Sağlık hizmeti sunumunda ortaya çıkan hatalı teşhis, tedavi veya estetik operasyonlar neticesinde bireylerin yaşadığı psikolojik sarsıntılar ve ruhsal travmalar; olayın somut niteliğine göre haksız fiil sorumluluğu, sözleşmeye aykırılık ya da kişilik haklarının zedelenmesi temellerine dayanılarak maddi ve manevi tazminat taleplerine konu edilebilir. Bu tür hukuka aykırı fiiller bireyin onur, beden ve ruh bütünlüğü ile manevi varlığı üzerindeki zararlar kapsamında değerlendirilir.
Ruhsal Travmanın Maddi Tazminat Kapsamı
Ruhsal travmanın bedensel bütünlüğe verilen bir zarar olarak nitelendirildiği uyuşmazlıklarda, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54. maddesinde belirtilen bedensel zarar kalemleri talep edilebilir. İlgili hüküm çerçevesinde bedensel zararlar; mağdurun katlandığı tedavi giderleri, yoksun kaldığı kazanç kaybı, çalışma gücünün kısmen ya da tamamen kaybedilmesinden doğan zararlar ile ekonomik geleceğin sarsılmasından kaynaklanan kayıplardan oluşur.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 54Kaynağı aç
Meydana gelen bedensel zararın kapsam ve boyutunun hüküm anında kesin olarak belirlenemediği durumlarda, 6098 sayılı Kanun'un 75. maddesi hâkime önemli bir takdir alanı sunar. Bu düzenleme gereğince hâkim, kararın kesinleşme tarihinden itibaren iki yıllık süre boyunca tazminat hükmünü değiştirme yetkisini saklı tutabilir. Bu olanak, travmaya dayalı zararların zaman içerisinde artması veya etkilerinin sonradan kesinleşmesi ihtimalinde zararın tam olarak karşılanmasını amaçlar.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 75Kaynağı aç
Manevi Tazminatın Hukuki Niteliği ve Belirlenme Ölçütleri
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56. maddesi uyarınca bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda hâkim, olayın özelliklerini göz önünde tutarak zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde ise kanun koyucu, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilmesini düzenlemiştir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 56Kaynağı aç
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/2450, K. 2025/928Kaynağı aç
Hukuk düzeninde manevi tazminat bir ceza yaptırımı veya malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanması niteliğinde olmayıp; asıl işlevi kişinin sosyal, fiziksel ve duygusal kişilik değerlerine yönelen saldırıyı gidermek, bozulan manevi dengeyi bir ölçüde eski haline getirmek ve bizzat çekilen acı ile elemi hafifletmektir. Zarar gören kişi, yaşadığı elem ve ızdırabın giderilmesi amacıyla öngördüğü tutarı belirterek talepte bulunabilir. Tazminat miktarı, zarara uğrayan kişide hedeflenen doyum ve manevi huzur etkisini sağlamak için gerekli olan ölçüde tespit edilir.
Maddi zararlardan farklı olarak manevi tazminatta kesin bir matematiksel hesaplama yapılamaz. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesindeki takdir yetkisi çerçevesinde hâkim; somut olayın niteliğini, kusurun ağırlığını, tarafların ekonomik ve sosyal durumlarını, paranın satın alma gücünü, zararın kalıcılığını ve mağdurun duyduğu veya ileride duyacağı elem ve ızdırabı gözeterek nesnel ölçülere göre gerekçelendirilmiş bir miktara hükmeder.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 4Kaynağı aç
Kişilik Hakkının Zedelenmesi ve Manevi Giderim Yolları
6098 sayılı Kanun'un 58. maddesinin birinci fıkrası uyarınca kişilik hakkı hukuka aykırı şekilde ihlal edilen kişi, maruz kaldığı manevi zararın giderilmesi gayesiyle parasal tazminat isteyebilir. Bireyin ruh sağlığı, vücut tamlığı, şeref ve özel yaşam alanı kişilik hakkı kapsamına dahil olduğundan, hatalı müdahaleler neticesinde ortaya çıkan psikolojik çöküntüler bu madde çerçevesinde ileri sürülebilir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 58Kaynağı aç
Kişilik hakkı tecavüze uğrayan mağdurun manevi tatmini yalnızca parasal tazminat ile sınırlandırılmamıştır. 6098 sayılı Kanun'un 58. maddesinin ikinci fıkrası gereğince hâkim, para yerine veya bu tazminatın yanında başka bir giderim biçimi belirleyebilir. Bu doğrultuda hâkim somut duruma göre özellikle haksız saldırıyı kınayan bir karar tesis edebilir ve bu kınama kararının yayımlanmasına hükmedebilir.
Estetik Operasyonlarda Eser Sözleşmesi ve Ayıp Sorumluluğu
Estetik amaçlı tıbbi müdahaleler, klasik hekimlikteki vekâlet ilişkisinden farklı olarak 6098 sayılı Kanun'un 470. maddesi kapsamında eser sözleşmesi niteliğinde kabul edilir. Vekâlet akdinde yalnızca özenli bir iş görme borcu bulunurken, eser sözleşmesinde hekim veya klinik belli bir sonucu meydana getirmeyi ve kişiye sağlıklı bir estetik görünüm kazandırmayı taahhüt eder. Bu kapsamda yüklenici hekim, kullandığı yöntem ne olursa olsun ortaya çıkan eseri ayıpsız şekilde meydana getirmekle yükümlüdür.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2021/4602, K. 2022/3189Kaynağı aç
Eser sözleşmesinde yüklenicinin 6098 sayılı Kanun'un 475. maddesine göre ayıptan sorumlu tutulabilmesi için ayrıca kusurlu olması şartı aranmaz. Yapılan estetik müdahalenin kararlaştırılan amaca ulaşıp ulaşmadığı ve ayıplı yapılıp yapılmadığı esas alınır. İş sahibi ayıba karşı sözleşmeden dönme, bedelden indirim veya ücretsiz onarım seçimlik haklarından birini kullanabileceği gibi, zarar görmesi şartıyla genel hükümlere göre tazminat talep etme hakkını da bu haklarla birlikte ileri sürebilir.
Avrupa Biyotıp Sözleşmesi'nin 4. maddesi uyarınca estetik operasyonlar dahil olmak üzere sağlık alanındaki her türlü müdahalenin mesleki yükümlülüklere ve tıbbi standartlara uygun yapılması zorunludur. Tıbbi standart; hekimin amacına ulaşması için gerekli, denenmiş ve bilinen temel meslek kurallarını kapsar. Estetik müdahale sonrasında yaşanan komplikasyon ve görünüm bozukluğunun yanı sıra ortaya çıkan ruhsal sıkıntılar ve bozulan psikolojiye dair iddialar, kişinin mesleki gelir ve yaşam koşullarıyla birlikte manevi tazminat talebinde değerlendirilebilir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/3906, K. 2025/315Kaynağı aç
Aydınlatılmış Onam Eksikliği ve Komplikasyon Yönetimi
Tıbbi müdahale öncesinde hekimin hastayı uygulanacak işlem, alternatif yollar, muhtemel neticeler ve olası riskler hususunda tam olarak aydınlatması ve geçerli rızasını alması zorunludur. Hastanın bilgilendirilmemesi veya rızasının gereği gibi temin edilmemesi durumunda, ortaya çıkan netice bir tıbbi komplikasyon olsa dahi hukuka aykırılık devam eder. Yüklenici hekim komplikasyon halinde hem aydınlatma borcunu hem de komplikasyon yönetimini kurallara uygun biçimde yürütmekle yükümlüdür; aksi halde ruhsal ve bedensel zararlardan ötürü tazminat sorumluluğu doğar.
Yargı Kolunun Belirlenmesi ve Arabuluculuk Şartı
Sağlık hizmetinden doğan tazminat taleplerinde davanın hangi yargı yolunda açılacağı, hizmeti sunan tarafın hukuki yapısına göre belirlenir. Özel klinik, özel hastane veya serbest çalışan hekimlerle olan uyuşmazlıklarda tüketici mahkemeleri görevli olurken; kamu hastanelerinde yürütülen kamu hizmetindeki kusurlar idarenin hizmet kusurunu teşkil ettiğinden idari başvuru aşamaları ve idari yargıda tam yargı davası gündeme gelir.
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 73/A maddesinin birinci fıkrası uyarınca, tüketici mahkemelerinde görülen uyuşmazlıklarda dava açılmadan evvel arabuluculuk yoluna başvurulmuş olması kural olarak dava şartıdır. Dolayısıyla özel sağlık kurumlarına ve hekimlere karşı açılacak davalar öncesinde arabuluculuk sürecinin işletilmesi gerekmektedir.
6502 sayılı TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 73/AKaynağı aç
Dava şartı arabuluculuk kuralının istisnaları 6502 sayılı Kanun'un 73/A maddesinde düzenlenmiştir. Tüketici hakem heyetinin görev alanına giren başvurular, bu heyetlerin kararlarına karşı yapılan itirazlar, Kanun'un 73. maddesinin altıncı fıkrası ile 74. maddesinde sayılan davalar ve taşınmazın aynından kaynaklanan uyuşmazlıklar arabuluculuk dava şartına tabi değildir. Ayrıca 6502 sayılı Kanun'un 73/A maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin on birinci fıkrası tüketici aleyhine tatbik edilemez.
Psikolojik travmaya bağlı maddi tazminat neleri kapsar?
Ruhsal travmanın bedensel zarar sayıldığı hallerde 6098 sayılı Kanun'un 54. maddesi uyarınca tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalması veya yitirilmesinden doğan kayıplar ile ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan zararlar maddi tazminat olarak talep edilebilir.
Manevi tazminat miktarı hangi ölçütlere göre tayin edilir?
Manevi tazminat miktarında matematiksel bir formül uygulanmaz; 4721 sayılı Kanun'un 4. maddesi gereğince hâkim olayın özelliklerini, kusur derecesini, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarını, paranın alım gücünü ve duyulan ızdırabı dikkate alarak tatmin sağlayacak nesnel bir miktarı takdir eder.
Estetik operasyondaki kusur tazminat için zorunlu mudur?
Estetik müdahaleler eser sözleşmesi kapsamında kabul edildiğinden, 6098 sayılı Kanun'un 475. maddesi gereğince hekimin veya yüklenicinin ayıptan sorumlu tutulması için ayrıca kusurlu olması şart aranmaz; sonucun ayıpsız ortaya çıkması esastır.
Bedensel zararın kapsamı sonradan değişirse karar uyarlanabilir mi?
6098 sayılı Kanun'un 75. maddesi uyarınca, bedensel zararın boyutu hüküm anında tam belirlenemiyorsa hâkim, kararın kesinleşmesinden itibaren iki yıl içinde tazminat hükmünü değiştirme hakkını saklı tutabilir.
Özel hastaneye dava açmadan önce arabulucuya gitmek zorunlu mudur?
6502 sayılı Kanun'un 73/A maddesi gereğince tüketici mahkemelerinde görülen sağlık hizmeti uyuşmazlıklarında dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması kural olarak dava şartıdır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

