Pek Kötü veya Onur Kırıcı Davranış Sebebiyle Boşanmanın Hukuki Çerçevesi
Türk Medeni Kanunu m. 162/1 uyarınca eşlerden her biri; diğeri tarafından hayatına kastedilmesi, kendisine pek kötü davranılması veya ağır derecede onur kırıcı bir davranışta bulunulması sebebiyle boşanma davası açabilir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2022/9933 Esas ve 2023/659 Karar sayılı ilamına konu somut uyuşmazlıkta, ilgili maddede düzenlenen boşanma sebeplerinin unsurlarının gerçekleşmediği tespit edildiğinde Türk Medeni Kanunu m. 162 hükmüne dayalı boşanma talebinin reddi gerektiği belirtilmiştir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 162Kaynağı aç
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2022/9933, K. 2023/659Kaynağı aç
Ağır derecede onur kırıcı davranış özel ve mutlak boşanma sebeplerindendir. Bu nedenle ağır derecede onur kırıcı davranış gerçekleşmiş ise hâkim tarafından ayrıca ortak hayatın bu sebeple diğer eş için çekilmez hale gelip gelmediğinin araştırılmasına gerek yoktur. Benzer biçimde zulüm ve işkence boyutunda tek bir kötü davranışın mahkemece tespit edilmesi durumunda da hâkim hayatın çekilmez hale gelip gelmediğine bakmaksızın Türk Medeni Kanunu m. 162 uyarınca boşanma kararı verir.
Pek Kötü Davranışın Şartları ve Kusur İlkesi
Bir fiilin pek kötü davranış kavramına sokulabilmesi için mutlaka tekrar edilmesine gerek bulunmamaktadır; bazen tek bir hareketin ağırlığı da pek kötü veya onur kırıcı davranışın kabulü için yeterlidir. Ancak eylemin bu hükme dayanak teşkil edebilmesi için eşin diğer eşe kasıtlı olarak pek kötü davranışta bulunması şarttır. Fiil ihmal veya dikkatsizlik sonucu gerçekleşmişse Türk Medeni Kanunu m. 162 hükmüne dayanılamaz; bu takdirde Türk Medeni Kanunu m. 166 uyarınca evlilik birliğinin temelinden sarsılması genel sebebine dayanılarak boşanma davası açılabilir.
Pek kötü davranan eşin ayırt etme gücüne sahip olması aranır. Akıl hastası olan eşin kusurlu bir hareketinden söz edilemeyeceğinden, böyle bir durumda Türk Medeni Kanunu m. 162 yerine Türk Medeni Kanunu m. 165 hükmünde düzenlenen akıl hastalığı sebebine dayanılarak dava açılması gerekir. Bununla birlikte diğer eşin kışkırtması sonucu kızgınlık anında ani bir tepki olarak yapılan bir harekette kusur unsuru bulunmayabileceğinden veya hafifleyebileceğinden Türk Medeni Kanunu m. 162 kapsamında boşanma kararı verilemeyebilir.
Eylemin diğer eşe yönelmiş olması aranır. Eşin akrabalarından birine karşı pek kötü davranışta bulunulması halinde Türk Medeni Kanunu m. 162 hükmüne dayanılarak dava açılamaz; bu durum ancak Türk Medeni Kanunu m. 166 kapsamında evlilik birliğinin temelinden sarsılması gerekçesiyle boşanma nedeni yapılabilir.
Onur Kırıcı Davranış ve Hakaret Alışkanlığı
Ağır derecede onur kırıcı davranış evlilik birliğini sonlandıran mutlak bir sebep teşkil etmekle birlikte, eşlerin karşılıklı olarak birbirlerine hakaret etmeye alışmış olmaları halinde bir süre sonra onur kırıcı davranış artık boşanma nedeni olarak ileri sürülemez.
Dava Açma Süreleri ve Hak Düşürücü Süre
Türk Medeni Kanunu m. 162/2 uyarınca boşanma davası açma hakkı bulunan eşin, dayandığı sebebi öğrenmesinden itibaren altı ay ve her hâlde bu olgunun gerçekleştiği tarihten itibaren beş yılın geride kalmasıyla birlikte dava hakkı sona erer.
Af ve Hoşgörü Sayılan Haller
Türk Medeni Kanunu m. 162/3 gereğince affeden tarafın dava hakkı bulunmaz. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2022/9933 Esas ve 2023/659 Karar sayılı ilamına konu somut olayda, tarafların evlilik birliğini sürdürmeleri sebebiyle belirli bir tarihe kadar birbirlerine atfettikleri kusurları affetmiş sayılacakları ve o tarihten önceki olaylara dayanılarak taraflara kusur yüklenemeyeceği sonucuna ulaşılmıştır.
Pek fena muameleye maruz kalan eşin ceza davasındaki şikâyetinden vazgeçmesi Medeni Kanun anlamında af sayılmaz. Şikâyetten vazgeçilmiş olması pek fena muamele nedeniyle açılan boşanma davasının görülmesine engel teşkil etmez ve dava görülmeye devam eder.
Ceza Yargılamasının Aile Mahkemesine Etkisi
Maddi olgunun tespitine ilişkin ceza mahkemesi kararı hukuk hâkimini bağlar. Buna karşılık ceza yargılaması sonucu verilen beraat kararı aile mahkemesi hâkimini bağlamaz. Ceza mahkemesinde beraat kararı verilmiş olsa bile aile mahkemesi hâkimi davranışın hayata kast, pek kötü davranış veya onur kırıcı davranış olduğu kanaatindeyse boşanma kararı verebilir.
Dava Usulü, Kademeli Talep ve Tazminat
Davacı dava dilekçesinde öncelikle pek kötü davranıştan boşanmaya karar verilmesini talep edebilir; mahkemenin pek kötü davranışın gerçekleşmediği kanaatinde olması ihtimaline karşılık Türk Medeni Kanunu m. 166 uyarınca evlilik birliğinin temelinden sarsılması genel sebebine dayalı olarak kademeli boşanma talebinde de bulunabilir.
Boşanma davasında gerçekleşen fiiller gerekçe gösterilerek maddi ve manevi tazminat talebinde bulunulmuşsa, aynı eylemlere dayanılarak ayrıca yeni bir tazminat davası açılamaz; bu nitelikte mükerrer olarak açılan talepler reddedilir. Türk Medeni Kanunu m. 174 uyarınca boşanma sebebiyle mevcut veya beklenen menfaatleri zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf uygun bir maddi tazminat, kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf ise uygun bir manevi tazminat isteyebilir. Zarar görenin zararını ve karşı tarafın kusurunu ispatla yükümlü olduğu durumlarda zararın miktarının tam olarak ispatlanamaması halinde Türk Borçlar Kanunu m. 50 uyarınca hakkaniyet uygulanır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2022/9933 Esas ve 2023/659 Karar sayılı ilamına konu somut olayda da boşanmaya neden olan vakıalarda ağır ya da eşit kusurlu bulunmayan, kişilik hakları saldırıya uğrayan ve diğer eşin maddi desteğini yitirdiği belirlenen taraf yararına hakkaniyet kuralları gözetilerek tazminata hükmedilmesi gerektiği belirtilmiştir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 174Kaynağı aç
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 50Kaynağı aç
Türk Medeni Kanunu m. 175 gereğince boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz nafaka talep edebilir ve nafaka yükümlüsünün kusurlu olması aranmaz. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2022/9933 Esas ve 2023/659 Karar sayılı ilamına konu somut uyuşmazlıkta, nafaka isteyen eşin düzenli emekli maaşı, birden fazla taşınmazı ve kira geliri bulunması sebebiyle boşanmakla yoksulluğa düşmeyeceği ve bu nedenle yoksulluk nafakası koşullarının oluşmadığı kabul edilmiştir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 175Kaynağı aç
İlk derece mahkemesince verilen boşanma hükmünün istinaf edilmemesi durumunda karar yasal süresi sonunda kesinleşir; kesinleştirme işlemi idari işlem niteliğinde olup Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 302/5 uyarınca ilk derece mahkemesince her zaman yapılabilir. Boşanma kararının kesinleşmesiyle evlilik birliği sona erdiğinden, istinaf aşamasında açılan yeni bir boşanma davasının birleştirilmesine karar verilmemesi hukuka uygundur.
Mal Rejimi ve Artık Değer Paylaşımı
Türk Medeni Kanunu m. 231 uyarınca artık değer; eklenmeden ve denkleştirmeden elde edilen miktarlar da dâhil olmak üzere her eşin edinilmiş mallarının toplam değerinden bu mallara ilişkin borçlar çıkarıldıktan sonra kalan miktardır ve değer eksilmesi göz önüne alınmaz. Türk Medeni Kanunu m. 236/1 hükmü gereğince her eş veya mirasçıları, diğer eşe ait artık değerin yarısı üzerinde hak sahibi olurlar ve alacaklar takas edilir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 231Kaynağı aç
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 236Kaynağı aç
Türk Medeni Kanunu m. 236/2 hükmü uyarınca hâkim, yalnızca zina veya hayata kast nedeniyle boşanma hâlinde kusurlu eşin artık değerdeki pay oranının hakkaniyete uygun olarak azaltılmasına veya kaldırılmasına karar verebilir. Kanun maddesinin açık metninde pek kötü veya onur kırıcı davranış sebepleri bu fıkra kapsamında sayılmamıştır.
Pek kötü muamele nedeniyle boşanma davası hangi süre içinde açılmalıdır?
Boşanma davası hakkı olan eşin boşanma sebebini öğrenmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde sebebin doğumunun üzerinden beş yıl geçmekle düşer.
Tek bir eylem pek kötü davranış nedeniyle boşanmaya yeterli midir?
Evet, eylemin mutlaka tekrarlanması zorunlu olmayıp zulüm ve işkence boyutundaki tek bir kötü davranışın mahkemece tespiti halinde de ortak hayatın çekilmezliği ayrıca araştırılmaksızın boşanma kararı verilebilir.
Ceza davasındaki şikâyetten vazgeçmek boşanma davasında af sayılır mı?
Hayır, ceza davasındaki şikâyetten vazgeçilmesi Medeni Kanun anlamında af sayılmaz ve Türk Medeni Kanunu m. 162'ye dayalı boşanma davasının görülmesine engel oluşturmaz.
İhmali veya dikkatsiz davranışlar bu davaya dayanak yapılabilir mi?
Hayır, Türk Medeni Kanunu m. 162 uyarınca boşanma kararı verilebilmesi için fiilin kasıtlı olarak işlenmesi gerekir; ihmal veya dikkatsizlik hallerinde ancak evlilik birliğinin temelinden sarsılması genel sebebine dayanılabilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

