Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2019/3771 E. ve 2021/10359 K. sayılı kararına konu somut infaz uyuşmazlığında, terör örgütü propagandası yapmak suçundan mahkûm edilen ve örgüt mensubu sayılması mümkün görülmeyen hükümlünün açık ceza infaz kurumuna ayrılma ve denetimli serbestlik talebi değerlendirilirken örgüt mensubu kabul edilerek örgütten ayrılıp ayrılmadığı yönünde idarece araştırmaya tabi tutulması hukuka aykırı bulunmuştur. Kararda, propaganda suçundan mahkûm olan hükümlünün terör suçlusu sayılmakla birlikte somut olayda örgüt mensubu kabul edilemeyeceği, bu nedenle kendisi hakkında örgütten ayrılma koşulunun değerlendirilmesinin yerinde olmadığı belirtilmiştir.
Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2019/3771, K. 2021/10359Kaynağı aç
Terör Suçlusu ve Örgüt Mensubu Suçlu Ayrımı
Ceza infaz rejiminde terör suçlusu ile örgüt mensubu kavramları farklı yasal temellere dayanır. 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 2. maddesi hükmüne göre, kanundaki amaçlara ulaşmak üzere kurulan örgütlerin mensubu olup amaçlanan suçu işlemese dahi örgüt üyesi bulunanlar ile örgüte mensup olmasa bile örgüt adına suç işleyen kişiler terör suçlusu sayılmaktadır.
Buna karşılık 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 6. maddesinin birinci fıkrasının (j) bendi, örgüt mensubu suçlu kavramını bir suç örgütünü kuran, yöneten, örgüte katılan veya örgüt adına diğerleriyle birlikte ya da tek başına suç işleyen kişi olarak tanımlamaktadır. Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2019/3771 E. ve 2021/10359 K. sayılı ilamına konu somut infaz uyuşmazlığında da terör örgütü propagandası suçundan mahkûm olan kişinin örgüt mensubu sayılamayacağı ve idare tarafından örgüt mensubu kabul edilerek işlem tesis edilemeyeceği sonucuna varılmıştır.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 6Kaynağı aç
Açık Ceza İnfaz Kurumuna Ayrılmanın Yasal Dayanakları
Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliği'nin 5. maddesi uyarınca terör suçları ve örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlar, ceza infaz kurumuna doğrudan açık kuruma alınacak hükümlüler kapsamı dışında tutulmuştur.
Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliği'nin 6. maddesinin ikinci fıkrasının (ç) bendi uyarınca, terör ve örgütlü suçlardan hükümlü olup mensup oldukları örgütten ayrıldıkları idare ve gözlem kurulu kararıyla tespit edilenlerin kapalı kurumdan açık ceza infaz kurumuna ayrılabilmeleri için koşullu salıverilme tarihine bir yıldan az süre kalması şartı aranır. Yönetmeliğin 8. maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde ise mezkûr 6. maddenin ikinci fıkrasının (c) ve (ç) bentlerinde belirtilen istisnalar dışında kalan terör ve örgütlü suç hükümlülerinin açık kurumlara ayrılamayacağı hüküm altına alınmıştır.
Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2019/3771 E. ve 2021/10359 K. sayılı kararına konu somut uyuşmazlıkta, örgüt mensubu olarak kabul edilmesi mümkün görülmeyen hükümlü hakkında açık kuruma ayrılma ve denetimli serbestlik talebi incelenirken idare ve gözlem kurulu kararıyla örgütten ayrıldığının tespit edilmesi şartının aranması ve örgüt mensubu sayılarak işlem yapılması hukuka aykırı değerlendirilmiştir.
Denetimli Serbestlik Tedbiriyle İnfazın Koşulları
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 105/A maddesi gereğince, çocuk eğitimevinde bulunan hükümlüler hariç tutulmak üzere, cezanın denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak infaz edilebilmesinin temel ön şartı hükümlünün açık ceza infaz kurumuna ayrılmış olması veya açık kuruma ayrılma hakkına sahip bulunmasıdır.
5275 sayılı Kanun'un 105/A maddesinin birinci fıkrası uyarınca, açık ceza infaz kurumunda cezasının son altı ayını kesintisiz geçiren ve koşullu salıverilmesine bir yıl veya daha az süre kalan iyi hâlli hükümlülerin talebi üzerine, idarece düzenlenen değerlendirme raporu gözetilerek infaz hâkimi tarafından denetimli serbestlik tedbirine karar verilebilir. Çocuk eğitimevindeki hükümlüler yönünden ise toplam cezanın beşte birinin tamamlanması aranır.
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un geçici 4. maddesi uyarınca, 105/A maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde ve ikinci fıkrasında öngörülen açık ceza infaz kurumunda altı aylık süre şartı ile birinci fıkranın (b) bendinde yer alan cezanın belirli bir süre infaz edilmesine ilişkin kuralın uygulanmayacağı geçici dönem 31/12/2020 tarihiyle sınırlandırılmıştır.
5275 sayılı CEZA VE GÜVENLİK TEDBİRLERİNİN İNFAZI HAKKINDA KANUN m. geçici 4Kaynağı aç
Geçici Maddeler ve İtiraz Denetimi
01/07/2016 tarihine kadar işlenen suçlar bakımından 5275 sayılı Kanun'un geçici 6. maddesi ile denetimli serbestlik süresi iki yıl, koşullu salıverilme oranı ise yarı olarak düzenlenmiş; ancak 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlar bu lehe infaz uygulamasının dışında bırakılmıştır.
Benzer şekilde 30/03/2020 tarihine kadar işlenen suçlar yönünden 5275 sayılı Kanun'un geçici 6. maddesinin birinci fıkrasıyla denetimli serbestlik süresinin bir yıl yerine üç yıl olarak uygulanması düzenlenmiş; sıfır-altı yaş grubu çocuğu bulunan kadın hükümlüler ve yetmiş yaşını bitirmiş kişiler ile ağır hastalık, engellilik veya kocama nedeniyle hayatını yalnız idame ettiremeyen altmış beş yaşını bitirmiş hükümlülere tanınan istisnai denetimli serbestlik olanaklarından 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlar hariç tutulmuştur.
5275 sayılı CEZA VE GÜVENLİK TEDBİRLERİNİN İNFAZI HAKKINDA KANUN m. geçici 6Kaynağı aç
5275 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan ve koşullu salıverilmesine bir yıl kala açık kuruma ayrılan hükümlülerin denetimli serbestlikten en fazla altı ay süreyle yararlanabileceğini öngören kural, Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2019/3771 E. ve 2021/10359 K. sayılı kararında belirtildiği üzere yalnızca anılan geçici maddenin yürürlüğe girdiği tarihte denetimli serbestlik hakkı bulunan hükümlülerle sınırlı bir uygulama alanına sahiptir.
Ceza infaz hukukunda kural olarak infaz rejimine ve usulüne ilişkin hususlar hükümlü lehine kazanılmış hak oluşturmaz.
İstinaf veya temyiz yolundan geçmeksizin kesinleşen infaz hâkimliği ve mahkeme kararlarında hukuka aykırılık bulunması durumunda, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi gereğince Adalet Bakanlığı kanun yararına bozma yoluna başvurabilir. Bu kapsamda Yargıtay ilgili ceza dairesi tarafından verilen bozma kararına karşı yerel mercilerce direnilemez.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 309Kaynağı aç
Terör suçları ve örgüt faaliyeti kapsamındaki suçlardan mahkûm olanlar doğrudan açık cezaevine alınabilir mi?
Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliği'nin 5. maddesi uyarınca terör suçları ile örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlar, doğrudan açık kuruma alınacak hükümlüler kapsamı dışında bırakılmıştır.
Örgüt mensubu sayılmayan propaganda hükümlüsünün örgütten ayrıldığına dair tespit yapılması gerekir mi?
Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2019/3771 E. ve 2021/10359 K. sayılı ilamı doğrultusunda, somut uyuşmazlıkta örgüt mensubu kabul edilmesi mümkün olmayan hükümlü hakkında açık kuruma geçiş veya denetimli serbestlik aşamasında örgütten ayrılma araştırması yapılması hukuka aykırıdır.
Denetimli serbestlik uygulanabilmesi için açık kuruma ayrılma hakkı zorunlu mudur?
5275 sayılı Kanun'un 105/A maddesi gereğince, çocuk eğitimevindekiler istisna olmak üzere denetimli serbestlik uygulanabilmesinin yasal ön şartı hükümlünün açık kuruma ayrılmış olması veya açık kuruma ayrılma hakkını kazanmış bulunmasıdır.
3713 sayılı Kanun kapsamındaki suçlar geçici maddelerdeki lehe denetimli serbestlik sürelerinden yararlanabilir mi?
5275 sayılı Kanun'un geçici 6. maddesi kapsamında düzenlenen iki veya üç yıllık denetimli serbestlik süreleri ile yaş ve sağlık durumuna bağlı istisnai infaz olanaklarından 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlar kanun gereği hariç tutulmuştur.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

