Yüklenicinin Özen Borcu ve Projeye Aykırılığın Hukuki Niteliği
Eser ve arsa payı karşılığı inşaat ilişkilerinde yüklenici, yüklendiği edimleri arsa sahibinin haklı menfaatlerini gözeterek sadakat ve özenle yerine getirmekle yükümlüdür. Bu sorumluluğun kapsamı belirlenirken benzer işleri yürüten basiretli bir yüklenicinin uyması gereken mesleki ve teknik kurallar temel ölçüt alınır. Dolayısıyla yüklenici, onaylı mimari projelere, fen kurallarına ve sözleşme şartlarına uygun bir yapı meydana getirmek zorundadır.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 471Kaynağı aç
İnşaat sürecinde sözleşmeye aykırılık ile kamu hukukunu ilgilendiren imar mevzuatına aykırılık birbirinden bağımsız sonuçlar doğurabilir. Sözleşmede belirli nitelikte bir malzeme kararlaştırılmışken müteahhidin onaylı projeye uygun olsa dahi farklı veya alt kalitede bir malzeme kullanması sözleşmenin ihlali anlamına gelir. Buna karşılık arsa sahibi ile müteahhit kendi aralarında anlaşsalar dahi onaylı ruhsat ve eklerine aykırı yapılan imalatlar idari yaptırımlara sebebiyet verir.
Projeye aykırılık iddialarında eksik iş ile ayıplı iş ayrımının yapılması hukuki koruma yolları bakımından önem taşır. Sözleşme veya projede bulunması öngörülen bir teknik veya fiziki unsurun hiç imal edilmemesi eksik iş niteliğindedir. Buna karşılık söz konusu imalatın yapılmış olmasına rağmen projeye, onaylı ruhsata veya teknik kurallara uygun nitelikte bulunmaması ayıplı ifa olarak değerlendirilir.
Müteahhidin Projede Tek Taraflı Değişiklik Yapma Yasağı
Sözleşmede arsa sahibi tarafından açıkça verilmiş bir yetki bulunmadığı müddetçe yüklenici projede kendiliğinden esaslı değişikliklere gidemez. Arsa sahibinin hak ve menfaatlerini doğrudan etkileyen değişiklikler sözleşmeye açık aykırılık oluşturur. Bu kapsamda arsa sahibine düşecek bağımsız bölümün metrekare olarak küçültülmesi, katının veya konumunun değiştirilmesi, projede yer alan teras, balkon, tahsisli otopark veya deponun kaldırılması yahut ortak alanların yüklenicinin bağımsız bölümüne eklenmesi gibi tek taraflı müdahaleler hukuka aykırıdır.
İnşaat Devam Ederken Kullanılabilecek Haklar
İnşaatın yapımı esnasında yapının yüklenicinin kusuru yüzünden ayıplı ya da sözleşmeye aykırı şekilde tamamlanacağı açıkça anlaşılırsa, arsa sahibi 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 473. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca yükleniciye aykırılığı gidermesi için uygun bir mehil verebilir. Yapılacak ihtarda aykırılığın verilen sürede düzeltilmemesi hâlinde, meydana gelecek hasar ve masraflar yükleniciye ait olmak üzere tamiratın veya işe devamın üçüncü bir kişiye yaptırılacağı bildirilebilir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 473Kaynağı aç
Yüklenicinin inşaata zamanında başlamaması, işi sözleşmeye aykırı biçimde aksatması ya da arsa sahibine yüklenemeyecek nedenlerle yaşanan gecikmeler sonucu kararlaştırılan tarihte eseri teslim edemeyeceğinin açıkça görülmesi hâlinde ise arsa sahibi teslim gününü beklemek zorunda kalmaksızın sözleşmeden dönebilir.
Teslim Sonrası Muayene, İhbar ve Delil Tespiti
Yapının teslim edilmesinden sonra arsa sahibi, işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz eseri incelemek ve tespit ettiği ayıpları uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek durumundadır. İnceleme sürecinde taraflardan her biri, masrafını üstlenmek koşuluyla yapının bilirkişi marifetiyle incelenmesini ve sonucun yazılı bir raporla belgelenmesini talep edebilir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 474Kaynağı aç
Projeye aykırı imalatların ileri sürülmesi ve ispatı için somut tespitlerin yapılması gerekir. Bağımsız bölümlerin alanı, ortak kullanım alanları veya taşıyıcı unsurlardaki aykırılıkların ortaya konulabilmesi amacıyla belediye ruhsat işlem dosyası, statik ve mimari projeler ile fiilî durum mahkeme kanalıyla yaptırılacak delil tespiti ve teknik bilirkişi incelemesi yoluyla karşılaştırılabilir.
Ayıba Karşı Seçimlik Haklar ve Sözleşmeden Dönme Sınırı
Yüklenicinin sorumlu olduğu ayıplı imalatlarda 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 475. maddesi gereğince iş sahibinin kullanabileceği seçimlik haklar bulunmaktadır. Yapı arsa sahibinin kullanamayacağı veya kabule zorlanamayacağı derecede ayıplı ya da projeye aykırı ise sözleşmeden dönme; yapıyı alıkoyarak ayıp oranında bedel indirimi talep etme veya aşırı bir gider gerektirmediği takdirde masrafları yükleniciye ait olmak üzere ücretsiz onarım isteme hakları gündeme gelir. Bu seçimlik hakların yanı sıra genel hükümlere dayalı maddi tazminat talep etme hakkı saklıdır.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 475Kaynağı aç
Buna karşın kanun koyucu arsa üzerinde inşa edilen yapılar için dönme hakkına özel bir istisna getirmiştir. Eser arsa sahibinin kendi taşınmazı üzerinde meydana getirilmişse ve yapının yıkılıp kaldırılması aşırı zarar doğuracak mahiyette ise arsa sahibi sözleşmeden dönme hakkını kullanamaz. Bu ihtimalde bedel indirimi, ücretsiz tamirat veya şartları mevcutsa tazminat yollarına gidilmesi gerekir.
İmar Mevzuatına Aykırılık Hâlinde Durdurma, Mühürleme ve Yıkım Prosedürü
Ruhsata, ruhsat eki projelere veya ruhsatsız yapılabilecek yapılarda onaylı projelerine aykırı inşaat yapıldığı tespit edildiğinde 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 32. maddesi devreye girer. Yetkili belediye veya valilikçe o andaki inşaat durumu derhal tespit edilir, yapı mühürlenir ve yapım faaliyeti durdurulur.
3194 sayılı İMAR KANUNU m. 32Kaynağı aç
Durdurma kararı, düzenlenen yapı tatil zaptının yapı yerine asılmasıyla yapı sahibine tebliğ edilmiş sayılır; belgenin bir nüshası muhtara bırakılırken bir nüshası da ilgili Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne iletilir. Ayrıca yapının imar mevzuatına aykırı olduğu bilgisi idare tarafından en geç yedi gün içinde tapu müdürlüğüne bildirilir ve taşınmazın beyanlar hanesine tescil edilir. Aykırılık giderildiğine dair idari bildirim yapılmadıkça bu şerh kaldırılamaz.
Ruhsata aykırılığın giderilmemesi veya ruhsat alınmaması hâlinde ruhsat iptal edilir. Ruhsata aykırı veya ruhsatsız yapılan bina, belediye encümeni yahut il idare kurulu kararını müteakip belediye veya valilikçe yıktırılır ve yıkım masrafı yapı sahibinden tahsil edilir.
Bir aylık süreye rağmen yapının ruhsata uygun hâle getirilmediği tespit edilmesine karşın iki ay içinde hakkında yıkım kararı alınmayan ya da yıkım kararı bulunmasına rağmen altı ay içinde yıkılmayan yapılar hakkında Bakanlık devreye girebilir. Bu durumda yıkım Bakanlıkça yerine getirilebilir ve yıkım maliyeti yüzde yüz fazlasıyla ilgili idareden tahsil edilir.
Fiilen projeye aykırı imalatın tadilat projesiyle ruhsatlandırılabilmesi, değişikliğin yürürlükteki imar planına ve yapılaşma koşullarına teknik uyumuna bağlıdır. İnşaat emsal sınırlarının aşılması, çekme mesafelerinin ihlal edilmesi, izin verilen kat veya yapı yüksekliğinin aşılması ile ortak alanların mevzuata aykırı değiştirilmesi hâllerinde sonradan ruhsat alınması mümkün olmayabilir.
İdari Para Cezaları ve Yükleniciye Yönelik İdari Yaptırımlar
Ruhsat ve eklerine, mimari ve statik projelere aykırı yapı yapılması hâlinde İmar Kanunu'nun 42. maddesi gereğince tespit tarihinden itibaren on iş günü içinde yetkili encümence yapı sahibine, yapı müteahhidine ve aykırılığı süresinde bildirmeyen fenni mesule idari para cezası verilir. Bu fiillerin inşaat süreci içinde tekrarlanması durumunda verilecek idari para cezaları bir kat artırılarak uygulanır.
3194 sayılı İMAR KANUNU m. 42Kaynağı aç
Emlak vergisi asgari birim değerine dayanılarak ilave edilen ceza kısmı, tebliğden itibaren bir ay içinde aykırılığın giderilmesi ve yapının mevzuata uygun duruma getirilmesi şartıyla tahsil edilmez. Ayrıca idarenin yazılı izni dairesinde yapının projeye ve ruhsata uygun hâle getirilmesi amacıyla yürütülen işlemler mühür bozma suçunu oluşturmaz. Tahsil edilen idari para cezaları ise failin aynı fiil nedeniyle Türk Ceza Kanunu'nun 184. maddesi kapsamında mahkûm edilmesi durumunda ilgilisine faizsiz şekilde iade edilir.
İmar mevzuatına aykırı eylemleri dolayısıyla ceza alan veya haklarında kesinleşmiş yargı kararı bulunan yapı müteahhitleri, fenni mesuller ve şantiye şefleri meslek odalarına ve Bakanlığa bildirilir; bu şahıslar ceza süresince yeni bir iş üstlenemezler. Yapım işinin ruhsat ve eklerine aykırı gerçekleştirilip verilen sürede düzeltilmemesi durumunda müteahhidin yetki belgesi beş yıl, aykırılığın can ve mal güvenliğini tehdit etmesi durumunda on yıl, Bakanlıkça olumsuz kayıt değerlendirmesi yapılması durumunda ise bir yıl süreyle iptal edilir.
Projeye Aykırılık Davalarında Zamanaşımı Süreleri
Yüklenicinin ayıplı bir eser meydana getirmesinden doğan davalarda zamanaşımı 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 478. maddesinde düzenlenmiştir. Ayıba dayalı talepler teslim tarihinden itibaren taşınmaz yapılar dışındaki eserlerde iki yıl, taşınmaz yapılarda ise beş yıl içinde zamanaşımına uğrar. Ancak yüklenicinin ağır kusuru mevcutsa, ayıplı eserin taşınmaz olup olmadığına bakılmaksızın zamanaşımı süresi yirmi yıl olarak tatbik edilir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 478Kaynağı aç
İnşaat sürerken projeye aykırılık görülürse ne yapılabilir?
Eserin yüklenicinin kusuruyla projeye aykırı meydana getirileceği anlaşılırsa, arsa sahibi aykırılığın giderilmesi için yükleniciye uygun bir süre verebilir; aksi takdirde giderleri yükleniciye ait olmak üzere onarımın üçüncü kişiye yaptırılacağını ihtar edebilir.
Projeye aykırılık sebebiyle sözleşmeden dönmek her durumda mümkün müdür?
Yapı arsa sahibinin taşınmazı üzerinde inşa edilmişse ve sökülüp kaldırılması aşırı zarar doğuracaksa arsa sahibi sözleşmeden dönemez; bu durumda ücretsiz onarım veya ayıp oranında bedel indirimi talep edilebilir.
Eksik iş ile projeye aykırı ayıplı iş arasındaki fark nedir?
Projeye ve sözleşmeye göre yapılması gereken bir imalatın hiç yapılmamış olması eksik iş niteliğinde iken, yapılmış fakat projeye veya teknik kurallara aykırı yapılmış olması ayıplı iş sayılır.
Ruhsata ve projeye aykırı inşaatta durdurma kararı nasıl tebliğ edilir?
İnşaatın durdurulması işlemi, düzenlenen yapı tatil zaptının yapı yerine asılmasıyla yapı sahibine tebliğ edilmiş sayılır; belgenin bir nüshası muhtara, bir nüshası da Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne iletilir.
Projeye aykırı taşınmaz yapılar için dava zamanaşımı süresi nedir?
Taşınmaz yapılardaki ayıplarda zamanaşımı kural olarak teslim tarihinden başlayarak beş yıldır; yüklenicinin ağır kusuru bulunduğu takdirde bu süre yirmi yıla uzar.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

