İmar Planlarının Hazırlanması ve İtiraz Hakkı

by Avukat Erdal Ersoy
İmar Planlarının Hazırlanması ve İtiraz Hakkı

İmar planı, nazım imar planı ve uygulama imar planından oluşur. Belediye sınırları içinde planı ilgili belediye yapar veya yaptırır; belediye meclisinin onayıyla yürürlüğe girer. Belediye ve mücavir alan dışında planı valilik veya ilgilisi yapar ya da yaptırır ve valilik uygun görürse onaylar. Onaylanan plan bir ay süreyle ilan edilir ve bu süre içinde itiraza açıktır. Riskli alan, rezerv yapı alanı ve riskli yapı parseli bakımından ise 6306 sayılı Kanun ayrı bir ilan ve itiraz düzeni öngörür.

3194 sayılı İMAR KANUNU m. 8Kaynağı aç
Madde 8 – Planların hazırlanmasında ve yürürlüğe konulmasında aşağıda belirtilen esaslara uyulur. a) Bölge planları; sosyo – ekonomik gelişme eğilimlerini, yerleşmelerin gelişme potansiyelini, sektörel hedefleri, faaliyetlerin ve alt yapıların dağılımını belirlemek üzere hazırlanacak bölge planlarını, gerekli gördüğü hallerde Devlet Planlama Teşkilatı yapar veya yaptırır. b) İmar Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planları ilgili belediyelerce yapılır veya yaptırılır. (Ek cümle:14/2/2020-7221/6 md.) Planlar, plan değişiklikleri ve plan revizyonları; kayıt altına alınmak ve arşivlenmek üzere Bakanlıkça oluşturulan elektronik ortama yüklenmek ve aynı sistem üzerinden Plan İşlem Numarası almak zorundadır. Planlar, belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe girer. (Yeniden düzenleme dördüncü cümle: 12/7/2013-6495/73 md.) Bu planlar onay tarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlı olarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir. Belediye başkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisi onbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar.[6] Belediye ve mücavir alan dışında kalan yerlerde yapılacak planlar valilik veya ilgilisince yapılır veya yaptırılır. Valilikçe uygun görüldüğü takdirde onaylanarak yürürlüğe girer. (Yeniden düzenleme üçüncü cümle: 12/7/2013-6495/73 md.) Onay tarihinden itibaren valilikçe tespit edilen ilan yerinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlı olarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir. İtirazlar valiliğe yapılır, valilik itirazları ve planları onbeş gün içerisinde inceleyerek kesin karara bağlar. (Ek paragraf:14/2/2020-7221/6 md.) İmar planları ve bu planlardaki değişikliklerin nerede askıya çıktığına dair bilgilendirme ilanı, askı süresi ile eş zamanlı olarak ilgili muhtarlıkların panosunda duyurulur. Ayrıca plan değişikliği hakkında, değişikliğe konu alanda görülebilir bir şekilde en az 2 adet tabela ile 30 gün süreyle bilgilendirme yapılır. (Ek paragraf:14/2/2020-7221/6 md.) Kentsel tasarım projeleri uygulama imar planlarıyla birlikte hazırlanabilir. Bu kentsel tasarım projelerinin uygulamasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça belirlenir. Onaylanmış planlarda yapılacak değişiklikler de yukarıdaki usullere tabidir. Kesinleşen imar planlarının bir kopyası, Bakanlıkça oluşturulan elektronik ortamdaki Ulusal Coğrafi Bilgi Sistemi Altyapısı üzerinden, ilgili idaresi tarafından, arşivlenmek üzere Bakanlığa gönderilir.[7] İmar planları alenidir. Bu aleniyeti sağlamak ilgili idarelerin görevidir. Belediye Başkanlığı ve mülki amirlikler, imar planının tamamını veya bir kısmını kopyalar veya kitapçıklar haline getirip çoğaltarak tespit edilecek ücret karşılığında isteyenlere verir. (Ek paragraf:14/2/2020-7221/6 md.) Kesinleşen imar planları veya parselasyon planlarına karşı kesinleşme tarihinden itibaren her halde beş yıl içinde dava açılabilir. (Ek paragraf:14/2/2020-7221/6 md.) Sanayi alanları, ileri atıksu arıtma tesisleri, ibadethane alanları ve tarımsal amaçlı silo yapıları hariç olmak üzere imar planlarında bina yükseklikleri yençok: serbest olarak belirlenemez.[8] (Ek paragraf:14/2/2020-7221/6 md.) Sanayi alanları, ibadethane alanları ve tarımsal amaçlı silo yapıları hariç olmak üzere mer’i imar planlarında yençok: serbest olarak belirlenmiş yükseklikler; emsal değerde değişiklik yapılmaksızın çevredeki mevcut teşekküller ve siluet dikkate alınarak, imar planı değişiklikleri ve revizyonları yapılmak suretiyle ilgili idare meclis kararı ile belirlenir. Bu şekilde ilgili idare tarafından belirlenmeyen yükseklikler, maliyetleri döner sermaye işletmesi gelirlerinden karşılanmak üzere Bakanlıkça belirlenir. Oluşacak maliyetlerin %100 fazlası ilgili idaresinden tahsil edilir. Bu şekilde tahsil edilememesi halinde ilgili idarenin 2/7/2008 tarihli ve 5779 sayılı İl Özel İdarelerine ve Belediyelere Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden Pay Verilmesi Hakkında Kanun gereğince aktarılan paylarından kesilerek tahsil olunur. Tahsil olunan tutarlar, Bakanlığın döner sermaye işletmesi hesabına gelir olarak kaydedilir. c) (Ek: 3/7/2005 – 5403/25 md.) (Değişik:4/7/2019-7181/6 md.) Tarım arazileri, 3/7/2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununda belirtilen izinler alınmadan; tarımsal amaç dışında kullanılamaz, planlanamaz, köy ve/veya mezraların yerleşik alanı ve civarı veya yerleşik alan olarak tespit edilemez. ç) (Ek: 12/7/2013-6495/73 md.) (Değişik:14/2/2020-7221/6 md.) Bakanlıkça belirlenen tanım ve esaslara göre hazırlanıp onaylanan plan, plan değişikliği ve revizyonlarının, parselasyon planlarının, yapı ruhsatı ve yapı kullanma izin belgelerinin, imar mevzuatına konu edilen orto-görüntüler ile diğer coğrafi veri ve bilgilerin, ilgili idareler ile kurum ve kuruluşlarca; Cumhurbaşkanınca belirlenen usul, esas ve ilgili standartlara uygun şekilde ve sayısal olarak; üretilmesi, elektronik ortamda ilan edilmesi, Ulusal Coğrafi Bilgi Sistemi Altyapısı ile entegrasyonunun sağlanması ve bedelsiz olarak Bakanlığa gönderilmesi, Bakanlıkça tesis edilecek elektronik ortam üzerinden paylaşılması, arşivlenmesi ve güncellenmesi zorunludur. Yapı ruhsatına ilişkin işlemlerde bu veriler esas alınır. d) (Ek: 12/7/2013-6495/73 md.) Arazi kullanımı ve yapılaşmada sadece mekânsal strateji planları, çevre düzeni planları ve imar planları kararlarına uyulur. (Mülga ikinci cümle: 27/3/2015-6637/23 md.) (…) (Ek cümle: 18/6/2017-7033/29 md.) Mekânsal strateji planları, çevre düzeni planları ve 1/25.000 ölçekli nazım imar planlarında; organize sanayi bölgesi, endüstri bölgesi, sanayi sitesi ve teknoloji geliştirme bölgesine ilişkin kararların alınması ve bu kararlarda değişiklik yapılması Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının uygun görüşüne tabidir. Alt kademe planların, üst kademe planların kesinleştiği tarihten itibaren en geç bir yıl içinde ilgili idarece üst kademe planlara uygun hale getirilmesi zorunludur. Aksi halde, üst kademe planları onaylayan kurum ve kuruluşlar alt kademe planları en geç altı ay içinde uygun hale getirir ve resen onaylar. Bu süre içinde ruhsat işlemleri, yürürlükte olan uygulama imar planına göre gerçekleştirilir. Bu bent uyarınca yapılacak işlemlerde bu maddenin (c) bendi hükümlerine uyulur. e) (Ek: 12/7/2013-6495/73 md.) Kamu kurum ve kuruluşları veya plan müellifleri; ilgili kamu kurum ve kuruluşlarından plana ilişkin görüşlerini alır. Kurum ve kuruluşlar, görüşlerini en geç otuz gün içerisinde bildirmek zorundadır. Görüş bildirilmesi için etüt ve analiz gibi uzun süreli çalışma yapılması gereken hallerde ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının talebi üzerine otuz günü geçmemek üzere ilave süre verilir. Bu süre içerisinde görüş bildirilmediği takdirde plan hakkında olumsuz bir görüşün bulunmadığı kabul edilir. f) (Ek: 12/7/2013-6495/73 md.) Kentsel asgari standartlar, Bakanlıkça belirlenen esaslar doğrultusunda çevre düzeni planı ile belirlenebilir. Uygulamaya ilişkin kararlar, yörenin koşulları, parselin bulunduğu bölgenin genel özellikleri, yapının niteliği ve ihtiyacı, erişilebilirlik, sürdürülebilirlik, çevreye etkisi dikkate alınarak ve ölçüleri verilerek Bakanlıkça belirlenen esaslara göre uygulama imar planında belirlenir. g) (Ek: 12/7/2013-6495/73 md.) Bakanlık; ilgili idareler, kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek ve tüzel kişiler tarafından yapılan mekansal planlamaya, harita ve parselasyona, etüt ve projelendirmeye, yapı ruhsatı ve yapı kullanma izni düzenlemeye, enerji kimlik belgesi hazırlanmasına ilişkin iş ve işlemler ile yapı malzemelerini; denetlemeye, aykırılıklar hakkında işlem tesis etmeye, aykırılıkları gidererek mevzuata uygun hale getirmeye yönelik değişiklik yapmaya ve onaylamaya, yapı tatil tutanağı tanzim etmeye, mühürlemeye, yıkım kararı almaya ve yıkımı gerçekleştirmeye, ilgililer hakkında idari yaptırım kararı vermeye yetkilidir. Bu görevlerden, yapı tatil tutanağı tanzim etmeye, mühürlemeye ve yıkım kararına ilişkin rapor düzenleme işi ile denetlemeye ilişkin görevler, Bakanlığın merkez ve taşra teşkilatında, denetçi belgesini haiz personel tarafından gerçekleştirilir. İlgililer Bakanlık denetçileri tarafından istenilen her türlü bilgi ve belgeyi, istenilen süre içerisinde vermek zorundadırlar. Bakanlık denetçilerinin seçimi, eğitimleri, görev, yetki ve sorumlulukları ile çalışma usul ve esasları Bakanlıkça belirlenir. ğ) (Ek: 12/7/2013-6495/73 md.) (Değişik cümle:14/2/2020-7221/6 md.) Büyükşehir belediyesi sınırının il sınırı olması nedeniyle mahalleye dönüşen ve nüfusu 5.000’in altında kalan yerlerin, kırsal yerleşim özelliğinin devam edip etmediğine büyükşehir belediye meclisince karar verilir. (Ek cümleler:14/2/2020-7221/6 md.) Büyükşehir belediye meclisince aksine bir karar alınmadıkça, uygulama imar planı yapılıncaya kadar bu alanlardaki uygulamalar 27 nci madde hükümlerine göre yürütülür. 27 nci maddede belirtilen projeler, ilçe belediyesince onaylanır ve muhtarlığa bildirilir. Kırsal alanlarda iş yeri açma ve çalışma izni; kadimden kalan veya yapıldığı tarihteki mevzuat kapsamında yola cephesi olmaksızın inşa edilen yapılar ile köy yerleşik alanlarda kalan yapılara kırsal yapı belgesine, yerleşik alan sınırı dışındaki diğer yapılara ise yapı kullanma izin belgesine göre verilir. Köylerde bulunan konutlarda, iş yeri açma ve çalışma izni alınarak ev pansiyonculuğu yapılabilir. Kamuya ait bir yaya veya taşıt yoluna cephe sağlanmadan yapı inşa edilemez, parsel oluşturulamaz. Yerleşme ve yapılaşma özellikleri, mimari doku ve karakteri, gelişme düzey ve potansiyeli açısından önem arz eden köylerde bu özellikleri korumak, geliştirmek ve yaşatmak amacıyla muhtarlık katılımı ile ilgili idarelerce köy tasarım rehberleri hazırlanabilir. Köy tasarım rehberleri ilgili idare meclisi kararı ile onaylanır ve uygulanır. h) (Ek: 12/7/2013-6495/73 md.) Köylerde ve kırsal özellik gösteren diğer yerleşmelerde yapıların etüt ve projeleri ilgili idarenin veya Bakanlığın taşra teşkilatının mimar ve mühendisleri tarafından hazırlanabilir. Bakanlıkça; bu Kanun kapsamındaki yerleşmelere ilişkin enerji verimli, iklim duyarlı ve ekolojik özellikli plan ve projeler hazırlanabilir veya hazırlattırılabilir, bu nitelikli yapılar inşa edilebilir veya uzun vadeli kredilendirilmek suretiyle desteklenebilir. ı) (Ek: 12/7/2013-6495/73 md.) Harita, plan, etüt ve projeler; idare ve ilgili kanunlarında açıkça belirtilen yetkili kuruluşlar dışında meslek odaları dahil başka bir kurum veya kuruluşun vize veya onayına tabi tutulamaz, tutulması istenemez. Vize veya onay yaptırılmaması ve benzeri nedenlerle müellifler veya bunlara ait kuruluşların büro tescilleri iptal edilemez veya yenilenmesi hiçbir şekilde geciktirilemez. Müelliflerden bu hükmü ortadan kaldıracak şekilde taahhütname talep edilemez. i) (Ek: 12/7/2013-6495/73 md.) İdarelerce onaylanmış; mevcut durumu gösteren halihazır haritalar, parselasyon planları ile teknik ve idari düzenlemeleri içeren bu Kanun kapsamındaki planların değişiklik ve revizyonlarında ilk müellifin görüşü veya izni aranmaz. j) (Ek: 12/7/2013-6495/73 md.) İlgili idareler, Bakanlıkça belirlenen esaslara göre mimari estetik komisyonu kurar. Komisyon, yapıların ve onaylı mimari projelerinin özgün fikir ifade edip etmediğine karar vermeye yetkilidir. Özgün fikir ifade etmeyenlerde yapılacak değişikliklerde ilk müellifin görüşü aranmaz. Özgün fikir ifade eden mimarlık eser ve projelerinde; (…)[9] eserin bütünlüğünü bozmadığına, estetik görünümünü değiştirmediğine, teknik, yönetsel amaçlar ve kullanım amacı nedeniyle zorunlu olduğuna karar verilen değişiklikler müellifinin izni alınmaksızın yapılabilir. Bu durumda ilk müellif tarafından talep edilebilecek telif ücreti; ilgili meslek odasınca belirlenen mimari proje asgari hizmet bedelinin, tamamlanan yapılarda yüzde yirmisini, inşaatı süren yapılarda yüzde on beşini geçemez. İmar planlarında Bakanlığın yetkisi:
6306 sayılı AFET RİSKİ ALTINDAKİ ALANLARIN DÖNÜŞTÜRÜLMESİ HAKKINDA KANUN m. 6Kaynağı aç
MADDE 6- (1) (Değişik: 14/4/2016-6704/23 md.) Üzerindeki bina yıkılarak arsa hâline gelen taşınmazlarda daha önce kurulmuş olan kat irtifakı veya kat mülkiyeti, ilgililerin muvafakatleri aranmaksızın Başkanlığın talebi üzerine ilgili tapu müdürlüğünce resen terkin edilerek, önceki vasfı ile değerlemede bulunularak veya malik ile yapılan anlaşmanın şartları tapu kütüğünde belirtilerek malikleri adına payları oranında tescil edilir. Taşınmazların niteliği resen mevcut duruma göre tescil edilir. Bu taşınmazların sicilinde bulunan ayni ve şahsi haklar ile temlik hakkını kısıtlayan veya yasaklayan her türlü şerh, hisseler üzerinde devam eder. (Değişik cümle:4/7/2019-7181/24 md.) Belirtilen haklar ve şerhler, tapuda; tevhit, ifraz, alan düzeltme, taksim, ihdas, terk, tescil, kat irtifakı ve kat mülkiyeti tesisine ilişkin işlemlerin yapılmasına engel teşkil etmez ve bu işlemlerde maliklerin ve ilgililerin muvafakati aranmaz. (Ek cümle:4/7/2019-7181/24 md.) Yeni yapılar için kat irtifakı ve kat mülkiyeti tesisi safhasında belirtilen haklar ve şerhler, muvafakat aranmaksızın sadece söz konusu haklar ve şerhlerden yükümlü olan malike düşecek bağımsız bölümler üzerinde devam ettirilir. (Değişik cümle:4/7/2019-7181/24 md.) Uygulama alanında cins değişikliği, tevhit, ifraz, alan düzeltme, taksim, ihdas, terk ve tescil işlemleri muvafakat aranmaksızın Başkanlık, TOKİ veya İdare tarafından resen yapılır veya yaptırılır. Bu parsellerin malikleri tarafından değerlendirilmesi esastır. Bu çerçevede riskli alanlar ve rezerv yapı alanlarında uygulama yapılan etap veya adada, riskli yapılarda ise bu yapıların bulunduğu parsellerde, yapılar yıktırılmadan önce, parsellerin tevhit edilmesine, münferit veya birleştirilerek veya imar adası bazında uygulama yapılmasına, ifraz, terk, ihdas ve tapuya tescil işlemlerine, yeniden bina yaptırılmasına, payların satışına, kat karşılığı veya hasılat paylaşımı ve diğer usuller ile yeniden değerlendirilmesine, yapının paydaşı olup olmadıkları gözetilmeksizin sahip oldukları hisseleri oranında paydaşların salt çoğunluğu ile karar verilir. (Ek cümleler:7/11/2023-7471/10 md.) Yapılacak yeni uygulamaların gerektirdiği; tevhit, ifraz, alan düzeltme, taksim, ihdas, terk, tescil ve benzeri işlemler, yıkım ve yapıma ilişkin her türlü izin ve ruhsat iş ve işlemleri ile diğer idareler/kurum ve kuruluşlar nezdinde, maliklerin tamamının ve ilgililerinin muvafakatiyle yürütülmesi gereken tüm iş ve işlemler hisseleri oranında paydaşların salt çoğunluğu ile aldıkları karara istinaden yapılır. İdareye paydaşların salt çoğunluğu ile alınan karara ilişkin olarak, anlaşan maliklerce imzalı karar tutanağı veya anlaşan maliklere ait vekâletname/sözleşme örnekleri sunulabilir. (Değişik cümleler:7/11/2023-7471/10 md.) Hisseleri oranında paydaşların salt çoğunluğu ile alınan karara katılmayanların arsa payları, Başkanlıkça rayiç değeri tespit ettirilerek ve bu değerden az olmamak üzere anlaşma sağlayan diğer paydaşlara açık artırma usulü ile satılır. Bu suretle paydaşlara satış gerçekleştirilemediği takdirde bu paylar, riskli alanlar ve rezerv yapı alanlarında tespit edilen rayiç bedeli dönüşüm projesini gerçekleştirecek olan Başkanlık, İdare veya TOKİ tarafından ödenmek suretiyle satın alınır. (Değişik cümle:29/11/2018-7153/23 md.) Riskli yapılarda ise anlaşma sağlayan diğer paydaşlara veya anlaşma sağlayan paydaşların kararı ile yapılan anlaşmaya uyularak işlem yapılmasını kabul etmek şartıyla üçüncü şahıslara satış yapılıncaya kadar satış işlemi tekrarlanır. (Ek cümle:29/11/2018-7153/23 md.) Hisseleri oranında paydaşların salt çoğunluğu ile alınan karara katılmayan maliklerin arsalarının veya arsa paylarının Kanun uyarınca satış yapılıncaya kadar, anlaşma sağlayan paydaşlar dışındaki üçüncü kişilere satılması durumunda, tapuda tescil işlemi yapılabilmesi için satın alanın elektronik tebligat adresini tapu müdürlüğüne bildirmesi zorunludur. (Ek cümleler:7/11/2023-7471/10 md.) Hisseleri oranında salt çoğunluk ile karar alan malikler tarafından, alınan karar ve anlaşma şartlarını ihtiva eden teklif veya teklifin görülüp incelenebileceği yer, salt çoğunlukla alınan karara katılmayan maliklere, noter vasıtasıyla veya ilgili muhtarlıkta on beş gün süre ile ilan edilmek suretiyle bildirilir. İlgili muhtarlıkta ilan suretiyle yapılan bildirimde, muhtarlıkta yapılan ilanın son günü bildirim yapılmış sayılır. Yapılan bu bildirimde ayrıca, bildirimin yapıldığı/yapılmış sayıldığı tarihten itibaren on beş gün içinde teklifin incelenmemesi veya aynı süre içinde teklifin kabul edilmemesi halinde arsa paylarının bu Kanun kapsamında satılacağı hususu bildirilir. Arsa payı satış işlemi sürecinde Başkanlıkça/İdarece yapılacak tebligatlar, tebliğ olunacak evrakın e-Devlet Kapısı üzerinden bildirilmesi ve ilgili muhtarlıkta on beş gün süre ile ilan edilmesi suretiyle yapılır ve muhtarlıkta yapılan ilanın son günü tebligat yapılmış sayılır. Tapuya elektronik tebligat adreslerini bildiren maliklere elektronik tebligat adresi üzerinden tebligat yapılır. (Değişik cümle:10/6/2022-7410/26 md.) Açık artırma ile satışı yapılacak payların üzerindeki ve Kanun kapsamındaki alanlarda ve parsellerde anlaşma yolu ile Başkanlığa, TOKİ’ye veya İdareye bedeli karşılığında devredilen taşınmazların sicilindeki ipotek, ihtiyati haciz, haciz ve intifa hakkı gibi haklar, satış sonrasında satış bedeli üzerinde devam eder. Satış işlemi sonrasında tapu kaydındaki haklar ve şerhler Başkanlığın talebi üzerine tapu müdürlüğünce resen terkin edilir. (Ek cümleler:10/6/2022-7410/26 md.) Satış işleminin, satış bedelinin eksik hesaplandığı gerekçesi ile iptal edilmesi durumu hariç olmak üzere, yargı kararı ile iptal edilmesi halinde, Başkanlığın durumu ilgili tapu müdürlüğüne bildirmesi üzerine, satışı yapılan arsa veya arsa payı, satış işleminden sonra üçüncü bir kişiye devredilmemiş veya satıştan önceki malik adına doğrudan tescilini hukuken ve/veya fiilen imkânsız hale getiren bir uygulamaya tabi tutulmamış ise resen eski maliki adına tescil edilir ve satış bedelinin iadesi sağlanıncaya kadar satış bedeli tutarında alıcı lehine kanuni ipotek tesis ve tescil edilir. (Ek cümle:7/11/2023-7471/10 md.) Satış işleminin, satış bedelinin eksik hesaplandığı gerekçesi ile iptal edilmesi durumunda, yargı kararı, satış bedeli ile yargı kararında belirtilen şekilde hesaplanacak bedel arasındaki farkın hisseyi satın alan malik tarafından hissesi satılan eski malike ödenmesi suretiyle uygulanır. Yargı kararı ile satış bedelinin eksik hesaplandığı gerekçesi ile hissesi satılan malikin zararının tazmin edilmesi yönünde Başkanlık/İdare aleyhine karar verilmesi durumunda, ödenmesine hükmedilen bedel, Başkanlığın/İdarenin bu konuda kendisine yapacağı bildirim tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde, hisseyi satın alan malik tarafından hissesi satılan eski malike ödenir. Verilen süre içerisinde ödemenin yapılmaması sebebiyle bedelin Başkanlıkça/İdarece ödenmesi halinde, ödenen bedel hisseyi satın alan malikten genel hükümlere göre tahsil edilir. (2) Üzerindeki bina yıkılmış olan arsanın maliklerine yapılan tebligatı takip eden otuz gün içinde salt çoğunluk ile anlaşma sağlanamaması hâlinde, gerçek kişilerin veya özel hukuk tüzel kişilerinin mülkiyetindeki taşınmazlar için Başkanlık, TOKİ veya İdare tarafından acele kamulaştırma yoluna da gidilebilir. Bu Kanun uyarınca yapılacak olan kamulaştırmalar, 4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasındaki iskân projelerinin gerçekleştirilmesi amaçlı kamulaştırma sayılır ve ilk taksit ödemesi, mezkûr fıkraya göre belirlenen tutarların beşte biri oranında yapılır. Tapuda mülkiyet hanesi açık olan taşınmazlar ile mirasçısı belirli olmayan, kayyım tayin edilmiş, ihtilaflı veya üzerinde sınırlı ayni hak tesis edilmiş olan taşınmazların kamulaştırma işlemleri aynı madde hükümlerine tabidir. Başkanlık, TOKİ veya İdare; kamulaştırma işlemlerinin yürütülmesi ve bu Kanun uyarınca yapılacak diğer işlemler için mirasçılık belgesi çıkartmaya, kayyım tayin ettirmeye veya tapuda kayıtlı son malike göre işlem yapmaya yetkilidir. Tapuda kayıtlı malikin ölmüş olması hâlinde Başkanlık, TOKİ veya İdare, kamulaştırma işlemi için mirasçılık belgesi çıkartabileceği gibi, gerekiyorsa tapu sicilinde idari müracaat veya dava yolu ile kayıt düzeltme de isteyebilir. Kamulaştırma için anlaşma sağlanması hâlinde, Başkanlık, TOKİ veya İdare ile ilgililer arasında taşınmazın tescil veya terkinine ilişkin ferağ ve muvafakati de ihtiva eden sözleşme ve uzlaşma tutanağı tanzim edilir ve ilgili tapu müdürlüğüne gönderilerek kamulaştırmanın resen tapu siciline işlenmesi sağlanır.[12] (3) Anlaşma ile tahliye edilen, yıktırılan veya kamulaştırılan yapıların maliklerine ve malik olmasalar bile bu yapılarda kiracı veya sınırlı ayni hak sahibi olarak en az bir yıldır ikamet ettiği veya bunlarda işyeri bulunduğu tespit edilenlere konut, işyeri, arsa veya dönüşüm projeleri özel hesabından kredi veya mülkiyet ya da sınırlı ayni hak sağlayan ve usul ve esasları Başkanlıkça belirlenen konut sertifikası verilebilir. Bunlardan konutunu ve işyerini kendi imkânları ile yapmak veya edinmek isteyenlere de kredi verilebilir. 20/7/1966 tarihli ve 775 sayılı Gecekondu Kanununa göre yoksul veya dar gelirli olarak kabul edilenlere ve diğer hak sahiplerine verilecek olan konut veya işyerleri; Başkanlık, TOKİ veya İdare tarafından, 15/5/1959 tarihli ve 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısiyle Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanunda belirtilen usul ve esaslar uyarınca borçlandırma suretiyle de verilebilir. (Ek cümle:7/11/2023-7471/10 md.) Başkanlıkça yürütülen uygulamalarda; 775 sayılı Kanuna göre yoksul veya dar gelirli olarak kabul edilenlere verilecek bağımsız bölümlerin paylı mülkiyet esaslarına göre Başkanlık ile hisseli olması durumunda, hak sahibinin dönüşümden önceki taşınmazının tapu kaydında yer alan ipotek, ihtiyati haciz, haciz ve intifa hakkı gibi haklar ve şerhler tapuda sadece hak sahibinin hissesi üzerinde devam ettirilir ve hak sahibinin üzerine kayıtlı ikamet edebileceği konut nitelikli başka bir gayrimenkulu yok ise, hak sahibine, hak sahibi evli ise hak sahibi ve eşine bu bağımsız bölüm üzerinde 4721 sayılı Kanun hükümlerine göre oturma hakkı tanınır.[13] (4) Riskli alanlarda, rezerv yapı alanlarında ve riskli yapıların bulunduğu taşınmazlar üzerinde yapımı gerçekleştirilen bağımsız bölümlerin bedelleri, gerekli görüldüğünde, proje uygulamalarının yapıldığı illerdeki mevcut ekonomik durum, tabii afetin ortaya çıkardığı durumlar, konut rayiç ve enkaz bedelleri ile uygulama alanındaki kişilerin mal varlığı ve geliri göz önünde bulundurularak Cumhurbaşkanı kararı ile yapım maliyetlerinin/rayiç değerinin altında tespit edilebilir ve sosyal donatı ve altyapı harcamaları uygulama maliyetine dâhil edilmeyebilir.[14][15][16] (5) Başkanlık; a) Riskli alanlara, rezerv yapı alanlarına ve riskli yapıların bulunduğu taşınmazlara ilişkin her tür harita, plan, proje, arazi ve arsa düzenleme işlemleri ile toplulaştırma yapmaya,17 b) Bu alanlarda bulunan taşınmazları satın almaya, ön alım hakkını kullanmaya, bağımsız bölümler de dâhil olmak üzere taşınmazları trampaya, taşınmaz mülkiyetini veya imar haklarını başka bir alana aktarmaya, c) Aynı alanlara ilişkin taşınmaz mülkiyetini anlaşma sağlanmak kaydı ile menkul değere dönüştürmeye, ç) Kamu ve özel sektör işbirliğine dayanan usuller uygulamaya, kat veya hasılat karşılığı usulleri de dâhil olmak üzere inşaat yapmaya veya yaptırmaya, arsa paylarını belirlemeye, d) 23/6/1965 tarihli ve 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunundaki esaslara göre paylaştırmaya, payları ayırmaya veya birleştirmeye, 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu uyarınca sınırlı ayni hak tesis etmeye, e) (Ek:29/11/2018-7153/23 md.) Hazine mülkiyetinde olup bu Kanun kapsamında Başkanlığa devredilen taşınmazları; Kanun kapsamında Başkanlıkça kamulaştırılan taşınmazları ve yürütülen uygulamalar neticesinde Başkanlık payına düşen taşınmazları, dönüşüm projeleri özel hesabına gelir elde etmek amacıyla kiralamaya ve satmaya, f) (Ek:29/11/2018-7153/23 md.) Bu Kanun kapsamında kullanılmak üzere hazır konut ve işyeri satın almaya ve bunları devretmeye, g) (Ek:29/11/2018-7153/23 md.) Rezerv yapı alanlarında gelir ve hasılat getirecek her türlü uygulama yapmaya, ğ) (Ek:29/11/2018-7153/23 md.) Parselasyon planlarında, gerekli görülmesi hâlinde varsa ilk uygulamadaki düzenleme ortaklık payı oranını tamamlamak üzere düzenleme ortaklık payı kesintisi yapmaya, yetkilidir. (Değişik cümle:29/11/2018-7153/23 md.) (ç) bendinde belirtilen uygulamalar, Bakanlığın bağlı, ilgili ve ilişkili kurum, kuruluş ve bunların iştirakleriyle ve 4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanununa tabi idareler ile iş birliği içinde veya gerçek kişiler ve özel hukuk tüzel kişileri ile özel hukuka tabi anlaşmalar çerçevesinde de yapılabilir. (Ek cümleler:29/11/2018-7153/23 md.) Kanun kapsamında Başkanlığın tasarrufuna geçen taşınmazlardan hak sahiplerine verilecek olanlar dışındaki taşınmazların kiralanması ve satışı 8/9/1983 tarihli ve 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu hükümlerinden istisnadır. Başkanlık, kiralama ve satış işlemlerine ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir. (Ek cümle:7/11/2023-7471/10 md.) Bu Kanun kapsamında Başkanlığa devredilen Hazine taşınmazları; Bakanlığın bağlı, ilgili ve ilişkili kurum ve kuruluşları ile bunların iştiraklerine, belediyelere ve bunların şirketlerine, kamu kurum ve kuruluşları ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına, belediye ve mücavir alan sınırları içinde olup, 30/3/2014 tarihinden önce üzerinde yapılanma olan taşınmazların öncelikle yapı sahipleri ile bunların kanunî veya akdi haleflerine, 4706 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b), (c), (d) ve (e) bentlerinde sayılanlara rayiç bedel üzerinden; küçük sanayi sitesi yapılmak üzere bu amaçla kurulmuş kooperatiflere ve belediyelere ise, rayiç bedelin yüzde ellisinden az olmaması kaydıyla Başkanlıkça belirlenecek bedel üzerinden, doğrudan satılabilir veya Başkanlıkça belirlenecek bedel üzerinden doğrudan kiralanabilir. (Ek cümleler:10/6/2022-7410/26 md.) (b) bendi uyarınca yapılacak satın alma ve trampada; Başkanlıkça yapılan satın alma/trampa teklifinin malikçe kabul edilmesi durumunda yapılan anlaşmaya ilişkin bir tutanak düzenlenir ve taraflarca imzalanır. Anlaşmaya konu taşınmaz malın tüm hukuki ve fiili vasıfları ile satın alma bedelini, malikin kimlik bilgilerini ve taşınmazların tapuda tesciline veya terkinine dair kabul beyanlarını da ihtiva eden bu tutanak malikin ferağ beyanı ve tapuda Başkanlık adına yapılacak tescilin hukuki sebebi sayılır. Taşınmazın Başkanlık adına tescili veya terkini bu tutanağa istinaden tapu müdürlüğünce resen yapılır. (Ek cümleler:7/11/2023-7471/10 md.) (b) bendinde belirtilen Başkanlığın ön alım hakkı, Başkanlığın/Hazinenin bu Kanun kapsamındaki taşınmazlarda paydaş olup olmadığı ile bu taşınmazlarda paylı veya müstakil mülkiyet olup olmadığına bakılmaksızın, bu taşınmazların tamamen veya kısmen alanda veya parselde malik olanlar dışındaki üçüncü kişilere satışı durumunda kullanılır. Ön alım hakkının kullanılmasına ilişkin usul ve esaslar Başkanlıkça belirlenir. (6) (Değişik:29/11/2018-7153/23 md.) Bakanlık, riskli alanlar, rezerv yapı alanları ve riskli yapıların bulunduğu parsellerdeki uygulamalarda faydalanılmak üzere; özel kanunlar ile öngörülen alanlara ilişkin olanlar da dâhil, her tür ve ölçekteki planlama işlemlerine esas teşkil edecek standartları belirlemeye ve gerek görülmesi hâlinde bu standartları plan kararları ile tayin etmeye veya özel standartlar ihtiva eden planlar ve kentsel tasarım projeleri yapmaya, yaptırmaya ve onaylamaya yetkilidir. (Ek cümleler:7/11/2023-7471/10 md.) Bu Kanun kapsamındaki alanlar ve parsellere ilişkin olarak onaylanan imar ve parselasyon planları, ilgili çevre, şehircilik ve iklim değişikliği il müdürlüğünde on beş gün süreyle ilan edilir. Bu planlara itiraz, ilan süresi içinde ilgili çevre, şehircilik ve iklim değişikliği il müdürlüğüne yapılır ve itirazlar Bakanlıkça beş gün içerisinde değerlendirilir. İtirazların reddedilmesi hâlinde, planlar başkaca bir onay işlemine gerek kalmaksızın red kararı tarihinde kesinleşir. (7) Bu Kanun çerçevesinde dönüştürmeye tabi tutulan taşınmazların, üzerindeki köhnemiş yapılar da dâhil olmak üzere, muhdesatı ile birlikte değer tespiti işlemleri ve dönüşüm ile oluşacak taşınmazların değerlemeleri Başkanlık, TOKİ veya İdarece yapılır veya yaptırılır. (8) Riskli alan ve rezerv yapı alanı dışında olup da bu Kanunun öngördüğü amaçlar bakımından güçlendirilebileceği teknik olarak tespit edilen yapılar için, Cumhurbaşkanınca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde Başkanlıkça dönüşüm projeleri özel hesabından güçlendirme kredisi verilebilir.[17] (9) Bu Kanun uyarınca tesis edilen idari işlemlere karşı tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu uyarınca dava açılabilir. (İptal ikinci cümle: Anayasa Mahkemesinin 1/3/2014 tarihli ve 27/2/2014 tarihli E.: 2012/87 ve K.:2014/41 sayılı Kararı ile.) (…) (10) (İptal: Anayasa Mahkemesinin 1/3/2014 tarihli ve 27/2/2014 tarihli E.: 2012/87 ve K.:2014/41 sayılı Kararı ile.) (Yeniden Düzenleme:4/7/2019-7181/24 md.) Bu Kanun uyarınca gerçekleştirilecek dönüşüm uygulamalarındaki taşınmazlar, gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi veya arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine istinaden yapım işini üstlenen müteahhide devredilmiş ise, malikler adına kat irtifakı kuruluncaya kadar, o yapım işine ait malzeme ve işçilik alacakları hariç olmak üzere, müteahhidin üçüncü kişilere olan borçlarından dolayı bu taşınmazlar hakkında haciz ve tedbir uygulanamaz. Yapım işine başlanmasından itibaren altı ay içerisinde kat irtifakının kurulmaması durumunda, bu taşınmazlar hakkında haciz ve tedbirler uygulanır. (11) Bu Kanun hükümlerine göre Başkanlığa devredilen veya Başkanlığın talebi üzerine TOKİ’ye veya İdareye devredilen taşınmazlar üzerinde bu Kanun kapsamındaki uygulamalara bağlı olarak meydana gelen yeni taşınmazlar Başkanlığın, TOKİ’nin veya İdarenin isteği üzerine, kendileri ile anlaşma sağlanan gerçek kişiler veya mirasçıları ile tüzel kişiler adına tapuya tescil olunur.[18] (12) Bakanlık, bu Kanunda belirtilen iş ve işlemlere ilişkin olarak TOKİ’ye veya İdareye yetki devrine ve bu iş ve işlemlerden hangilerinin TOKİ veya İdare tarafından yapılacağını belirlemeye yetkilidir. (13) (Ek:4/7/2019-7181/24 md.) Bu Kanun kapsamındaki alanlarda ve parsellerde gerçek kişiler ve özel hukuk tüzel kişilerince uygulamada bulunulması durumunda yapım işini üstlenen müteahhitlerin payına düşen bağımsız birimlerin satışı, inşaatın ilerleme seviyesine göre ve İdarenin iznine istinaden yapılabilir. Müteahhit, kendi payına düşen bağımsız birimlerin satışına izin verilmesi için İdareye müracaat eder. İdare, yerinde tespit yaparak veya yapı denetimi sisteminden kontrol ederek inşaatın tamamlanma oranını belirler ve bu oranın yüzde on altındaki oranda müteahhitpayına düşen bağımsız birimlerin satışının yapılabileceğini ilgili tapu müdürlüğüne bildirir. Müteahhit payına düşen bağımsız birimlerin, inşaatın tamamlanma oranında veya bu oranın üstündeki bir oranda satışı için bütün maliklerin muvafakati gerekir. (14) (Ek:4/7/2019-7181/24 md.) Bu Kanun kapsamındaki alanlarda ve parsellerde; oy birliği ile anlaşma sağlanmasından veya hisseleri oranında paydaşların salt çoğunluğu ile karar alınmasından sonra müteahhitten kaynaklanan sebeplerle, bir yıl içinde yeni yapının yapım işine başlanmamış veya yapım işi belirli bir seviyede durdurulmuş ve en az altı aydır projenin bitirilmesini gerektirecek seviyede ekip ve ekipmanla inşai faaliyete devam edilmiyor ise, yapılan sözleşmelerin feshi için hisseleri oranında maliklerin salt çoğunluğu ile karar alınabilir. Bu karar ile birlikte Başkanlığa başvurularak yeni yapının yapım işine başlanıp başlanmadığının veya yapım işinin projenin bitirilmesini gerektirecek seviyedeki ekip ve ekipmanla devam edip etmediğinin tespiti istenir. Başkanlıkça; belirtilen durumların tespit edilmesi hâlinde, müteahhide otuz gün süre verilerek işe başlaması veya devam etmesi gerektiği, aksi takdirde bu sürenin bitim tarihi itibarıyla sözleşmelerin resen feshedileceği ihtar edilir. Bu ihtara rağmen işe başlanmaması veya devam edilmemesi durumunda, ayrıca ihtar çekmeye gerek kalmaksızın otuz günlük sürenin bittiği tarih itibarıyla hak sahipleri ile müteahhit arasında imzalanmış olan inşaat yapımına ilişkin sözleşmeler ilgililerinin muvafakati aranmaksızın resen feshedilmiş sayılır. Fesih sonrasında, taşınmazların siciline şerh edilmiş olan inşaat yapımına ilişkin sözleşmeler maliklerin veya Başkanlığın talebi üzerine terkin edilir. Fesih tarihine kadar yapılmış olan işler, devrolunan hisseler, yapılan ödemeler ve diğer hususlarda genel hukuk hükümleri uygulanır. Fesih tarihine kadar müteahhit tarafından hak sahiplerine yapılan kira yardımı ödemeleri hak sahiplerinden geri talep edilemez. (15) (Ek:7/11/2023-7471/10 md.)[19] Bu Kanun kapsamındaki uygulamalar ile bu uygulamalar için karar alınması ve uygulamaların yürütülmesi konularında Başkanlıkça lisanslandırılacak kuruluşlar faaliyet gösterebilir. Lisanslandırılacak kuruluşlarda, inşaat mühendisi, harita mühendisi, mimar, şehir plancısı, değerleme uzmanı ve hukukçu istihdam edilmesi mecburidir. Lisanslandırılacak kuruluşların haiz olması gereken şartlar, bu kuruluşlarda görev alacak personelin sayısı, niteliği, çalışma usul ve esasları ve diğer hususlar Başkanlıkça hazırlanacak yönetmelik ile belirlenir. Başkanlık bu kuruluşların faaliyetlerini denetlemeye yetkilidir. (16) (Ek:7/11/2023-7471/10 md.) Bu Kanun kapsamındaki yapıların yıktırılmasından sonra arsa haline gelen taşınmazda ortaklığın giderilmesi için 4721 sayılı Kanun hükümlerine göre dava açılabilir. Ancak, ortaklığın giderilmesi için dava açılmış olması, bu Kanun kapsamında hisseleri oranında paydaşların salt çoğunluğu ile karar alınmasına ve bu karara göre işlem yapılmasına engel teşkil etmez. Uygulamaların resen yapılması[20]

Plan kademeleri ve her planın gösterdiği kararlar

3194 sayılı İmar Kanunu m. 5 çerçevesinde planlama kademeleri tanımlanmıştır. Bu kapsamda mekânsal strateji planı; ekonomik, toplumsal ve çevresel yaklaşımları fiziki alana yansıtıp sektörel yönelişleri belirleyen, ülke genelinde ya da bölgesel düzeyde düzenlenen ve raporuyla bütünlük taşıyan üst kademe belgedir. Çevre düzeni planı ise mekânsal strateji hedeflerine uyum gözeterek alt kademedeki planlama kararlarına yön verir; genel arazi kullanım ilkelerini ortaya koyarak bölge, havza veya il ölçeğinde raporu ve hükümleriyle bir arada yürürlüğe konur.

3194 sayılı İMAR KANUNU m. 5Kaynağı aç
Madde 5 – Bu Kanunda geçen terimlerden bazıları aşağıda tanımlanmıştır. Nazım İmar Planı; (Değişik:29/11/2018-7153/10 md.) varsa bölge planlarının mekâna ilişkin genel ilkelerine ve varsa çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklüklerini, nüfus yoğunlukları ve eşiklerini, ulaşım sistemlerini göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, plan hükümleri ve raporuyla beraber bütün olan plandır. Uygulama İmar Planı; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plandır. Yerleşme Alanı; imar planı sınırı içindeki yerleşik ve gelişme alanlarının tümüdür. İmar Adası; imar planındaki esaslara göre meydana gelen adadır. (Ek tanım:5/12/2024-7534/4 md.) İmar Hakkı Aktarımı; 1/1000 ölçekli uygulama imar planının bulunduğu, arazi ve arsa düzenlemesi yapılmış ya da yapılması mümkün olmayan alanlarda, parselin tamamının ya da bir kısmının umumi ve kamu hizmet alanlarında kalması sebebiyle parsel üzerinde özel mülkiyete konu yapılaşma hakkının verilememesi durumunda, verilemeyen emsale esas inşaat hakkının başka parsel ya da parsellere imar planı kararı ile taşınması işlemidir. İmar Parseli; İmar adaları içerisindeki kadastro parsellerinin İmar Kanunu, İmar Planı ve yönetmelik esaslarına göre düzenlenmiş şeklidir. Kadastro Adası; kadastro yapıldığı zaman var olan adadır. Kadastro Parseli; kadastro yapıldığı zaman kadastro adaları içinde bulunan mülkiyeti tescilli parseldir. Yapı; karada ve suda, daimi veya muvakkat, resmi ve hususi yeraltı ve yerüstü inşaatı ile bunların ilave, değişiklik ve tamirlerini içine alan sabit ve müteharrik tesislerdir. Bina; kendi başına kullanılabilen, üstü örtülü ve insanların içine girebilecekleri ve insanların oturma, çalışma, eğlenme veya dinlenmelerine veya ibadet etmelerine yarıyan, hayvanların ve eşyaların korunmasına yarayan yapılardır. (Ek: 14/4/2016-6704/7 md.) Su yolu; imar planı kararıyla yapay olarak oluşturulan ve deniz araçlarıyla ulaşımın sağlandığı su geçididir. İlgili idare; belediye ve mücavir alan sınırları içinde belediye, dışında valiliktir. Bakanlık; Bayındırlık ve İskan Bakanlığıdır. Mücavir Alan; imar mevzuatı bakımından belediyelerin kontrol ve mesuliyeti altına verilmiş olan alanlardır. Çevre düzeni planı; (Değişik:29/11/2018-7153/10 md.) varsa mekânsal strateji planlarının hedef ve stratejilerine uygun olarak yerleşim, gelişme alanları ve sektörlere ilişkin alt ölçek planlarını yönlendiren genel arazi kullanım kararları çerçevesinde ilke ve kriterleri belirleyen, bölge, havza veya il bütününde hazırlanan, plan hükümleri ve raporuyla bir bütün olan plandır. (Ek : 26/4/1989 – 3542/1 md.) Fen adamları; yapı, elektrik tesisatı, sıhhi tesisat ve ısıtma, makine, harita-kadastro ve benzeri alanlarda mesleki ve teknik öğrenim veren en az lise dengi okullardan mezun olmuş veya lise mezunu olup, bir öğretim yılı süreyle bakanlıkların açmış olduğu kursları başarıyla tamamlamış olanlar ile 3308 sayılı Çıraklık ve Meslek Eğitimi Kanununa göre ustalık belgesine sahip olan elemanlardır. (Ek:29/11/2018-7153/10 md.) Mekânsal Strateji Planı; ekonomik, sosyal politikalar ve çevre politikaları ile stratejilerini mekânla ilişkilendirerek fiziki gelişmeyi ve sektörel kararları yönlendiren, ülke bütününde ve gerekli görülen bölgelerde hazırlanan, raporu ile bütün olan plandır. Ayrıca, bu Kanunda adı geçen diğer tanımlar Bakanlıkça hazırlanacak yönetmelikte tarif edilir. İKİNCİ BÖLÜM İmar Planları ile İlgili Esaslar Mekânsal planlama kademeleri:

Nazım imar planı, varsa bölge planının mekâna ilişkin genel ilkelerine ve varsa çevre düzeni planına uygun olarak, halihazır haritalar üzerine ve varsa kadastral durum işlenerek düzenlenir. Arazi parçalarının genel kullanış biçimlerini, yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklüklerini, nüfus yoğunlukları ile eşiklerini ve ulaşım sistemlerini gösterir. Uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olur; plan hükümleri ve raporuyla birlikte bir bütündür.

Uygulama imar planı, tasdikli halihazır haritalar üzerine, varsa kadastral durum işlenmiş olarak ve nazım imar planının esaslarına göre çizilir. Çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bu adaların yoğunluk ve düzenini, yolları, imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntılarıyla gösterir. Kanundaki ilgili idare, belediye ve mücavir alan sınırları içinde belediye, bu sınırlar dışında valiliktir. Mücavir alan, imar mevzuatı bakımından belediyelerin kontrol ve mesuliyeti altına verilmiş alandır.

İmar hakkı aktarımı da m. 5'te tanımlanan ayrı bir planlama işlemidir. 1/1000 ölçekli uygulama imar planının bulunduğu, arazi ve arsa düzenlemesi yapılmış veya yapılması mümkün olmayan alanlarda; parselin tamamı ya da bir kısmı umumi ve kamu hizmet alanında kaldığı için özel mülkiyete konu yapılaşma hakkı verilemediğinde, verilemeyen emsale esas inşaat hakkının imar planı kararıyla başka parsel veya parsellere taşınmasını ifade eder. Bu tanım, aktarım için ayrıca bir başvuru veya itiraz usulü kurmaz.

Hazırlayan idare, kurum görüşü ve onay

Belediye sınırları içindeki nazım ve uygulama imar planlarını ilgili belediye yapar veya yaptırır. Mevcutsa bölge planı ve çevre düzeni planı kararlarına uygunluk sağlanır. Plan, belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe girer. Belediye ve mücavir alan dışında kalan yerlerde planı valilik veya ilgilisi yapar ya da yaptırır; valilik uygun gördüğü takdirde onaylayarak yürürlüğe koyar.

Kamu kurum ve kuruluşları veya plan müellifleri, plana ilişkin görüşleri ilgili kamu kurum ve kuruluşlarından alır. Kurum ve kuruluşlar görüşlerini en geç otuz gün içinde bildirmek zorundadır. Görüş için etüt ve analiz gibi uzun süreli çalışma gerekiyorsa, talep üzerine otuz günü geçmemek üzere ilave süre verilir. Bu süre içinde görüş bildirilmezse plan hakkında olumsuz bir görüş bulunmadığı kabul edilir.

Üst kademe planın kesinlik kazanmasının ardından, ilgili idarenin en geç bir yıl içinde alt kademedeki planları bu üst plana uyumlu duruma getirmesi yasal bir zorunluluktur. Belirtilen bu süre zarfında uyum temin edilmediğinde, üst ölçekli planı onama yetkisini haiz makam en çok altı aylık sürede alt kademe planı resen düzenleyerek onaylar.

Bütün planlar, revizyonlar ve değişiklikler Bakanlığın kurduğu dijital sisteme aktarılmak ve bu sistemden Plan İşlem Numarası temin edilmek mecburiyetindedir. Süreçleri tamamlanarak kesinleşen imar planı nüshası, idaresince Ulusal Coğrafi Bilgi Sistemi Altyapısına arşivlenmesi gayesiyle iletilir. İmar planlarının aleniyeti kanuni ilke olup bu şeffaflığı tesis etmek idarelerin sorumluluğundadır.

Bir aylık ilan, askı yeri ve ek duyuru

Belediye sınırları dahilindeki planlar, onay gününden itibaren belediye başkanlığının belirlediği yerlerde ve idarenin internet sitesinde eş zamanlı olarak bir ay boyunca duyurulur. Belediye ve mücavir alan dışı sahalara ait planlar bakımından da onay işleminden sonra valilikçe belirlenen ilan mahalli ile resmi internet portalında aynı biçimde bir aylık eş zamanlı askı usulü işletilir.

Planların ve plan değişikliklerinin nerede askıya çıktığına ilişkin bilgilendirme ilanı, askı süresiyle eş zamanlı olarak ilgili muhtarlıkların panosunda duyurulur. Ayrıca plan değişikliği hakkında, değişikliğe konu alanda görülebilir biçimde en az iki tabela ile otuz gün süreyle bilgilendirme yapılır. Onaylanmış planlarda yapılacak değişiklikler de ilan ve itirazı kapsayan aynı usule tabidir.

İtirazın nereye yapılacağı ve incelenme süresi

Belediye sınırları içindeki planlara bir aylık ilan süresi içinde itiraz edilebilir. Belediye başkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazları ve planları, belediye meclisi on beş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar. Belediye ve mücavir alan dışındaki planlara da bir aylık ilan süresi içinde itiraz edilebilir; itiraz valiliğe yapılır ve valilik itirazları ile planları on beş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar.

3194 sayılı Kanun m. 8 uyarınca kesinleşen imar planları veya parselasyon planlarına karşı, kesinleşme tarihinden itibaren her halde beş yıl içinde dava açılabilir.

6306 sayılı Kanun kapsamındaki plan, ilan ve itiraz

6306 sayılı Kanun m. 6/6, Bakanlığa sınırlı bir planlama yetkisi verir. Yetki; riskli alan, rezerv yapı alanı ve riskli yapıların bulunduğu parsellerdeki uygulamalarda kullanılmak üzere, özel kanunlardaki alanlar dahil her tür ve ölçekteki planlamaya esas standartları belirlemeyi, gerek görülürse bu standartları plan kararıyla tayin etmeyi veya özel standartlı planlar ile kentsel tasarım projeleri yapmayı, yaptırmayı ve onaylamayı kapsar. Bu yetki, bütün imar planlarının genel hazırlama usulünün yerini almaz.

6306 sayılı Kanun kapsamına giren sahalar ile parsellere dair onaylanan imar ve parselasyon planları, yetkili çevre, şehircilik ve iklim değişikliği il müdürlüğünce on beş gün müddetle askıya çıkarılır. Söz konusu askı müddeti içerisinde itiraz başvuruları aynı il müdürlüğüne yöneltilir ve yapılan itirazlar Bakanlıkça beş günlük sürede ele alınır. İtiraz başvurularının reddi halinde ise planlar ilave bir onama prosedürüne tabi olmaksızın ret kararı tarihi itibarıyla kesinleşir.

6306 sayılı Kanun uyarınca tesis edilen idari işlemlere karşı, tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu uyarınca dava açılabilir. 2577 sayılı Kanun m. 7/1'deki altmış günlük süre, özel kanunda ayrı süre gösterilmeyen haller içindir. 6306 sayılı Kanun otuz günlük özel süre gösterdiğinden, bu Kanun kapsamındaki idari işlemler altmış günlük genel süreye kendiliğinden bırakılamaz.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 7Kaynağı aç
Madde 7 – 1. Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür. 2. Bu süreler; a) İdari uyuşmazlıklarda; yazılı bildirimin yapıldığı, b) Vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarından doğan uyuşmazlıklarda: Tahakkuku tahsile bağlı olan vergilerde tahsilatın; tebliğ yapılan hallerde veya tebliğ yerine geçen işlemlerde tebliğin; tevkif yoluyla alınan vergilerde istihkak sahiplerine ödemenin; tescile bağlı vergilerde tescilin yapıldığı ve idarenin dava açması gereken konularda ise ilgili merci veya komisyon kararının idareye geldiği; Tarihi izleyen günden başlar. 3. Adresleri belli olmayanlara özel kanunlarındaki hükümlere göre ilan yoluyla bildirim yapılan hallerde, özel kanununda aksine bir hüküm bulunmadıkça süre, son ilan tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün sonra işlemeye başlar. 4. İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar. Ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilirler. Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmaz. Sürelerle ilgili genel esaslar

İptal davasında altmış gün ve idari başvuru

2577 sayılı Kanun m. 7 uyarınca özel düzenleme bulunmayan hallerde Danıştay ve idare mahkemelerinde dava açma süresi altmış gündür ve ilanı gereken düzenleyici işlemlerde bu süre ilan tarihini izleyen günden başlar. Yargısal değerlendirmelerde, askı süresinde itiraz edilmemesi halinde son ilan tarihini izleyen günden itibaren altmış gün içinde dava açılması gerektiği belirtilmekle birlikte, bu süre doğrudan iptal istemine ilişkindir.

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2021/2986, K. 2021/2595Kaynağı aç
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2021/2986 E.  ,  2021/2595 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2021/2986 Karar No : 2021/2595 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : …Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACI) : …Malmüdürlüğü VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Adana İli, Kozan İlçesi, …Mahallesi, …ada, …parsel sayılı taşınmazı kapsayan alanda Adana Büyükşehir Belediye Meclisi'nin …tarih … sayılı kararı ile onaylanan Adana-Kozan 4. Etap İlave ve Revizyon Nazım İmar Planı'nın iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla; dava dosyasının ve yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen raporun birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu imar planının 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planına aykırı olduğundan ölçekler arası tutarlılığın sağlanmadığı, taşınmazda öngörülen otogar alanı kullanımının herhangi bir analiz ve çalışma yapılmadan gelişi güzel şekilde planlandığı, planlanan otogar alanının yer seçiminin; arazi yapısı, çevresindeki kullanımlar, alandaki doğal ve yapay eşikler ile ulaşım imkanları yönünden şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına uygun olmadığı, bu nedenlerle dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle imar planının iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti : …Bölge İdare Mahkemesinin …. İdari Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının, imar planı ile taşınmazın kısmen "otogar alanı" kullanımına ilişkin olarak dava açıldığından, İdare Mahkemesi kararının otogar alanı belirlenen kısma ilişkin olduğu sonucuna varılarak belirtilen gerekçe eklenmek suretiyle, hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 21/01/2021 tarih ve E:2018/1221, K:2021/319 sayılı kararıyla; dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planı revizyonun 27/01/2015 – 27/02/2015 tarihleri arasında askıya çıkarıldığı, davacı tarafından 27/02/2015 tarihinde plana itiraz edildiği, askı süresinin son gününü izleyen 60 gün içerisinde davalı idare tarafından bir cevap verilmeyerek 28/04/2015 tarihinde itirazın zımnen reddedildiği, bu durumda izleyen 60 gün içinde, en son 27/06/2015 tarihinde dava açılması gerekirken bu süre geçirildikten sonra 14/07/2015 tarihinde görülmekte olan davanın açıldığı, Uyuşmazlıkta, davacının askı süresi içinde yapmış olduğu itirazın reddine ilişkin işlem davacıya 22/05/2015 tarihinde tebliğ edilmiş ise de, 2577 sayılı Kanunun 11. maddesi uyarınca askı süresinin son gününü izleyen günden itibaren 60 günlük zımnen ret süresi geçtikten sonra idare tarafından verilen cevap dava açma süresini canlandırmayacağından görülmekte olan davada süre aşımı olduğu gerekçesiyle, …Bölge İdare Mahkemesinin …. İdari Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti: …Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla; dava konusu imar planının son haliyle 06/05/2015 – 08/06/2015 tarihleri arasında yeniden ilan edildiği ve bakılan davanın 14/07/2015 tarihinde yasal dava açma süresi içinde açıldığı gerekçesiyle, İdare Mahkemesi kararının taşınmazda otogar alanı belirlenen kısma ilişkin olduğu sonucuna varılarak belirtilen gerekçe eklenmek suretiyle, istinaf başvurusunun reddi yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davanın süresinde açılmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile ısrar kararının Danıştay Altıncı Dairesi kararı doğrultusunda bozulmasının uygun olacağı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY: Mülkiyeti Hazineye ait ve Çukurova Üniversitesine tahsisli olan uyuşmalığa konu taşınmaz, dava konusu edilen 1/5000 ölçekli nazım imar planında kısmen otogar alanı, kısmen üniversite alanı belirlenmiş, davacı tarafından askı süresi içinde imar planına itiraz edilerek, taşınmazın tamamının üniversite alanı belirlenmesi talep edilmiştir. İmar planına askıda yapılan itirazların değerlendirildiği Adana Büyükşehir Belediye Meclisi'nin …tarih ve …sayılı kararı ile; itirazların kısmen kabulüne, kısmen de davacının itirazını da kapsayan şekilde reddine karar verilmiş, itirazın reddine dair anılan karar, davalı idarenin …tarih ve …sayılı yazısı ile davacı tarafa bildirilmiştir. Bunun üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Dava Açma Süresi" başlıklı 7. maddesinde dava açma süresinin, özel kanunlarda ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay'da ve idare mahkemelerinde altmış gün olduğu, ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı; yine aynı Kanun'un "Üst Makamlara Başvurma" başlıklı 11. maddesinde; ilgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebileceği, bu başvurunun, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durduracağı, altmış gün içinde bir cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı, isteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması hâlinde dava açma süresinin yeniden işlemeye başlayacağı ve başvurma tarihine kadar geçmiş sürenin de hesaba katılacağı kurala bağlanmıştır. İmar planları yönünden özel kanun olan 3194 sayılı İmar Kanunu'nun "Planların Hazırlanması ve Yürürlüğe Konulması" başlıklı 8. maddesinin işlem tarihinde yürürlükte olan (b) bendinde ise, "İmar Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planları ilgili belediyelerce yapılır veya yaptırılır. Belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe girer. Bu planlar onay tarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde bir ay süre ile ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir. Belediye başkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisi onbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar." kuralı yer almaktadır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda yer verilen maddelerin birlikte değerlendirilmesinden, imar planlarına karşı, bir aylık askı süresi içinde 2577 sayılı Yasanın 11. maddesi kapsamında başvuruda bulunulması ve bu başvuruya idari dava açma süresinin başlangıç tarihi olan son ilan tarihinden itibaren 60 gün içinde cevap verilmeyerek isteğin reddedilmiş sayılması halinde, bu tarihi takip eden 60 günlük dava açma süresi içinde veya son ilan tarihini izleyen 60 gün içinde cevap verilmek suretiyle isteğin reddedilmesi halinde bu cevap tarihinden itibaren 60 günlük dava açma süresi içinde idari dava açılabileceği sonucuna varılmaktadır. Dosyanın incelenmesinden, dava konusu nazım imar planının 27/01/2015- 27/02/2015 tarihleri arasında askıya çıkarılmak suretiyle ilan edildiği, bir aylık askı süresi içinde davacı tarafından 27/02/2015 tarihinde imar planına itiraz edildiği, itirazların değerlendirilmesine dair …tarih ve …sayılı Adana Büyükşehir Belediye Meclisi kararı ile davacının itirazının reddine karar verilerek, bu kararın 06/05/2015-08/06/2015 tarihleri arasında yeniden askıya çıkarıldığı; bu arada, davalı idare tarafından itirazın reddedildiğine dair belediye meclisi kararının …tarih ve …sayılı yazı ile davacı idareye bildirilmesi üzerine, 14/07/2015 tarihinde bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, imar planına askıda yapılan itiraza askı süresinin son gününü izleyen 60 gün içerisinde davalı idare tarafından bir cevap verilmeyerek 28/04/2015 tarihinde itirazın zımnen reddedildiği, bu durumda zımni ret süresini takip eden 60 gün içinde ve en son 27/06/2015 tarihinde dava açılması gerekirken bu süre geçirildikten sonra, 14/07/2015 tarihinde açılan davada süre aşımı bulunmakta olup, itirazın reddine dair belediye meclisi kararının sonradan davacıya bildirilmesinin dava açma süresini canlandırmayacağı açıktır. Bu itibarla, temyize konu ısrar kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne; 2….Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı ısrar kararının BOZULMASINA, 3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın …Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 24/11/2021 tarihinde kesin olarak oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY X- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesinde; "Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür" hükmü yer almaktadır. Aynı Kanun'un 11. maddesinde; "İlgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebilir. Bu başvurma, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur. Altmış gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır." hükmüne yer verilmiştir. İmar planları yönünden özel kanun olan 3194 sayılı İmar Kanunu'nun "Planların Hazırlanması ve Yürürlüğe Konulması" başlıklı 8. maddesinin işlem tarihinde yürürlükte olan (b) bendinde ise, "İmar Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planları ilgili belediyelerce yapılır veya yaptırılır. Belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe girer. Bu planlar onay tarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde bir ay süre ile ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir. Belediye başkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisi onbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar." kuralı yer almaktadır. Yukarıda yer verilen Kanun hükmü uyarınca, bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebileceği, belediye başkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisinin onbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlayacağı, onaylanmış planlarda yapılacak değişikliklerin de bu usule tabi olduğu açık olup, … tarih ve … sayılı meclis kararıyla onaylanan 1/5.000 ölçekli ilave ve revizyon nazım imar planına yapılan itirazların değerlendirilmesine yönelik …tarih ve …sayılı Adana Büyükşehir Belediye Meclisi kararı ile onaylanarak 06/05/2015-08/06/2015 tarihleri arasında askıya çıkarılan planın yeni bir plan niteliğinde olduğunun kabulü ile dava açma süresinin bu durum dikkate alınarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu itibarla, davacı parseline yönelik herhangi bir değişiklik içermemesine karşın …tarih ve …sayılı kararla onanan imar planına yapılan itirazların değerlendirilmesi sonucu askıya çıkarılan …tarih ve …sayılı yeni imar planına askıda itiraz edilmediğinden, hem son ilan tarihi olan 08/06/2015 gününden ve hem de itirazın reddine ilişkin işlemin davacıya tebliğinden itibaren 60 gün içerisinde açılan davada süreaşımı bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenle, davalı idarenin temyiz isteminin reddi ile ısrar kararının onanması ve işin esası incelenmek üzere dosyanın Dairesine gönderilmesi gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.
Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2021/3079, K. 2021/2594Kaynağı aç
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2021/3079 E.  ,  2021/2594 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2021/3079 Karar No : 2021/2594 TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- … Turizm ve Tanıtma Derneği … 17- …Vakfı VEKİLİ :Av. … 18- …Odası …Şubesi VEKİLLERİ :Av. …-Av. … KARŞI TARAF (DAVALI) : …Bakanlığı VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU :Danıştay Altıncı Dairesinin 20/05/2021 tarih ve E:2021/916, K:2021/6516 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından 27/08/2015 tarihinde onaylanan Antalya-Burdur-Isparta Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı'nın iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 20/05/2021 tarih ve E:2021/916, K:2021/6516 sayılı kararıyla; davacılar tarafından 27/08/2015 tarihinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca onaylanan Antalya-Burdur-Isparta Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının askıya çıkarılması üzerine son ilan tarihinden itibaren 60 gün içinde dava açılması gerekirken, bu süre geçirilerek 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planının uygulama işlemi niteliğinde olmayan Çevre ve Şehircilik Bakanlığının 29/05/2020 tarih ve 108137 sayılı kararıyla onaylanan 1/25.000 ölçekli nazım imar planının askıya çıkarılması üzerine, 02/09/2020 tarihinde açılan davanın süreaşımı yönünden incelenme olanağı bulunmadığı gerekçesiyle davanın süreaşımı yönünden reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacılar tarafından, uygulama işlemi niteliğindeki alt ölçekli imar planı ile birlikte 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planına karşı süresinde dava açıldığı, daha önce aynı şekilde 1/25.000 ölçekli nazım imar planı ile birlikte dayanağı 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planının iptali istemiyle Danıştay Altıncı Dairesinin E:2016/4013 sayılı dosyası üzerinden açılan davada, dilekçe ret veya süre ret kararı verilmeden dosyanın esası yönünden 03/02/2021 tarihinde karar verildiği halde, görülmekte olan davada çelişkili şekilde davanın süreaşımı yönünden reddine karar verilmesinde hukuka uyarlık olmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Altıncı Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Daire kararının bozulmasının uygun olacağı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Antalya İli, Kaş İlçesi, …Yarımadası Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı Limanağzı Bölgesi 3. Derece Doğal Sit Alanına ilişkin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın 29/05/2020 tarih ve 108137 sayılı kararıyla onaylanan 1/25000 ölçekli nazım imar planı, 09/06/2020 – 08/07/2020 tarihleri arasında askıya çıkarılmış, anılan imar planına davacılar tarafından askı süresi içerisinde itirazda bulunulmamış olup, 1/25000 ölçekli nazım imar planı ile dayanağı 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planının iptali istemiyle 02/09/2020 tarihinde Danıştay Altıncı Dairesinin E:2020/8282 sayılı dosyasında dava açılmıştır. Anılan dosyada, Danıştay Altıncı Dairesinin 19/10/2020 tarih ve E:2020/8282, K:2020/9597 sayılı kararıyla, 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planının görüm ve çözüm yerinin Danıştay, 1/25000 ölçekli nazım imar planının ise İdare Mahkemesi olduğu, ayrı yargı yerlerince değerlendirilerek sonuçlandırılması gereken söz konusu işlemlere karşı aynı dilekçeyle dava açılmasına olanak bulunmadığı gerekçesiyle dava dilekçesinin reddine karar verilmiştir. Bunun üzerine, 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planının iptali istemiyle 26/01/2021 tarihinde Antalya İdare Mahkemesinin kayıtlarına giren yenileme dilekçesiyle temyizen incelenen dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT : 2577 sayılı Kanunu'nun "Dava açma süresi" başlıklı 7. maddesinin dördüncü fıkrasında; "İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar. Ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilirler. Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmaz." hükmüne, aynı Kanun'un, "Üst makamlara başvurma" başlıklı 11. maddesinde; "İlgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebilir. Bu başvurma, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur." hükmüne yer verilmiştir. 3194 sayılı İmar Kanunu'nun "Tanımlar" başlıklı 5. maddesinin birinci fıkrasında ise; "Nazım İmar Planı; varsa bölge planlarının mekâna ilişkin genel ilkelerine ve varsa çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklüklerini, nüfus yoğunlukları ve eşiklerini, ulaşım sistemlerini göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, plan hükümleri ve raporuyla beraber bütün olan plandır." kuralı yer almıştır. Aynı Kanun'un, "Planların hazırlanması ve yürürlüğe konulması" başlıklı 8. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ise; "İmar Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planları ilgili belediyelerce yapılır veya yaptırılır. Belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe girer. Bu planlar onay tarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlı olarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir. Belediye başkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisi onbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar." hükmünü içermektedir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda yer verilen imar mevzuatı ile 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesi ve üst makamlara başvurmayı düzenleyen 11. maddesi birlikte değerlendirildiğinde, imar planlarına karşı, bir aylık askı süresi içinde 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi kapsamında başvuruda bulunulması ve bu başvuruya idari dava açma süresinin başlangıç tarihi olan son ilan tarihinden itibaren altmış gün içinde cevap verilmeyerek isteğin reddedilmiş sayılması halinde, bu tarihi takip eden altmış günlük dava açma süresi içinde veya son ilan tarihini izleyen altmış gün içinde cevap verilmek suretiyle isteğin reddedilmesi halinde bu cevap tarihinden itibaren altmış günlük dava açma süresi içinde idari dava açılabileceği; imar planlarına askı süresi içinde bir itirazda bulunulmamış ise, davanın, 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesi uyarınca imar planının son ilan tarihini izleyen günden itibaren altmış gün içinde açılması gerektiği, ancak bu süreler içerisinde dava açılmamış olması halinde imar planının uygulanmaya konulması ile birlikte uygulama işlemi üzerine işlem ile birlikte imar planına veya doğrudan işlemin dayanağı olan imar planına karşı yeniden dava açma hakkının bulunduğu ve bu aşamada dava açma süresinin uygulama işleminin süresine tâbi olduğu hususlarında tartışma bulunmamaktadır. Yargısal içtihatlarda, imar planları, ilanı gereken genel düzenleyici işlem olarak kabul edilmiş olduğundan, uygulama işlemi olduğu öne sürülerek işlemin dayanağı imar planının iptalinin istenilmesi halinde planların uygulama işlemlerinin kapsamının ve buna göre de dava açma sürelerinin belirlenmesi gerekmektedir. Çevre düzeni planları, ülke ve bölge plan kararlarına uygun olarak konut, sanayi, tarım, turizm, ulaşım gibi yerleşme ve arazi kullanılması kararlarını belirleyen planlar olup; bu planlar ile belirlenen ana kararların alt ölçekli imar planları olmaksızın uygulamaya geçirilmesi mümkün değildir. Planlama sürecinde de nazım imar planının öncelikle yapılarak çevre düzeni planı ile uyumlu hazırlanmak suretiyle arazinin genel kullanış biçimi, nüfus yoğunluğu, yapı yoğunluğu, ulaşım gibi konular belirlenecektir. İmar planları arasındaki bu hiyerarşik ilişki, diğer düzenleyici işlemlerden farklı olup; alt ölçekli planların, üst ölçekli planların uygulanması amacıyla tesis edildiği açıktır. Bu hususlar dikkate alındığında; alt ölçekli plan (düzenleyici işlem olmakla birlikte), üst ölçekli planın uygulama işlemi niteliğinde olduğundan, nazım imar planı yapıldıktan sonra bu plan ile birlikte üst ölçekli planın da iptali istemiyle dava açılabileceği sonucuna varılmaktadır. Aksi halde nazım imar planlarının çevre düzeni planına uygun tesis edilmiş olması durumunda uygulama programlarını doğrudan etkilemesine karşın bu planların iptali için açılan davalarda işin esasının incelenmesi suretiyle yargısal denetim yapılamayacaktır. Dosyanın incelenmesinden, dava konusu 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planının uygulama işlemi niteliğindeki Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın …tarih ve …sayılı kararıyla onaylanan 1/25000 ölçekli nazım imar planı, 09/06/2020 – 08/07/2020 tarihleri arasında askıya çıkarılmış, imar planına davacılar tarafından askı süresi içerisinde itirazda bulunulmamıştır. Askı süresinin son gününden itibaren altmış gün içinde söz konusu planın yanı sıra dayanağı 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planına karşı da, yasal dava açma süresi içinde 02/09/2020 tarihinde dava açıldığı anlaşıldığından, 1/100.000 ölçekli imar planının iptali istemiyle açılan bu davada süreaşımı bulunmamaktadır. Bu durumda, 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planına yönelik olarak uyuşmazlığın esasına girilerek yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacıların temyiz istemlerinin kabulüne; 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin Danıştay Altıncı Dairesinin temyize konu 20/05/2021 tarih ve E:2021/916, K:2021/6516 sayılı kararının BOZULMASINA, 3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Danıştay Altıncı Dairesine gönderilmesine, 4. Kesin olarak, 24/11/2021 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY X- Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden; Danıştay Altıncı Dairesince verilen kararın usul ve hukuka aykırı bulunmadığı, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, temyiz isteminin reddi ile temyize konu kararın onanması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.

2577 sayılı Kanun m. 11 uyarınca ilgililer, idari dava açma süresi içinde işlemin kaldırılmasını, geri alınmasını, değiştirilmesini veya yeni bir işlem tesisini talep edebilir. Yapılan bu başvuru işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurur. Kanunun güncel metnine göre idarece otuz gün içinde cevap verilmediği takdirde istek zımnen reddedilmiş sayılır; isteğin açıkça veya zımnen reddedilmesi üzerine durmuş olan süre kaldığı yerden işlemeye başlar ve başvuru tarihine kadar geçen süre hesaba katılır.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 11Kaynağı aç
Madde 11 – 1. İlgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebilir. Bu başvurma, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur. 2. Otuz gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır.[8] 3. İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır. 4. (Mülga: 10/6/1994-4001/6 md.) İptal ve tam yargı davaları:

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun E. 2021/2986, K. 2021/2595 sayılı kararında çoğunluk, somut uyuşmazlığın gerçekleştiği dönemdeki kuralları değerlendirerek bir aylık askı içinde yapılan m. 11 başvurusuna son ilan tarihinden itibaren altmış gün içinde cevap verilmemesini zımni ret saymış ve takip eden altmış gün içinde dava açılabileceğini kabul etmiştir. Ancak bu kararda uygulanan altmış günlük cevap süresi ile 2577 sayılı Kanun m. 11/2 hükmündeki otuz günlük kanuni zımni ret kuralı arasında farklılık bulunmaktadır; zımni ret süresinin hesabı değerlendirilirken bu iki farklı ölçü birlikte göz önünde bulundurulmalıdır.

Aynı uyuşmazlıkta plan 27 Ocak 2015 ile 27 Şubat 2015 arasında askıya çıkarılmış, itiraz 27 Şubat 2015 tarihlidir. Çoğunluk, itirazın 28 Nisan 2015'te zımnen reddedildiğini, davanın en son 27 Haziran 2015'e kadar açılması gerekirken 14 Temmuz 2015'te açıldığını ve süre aşımı bulunduğunu kabul etmiştir. İtirazın reddine ilişkin belediye meclisi kararının sonradan davacıya bildirilmesi, çoğunluk gerekçesine göre zımni ret üzerine kaçırılan dava açma süresini canlandırmaz. Karşı oy farklı sonuca varmıştır; bu sonuç, dosyanın tarihleri ve çoğunluk gerekçesiyle sınırlıdır.

Uygulama işlemiyle birlikte üst ölçekli plana dava

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu E. 2021/3079, K. 2021/2594 sayılı kararının çoğunluğuna göre, askı itirazı veya son ilan üzerine öngörülen sürelerde dava açılmamış olması, planın uygulanmaya konulmasından sonra yeni bir dava imkânını ortadan kaldırmaz. Uygulama işlemi üzerine, işlemle birlikte imar planına veya işlemin dayanağı olan imar planına yeniden dava açılabilir. Bu aşamadaki süre, uygulama işleminin süresine bağlıdır. Hangi işlemin uygulama işlemi sayılacağı, kararda planların kademesine göre sınırlandırılmıştır.

Çoğunluk, çevre düzeni planındaki ana kararların alt ölçekli imar planları olmadan uygulamaya geçirilemeyeceğini kabul etmiştir. Alt ölçekli plan düzenleyici işlem olmakla birlikte, üst ölçekli planın uygulama işlemi niteliğindedir. Bu nedenle nazım imar planı yapıldıktan sonra, bu planla birlikte üst ölçekli çevre düzeni planının da iptali istenebilir. Değerlendirme, kararda açıklanan plan hiyerarşisi ve somut 1/25.000 ile 1/100.000 ölçek ilişkisi kapsamındadır; karşı oy karara katılmamıştır.

Bu uyuşmazlıkta 1/25.000 ölçekli plan 9 Haziran 2020 ile 8 Temmuz 2020 arasında askıya çıkarılmış ve askıda itiraz edilmemiştir. Askının son gününden itibaren altmış gün içinde, 2 Eylül 2020'de hem bu plana hem dayanağı 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planına dava açılmıştır. Kurul çoğunluğu, 1/100.000 ölçekli plan bakımından süre aşımı bulunmadığı sonucuna varmıştır. Sonuç, anılan askı ve dava tarihleriyle sınırlıdır.

Danıştay Altıncı Dairesinin E. 2021/9363, K. 2022/9943 sayılı kararında da 1/1000 ölçekli uygulama imar planı, 1/5000 ölçekli nazım imar planının uygulaması niteliğinde görülmüştür. Uygulama imar planına karşı süresi içinde açılan davada nazım imar planına karşı da dava açılabileceğinden, önündeki uyuşmazlıkta süre aşımı bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Bu sonuç, kararda bağlantısı kurulan uygulama imar planı davasıyla sınırlıdır ve tek bir olayın bütün plan davalarına uygulanacak genel kuralı haline gelmez.

Danıştay 6. Daire, E. 2021/9363, K. 2022/9943Kaynağı aç
Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2021/9363 E.  ,  2022/9943 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2021/9363 Karar No : 2022/9943 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVALI) : … Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU: Danıştay Altıncı Dairesinin 13/05/2020 tarih ve E:2015/8686, K:2020/4244 sayılı bozma kararına uyularak verilen … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: İstanbul ili, Çatalca ilçesi, … Mahallesi, … pafta, … sayılı parseli kapsayan alanda yapılan 15.06.2012 onay tarihli 1/5000 ölçekli … Mahallesi Revizyon Nazım İmar Planı ile davacı tarafından askı süresi içinde yapılan itirazın reddine ilişkin 02.04.2013 tarihli işlemin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Temyize konu kararda; dosyadaki bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu taşınmaz yönünden imar planında belirlenen park işlevinin şehircilik ilkelerine, planlama tekniklerine, kamu yararına ve kentsel yerleşmenin şimdiki ve gelecekteki durumuna uygun bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacının maliki olduğu İstanbul ili, Çatalca ilçesi, … Mahallesi, … pafta, … parsel sayılı taşınmazı kapsayan alanda yapılan 15.06.2012 onay tarihli 1/5000 ölçekli … Mahallesi Revizyon Nazım İmar Planının 13.07.2012-13.08.2012 tarihleri arasında askıya çıkarıldığı, davacı tarafından taşınmazın orta kısmının park alanı olarak belirlenmesinin mağduriyetine neden olduğu gerekçesiyle askı süresi içerisinde yapılan itirazın … tarih, … sayılı belediye meclisi kararıyla reddedilmesi ve bu kararın 02.04.2013 tarihli yazı ile davacıya tebliğ edilmesi üzerine 15.06.2012 onay tarihli 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile itirazın reddine dair 02.04.2013 tarihli işlemin iptali istemiyle görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7.maddesinde, ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı, ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililerin düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilecekleri hüküm altına alınmakla, ilanı gereken düzenleyici işlemler yönünden ilgililere uygulama üzerine dava açma olanağı tanındığı tartışmasızdır. 3194 sayılı İmar Kanununun 5.maddesinde, uygulama imar planı; "tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan" olarak tanımlanmıştır. Aynı Kanununun 8.maddesinin 1.fıkrasının (b) bendinde, imar planlarının, nazım imar planı ve uygulama imar planından meydana geldiği, mevcut ise bölge planı ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planlarının ilgili belediyelerce yapılacağı veya yaptırılacağı, planların, belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe gireceği, bu planların onay tarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlı olarak ilan edileceği, bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebileceği, belediye başkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazların ve planların belediye meclisince on beş gün içinde incelenerek kesin karara bağlanacağı, onaylanmış planlarda yapılacak değişikliklerin de yukarıdaki usullere tabi olduğu hükümlerine yer verilmiştir. İmar mevzuatı ve 2577 sayılı Yasanın 7.maddesi ile üst makamlara başvurmayı düzenleyen 11.maddesi hükümleri karşısında, imar planlarına karşı, bir aylık askı süresi içinde 2577 sayılı Yasa'nın 11.maddesi kapsamında başvuruda bulunulması ve bu başvuruya idari dava açma süresinin başlangıç tarihi olan son ilan tarihinden itibaren, işlem tarihi itibariyle, 60 gün içinde cevap verilmeyerek isteğin reddedilmiş sayılması halinde, bu tarihi takip eden 60 günlük dava açma süresi içinde veya son ilan tarihini izleyen 60 gün içinde cevap verilmek suretiyle isteğin reddedilmesi halinde bu cevap tarihinden itibaren 60 günlük dava açma süresi içinde idari dava açılabileceği; imar planlarına askı süresi içinde bir itirazda bulunulmamış ise, davanın, 2577 sayılı Yasanın 7.maddesi uyarınca imar planının son ilan tarihini izleyen günden itibaren 60 gün içinde açılması gerektiği, ancak bu süreler içerisinde dava açılmamış olması halinde imar planının uygulanmaya konulması ile birlikte uygulama işlemi üzerine işlem ile birlikte imar planına veya doğrudan işlemin dayanağı olan imar planına karşı yeniden dava açma hakkının bulunduğu ve bu aşamada dava açma süresinin uygulama işleminin süresine tabi olduğunda tartışma bulunmamaktadır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dosyanın ve Dairemizin 21/11/2022 tarih ve E:2021/5173 K:2022/9942 sayılı kararının birlikte incelenmesinden, davacının maliki olduğu İstanbul ili, Çatalca ilçesi, … Mahallesi, … Civarı, … pafta, … parsel sayılı taşınmazı kapsayan alanda yapılan 21.07.2014 onay tarihli 1/1000 ölçekli … Mahallesi Uygulama İmar Planının iptali istemiyle açılan davada, … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş, bu karar Dairemizin 22/10/2020 tarih ve E:2016/9257, K:2020/9941 sayılı kararı ile bozulmasına karar verilmiş, bu karara karşı yapılan kararın düzeltilmesi istemi de Dairemizin 21/11/2022 tarih ve E:2021/5173 K:2022/9942 sayılı kararı ile kabul edilerek Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Her ne kadar, dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planı 13/07/2012-13/08/2012 tarihleri arasında askıya çıkarılmış ve bu işleme karşı da 03/06/2013 tarihinde bakılan dava açılmış ise de, 1/1000 ölçekli uygulama imar planı, 1/5000 ölçekli nazım imar planının uygulaması niteliğinde olduğundan 1/1000 ölçekli uygulama imar planına karşı süresi içinde açılan davada, 1/5000 ölçekli nazım imar planına karşı da dava açılabileceğinden önümüzdeki uyuşmazlıkta süre aşımı bulunmamaktadır. Bu durumda, yukarıda anılan 1/1000 ölçekli … Mahallesi Uygulama İmar Planı dava konusu 1/5000 ölçekli Çatalca … Mahallesi Revizyon Nazım İmar Planının uygulaması niteliğinde olduğundan …. İdare Mahkemesince yukarıda anılan bozma kararı üzerine verilecek karara göre önümüzdeki uyuşmazlık hakkında yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1.2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne, 2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin temyize konu … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 4. 2577 sayılı Kanunun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere 21/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
İmar planına askıda itiraz etmek zorunlu mudur?

Bir aylık ilan süresi içinde itiraz edilebilir; mevzuatta itiraz dava şartı olarak düzenlenmemiştir. İtiraz yoluna gidilmediğinde son ilan tarihini izleyen günden itibaren altmış gün içinde doğrudan dava açılması yönünde yargı kararları bulunmakla birlikte, planın tatbik edilmesi üzerine tesis edilen uygulama işlemi süresi içinde dayanak plana karşı da dava hakkı mevcuttur.

Riskli alan planında ilan ve itiraz süresi kaç gündür?

6306 sayılı Kanun kapsamındaki alan ve parsellere ilişkin imar ve parselasyon planları, ilgili il müdürlüğünde on beş gün süreyle ilan edilir. İtirazlar bu ilan süresinde il müdürlüğüne iletilir ve Bakanlıkça beş gün içinde değerlendirilir; yapılan itirazların reddedilmesi halinde planlar ret kararı tarihinde kesinleşir.

Kesinleşen imar planına karşı azami dava süresi var mıdır?

3194 sayılı İmar Kanunu m. 8 uyarınca kesinleşen imar planları veya parselasyon planlarına karşı kesinleşme tarihinden itibaren her halde beş yıl içinde dava açılabilir. Kanunda bu sürenin daha önce kesinleşen planlar bakımından işleyişine veya uygulama işlemleriyle ilişkisine dair ayrıntılı bir geçiş kuralı yer almamaktadır.

İdari başvuruda cevap gelmezse süre nasıl işler?

2577 sayılı Kanun m. 11'e göre otuz gün içinde cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. Ret veya reddedilmiş sayılma üzerine dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvuruya kadar geçen süre hesaba katılır. Başvuru, daha önce işlemeye başlamış süreyi durdurur.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu