Hayata Kast, Pek Kötü veya Onur Kırıcı Davranış Sebebiyle Boşanma

by Avukat Erdal Ersoy
Hayata Kast, Pek Kötü veya Onur Kırıcı Davranış Sebebiyle Boşanma

Boşanma Sebepleri ve Kanuni Çerçeve

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 162/1 hükmü uyarınca eşlerden her biri; diğeri tarafından hayatına kastedilmesi, kendisine pek kötü davranılması ya da ağır derecede onur kırıcı bir davranışta bulunulması gerekçesiyle boşanma davası açabilir. Kanun metninde bu üç durum bağımsız birer boşanma sebebi olarak öngörülmüştür.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 162Kaynağı aç
Madde 162- Eşlerden her biri diğeri tarafından hayatına kastedilmesi veya kendisine pek kötü davranılması ya da ağır derecede onur kırıcı bir davranışta bulunulması sebebiyle boşanma davası açabilir. Davaya hakkı olan eşin boşanma sebebini öğrenmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde bu sebebin doğumunun üzerinden beş yıl geçmekle dava hakkı düşer. Affeden tarafın dava hakkı yoktur. III. Suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme

Fiziki Şiddet ve Pek Kötü Muamele

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 07.03.2016 tarihli ve E. 2015/13666, K. 2016/4293 sayılı kararında, eşe ve çocuklara yönelik süreklilik gösteren fiziki şiddet eyleminin Türk Medeni Kanunu m. 162 anlamında pek fena muamele oluşturduğu ve bu çerçevede maddede düzenlenen boşanma sebebinin gerçekleştiği belirtilmiştir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/13666, K. 2016/4293Kaynağı aç
2. Hukuk Dairesi         2015/13666 E.  ,  2016/4293 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Davacının dilekçesindeki açıklamalardan; davanın pek fena muamele ve onur kırıcı davranış (TMK m.162) sebebiyle boşanma davası olduğu açıktır. Hükmün gerekçesinde "davacı kadının ve çocukların sürekli olarak fiziki şiddet gördüğü, davalının kızına ve eşine sürekli küfrettiği" sabit kabul edilmiş, toplanan delillerden şiddetin sürekli olduğu, davalının eşine her kızdığında bir şeyler fırlattığı, eşyaları kırdığı, arabasını yakmaya kalktığı, eşi ve kızına sürekli sinkaflı küfür ettiği anlaşılmıştır. Süreklilik gösteren fiziki şiddet "pek fena muamele" oluşturur. Bu durumda kadının davası bakımından, Türk Medeni Kanununun 162. maddesinde yer alan boşanma sebebi oluşmuştur. O halde, kadının boşanma davasının kabulü gerekirken, reddine ilişkin yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.07.03.2016(Pzt.)

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 17.03.2016 tarihli ve E. 2015/13850, K. 2016/5358 sayılı kararında ise eşe karşı uygulanan sürekli ve ağır fiziki şiddetin pek kötü muamele eylemini oluşturduğu, bu eylemler nedeniyle Türk Medeni Kanunu m. 162 hükmü gereğince davanın kabul edilmesi gerektiği ifade edilmiştir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/13850, K. 2016/5358Kaynağı aç
2. Hukuk Dairesi         2015/13850 E.  ,  2016/5358 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı kadın tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı kadın, Türk Medeni Kanununun 162. maddesinde yer alan "pek kötü muamele" ve "onur kırıcı davranış" sebebine dayanarak boşanma davası açmış, dava reddedilmiştir. Yapılan soruşturma ve toplanan delillerden, davalı erkeğin eşine sürekli ve ağır fiziki şiddet uyguladığı anlaşılmaktadır. Fiziki şiddet uygulamaktan hakkında ceza davası ikame edilmiş ve mahkum olmuştur. Davalının eşine yönelik bu eylemleri pek kötü muamele ve onur kırıcı davranış oluşturur. Bu sebeple Türk Medeni Kanununun 162. maddesindeki boşanma sebebi oluşmuştur. Esasen kocanın bu eylemleri mahkemece de sabit kabul edilmiş, ancak eylemlerin Yasanın 162. maddesinin aradığı yoğunlukta olmadığını, bu sebeple özel boşanma sebebinin oluşmadığını belirterek davacı kadının davası reddedilmiştir. Sürekli ve ağır fiziki şiddet, buna maruz kalan eş bakımından "pek kötü muamele" eylemini oluşturur niteliktedir. Bu bakımdan, mahkemenin ret gerekçesi yasal değildir. Yasanın 162. maddesinde yer alan boşanma sebebinin oluştuğu dikkate alınarak davacı kadının davasının kabulü gerekirken, reddi doğru bulunmamıştır. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 17.03.2016 (Perş.)

Eylemlerde Yoğunluk ve Ağırlık Değerlendirmesi

Pek kötü veya onur kırıcı davranışın değerlendirilmesinde Yargıtay kararlarında farklı yaklaşımlar yer almaktadır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 07.03.2016 tarihli ve E. 2015/14215, K. 2016/4389 sayılı kararında her türlü kötü veya onur kırıcı davranışın yeterli olmayacağı, ağır derecede pek kötü veya onur kırıcı davranışın gerçekleşmesi gerektiği belirtilmiştir. Buna karşın aynı dairenin 30.11.2012 tarihli ve E. 2011/19902, K. 2012/28732 sayılı kararında, Türk Medeni Kanunu m. 162'nin eylemlerde özel bir yoğunluk aramadığı ifade edilmiştir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/14215, K. 2016/4389Kaynağı aç
2. Hukuk Dairesi         2015/14215 E.  ,  2016/4389 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı erkek tarafından temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 7.3.2016 günü temyiz eden davalı … ile vekili Av. … ve karşı taraf davacı … vekili Av. … geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı kadın, pek kötü veya onur kırıcı davranış (TMK m. 162) ve evlilik birliğinin sarsılması (TMK m. 166/1) hukuki sebebine dayalı olarak boşanmalarına karar verilmesini talep etmiş; mahkemece, davalı erkeğin ''eşine kötü, saygısız davrandığı, onu aşağıladığı, hakaret ettiği, eşine ve çocuğuna şiddet uyguladığı, birlik görevlerini yerine getirmediği, sadakatsiz davrandığı, gelirini ailesinden gizlediği ve ortak konutu terk ettiği'' gerekçesiyle tarafların pek kötü veya onur kırıcı davranış (TMK m. 162) ve evlilik birliğinin sarsılması (TMK m. 166/1) sebepleriyle boşanmalarına karar verilmiştir. Türk Medeni Kanununun 162. maddesi gereğince pek kötü veya onur kırıcı davranış sebebiyle boşanmaya karar verilebilmesi için, her türlü kötü veya onur kırıcı davranış değil, ağır derecede pek kötü veya onur kırıcı davranışın gerçekleşmesi gerekir. Yapılan soruşturma ve toplanan delillerden, davalı erkeğin başka bir kadınla duygusal içerikte mesajlaşmak suretiyle güven sarsıcı davranışlar sergilediği, eşine karşı ilgisiz davrandığı, birlik görevlerini yerine getirmediği ve ''sen ne işe yararsın diyerek'' eşini aşağıladığı anlaşılmaktadır. Davalı erkeğe kusur olarak yüklenen eşine yönelik fiziksel şiddet fiilinin 2012 yılı Mayıs ayında gerçekleştiği ve sonrasında evlilik birliğinin uzunca bir süre daha devam ettiği anlaşılmakta olup, kadının bu olayı affettiği, en azından hoşgörü ile karşıladığı kabul edilmelidir. Affedilen veya hoşgörü ile karşılanan olaylar taraflara kusur olarak yüklenemez. Bu duruma göre davalı erkeğin gerçekleşen kusurlu davranışları pek kötü ve onur kırıcı davranış olarak kabule yeterli değildir. Davacı kadının açtığı davada Türk Medeni Kanununun 162. maddesi koşulları oluşmadığı halde, kadının Türk Medeni Kanununun 162. maddesine dayalı boşanma davasının reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü doğru görülmemiştir. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre kadının Türk Medeni Kanunu'nun 166/1. mdddesine dayalı boşanma davası ile boşanmanın fer'ileri yönünden yeniden karar verileceğinden bu yönlere yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, duruşma için takdir olunan 1350.00 TL. vekalet ücretinin …'den alınıp …'a verilmesine, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 07.03.2016 (Pzt.)
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2011/19902, K. 2012/28732Kaynağı aç
2. Hukuk Dairesi         2011/19902 E.  ,  2012/28732 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Adana 3. Aile Mahkemesi TARİHİ :7.6.2011 NUMARASI :Esas no:2010/348 Karar no:2011/621 Taraflar arasındaki "boşanma" davalarının birleştirilerek yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı (kadın) tarafından; kendi davası yönünden, davalı-davacı (koca) tarafından ise; kendi davası yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 30.11.2012 günü duruşmalı temyiz eden davalı-davacı G.Ç. vekili Av. .ve karşı taraf temyiz eden davacı-davalı P. Ç.geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Davacı-davalı (kadın), Türk Medeni Kanununun 162'nci maddesinde yer alan "pek kötü muamele" ve "onur kırıcı davranış" sebebine, davalı-davacı (koca) da, aynı Yasanın 166/1. maddesinde yer alan "evlilik birliğinin temelinden sarsılması" sebebine dayanarak boşanma davası açmış, davalar birleştirilerek görülmüş, mahkemece her iki dava da reddedilmiştir. Yapılan soruşturma ve toplanan delillerden, davalı-davacı (koca)'nın eşine fiziki şiddet uyguladığı ve hakaret ettiği anlaşılmaktadır. Fiziki şiddet uygulamaktan hakkında ceza davası ikame edilmiş ve mahkum olmuştur. Davalı-davacının eşine yönelik bu eylemleri kötü muamele ve onur kırıcı davranış oluşturur. Bu sebeple Türk Medeni Kanununun 162. maddesindeki boşanma sebebi oluşmuştur. Esasen kocanın bu eylemleri mahkemece de sabit kabul edilmiş, ancak eylemlerin Yasanın 162. maddesinin aradığı yoğunlukta olmadığını, bu sebeple özel boşanma sebebinin oluşmadığını belirterek davacı-davalı kadının davası reddedilmiştir. Oysa Türk Medeni Kanunun 162. maddesi eylemlerde özel bir yoğunluk aramamıştır. Fiziki şiddet ve hakaret, buna maruz kalan eş bakımından "onur kırıcı" niteliktedir. Bu bakımdan, mahkemenin ret gerekçesi yasal değildir. Yasanın 162'nci maddesinde yer alan boşanma sebebinin oluştuğu dikkate alınarak davacı-davalı kadının davasının kabulü gerekirken reddi doğru bulunmamıştır. 2-Kocanın temyiz itirazlarına gelince; Eşlerin sadakat yükümlülüğü (TMK.m.185/3) boşanma yönünde oluşan karar kesinleşinceye kadar devam eder. Dava sırasında da olsa eşlerden birinin bu yükümlülüğüne aykırı davranması evlilik birliğini, devamına imkan bırakmayacak şekilde temelinden sarsar ve bunun gerçekleşmesi boşanma sebebi oluşturur. Davalı-davacı (koca), eşinin güven sarsıcı tutum ve davranışlarda bulunduğunu ileri sürmüş ve temyiz dilekçesi ekinde bir başka erkekle görüntülenen fotoğraflarını sunmuştur. Davacı-davalı (kadın)'ın babasının da, taraflar arasındaki olaylardan dolayı davalı-davacı (koca)'yı tehdit ettiği, bundan dolayı mahkum olduğu da anlaşılmaktadır. Öyleyse temyiz dilekçesi ekindeki fotoğraflarla ilgili tarafların delilleri sorulup toplanması ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek ulaşılacak sonucuna göre kurulmak üzere davalı-davacı kocanın boşanma davasıyla ilgili hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ:Tarafların temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz edilen hükmün yukarıda 1 ve 2. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, davalı-davacı duruşmada kendisini vekille temsil ettirdiğinden duruşma için takdir olunan 900.00 TL. vekalet ücretinin Perihan'dan alınıp Gökay'a verilmesine, istek halinde temyiz peşin harcının yatıranlara geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 30.11.2012 (Cuma)

Taleple Bağlılık Kuralı

Boşanma davasında dava dilekçesinde Türk Medeni Kanunu m. 162'deki özel boşanma sebebine dayanılmışsa deliller bu özel sebep yönünden incelenir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 17.10.2018 tarihli ve E. 2017/161, K. 2018/11440 sayılı kararında, özel boşanma sebebine dayanılarak açılan davada mahkemece evlilik birliğinin sarsılması niteliğindeki genel boşanma sebebiyle (TMK m. 166/1) boşanma kararı verilemeyeceği hükme bağlanmıştır.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2017/161, K. 2018/11440Kaynağı aç
2. Hukuk Dairesi         2017/161 E.  ,  2018/11440 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır. Ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez (HMK m.26/1). Davacı kadın dava dilekçesinde hayata kast, pek kötü muamele veya onur kırıcı davranış sebebine (TMK m.162) dayalı olarak boşanmaya karar verilmesini talep etmiş, mahkemece evlilik birliğinin sarsılması (TMK m.166/1) hukuksal sebebine dayalı olarak boşanma kararı verilmiştir. Özel boşanma sebebine dayalı olarak açılan davada genel boşanma sebebiyle (TMK m.166/1) boşanma kararı verilemez. O halde mahkemece davacı kadının boşanma davasında delillerin özel boşanma (hayata kast, pek kötü muamele veya onur kırıcı davranış) sebebi (TMK m.162) yönünden değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken, evlilik birliğinin sarsılması (TMK m.166/1) sebebi ile değerlendirilerek tarafların boşanmalarına karar verilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 17.10.2018(Çrş.) .

Dava Hakkının Süresi ve Düşmesi

Türk Medeni Kanunu m. 162/2, dava hakkını iki zaman sınırına bağlar. Hakkı bulunan eş boşanma sebebini öğrendikten sonra altı ay geçince bu hak sona erer. Sebebin doğumundan itibaren beş yılın dolması da her hâlde dava hakkını düşürür.

Af Durumu ve Evliliğin Devamı

Türk Medeni Kanunu m. 162/3 hükmüne göre, diğer eşi affeden tarafın dava hakkı bulunmamaktadır.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 07.03.2016 tarihli ve E. 2015/14215, K. 2016/4389 sayılı kararında, eşe yönelik fiziksel şiddet fiilinin gerçekleşmesinden sonra evlilik birliğinin uzunca bir süre daha devam etmiş olması karşısında, kadının bu olayı affettiği, en azından hoşgörü ile karşıladığının kabul edilmesi gerektiği; affedilen veya hoşgörü ile karşılanan olayların taraflara kusur olarak yüklenemeyeceği ve bu davranışların pek kötü ve onur kırıcı davranış olarak kabule yeterli görülmediği belirtilmiştir.

Dava Sırasında Sadakat Yükümlülüğü

Türk Medeni Kanunu m. 185/3 uyarınca eşlerin sadakat yükümlülüğü boşanma yönünde oluşan karar kesinleşinceye kadar sürer. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 30.11.2012 tarihli ve E. 2011/19902, K. 2012/28732 sayılı kararında açıklandığı üzere, dava sırasında da olsa eşlerden birinin bu yükümlülüğe aykırı davranması evlilik birliğini devamına imkan bırakmayacak şekilde temelinden sarsar ve boşanma sebebi oluşturur.

Artık Değer Payı Bakımından Hâkime Tanınan Yetki

Türk Medeni Kanunu m. 236/2, boşanma zina veya hayata kast yüzünden gerçekleştiğinde hâkime takdir imkânı tanır. Kusurlu eşe ait artık değer payının oranı hakkaniyet gözetilerek azaltılabilir ya da kaldırılabilir. Bu imkân, maddenin saydığı bu iki hâl ile sınırlıdır.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 236Kaynağı aç
Madde 236- Her eş veya mirasçıları, diğer eşe ait artık değerin yarısı üzerinde hak sahibi olurlar. Alacaklar takas edilir. Zina veya hayata kast nedeniyle boşanma hâlinde hâkim, kusurlu eşin artık değerdeki pay oranının hakkaniyete uygun olarak azaltılmasına veya kaldırılmasına karar verebilir. 2. Sözleşmeye göre a. Genel olarak
Hayata kast veya pek kötü davranış sebebiyle boşanma davası hangi sürede açılmalıdır?

Boşanma sebebi öğrenildikten itibaren altı ay ve her hâlde sebebin doğumunun üzerinden beş yıl geçmesiyle dava hakkı düşer.

Eşin eylemi affetmesi dava açma hakkını nasıl etkiler?

Türk Medeni Kanunu m. 162/3 uyarınca affeden tarafın dava hakkı yoktur.

Özel boşanma sebebine dayanılarak açılan davada genel sebeple karar verilebilir mi?

Dava dilekçesinde Türk Medeni Kanunu m. 162'deki özel sebebe dayanılmışsa genel boşanma sebebi olan Türk Medeni Kanunu m. 166/1 uyarınca boşanma kararı verilemez.

Pek kötü veya onur kırıcı davranış sebebiyle boşanmada kusurlu eşin artık değer payı azaltılabilir mi?

Türk Medeni Kanunu m. 236/2 hükmündeki artık değer payının azaltılması veya kaldırılması yetkisi yalnızca zina veya hayata kast hâlleri için öngörülmüş olup diğer sebepleri kapsamaz.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu