Rektörlük Akademik Kadro İlanını İptal Edebilir Mi?

by Avukat Erdal Ersoy
Rektörlük Akademik Kadro İlanını İptal Edebilir Mi?

Rektörlüklerin akademik kadro ilanlarını geri alma veya iptal etme yetkisi mutlak ve sınırsız bir serbesti tanımaz. İdarelerin kadro tahsisi, ilanı ve sınav süreçlerindeki işlemleri kamu yararı ve hizmet gerekleri ile sınırlandırılmıştır. Bir yükseköğretim kurumunun ihtiyaca binaen çıktığı bir kadro ilanını geçerli bir gerekçe olmaksızın iptal etmesi veya kadro ihtiyacının ortadan kalktığını ortaya koyamaması durumunda tesis edilen işlemler idari yargı denetimine tabi tutulmaktadır. Bununla birlikte somut olayın özelliklerine ve idarenin takdir yetkisinin sınırlarına göre yargı kararlarında farklı hukuki yaklaşımlar da değerlendirilmektedir.

Danıştay 8. Daire, E. 2025/459, K. 2025/584Kaynağı aç
Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2025/459 E.  ,  2025/584 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2025/459 Karar No : 2025/584 TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVALI) : … Üniversitesi VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Bingöl Üniversitesi Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu … Bölümü, … Programına bir adet öğretim görevlisi alımı için 05/02/2024 tarihinde yapılan yazılı sınava katılan davacı tarafından, 31/12/2023 tarih ve 32416 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 23061 ilan numaralı kadronun iptal edilmesine ilişkin 09/02/2024 tarihli Bingöl Üniversitesi Rektörlüğü işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; dava konusu kadro iptali işleminin tesis edilme gerekçesinin sınav öncesi ve sonrası yaşananlar olduğu ileri sürülmüş ise de; 05/02/2024 tarihinde yapılan öğretim elemanı alımı yazılı giriş sınav kağıdında hazırlanan soruların yanında her bir soru için verilecek puanlarında açıkça belirlendiği, yazılı sınav jüri üyelerince soruların puanlamasında anlaşmazlık yaşandığı, adayların puanlarının hesaplanamadığı, sınavın alanında yetkin farklı jüriler tarafından değerlendirilmesi gerektiği yönünde tutanak düzenlense de jüri üyelerince açılan kadronun iptal edilmesi gerektiğine dair herhangi bir tespite yer verilmediği, Öğretim Üyesi Dışındaki Öğretim Elemanı Kadrolarına Yapılacak Atamalarda Uygulanacak Merkezi Sınav İle Giriş Sınavlarına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 11. maddesinde yazılı sınav jürisinin sınavın nesnel, ölçülebilir ve denetlenebilir olmasını sağlamaları gerektiğinin açıkça düzenlendiği, sınavın objektif ve denetlenebilir nitelikte olmasının sınavı yapan jüri üyelerince her bir aday için takdir edilen notun gerekçelerinin ayrıntılı olarak ortaya konularak yapılabileceği, davalı idarece 05/02/2024 tarihinde yapılan yazılı sınava katılan adayların puanları yargısal denetimi mümkün kılacak şekilde açıklanarak, anılan Yönetmeliğin 12. ve 13. maddelerindeki prosedür takip edilerek sınavda başarılı olan adaylar ve başarı puanları ilan edilerek mevzuata uygun olarak atama yapabilecek iken, sırf jüri üyelerinin puanlamada anlaşmazlık yaşamasının kadro iptali konusunda kabul edilebilir, haklı gerekçe olarak değerlendirilemeyeceği, davalı idarece takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleri dışında subjektif (öznel) nedenlerle kullanıldığı kanaatine varılmakla, kadro ilanının iptal edilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk görülmediği gerekçesi ile dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; sınavla ilgili davalı idarenin de davacının da sınav/sınav jürisinin objektifliğinin zedelendiğine dair dikkate alınabilecek iddialar (davacının eşinin sınavla ilgili Yüksekokul Müdürünü ziyaret etmesi ve ancak idarece bilinebilecek jüri bilgisine sahip olması, jüri üyelerinden birisinin sorduğu sorularda davacının yüksek başarı göstermesi diğer sorularda bunu göstermemesi, buna karşın, sınav jürisinin kağıtlardaki isimler belli olduktan sonra puanlama yapmaya çalışmaları v.s) ileri sürdüğü, dolayısıyla sınavın ve aynı zamanda oluşturulan jürinin objektiflini kaybettiği izlenimi doğduğu; fakat davalı idarenin, tespit edilen ihtiyaç nedeniyle kadro ilanı verdiği, bu ihtiyacın ortadan kalktığını haklı kılan herhangi bir bilgi belgenin sunulmadığı; bu bağlamda, idarece, öncelikli amacı objektif bir sınavın gerçekleştirilmesi olan söz konusu sınav jürisiyle ilgili oluşan izlenim de dikkate alınarak, uyuşmazlığa konu sınav iptal edilip, objektifliğin sağlanması amacıyla, tüm üyeleri başka bir üniversiteden seçilen jüri üyelerinin gözetim ve denetiminde yeniden sınav yapılmasına karar verilmesi gerekirken, kadronun iptali yoluna gidilmesinde hukuka ve kamu yararına uyarlık bulunmadığı gerekçesi ile dava konusu işlemin iptaline dair karara yönelik istinaf başvurusunun belirtilen gerekçe ile reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, Bölge İdare Mahkemesince kesin olarak karar verilmişse de, temyiz istemine esas teşkil eden kararın, 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesine göre temyiz yolu açık olan kararlardan olduğu anlaşıldığından ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Bingöl Üniversitesi Rektörlüğü tarafından 31 Aralık 2023 tarihli ve 32416 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 23061 No'lu ilanda; Bingöl Üniversitesi Bingöl Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu … Bölümü … Programına, Öğretim Üyesi Dışındaki Öğretim Elemanı Kadrolarına Yapılacak Atamalarda Uygulanacak Merkezi Sınav ile Giriş Sınavlarına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48. maddesi hükümleri uyarınca 1 adet 5. derece öğretim görevlisi alınacağının ilan edildiği, yapılan başvuruların ön değerlendirilmesi neticesinde yazılı sınava girmeye hak kazanan 8 adayın isimlerinin üniversitenin resmi sitesinde 29/01/2024 tarihinde ilan edildiği, ilanda ismi bulunan adaylardan 6 kişinin sınava girebileceği, 2 kişinin ise yükseköğretim kurumlarında ders verme deneyimine sahip olmak şartını taşımadıklarından başvurularının geçersiz olduğu, yazılı sınav tarihinin 05/02/2024 saat 11:00 olarak açıklandığı, yazılı sınava 3 adayın katıldığı ve sınavın bitiminde yazılı sınav asıl jüri üyesi tarafından düzenlenen 05/02/2024 tarihli tutanakta; "Bingöl Üniversitesinin 31/12/2023 tarihinde ilan edilen … nolu öğretim elemanı alım ilanının sınavı 05/02/2024 tarihinde saat 11:15'de başlayıp 13.00 bitmiştir. Sınava giren 3 adayın kağıtları üç jüri tarafından değerlendirme aşamasında jüri arasında soruların puanlamasında anlaşmazlık yaşanmıştır. Bu yüzden adayların puanları hesaplanamamıştır. İlgili sınavın alanında yetkin farklı jüriler tarafından değerlendirilmesi uygun olacaktır." şeklinde ifadelere yer verilmesi üzerine davalı idarece yazılı sınav sonucunda adayların aldıkları puanlar açıklanmaksızın, 31/12/2023 tarih ve 32416 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 23061 ilan numaralı kadronun iptal edilmesine ilişkin 09/02/2024 tarihli Bingöl Üniversitesi Rektörlüğü işleminin tesis edilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT: 09.11.2018 tarih ve 30590 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Öğretim Üyesi Dışındaki Öğretim Elemanı Kadrolarına Yapılacak Atamalarda Uygulanacak Merkezi Sınav İle Giriş Sınavlarına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin "İlan" başlıklı 8. maddesinde; "1) Öğretim üyesi dışındaki öğretim elemanı kadroları 15/7/2018 tarihli ve 30479 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 10 sayılı Resmî Gazete Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca yükseköğretim kurumları tarafından ilan edilir.(2) İlan metninde, aranacak ve bu Yönetmelik kapsamında belirlenmiş olan şartlar, son başvuru tarihi, ön değerlendirme sonuçlarının ilan tarihi, giriş sınavı tarihi, yabancı dille eğitim-öğretim yapılan programlardaki öğretim görevlisi kadrolarında senato kararıyla sözlü sınav sonucu 60 ve üzeri puan alanlar için yazılı sınav yapılacaksa yazılı sınav tarihi, sınav sonuçlarının açıklanacağı günler ile internet adreslerini içeren sınav takvimi de belirtilir. Son başvuru tarihi, ilan tarihinden itibaren on beş günden az olarak belirlenemez. Adayların başvuruları, ilanda belirtilen adrese şahsen veya posta yoluyla ya da ilanda belirtilmiş olması halinde internet yoluyla yapılır. Postadaki gecikmeler nedeniyle ilanda belirtilen süre içinde yapılamayan başvurular dikkate alınmaz." düzenlemesine, "Giriş sınavı jürisinin belirlenmesi" başlıklı 9. maddesinde; "(1) Yükseköğretim kurumlarında giriş sınavı jürisi; fakültelerde dekanın; konservatuar, enstitü, yüksekokul ve meslek yüksekokullarında müdürün önereceği, biri ilgili anabilim dalı başkanı, anabilim dalı başkanı yoksa bölüm başkanı, yabancı diller yüksekokullarında ise yüksekokul müdürü olmak üzere en az sekiz öğretim üyesi arasından ilgili yönetim kurulunca seçilecek üç asıl bir yedek üyeden oluşur. Asıl üyelerden birinin ilgili anabilim dalı başkanı, anabilim dalı başkanı yoksa bölüm başkanı, yabancı diller yüksekokullarında ise yüksekokul müdürü olması ve seçilecek üyelerin, atama yapılacak öğretim elemanı kadro unvanının gerektirdiği görev alanı ile ilgili olması esastır. (2) Jüri, üyeleri arasından birini raportör olarak belirler." düzenlemesine, "Ön değerlendirme" başlıklı 10. maddesinde; " (1) Sınav jürisi; başvuran adaylar arasından ilan edilen kadro sayısının on katına kadar adayı, meslek yüksekokullarında bu kadrolarda istihdam edilecekler de dâhil olmak üzere bu Yönetmeliğin 6 ncı maddesinin dördüncü fıkrası kapsamındaki öğretim görevlisi kadrolarında ALES puanının %40’ını ve yabancı dil puanının %60’ını; bu Yönetmelik kapsamındaki diğer kadrolarda ALES puanının %60’ını ve yabancı dil puanının %40’ını; meslek yüksekokullarına müracaatlarda ise ALES puanının %70’ini ve lisans mezuniyet notunun %30’unu dikkate alarak belirler ve kadro ilanında belirtilen internet adresinde ilan eder. Bu sıralamaya göre son sırada aynı puana sahip birden fazla adayın olması halinde, bu kişilerin tamamı sınava çağrılır. Başvuru sayısının ilan edilen kadronun on katından az olması halinde, adayların tamamı giriş sınavına alınır. Adayların ön değerlendirmede dikkate alınan puanları ile lisans mezuniyet notları, kadro ilanında belirtilen internet adresinde ilan edilir." düzenlemesine, "Giriş sınavları" başlıklı 11. maddesinde; "Giriş sınavı, sınav jürisi tarafından; bilim alanı yabancı dille ilgili olan birimlerdeki öğretim görevlisi kadroları ile 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendi uyarınca zorunlu yabancı dil dersini vermek üzere atama yapılacak öğretim görevlisi kadroları için adayların mesleki ifade ve bilgi becerisi ile anlatım yeteneğini ölçecek şekilde sadece sözlü, bu Yönetmelik kapsamındaki diğer kadrolar için ise ilan edilen alanla ilgili bilgi düzeyini ölçecek şekilde sadece yazılı sınav olarak yapılır. Yabancı dille eğitim ve öğretim yapılan programlardaki öğretim görevlisi kadrolarında sözlü sınav yapılır. Ancak senato kararı olması halinde sözlü sınav sonucu 60 ve üzeri puan alanlar için yazılı sınav da yapılır. Bu durumda olanların giriş sınavı puanı, sözlü sınav ile yazılı sınavın puanlarının aritmetik ortalaması alınarak hesaplanır.(2) Sınav jürisi, yazılı ve sözlü sınavın nesnel, ölçülebilir ve denetlenebilir olmasını sağlar. Raportör olarak belirlenen üye, yazılı ve sözlü sınavların soru ve cevaplarını tutanak altına alır.(3) Sözlü sınav sonuçları, kadro ilanında belirtilen internet adresinde ilan edilir. Sözlü sınav sonucu 60 puanın altında olanlar başarısız sayılır ve nihai değerlendirme aşamasına geçemezler." düzenlemesine, "Nihai değerlendirme" başlıklı 12. maddesinde; "(1) Sınav jürisinin değerlendirmesinde; bu Yönetmeliğin 6 ncı maddesinin dördüncü fıkrası kapsamındaki öğretim görevlisi kadrolarında, meslek yüksekokullarında bu kadrolarda istihdam edilecekler de dâhil olmak üzere ALES puanının %30’unu, lisans mezuniyet notunun %10’unu, yabancı dil puanının %30’unu ve giriş sınavı notunun %30’unu; bu Yönetmelik kapsamındaki diğer kadrolarda ALES puanının %30’unu, lisans mezuniyet notunun %30’unu, yabancı dil puanının %10’unu ve giriş sınavı notunun %30’unu; meslek yüksekokullarında ise ALES notunun %35’ini, lisans mezuniyet notunun %30’unu ve giriş sınavı notunun %35’ini hesaplayarak ilan edilen kadro sayısı kadar adayı başarı sırasına göre belirler. Değerlendirme puanı 65 puanın altında olanlar sınavlarda başarısız sayılır. Adayların değerlendirmede dikkate alınan puanları ile lisans mezuniyet notları, kadro ilanında belirtilen internet adresinde ilan edilir." düzenlemesine, "Sınavlarda başarılı olanların atanması" başlılı 13. maddesinde; "(1) Sınavlarda başarılı olan adaylar, başarı puanları esas alınarak ilan edilir. İlan edilen kadro sayısı kadar yedek aday da ilan edilir. Atamalar yürürlükteki mevzuata göre yapılır." düzenlemesine yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Uyuşmazlıkta; sınavla ilgili hem davalı idarenin hem de davacının sınavın ve sınav jürisinin objektifliğinin zedelendiğine dair dikkate alınabilecek nitelikte iddialar ileri sürdüğü, dolayısıyla sınavın ve aynı zamanda oluşturulan jürinin objektiflini kaybettiği anlaşılmıştır. Bununla birlikte davalı idarenin, kadro ilanını ihtiyaca binaen verdiği ve ihtiyacın ortadan kalktığına ilişkin dosya kapsamında herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı açıktır. Bu bağlamda, idare tarafından uyuşmazlığa konu sınava ilişkin olarak Öğretim Üyesi Dışındaki Öğretim Elemanı Kadrolarına Yapılacak Atamalarda Uygulanacak Merkezi Sınav İle Giriş Sınavlarına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 9. maddesi uyarınca biri Bingöl Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu Tasarım Bölüm Başkanı olmak üzere, diğer jüri üyelerinin sınavın objektifliğinin sağlanması amacıyla kadro unvanının gerektirdiği görev alanı ile ilgili olması esas alınmak suretiyle başka bir üniversiteden seçilerek yeniden sınav yapılmasına karar verilmesi gerekmekte iken, kadronun iptal edilmesi yönünde tesis edilen işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Bu durumda, İstinaf Mahkemesi'nce verilen ve hüküm fıkrası itibarıyla hukuka uygun bulunan kararın yukarıda aktarılan gerekçe ile onanması gerekmektedir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1. Temyiz isteminin reddine, 2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine, 4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. Kesin olarak, 07/02/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY : (X)- Dava; Bingöl Üniversitesi Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu … Bölümü, … Programına bir adet öğretim görevlisi kadrosuna yapılacak alım için 05/02/2024 tarihinde yapılan yazılı sınava katılan davacı tarafından, 31/12/2023 tarih ve 32416 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 23061 ilan numaralı kadronun iptal edilmesine ilişkin 09/02/2024 tarihli Bingöl Üniversitesi Rektörlüğü işleminin iptali istemiyle açılmıştır. Uyuşmazlıkta; Bingöl Üniversitesi Rektörlüğü tarafından 31 Aralık 2023 tarihli ve 32416 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 23061 numaralı ilanda; Bingöl Üniversitesi Bingöl Teknik Bilimler Meslek Yüksek Okulu Tasarım Bölümü İç Mekân Tasarımı Programına, Öğretim Üyesi Dışındaki Öğretim Elemanı Kadrolarına Yapılacak Atamalarda Uygulanacak Merkezi Sınav ile Giriş Sınavlarına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48. maddesi hükümleri uyarınca 1 adet 5. derece öğretim görevlisi alınacağının ilan edildiği, 05/02/2024 tarihinde yapılan sınav sonunda, adayların isimleri kapalı şekilde kağıtların okunması ve puanlamanın yapılması sonrasında jüri arasında hesaplamaya ilişkin anlaşmazlık yaşandığı ve bunun üzerine aynı gün, ilgili sınavın, alanında yetkin farklı jüriler tarafından değerlendirilmesinin uygun olacağının tutanak altına alındığı, Rektörlük tarafından kadronun iptal edildiği, bakılan davanın esasını, tüm taraflarca şaibe iddiası ileri sürülmüş olan sınav sürecinin sonlandırılarak, hukuka uygun yeni bir işlem süreci başlatma yönündeki davalı iradesinin hukuka uygun olup olmadığının belirlenmesi oluşturmaktadır. Hukukumuzda takdir yetkisi, temel amacı faaliyetlerinde kamu yararını gerçekleştirmek olan idarenin, belli bir konuda karar alıp almama yahut karar alma hususunda birden fazla seçenek arasında seçim yapma serbestisine sahip olması şeklinde tanımlanmaktadır. Ancak bu takdir yetkisi, serbestçe kullanılanabilecek bir keyfiyeti ifade etmeyip, kamu yararı ve hizmet gerekleri açısından hukuka uygun olarak temellendirilmiş olgularla desteklenmelidir. Bu yetkinin hukuka, kamu yararına ve hizmet gereklerine uygun olup olmadığının tespiti ise takdir yetkisinin yargısal denetimini ifade etmektedir. Bu durumda, dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden, öğretim görevlisi alım sınavında, hem sınav öncesi hem de sınavdan sonra puanların hesaplanması ve sonucun açıklanması süresinde sınav ve sınav jürisinin objektifliğinin zedelendiğine dair dikkate alınabilecek iddiaların varlığı da bir bütün halinde değerlendirildiğinde, dava konusu edilen kadronun iptal edilmesine ilişkin işlemin idarenin takdir yetkisi kapsamında gerçekleştirildiği kanaatine varılarak, işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmaktadır. Yapılan açıklamalar çerçevesinde, kadronun iptali yönünde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediğinden, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle aksi yönde oluşan çoğunluk kararına katılmıyoruz.

Akademik Kadro İlanı ve Jüri Belirleme Usulü

2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu m. 23/a uyarınca üniversitelerdeki münhal doktor öğretim üyesi kadrolarının ilanı rektörlük tarafından gerçekleştirilir. Bu kadrolar için fakültelerde dekanlıklar, diğer birimlerde ise müdürlükler tarafından biri ilgili birim yöneticisi, biri kurum dışından seçilmek üzere üç profesör veya doçent belirlenir ve başvuran her aday hakkında bu öğretim üyelerinden yazılı değerlendirme istenir.

Danıştay 8. Daire, E. 2022/2575, K. 2025/2959Kaynağı aç
Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2022/2575 E.  ,  2025/2959 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2022/2575 Karar No : 2025/2959 TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI): … VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVALI) : … Üniversitesi VEKİLİ : Av…. İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … gün ve E:…, K… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: … Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Tıbbi Biyokimya Anabilim dalında doktora eğitim programını tamamlayarak doktor unvanı alan ve … Meslek Yüksekokulu Kimya ve Kimyasal İşleme Teknolojileri bölümü Biyokimya programı için ilan edilen 1. Derece doktor öğretim üyesi kadrosuna ataması yapılan davacı tarafından, atamasının iptaline ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen…tarih ve E:… K:…sayılı kararda; Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının … tarih ve … sayılı yazısının "Yardımcı doçent kadrolarına atamalardaki %20 kota uygulanması" başlıklı kısmının (ç) kısmında; Öğretim üyeliğine Yükseltilme ve Atanma Yönetmeliği uyarınca yardımcı doçent kadrosunun ilan edilmek üzere Basın İlan Kurumuna gönderilme tarihi esas alınarak ilan metninde kadroya 2547 sayılı Kanun'un 50/1-d bendi kapsamında istihdam edilerek doktora ve sanatta yeterlilik eğitimlerini üniversite bünyesinde tamamlayanların başvuru hakkının bulunup bulunmadığı hususunun belirtilmesinin gerektiği; davalı idare bünyesinde doktora ve sanatta yeterlilik eğitimini tamamlayanların başvuru hakkının bulunup bulunmadığı belirtilmesi gerekirken ilan metninde mezkur hususa dair açıklama yapılmadığının ve bu haliyle eksik ilana çıkıldığının, bu durumda davalı idare tarafından yapılan … Meslek Yüksekokulu Kimya ve Kimyasal İşleme Teknolojileri bölümü Biyokimya programı için 1. derece doktor öğretim üyesi alımı ilanında eksik ilana çıkıldığı sabit olduğu, davalı idarenin bu şekilde ilana çıkarak üniversite bünyesinde doktora ve sanatta yeterlilik eğitimini tamamlayanların ilana başvurma haklarını kısıtladığı görülmekle hukuka aykırılığı sabit olan ilana başvuru yaparak atanan davacının da atamasının iptaline yönelik dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, davalı üniversitede 2019 yılında doktora eğitimini tamamlayan 50/d kadrosundaki tek kişi olduğu, ilanın başvuru bakımından hak kaybı doğurmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, işlemin hukuka uygun tesis edildiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ…'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Dava; … Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Tıbbi Biyokimya Anabilim dalında doktora eğitim programını tamamlayarak doktor unvanı alan ve … Meslek Yüksekokulu Kimya ve Kimyasal İşleme Teknolojileri bölümü Biyokimya programı için ilan edilen 1. Derece doktor öğretim üyesi kadrosuna ataması yapılan davacı tarafından, atamasının iptaline ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 23 üncü maddesinde, "a) Yükseköğretim kurumlarında açık bulunan doktor öğretim üyesi kadroları rektörlükçe ilan edilir. İlan edilen bu kadrolara fakültelerde dekan; diğer birimlerde müdürler, biri o birimin yöneticisi biri de o yükseköğretim kurumunun dışından olmak üzere üç profesör veya doçent tespit ederek bunlardan adayların her biri hakkında yazılı mütalaa isterler. Dekan veya ilgili müdür yönetim kurullarının görüşünü aldıktan sonra önerilerini rektöre sunar. Atama rektör tarafından en çok dört yıl süre ile yapılır. Her atama süresinin sonunda görev kendiliğinden sona erer. Görev süresi sona erenler yeniden atanabilirler. b) Doktor öğretim üyeliğine atanabilmek için, doktora ile tıpta, diş hekimliğinde, eczacılıkta ve veteriner hekimlikte uzmanlık unvanını veya Üniversitelerarası Kurulun önerisi üzerine Yükseköğretim Kurulunca tespit edilen belli sanat dallarının birinde yeterlik kazanmış olmak gerekir. c) Yükseköğretim kurumları, doktor öğretim üyesi kadrosuna atama için Yükseköğretim Kurulunun onayını almak suretiyle, münhasıran bilimsel kaliteyi artırmak amacına yönelik olarak, bilim disiplinleri arasındaki farklılıkları da göz önünde bulundurarak, objektif ve denetlenebilir nitelikte ek koşullar belirleyebilirler." hükmüne yer verilmiştir. 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun "Araştırma Görevlilerinin İstihdamı" başlıklı Ek 38. maddesinin 1. fıkrasında, "Yükseköğretim kurumları araştırma görevlisi kadrolarına atamalar, 33 üncü maddede belirtilen usule uygun olarak 50 nci maddenin birinci fıkrasının (d) bendi kapsamında yapılır. Bu kapsamda atananlardan doktora veya sanatta yeterlik eğitimlerini tamamlayanların en fazla %20’si doktora veya sanatta yeterlik eğitimini tamamladıkları kurumların senatolarınca belirlenen ve Yükseköğretim Kurulunca onaylanan performansa dayalı kriterler çerçevesinde doktor öğretim üyesi kadrolarına atanabilir. Bu kapsamda atanamayanların, doktora veya sanatta yeterlik eğitimini tamamladıkları kurumların öğretim üyesi kadrolarına atanabilmeleri için en az bir eğitim-öğretim yılı yurt içinde veya yurt dışında farklı bir yükseköğretim kurumunda çalışması gerekir. Bu madde kapsamında atananlara 35 inci maddeye göre yurt içinde başka bir yükseköğretim kurumlarındaki doktora veya sanatta yeterlik eğitim süreleri için mecburi hizmet yüklenemez." hükmüne yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dosyanın incelenmesinden; … Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Tıbbi Biyokimya Ana Bilim Dalında 2547 sayılı Kanun'un 50/d maddesi uyarınca araştırma görevlisi olarak görev yapmakta iken, anılan Anabilim Dalı doktora programını tamamlamasının ardından 27/12/2019 tarihli Resmi Gazete'de ilan edilen … Üniversitesi … Meslek Yüksekokulu Kimya ve Kimyasal İşleme Teknolojileri Bölümü Biyokimya Programı doktor öğretim üyesi kadrosuna ataması yapılan davacının, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının… tarih ve … sayılı yazısının "Yardımcı doçent kadrolarına atamalardaki %20 kota uygulanması" başlıklı kısmının (ç) kısmında; Öğretim Üyeliğine Yükseltilme ve Atanma Yönetmeliği uyarınca yardımcı doçent kadrosunun ilan edilmek üzere Basın İlan Kurumuna gönderilme tarihi esas alınarak ilan metninde kadroya 2547 sayılı Kanun'un 50/1-d bendi kapsamında istihdam edilerek doktora ve sanatta yeterlilik eğitimlerini üniversite bünyesinde tamamlayanların başvuru hakkının bulunup bulunmadığı hususunun belirtilmesinin gerektiğine istinaden, ilanda davalı idare bünyesinde doktora ve sanatta yeterlilik eğitimini tamamlayanların başvuru hakkının bulunup bulunmadığı belirtilmeksizin eksik ilana çıkıldığından bahisle, atamasının … tarih ve … sayılı işlem ile iptal edilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Hukuk devleti ilkesinin ön koşullarından biri "hukuk güvenliği" ilkesinin korunmasıdır. Hukuk güvenliği ilkesi, hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerinde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılmaktadır. Bu bağlamda, önceden oluşmuş hukuksal durumların, sonradan yapılacak işlemlerle değiştirilmesi, hukuktan beklenen güvenle bağdaşmayacaktır. Uyuşmazlıkta; dava konusu işlemin sebebi bahse konu … tarih ve E:… sayılı Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı yazısında belirtildiği üzere, 2547 sayılı Kanun Ek 38. madde hükmüne göre, aynı Kanun'un 50. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi kapsamında istihdam edilerek doktora veya sanatta yeterlik eğitimlerini üniversite bünyesinde tamamlayanların başvuru hakkının bulunup bulunmadığının belirtilmesi gerektiğine yer verildiği görülmekle birlikte; davacı tarafından 27/12/2019 tarih ve 30991 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ilana yapılan başvuru üzerine, başvuru ve atama şartlarını sağlayarak davacının atandığı konusunda ihtilaf bulunmadığı, atama işleminden yaklaşık 4 ay sonra eksik ilana çıkıldığı gerekçesi ile atamasının iptal edilmesine karar verildiğinin, buna karşın; ilanda %20 kotasının uygulanması ile ilgili Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı tarafından yukarıda bahsedilen yazı ile belirtilen hususun yer almamasının davacı aleyhine sonuç teşkil edecek nitelikte davacıya yüklenemeyeceği, ilanda belirtilmesi gereken hususun bulunmamasından kaynaklanan kusurun, davacı üzerinde bırakılamayacağı anlaşılmakla birlikte atamasının iptali edilmesi neticesinde hak kaybına sebep olunacağı kanaatine varılmaktadır. Bununla birlikte davacı tarafından, 2019 yılında Tıbbi Biyokimya alanında doktorasını tamamlayan 50/d kadrosunda tek kişi olduğunun ileri sürüldüğü, idare tarafından ise bu durumun aksini belirten bir bilgi veya belgenin sunulmadığı görüldüğünden, başka adayların başvuru hakkının engellendiği gerekçesi ile atamanın iptal edilmesine ilişkin dava konusu işlemde bu yönden de hukuka uygunluk bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla, davanın reddi yönündeki … İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne, 2. … Bölge İdare Mahkemesi…. İdari Dava Dairesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Kullanılmayan… TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine, 4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 5. Kesin olarak 18/03/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY : (X)- Dava; … Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Tıbbi Biyokimya Anabilim dalında doktora eğitim programını tamamlayarak doktor unvanı alan davacının, … Meslek Yüksekokulu Kimya ve Kimyasal İşleme Teknolojileri bölümü Biyokimya programı için ilan edilen 1. Derece doktor öğretim üyesi kadrosuna başvurusunun reddine yönelik tesis edilen … tarih ve … sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır. Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 22/12/1973 günlü, 1973/14 sayılı kararında idarenin; yokluk, açık hata, memurun gerçek dışı beyanı veya hilesi hallerinde süre aranmaksızın hatalı ödediği meblağı her zaman geri alabileceği, bunun dışında kalan hallerde hatalı ödemelerin istirdadının hatalı ödemenin yapıldığı tarihten başlamak üzere dava açma süresi içinde olanaklı olduğu ve bu süre geçtikten sonra istirdat edilemeyeceği belirtilmiş olup; anılan kararın gerekçesinde iyi niyet kuralı üzerinde de durularak idarenin sakat ve dolayısıyla hukuka aykırı işlemine, idare edilenlerin gerçek dışı beyanı veya hilesi neden olmuşsa ya da geri alınan idari işlem yok denilecek kadar sakatlık taşımakta ise, hatalı işlemde idare edilenin kolayca anlayabileceği kadar açık bir hata bulunmaktaysa ve idareyi bu konuda haberdar etmemişse, memurun iyi niyetinden söz etmeye olanak bulunmadığı ve bu işlemlere dayanılarak yapılan ödemeler için süre düşünülemeyeceği, bu ödemelerin her zaman geri alınabileceği; ancak bunun dışındaki hatalı ödemeler için memurun iyi niyetinin istikrar ve kanunilik kadar önemli bir kural olduğu ve bu nedenle yukarıda belirtilen istisnalar dışındaki hatalı ödemelerin ancak dava süresi içinde geri alınabileceği vurgulanmıştır. Anılan karar, her ne kadar hatalı terfi ve intibaktan doğan ödemelerin geri alınmasına ilişkin ise de, bu kararla, idari işlemlerin geri alınmasında uyulması gereken temel ilkeler ortaya konulmuş olduğundan, anılan kararın işlemlerin idarece geri alınmasına dair diğer durumlarda da dikkate alınması gerektiği açıktır. Yukarıda alıntısına yer verilen İçtihadı Birleştirme Kurul Kararında da belirtildiği üzere idareler, hukuka aykırı olan işlemlerini, işlemin tesis edildiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde ve fakat açık hata, yokluk ya da hile nedeniyle tesis edildiği anlaşılan işlemleri ise süre sınırlamasına tabi olmaksızın her zaman geri alabilecek ya da iptal edebilecektir. Ancak işlemlerin geri alınması sırasında işlemdeki hukuka aykırılığın da ortaya konulması gerekmekte olup, bunun ortaya konulamadığı durumlarda geri alma işleminin hukuka uygun olduğundan söz edilemeyecektir. Uyuşmazlıkta, idare tarafından eksik ilana çıkıldığından bahisle davacının atamasının iptal edilerek ilişiğinin kesildiği, bu durumda yukarıda bahsedilen karar neticesinde idare tarafından açıkça hatalı görülen işlemlerin her zaman geri alınabileceği ilkesi uyarınca dava konusu işlemin tesis edildiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyorum.
2547 sayılı YÜKSEKÖĞRETİM KANUNU m. 23Kaynağı aç
Madde 23 – (Değişik: 22/2/2018-7100/4 md.) a) Yükseköğretim kurumlarında açık bulunan doktor öğretim üyesi kadroları rektörlükçe ilan edilir. İlan edilen bu kadrolara fakültelerde dekan; diğer birimlerde müdürler, biri o birimin yöneticisi biri de o yükseköğretim kurumunun dışından olmak üzere üç profesör veya doçent tespit ederek bunlardan adayların her biri hakkında yazılı mütalaa isterler. Dekan veya ilgili müdür yönetim kurullarının görüşünü aldıktan sonra önerilerini rektöre sunar. Atama rektör tarafından en çok dört yıl süre ile yapılır. Her atama süresinin sonunda görev kendiliğinden sona erer. Görev süresi sona erenler yeniden atanabilirler. b) Doktor öğretim üyeliğine atanabilmek için, doktora ile tıpta, diş hekimliğinde, eczacılıkta ve veteriner hekimlikte uzmanlık unvanını veya Üniversitelerarası Kurulun önerisi üzerine Yükseköğretim Kurulunca tespit edilen belli sanat dallarının birinde yeterlik kazanmış olmak gerekir. c) Yükseköğretim kurumları, doktor öğretim üyesi kadrosuna atama için Yükseköğretim Kurulunun onayını almak suretiyle, münhasıran bilimsel kaliteyi artırmak amacına yönelik olarak, bilim disiplinleri arasındaki farklılıkları da göz önünde bulundurarak, objektif ve denetlenebilir nitelikte ek koşullar belirleyebilirler. Doçentlik ve atama:[21]

2547 sayılı Kanun m. 23/c uyarınca yükseköğretim kurumları, doktor öğretim üyesi kadrosuna atama için Yükseköğretim Kurulunun onayını almak suretiyle, bilimsel kaliteyi artırmak amacıyla ve bilim disiplinleri arasındaki farklılıkları gözeterek objektif ve denetlenebilir ek koşullar belirleyebilir.

Öğretim üyesi dışındaki öğretim elemanı kadrolarına atanma sürecinde giriş sınav jürisi; dekan veya müdürün teklif edeceği, ilgili birim amirinin de yer aldığı en az sekiz öğretim üyesi arasından ilgili yönetim kurulunun kararıyla üç asıl ve bir yedek üye şeklinde belirlenir. Jüri üyeleri, yapılan yazılı ve sözlü değerlendirmelerin objektif, ölçülebilir ve yargısal denetime elverişli biçimde sonuçlandırılmasını temin etmekle yükümlüdür. Sınavda başarı gösteren adaylar ve kadro adedince yedek aday, nihai başarı dereceleri üzerinden kamuoyuna duyurularak atama süreci meri mevzuat çerçevesinde tamamlanır.

28947 sayılı ÖĞRETİM ÜYESİ DIŞINDAKİ ÖĞRETİM ELEMANI KADROLARINA YAPILACAK ATAMALARDA UYGULANACAK MERKEZİ SINAV İLE GİRİŞ SINAVLARINA İLİŞKİN USUL VE ESASLAR HAKKINDA YÖNETMELİK m. 9Kaynağı aç
MADDE 9 – (1) Yükseköğretim kurumlarında giriş sınavı jürisi; fakültelerde dekanın; konservatuar, enstitü, yüksekokul ve meslek yüksekokullarında müdürün önereceği, biri ilgili anabilim dalı başkanı, anabilim dalı başkanı yoksa bölüm başkanı, yabancı diller yüksekokullarında ise yüksekokul müdürü olmak üzere en az sekiz öğretim üyesi arasından ilgili yönetim kurulunca seçilecek üç asıl bir yedek üyeden oluşur. Asıl üyelerden birinin ilgili anabilim dalı başkanı, anabilim dalı başkanı yoksa bölüm başkanı, yabancı diller yüksekokullarında ise yüksekokul müdürü olması ve seçilecek üyelerin, atama yapılacak öğretim elemanı kadro unvanının gerektirdiği görev alanı ile ilgili olması esastır. (2) Jüri, üyeleri arasından birini raportör olarak belirler. Ön değerlendirme

Hizmet İhtiyacı ve Takdir Yetkisinin Yargısal Sınırları

İdarenin sahip olduğu takdir yetkisi keyfî bir kullanım alanı sunmayıp, kamu yararı ve hizmet gerekleri açısından hukuka uygun olarak temellendirilmiş olgularla desteklenmelidir. İdare kadro ilanını bir hizmet ihtiyacına binaen yayımladıktan sonra, söz konusu ihtiyacın ortadan kalktığına ilişkin somut bilgi ve belge sunamadığı durumlarda kadro ilanının iptali hukuka uygun bulunmamaktadır.

Buna karşın yargısal değerlendirmelerde idarenin takdir yetkisinin geniş yorumlandığı yaklaşımlar da bulunmaktadır. Nitekim kadro iptaline ilişkin işlemlerin idarenin takdir yetkisi kapsamında kamu yararı gözetilerek tesis edildiği ve dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı yönünde karşı oy gerekçeleri de dile getirilmiştir.

Sınav Değerlendirmesi ve Jüri Uyuşmazlıklarında Kadro İptali

Giriş sınavına katılan adayların başarı puanları yargısal denetimi mümkün kılacak biçimde açıklanmadan ve ilgili yönetmelikte öngörülen nihai değerlendirme ile atama prosedürü tamamlanmadan kadro iptali yoluna gidilmesi hukuki denetime konu olmaktadır. Sınav sürecinde yalnızca jüri üyelerinin puanlamada anlaşmazlık yaşamasının kadro iptali için haklı ve kabul edilebilir bir gerekçe sayılamayacağı kabul edilmektedir.

Danıştay 8. Dairesi, E. 2025/459, K. 2025/584 sayılı kararında oyçokluğuyla; jüri üyeleri arasındaki değerlendirme uyuşmazlığında uyuşmazlığa konu sınavın objektifliğin sağlanması adına başka bir üniversiteden seçilecek jüri üyeleriyle yenilenmesi gerekirken kadronun doğrudan iptal edilmesini hukuka uygun bulmamıştır. Aynı kararda yer alan karşı oyda ise kadronun iptal edilmesine ilişkin idari işlemin idarenin takdir yetkisi dahilinde kaldığı ve hukuka aykırılık taşımadığı savunulmuştur.

Adayların Hukuki Güvenliği ve İdari İstikrar İlkesi

Hukuk güvenliği ilkesi, hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini ve idarenin bu güveni zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerektirir. Bu çerçevede önceden usulüne uygun şekilde oluşmuş hukuksal durumların sonradan tesis edilen idari işlemlerle keyfî biçimde değiştirilmesi hukuk devleti gerekleriyle bağdaşmaz.

Danıştay 8. Dairesi, E. 2023/6808, K. 2024/4725 sayılı kararında; adayın nihai değerlendirme sonucunda kadroya atanma noktasında tüm şartları sağlayarak atanmaya hak kazandığı ve atanmamasını gerektirecek somut bir gerekçenin sunulamadığı durumlarda kadronun iptal edilmesini idari istikrar ilkesine aykırı bulan ilk derece mahkemesi kararını onamıştır.

Danıştay 8. Daire, E. 2023/6808, K. 2024/4725Kaynağı aç
Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2023/6808 E.  ,  2024/4725 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2023/6808 Karar No : 2024/4725 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Üniversitesi VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından; 08.11.2021 tarihli 31653 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Mimarlık Fakültesi, Mimarlık Lisans Programı için açılan akademik ilandaki kadronun iptaline yönelik … tarih ve … sayılı mütevelli heyeti kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; … Üniversitesi Mütevelli Heyetinin 14.10.2022 tarihli kararına istinaden 2021-2022 eğitim öğretim yılı güz döneminde istihdam edilmek üzere Mimarlık Fakültesi, Mimarlık Lisans Programı için 4 adet araştırma görevlisi kadrosunun 08.11.2021 tarihli 31653 sayılı Resmi Gazete'de ilan edildiği, 29.11.2022 tarihinde gerçekleştirilen yazılı sınav ve nihai değerlendirme sonucunda davacının 8. sırada, 4. yedek olarak yer aldığı, 07.02.2022 tarihinde davacının davalı üniversite insan kaynakları tarafından aranarak hak sırasının kendisine geldiğinin bildirildiği, davacının olumlu cevap vermesi üzerine idarece işe başlaması için gerekli bilgilerin verileceğinin belirtildiği, devamında davacıya bilgi alma girişimlerine rağmen somut bir bilgi verilmediği ve atamasının da yapılmadığı, daha sonra 28.07.2022 tarihinde telefon ile davacıya araştırma görevlisi kadrosunun … tarih ve … sayılı mütevelli heyeti kararı ile iptal edildiğinin bildirildiği, davacı tarafından hak kazandığı kadroya atamasının yapılması, yapılmaması durumunda gerekçesinin bildirilmesi istemiyle 26.09.2022 tarihinde yapılan başvuruya davalı idarece cevap verilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı; idari usul ve esaslarda benimsenen genel prensiplere göre, ikinci bir sınav ilanına kadar -özel bir belirleme yapılmadığı müddetçe- bu sınava/ilana dayalı alımların devam edegelmesi gerektiği, davacının araştırma görevlisi alımı kapsamında gerçekleştirilen yazılı sınava katıldığı ve bu sınavda başarılı olduğu, yapılan değerlendirme sonucunda önce 4. yedek olmaya, daha sonra atanma hakkı sırası kendisine gelince 4. asil olarak atanmaya hak kazandığı dikkate alındığında; davacıda, idarece yürütülen işlemlere güvenilerek araştırma görevliliği kadrosuna atamasının yapılması noktasında haklı bir beklentinin oluştuğunun kabulü gerektiği; bu durumda; davacının nihai değerlendirme sonucunda araştırma görevlisi kadrosuna atanma noktasında tüm şartları sağlayarak atanmaya hak kazandığı, bununla beraber davacının atanmamasını gerektirecek herhangi bir somut gerekçenin idarece ortaya konulamadığı göz önüne alındığında, davacının atanmaya hak kazandığı kadronun iptaline yönelik dava konusu işlemde hukuki güvenlik ilkesinin idare hukukundaki yansıması olan idari istikrar ilkesine ve hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesi ile dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, idarenin takdir yetkisi doğrultusunda kamu yararı ve hizmet gerekleri gözetilerek ihtiyaç bulunmayan kadronun iptali işleminde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, dava konusu işlem ile çalışma hakkının ihlal edildiği, işlemin hukuka aykırı olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1. Temyiz isteminin reddine, 2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine, 4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. Kesin olarak, 20/09/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Danıştay 8. Dairesi, E. 2022/274, K. 2024/2515 sayılı kararında ise jüri üyeleri tarafından adayların ilan edilen kadroya atanmak için gerekli koşulları taşıdığının saptanmasına karşın hiçbir akademik gerekçe gösterilmeden kadronun iptal edilmesini kamu yararına ve hizmet gereklerine aykırı bulan ve atanamamaktan kaynaklanan maaş ile özlük hakkı farklarının ödenmesine hükmeden ilk derece mahkemesi kararını oybirliğiyle onamıştır.

Danıştay 8. Daire, E. 2022/274, K. 2024/2515Kaynağı aç
Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2022/274 E.  ,  2024/2515 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2022/274 Karar No : 2024/2515 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : …Üniversitesi VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACI) : … adına … Sendikası VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin… tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Yıldız Teknik Üniversitesi, İnşaat Fakültesi, …Bölümünde Doçent Doktor kadrosunda olup, 29/12/2017 tarihinde ilan edilen … Anabilim Dalı için ilan edilen bir profesörlük kadrosuna başvuran davacının, söz konusu kadroya atanmasının uygun bulunmadığına ilişkin; Yıldız Teknik Üniversitesi Yönetim Kurulunun … tarih ve…nolu kararının, Personel Daire Başkanlığı'nın … tarih ve…sayılı Rektör onaylı işleminin, iptali ve mahrum kalınan özlük ve mali hak kayıplarının tanzimi istenilmektedir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:… İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; juri üyeleri tarafından her iki adayın da ilan edilen profesörlük kadrosuna atanmak için gerekli şartları taşıdığı saptaması yapıldığı halde, hiçbir akademik gerekçe gösterilmeden ve buna ilişkin savunma yapılmadan her iki adayın da atanmaması suretiyle … Anabilim Dalına tahsis edilen profesörlük kadrosunun iptal edildiğinin anlaşılması nedeniyle, dava konusu işlemlerde kamu yararına ve hizmet gereklerine uygunluğun söz konusu olmadığı, profesörlük kadrosuna başvuran ve jüri üyelerinin üçü tarafından birinci sırada atanması teklif edilen diğer aday Doç.Dr. …'ında atanmamasına karşın, UYAP üzerinden yapılan araştırma sonucunda adı geçenin atanmama işlemini dava konusu yapmadığı anlaşılmakta olup ve davalı idarece de bu yönde bir açıklama yapılmadığı, bu itibarla, ilan edilen profesörlük kadrosuna atanması için gerekli koşulları sağladığı 5 jüri üyesi tarafından da kabul edilen davacının, söz konusu kadroya atanmasının önünde hiçbir sebep bulunmadığı, davacı ile diğer adayın akademik durumun karşılaştırılması için bilirkişi incelemesi yaptırılmasına da ihtiyaç bulunmadığı, jüri üyelerinin üçü tarafından diğer aday Doç.Dr….'ın birinci sırada atanması teklif edilirken, sadece kadro ilanında yer verilen ve esasen başvuru için sadece özel bir şart niteliğinde olması nedeniyle adayların bilimsel yeterliliğinin yarıştırılmasında tek başına bir ölçüt olarak kallanılmaması gereken "Kiriş Güçlendirilmesi konusunda çalışmaları olmak" şartı kapsamında adayların bilimsel çalışmalarının karşılaştırılması suretiyle bu alanda adı geçen öğretim üyesinin (5), davacıya (2) göre daha fazla makale ve bildirisi olması sebebine dayandıkları, diğer bilimsel kriterleri (uluslararası düzeydeki yayınlar, atıflar, araştırma projeleri, lisansüstü eğitime katkısı gibi) dikkate almadıkları, davacıyı birinci sırada tercih eden iki jüri üyesinin ise, uluslararası düzeydeki yayınları, aldığı atıflar ve araştırma projelerine göre diğer adaya göre daha önde olması sebebiyle davacının birinci sırada tercih ettikleri anlaşılmakta olup; jüri üyesi Prof.Dr….'ın konuya ilişkin değerlendirme raporunun sonuç kısmında belirttiği üzere, Mahkememizce de üstün liyakat bakımında tercihte önemli bir kriter olduğu düşünülen, "üniversitelerin Dünya sıralamasındaki yerinin belirlenmesinde esas alınan tek kriter olan" uluslararası makaleler dikkate alındığında; uluslararası düzeydeki makale sayısı (65), aldığı atıf sayısı (468) olan davacının, uluslararası düzeydeki makale sayısı (13), aldığı atıf sayısı (43) olan olan diğer aday Doç.Dr….'a bariz bir üstünlük sağladığı, profesörlük kadrosuna başvuru yapan her iki adayın da atanmasını uygun bulmayarak … Anabilim Dalına tahsis edilen profesörlük kadrosunun iptal edilmesine neden olarak akademik bakımında kamu yararına ve hukuka aykırı sonuç doğuran dava konusu Yıldız Teknik Üniversitesi Yönetim Kurulunun … tarih ve…nolu kararının davacıya ilişkin kısmı ile jüri üyelerinin tamamınca ilan edilen profesörlük kadrosuna atanma koşulları taşıdığı belirtilen ve uluslararası makale sayısı ve aldığı atıflar itibariyle diğer adaya göre bariz bir şekilde önde olan davacının atanmamasına ilişkin… tarih ve …sayılı Rektör onaylı dava konusu işlemde hukuka uygunluk görülmediği, hukuka aykırılığı saptanan dava konusu işlemler nedeniyle davacının profesörlük kadrosuna atanamadığı 18/07/2018 tarihinden itibaren her iki kadro farkı arasındaki maaş ve özlük hakkı farklarının davalı idarece davacıya ödenmesi gerektiği sonucuna varılarak, dava konusu işlemlerin iptaline, tazminat talebinin kabulü ile 18/07/2018 tarihinden itibaren hakettiği maaş farklarının davalı idarece davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, atama sürecinde iki aşamada tercih yapıldığı, birinci aşama da bilim jürisi üyelerinin adaylardan hangisini birinci sırada tercih ettiğini bildirdiği, ikinci aşamada Yönetim Kurulu tarafından oylama yapıldığı, her iki aşamada da davacının değil diğer adayın tercih edildiği, davacının her iki aşamada atanan kişiye üstünlük sağlayamadığı ileri sürülerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1. Temyiz isteminin reddine, 2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin… tarih ve E:…, K:…sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine, 4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. Kesin olarak, 03/05/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

İlan Şartlarındaki İdari Hatalar ve Hatalı İşlemlerin Geri Alınması

Danıştay 8. Dairesi, E. 2022/2575, K. 2025/2959 sayılı kararında; ilanda belirtilmesi gereken yasal bir hususun eksik bırakılmasından doğan idari kusurun aday üzerinde bırakılamayacağını ve mevzuata tabi tek adayın bulunduğu durumda başkaca adayların başvuru hakkının engellendiği somut olarak kanıtlanmadıkça yapılan atamanın iptal edilemeyeceğini belirterek Bölge İdare Mahkemesi kararını bozmuştur.

Buna karşın idarenin yokluk, açık hata veya ilgilinin hilesiyle sakatlanan işlemlerini herhangi bir süreye bağlı kalmaksızın her zaman geri alabileceği; bu haller dışındaki sakatlıklarda ise geri alma işleminin ancak dava açma süresi zarfında tesis edilebileceği yönündeki yaklaşım doğrultusunda atamanın geri alınmasını hukuka uygun gören değerlendirmeler de bulunmaktadır.

Kadro İptali İşlemine Karşı Dava Açma Usulü ve Süresi

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde genel dava açma süresi altmış gündür. Bu süre idari işlemlerde kural olarak yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden itibaren işlemeye başlar.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 7Kaynağı aç
Madde 7 – 1. Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür. 2. Bu süreler; a) İdari uyuşmazlıklarda; yazılı bildirimin yapıldığı, b) Vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarından doğan uyuşmazlıklarda: Tahakkuku tahsile bağlı olan vergilerde tahsilatın; tebliğ yapılan hallerde veya tebliğ yerine geçen işlemlerde tebliğin; tevkif yoluyla alınan vergilerde istihkak sahiplerine ödemenin; tescile bağlı vergilerde tescilin yapıldığı ve idarenin dava açması gereken konularda ise ilgili merci veya komisyon kararının idareye geldiği; Tarihi izleyen günden başlar. 3. Adresleri belli olmayanlara özel kanunlarındaki hükümlere göre ilan yoluyla bildirim yapılan hallerde, özel kanununda aksine bir hüküm bulunmadıkça süre, son ilan tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün sonra işlemeye başlar. 4. İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar. Ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilirler. Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmaz. Sürelerle ilgili genel esaslar

2577 sayılı Kanun m. 7/4 uyarınca ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlar. Düzenleyici işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer; düzenleyici işlem, uygulanan işlem veya her ikisi aleyhine birden dava açabilir. Düzenleyici işlemin daha önce iptal edilmemiş olması, bu düzenlemeye dayanılarak tesis edilen uygulama işleminin iptaline engel oluşturmaz.

Rektörlük ilan ettiği bir kadroyu serbestçe iptal edebilir mi?

İdarenin takdir yetkisi kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlıdır; kadro ihtiyacının ortadan kalktığı somut bilgi ve belgelerle ortaya konulmadıkça ilan edilen kadro keyfî olarak iptal edilemez.

Jüri üyelerinin puanlama uyuşmazlığı kadro iptali için haklı gerekçe midir?

Sırf jüri üyelerinin puanlamada anlaşmazlık yaşaması kadro iptali için kabul edilebilir haklı bir gerekçe sayılmamakta; adayların puanlarının yargısal denetime elverişli şekilde açıklanarak mevzuattaki atama usulünün işletilmesi gerekmektedir.

Atanmaya hak kazanan adayın kadrosunun iptal edilmesi hukuka aykırı mıdır?

Tüm şartları sağlayarak atanmaya hak kazanan bir adayın atanmasını engelleyecek somut bir neden sunulmadan kadronun iptal edilmesi idari istikrar ve hukuk güvenliği ilkelerine aykırılık oluşturur.

İlan metnindeki idari hata gerekçesiyle atama sonradan geri alınabilir mi?

İlandaki eksikliğin kusuru kural olarak adaya yüklenememekle birlikte, idarenin açık hata, yokluk veya ilgilinin hilesi hallerinde süre kısıtlaması olmaksızın hatalı işlemi geri alabileceğine dair içtihada dayanan hukuki görüşler de bulunmaktadır.

Kadro iptali işlemine karşı dava açma süresi ne kadardır?

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m. 7/1 uyarınca, özel kanunlarda ayrı bir süre öngörülmedikçe idare mahkemelerinde dava açma süresi yazılı bildirimi izleyen günden itibaren altmış gündür.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu