Boşanma Sebepleri ve Kanuni Çerçeve
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 162/1 hükmü uyarınca eşlerden her biri; diğeri tarafından hayatına kastedilmesi, kendisine pek kötü davranılması ya da ağır derecede onur kırıcı bir davranışta bulunulması gerekçesiyle boşanma davası açabilir. Kanun metninde bu üç durum bağımsız birer boşanma sebebi olarak öngörülmüştür.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 162Kaynağı aç
Fiziki Şiddet ve Pek Kötü Muamele
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 07.03.2016 tarihli ve E. 2015/13666, K. 2016/4293 sayılı kararında, eşe ve çocuklara yönelik süreklilik gösteren fiziki şiddet eyleminin Türk Medeni Kanunu m. 162 anlamında pek fena muamele oluşturduğu ve bu çerçevede maddede düzenlenen boşanma sebebinin gerçekleştiği belirtilmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/13666, K. 2016/4293Kaynağı aç
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 17.03.2016 tarihli ve E. 2015/13850, K. 2016/5358 sayılı kararında ise eşe karşı uygulanan sürekli ve ağır fiziki şiddetin pek kötü muamele eylemini oluşturduğu, bu eylemler nedeniyle Türk Medeni Kanunu m. 162 hükmü gereğince davanın kabul edilmesi gerektiği ifade edilmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/13850, K. 2016/5358Kaynağı aç
Eylemlerde Yoğunluk ve Ağırlık Değerlendirmesi
Pek kötü veya onur kırıcı davranışın değerlendirilmesinde Yargıtay kararlarında farklı yaklaşımlar yer almaktadır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 07.03.2016 tarihli ve E. 2015/14215, K. 2016/4389 sayılı kararında her türlü kötü veya onur kırıcı davranışın yeterli olmayacağı, ağır derecede pek kötü veya onur kırıcı davranışın gerçekleşmesi gerektiği belirtilmiştir. Buna karşın aynı dairenin 30.11.2012 tarihli ve E. 2011/19902, K. 2012/28732 sayılı kararında, Türk Medeni Kanunu m. 162'nin eylemlerde özel bir yoğunluk aramadığı ifade edilmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/14215, K. 2016/4389Kaynağı aç
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2011/19902, K. 2012/28732Kaynağı aç
Taleple Bağlılık Kuralı
Boşanma davasında dava dilekçesinde Türk Medeni Kanunu m. 162'deki özel boşanma sebebine dayanılmışsa deliller bu özel sebep yönünden incelenir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 17.10.2018 tarihli ve E. 2017/161, K. 2018/11440 sayılı kararında, özel boşanma sebebine dayanılarak açılan davada mahkemece evlilik birliğinin sarsılması niteliğindeki genel boşanma sebebiyle (TMK m. 166/1) boşanma kararı verilemeyeceği hükme bağlanmıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2017/161, K. 2018/11440Kaynağı aç
Dava Hakkının Süresi ve Düşmesi
Türk Medeni Kanunu m. 162/2, dava hakkını iki zaman sınırına bağlar. Hakkı bulunan eş boşanma sebebini öğrendikten sonra altı ay geçince bu hak sona erer. Sebebin doğumundan itibaren beş yılın dolması da her hâlde dava hakkını düşürür.
Af Durumu ve Evliliğin Devamı
Türk Medeni Kanunu m. 162/3 hükmüne göre, diğer eşi affeden tarafın dava hakkı bulunmamaktadır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 07.03.2016 tarihli ve E. 2015/14215, K. 2016/4389 sayılı kararında, eşe yönelik fiziksel şiddet fiilinin gerçekleşmesinden sonra evlilik birliğinin uzunca bir süre daha devam etmiş olması karşısında, kadının bu olayı affettiği, en azından hoşgörü ile karşıladığının kabul edilmesi gerektiği; affedilen veya hoşgörü ile karşılanan olayların taraflara kusur olarak yüklenemeyeceği ve bu davranışların pek kötü ve onur kırıcı davranış olarak kabule yeterli görülmediği belirtilmiştir.
Dava Sırasında Sadakat Yükümlülüğü
Türk Medeni Kanunu m. 185/3 uyarınca eşlerin sadakat yükümlülüğü boşanma yönünde oluşan karar kesinleşinceye kadar sürer. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 30.11.2012 tarihli ve E. 2011/19902, K. 2012/28732 sayılı kararında açıklandığı üzere, dava sırasında da olsa eşlerden birinin bu yükümlülüğe aykırı davranması evlilik birliğini devamına imkan bırakmayacak şekilde temelinden sarsar ve boşanma sebebi oluşturur.
Artık Değer Payı Bakımından Hâkime Tanınan Yetki
Türk Medeni Kanunu m. 236/2, boşanma zina veya hayata kast yüzünden gerçekleştiğinde hâkime takdir imkânı tanır. Kusurlu eşe ait artık değer payının oranı hakkaniyet gözetilerek azaltılabilir ya da kaldırılabilir. Bu imkân, maddenin saydığı bu iki hâl ile sınırlıdır.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 236Kaynağı aç
Hayata kast veya pek kötü davranış sebebiyle boşanma davası hangi sürede açılmalıdır?
Boşanma sebebi öğrenildikten itibaren altı ay ve her hâlde sebebin doğumunun üzerinden beş yıl geçmesiyle dava hakkı düşer.
Eşin eylemi affetmesi dava açma hakkını nasıl etkiler?
Türk Medeni Kanunu m. 162/3 uyarınca affeden tarafın dava hakkı yoktur.
Özel boşanma sebebine dayanılarak açılan davada genel sebeple karar verilebilir mi?
Dava dilekçesinde Türk Medeni Kanunu m. 162'deki özel sebebe dayanılmışsa genel boşanma sebebi olan Türk Medeni Kanunu m. 166/1 uyarınca boşanma kararı verilemez.
Pek kötü veya onur kırıcı davranış sebebiyle boşanmada kusurlu eşin artık değer payı azaltılabilir mi?
Türk Medeni Kanunu m. 236/2 hükmündeki artık değer payının azaltılması veya kaldırılması yetkisi yalnızca zina veya hayata kast hâlleri için öngörülmüş olup diğer sebepleri kapsamaz.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

