5275 Sayılı Ceza İnfaz Kanunu ve Temel Hükümleri

by Avukat Erdal Ersoy
5275 Sayılı Ceza İnfaz Kanunu ve Temel Hükümleri

18 Ağustos 2026’da değişen 5275 sayılı Kanun m.107/5, 15 yaş doluncaya kadar infaz kurumunda geçirilen bir günün iki gün sayılmasını; kasten öldürme (TCK m.81,82,83), cinsel dokunulmazlığa karşı m.102 ve 103, uyuşturucu imal ve ticareti (m.188) ve suç işlemek amacıyla örgüt kurma (m.220) dışında düzenlemiştir. Hesap koşullu salıverilmeye ilişkindir; tutukluluk mahsubuyla karıştırılmamalıdır. Önceki suçlarda TCK m.7 kapsamında lehe kanun değerlendirilmeden eski avantajın kalktığı sonucuna varılamaz.

7593 sayılı Kanun, Madde 7Kaynağı aç
ÇOCUK KORUMA KANUNU İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN Kanun No. 7593 Kabul Tarihi: 8/8/2026 MADDE 1- 10/7/1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanuna 13 üncü maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir. “MADDE 13/A- Ateşli silahın dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı şekilde muhafaza edilmesi suretiyle çocuk tarafından ele geçirilmesine neden olan kişi, fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” MADDE 2- 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 31 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “oniki yıldan onbeş yıla;” ibaresi “onüç yıldan onsekiz yıla;”, “dokuz yıldan onbir yıla” ibaresi “on yıldan oniki yıla”, “yedi yıldan” ibaresi “dokuz yıldan” şeklinde ve üçüncü fıkrasında yer alan “onsekiz yıldan yirmidört yıla;” ibaresi “ondokuz yıldan yirmiyedi yıla;”, “oniki yıldan onbeş yıla” ibaresi “onbeş yıldan onsekiz yıla”, “oniki yıldan fazla” ibaresi “onbeş yıldan fazla” şeklinde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir. “(4) Somut olayda; a) Kasta dayalı kusurun ağırlığı, b) Güdülen amaç ve saik, c) Suçun işleniş şekli, d) Daha önceden kasıtlı bir suçtan dolayı hapis cezasına mahkûm edilmiş olma, hususlarından biri ya da birkaçı göz önünde bulundurularak kasten öldürme (madde 81, 82) ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama (madde 87, fıkra 2 ve 4) suçlarını işleyen onbeş yaşını doldurmuş olup da onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında üçüncü fıkra hükümleri uygulanmayabilir. Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını doldurmamış ceza sorumluluğu bulunan kişiler hakkında ise ikinci fıkra hükümleri yerine üçüncü fıkra hükümleri uygulanabilir.” MADDE 3- 5237 sayılı Kanunun 233 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan “bir yıla” ibaresi “üç aydan iki yıla”, ikinci fıkrasında yer alan “üç aydan bir yıla” ibaresi “altı aydan iki yıla”, üçüncü fıkrasında yer alan “üç aydan bir yıla” ibaresi “bir yıldan üç yıla” şeklinde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir. “(4) Birinci ve üçüncü fıkralarda tanımlanan fiiller nedeniyle çocuğun kasten öldürme (madde 81, 82) ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama (madde 87, fıkra 2 ve 4) suçunu işlemesi halinde şikayet aranmaksızın, faile bu madde uyarınca verilecek ceza yarısından iki katına kadar artırılır.” MADDE 4- 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 174 üncü maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki bent eklenmiştir. “e) Onbeş yaşını doldurmamış çocuklar hakkında sosyal inceleme yaptırılmaksızın düzenlenen,” MADDE 5- 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 11 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Çocuk tutukluların” ibaresi “Çocuk hükümlülerin veya tutukluların” şeklinde değiştirilmiş ve ikinci fıkrasında yer alan “çocuklar,” ibaresinden sonra gelmek üzere “suç türleri,” ibaresi eklenmiştir. MADDE 6- 5275 sayılı Kanunun 15 inci maddesinin üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkralar eklenmiştir. “(3) Çocuk hükümlülerin çocuk kapalı ceza infaz kurumundan çocuk eğitimevine ayrılmalarına 89 uncu madde uyarınca psikolog, pedagog, çocuk gelişimcisi, sosyal çalışmacı, psikolojik danışman, rehberlik uzmanı, öğretmen ve Türkiye Barolar Birliğinin çocuk hakları komisyonundan görevlendireceği avukat gibi en az bir uzman görevlinin de katılımıyla idare ve gözlem kurulu tarafından en geç üç ayda bir yapılan değerlendirme sonucunda karar verilir. Çocuk eğitimevine ayırmaya ilişkin olarak tutum ve davranışları olumsuz değerlendirilen çocuk hükümlülerin yeniden değerlendirilmeye tabi tutulma süreleri altı ayı geçemez.” “(4) Aşağıdaki hâllerde çocuk hükümlüler hakkında verilen cezalar doğrudan çocuk eğitimevlerinde yerine getirilir: a) Kasıtlı suçlardan toplam üç yıl veya daha az süreli hapis cezasına mahkûm olanlar. b) Taksirli suçlardan toplam beş yıl veya daha az süreli hapis cezasına mahkûm olanlar. (5) Doğrudan çocuk eğitimevine alınanlar dahil olmak üzere bu kurumlarda bulunan çocuk hükümlülerden; a) Firar edenler veya başka bir fiilden dolayı haklarında tutuklama kararı verilenler, b) Kapalı ceza infaz kurumuna iade veya odaya kapatma disiplin cezası alıp, bu cezası kesinleşmiş olanlar veya asayiş ve düzenin sağlanması amacıyla disiplin cezası kesinleşmemiş olsa bile eylemi kurum düzeni ya da kişi güvenliği bakımından tehlike oluşturanlar, idare ve gözlem kurulu kararıyla çocuk kapalı ceza infaz kurumlarına gönderilirler. (6) Çocuk hükümlülerin, suç ve ceza türlerine göre, çocuk eğitimevlerine ayrılıp ayrılmamalarına, çocuk eğitimevlerinde geçirecekleri sürelere, çocuk kapalı ceza infaz kurumlarına gönderilmelerine, doğrudan çocuk eğitimevlerine alınmalarına, doğrudan çocuk eğitimevlerine alınanların çocuk kapalı ceza infaz kurumlarına gönderilmelerine ve diğer hususlara ilişkin usul ve esaslar yönetmelikte gösterilir.” MADDE 7- 5275 sayılı Kanunun 107 nci maddesinin beşinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “(5) Türk Ceza Kanununun kasten öldürme suçları (madde 81, 82 ve 83), cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar (madde 102 ve 103), uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçu (madde 188) ve suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçu (madde 220) hariç olmak üzere, koşullu salıverilme süresinin hesaplanmasında, hükümlünün onbeş yaşını dolduruncaya kadar infaz kurumunda geçirdiği bir gün, iki gün olarak dikkate alınır.” MADDE 8- 30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanununa 43/B maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir. “Amaç dışı bıçak taşıma MADDE 43/C- (1) Her ne ad altında olursa olsun, 10/7/1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun kapsamı dışında kalan her tür bıçak ile diğer kesici, delici veya bereleyici aletlerin; a) 11/9/1981 tarihli ve 2521 sayılı Avda ve Sporda Kullanılan Tüfekler, Nişan Tabancaları ve Av Bıçaklarının Yapımı, Alımı, Satımı ve Bulundurulmasına Dair Kanuna göre ruhsatlandırılan yerler ile ilgili yönetmeliğe göre ruhsatlandırılan işyerleri dışında satışı ve sergilenmesi, b) Onsekiz yaşından küçük çocuklara satılması ve çocuklar tarafından satın alınması veya taşınması, yasaktır. (2) Birinci fıkrada sayılan yasaklara uymayan kişiye beşbin Türk Lirası, kabahate konu bıçak veya aletlerin sayı veya nitelik bakımından vahim olması halinde ise onbin Türk Lirası idarî para cezası verilir. Ayrıca bu kabahatin işlendiğini öğrenen işletici veya sorumlunun yetkili makamlara bildirim yapmaması halinde beşbin Türk Lirası idarî para cezası verilir. (3) Birinci fıkrada sayılan kabahatin konusunu oluşturan veya işlenmesi suretiyle elde edilen eşyanın mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verilir. (4) Birinci fıkrada sayılan kabahat dolayısıyla idarî para cezasına ve elkoymaya kolluk görevlileri, mülkiyetin kamuya geçirilmesine mülkî amir tarafından karar verilir. (5) Birinci fıkradaki kabahati işlediği sırada onbeş yaşını doldurmamış çocuk hakkında çocuğun üstün yararı gözetilerek, 3/7/2005 tarihli ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu hükümleri uyarınca koruyucu, destekleyici ve yönlendirme tedbirlerine karar verilmesi amacıyla mülkî amir tarafından çocuk hâkiminden tedbir talebinde bulunulur. (6) Bu madde hükümleri internet satışları ve mesafeli satışlar için de uygulanır. (7) Bir sanat veya mesleğin icrası ve eğitim için gerekli bıçak, şiş ve benzerlerinin icra yerinde ve icra eden kişilerce kullanılması, bulundurulması ve taşınması bu madde hükümlerine tabi değildir.” MADDE 9- 3/7/2005 tarihli ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununa 5 inci maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir. “Yönlendirme tedbirleri MADDE 5/A- (1) 5 inci maddede düzenlenen koruyucu ve destekleyici tedbirlerin yanında bu maddede düzenlenen yönlendirme tedbirleri, ceza sorumluluğu olmayan adli süreçteki çocuklar bakımından, çocuklara özgü güvenlik tedbiri olarak anlaşılır. (2) Yönlendirme tedbirleri olarak; a) Sosyal ve toplumsal hizmetler tedbiri: Spor kulüpleri, gençlik merkezleri, spor tesisleri ile ilgili kamu kurum ve kuruluşlarında; Gençlik ve Spor Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile yerel yönetimler tarafından yerine getirilmek üzere çocukların 20 saatten 300 saate kadar psikososyal gelişimine katkı sağlayacak görev almalarına, b) Dijital risklerden korunma tedbiri: Kullandığı telefon cihazı, telefon hattı veya her türlü bilgisayar, tablet ve benzeri dijital cihazın bildirilerek cihazın tedbir kararından sonraki hareketlerini Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu ile Siber Güvenlik Başkanlığı tarafından 3 aydan az 2 yıldan fazla olmamak üzere çeşitli takip yazılımlarıyla ilgili kurum denetimine açmaya, riskli olarak tanımlı bazı dijital mecralar, uygulamalar ve dijital platformlara erişimin engellenmesine, c) Kitap ve kütüphane tedbiri: Kütüphane ve okuma salonu gibi yerlerde Kültür ve Turizm Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, üniversiteler ile yerel yönetimler tarafından yerine getirilmek üzere 20 saatten 300 saate kadar psikososyal gelişimine katkı sağlayacak görev almaya veya bu kuruluşların yetkililerince belirlenen eserleri okumaya, d) Çevreye saygı ve çevre temizliği tedbiri: Tarım ve Orman Bakanlığı, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, üniversiteler ile yerel yönetimler tarafından yerine getirilmek üzere 20 saatten 300 saate kadar park, bahçe, sahil gibi belirlenecek bir bölgede çevre temizliği yapmaya, belirlenecek bitkilerin bakımı, ağaçlandırma ve çiçeklendirme faaliyetlerine katılmaya, e) Tütün, nikotin, alkol, kumar, uyuşturucu ve uyarıcı madde ile davranışsal bağımlılık tedbiri: Sağlık Bakanlığı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Yeşilay tarafından yerine getirilmek üzere çocukların sağlıkları için tehlike oluşturan bağımlılıklarının tedavi ve rehabilitasyonu için belirlenecek programları tamamlamaya, hükmedilir. (3) Bu tedbirlerin yerine getirilmesinde 45 inci maddenin üçüncü ve dördüncü fıkraları uygulanır. (4) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.” MADDE 10- 5395 sayılı Kanunun 9 uncu maddesine aşağıdaki fıkralar eklenmiştir. “(4) Akıl hastalığı, akıl zayıflığı, alkol, uyuşturucu veya uyarıcı madde bağımlılığı, davranışsal bağımlılık ya da ağır tehlike arz eden bulaşıcı hastalık nedeniyle kendisi veya başkaları açısından ciddi tehlike oluşturduğu değerlendirilen ve herhangi bir suretle Sağlık Bakanlığına veya üniversitelere bağlı yataklı sağlık kurumlarına gelen veya getirilen çocuk hakkında, tedaviye ihtiyaç bulunduğunun ilgili uzman hekim tarafından tespit edilmesi hâlinde, acil korunma kararı alınması amacıyla yirmi dört saat içinde rapor düzenlenir. Sağlık kurumu, uzman hekim raporunun düzenlendiği tarihten itibaren en geç yirmi dört saat içinde çocuk hâkimine başvurur. Başvurudan itibaren en geç kırk sekiz saat içinde ilgili dal uzman hekiminin yer aldığı üç uzman hekimden oluşan resmî sağlık kurulu tarafından düzenlenen rapor mahkemeye sunulur. (5) Hâkim, başvuru ve sağlık kurulu raporunu değerlendirerek talep hakkında en geç kırk sekiz saat içinde karar verir. Çocuğun sağlık kuruluşuna gelmesi veya getirilmesinden hâkim kararının sağlık kuruluşuna tebliğine kadar geçen sürede, çocuğa gerekli görülen tıbbî müdahale ve tedavi uygulanır. Bu süreçte ihtiyaç duyulması hâlinde kolluktan yardım istenebilir. Kolluk, bu kapsamda yapılan talepleri, kanunla kendisine tanınan yetkiler çerçevesinde yerine getirir. (6) Hâkim, çocuğun üstün yararını gözeterek çocuğun bulunduğu yerin gizli tutulmasına ve gerekli görmesi hâlinde kişisel ilişkinin kurulmasına veya sınırlandırılmasına karar verebilir. Hâkim, sağlık kurulu raporunu dikkate alarak acil korunma kararının kaldırılmasına, devamına veya çocuğun durumuna uygun başka bir koruyucu ve destekleyici tedbire karar verir.” MADDE 11- 5395 sayılı Kanunun 15 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Suça sürüklenen” ibaresi “Adli süreçteki” şeklinde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir. “(4) Çocuk hakkında kamu davası açılması hâlinde durum, gerekli idari tedbirlerin alınması amacıyla Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı il veya ilçe müdürlüklerine bildirilir.” MADDE 12- 5395 sayılı Kanunun 23 üncü maddesine aşağıdaki fıkralar eklenmiştir. “(2) Adli süreçteki çocuklar hakkında yapılan yargılama sonunda hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi hâlinde 5/A maddesinde düzenlenen yönlendirme tedbirlerinden uygun görülen biri veya birkaçı da denetimli serbestlik tedbiri olarak uygulanır. Bu fıkra uyarınca hükmedilecek yükümlülükler 5/A maddesinde belirtilen kurumlar tarafından yerine getirilir. (3) Suçun işlenmesi nedeniyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın az olması hâlinde adli süreçteki çocuklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilmesi için zararın giderilmesi şartı aranmayabilir.” MADDE 13- 5395 sayılı Kanunun 35 inci maddesinin üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “(3) Onbeş yaşını doldurmamış çocuk hakkında sosyal inceleme yaptırılması zorunludur. Cumhuriyet savcısı, mahkeme veya çocuk hâkimi tarafından onbeş yaşını doldurmuş çocuk hakkında sosyal inceleme yaptırılmaması hâlinde, gerekçesi iddianamede veya kararda gösterilir.” MADDE 14- 5395 sayılı Kanunun 45 inci maddesinin üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkralar eklenmiştir. “(3) Koruyucu ve destekleyici tedbirlerin ilgili kurum veya kuruluş tarafından yerine getirilmesi sırasında gerekmesi hâlinde kolluktan yardım istenebilir.” “(4) Koruyucu ve destekleyici tedbirlerin yerine getirilmesinde kurumların koordinasyonu merkezde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından; il ve ilçelerde kurumların koordinasyonu ile takibi vali ve kaymakam tarafından sağlanır. Bu amaçla il ve ilçelerde sekretarya hizmetleri aile ve sosyal hizmetler il müdürlükleri tarafından yürütülür. Hâkim veya mahkeme tarafından verilen koruyucu ve destekleyici tedbir kararları, yerine getirilmek üzere ilgili kurum veya kuruluşa gönderilir. (5) Çocuk hakkında verilen koruyucu ve destekleyici tedbir kararlarının gereklerine aykırı hareket eden ana, baba, vasi veya bakım ve gözetiminden sorumlu kimse, fiil suç teşkil etse dahi ihlal edilen tedbirin niteliğine ve aykırılığın ağırlığına göre çocuk hâkimi kararıyla üç günden on güne kadar tazyik hapsi ile cezalandırılır. Bu kararlara karşı 14 üncü madde uyarınca itiraz yoluna gidilebilir. Tazyik hapsine ilişkin kararlar, kesinleşmesini müteakip Cumhuriyet başsavcılığı tarafından yerine getirilir. Bu kararlar çocuk hâkimi tarafından ilgili kuruma bildirilir.” MADDE 15- (1) 24/5/1983 tarihli ve 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanununun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinin (17) numaralı alt bendinde yer alan “suça sürüklenen” ibaresi “adli süreçteki” şeklinde değiştirilmiştir. (2) 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 253 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde yer alan “suça sürüklenen” ibaresi “adli süreçteki” şeklinde değiştirilmiştir. (3) 3/7/2005 tarihli ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun; a) 1 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “suça sürüklenen” ibaresi “adli süreçteki”, b) 2 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “suça sürüklenen” ibaresi “adli süreçteki”, c) 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (2) numaralı alt bendinde yer alan “Suça sürüklenen” ibaresi “Adli süreçteki”, (c) bendinde yer alan “suça sürüklenen” ibaresi “adli süreçteki”, ç) 11 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “suça sürüklenen” ibaresi “hakkında adli süreç yürütülen”, d) 12 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Suça sürüklenen” ibaresi “Adli süreçteki”, e) 13 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan “suça sürüklenen” ibaresi “hakkında adli süreç yürütülen”, f) 20 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Suça sürüklenen” ibaresi “Adli süreçteki”, g) 24 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan “suça sürüklenen” ibaresi “adli süreçteki”, ğ) 26 ncı maddesinin birinci fıkrasında yer alan “suça sürüklenen” ibaresi “adli süreçteki”, h) 30 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan “Suça sürüklenen” ibaresi “Adli süreçteki”, (c) bendinde yer alan “suça sürüklenen” ibaresi “adli süreçteki”, ı) 31 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “suça sürüklenen” ibaresi “adli süreçteki”, i) 34 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan “Suça sürüklenen” ibaresi “Adli süreçteki”, j) 37 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “suça sürüklenen” ibaresi “adli süreçteki”, k) 39 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendinde yer alan “Suça sürüklenmesi” ibaresi “Hakkında adli süreç yürütülmesi”, şeklinde değiştirilmiştir. MADDE 16- Bu Kanunun; a) 8 inci maddesi ile 5326 sayılı Kanuna eklenen 43/C maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi hükmü 1/12/2026 tarihinde, b) Diğer hükümleri yayımı tarihinde, yürürlüğe girer. MADDE 17- Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.

Resmî kaynak

5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun, mahkemelerce hükmolunan hapis cezaları ile güvenlik tedbirlerinin yerine getirilmesine dair usul ve esasları düzenler. Yargılama evresinde kişi koruma tedbiri niteliğiyle tutuklu statüsünde bulunurken, hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyet hükmü kurulan kişi hükümlü konumundadır. Kesinleşmemiş mahkûmiyet kararlarının yerine getirilmesi hukuken mümkün değildir. Hükmü veren mahkeme, kesinleşen ve infazını onayladığı kararı Cumhuriyet Başsavcılığına iletir; infaz süreci Cumhuriyet savcısı tarafından izlenir ve denetlenir. İnfaz uygulamalarında hak ihlali iddiaları kurum idaresine, infaz hâkimliğine ve kanun yollarına taşınabilir. Mahkûmiyet hükmünün yorumunda tereddüt doğması hâlinde kararı veren mahkemeden, ceza hesabındaki duraksamalarda ise infaz hâkimliğinden karar istenir; yapılan başvurular kendiliğinden cezanın yerine getirilmesini ertelemez. Farklı ilamların koşullu salıverilme yönünden toplanması da infaz hâkimliğinden talep edilir ve adli para cezasından çevrilen hapisler bu karara dâhil edilir. Cezaların toplanmasında yetki kural olarak en fazla cezayı veren mahkemenin bulunduğu yer infaz hâkimliğine aittir.

Ceza İnfaz Kurumlarının Türleri ve İnfaz Rejimleri

Ceza infaz kurumları fiziki yapıları ve güvenlik düzeyleri itibarıyla kapalı ve açık infaz kurumları olarak teşkilatlanmıştır. Ağırlaştırılmış müebbet hapis mahkûmları ile suç işlemek amacıyla örgüt kurmak ya da yönetmek veya örgüt faaliyeti çerçevesinde kasten öldürme, uyuşturucu madde ticareti, insanlığa karşı suçlar, devletin güvenliğine ve anayasal düzene karşı suçlardan mahkûm olanlar ile tehlikeli durumdaki hükümlülerin cezaları yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumlarında infaz edilir. Müebbet hapis hükümlüleri koşullu salıverilme süresinin üçte ikisini, süreli hapis mahkûmları toplam cezalarının üçte birini, tehlikeli hükümlüler ise kalan cezalarının üçte birini bu kurumlarda iyi hâlli geçirdikleri takdirde diğer infaz kurumlarına nakledilebilirler. Ağırlaştırılmış müebbet, müebbet veya iki yıldan fazla süreli hapis cezası alan hükümlüler, kişilik ve sosyal özelliklerinin belirlenmesi ile infaz rejiminin tespiti amacıyla altmış günü geçmeyecek biçimde gözleme tabi tutulurlar. Hükümlüler infaz sürecinde iyi hâlin belirlenmesi amacıyla idare ve gözlem kurulunca en geç altı ayda bir değerlendirilir; açık ceza infaz kurumuna ayrılmaya, denetimli serbestliğe ve koşullu salıverilmeye ilişkin tutum ve davranışları olumsuz değerlendirilen hükümlülerin yeniden değerlendirilme süresi bir yılı aşamaz. Açık havada çalışmayan veya kapalı kurumda bulunanlara koşullar elverdiği ölçüde günde en az bir saat açık havada gezinme olanağı tanınır.

Açık ceza infaz kurumları, hükümlünün dış dünyaya ve topluma uyumunu gözeten daha esnek bir infaz yapısına sahiptir. Kasıtlı suçlardan toplam üç yıl veya daha az süreli hapis cezasına mahkûm olanlar (terör suçları, örgüt suçları, örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlar, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar, ikinci defa mükerrirler ve koşullu salıverilmesi geri alınanlar hariç), taksirli suçlardan toplam beş yıl veya daha az hapis cezası alanlar, infaz aşamasında adli para cezasından çevrilen hapisler ve tazyik hapsine tabi tutulanlar cezalarını doğrudan açık ceza infaz kurumlarında çekerler. Toplam on yıl veya daha fazla hapis cezasına hüküm giyenler ile örgüt suçları, terör, kasten öldürme, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar ve uyuşturucu ticareti mahkûmlarının kapalı kurumdan açığa geçiş kararları infaz hâkiminin onayıyla yürürlüğe girer. Açık kurumlardaki hükümlülerden firar edenler, başka suçtan tutuklananlar veya kınamadan başka bir disiplin cezası kesinleşenler ya da kesinleşmemiş olsa bile kurum düzeni bakımından tehlike oluşturanlar idare ve gözlem kurulu kararıyla; açık kurum ve çalışma şartlarına uyum sağlayamayanlar ise kurul kararı ve infaz hâkimi onayıyla kapalı kurumlara gönderilirler. Açık ceza infaz kurumlarında bulunanlar, gece barındırılmak koşuluyla kamu kurumlarında çalıştırılabilir ve bu süre azami süre sınırına bakılmaksızın denetimli serbestlikle infaz edilecek süreye eklenir.

5275 sayılı CEZA VE GÜVENLİK TEDBİRLERİNİN İNFAZI HAKKINDA KANUN m. 14Kaynağı aç
Madde 14- (1) Açık ceza infaz kurumları, hükümlülerin iyileştirilmelerinde, çalıştırılmaları ve meslek edindirilmelerine öncelik verilen, firara karşı engelleri ve dış güvenlik görevlisi bulunmayan, güvenlik bakımından kurum görevlilerinin gözetim ve denetimi ile yetinilen kurumlardır. Açık ceza infaz kurumları ihtiyaca göre ayrıca; a) Kadın açık ceza infaz kurumları, b) Gençlik açık ceza infaz kurumları, Şeklinde kurulabilir. (2) (Değişik:14/4/2020-7242/18 md.) Aşağıdaki hâllerde hükümlüler hakkında verilen cezalar doğrudan açık ceza infaz kurumlarında yerine getirilir: a) Terör suçları, örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte üye olmak suçları ile örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlar ve cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlardan mahkûm olanlar ile ikinci defa mükerrir olanlar ve koşullu salıverilme kararının geri alınması nedeniyle cezası aynen infaz edilenler hariç olmak üzere, kasıtlı suçlardan toplam üç yıl veya daha az hapis cezasına mahkûm olanlar. b) Taksirli suçlardan toplam beş yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm olanlar. c) Adlî para cezası infaz sürecinde hapis cezasına çevrilenler. d) 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu gereğince tazyik hapsine tabi tutulanlar. (3) (Değişik:14/4/2020-7242/18 md.) Hükümlülerin kapalı ceza infaz kurumundan açık ceza infaz kurumuna ayrılmalarına 89 uncu madde uyarınca yapılan değerlendirme sonucunda karar verilir. (4) (Değişik:14/4/2020-7242/18 md.) Toplam on yıl ve daha fazla hapis cezasına mahkûm olanlar ile terör suçları, örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte üye olmak suçları, örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlar, kasten öldürme suçları, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar ve uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçlarından mahkûm olanların kapalı ceza infaz kurumundan açık ceza infaz kurumuna ayrılmalarına ilişkin idare ve gözlem kurulu kararları, infaz hâkiminin onayından sonra uygulanır. (5) (Ek:14/4/2020-7242/18 md.) Doğrudan açık ceza infaz kurumuna alınanlar dahil olmak üzere bu kurumlarda bulunan hükümlülerden; a) Firar edenler veya başka bir fiilden dolayı haklarında tutuklama kararı verilenler idare ve gözlem kurulu kararıyla, b) Kınamadan başka bir disiplin cezası alıp, bu cezası kesinleşmiş olanlar veya asayiş ve düzenin sağlanması amacıyla disiplin cezası kesinleşmemiş olsa bile eylemi kurum düzeni ya da kişi güvenliği bakımından tehlike oluşturanlar idare ve gözlem kurulu kararıyla, c) Açık ceza infaz kurumu şartlarına veya çalışma koşullarına uyum sağlayamayacakları saptananlar idare ve gözlem kurulunun kararı ve infaz hâkiminin onayıyla, kapalı ceza infaz kurumlarına gönderilirler. (6) (Ek:14/4/2020-7242/18 md.) Hükümlülerin, suç ve ceza türlerine göre, açık ceza infaz kurumlarına ayrılıp ayrılmamalarına, açık ceza infaz kurumlarında geçirecekleri sürelere, kapalı ceza infaz kurumlarına gönderilmelerine, doğrudan açık ceza infaz kurumlarına alınmalarına, doğrudan açık ceza infaz kurumlarına alınanların kapalı ceza infaz kurumlarına gönderilmelerine ve diğer hususlara ilişkin usul ve esaslar yönetmelikte gösterilir. Çocuk eğitimevleri

Cezanın İnfazının Ertelenmesi ve Geri Bırakılması Halleri

5275 sayılı Kanun uyarınca cezanın infazının geri bırakılması veya ertelenmesi sağlık ve benzeri kanuni şartlara bağlıdır. Akıl hastalığına yakalanan hükümlünün cezasının infazı geri bırakılarak Türk Ceza Kanununun 57 nci maddesi kapsamında sağlık kurumunda koruma ve tedavi altına alınır ve bu kurumlarda geçen süreler cezaevinde geçmiş sayılır. Diğer hastalıklarda cezanın infazına resmî sağlık kuruluşlarının mahkûmlara ayrılan bölümlerinde devam olunur; ancak bu durumda bile infaz mahkûmun hayatı için kesin bir tehlike teşkil ediyorsa cezanın infazı iyileşinceye kadar geri bırakılır. Maruz kaldığı ağır bir hastalık veya engellilik sebebiyle infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettiremeyen ve toplum güvenliği bakımından ağır ve somut tehlike oluşturmayacağı değerlendirilen mahkûmun cezası da iyileşinceye kadar geri bırakılabilir. Bu kapsamdaki geri bırakma kararları Adlî Tıp Kurumu raporu veya Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adlî Tıp Kurumunca onaylanan raporlar üzerine infazın yapıldığı yer Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından verilir.

5275 sayılı CEZA VE GÜVENLİK TEDBİRLERİNİN İNFAZI HAKKINDA KANUN m. 16Kaynağı aç
Madde 16- (1) Akıl hastalığına tutulan hükümlünün cezasının infazı geriye bırakılır ve hükümlü, iyileşinceye kadar Türk Ceza Kanununun 57 nci maddesinde belirtilen sağlık kurumunda koruma ve tedavi altına alınır. Sağlık kurumunda geçen süreler cezaevinde geçmiş sayılır. (2) Diğer hastalıklarda cezanın infazına, resmî sağlık kuruluşlarının mahkûmlara ayrılan bölümlerinde devam olunur. Ancak bu durumda bile hapis cezasının infazı, mahkûmun hayatı için kesin bir tehlike teşkil ediyorsa mahkûmun cezasının infazı iyileşinceye kadar geri bırakılır. (3) Yukarıdaki fıkralarda belirtilen geri bırakma kararı, Adlî Tıp Kurumunca düzenlenen ya da Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adlî Tıp Kurumunca onaylanan rapor üzerine, infazın yapıldığı yer Cumhuriyet Başsavcılığınca verilir. Geri bırakma kararı, mahkûmun tâbi olacağı yükümlülükler belirtilmek suretiyle kendisine ve yasal temsilcisine tebliğ edilir. Mahkûmun geri bırakma süresi içinde bulunacağı yer, kendisi veya yasal temsilcisi tarafından ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına bildirilir. Mahkûmun sağlık durumu, geri bırakma kararını veren Cumhuriyet Başsavcılığınca veya onun istemi üzerine, bulunduğu veya tedavisinin yapıldığı yer Cumhuriyet Başsavcılığınca, sağlık raporunda belirtilen sürelere, bir süre bulunmadığı takdirde birer yıllık dönemlere göre bu fıkrada yazılı usule uygun olarak incelettirilir. İnceleme sonuçlarına göre geri bırakma kararını veren Cumhuriyet Başsavcılığınca, geri bırakmanın devam edip etmeyeceğine karar verilir. Geri bırakma kararını veren Cumhuriyet Başsavcılığının istemi üzerine, mahkûmun izlenmesine yönelik tedbirler, bildirimin yapıldığı yerde bulunan kolluk makam ve memurlarınca yerine getirilir. Bu fıkrada yazılı yükümlülüklere aykırı hareket edilmesi hâlinde geri bırakma kararı, kararı veren Cumhuriyet Başsavcılığınca kaldırılır. Bu karara karşı infaz hâkimliğine başvurulabilir.[2] (4) Hapis cezasının infazı, gebe olan veya doğurduğu tarihten itibaren bir yıl altı ay geçmemiş bulunan kadınlar hakkında geri bırakılır. Çocuk ölmüş veya anasından başka birine verilmiş olursa, doğumdan itibaren iki ay geçince ceza infaz olunur.[3] (5) (Ek: 24/1/2013-6411/3 md.) Kapalı ceza infaz kurumuna girdikten sonra gebe kalanlardan koşullu salıverilmesine altı yıldan fazla süre kalanlar ile eylem ve tutumları nedeniyle tehlikeli sayılanlar hakkında dördüncü fıkra hükümleri uygulanmaz. Bu kişilerin cezasının dördüncü fıkrada öngörülen kısmı, ceza infaz kurumlarında kendileri için düzenlenen uygun yerlerde infaz olunur. (6) (Ek: 24/1/2013-6411/3 md.) Maruz kaldığı ağır bir hastalık veya engellilik nedeniyle ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettiremeyen ve toplum güvenliği bakımından ağır ve somut tehlike oluşturmayacağı değerlendirilen mahkûmun cezasının infazı üçüncü fıkrada belirlenen usule göre iyileşinceye kadar geri bırakılabilir.[4][5] Çocuğunun hastalığı nedeniyle kadın hükümlünün cezasının infazının ertelenmesi

Hapis cezasının yerine getirilmesi, gebe olan veya doğurduğu tarihten itibaren bir yıl altı ay geçmemiş bulunan kadın hükümlüler yönünden geri bırakılır. Çocuğun vefatı veya annesinden başkasına verilmesi hâlinde doğum tarihinden iki ay geçtikten sonra infaza başlanır. Ancak kapalı infaz kurumuna alındıktan sonra gebe kalıp koşullu salıverilmesine altı yıldan fazla süre bulunanlar ile eylemleri nedeniyle tehlikeli görülen kadın hükümlüler bu hükümden yararlanamaz; cezaları infaz kurumunda düzenlenen uygun alanlarda çekilir. Toplam on yıl veya daha az süreli hapis cezasına mahkûm edilen ya da adli para cezası hapse çevrilen kadın hükümlünün, engelliliği nedeniyle bakıma muhtaç veya ağır hastalığa maruz kalan on sekiz yaşını doldurmamış çocuğu bulunuyorsa ve toplum güvenliği bakımından ağır ve somut tehlike yoksa infaz Cumhuriyet Başsavcılığınca bir yıla kadar ertelenebilir ve altışar ayı geçmemek üzere en fazla dört kez uzatılabilir. Kanunun 17 nci maddesinde düzenlenen hükümlünün istemiyle infazın ertelenmesi kurumundan ise terör suçları, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlar, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlardan mahkûm olanlar, mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulananlar ile disiplin ve tazyik hapsi mahkûmları yararlanamaz.

Hükümlülerin Temel Hakları, Ziyaret ve Dış Dünya ile İletişimi

Hükümlünün savunma makamıyla irtibatı kanuni teminat altındadır. Avukatlık mesleğinin yürütülmesi çerçevesinde vekâletname bulunmaksızın hükümlüyle en fazla üç kez görüşme yapılabilir; bu görüşmeler meslek kimliği sunularak tatil günleri dışında ve konuşmaların dinlenemeyeceği güvenli ortamlarda gerçekleştirilir. Avukatın savunmaya ilişkin olduğunu yazılı olarak bildirdiği belge ve dosyalar hiçbir denetime tabi tutulamaz. Türk Ceza Kanununun 220 nci maddesinde ve İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümlerinde tanımlanan suçlar ile Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlardan mahkûm olanların avukat görüşmelerinde toplumun veya kurumun güvenliğinin tehlikeye düşürüldüğüne ya da örgütlerin yönlendirildiğine dair bilgi, bulgu veya belge elde edilmesi hâlinde, Cumhuriyet Başsavcılığının istemi ve infaz hâkimi kararıyla üç ay süreyle görüşmeler teknik cihazla kaydedilebilir ve görevli refakati sağlanabilir. Resmî makamlara veya savunması için avukatına hitaben yazılan mektup, faks ve telgraflar denetlenemez. Basın İlân Kurumu aracılığıyla resmî ilan ve reklam alma hakkı bulunmayan gazeteler infaz kurumuna kabul edilmez; ancak ilan ve reklamın geçici süreyle kesilmiş olması bu yasağın dışındadır. Hükümlünün devam ettiği eğitim ve öğretime dair ders kitapları denetime tabi değildir. Kapalı kurumlarda telefon konuşmaları idarece dinlenir ve kayıt altına alınır; açık kurumlarda ve çocuk eğitimevlerinde ücretli telefonlarla serbestçe görüşme yapılır.

Hükümlü; eşi, üçüncü dereceye kadar kan ve kayın hısımları ile vasisi veya kayyımı ve ayrıca kuruma kabullerinde bildirdiği en fazla üç kişi tarafından haftada bir kez ziyaret edilebilir. Belirtilen bu yakınlar dışındaki kimselerin ziyareti Cumhuriyet Başsavcılığının yazılı iznine bağlıdır. Ziyaret süresinin alt sınırı yarım saat olup üst sınırı kanunun 83 üncü maddesinde bir buçuk saat olarak yer almaktadır; çocuk hükümlüler için ziyaret süresi bir saatten az ve üç saatten fazla olamaz. Terör ve örgüt suçlarından hükümlüler veya tehlikeli kişilerin görüşmeleri idarece dinlenip kaydedilebilir; kovuşturmaya konu edilmeyen kayıtlar savcı denetiminde en geç bir yıl içinde silinir. Ziyaret düzenine aykırı davranan özel kişilerin görüşme hakları kurum amirince bir aydan bir yıla kadar kısıtlanabilir. Hükümlülere hiçbir hâlde zincir ve demire vurma tedbiri tatbik edilemez; sevk ve nakil esnasında kaçmayı önleme gerekçesiyle çocuklara kelepçe ve kısıtlayıcı araç takılması kuralı uygulanmaz. Kapalı kurumlardaki evli hükümlüler ödül kapsamında en geç üç ayda bir kez olmak üzere üç saatten yirmidört saate kadar eşleriyle kurum personelinin yakın nezareti bulunmaksızın mahrem şekilde görüştürülebilir. Kapalı kurumlarda iki ayda bir kez hediye kabul hakkı bulunur.

5275 sayılı CEZA VE GÜVENLİK TEDBİRLERİNİN İNFAZI HAKKINDA KANUN m. 83Kaynağı aç
Madde 83- (1) Hükümlü, belgelendirilmesi koşuluyla eşi, üçüncü dereceye kadar kan ve kayın hısımları ile vasisi veya kayyımı tarafından haftada bir kez ve ayrıca kuruma kabullerinde, zorunlu hâller dışında bir daha değiştirilmemek üzere, ad ve adreslerini bildirdiği en fazla üç kişi tarafından, yarım saatten az ve bir buçuk saatten fazla olmamak üzere çalışma saatleri içinde ziyaret edilebilir. (Ek cümle: 24/1/2013-6411/9 md.) Çocuk hükümlüler için ziyaret süresi bir saatten az, üç saatten fazla olmamak üzere belirlenir.[30] (2) Birinci fıkrada belirtilenler dışındaki kimselerin ziyaretine Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yazılı olarak izin verilebilir. (3) Görüşler, koşul ve süreleri Adalet Bakanlığınca hazırlanan yönetmelikle kapalı ve açık olmak üzere iki biçimde yaptırılır. (4) (Ek:17/6/2021-7328/8 md.) Önceden bilgilendirilmek suretiyle, kapalı ceza infaz kurumlarında bulunan ve terör suçları, örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte üye olmak suçları ile örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlardan mahkûm olan veya tehlikeli hâlde bulunan ya da dışarı ile iletişiminin kurum güvenliği açısından tehlikeli olabileceği değerlendirilen hükümlülerin birinci ve ikinci fıkra kapsamındaki kişilerle yapacakları görüşmeler, kamu düzeninin korunması ile kişi, toplum ve kurum güvenliğinin sağlanması veya suç işlenmesinin önlenmesi amacıyla kurum yönetimi tarafından dinlenebilir ve elektronik cihazlar da dâhil olmak üzere kaydedilebilir. Bu fıkra uyarınca tutulan kayıtlar, amacı dışında kullanılamaz ve kanunda açıkça belirtilen hâller dışında hiçbir kişi veya kurumla paylaşılamaz. Bu kayıtlar herhangi bir soruşturma ve kovuşturmaya konu edilmemiş ise en geç bir yıl sonunda silinir. Silme işlemi Cumhuriyet savcısı tarafından denetlenir. Yabancı hükümlüleri ziyaret

İyileştirme Programları, Sağlık Tedbirleri ve Kurum İzinleri

Ceza infaz kurumlarında eğitim ve psiko-sosyal servislerce bireysel iyileştirme programları tatbik edilir. Tehlikeli durumdaki hükümlüler bireyselleştirme çalışmalarında on kişiyi aşmayacak gruplarda toplanır. Türk Ceza Kanununun 191 inci maddesi uyarınca kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde suçlarından hüküm giyenlerin tedavi ve rehabilitasyon programlarına katılımı kanunen mecburidir. Açık kurumlarda ve çocuk eğitimevlerinde bulunanlar tüm öğretim türlerinden yararlanabilirken, diğer kurumlardakiler kurum içinde verilebilen yaygın, dışarıdan ve açık öğretim programlarından faydalanabilir; ortaöğretim ve yükseköğretim sınavları kapalı kurumlarda kayıtlı olanlar için öncelikle çevrim içi, mümkün değilse yüz yüze yapılır. Rızası bulunsa dahi hiçbir mahkûm üzerinde tıbbi deney uygulanamaz. Kurum hekimi en az ayda bir kez kurumu denetleyerek sağlık koşullarına ilişkin rapor tanzim eder. Açlık grevi veya ölüm orucu nedeniyle bilinci bozulan veya hayati tehlikeye giren hükümlülere isteklerine bakılmaksızın tıbbi müdahale ve tedavi uygulanır. Hastalık nedeniyle hastaneye sevk edilen hükümlünün hastanede geçirdiği süreler cezadan indirilir; ancak cezanın infazını engellemek amacıyla hastalığına kasten yol açanlar bu indirimden faydalanamaz.

5275 sayılı CEZA VE GÜVENLİK TEDBİRLERİNİN İNFAZI HAKKINDA KANUN m. 76Kaynağı aç
Madde 76- (Değişik:14/11/2024-7532/18 md.) (1) Açık ceza infaz kurumları ile çocuk eğitimevlerinde bulunan hükümlülerin tüm öğretim türlerinden; diğer ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlülerin ise kurum içinde verilebilen yaygın, dışarıdan ve açık öğretim programlarından yararlanmaları sağlanır. (2) Kapalı ceza infaz kurumunda bulunan hükümlüler, kurum içinde açılan örgün öğretim programlarına kurum disiplin, düzen ve güvenliğini tehlikeye düşürmeyecek şekilde, kurumsal kapasite ve imkânların uygunluğu ölçüsünde devam edebilir. Yaş, eğitim düzeyi, engellilik durumu, sosyal ve ekonomik durum ile benzeri ölçütlere göre ihtiyacı olan hükümlülere öncelik verilir. (3) Kayıtlı olduğu eğitim kurumlarının ilgili mevzuatına göre gerekli şartları taşıyan ve kapalı ceza infaz kurumunda bulunan hükümlülerin sınavları, kişi ve kurum güvenliği ile kurum disiplin ve düzeninin bozulmasını önleyici tedbirler alınarak aşağıda belirtilen usule göre ceza infaz kurumu içinde yapılır: a) Kayıtlı oldukları ortaöğretim, ön lisans, lisans ve benzeri öğretim programları kapsamındaki sınavlar ile mesleki yeterlilik gibi yazılı veya sözlü sınavlar, ilgili kurum ile koordinasyon sağlanarak öncelikle çevrim içi, bunun mümkün olmaması hâlinde ise ilgili eğitim kurumu görevlisinin gözetiminde yüz yüze yapılır. b) Hükümlüler, merkezî sınavlar ile açık öğretim kurumları sınavlarına, sınav merkezi olarak belirlenen ceza infaz kurumlarında katılır. (4) Kurum ve kuruluşlar ile üniversiteler, sınavlara ilişkin olarak üçüncü fıkrada belirtilen konularda gerekli düzenlemeleri yapmak ve tedbirleri almakla yükümlüdür. (5) Açık ceza infaz kurumları ile çocuk eğitimevlerinde bulunan hükümlülerin öğretimden yararlanması veya sınavlara katılması, hükümlünün; başarısız olması, devamsızlık göstermesi, eğitim ve sınav alanlarında bu Kanunda yazılı disiplin cezasını gerektiren eylemlerden birini gerçekleştirmesi veya öğretim programının ceza infaz kurumunun işleyişine yer ve zaman itibarıyla uygun olmaması hâlleri dışında engellenemez. (6) Bu maddenin uygulanmasına ve sınavlara ilişkin usul ve esaslar Milli Eğitim Bakanlığı ve Yükseköğretim Kurulunun görüşü alınarak Adalet Bakanlığınca çıkarılan yönetmelikle belirlenir. Dernekler, vakıflar, gönüllü kuruluşlar ve kamu kurum ve kuruluşları ile ilişkiler

Açık kurumlarda bulunanlar ile açık kuruma ayrılmaya hak kazanan hükümlülere kurum amirinin önerisi ve Cumhuriyet Başsavcılığının onayıyla üç ayda bir, yol hariç yedi güne kadar özel izin verilebilir. İzinden dönmeyen veya iki günden fazla süre geçtikten sonra dönen hükümlüler hakkında Türk Ceza Kanununun 292 nci ve izleyen maddelerinde yazılı hükümler tatbik edilir. İzinden dönmeyen, iki günden fazla süre geçtikten sonra dönen veya firar eden hükümlülere bir daha özel izin verilmez; izin süresini iki gün veya daha az geçirenler hakkında ise disiplin işlemi uygulanır. Cezalarının en az altı ayını kesintisiz geçirip koşullu salıverilmesine bir ay kalanlara iş arama izni verilebilir. Kanunun 25 inci maddesi kapsamına girenler hariç olmak üzere tehlikeli olmayan hükümlülere, güvenlik sakıncası bulunmaması kaydıyla eşinin veya ikinci derece dâhil hısımlarının vefatı durumunda dış güvenlik refakati ve Cumhuriyet Başsavcısının onayıyla yol hariç iki güne kadar cenaze izni verilebilir.

Disiplin Soruşturması Usulü, Yaptırımlar ve Şikâyet Yolları

Kurum düzenine aykırı eylemlerde disiplin cezaları uygulanır. Uyarma, kınama ve bazı etkinliklere katılmaktan alıkoyma cezaları kurumun en üst amirince verilir ve uygulanır; diğer disiplin eylemleri ise disiplin kurulu tarafından karara bağlanır. Eylemin öğrenilmesi üzerine derhâl soruşturma başlatılır ve savunma hakkı güvenceye alınır; hakkında soruşturma açılan hükümlüye eylemin niteliği ile üç gün içinde savunma sunması gerektiği yazılı olarak bildirilir, savunma alınmadan disiplin yaptırımı uygulanamaz. Kurul evrak üzerinden en geç üç gün içinde gerekçeli kararını verir ve tebliğ eder. Disiplin işlemlerine karşı 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu çerçevesinde şikâyet ve itiraz yoluna başvurulabilir. Çocuk hükümlüler yönünden tatbik edilen disiplin tedbirleri ceza mahiyetinde olmayıp koruma ve önleme amaçlıdır. Çocuklar hakkında harcamalara sınır koyma disiplin cezası verilebileceği gibi kapalı kurumlardaki çocuklar hakkında gece ve gündüz tek başına bir odada tutulmayı içeren odaya kapatma cezası da uygulanabilir. Odaya kapatma cezasında çocuğun beş güne kadar açık havaya çıkma hakkı saklı tutulur; çocuk infaz öncesinde, sırasında ve sonrasında doktor kontrolünden geçirilir ve ailesi, avukatı ya da yasal temsilcisiyle görüşebilir.

5275 sayılı CEZA VE GÜVENLİK TEDBİRLERİNİN İNFAZI HAKKINDA KANUN m. 47Kaynağı aç
Madde 47- (1) (Değişik: 25/5/2005-5351/4 md.) Uyarma, kınama ve bazı etkinliklere katılmaktan alıkoyma cezaları kurumun en üst amiri tarafından verilir ve uygulanır. (2) Hükümlülerin diğer disiplin cezalarını gerektiren eylemlerinin öğrenilmesinden itibaren derhâl ve en geç beş gün içinde kurum en üst amirince atanan bir görevli tarafından soruşturmaya başlanır.[15] (3) (Değişik:14/4/2020-7242/27 md.) Soruşturma en geç onbeş gün içinde tamamlanır. Firar hâlinde bu süre hükümlünün yakalandığının öğrenildiği tarihte başlar. Düzenlenen rapor ve ekleri disiplin kuruluna sunulur. Soruşturma süresi eylemin ve soruşturmanın niteliğine göre infaz hâkiminin yazılı onayı ile yedi güne kadar uzatılabilir. (4) Savunma alınmadan disiplin cezası verilemez. Haklarında disiplin soruşturması yapılanlara, yüklenen eylemin niteliği ve sonuçları ile üç gün içinde savunmalarını vermeleri, aksi hâlde bu haklarından vazgeçmiş sayılacakları yazılı olarak bildirilir. Savunma yazılı olarak sunulabileceği gibi sözlü olarak da yapılabilir. Sözlü savunma tutanakla saptanır. Türkçe bilmeyenlerle, sağır ve dilsizlerin savunmaları tercüman aracılığıyla alınır. (5) Disiplin cezaları disiplin kurulunca evrak üzerinden görüşülerek en geç üç gün içinde karara bağlanır. Disiplin kurulu, yasada yazılı disiplin cezası uygulanmasına veya disiplin cezası verilmesine yer olmadığına karar verebilir. Disiplin kurulu kararları gerekçeli olarak yazılır ve kararda şikâyet mercii ve süresi açıkça gösterilir. (6) Disiplin kurulu kararı, haklarında soruşturma yapılanlara yönetim tarafından derhâl tebliğ edilir. (7) Kurumun iç düzenini ve hükümlülerin yaşam ve beden bütünlüklerinin ciddî tehlike altında bulunması nedeniyle derhâl tedbir alınması zorunlu olan hâllerde, kurumun en üst amiri 49 uncu maddede belirtilen tedbirleri almakla beraber soruşturmayı başlatır. Bu hâlde infaz hâkimine bilgi verilir. (8) (Ek:14/4/2020-7242/27 md.) Disiplin soruşturması hükümlünün barındırıldığı ceza infaz kurumu disiplin kurulu tarafından yapılır. Hükümlünün ceza infaz kurumu dışındaki eylemleri nedeniyle yapılacak disiplin soruşturması, hükümlünün eylem öncesi en son barındırıldığı ceza infaz kurumu disiplin kurulu tarafından yapılır. Disiplin cezasını gerektiren eylemlerin tekrarı, disiplin cezalarının infazı ve kaldırılması

İsyan çıkarmak, kuruma ağır zarar vermek, kasten yangın çıkarmak, adam öldürmek veya yaralamak, cinsel saldırıda bulunmak, kuruma ateşli silah, uyuşturucu madde veya cep telefonu sokmak gibi eylemler Kanunun 44 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca on bir günden yirmi güne kadar hücreye koyma cezasını gerektirir. Hücre cezasının infazına infaz hâkiminin onayıyla başlanır; hücre yaşamsal gereksinimleri karşılayacak biçimde düzenlenir ve avukat yahut resmî mercilerle temas engellenemez. Kesinleşen disiplin cezalarının infazı tamamlanıp kaldırılmadıkça koşullu salıverilme işlemi tesis edilemez; ancak bu erteleme süresi hakederek salıverme tarihini aşamaz. Anne, baba, eş, çocuk ve kardeşlerin ölümü veya ağır hastalığı ile doğal afet durumlarında ve avukatla olan ilişkilerde haberleşme araçlarından yoksun bırakma cezası uygulanamaz; resmî merciler ve savunma makamıyla görüşmelerde de ziyaretçi yasağı tatbik edilemez.

Koşullu Salıverilme Oranları, Süre Hesaplaması ve Mükerrirlik

Koşullu salıverilme, mahkûmun ceza süresini infaz kurumu bünyesinde iyi hâlli olarak tamamlaması hâlinde kalan kısmın toplum içinde geçirilmesine olanak tanıyan bir infaz müessesesidir. Genel kural olarak ağırlaştırılmış müebbet hapis cezalarında otuz yılın, müebbet hapis cezalarında yirmidört yılın, diğer süreli hapis cezalarında ise sürenin yarısının infaz kurumunda çekilmesi durumunda koşullu salıverilme uygulanabilir. Kasten öldürme, neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama (m. 87/2-d), işkence, eziyet, cinsel saldırı (m. 102/2 hariç), reşit olmayanla cinsel ilişki (m. 104/2-3 hariç), cinsel taciz, özel hayata ve hayatın gizli alanına karşı suçlar ve casusluk suçlarından mahkûm olanlar ile uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti ve cinsel dokunulmazlığa karşı suçlardan mahkûm olan çocuklar cezalarının üçte ikisini çektiklerinde koşullu salıverilmeden yararlanabilirler. Örgüt kurma, yönetme veya örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarda ise çocuklar hariç olmak üzere ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının otuz altı yılı, müebbet hapis cezasının otuz yılı, süreli hapis cezasının üçte ikisi çekilmelidir. Türk Ceza Kanununun 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, 103 üncü maddesi, 104 üncü maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları ile 188 inci maddesindeki uyuşturucu ticareti suçlarından mahkûm olanlar hakkında süreli hapis cezalarında koşullu salıverilme oranı dörtte üçtür. Devletin güvenliğine, anayasal düzene ve milli savunmaya karşı suçların örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmesi dolayısıyla hükmolunan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezalarında ise koşullu salıverilme hükümleri uygulanmaz.

5275 sayılı CEZA VE GÜVENLİK TEDBİRLERİNİN İNFAZI HAKKINDA KANUN m. 107Kaynağı aç
Madde 107- (1) Koşullu salıverilmeden yararlanabilmek için mahkûmun kurumdaki infaz süresini iyi hâlli olarak geçirmesi gerekir. (2) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm edilmiş olanlar otuz yılını, müebbet hapis cezasına mahkûm edilmiş olanlar yirmidört yılını, diğer süreli hapis cezalarına mahkûm edilmiş olanlar cezalarının yarısını infaz kurumunda çektikleri takdirde, koşullu salıverilmeden yararlanabilirler. (Ek cümleler:14/4/2020-7242/48 md.) Ancak, Türk Ceza Kanununun;[51] a) Kasten öldürme suçlarından (madde 81, 82 ve 83) süreli hapis cezasına mahkûm olanlar, b) Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan (madde 87, fıkra iki, bent d) süreli hapis cezasına mahkûm olanlar, c) İşkence suçundan (madde 94 ve 95) ve eziyet suçundan (madde 96) süreli hapis cezasına mahkûm olanlar, d) Cinsel saldırı (madde 102, ikinci fıkra hariç), reşit olmayanla cinsel ilişki (madde 104, ikinci ve üçüncü fıkra hariç) ve cinsel taciz (madde 105) suçlarından süreli hapis cezasına mahkûm olanlar, e) Cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlardan (madde 102, 103, 104 ve 105) hapis cezasına mahkûm olan çocuklar, f) Özel hayata ve hayatın gizli alanına karşı suçlardan (madde 132, 133, 134, 135, 136, 137 ve 138) süreli hapis cezasına mahkûm olanlar, g) Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan (madde 188) hapis cezasına mahkûm olan çocuklar, h) Devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk suçlarından (madde 326 ilâ 339) süreli hapis cezasına mahkûm olanlar, cezalarının üçte ikisini infaz kurumunda çektikleri takdirde, koşullu salıverilmeden yararlanabilirler. Ayrıca, suç işlemek için örgüt kurmak veya yönetmek ya da örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlar ile Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlardan mahkûm olan çocuklar ile 1/1/1983 tarihli ve 2937 sayılı Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı Kanunu kapsamına giren suçlardan mahkûm olanlar hakkında koşullu salıverilme oranı üçte iki olarak uygulanır. (3) Koşullu salıverilme için infaz kurumunda geçirilmesi gereken süre; a) Birden fazla ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile müebbet hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde otuzaltı, b) Birden fazla müebbet hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde otuz, c) Bir ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile süreli hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde en fazla otuzaltı, d) Bir müebbet hapis cezası ile süreli hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde en fazla otuz, e) Birden fazla süreli hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde en fazla yirmisekiz, Yıldır. (4) Suç işlemek için örgüt kurmak veya yönetmek ya da örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçtan dolayı mahkûmiyet hâlinde; ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm edilmiş olanlar otuzaltı yılını, müebbet hapis cezasına mahkûm edilmiş olanlar otuz yılını, süreli hapis cezasına mahkûm edilmiş olanlar cezalarının üçte ikisini infaz kurumunda çektikleri takdirde, koşullu salıverilmeden yararlanabilirler. (Ek cümle:14/4/2020-7242/48 md.) Koşullu salıverilme oranı üçte ikiden fazla olan suçlar bakımından ise tabi oldukları koşullu salıverilme oranı uygulanır. Ancak, bu süreler;[52] a) Birden fazla ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile müebbet hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde kırk, b) Birden fazla müebbet hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde otuzdört, c) Bir ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile süreli hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde en fazla kırk, d) Bir müebbet hapis cezası ile süreli hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde en fazla otuzdört, e) Birden fazla süreli hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde en fazla otuziki, Yıldır. (Ek cümle:22/7/2010 – 6008/9 md.) Bu fıkra hükümleri çocuklar hakkında uygulanmaz. (5) Koşullu salıverilme süresinin hesaplanmasında, hükümlünün onbeş yaşını dolduruncaya kadar infaz kurumunda geçirdiği bir gün, iki gün olarak dikkate alınır.[53] (6) Koşullu salıverilen hükümlünün tâbi tutulacağı denetim süresi, yukarıdaki fıkralara göre infaz kurumunda geçirilmesi gereken süre kadardır. Ancak süreli hapislerde hakederek tahliye tarihini geçemez.[54] (7) Hükümlü, denetim süresinde, infaz kurumunda öğrendiği meslek veya sanatı icra etmek üzere, bir kamu kurumunda veya özel olarak aynı meslek veya sanatı icra eden bir başkasının gözetimi altında, ücret karşılığında çalıştırılabilir. (8) Onsekiz yaşından küçük olan hükümlüler, denetim süresinde eğitimlerine, gerektiğinde barınma imkânı da bulunan bir kurumda devam ederler. (9) İnfaz hâkimi, denetim süresinde hükümlüye rehberlik edecek bir uzman kişiyi görevlendirebilir. Bu kişi, kötü alışkanlıklar edinebileceği çevrelerden uzak kalması ve sorumluluk bilinciyle iyi bir hayat sürmesini temin hususunda hükümlüye öğütte bulunur; eğitim gördüğü kurum yetkilileri veya yanında çalıştığı kişilerle görüşerek, istişarelerde bulunur; hükümlünün davranışları, sosyal uyumu ve sorumluluk bilincindeki gelişme hakkında üçer aylık sürelerle rapor düzenleyerek infaz hâkimine verir. (Ek cümleler:14/4/2020-7242/48 md.) İnfaz hâkimi ayrıca, iki yılı geçmemek üzere denetim süresi içinde hükümlünün denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenecek yükümlülüklere tabi tutulmasına karar verebilir. Bu karar gereğince denetimli serbestlik müdürlüğü, risk ve ihtiyaçlarını dikkate alarak hükümlüyü;[55] a) Belirli bir bölgede denetim ve gözetim altında bulundurma, b) Belirlenen yer veya bölgelere gitmeme, c) Belirlenen programlara katılma, yükümlülüklerinden bir veya birden fazlasına tabi tutar. Denetimli serbestlik müdürlüğü hükümlünün risk ve ihtiyaçlarını dikkate alarak yükümlülükleri değiştirebilir. (10) İnfaz hâkimi, koşullu salıverilen hükümlünün kişiliğini ve topluma uyumdaki başarısını göz önünde bulundurarak; denetim süresinin, denetimli serbestlik tedbiri uygulanmadan veya herhangi bir yükümlülük belirlemeden geçirilmesine karar verebileceği gibi, denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasını veya belirlenen yükümlülükleri denetim süresi içinde kaldırabilir.[56] (11) (Değişik:14/4/2020-7242/48 md.) Hükümlünün koşullu salıverilmesi hakkında ceza infaz kurumu idaresi tarafından hazırlanan gerekçeli rapor, infaz işlemlerinin yapıldığı yer infaz hâkimliğine verilir. İnfaz hâkimi, bu raporu uygun bulursa hükümlünün koşullu salıverilmesine dosya üzerinden karar verir; raporu uygun bulmadığı takdirde gerekçesini kararında gösterir. Bu kararlara karşı itiraz yoluna gidilebilir. (12) Koşullu salıverilen hükümlünün, denetim süresinde hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere, infaz hâkiminin uyarısına rağmen, uymamakta ısrar etmesi hâlinde koşullu salıverilme kararı geri alınır.[57] (13) Koşullu salıverilme kararının geri alınması hâlinde hükümlünün;[58] a) Sonraki suçu işlediği tarihten itibaren başlamak ve hak ederek tahliye tarihini geçmemek koşuluyla sonraki işlediği her bir suç için verilen hapis cezasının iki katı sürenin, b) (Değişik: 25/5/2005-5351/8 md.) Yükümlülüklerine aykırı davranması hâlinde, bu yükümlülüklere uymama tarihi ile hak ederek salıverilme tarihi arasındaki süreyi geçmemek koşuluyla ihlalin niteliğine göre takdir edilecek bir sürenin, Ceza infaz kurumunda aynen çektirilmesine karar verilir. Koşullu salıverilme kararının geri alınmasından sonra aynı hükmün infazı ile ilgili bir daha koşullu salıverilme kararı verilmez. (14) Denetim süresi yükümlülüklere uygun ve iyi hâlli olarak geçirildiği takdirde, ceza infaz edilmiş sayılır. (15) (Değişik: 20/7/2017-7035/25 md.) Hükümlü, geri kalan süre içinde işlediği kasıtlı bir suçtan dolayı hapis cezasına mahkûm edilirse ya da bağlı tutulduğu yükümlülükleri yerine getirmezse hükmü veren ilk derece mahkemesinin bulunduğu yer infaz hâkimliği, cezaların toplandığı hâller ile hükmün bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay tarafından verilmiş olması hâlinde ise 101 inci maddenin ikinci fıkrasına göre belirlenen infaz hâkimliği tarafından koşullu salıverilme kararının geri alınmasına dosya üzerinden karar verilir. Bu kararlara karşı itiraz yolu açıktır.[59] (16) 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap, Dördüncü Kısım, "Devletin Güvenliğine Karşı Suçlar" başlıklı Dördüncü Bölüm, "Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı Suçlar" başlıklı Beşinci Bölüm, "Milli Savunmaya Karşı Suçlar" başlıklı Altıncı Bölüm altında yer alan suçlardan birinin bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi dolayısıyla ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde, koşullu salıverilme hükümleri uygulanmaz. Mükerrirlere ve bazı suç faillerine özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbiri[60]

18 Ağustos 2026 sonrası yeni düzenlemenin genel kuralı bakımından; suç tarihi ve TCK m.7 kapsamında lehe kanun değerlendirmesi saklı olmak üzere: Koşullu salıverilme hesabında hükümlünün on beş yaşını dolduruncaya kadar kurumda geçirdiği bir gün iki gün olarak değerlendirilir. Salıverildikten sonra denetim süresinde kasıtlı bir suç işlenmesi veya yükümlülüklere uymamakta ısrar edilmesi durumunda koşullu salıverilme geri alınır ve aynı ilamla ilgili olarak bir daha koşullu salıverilme kararı verilemez. Tekerrür hâlinde işlenen suçlarda koşullu salıverilmeden yararlanabilmek için ağırlaştırılmış müebbet hapsin otuzdokuz yılının, müebbet hapsin otuzüç yılının ve süreli hapis cezalarının üçte ikisinin iyi hâlle çekilmesi aranır. Tekerrür sebebiyle eklenecek süre tekerrüre esas alınan en ağır cezayı aşamaz; ancak ikinci defa tekerrür hâlinde bu sınırlama uygulanmaz. İkinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda süreli hapis cezaları bakımından koşullu salıverilme oranı kanun metninde dörtte üç olarak belirlenmiştir. Cezanın infazı tamamlandıktan sonra denetim süresinde yükümlülüklere aykırı davranan mükerrirler infaz hâkimi kararıyla on beş günden üç aya kadar disiplin hapsine tabi tutulur.

5275 sayılı CEZA VE GÜVENLİK TEDBİRLERİNİN İNFAZI HAKKINDA KANUN m. 108Kaynağı aç
Madde 108- (1) Tekerrür hâlinde işlenen suçtan dolayı mahkûm olunan;[61] a) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının otuzdokuz yılının, b) Müebbet hapis cezasının otuzüç yılının, c) (Ek:14/4/2020-7242/49 md.) Birden fazla süreli hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde en fazla otuziki yılının, d) Süreli hapis cezasının üçte ikisinin, İnfaz kurumunda iyi hâlli olarak çekilmesi durumunda, koşullu salıverilmeden yararlanılabilir. (Ek cümle:14/4/2020-7242/49 md.) Ancak, koşullu salıverilme oranı üçte ikiden fazla olan suçlar bakımından tabi oldukları koşullu salıverilme oranı uygulanır. (2) Tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktar, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamaz. (Ek cümle:4/6/2025-7550/14 md.) İkinci defa tekerrür halinde bu fıkra hükmü uygulanmaz. (3) İkinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme süreleri uygulanır. (Ek cümle:4/6/2025-7550/14 md.) Ancak, süreli hapis cezaları bakımından koşullu salıverilme oranı dörtte üç olarak uygulanır. (Ek cümle:14/4/2020-7242/49 md.) Hükümlü hakkında ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanacağı hükümde belirtilir.[62] (4) İnfaz hâkimi, mükerrir hakkında cezanın infazının tamamlanmasından sonra başlamak ve bir yıldan az olmamak üzere denetim süresi belirler.[63] (5) Tekerrür dolayısıyla belirlenen denetim süresinde, koşullu salıverilmeye ilişkin hükümler uygulanır. (6) İnfaz hâkimi, mükerrir hakkında denetim süresinin uzatılmasına karar verebilir. Denetim süresi en fazla beş yıla kadar uzatılabilir. (7) (Ek: 18/6/2014-6545/82 md.) Cezanın infazı tamamlandıktan sonra devam eden denetim süresi içinde, bu madde hükümlerine göre kendilerine yüklenen yükümlülüklere ve yasaklara aykırı hareket eden mükerrirler, infaz hâkimi kararı ile disiplin hapsine tabi tutulur. Disiplin hapsinin süresi on beş günden az ve üç aydan fazla olamaz. (8) (Ek: 18/6/2014-6545/82 md.) Çocuğa karşı işlenen bir suçtan dolayı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına veya müebbet hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde birinci fıkradaki koşullu salıverilme süreleri uygulanır. (9) (Ek: 18/6/2014-6545/82 md.) Birinci fıkradaki koşullu salıverme süreleri, 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 102 nci maddesinin ikinci fıkrasında tanımlanan cinsel saldırı suçundan, 103 üncü maddesinde tanımlanan çocukların cinsel istismarı suçundan, 104 üncü maddesinin ikinci ve üçüncü fıkrasında tanımlanan reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan, 188 inci maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan dolayı hapis cezasına mahkûm olanlar hakkında da uygulanır. (Ek cümle:14/4/2020-7242/49 md.) Ancak, süreli hapis cezaları bakımından koşullu salıverilme oranı, dörtte üç olarak uygulanır. 188 inci madde hariç olmak üzere bu suçlardan dolayı hapis cezasına mahkûm olanlar hakkında, cezanın infazı sırasında ve koşullu salıverildikleri takdirde denetim süresi içinde, aşağıdaki tedavi veya yükümlülüklerden bir veya birkaçına infaz hâkimi tarafından karar verilir: a) Tıbbi tedaviye tabi tutulmak b) Tedavi amaçlı programlara katılmak c) Suçun mağdurunun oturduğu ve çalıştığı yerleşim bölgesinde ikamet etmekten yasaklanmak d) Mağdurun bulunduğu yerlere yaklaşmaktan yasaklanmak e) Çocuklarla bir arada olmayı gerektiren bir ortamda çalışmaktan yasaklanmak f) Çocuklar hakkında bakım ve gözetim yükümlülüğünü gerektiren faaliyet icra etmekten yasaklanmak (10) (Ek:18/6/2014-6545/82 md.) Dokuzuncu fıkra hükümleri çocuklar hakkında uygulanmaz. (11) (Ek:18/6/2014-6545/82 md.) Bu maddenin dokuzuncu fıkrasının uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, Sağlık Bakanlığının görüşü alınmak suretiyle Adalet Bakanlığı tarafından hazırlanan yönetmelikle düzenlenir. İKİNCİ KISIM Tedbirler ve Tutukluluk BİRİNCİ BÖLÜM Kısa Süreli Hapis Cezasına Seçenek Yaptırımlar ile Kısa Süreli Hapis Cezalarının Özel İnfaz Şekilleri Seçenekli yaptırımların uygulanması[64]

Denetimli Serbestlik ve Özel İnfaz Usulleri

Açık ceza infaz kurumunda veya çocuk eğitimevinde bulunan ve koşullu salıverilmesine bir yıl veya daha az süre kalan iyi hâlli hükümlülerin cezası, idarenin değerlendirme raporu dikkate alınarak infaz hâkimi kararıyla denetimli serbestlik uygulanarak yerine getirilebilir. Bu infaz usulünden yararlanabilmek için beş günden az olmamak üzere, koşullu salıverilme tarihine kadar kurumda geçirilmesi gereken sürenin en az onda birinin infaz kurumunda geçirilmesi şarttır. Sıfır-altı yaş grubunda çocuğu bulunan kadın hükümlüler koşullu salıverilmelerine iki yıl veya daha az süre kaldığında, ağır bir hastalık, engellilik veya kocama nedeniyle hayatlarını yalnız idame ettiremeyen hükümlüler ise koşullu salıverilmelerine üç yıl veya daha az süre kaldığında diğer şartları taşımaları kaydıyla bu tedbirden yararlanabilirler. İnfaz kurumundan çıktıktan sonra beş gün içinde müdürlüğe başvurmayan veya yükümlülüklere uymamakta ısrar edenler infaz hâkimi kararıyla açık kuruma gönderilir. Kısa süreli hapis cezası yerine kamuya yararlı bir işte çalıştırma yaptırımında iki saatlik çalışma bir gün hapis sayılır ve günlük mesai iki ila sekiz saat arasında belirlenir.

5275 sayılı CEZA VE GÜVENLİK TEDBİRLERİNİN İNFAZI HAKKINDA KANUN m. 105/AKaynağı aç
Madde 105/A – (Ek: 5/4/2012-6291/1 md.) (1) (Değişik:14/4/2020-7242/46 md.) Hükümlülerin dış dünyaya uyumlarını sağlamak, aileleriyle bağlarını sürdürmelerini ve güçlendirmelerini temin etmek amacıyla, açık ceza infaz kurumunda veya çocuk eğitimevinde bulunan ve koşullu salıverilmesine bir yıl veya daha az süre kalan iyi hâlli hükümlülerin talebi hâlinde, cezalarının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına, ceza infaz kurumu idaresince hazırlanan değerlendirme raporu dikkate alınarak, hükmün infazına ilişkin işlemleri yapan Cumhuriyet başsavcılığının bulunduğu yer infaz hâkimi tarafından karar verilebilir. (Ek cümle:4/6/2025-7550/13 md.) Hükümlünün bu infaz usulünden yararlanabilmesi için beş günden az olmamak üzere koşullu salıverilme tarihine kadar ceza infaz kurumunda geçirmesi gereken sürenin en az onda birini ceza infaz kurumunda geçirmiş olması gerekir. (2) (Değişik:14/4/2020-7242/46 md.) Açık ceza infaz kurumuna ayrılma şartları oluşmasına karşın, iradesi dışındaki bir nedenle açık ceza infaz kurumuna ayrılamayan veya bu nedenle kapalı ceza infaz kurumuna geri gönderilen iyi hâlli hükümlüler, diğer şartları da taşımaları hâlinde, birinci fıkrada düzenlenen infaz usulünden yararlanabilirler. (3) Yukarıdaki fıkralarda düzenlenen infaz usulünden;[45] a) Sıfır-altı yaş grubunda çocuğu bulunan ve koşullu salıverilmesine iki yıl veya daha az süre kalan kadın hükümlüler, b) Maruz kaldıkları ağır bir hastalık, engellilik veya kocama nedeniyle hayatlarını yalnız idame ettiremeyen ve koşullu salıverilmesine üç yıl veya daha az süre kalan hükümlüler, diğer şartları da taşımaları hâlinde yararlanabilirler. Ağır hastalık, engellilik veya kocama hâli, Adlî Tıp Kurumundan alınan veya Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adlî Tıp Kurumunca onaylanan bir raporla belgelendirilmelidir. (4) (Değişik: 18/6/2014-6545/80 md.) Adli para cezasının ödenmemesi nedeniyle, cezası hapse çevrilen hükümlüler yukarıdaki fıkralardaki infaz usulünden yararlanamazlar. (5) Denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle cezasının infazına karar verilen hükümlünün, koşullu salıverilme tarihine kadar; a) Kamuya yararlı bir işte ücretsiz olarak çalıştırılması, b) Bir konut veya bölgede denetim ve gözetim altında bulundurulması, c) Belirlenen yer veya bölgelere gitmemesi, d) Belirlenen programlara katılması, yükümlülüklerinden bir veya birden fazlasına tabi tutulmasına, denetimli serbestlik müdürlüğünce karar verilir. Hükümlünün risk ve ihtiyaçları dikkate alınarak yükümlülükleri değiştirilebilir. (Ek cümle: 28/3/2023-7445/25 md.) Türk Ceza Kanununun 191 inci maddesinde yer alan kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak suçundan hükümlü olanlar ayrıca tedavi ve rehabilitasyon programlarına katılma yükümlülüğüne tabi tutulur. (6) Hükümlünün;[46] a) Ceza infaz kurumundan ayrıldıktan sonra, talebinde belirttiği denetimli serbestlik müdürlüğüne beş gün içinde müracaat etmemesi, b) Hakkında belirlenen yükümlülüklere, denetimli serbestlik müdürlüğünün hazırladığı denetim ve iyileştirme programına, denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerileriyle hakkında hazırlanan denetim planına uymamakta ısrar etmesi, c) Ceza infaz kurumuna geri dönmek istemesi, hâlinde, denetimli serbestlik müdürlüğünün talebi üzerine, koşullu salıverilme tarihine kadar olan cezasının infazı için açık ceza infaz kurumuna gönderilmesine, denetimli serbestlik müdürlüğünün bulunduğu yer infaz hâkimi tarafından karar verilir. (7) (Yeniden Düzenleme:14/4/2020-7242/46 md.) Hükümlü hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmaya başlandıktan sonra işlediği iddia olunan ve cezasının alt sınırı bir yıl veya daha fazla hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suçtan dolayı kamu davası açılmış olması hâlinde, denetimli serbestlik müdürlüğünün talebi üzerine infaz hâkimi tarafından, hükümlünün açık ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar verilebilir. Kovuşturma sonucunda beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, davanın reddi veya düşme kararı verilmesi hâlinde, hükümlünün cezasının infazına denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak devam olunmasına infaz hâkimi tarafından karar verilir. (8) Denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaat etmesi gereken sürenin bitiminden itibaren iki gün geçmiş olmasına karşın müracaat etmeyenler ile (…)[47] ceza infaz kurumuna iade kararı verilmesine rağmen iki gün içinde en yakın Cumhuriyet başsavcılığına teslim olmayan hükümlüler hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 292 nci ve 293 üncü maddelerinde yazılı hükümler uygulanır. (9) Yükümlülüklerin gereklerine ve denetim planına uygun davranan hükümlünün koşullu salıverilmesi hakkında denetimli serbestlik müdürlüğü tarafından hazırlanan gerekçeli rapor, 107 nci ve 108 inci maddeler uyarınca işlem yapılmak üzere ilgili mahkemeye gönderilir. (10) Denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezaların infazına ilişkin esas ve usuller yönetmelikle düzenlenir. Adlî para cezasının infazı

Özel infaz usulleri çerçevesinde kasten işlenen suçlarda toplam üç yıl, taksirle öldürme hariç taksirli suçlarda toplam beş yıl veya daha az süreli hapis cezalarının infaz hâkimi kararıyla hafta sonları veya geceleri infaz kurumunda çektirilmesine karar verilebilir. Kadın, çocuk veya altmışbeş yaşını bitirmiş kişilerde toplam üç yıl, yetmiş yaşını bitirmiş kişilerde dört yıl, yetmişbeş yaşını bitirmiş kişilerde beş yıl ve seksen yaşını bitirmiş kişilerde altı yıl veya daha az süreli hapis cezaları infaz hâkimi kararıyla konutta infaz edilebilir. Doğum yapan kadın hükümlülerin altı ay geçtikten ve çocuk bir yıl altı aylık olmadan önce toplam beş yıl veya daha az süreli hapis cezaları da konutta çektirilebilir. Bu özel infaz usulleri; terör, örgüt ve cinsel dokunulmazlığa karşı suçlardan mahkûm olanlar ile adli para cezası hapse çevrilenler veya koşullu salıverilmesi geri alınanlar hakkında kural olarak uygulanmaz. Ancak ağır hastalık veya engellilik ile yeni doğum yapmış kadınlara tanınan konutta infaz düzenlemeleri bu yasağın kapsamı dışında tutulmuştur. Özel infaz şartlarına mazeretsiz uyulmaması hâlinde usule son verilerek infaza ceza infaz kurumunda devam edilir.

5275 sayılı CEZA VE GÜVENLİK TEDBİRLERİNİN İNFAZI HAKKINDA KANUN m. 110Kaynağı aç
Madde 110- (Değişik:14/4/2020-7242/50 md.) (1) İnfaz hâkimi, hükümlünün talebi üzerine kasten işlenen suçlarda toplam üç yıl, taksirle öldürme suçu hariç olmak üzere taksirle işlenen suçlarda ise toplam beş yıl veya daha az süreli hapis cezasının; a) Her hafta cuma günleri saat 19.00’da girmek ve pazar günleri aynı saatte çıkmak suretiyle hafta sonları, b) Hafta sonları hariç, her gün saat 19.00’da girmek ve ertesi gün saat 07.00’de çıkmak suretiyle geceleri, Ceza infaz kurumlarında çektirilmesine karar verebilir. (Ek cümle:4/6/2025-7550/15 md.) (a) bendinde belirtilen infaz usulü, hükümlünün iş yaşamı ve ailevi durumu ile ceza infaz kurumlarının düzen ve işleyişine göre ceza infaz kurumu tarafından, süresi aynı olmak koşuluyla hafta içi günlerde de uygulanabilir. (2) Mahkûmiyete konu suç nedeniyle doğmuş zararın aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesine dair hukukî sorumlulukları saklı kalmak üzere; a) Kadın, çocuk veya altmışbeş yaşını bitirmiş kişilerin mahkûm oldukları toplam üç yıl, b) Yetmiş yaşını bitirmiş kişilerin mahkûm oldukları toplam dört yıl, c) Yetmişbeş yaşını bitirmiş kişilerin mahkûm oldukları toplam beş yıl, d) (Ek:4/6/2025-7550/15 md.) Seksen yaşını bitirmiş kişilerin mahkûm oldukları toplam altı yıl, veya daha az süreli hapis cezasının konutunda çektirilmesine infaz hâkimi tarafından karar verilebilir. (3) (Değişik:4/6/2025-7550/15 md.) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm olanlar hariç olmak üzere hapis cezasına mahkûm olan veya adli para cezası infaz sürecinde hapis cezasına çevrilen hükümlülerden 16 ncı maddenin üçüncü fıkrasında belirlenen usule göre maruz kaldığı ağır bir hastalık veya engellilik nedeniyle ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettiremeyeceği tespit edilen ve toplum güvenliği bakımından ağır ve somut tehlike oluşturmayacağı değerlendirilenlerin cezasının konutunda çektirilmesine infaz hâkimi tarafından karar verilebilir. Mahkûmun durumu, Cumhuriyet başsavcılığınca birer yıllık dönemlere göre 16 ncı maddenin üçüncü fıkrasında belirlenen usule göre incelettirilir. İnceleme sonuçlarına göre hükümlünün iyileştiğinin tespit edilmesi halinde infaz hâkimi, cezanın konutta çektirilmesine dair kararı kaldırır. Mahkûm, denetimli serbestlik müdürlüğü ve bulunduğu yer kolluk makamlarınca izlenir. Toplam cezası on yıldan fazla olan hükümlülerin elektronik cihazların kullanılması suretiyle takibi zorunludur. Bu fıkrada yazılı yükümlülüklere aykırı hareket edilmesi hâlinde cezanın konutunda çektirilmesine dair karar infaz hâkimliğince kaldırılır. (4) Doğurduğu tarihten itibaren altı ay geçen ve toplam beş yıl veya daha az süreli hapis cezasına mahkûm olan ya da adli para cezası infaz sürecinde hapis cezasına çevrilen hükümlü kadınların cezasının konutunda çektirilmesine infaz hâkimi tarafından karar verilebilir. Bu fıkra uyarınca talepte bulunulabilmesi için kadının doğurduğu tarihten itibaren bir yıl altı ay geçmemiş olması gerekir. Konutta infaza karar verdikten sonra çocuk ölmüş veya anasından başka birine verilmiş olursa infaz hâkimi konutta infaz uygulamasına ilişkin kararını kaldırır. (5) (Değişik:4/6/2025-7550/15 md.) Cezanın özel infaz usulüne göre çektirilmesine karar verilenler hakkında tabi oldukları infaz rejimine göre koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazı hükümleri uygulanır. (6) Cezanın özel infaz usulüne göre çektirilmesi kararı, infaza başlandıktan sonra da verilebilir. (7) İnfaz hâkimi talep üzerine, cezanın özel infaz usulüne göre çektirilmesi sırasında bu usulün uygulanmasına son verebilir. Özel infaz usulünün gereklerine geçerli bir mazeret olmaksızın uyulmaması hâlinde ise bu usulün uygulanmasına son verilir ve bu hâlde infaza genel hükümlere göre ceza infaz kurumlarında devam edilir. Özel infaz usulüne göre geçirilen süre, infaz aşamasında mahsup edilir. Bu fıkranın uygulandığı hâllerde 105/A maddesi hükümleri uygulanmaz. (8) Bu madde hükümlerine göre verilen kararlara itiraz yolu açıktır. (9) Üçüncü ve dördüncü fıkra hariç, bu madde hükümleri; a) Terör suçları ile örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte üye olmak suçlarından ya da örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlardan mahkûm olanlar, b) Cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlardan mahkûm olanlar, c) Adlî para cezası infaz sürecinde hapis cezasına çevrilenler, d) Koşullu salıverilme kararının geri alınması nedeniyle cezası aynen infaz edilenler, e) (Ek:4/6/2025-7550/15 md.) 105/A maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca açık ceza infaz kurumuna gönderilenler, hakkında uygulanmaz. (10) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir. İKİNCİ BÖLÜM Tutuklama Kararının Yerine Getirilmesi Tutuklama kararının yerine getirildiği kurumlar

Tutukluların Statüsü ve Kurum İçi İzin Hakları

Bir kişinin tutukevine kabul edilebilmesi hâkim veya mahkeme tarafından tesis edilmiş geçerli bir tutuklama müzekkeresine bağlıdır ve durum kararı veren mercie bildirilir. Tutuklular maddi olanaklar elverdiğince suç nevilerine ve güvenlik derecelerine göre ayrı odalarda barındırılır; aralarında husumet olanlar ile iştirak hâlinde suç işleyenler aynı odaya yerleştirilmez. Tutuklular çalışmaya mecbur tutulamaz; talepleri doğrultusunda kendi odalarında veya kurum iş yerlerinde çalışmalarına müsaade edilebilir. Tutuklunun müdafi seçme serbestisine ve müdafii ile olan haberleşme ve görüşmelerine hiçbir şekilde engel olunamaz ve kısıtlama getirilemez. İkinci derece dâhil kan veya kayın hısımlarından birinin ya da eşinin vefatı hâlinde, tutukluya başsavcılık onayı ve dış güvenlik refakatiyle yol hariç iki güne kadar cenaze izni verilebilir; ana, baba, eş, çocuk ve kardeşlerin hayati tehlike içeren ağır hastalıklarının sağlık kurulu raporuyla belgelenmesi hâlinde ise asgari bir ay arayla iki defaya mahsus olmak üzere yol hariç bir güne kadar hasta ziyareti izni tanınabilir.

Adli para cezası hapse çevrildiğinde infaz koşulları nasıl işler?

Adli para cezasının ödenmemesi nedeniyle hapse çevrilen cezalar hakkında kural olarak denetimli serbestlik hükümleri tatbik edilmez. Bu kapsamda çektirilen hapis süresi tek ilamda üç yılı, birden fazla ilam bulunması hâlinde beş yılı geçemez. Sağlık nedeniyle erteleme hükümleri saklı kalmak üzere bu hapsin infazı ertelenemez ve koşullu salıverilme kuralları uygulanmaz. Çocuklar hakkında hükmolunan adli para cezaları ise hiçbir hâlde hapse çevrilemez, amme alacaklarının tahsili usulünce takip edilir.

İkinci defa tekerrür hâlinde koşullu salıverilme mümkün müdür?

5275 sayılı Kanunun 108 inci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan güncel düzenleme uyarınca süreli hapis cezaları bakımından ikinci defa tekerrür durumunda koşullu salıverilme oranı dörtte üç olarak uygulanır ve hükümlü hakkında bu durumun uygulanacağı kararda belirtilir. Yasa metninde tekerrür nedeniyle koşullu salıverilme süresine eklenecek miktarın en ağır cezayı aşamayacağına dair sınırlama da ikinci defa tekerrür hâlinde uygulanmaz.

Koşullu salıverilmede çocukların infaz süreleri nasıl hesaplanır?

Hükümlünün on beş yaşını dolduruncaya kadar ceza infaz kurumunda geçirdiği her bir gün, kanunun 107 nci maddesinin beşinci fıkrası gereğince koşullu salıverilme süresinin hesaplanmasında iki gün olarak dikkate alınır.

Özel infaz usullerinden kimler yararlanamaz?

Hafta sonu, geceleyin veya yaşa bağlı konutta infaz usullerinden; terör ve örgüt suçluları, örgüt faaliyeti çerçevesinde suç işleyenler, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlardan mahkûm olanlar, adli para cezası hapse çevrilenler ve koşullu salıverilmesi geri alınanlar yararlanamaz. Ancak ağır hastalık veya engellilik ile doğum yapmış kadınlara ilişkin konutta infaz halleri bu yasağın kapsamı dışındadır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu