kazancı nasıl ispatlayabilirim?

Şirketin ticari defterleri, e-fatura ve e-arşiv faturaları, banka ve POS kayıtları, rezervasyon ve iptal kayıtları ile vergi beyannameleri temel ispat araçları arasında sayılabilir. Bilirkişi bu belgeler üzerinde inceleme yaparak amortisman, yakıt ve benzeri zorunlu giderleri düştükten sonra günlük net kazancı hesaplar. Zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak miktarı hakkaniyete uygun belirleyebilir.

Kazanç kaybı davasında zamanaşımı ne zaman başlar?

Zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren iki yıllık süre işlemeye başlar; kaza tarihinden itibaren her hâlükârda on yıllık süre geçerlidir. Kaza aynı zamanda suç oluşturuyorsa ve ceza kanunundaki zamanaşımı daha uzunsa, o süre tazminat talebi için de uygulanır.

Filomda o segment için boş araç vardı ve müşteriyi onunla karşıladım; yine de kazanç kaybı talep edebilir miyim?

Bu durumda toplam kira gelilinizde gerçek bir eksilme meydana gelmemiş olabileceğinden talebin zayıflama riski bulunmaktadır. Filo durumuna ilişkin olgusal değerlendirme somut delillere göre yapılmalıdır.

Trafik kazası davasında dava açmadan önce arabulucuya gitmek zorunda mıyım?

Uyuşmazlık ticari dava niteliği taşıyor ve konusu bir miktar para olan tazminat talebini içeriyorsa TTK m.5/A uyarınca dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Davanın bu kapsama girip girmediği tarafların sıfatına göre ayrıca değerlendirilmelidir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu